Forum Kimler Online
Go Back   Ezberim > Tatil Bölgeleri > Türkiye'den Tatil Mekanları
Kayıt ol Forumları Okundu Kabul Et


Ankara Nasıl Gidilir Ne Yenir Nerde Kalınır Resimleri

Tatil Bölgeleri kategorisinde ve Türkiye'den Tatil Mekanları forumunda bulunan Ankara Nasıl Gidilir Ne Yenir Nerde Kalınır Resimleri konusunu görüntülemektesiniz.
Ankara Nasıl Gidilir Ne Yenir Nerde Kalınır Resimleri Eski Taş Devri, Bakır Çağı, Bronz Çağı, Hititler, Frigler, Persler, Glatlar, Bergama ...





Yeni Konu aç Cevapla
 
Seçenekler
  #1  
Alt 25-06-2007, 00:05
 
Standart Ankara Nasıl Gidilir Ne Yenir Nerde Kalınır Resimleri

"Sponsorlu Bağlantılar"

 


Ankara Nasıl Gidilir Ne Yenir Nerde Kalınır Resimleri

Eski Taş Devri, Bakır Çağı, Bronz Çağı, Hititler, Frigler, Persler, Glatlar, Bergama Krallığı, Tektosaglar, Pontus Krallığı, Romalılar, Bizanslılar, Selçuklular, Moğollar, Osmanlılara ev sahipliği yapmış, 13. Ekim. 1923 de Türkiye Cumhuriyetinin başkenti olmuş. Bu tarihi kenti gezmeye, kentin simgesi haline gelmiş Ankara kalesinden başlıyoruz.



Ankara'nın birçok yerinden görünen kalenin haliyle kentin tamamına yakın bölümünü gören bir de muhteşem manzarası bulunuyor. Ankara kalesine çıkanlar hem kenti tepeden seyir imkânı buluyorlar, hem de bu noktada değişik duygulara kapılıyorlar.

Kaleden Türkiye'nin başkenti Ankara'ya tepeden bakmanın anlatılmaz bir zevki, bambaşka bir tadı var. Başkentin çatısından değil de, sanki Türkiye'nin geneline bakış gibi bir şey! Hatta kendinizi bu noktada yönetici gibi hissedebiliyorsunuz. Bu duyguya kapılma nedeninde kalede olmanın verdiği güven duygusunun yanı sıra, panoramanın uzunluğunun yarattığı hâkimiyet ve yüksekliğin etkisi de büyük rol oynuyor.

Ankara kalesini çevreleyen surlar içinde ise daha farklı bir atmosfer yaşanıyor. Kıymeti sonradan anlaşılıp restorasyonlarla yeniden hayata döndürülen ve çeşitli işlerlikler kazandırılan eski evlerin kimisi butik otel restoran, kimisi hediyelik eşya dükkânı, kafe amaçlı kullanılıyor. Yenilenmiş farklı doku gezi severlere hem eskiyi yaşatıyor, hem de fotoğraf severlere kompozisyon olup seyir zevki veriyor. Kale gezisi sırasında yorgunluk molaları veriliyor, Ankara'ya karşı yemekler yenip, içecekler keyifle yudumlanıyor.

Ankara Kalesi
M.Ö.2.yy da Gladlılar'dan kalma olduğu sanılan kale, iç ve dış kale olmak üzere iki bölümden oluşuyor. İç kale surlarının M.S. 630 yılında imparator Heraklins tarafından yapıldığı, M.S 859 yılında Bizans imparatoru III. Mihail zamanında onarım gördüğü biliniyor. Bugünkü görünüşü ile Ankara Kalesi Selçuklular döneminden kaldığı belirtiliyor. Osmanlılar döneminde de çeşitli onarımlar gören kalenin iç kale kısmı dikdörtgen planlı olup Ankara taşı (Bazalt) ile yapılmış.



Ankara kalesinin surları üzerinde dolaşıp, kale içi evlerini daracık sokaklarını görüp, çevreyi seyretmekten başka Ankara'ya gelip de mutlaka görülmesi gereken bir müze var ki zenginliği ve güzelliği karşısında anlatımında ifade zorluğu çekiliyor.

Kalenin Hisar kapısından çıkıp, sağa dönerek Gözcü sokağından inilerek ulaşılan kubbeli yapı Osmanlı dönemi Bedesteni olup, 1464-1471 tarihleri arasında Fatih Sultan Mehmet'in veziri Mahmut Paşa tarafından yaptırılmış, 1960 lı yıllarda gerçekleştirilen düzenleme ve onarımla görkemli bir müze haline getirilmiş. Anadolu'nun bir özetini sergileyen, eserlerle dolu olan her gün ilgiyle geziliyor.

Tel: 0(312) 324 31 60 - 312 62 48

Ziyaret saatleri: 08.30 - 17.30)

Yerli yabancı turistlerin gözbebeği müzenin Poleolitik, Neolitik, Kalkolitik, Eski Tunç, Asur Ticaret Kolonileri, Hitit, Frig, Urartu, Yunan, Roma, Geç Hitit gibi bölümlerinde binlerce yıl öncesine ışık tutan etkileyici eserler, Ankara ve çevresinde ki medeniyetlerin tarihini, gözler önüne seriyor.
Kale burçları üzerinde bulunan Ankara saat kulesi, kale çevresinde bulunan Pazaryerini yukarda bırakıp aşağıya iniyor ve Ankara'nın bir başka önemli ziyaret yeri olan Hacı Bayram Camiine geliyoruz.

Hacı Bayram Camii
Augustus ve Roma tapınağının yanı başında bulunan cami 1427/1428 yıllarında Hacı Bayram Veli'nin ölümünden iki yıl önce inşa edilmiş. Cami alanı içinde Hacı Bayram Veli türbesi de yer alıyor. Selçuk mimari stili ile inşa edilmiş olan cami, Mimar Sinan tarafından onarılmış. Kare planlı minaresi, taş kaideli olup, silindirik tuğla gövdeye sahip. 17.yy sonunda Nakkaş Mustafa tarafından iç süslemeleri yapılmış bu süslemelerde daha sonra Kütahya çinileri kullanılmış.



Augustus ve Roma Tapınağı
Eski çağlardan günümüze ulaşabilmiş en önemli tapınaklardan biri olan yapı, üzerinde bulunan Latince ve Yunanca yazılı belgelerle önemini daha da artırıyor. Kısa kenarında 8, uzun kenarında 15 sütün bulunan Korinth düzenli yapı, kazı çalışmaları ve onarım görmüş. Batıya bakan tapınağa Ulus Meydanı, Bayram sokağı takip edere de ulaşılabiliyor.



Ankara Tiyatrosu
Ankara kalesi eteklerinde bulunan bir başka ziyaret yerimiz ise kalenin kuzey batı yamacı üzerinde bulunan tiyatro kalıntıları olabilir. Ulus meydandan kaleye çıkan Hisar Parkı Caddesi üzerinde bulunan tiyatro kalıntısı M.S 1. yy ikinci yarısı ile M.S. 2. yy başlarına tarihlenmiş. Roma'ya özgü plan tipi görülen tiyatronun yarım daire şekilli orkestrası, oturma sıraları, orkestraya geçiş bölümleri görülebiliyor.

Julien Sütunu
Çankırı Caddesini dönüp Armutlu sokağından girilerek gelinen (Stat Oteli arkası) meydanda küçük bir kaide üzerine, dairesel biçimde tuğla örülerek yapılmış 15 metrelik bir sütun bulunuyor. Bizans dönemi olup 6 yy tarihlenen ve tepesinde ki Korinth başlığı ile sonlanan sütuna halk arasında Belkıs sütunu da deniliyor.



Roma Hamamı
Ulus Meydanında kuzeye doğru yöneldiğiniz zaman Yıldırım Beyazıt Meydanına uzanan Çankırı Caddesinin sol tarafında hamam kalıntılarına rastlanıyor. İyi korunmuş durumda ki Ankara Roma Hamamı iki bölümden oluşuyor. Kare planlı hamamda bulunan soğuk, ılık, sıcak bölümleri, yüzme havuzu, soyunma ve terleme yeri, ocaklar, servis kısımları, su depoları ile yapı anıtsal bir bütünlük haline getirilmiş. Günümüzde Roma Hamamlarını gezenler hamamın alt ısıtma katları ile servis bölümlerini görebiliyorlar. Son yıllarda restore edilen hamam'da çeşitli sütunlar, kabartmalarla süslü mezar taşları da görülebiliyor.



Ulus ve Gençlik Parkı
Tren istasyonundan Ulus'a giden yol ile ulaşılan Gençlik Parkı kentin önemli nefes borularından biri. Kentin orta yerinde fıskiyeli, köprülerle süslü, dev bir havuzla karşılaşanlar bir ölçüde suya olan hasretlerini gidermeye çalışırken kâh göl kenarında ki çay bahçeleri ve restoranlarda mola verip serinliyor kâh pedallı deniz bisikletlerine binerek, tekne gezilerine katılarak sınırlı alanda dolaşıyorlar. Özellikle Anadolu'nun çeşitli yerlerinden gelenlerin bilhassa rağbet ettiği Gençlik Parkı, luna parkı, çeşitli etkinliklere imkân vermesiyle eğlence yeri olarak geziliyor, ilgi görüyor.



Kentin en işlek meydanlarından olan, Ulus Meydanını süsleyen bir başka anıt ise Kurtuluş Savaşı kahramanları anısına dikilmiş olan Zafer Anıtı. 1927 yılında Avusturyalı heykeltıraş Krippel tarafından yapılan ve taştan bir kaide üzerinde yükselen anıtta iki Türk askeri ile at üzerinde Atatürk bulunuyor. Ulus, Kurtuluş Savaşı Müzesi, Cumhuriyet Müzesi gibi tarihi binalarıyla, abidevi yapılarıyla da dikkat çekiyor.

Kızılay
Kentin en önemli meydanı, sevinçlerin, konserlerin kazanılan maç zaferlerinin kutlandığı caddesi en az Ulus semti kadar kalabalık merkezi. Önemli bir nokta olan Kızılay Meydanı aynı zamanda butikleri, pasajları ve dev marketleri ile en fazla nüfus yoğunluğu barındıran merkezi konumunda. Adeta kentin kalbinin attığı Kızılay ve Kızılay'a açılan diğer yolları, çevresi yoğun yaya ve taşıt trafiğine sahne olurken tüm randevuların verildiği buluşma noktası, gezi alanı olarak gün boyunca kalabalık görüntüsüyle dikkat çekiyor.

Çubuk Barajı
Ankara'nın su ihtiyacını karşılamak için tasarlanan yer olan baraj gölü Atatürk tarafından 1929 lar da Çubuk Çayının bir baraj gölünde toplatılmasıyla oluşmuş. Atatürk için bir de köşk yapılan mesire yerinde Ata birçok kez arkadaşları ile kalmış, dinlenerek vakit geçirmiş. Günümüzde Ata'ya ait hiçbir eşyanın bulunmadığı Köşk'e daha sonraları bazı ilaveler yapılarak Baraj Müdürlüğü olarak kullanılmaya başlanmış. Ankara'nın mesire yeri olarak ziyaretçileri ağırlayamaya devam eden Çubuk Gölü ve çevresinde restoran ve gezinti alanları bulunuyor.

Büroklarlara, bakanlıklara, büyükelçilikler sıkça rastlanan kent olan Ankara bitti mi derseniz, hayır tabii.

Atakule gibi birçok alış veriş merkezinde veya Kızılay'da dolaşıp alış veriş yapabilirsiniz. Arslanhane, ahi Elvan, Alâeddin, Karacabey, Kurşunlu, Zincirli, Maltepe, Kocatepe camilerini ziyaret edebilirsiniz.
Kavaklıdere, Çankaya, Maltepe, Küçük Esat, Altındağ, Hisar, Kızılay, Anıttepe, Emek, Balgat, Kocatepe, Cebeci, Sıhhiye, Yenişehir, Yenimahalle, Yenidoğan, Demirlibahçe, Dikmen, Ayrancı, İskitler, Akköprü, Ulus, Aydınlıkevler, Bahçelievler gibi birçok semtte dolaşıp farklı özellikleri görebilirsiniz.

Kuğulu parkta, Altın parkta mola verip, Gölbaşında piknik yapabilir, Ayaş'da eski evleri görebilir, Kalecik'te şarapların tadına bakıp, Haymana'da tıpkı Kızılcahamam'da olduğu gibi kaplıca sularıyla şifa bulabilirsiniz. Polatlı'da, Bala'da tarihe yolculuk yaparken kışın Elmalı'da kayak da yapabilirsiniz.

Soğuksu Milli Parkı doğa tutkunlarını kucaklarken, Beypazarı mimari dokusu, değişik lezzetleri, kısa tatillerin vazgeçilmez adresleriniz olabilir. Geziniz özel kutlama günlerine denk geldiyse Ankara folkloru denince ilk akla gelen seğmenlerini, Ankara zeybeği ve ünlü misket oyunlarını izleyebilirsiniz.

Sanat etkinliklerini, konserleri, çeşitli spor sahalarında coşkulu karşılaşmalarını takip edebilirsiniz. Bir zamanlar Ankara'yı temsil eden Birinci Türkiye liginin gözdelerinden PTT, Hacettepe gibi takımları olmasa da, iç ve dış sahalarda aldıkları başarılı sonuçlarla kendilerinden söz ettirip, üstün performans sergileyen Gençlerbirliği, Ankaragücü'nün sezon içinde, 19 Mayıs stadında oynadıkları heyecanlı maçlarını seyredebilirsiniz.

Puf yastık gibi kabarık tüylü, renkli gözlü Ankara kedileri, bir o kadar daha üne sahip Ankara tiftik keçileri ilginizi çekebilir.

Ankara ilinin Bolu, Eskişehir, Konya, Aksaray, Çankırı, Kırıkkale, Kırşehir, Afyon gibi komşularına, gün içinde gidip gelecek yakınlıkta oluşu nedeniyle, ziyarete değer güzelliklerin, çevrenin cazibesine de kapılabilirsiniz.







"Sponsorlu Bağlantılar"

 
"Sponsorlu Bağlantılar"



  #2  
Alt 25-06-2007, 00:07
 
Standart --->: Ankara Nasıl Gidilir Ne Yenir Nerde Kalınır Resimleri

Ankara Ankara Güzel Ankara

GORDION YASSIHÖYÜK
Ankara'nın 96 km güneybatısında yer alan Frikya'nın başkenti Gordion (Yassıhöyük) Anadolu'nun önemli antik kentlerinden biri. Ticaret ve Kral Yolu üzerinde bulunan antik kentte yapılan kazılarda Eski Tunç çağından başlayarak Hititlere, Friklere, Perslere, Yunanlılara ve Romalılara ait medeniyetlere rastlanıyor.

Kent höyüğünde ve 25 tümülüste yapılan kazılarda bulunan sanat eserleri, Frig sanatı ve kültürü konusunda önemli ipuçları veriyor. Eserlerin büyük bölümü Ank. Ana. Med. Müzesinde ve Büyük Tümülüsün karşısında bulunan yerel müzede sergileniyor.

Gordion iç ve dış kent kapıları, teras binaları, küçük höyük Tümülüsler antik kentte görülebilen kalıntılar. Sayıları 80 civarında olan Tümülüsler arasında en büyüğü 53 metre yükseklik, 300 m çapı ile Büyük Tümülüs yer alıyor. Anadolu'nun en büyük ikinci tümülüsü, ardıç ve sedir ağaçlarının üst üste dizilmesiyle mezar odası oluşturulmuş, çevresine taş duvar örülmüş. Kirişlerle desteklenen mezar odası üzerine üçgen çatı oturtulmuş. 4 metre taş dizilip üzerine önce killi sonra normal toprak yığılmış. Anıtsal mezar odasına özel yapılmış tünel ile giriliyor. İçine konulanların bozulmadan uzun süre kalabilmesi ve dayanıklılık süresinin artmasını sağlayan özel yapım mezar odasının oldukça serin havası ve nem yüzdesi oranı dikkat çekiyor.

Müzeler

Tel: 0(312) 310 53 61

Ziyaret saatleri:
Kış: 09.00-12.00/13.00-17.00

Yaz: 09.00-12.30/13.30-17.00

Çankaya Müzesi: Tel: 0(312)468 63 00/2675

Ziyaret Saatleri: 13.30-17.00

Etnografya Müzesi: Tel: 0(312) 311 95 56

Ziyaret saatleri: 08.30-12.30/13.30-17.30

Kurtuluş Savaşı Müzesi:

Tel: 0(312) 310 53 61

Ziyaret saatleri: Kış: 09.00-12.00/13.00-17.00

Yaz: 09.00-12.30/13.30-17.00

Ankara Devlet Resim ve Heykel Müzesi:

Tel: 0(312) 310 20 94

Ziyaret saatleri: 09.00-12.00/13.30-17.00

Cumhuriyet Müzesi: Tel: 0(312) 310 71 40

Ziyaret saatleri: 09.00-12.00/13.30-17.00

Ankara Çiftlik Atatürk Evi:

Tel : (0312) 212 65 06

Ziyaret saatleri: 09.00-17.00

Milli Mücadele Atatürk konutu ve Demiryolları Müzesi:

Tel: 0(312) 310 35 00

Ziyaret saatleri: 13.30-17.00

ODTÜ Müzesi: Tel: 0(312) 210 10 10

Ziyaret saatleri: 08.30-17.00

P.T.T Müzesi: Tel: 0(312) 316 62 63

Ziyaret saatleri: 08.30-12.30/13.30-17.30

Ziraat Bankası Müzesi:

Tel:
0(312) 310 37 50/43 48

Ziyaret saatleri: 08.30-12.30/13.30-17.30

100. Yıl Spor Tarihi Müzesi Eğitim Müzesi:

Tel: 0(312) 312 23 63

Ziyaret saatleri: 09.00-12.30/13.30-17.00

M.T.A Tabiat Tarihi Müzesi:
Tel: 0(312) 287 34 30

Ziyaret saatleri: Hafta İçi:09.00-17.00

Cumartesi-Pazar: 10.00-15.00

Cengelhan Rahmi Koç Müzesi:
Tel: 0(312) 309 68 00

Sutepe Mahallesi, Depo Sokak No: 1, Altındağ

Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü Müzesi:
Tel: 0(312) 302 24 19 Hafta içi her gün mesai saatleri içinde randevu alınarak ziyaret edilebilir.

Oyuncak Müzesi: Tel: 0 (312) 363 33 50/297 giriş ücretsizdir. Çarşamba ve Cuma günleri 10.00 - 17.00 saatleri arasında gezilebilir. Adres: Ank. Üni. Eğ. Fak. Cemal Gürsel Caddesi Cebeci

Gordion Müzesi: Tel: 0(312) 638 21 88

Ziyaret saatleri: Yaz: 08.30-17.30 - Kış: 08.30-17.00

NASIL GİDİLİR?
İstanbul'dan karayolunu kullanarak çıkacaklar için otoyol veya normal yoldan giderek İstanbul, Kocaeli, Sakarya, Düzce, Bolu geçilip Ankara'ya girene kadar, 6 il üzerinde yaklaşık 428 km lik bir güzergâh bulunuyor. Havayolunu tercih edenler 40 dakika gibi bir sürede kendilerini Esenboğa hava alanında bulurken, tren yolculuğunu sevenlerle, otobüsle yolculuk edenler, 6 ila 10 saat arası İstanbul'dan Ankara'ya ulaşabiliyorlar.

Özel araçla yola çıkanlar için yol üzerinde ne var ne yok bir göz atıyoruz.

Oto yolu seçip Çamlıca gişelerden yola çıkanlar, gişelerden itibaren bir süre, adeta kendilerine kent içi trafiğini aratmayacak yoğunluk içinde yol alacaklar. Bu trafik yoğunluğu Bayramoğlu Darıca yol ayrımına kadar sürücülerle birlikte geliyor. Sapak sonrası bu noktada yoğunluk bir miktar azalsa da Dil Ovası, Hareke tünelleri geçildikten sonra gerçek rahatlık İzmit sonrası hissediliyor. Kocaeli ili sonrası karşımıza çıkan tüneller geçilip, bitiminde Sakarya'nın ip gibi düz yolu aşılınca, oto yol bu defa sadece Bolu, Ankara ve devamını kullanacak olan sürücülere kalıyor. Kaynaşlı'dan itibaren otoyoldan ve Düzce il sınırlarından çıkıp Bolu Dağı rampasına tırmanmaya, Bakacak mevkiine dek başlarken, seyir halinde bulunan ağır tonajlı kamyon ve römorklu tırların varlığı daha fazla hissediliyor. Tek yönlü devam eden güzergâh boyunca bilhassa kış koşulları göz önüne alındığında rizikosu yüksek yollar sınıfına giriyor. Sürücülerin sadece kendilerini değil birlikte seyrettikleri araçları da düşünmek zorunda olduklarını hatırlayarak, ani ve hatalı sollamalardan, ani frenlerden kaçınmaları gerekiyor. Zira uzun yolun yorgun sürücülerinden ve ağır yüklü taşıtlardan böylesi rampa yollarda fedakârlık beklemek yerine anlayış, sabır, toleransı küçük araçların göstermesi kaçınılmaz oluyor. Kış aylarında sıkça görülen kar yağışı ve buzlanmaya karşı araçta bulunması gerekenler zincir, çekme halatı, takoz bulundurulmalı, sis ve yağmurlu havalarda öndeki araçla mutlak mesafeli gidilmeli. Özellikle bu rampalı bölümde düz ve uzun yolda kazanılan suni hız alışkanlığından kaçınılmalı. (Sorunların büyük bölümü Bolu Dağı tünellerinin devreye girmesiyle son bulması sabırsızlıkla bekleniyor).Dağ havasının buram buram hissedildiği şiirsel manzaralı güzergâhın Bolu Dağı kesimi kendine has özelliklerin yanı sıra bünyesinde güzellikler ve iştah açıcı lezzetler, kokular, barındırıyor. Ocak başını andıran Bolu dağı rampasından günün veya gecenin hangi saatinde hangi yönden gelirseniz gelin, geçerseniz geçin zamana göre lezzeti unutulmaz kahvaltılar, yemekler yiyebiliyorsunuz. İstanbul'dan gidiş yönü Bolu Dağı mevkiinde İsmail'in Et lokantası, Berceste'nin açık ve kapalı salon ve bahçeleri daha uzaklardan iştahınızı kabartmaya yetecek marifetler sergiliyorlar. Kebap severlerin başlıca uğrak noktaları olan ızgara lokantaları, mola ve dinlenme yerleri aynı zamanda köy ürünleri satış mağazaları ile de dikkat çekip, ilgi görüyorlar. Zengin kahvaltı büfelerinde de tadabileceğiniz yöresel ürünler arasında Sakarya'nın Abaza ve islim peynirleri, has tereyağları ilk sırayı alıyor. Kurutulmuş meyveler, yöresel salçalar, ceviz, kestane ve benzeri kuru gıdalar, bakliyatlar, tarhana, erişte ile mevsiminde toplanmış dağ çileği ve diğer meyvelerden yapılma reçeller, ballar, tahin pekmezler, köy ekmekleri ve daha hiç akılda olmayıp görünce akla takılan neler neler... Abant sapağı sonrası Bolu il merkezi devamında yeniden otoyola girip, Gerede Yeniçağ'a geliniyor. Bu mevkide bulunan Esentepe ve Kartalkaya kayak merkezlerine ayrılan sapaklar bulunuyor. Ankara yaklaşımında ilk karşılayan Kızılcahamam olurken çıkılan yüksekliklerden Ankara'ya doğru iniş başlıyor. Düzelen yol bitiminde otoyol ferahlığı ve konforu ile Ankara'ya giriliyor.

İstanbul Ankara arasında bu yolu birkaç kez gidip gelenler eğer aynı manzaradan usandılar ve vakitleri varsa Sakarya Akyazı'dan girip asfalt yolu takiben Mudurnu, Nallıhan üzerinden geçip Beypazarı'nı görerek Ankara'ya bir başka alternatif yolu kullanabilirler. Bu güzergâh profesyonel haritalarda yeşil hatla belirtildiği gibi manzarası güzel yollardan sayılıyor. Ankara çevresini ağ gibi saran çevre yolları, otoyol bağlantılar ile kent içine girmeden veya uzak noktadan gireceğiniz noktaya yakın bağlantılardan giriş yapabiliyorsunuz. Bunun için otoyol üzerinde bulunan yön tabelalarını takip etmek yeterli oluyor.

Ankara'ya yaklaşık 96 km uzaklıkta bulunan Gordion antik alanına Eskişehir, Afyon yönüne giden karayolunun 76 km kullanıp, Polatlı'dan 17 km sonra sağa kıvrılan yol ile ulaşabiliyor. Alagöz Karargâh Müzesine gitmek için ise Ankara - Eskişehir karayolunun 42. km sinden sonra sola doğru 3 km girilip Alagöz köyü öncesinde yer alan Atatürk müze Evi gezilebiliyor.

NE YENİR?
Ankara kent restoranla, balık lokantaları, lüks otellerin açık büfeleri, kale içi, A.O.Ç, Çubuklu gibi çeşitli yerlerde bulunan özellikli restoran ve lokantalara sahip. Kiminde nostalji soluyup Türk mutfağından seçmeler yiyebiliyor, kiminde tren vagonu içinde farklı atmosferlere konuk oluyorsunuz. Bu alternatiflere alışveriş merkezlerinin salonlarını, beş yıldızlı otellerin tepe salonlarını, kale içinin tepeden Ankara'yı gören manzaralı bahçe ve salonlarını, Çubuk barajı veya Gölbaşı göl kenarı restoranlarını da eklemek mümkün. Vakti dar olanlar için Kızılay ve paralelinde bulunan caddelerde fast food türü lokantalar, pizzacılar, dönerciler, İskender, köfte çeşitleri ile dolup taşan yerler olarak rağbet görüyor.

Damak tadına düşkün olanların Altınoluk'tan hatırlayacakları bir de pastane var. Yemek sonrası serinlemek isteyenler için özellikle damakta tat bırakan çeşitteki dondurmalarıyla Vardar Pastanesi, Sıhhiye'de bulunan Yeni Karamürsel mağazası arka sokağında hizmet veriyor.

Karadeniz Yavuz Lokantası
130 kişilik yemek salonu, 250 kişilik yazlık ve kışlık salonu, pastane ve kahvehanesi ile gelenekseli yaşatan mekânda, mutfak hizmetinin görüldüğü 1925 ve 1932 tarihli iki özgün vagonun keyfiyet isimli köşesinde kömürlü semaverde sunulan demli çaylarla keyfe dönüşüyor. Karadeniz yöresinin seçkin yemeklerini, kebap çeşitleri, ızgara balıklar, Türk mutfağının sulu yemekleri, Karadeniz pideleri yenebiliyor. Hafta sonu ise 99 çeşitte açık büfede sunuluyor.

A.O.Ç Gazi Tren İstasyonu Binası Silahtar Caddesi no 220 - Tel: 0(312) 211 24 20

Mega Residence
Schnitsel Restaurant. 152 kişi kapasiteli, haftanın her günü canlı müzik eşliğinde Avusturya mutfağının seçkin örneklerini sunuyor. Schnitsel, et ve balık çeşitleri yenebiliyor. Restoranın Mega barı aperatif içkiler eşliğinde günün yorgunluğundan kurtulmak isteyenleri ağırlıyor. Tarhan Cad. No 5 Kavaklıdere. Tel: 0(312) 468 54 15

Washington Restoran, Doğapark, Esat'ta Tavacı Recep Usta, Hüsrev'de, Urfalı Hacı Mehmet, Tadım

NEREDE KALINIR?
Kavaklıdere, Kızılay, Maltepe, Ulus otellerin daha yoğun bulunduğu yerler. Her keseye uygun konaklama imkânının bulunduğu kentte ulaşım için fazla vakit kaybedilmediği için uzaklık fark etmiyor. Turistik bir konaklama yapmak isteyenler kale içinde bulunan butik tarzda döşenmiş konaklama tesislerini seçerken, Bakanlıklara, devlet dairelerine, büyükelçiliklere, iş ve alış veriş merkezlerine yakın olmak isteyen veya bankalarda işleri bulunanlar Ulus, Maltepe, Kavaklıdere gibi semtlere dağılmış olan otelleri tercih ediyorlar.

Kent Otel
Mithatpaşa Caddesi no: 4 Yenişehir

Tel: 0(312) 435 50 50

Best Western Hotel 2000
Gülseren Sokak no 4 Maltepe

Tel: 0(312) 231 81 70

Neva Palas
Esat Caddesi no. 32 Küçükesat

Tel: 0(312) 419 58 25

Hotel Houston
Güniz Sokak no: 26 Kavaklıdere

Tel: 0(312) 466 16 80

Hotel İçkale
G.M. K Bulvarı no: 89 İçkale

Tel: 0(312) 230 61 33

Eyüboğlu Hotel
Karanfil Sokak no: 73 Bakanlıklar

Tel: 0(312) 417 64 00

Turist Hotel
Çankırı Caddesi no: 37 Ulus

Tel: 0(312) 310 39 80

Hotel Atalay
Çankırı Caddesi n: 20 Ulus

Tel: 0(312) 309 15 15

Hotel Almer
Çankırı Caddesi no: 17 Ulus

Tel: 0(312) 309 04 35

Hotel Oğultürk
Rüzgârlı Sokak no: 6 Ulus

Tel: 0(312) 309 29 00

Hotel Vip
Karanfil Sokak no: 9 Kızılay

Tel: 0(312) 425 10 03

Otel Örnek
Gülseren Sokak no: 4 Maltepe

Tel: 0(312) 231 81 70

Hotel 2000
Bestekâr Sokak no: 29 Kavaklıdere

Tel: 0(312) 419 90 01

Hotel Selvi
Çankırı Caddesi no: 16 Ulus

Tel: 0(312) 310 35 00

Mega Residence
Tahran Caddesi no: 5 Kavaklıdere

Tel: 0(312) 468 54 00


  #3  
Alt 13-07-2007, 21:41
 
Standart --->: Ankara Nasıl Gidilir Ne Yenir Nerde Kalınır Resimleri

Ben beleş otel palas da kalıyorum yanlız bızım burayı genclik parki ve kaleden ibaret gorulmesi üzdü daha degişik yerlerde mevcut


  #4  
Alt 14-08-2007, 18:01
 
Standart Ankara'nın turistik yerleri

Ankara'nın turistik yerleri

Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu, inkılâpların yaratıcısı, kahraman asker, büyük önder Mustafa Kemal Atatürk'ün ebedî istirahatgâhının bulunduğu Anıtkabir, Rasattepe' de inşa edilmiştir.

Mimarları Prof. Emin Onat ve Doç. Orhan Arda'dır. 1944 yılında yapımına başlanan anıt, 1953'te tamamlanmıştır. Aynı yıl Ata, Etnografya Müzesindeki geçici kabrinden büyük bir törenle buraya nakledilmiştir.

Anıtkabir kompleksi içindeki üniteler ;İstiklâl Kulesi, Hürriyet Kulesi, Aslanlı Yol, Müdafaa-i Hukuk Kulesi, Mehmetçik Kulesi, Zafer Kulesi, Barış Kulesi, 23 Nisan Kulesi, Misak-ı Milli Kulesi, İnkılâp Kulesi, Zafer Kabartmaları, Mozole - Şeref Holüdür.

Antik Kentler ve Eserler

Frigya Krallığı'nın başkenti, ünlü Gordion şehrinin kalıntıları; Ankara-Eskişehir karayolunun yakınında, Sakarya (Sangarios) ve Porsuk nehirlerinin birbirlerine yaklaştıkları yerde, Polatlı'nın 21 km. kuzeybatısında, Ankara'dan 90 km. uzaklıkta, Yassıhöyük köyündedir.

Gordion' un tarihi M.Ö. 3000 yılma (Eski Tunç Çağı) kadar dayanmaktadır. Asur, Hitit (M.Ö. 1950 - M.Ö. 1180) ve Frigya (M.Ö. 900 -M.Ö.620) nın önemli bir yerleşme yeri idi. Frigya Devletine başkentlik yapmıştır. Gordios adlı (Frig başkenti kurucusu) kralın adını almıştır. Kral Gordios tarafından bağlanan ünlü düğüm, Büyük İskender tarafından M.Ö. 333 yılında kışı geçirdiği Gordion'da kesilmiştir. Gordion'da, bu tarihten sonra Büyük İskender Dönemi (M.Ö. 300-100) başlamış, sonra Roma Dönemi (M.Ö. 1.- M.S.4. yy.), daha sonra Selçuklu (M.S.11.-13. yy.) dönemi sürmüştür. Ahlatlıbel, Ankara'nın 14 kilometre güneybatısında Taşpınar Köyü - Gavurkale -Haymana eski yolu üzerindedir. Ankara'ya çok yakın olan bu Eski Tunç Çağı istasyonu Anadolu için önemli bir düz yerleşme birimidir. Bitik Höyüğü Ankara'nın 42 kilometre kuzeybatısındadır. Yukarıdan aşağıya doğru M.Ö. V. yüzyılda başlayan bir Klasik Çağ iskânı ile kalın bir Eski Tunç Çağ iskânı meydana çıkarılmıştır. Bitik' teki Eski Tunç Çağı kalıntıları bölgenin Doğu ve Batı Anadolu ile ilgisini belgeler. Ankara'nın 5 kilometre kuzeyinde, Çubuk Çayı kıyısındadır. Buradaki kazı Prof. Şevket Aziz Kansu tarafından 1937 yılında Türk Tarih Kurumu adına yapılmıştır. En alt katta Eski Taş Devri tipte aletler ele geçmiştir. Onun üstündeki Eski Tunç Çağı kültürü Ahlatlıbel kültürü ile benzerlik gösterir. En üstte ise çeşitli devirlere ait büyük bir sarayın kalıntılarına rastlanmıştır. Ankara'nın 60 kilometre güneybatısındadır. Yanında akmakta olan Babayakup Deresinin tabanından 60 metre yüksekte olan tepe, uzun süren bir yerleşmeye sahne olmuştur. Tepeye buradaki eski yıkık duvarlar nedeniyle Gavurkale adı verilmiştir.

Gavurkale, bir tepe üzerindeki dik kayaların güneye bakan yüzünde yer alan; birbiri ardına yürüyen iki tanrı, karşılarında oturan bir tanrıça kabartması ve bu kayalığın çevresindeki iri bloklardan oluşan duvarlar ile dikkati çekmiştir. Söz konusu kaya kabartmaları Hititlere özgü eserlerden olup, Anadolu'nun değişik yerlerinde bulunan benzer anıtlardan sadece birisidir.

Yapılan çeşitli araştırmalar sonucunda buranın surlarla çevrili önemli bir merkez olduğu anlaşılmıştır. Önceleri yalnızca Hititlerin ibadet yeri olarak bilinen Gavurkale' de önemli Frig yerleşiminin olduğu da anlaşılmış, burası 1930 yılındaki çalışmalar sırasında bizzat Atatürk tarafından ziyaret edilmiştir. Daha sonraki yıllarda çevresinde çeşitli yüzey araştırmaları yapılmış olan Gavurkale'de 1998 yılında Anadolu Medeniyetleri Müzesi Başkanlığında kazı çalışmalarına da başlanmıştır. Ulus'ta Hacı Bayram Cami bitişiğindedir. M.Ö. II. yüzyılda Frigya Tanrıçası Men adına yapılmış olan tapınak zamanla yıkılmıştır. Bugün kalıntıları bulunan tapınak ise son Galat Hükümdarı Amintos'un oğlu Kral Pylamenes tarafından Roma İmparatoru Augustus adına bir bağlılık nişanesi olmak üzere yaptırılmıştır.

Bizanslılar zamanında çeşitli eklemeler yapılıp, pencereler açılarak kilise haline getirilmiştir. Etrafı dört sütunla kuşatılmış dört duvar halindedir. Etrafını çevreleyen uzunluğuna on beşer, enine altışar adet kırk iki, tapınağın kapısı önünde dört, arkada iki adet sütunun yerleri bulunmaktadır. Yalnız iki yan duvarı ile kenarları işlemeli olan kapı kısmı eski hali ile ayakta durmaktadır. Aslı Roma Tapınağında bulunan ve Augustus'un başardığı işleri gösteren vasiyetnamesi bir yazıt ile bu tapınağın türbeye bitişik duvarına konulmuştur. Defterdarlık ve valilik binası arasındaki havuzun kenarında bulunmaktadır. Hiçbir yazıtı yoktur. Gövdesinde birçok halka olup, yüksekliği on beş metre kadardır. Sütunun İmparator Julianus' un (M.S. 361 - 363) Ankara'dan geçtiğinde şerefine dikildiği söylenir. IV. yüzyılda yapıldığı sanılan esere halk arasında Belkıs Minaresi de denilmektedir. Ulus Meydanından Yıldırım Bayazıt Meydanına uzanan Çankırı Caddesi üzerinde, caddeden 2.5 metreye kadar yükseklikteki bir platform üzerinde bulunmaktadır. Hamamın bulunduğu yüksek platformun höyük olduğu bilinmektedir.

Hamam, Caracalla (M.S. 212-217) devrine tarihlenir. Caracalla Hamamının Çankırı Caddesindeki girişi, sütunlu bir revak kalıntısının çevrelediği geniş bir alana, palaestraya yani bir güreş sahasına açılır. Bu revaklı avlunun bir kenarında 32 sütun olmak üzere bütün yüzünde 128 mermer sütun bulunmaktadır. Hamam binaları paleastra kısmının hemen arkasında yer alır. Bu yapılar ender rastlanan bir büyüklükte olup, her zaman olduğu gibi Apoditerium (soyunma kısmı), Frigidarium (soğukluk kısmı), Tepidarium (ılık kısım) ve Caldarium (sıcak Kısım) bölümlerinden oluşur. Hisar Caddesi ile Pınar Sokak arasında yer alır. İlk defa 1982 yılı sonunda bulunmuş, kurtarma kazılarına 15 Mart 1983'te Müzeler Genel Müdürlüğünce başlanmıştır. Anadolu Medeniyetleri Müzesi Müdürlüğü de kazılan 1986 yılı sonuna kadar sürdürmüştür. Sonuçta M.S. II. asrın başına tarihlenen tipik bir Roma Tiyatrosunun kalıntıları çıkarılmıştır. Bunlar arasında tonozlu parados binaları, döşemeli orkestra, seyirci oturma yerleri (kavea), sahne odası (scene)'ndan artakalan temel ve duvarların yanı sıra birçok heykel ve parçalan bulunmuştur. Varlık Mahallesi önünde ve Ankara Çayı üzerinde olup, Ankara'nın en eski köprüsüdür. 1222 yılında Selçuklu Hükümdarı I. Alaaddin Keykubat tarafından Ankara Valisi Kızılbey zamanında yaptırılmıştır.

Höyük ve Tümülüsler

Anıtkabir alanındaki tümülüslerde ilk kazı 1926 yılında Makridi tarafından yapılmıştır. 1945 yılında Anıtkabir alanında yapılan toprak düzeltmesi sırasında birkaç tümülüsün kaldırılması gerekmiş, iki tümülüs açılmış ve burada Friglere ait birçok çanak çömlek ile beraber aletler de ele geçmiştir. Uzmanlar bu tümülüslerin Gordion Frig mezarlarıyla çağdaş olduğunu meydana çıkarmışlardır.. Çiftlik - Demetevler Kavşağında Demetevlere giden yolun sol tarafında yer alır. 1986 ve 1987 kazı mevsimlerinde Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesi Müdürlüğünce kazılmıştır. Yapılan kazılar sonucunda, tümülüsün tepesinde Eski Tunç Çağına ait küçük ve yuvarlak tek bir yapı ve içinde pişmiş toprak eserler ele geçirilmiştir. Oyaca Kasabası sınırları içerisinde olup, Ankara-Haymana karayolunun yaklaşık 50. kilometresinde sola ayrılan Boyalık, Culuk, Çalış ve Durupınar yolundan 1.5 km gittikten sonra yolun sağında ve 150 metre mesafededir. Orta büyüklükte höyüklerden olan Külhöyük'te, Anadolu Medeniyetleri Müdürlüğü Başkanlığında kazı çalışmaları yapılmaktadır. Karaoğlan, Ankara'nın 25 km. güneyinde ve Ankara-Konya yolu üzerindedir. Höyükte Kalkolitikten itibaren tüm uygarlık katları görülmektedir. Ankara Gölbaşı bölgesinde Hitit ve Frig katlarına sahip en önemli istasyonlardan birisidir.

Kaleler

Asırlardır kentin bekçiliğini yapan Ankara Kalesi kentin sembolü olmuştur. Ankara Kalesi'nin tarihi, kentin tarihi kadar eskidir. Yapılış tarihi kesin olarak bilinmemekle beraber ilk kez Romalılar tarafından yapıldığı fikri yaygındır.

Selçuklular tarafından onartılıp genişletilmiştir. Kurulduğu tepe yanında akan (Hatip Çayı) Bentderesinden 110 metre yüksektedir.

Kale, iç ve dış kale olmak üzere iki kısımdır. Yirmiden fazla kulesi vardır. Dış kale eski Ankara şehrini yürek biçiminde çevirir. Dört katlı olan iç kale kısmen Ankara taşından kısmen de toplama (spoliyen) taşlarla yapılmıştır. İç kalenin iki büyük kapısı olup, birisi dış kapı, diğeri hisar kapı adını taşır. İç kaledeki kulelerin yüksekliği 14 ile 16 m. arasında değişmektedir. Bugün kale içinde Osmanlı Ankara'sının XVII. Yüzyıldan itibaren ayakta kalmış bir çok Ankara evi bulunmaktadır. Kalecik Kalesi, Çankırı'ya giden yol üzerinde Ankara'dan 78 km. uzaklıktadır. Modern kasabaya hakim olan simetrik koni biçimli bir tepenin üzerine kurulmuştur. Güneybatısındaki dağlara bir sırtla bağlanır ve Kızılırmak' a doğru uzanan ovada tek başına yükselir.

Camiler, Türbeler ve Kiliseler

Şehrin bazı önemli camileri, Ağaç Ayak Cami, Ahi Elvan Cami, Ahi Yakup Cami, Aslanhane (Ahi Şerafettin) Cami, Cenab-ı Ahmet Paşa Cami, Alaaddin Camii ,Çiçekçioğlu Camii, Direkli Cami, Eskicioğlu Camii, Hacettepe Camii, Hacı Arap Camii, Hacı Bayram Camii, İbadullah Cami Karacabey Camii, Kocatepe Camii, Kurşunlu Camii, Tabakhane Camii, Tacettin Camii ve Zincirli Cami'dir.

Ankara'da, Ahi Şerafettin Türbesi,Azimi (İsmail Paşazade Hacı Esad) Türbesi, Cenab-ı Ahmet Paşa Türbesi, Hacıbayram Veli Türbesi, İsmail Fazıl Paşa Türbesi, Karacabey Türbesi, Karyağdı Türbesi, Kesikbaş Türbesi, Yörük Dede (Doğan Bey) Türbesi bulunmaktadır. Adres: Atatürk Bulvarı No: 118 - Kavaklıdere (İtalyan Büyükelçiliği Bahçesinde)

Tel: 0.312.426 65 18

Ayin gün ve saatleri:

Cumartesi günleri: (Yaz) 19.00 (Kış) 18.00

Pazar günleri: (Yaz) 10.00 -12.00 -19.00 (Kış) 18.00 Adres: Işıklar Caddesi Kardeşler Sok. 15 - Ulus

Tel: 0.312.311 01 18

Ayin gün ve saatleri: Pazar günleri: 10.30 (Türkçe) Adres: Birlik Mah. 3. Cad. No: 35 Oyak-Çankaya (Vatikan Büyükelçiliği yanı)

Tel:0.312.495 35 23

Ayin gün ve saatleri: Pazar günleri: 09.45 (İngilizce) 11.00 (Fransızca) Adres: Şehit Ersan Cad. 46 - Çankaya (İngiltere Büyükelçiliği içinde)

Tel: 0.312.468 62 30/32 85

Ayin gün ve saatleri: Pazar günleri : 10.00 (İngilizce) Adres: Sakalar Mah. Birlik Sok. 8 - Samanpazarı,

Tel:0.312. 311 62 00

Ankara Cami ve Kiliseleri (İnanç Turizmi)

Hanlar

Kale altında ve Atpazarı Meydanı Sefa Sokakta bulunmaktadır. Kitabesinin 1522 tarihinde yapılmış olduğu anlaşılmaktadır. Ankara Kalesine giden yol üzerinde bulunan ve Fatih'in sadrazamlarından Mahmut Paşa tarafından 1421 yılında yaptırılmış olan eser, tipik Osmanlı şehir içi hanlarındandır. Kale yolu üzerinde ve Kurşunlu Hanın bitişiğindedir. 1421 - 1459 yılları arasında han ile birlikte Sadrazam Mahmut Paşa tarafından yaptırılmıştır.

Doğu - Batı istikametinde boyuna uzanan büyük ve muntazam dikdörtgen plânda olup, on adet büyük kubbe ile örtülü bedesten ve bedesten dışında meydana gelmiş olan arasta ile birlikte iki kısımdan ibarettir. Anılan bedesten bugün Anadolu Medeniyetleri Müzesi teşhir salonu olarak kullanılmaktadır. Hacı Doğan Mahallesi Tekneciler Sokağı ile Sulu Han Sokağı arasında bulunmaktadır. 1685 tarihinde Şeyhülislâm Cevvar Zade Mehmet Emin Bey tarafından Zincirli Camiye vakıf olarak yaptırılmış olduğu ileri sürülen Sulu Hana Hasan Paşa Hanı da denilmektedir. Fakat 1141 tarihli vakfiyede, Hanın Abdülkerimzade Mehmet Emin Bey tarafından vakfedildiği kayıtlardan anlaşılmaktadır. At Pazarındadır. Aslen Kayserili olup, Ankara'ya yerleşen Hacı İbrahim Bin Hacı Mehmet tarafından yaptırılmıştır. Vakfiyesi 1512 tarihlerinde düzenlendiğine göre bu tarihlerde yapılmış olmalıdır. Hanın yarısı mülk, yansı vakıfın ruhuna cüz-i şerif okumak, Lütfi Han kapısındaki musluğa bakmak için vakfedilmiştir. İçinde bir mescit yer almaktadır.

Hamamlar

Eski Hamam, Gazi Lisesinin tam karşısında yer almaktadır. Oldukça harap durumda olan hamamın soyunmalığı tamamen yıkılmış olmasına mukabil, soğukluk ve sıcaklık, külhan dahil olmak üzere ayakta durmaktadır. Eserin mimari yapısı ve tekniği itibariyle XV. yüzyıla ait olduğu tahmin edilmektedir. Karacabey Hamamı Talat Paşa Bulvarı üzerinde olup 1444 tarihinde yapılmıştır. Çifte hamam olarak teşkil olunmuş Karacabey Hamamı batı kısmında birbirine bitişik soyunmalıkları, doğu kısmında ise batıdakilere göre daha değişik inşa tarzı gösteren sıcaklık ve halvetleriyle birlikte bütünü kareye yakın büyük bir dikdörtgen meydana getirmektedir, birleşmektedir. İstiklâl Mahallesi Acı Çeşme sokakta bulunmaktadır. Kadınlar ve erkekler kısmı olmak üzere çifte hamam halinde yapılmış olan Şengül Hamamının bugün İstiklâl Caddesi üzerindeki erkekler kısmı evvelce kadınlara ait idi. Yan yana olan iki kısmın da soyunmalıklarının inşa tekniği ve malzemesinden, XIX. yüzyılda yapıldığı anlaşılmaktadır.

Anıtlar

Dil ve Tarih - Coğrafya Fakültesinin önündedir. 1956 yılında Türkiye Emlâk Kredi Bankası tarafından heykeltıraş Hüseyin Anka'ya yaptırılmıştır. En büyük mimarımız Mimar Sinan (1409-1588)'ın ayakta duran, kendine has giysileriyle mermer heykeli bulunmaktadır. Kızılay'da Güven Park içerisindedir. 1935 yılında Ankara taşından yapılmıştır. Türk Ulusunun polis ve jandarmaya bir armağanı olduğundan dolayı Emniyet Anıtı da denilmektedir. Ulus'ta T.C. Ziraat Bankası Genel Müdürlüğü binasının yanındadır. 1966 yılında T.C. Ziraat Bankası tarafından İstanbul Güzel Sanatlar Akademisi öğretim üyelerinden Heykeltıraş Prof. Hüseyin Anka'ya yaptırılmıştır. Ulus Meydanındadır. Anıt, Kurtuluş Savaşı kahramanlarına Türk Ulusu' nun bir armağanı olarak 1927 yılında dikilmiştir. Yenişehir'de Atatürk Bulvarı üzerinde, Ordu Evi önündedir. Atatürk'ün ayakta ve kılıcına dayanmış halde üniformalı, tunçtan yapılmış bir heykelidir. İsmet Paşa Kız Enstitüsü binasının önündedir. Atatürk'ün annesi Zübeyde Hanım' ın büstü Türk Kadınlar Birliği Merkezi tarafından Türk analarının en büyüğüne armağan olmak üzere 31 Mart 1964 tarihinde dikilmiştir.

Gezi ve Mesire Yerleri

Altınpark, İrfan Baştuğ Caddesi Aydınlıkevler'de, 640 bin m2'lik alanda hizmet vermektedir. Park alanında Uluslararası Fuar Merkezi, Bilim Merkezi, Kültür Merkezi, Kapalı ve Açık Spor Alanları, Açık ve Yan Açık Gösteri Anfileri, Türk, İtalyan ve Çin Lokantaları, Türk Sokağı ve Tepe hanından oluşan bölüm, Gölet ve bahçeler, Üretim seraları, Olimpik Yüzme Havuzu, Mini Golf Sahası ve At Tavlası halkın ziyaretine sunulmuştur.

Danışma Tel: 0.312.317 96 70- 317 96 96 Atakule, varlığı ile modern Ankara görünümüne önemli bir katkıda bulunmaktadır. Yüksekliği 125 metre olan kulenin tepe rakımı 118.2 metredir. 115.6 metredeki görsel ve işitsel cihazların kullanımına uygun çok amaçlı kokteyl salonu (nikâh töreni, seminer, konferans vb.) 600 metrekarelik bir alana sahiptir. Saatte bir tur atan döner lokanta 111.8 metrededir. Her gün 09.30 - 23.00 arası açık olan seyir terası, 103.8 metrededir. 99.8 metrede ise cafe - bar bulunmaktadır.

Danışma Tel: 0.312.440 77 01 Atatürk tarafından kurulan çiftlik, günümüzde gazinoları, parkları, piknik yerleri, hayvanat bahçesi, çeşitli ürünleri ve doğası ile Ankaralılar tarafından çok ziyaret edilen bir gezi ve mesire yeridir. Ulaşım belediye otobüsleri, dolmuş ve banliyö treni ile mümkündür.

Danışma Tel: 0.312.212 02 3 l İstasyon - Opera binaları arasında yer alır. Lunaparkı, çay bahçeleri, gazinoları, yaz aylarında faaliyet gösteren tiyatroları, kayık ve su bisikletiyle içinde dolaşılan büyük havuzuyla, restoran ve çeşitli eğlence yerleriyle halkın yazın rağbet ettiği önemli bir gezi ve eğlence merkezidir. Ankara'ya 12 kilometre uzaklıkta, Samsun Yolu üzerindedir. Tabii güzelliği, gazinosu, kamp yeri ve bir de yüzme havuzu olan baraj, yabancıların da beğenisini toplayan bir gezi ve mesire yeridir. Ulaşım, otobüs ve minibüsle mümkündür. Cumhurbaşkanlığı Köşkü ve Atatürk Müzesinin bulunduğu yerdir. Yaz aylarının sıcak günlerinde nispeten serin olan Çankaya'da pastaneler ve geniş park alanı içinde kır kahveleri de mevcut olup, Ankara'nın bir tablo gibi seyredilebileceği en güzel yerdir. Ankara'ya 12 kilometre uzaklıktadır. Baraj çevresindeki ormanlık alan içinde gazinolar, piknik yerleri, yürüyüş alanları ve kır kahveleri vardır. Motor gezileri içinde elverişli olan baraja belediye otobüsü ile gitmek mümkündür. Ankara'nın 25 kilometre güneybatısında ve Konya Yolu üzerinde olan Mogan Gölü'nün kıyısında plaj ve gazinoların yanı sıra restoran ve kahveler vardır. Sıcak yaz aylarında deniz özlemini bir parça da olsa gideren bir gezi ve mesire yeridir. Kıyısında bir yüzme havuzu olan göl, kayık gezileri için elverişlidir. Ulaşım, belediye otobüsü ile sağlanmaktadır. MTA Gül Bahçesi, Kurtboğazı arajı, Sarıyar Barajı, Beynam Orman İçi Dinlenme Yeri, Çamkoru Orman İçi Dinlenme Yeri, Güven - Karagöl Orman İçi Dinlenme Yeri, Hoşebe Orman İçi Dinlenme Yeri, Karagöl Orman İçi Dinlenme Yeri , Sorgun Orman İçi Dinlenme Yeri, Söğütözü Orman İçi Dinlenme Yeri , Tekkedağı Orman İçi Dinlenme Yeri , Uluhan Orman İçi Dinlenme Yeridir.

Milli Parklar

Soğuksu Millî Parkı

Kaplıcalar

İlin önemli kaplıcaları Kızılcahamam-Sey Hamamı Kaplıcası( link ), Ayaş İçmesi ve Kaplıcası, Ayaş Karakaya Kaplıcası, Beypazarı-Dutlu-Tahtalı Kaplıca ve İçmeleri, Kapullu Kaplıcası, Çubuk Melikşah Kaplıcası ve Haymana Kaplıcasıdır.

Ankara Kaplıcaları (Sağlık Turizmi)

Mağaralar

Ankara ili Güdül ilçesinde Bizans döneminden kalma mağaralar bulunmaktadır.

Ankara Mağaraları(Mağara Turizmi)

Kuş Gözlem Alanı

Çöl Gölü Kuş Alanı,Mogan Gölü Kuş Alanı,Kızılcahamam Ormanları Kuş Alanı,Kavaklı Dağı Kuş Alanı,İnözü Vadisi Kuş Alanı ve Sarıyar Barajı Kuş Alanı Ankara ili sınırları içinde bulunmaktadır. Ayrıca Beynam Ormanı Kuş Alanı ve Tuz gölü Kuş Alanı da Ankarada bulunmaktadır.

Sakarya Havzası

Kızılırmak Havzası

Konya Kapalı Havzası


  #5  
Alt 25-09-2007, 05:43
 
Standart --->: Ankara Nasıl Gidilir Ne Yenir Nerde Kalınır Resimleri

Cok guzel rehber olmus Ankaraya gitmek isteyen buraya baksin...


  #6  
Alt 23-02-2008, 18:15
 
Standart Başkent Ankara Tanıtım (Nasıl Gidilir Ne Yenir Ne İçilir)

Ankara Genel Bilgi




İç Anadolu Bölgesinde yer alan Türkiye Cumhuriyetinin başkenti Ankara, doğuda Kırşehir ve Kırıkkale; batıda Eskişehir; kuzeyde Çankırı; kuzeybatıda Bolu ve güneyde Konya ve Aksaray illeri ile çevrilidir. Ankara, Orta Anadolunun kuzeybatısında bulunan Kızılırmak ve Sakarya nehirlerinin kollarının oluşturduğu ovalarla kaplı bir bölgedir. Güneyinde Tuz Gölü havzası ile Cihanbeyli Yaylası bu platoyu tamamlamaktadır. Bu bölgede orman alanları ile step ve bozkır alanlarının çevresi plato üzerinde yükselen dağlarla çevrilidir.

Yüzölçümü ile Türkiyenin ikinci büyük ili olan Ankara, 24.521 km2lik bir alanı kapsamaktadır. 2000 Yılı genel Nüfus Sayım sonuçlarına göre; toplam nüfusu4.007.860'tır.

Ankara'da tipik karasal İklim hüküm sürmekte olup, yazlar sıcak ve kurak, kışlar ise soğuk ve kar yağışlı geçer. Yıllık ortalama sıcaklık 11,6 C'dir. En çok İlkbahar ve Kış aylarında yağış alır. Yıllık ortalama yağış miktarı 386,3 mm.dir.


Ankara Türkiyenin Konyadan sonra ikinci önemli tarım ilidir. Topraklarının 1/3ünde ekim yapılmaktadır. Çayır, mera ve ormanlar bunlara eklendiğinde tarım alanlarının il toprakları içerisinde oranı 2/3e yükselir. Bitkisel üretimde öncelikle buğday, arpa, yulaf olmak üzere tahıllar yer alır. Türkiyenin toplam buğday üretiminin %8inden fazlası Ankarada üretilir. Fasulye, mercimek ve 1960lardan sonra da şekerpancarı üretimi önem kazanmıştır. Sebzecilik, meyvecilik da bunları tamamlamaktadır. Ayrıca Ankara elması ve armudu ile ünlü olup, bağcılık da yaygındır. Hayvancılık Ankara yöresinde eskiden beri yapılmaktadır. En çok koyun ve dünyaca ünlü Tiftik Keçisi yetiştirilir. Arıcılığın yanı sıra sığır besiciliği ve tavukçuluk da gelişmiştir.Bunun yanı sıra sanayi kolları da Ankarada önemli bir yer tutmaktadır.

İlin tarihteki ismi gemi çapası anlamına gelen "Ankyra"dır. Bizanslı Stephanos kente bu ismin Mısırlıları denize kadar sürüp çapalarına el koyan Galatlar tarafından verildiğini yazmaktadır.Çok sonraki yıllarda kent “Engürü” olarak isimlendirilmiş, bu sözcüğün Farsça üzüm anlamına gelen Engürden kaynaklandığı da bilinmektedir. Bu sözcük değişerek Ankaraya dönüşmüştür.


Ankara ve çevresinin tarihi, Bronz çağındaki Hatti Uygarlığına kadar inmektedir. MÖ.2000 yılında Hititler bölgeye egemen olmuştur. Hitit döneminde küçük bir yerleşim olduğu bilinen bu yörede Hititlere ait herhangi bir kalıntı günümüze ulaşamamıştır. Yörede Alt Paleolitik çağa ait bir yerleşime rastlanamamıştır. Ancak, 1937de Prof.Dr.Şevket Aziz Kansu Çubuk Çayının doğu kıyısında Keçiören yakınında, Eti Yokuşunda Orta Paleolitik Çağa tarihlenen Levalloison-Mousterion aletlerini ele geçirmiştir. Yörede yapılan kazılar ve yüzey araştırmalarında MÖ.30.000-10.000e ve 5500-5000e tarihlenen Çatalhöyük çanak çömleklerine benzer kalıntılar Durupınar yakınındaki höyükte ortaya çıkarılmıştır. Bunun yanı sıra bölgede Kalkolitik Çağa (5500-3500) ait pek çok höyük de bulunmaktadır.

MÖ.700de Lidyalılar Kızılırmaka kadar olan bütün bölgeyi ele geçirmişler. MÖ.547de de Persler buraya hakim olmuştur. Heredotosdan öğrenildiğine göre; ordu ticaret ve posta yolu olarak kullanılan Kral Yolu buradan geçiyordu. Ankaranın bulunduğu yerde de önemli bir konaklama ve ticaret yeri vardı.


Yazılı kaynaklarda Ankaranın ismi ilk kez Büyük İskenderin seferleri ile ilgili olarak geçmiştir. Antik kaynaklara göre İskender ordusunu Apameia Kelainaiadan (Dinar) Gordiona getirdiğini oradan da “Ankyra” ya ulaştığını yazar. İskenderin Pers egemenliğine son vermesiyle Kral Yolu önemini yitirmiş, Ankyra da önemini kaybetmiştir. İskenderin ölümünden sonra (MÖ.323) Ankyra da MÖ.III.yüzyılın başlarına kadar Seleukosların elinde kalmıştır. MÖ.200de bir Kelt ırkı olan Galatlar Ankarayı başkent yapmıştır. MÖ.189da Romalı komutan Manlius Vulso bu bölgeye gelerek Galatları yenmiş ve Pergamon Krallığına bağlamıştır. MÖ.168de Pergamon Krallığı ile savaşan Galatlar bölgeyi yeniden egemenlikleri altına almıştır. MÖ.25te Galatia denilen bu bölge bir Roma eyaleti olmuş, ekonomik ve askeri açıdan da önemli bir merkez konumuna gelmiştir. Bizans döneminde Ankaranın imparatorluk ordularının konaklama ve ikmal yeri olmasıyla önemi sürmüştür. Bu dönem, VII.yüzyılın başlarında Sasanilerin, IX.yüzyılın başlarında Arapların saldırısına uğramıştır. Bizansın doğu ile ticareti arttıkça da Ankara bölgesi önem kazanmıştır.

Malazgirt Savaşından sonra 1071de Ankara yöresi Selçukluların eline geçmiştir. 1101 ve 1102 yıllarında burası haçlı seferleri sırasında zarar görmüş, 1127de yeniden Selçuklular tarafından ele geçirilmiştir.Daha sonraki yıllarda Danişmend hükümdarı Emir Gazi ile oğlu Mehmet Gazi, onların ölümünden sonra da Sultan I.Mesut buraya hakim olmuştur. Sultan Kılıçarslan II, devletini on bir oğlu arasında bölüştürünce Ankara da Muhiddin Mesutun payına düşmüştür. Alaeddin Keykubat I zamanında (1219-1237) Ankara en parlak devrelerinden birisini yaşamıştır. Moğol saldırılarından sonra bölge bir süre Eretnalıların elinde kalmıştır. Orhan Gazi devrinde (1354) Ankara Süleyman Paşa tarafından Osmanlı topraklarına katılmıştır. Anadolu 1402 yılında Timurun saldırısına uğramıştır. 1402de Yıldırım Beyazid ve Timur arasındaki Ankara Savaşında şehir kısa bir süre Moğol istilasına uğrayan şehir, 1414de kesin olarak Osmanlı egemenliğine girmiştir.


Atatürk, Kurtuluş Savaşı sırasında 1920de Ankarayı stratejik konumundan ötürü merkez yapmış, 1923te de başkent ilan edilmiştir. Böylece yeni Türkiye Cumhuriyetinin Başkenti Ankara, Orta Anadolunun merkezi bir noktasında yeni baştan kurulmuştur.

Ankara tarihi yapıları yönünden önemli yapılarla bezenmiştir. Bunların başında Ankara Kalesi, Nymphaion, Augustos Mabedi, Caracalla Hamamı, Julien Sütunu, Tiyatro antik çağlardan günümüze gelen eserlerdir. Bunların yanı sıra, Selçuklu, Osmanlı ve Cumhuriyetin ilk yıllarına ait, mimari yönden önemli eserler de günümüze gelmiştir. Bunların başında Alaeddin Camisi, Arslanhane (Ahi Şerafeddin) Camisi, Saraç Sinan Mescidi, Ahi Elvan Camisi, Karacabey Camisi, Hamamı ve Türbesi, Hacı bayram Camisi ve Türbesi, Kurşunlu Han, Mahmutpaşa Bedesteni, Cenabi Ahmet Paşa Camisi ve Türbesi, Çengel Han, Hasan Paşa Hanı, Çukur Han ve Ak Köprü gelmektedir. I.Ulusal Mimarlık akımının önemli örnekleri olan Ankara Palas, Etnoğrafya Müzesi, Ziraat Bankası Genel Müdürlüğü, Gazi Eğitim Enstitüsü, Gümrükler Genel Müdürlüğü, Devlet Resim ve Heykel Müzesi, İş Bankası, Opera Binası ve çeşitli bakanlıklar Cumhuriyet döneminde yapılmış önemli eserlerdir.


Ankaranın en önemli eserlerinin başında da Ulu Önder Atatürk için yaptırılan görkemli bir yapı olan Anıtkabirdir (1953).


  #7  
Alt 23-02-2008, 18:16
 
Standart --->: Başkent Ankara

Ankara Gezgin Gözüyle

Eser ve müzeler yönünden zengin olan İlde, konaklayan turiste pek rastlanmamakta, kalış süresi ortalama iki gün olmaktadır.
Ankarada turistlerin ilgisini çeken önemli tarihi eserler ve mekanlar bulunmaktadır. İlin Roma ve öncesi dönemlere ait kültürel değerleri; Ankara Kalesi, Haymana Gavur Kalesi, Kalecik Kalesi, Agustus Mabedi, Roma Hamamı ve Julien Sütunudur. Selçuklular döneminden; Akköprü, Aslanhane Camii, Ahi Evran Camii ve Alaaddin Camiidir. Osmanlı Dönemi Eserleri arasında ise en önemlileri; Hacı Bayram Türbesi ve Camii, Ahmediye Camii, Hacı Musa Camii, İki Şerefeli Camii, Karacabey Camii ve Zincirli Camiidir. Cumhuriyet dönemi kültürel değerleri ise Maltepe Camii, Kocatepe Camii, Çankaya Köşkü, Anıtkabir ve Zafer Anıtıdır.




ANITKABİR

Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu, inkılâpların yaratıcısı, kahraman asker, büyük önder Mustafa Kemal Atatürkün ebedî istirahatgâhının bulunduğu Anıtkabir, Rasattepe de inşa edilmiştir.

Mimarları Prof. Emin Onat ve Doç. Orhan Ardadır. 1944 yılında yapımına başlanan anıt, 1953te tamamlanmıştır. Aynı yıl Ata, Etnografya Müzesindeki geçici kabrinden büyük bir törenle buraya nakledilmiştir.

Anıtkabir kompleksi içindeki üniteler ;İstiklâl Kulesi, Hürriyet Kulesi, Aslanlı Yol, Müdafaa-i Hukuk Kulesi, Mehmetçik Kulesi, Zafer Kulesi, Barış Kulesi, 23 Nisan Kulesi, Misak-ı Milli Kulesi, İnkılâp Kulesi, Zafer Kabartmaları, Mozole - Şeref Holüdür.


MÜZELER

Anadolu Medeniyetleri Müzesi

Etnografya Müzesi

Ankarada Atatürk Evi

Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Oyuncak Müzesi

Atatürkün Mekanı Müze Köşk

Beypazarı Kültür ve Tarih Müzesi

Eğit-Der Eğitim Özel Müzesi

Gordion Müzesi

Mehmet Akif Ersoy Evi
MTA Tabiat Tarihi Müzesi

ODTÜde Arkeoloji ve Müze

Türkiye Çocuk Esirgeme Kurumu Müzesi

TRT Müzesi ve Ulusal Kurtuluş Sergisi
100. Yıl Kız Teknik Öğretim Müzesi

Gazi Üniversitesi Mesleki Eğitim Fakültesi

T.C. Ziraat Bankası Müzesi

Kurtuluş Savaşı ve Cumhuriyet Müzesi


ÖRENYERLERİ

Gordion - Polatlı/Yassıhöyük:


Frigya Krallığının başkenti, ünlü Gordion şehrinin kalıntıları; Ankara-Eskişehir karayolunun yakınında, Sakarya (Sangarios) ve Porsuk nehirlerinin birbirlerine yaklaştıkları yerde, Polatlının 21 km. kuzeybatısında, Ankaradan 90 km. uzaklıkta, Yassıhöyük köyündedir.


Roma Hamamı
:

Ankara/Merkez: Ulus Meydanından Yıldırım Bayazıt Meydanına uzanan Çankırı Caddesi üzerinde, caddeden 2.5 metreye kadar yükseklikteki bir platform üzerinde bulunmaktadır. Hamamın bulunduğu yüksek platformun höyük olduğu bilinmektedir.


Gavurkale Örenyeri


Ankara/Haymana: Ankaranın 60 kilometre güneybatısındadır. Yanında akmakta olan Babayakup Deresinin tabanından 60 metre yüksekte olan tepe, uzun süren bir yerleşmeye sahne olmuştur. Tepeye buradaki eski yıkık duvarlar nedeniyle Gavurkale adı verilmiştir.

Karalar Köyü Örenyeri - Ankara/Kazan

Karahöyük Harabesi - Hacıtuğrul Köyü

Etnografya Müzesi
Ogüst Mabedi - Ankara/Altındağ


Ahlatlıbel :


Ahlatlıbel, Ankaranın 14 kilometre güneybatısında Taşpınar Köyü - Gavurkale -Haymana eski yolu üzerindedir. Ankaraya çok yakın olan bu Eski Tunç Çağı istasyonu Anadolu için önemli bir düz yerleşme birimidir.


Bitik :


Bitik Höyüğü Ankaranın 42 kilometre kuzeybatısındadır. Yukarıdan aşağıya doğru M.Ö. V. yüzyılda başlayan bir Klasik Çağ iskânı ile kalın bir Eski Tunç Çağ iskânı meydana çıkarılmıştır. Bitik teki Eski Tunç Çağı kalıntıları bölgenin Doğu ve Batı Anadolu ile ilgisini belgeler.


Etiyokuşu :


Ankaranın 5 kilometre kuzeyinde, Çubuk Çayı kıyısındadır. Buradaki kazı Prof. Şevket Aziz Kansu tarafından 1937 yılında Türk Tarih Kurumu adına yapılmıştır. En alt katta Eski Taş Devri tipte aletler ele geçmiştir. Onun üstündeki Eski Tunç Çağı kültürü Ahlatlıbel kültürü ile benzerlik gösterir. En üstte ise çeşitli devirlere ait büyük bir sarayın kalıntılarına rastlanmıştır.


Augustus Tapınağı :


Ulusta Hacı Bayram Cami bitişiğindedir. M.Ö. II. yüzyılda Frigya Tanrıçası Men adına yapılmış olan tapınak zamanla yıkılmıştır. Bugün kalıntıları bulunan tapınak ise son Galat Hükümdarı Amintosun oğlu Kral Pylamenes tarafından Roma İmparatoru Augustus adına bir bağlılık nişanesi olmak üzere yaptırılmıştır.


Julianus Sütunu :


Defterdarlık ve valilik binası arasındaki havuzun kenarında bulunmaktadır. Hiçbir yazıtı yoktur. Gövdesinde birçok halka olup, yüksekliği on beş metre kadardır. Sütunun İmparator Julianus un (M.S. 361 )


Ankara Roma Tiyatrosu :


Hisar Caddesi ile Pınar Sokak arasında yer alır. İlk defa 1982 yılı sonunda bulunmuş, kurtarma kazılarına 15 Mart 1983te Müzeler Genel Müdürlüğünce başlanmıştır. Anadolu Medeniyetleri Müzesi Müdürlüğü de kazılan 1986 yılı sonuna kadar sürdürmüştür. Sonuçta M.S. II. asrın başına tarihlenen tipik bir Roma Tiyatrosunun kalıntıları çıkarılmıştır. Bunlar arasında tonozlu parados binaları, döşemeli orkestra, seyirci oturma yerleri (kavea), sahne odası (scene)ndan artakalan temel ve duvarların yanı sıra birçok heykel ve parçalan bulunmuştur.


Akköprü :


Varlık Mahallesi önünde ve Ankara Çayı üzerinde olup, Ankaranın en eski köprüsüdür. 1222 yılında Selçuklu Hükümdarı I. Alaaddin Keykubat tarafından Ankara Valisi Kızılbey zamanında yaptırılmıştır.


Ali Cin Kalesi:

Zorlu bir kaya tırmanışıylayla ulaşılabilen esrarengiz ve gorkemli bir yapı... Sarp kayalıklara asılı, eşkiya efsanelerinin mekanı Ali Cin Kalesi, Ankara'nın, Kızılcahamam ilçesine baglı Çeltikçi beldesi yakılarında.


  #8  
Alt 23-02-2008, 18:17
 
Standart --->: Başkent Ankara

Ankara Arkoloji Müzesi ve Turistlik Yerler















































































  #9  
Alt 23-02-2008, 18:17
 
Standart --->: Başkent Ankara




























































  #10  
Alt 23-02-2008, 18:18
 
Standart --->: Başkent Ankara




Cevapla

Hızlı Cevap
Mesajınız:
Kullanıcı isminiz: Giriş yapmak için Buraya tıklayın
Rastgele Soru

Seçenekler


Seçenekler


Benzer Konular
Bursa Nasıl Gidilir Ne Yenir Nerde Kalınır Resimleri Bursa Nasıl Gidilir Ne Yenir Nerde Kalınır Resimleri Bursa'ya gitmek için çok neden var İpek yolu üzerinde bulunan tarihi şehrin verimli ovası üzerinde, yolun her iki yanına dizili son derece...
Alaçatı Nasıl Gidilir Ne Yenir Nerde Kalınır Resimleri Alaçatı Nasıl Gidilir Ne Yenir Nerde Kalınır Resimleri Rüzgârla randevumuz var!.. Rüzgâra karşı zafer kazanmak doğa ile bire bir mücadeleye girmek, 60-70 km hızla denizin yüzeyinde uçmak......
Altınoluk Nasıl Gidilir Ne Yenir Nerde Kalınır Resimleri GEZİYORUM Altınoluk ve Şahinderesi Kanyonu İster dağa çıkın, ister denize inin... Bu defa havası, suyu ve şifalı otlarıyla...
Kilyos Nasıl Gidilir Ne Yenir Nerde Kalınır Resimleri GEZİYORUM Kum, Deniz, Güneş üçgeninde bir cennet. Kilyos İki farklı atmosferde güneş, kum, deniz üçgenini sunan Kilyos, ...
Armutlu Nasıl Gidilir Ne Yenir Nerde Kalınır Resimleri Armutlu Nasıl Gidilir Ne Yenir Nerde Kalınır Resimleri GEZİYORUM Armutlu Yarımadası ortasında bir inci "Mecidiye Köyü" Yalova'dan girip, Gemlik'ten çıkmak üzere Armutlu Yarımadasını gezmeye...

 
Forum Stats
Üyeler: 65,680
Konular : 236,990
Mesajlar: 423,725
Şuan Sitemizde: 283

En Son Üye: smyra

Sosyal Linkler
Lütfen Facebook Sayfamızı Beğenin



Twitter Butonları





Google+ Butonu



Lütfen Google+ Sayfamızı Çevrenize Ekleyin


Sponsorlu Bağlantılar







Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 11:35.


Powered by vBulletin® Version 3.8.2
Copyright ©2000 - 2014, Jelsoft Enterprises Ltd.

DMCA.com

Sitemizde illegal paylaşım yasaktır.Sayfalarımızda bulunan içeriklerin telif haklarıyla ilgili bir şikayetiniz/sorunuz varsa bize ulaşmak için TIKLAYINIZ .
In this web site,illegal sharing is forbidden.If you have any problem/complaint about content's copyrights in our page,please click here to contact us.