Forum Kimler Online
Go Back   Ezberim > Türk ve Dünya Tarihi > Türk Tarihi
Kayıt ol Forumları Okundu Kabul Et


Sana Avucunu Açmiş Duruyor Peygamber

Türk ve Dünya Tarihi kategorisinde ve Türk Tarihi forumunda bulunan Sana Avucunu Açmiş Duruyor Peygamber konusunu görüntülemektesiniz.
vurulup tertemiz alnından, uzanmış yatıyor, bir hilal ugruna ya Rab, ne güneşler batıyor....






Yeni Konu aç Cevapla
 
Seçenekler
  #1  
Alt 18-03-2007, 12:30
 
Standart Sana Avucunu Açmiş Duruyor Peygamber(ÇANAKKALE)

"Sponsorlu Bağlantılar"

 




vurulup tertemiz alnından, uzanmış yatıyor,
bir hilal ugruna ya Rab, ne güneşler batıyor.







"Sponsorlu Bağlantılar"

 
"Sponsorlu Bağlantılar"



  #2  
Alt 18-03-2007, 12:32
 
Standart --->: Sana Avucunu Açmiş Duruyor Peygamber

Türk anası ne düşünüyor?
“... Zavallı valide ciğerparesini bir daha kokladı. Dedi ki: Hüseyin... Dayın Şıbkada, baban Dömekede ağaların da sekiz ay evvel Çanakkalede yatıyorlar. Bak son yongam sensin! Minareden ezan sesi kesilecekse, caminin kandilleri körlenecekse sütlerim haram olsun, öl de köye dönme. Yolun Şıbkaya uğrarsa dayının ruhuna Fatiha okumayı unutma! Haydi oğul, Allah yolunu açık etsin.”
(Oğlu Asker Hüseyin'i teşyî' ederken [uğurlarken])
Sonbaharın aysız gecelerinden biriydi. Bulutlar birbiri üzerine yığılmış, hava toprakla bu bulutlar arasında sıkışmış, ağırlaşmış göğüs darlığı çeken insanlar gibi sıcak dalgalarıyla teneffüsü boğucu bir tazyik altına almıştı. Karanlık o kadar yoğun idi ki sakin yıldızlı geceler bu korkunç karanlığa nispetle adeta gündüz sayılabilirdi. Yağmur bardaktan boşanırcasına dökülüyor, şimşekler, gökleri yere indirecek gibi yıkıyor, parçalıyor, güya cenge koşan askerleri top ve bomba bombardımanlarına alıştırmak istiyormuş gibi kulakların zarını patlatacak derecede kesilmeksizin devam ediyor, yıldırımlar birbirine rekabet edercesine zikzaklı ve ateşli hatlar çizerek tesadüf ettiği tabii ve sınaî her tabyayı tahrib ve ihrakta olanca şiddetiyle çalışıyordu. Tabiatın kıyametten bir numûne olan bu dehşetli hengamesi arasında beşerin kudret ve azmine delil olacak bir askeri faaliyet, bütün intizamıyla, bütün sakinliği ve ihtişamıyla devam ediyor; harekâtına zerre kadar halel getirmeden bir dakikasını bile kaçırmıyordu.
Bilecik İstasyonunda bir askerî tren harekete âmâde idi, lokomotif istim hazinelerinde fazla geleni keskin bir hışırtıyla semâya savuruyordu, otuz iki vagon birbirine yapışmış, şanlı yolcularını taklid edercesine dizilmişti.
İkinci kampana çalınmış olmalı ki vagonlara inen binen yok. Fakat askerî trenlerin ikinci kampanalarıyla üçüncü kampanaları arasında epeyce zaman geçtiğini biliriz. Sivil yolcu trenlerinin ân-ı hareketini ihtar eden kondüktörlerin “Tamam, tamam” nidaları askerî bir trenin harekete hazır olduğunu itham edemez. O sağdan saydıran, mevcudun adedini anlatan başka bir usule, başka bir tamama tâbi olduğundan askerî memurlar bütün mevcudiyetleriyle çalışıyorlar, vazifelerini ikmâle uğraşıyorlardı.
Trenin tam karşısında ve kapısı açık kırk beşlik bir vagonun hizasında bir karaltı vardı, oraya mıhlanmış duruyordu. Abdulkadir Kemal bu karaltının ne olduğunu anlamak istemişti, evvela nöbetçidir diye hükmetti. Hakikatte bu bir evlâd-ı vatan bekleyen şefkatli bir anneydi.
Yanına yaklaştığı vakit, vücudu manevi kederlerin büktüğü bellerin rükû şeklini andırır bir şekilde biraz önüne doğru eğilmişti. Elinde bir değnekcik sırtında bağlı bir torba vardı. Karaltı, kendisinin sessiz lisanına ve inleyen kalbine tercüman olan mukaddes bir maksadla canlı bir abide gibi orada kakılmış kalmış bir Türk anasıydı. Yıldırımların salıverdiği kuvvetli projektörlerin aydınlığı sararmış, çizgili çehresini gösterdi. Başındaki örtü ıslanmış, çenesine, şakaklarına akçıl saçlarına yapışmıştı. Şimşek çaktığı her kısa zaman aralığında gözleri vagona yöneliyordu.
Abdulkadir yaklaştı:
- Valide burada ne duruyorsun? Sualiyle aşağıdaki konuşma başladı:
- Şimendiferde asker oğlum var; onu geçirmeye, selametlemeye geldim.
- Oğlun kimdir, nerelidir?
- Söğütün Akgünlü köyünden, Osmancığın ana yatağından Mahmud oğlu Hüseyin...
- Çağırayım mı, görmek istiyor musun?
- Ona bir sözüm var, söyleyecektim. Zahmet olmazsa, sana duâ ederim.
Abdulkadir vagona koştu. Bir künye okudu. Mahmud oğlu Hüseyin, Söğüt. Bir ses:
- Efendim. Benim Mahmud oğlu Hüseyin, Söğüt. Akgünlüden.
- Gel oğlum, seni anan görmek istiyor.
Delikanlı vagondan atladı. Şimşeğin ışığı altında seçilebilen levendine bir vücud, filiz gibi bir boy, Hüseyin Polat, müheykel gibi hazır ol vaziyetinde sağ el selam ve ihtiram mevkiinde Abdulkadirin karşısında emre âmâde idi. Beraberce yürüdüler. Muhterem validenin karşısında durdular. Hüseyin anasının elini öptü. Zavallı valide ciğerparesini bir daha kokladı. Dedi ki:
- Hüseyin... Dayın Şıbkada, baban Dömekede ağaların da sekiz ay evvel Çanakkalede yatıyorlar. Bak son yongam sensin! Minareden ezan sesi kesilecekse, caminin kandilleri körlenecekse, sütlerim haram olsun, öl de köye dönme. Yolun Şibkaya uğrarsa dayının ruhuna Fatiha okumayı unutma! Haydi oğul, Allah yolunu açık etsin.” dedi.
Hüseyin bu sözleri kalbinin en derin ahd ve vefa yerine gömdüğünü îma eden bir saygı ile dinlemişti. Anasını ve Abdulkadiri selamladı, gitti. Abdulkadir, bu büyük ruhlu kadınla yalnız kalmıştı, sordu:
- Valide demek ki sizin soyun erkekleri hep şehit oldular öyle mi?
- Yalnız bizim soy değil, oğul. Elli yıldır köylü, mezarlığa delikanlı gömemedi. Din dursun da; ko biz hep ölelim.
- Şimdi köyünüzde hiç erkek yok mu?
- Köyümüz bütün erkek dolu.
Bizi beğenemediniz mi, hiçbir işimiz geri kalmadı. Evvelden nasılsak yine öyleyiz, bağrımıza kara taş bağladık düşman mahvoluncaya kadar dayanacağız. Yaradanım bana o günü göstermeden canımı almasın dedi. Abdulkadir bu ulu validenin karşısında donmuş kalmıştı. Dayanamadı, gözlerinden iki iftihar damlası salıverdi ve bir îman ve kanaatle şu sözleri söyleyerek ayrıldı:
Milleti doğuran da ana, yaşatan da. Türk anası hâlâ oradaydı, trenin hareketini bekliyordu


  #3  
Alt 18-03-2007, 12:34
 
Standart --->: Sana Avucunu Açmiş Duruyor Peygamber



  #4  
Alt 18-03-2007, 12:35
 
Standart --->: Sana Avucunu Açmiş Duruyor Peygamber



  #5  
Alt 18-03-2007, 12:36
 
Standart --->: Sana Avucunu Açmiş Duruyor Peygamber

eline emeğine sağlık
paylaşım için teşekürler serkan32


  #6  
Alt 18-03-2007, 12:38
 
Standart --->: Sana Avucunu Açmiş Duruyor Peygamber

Hattatoğlu Mustafa efendi anlatıyor:
Birgün, bizim birliğe takviye Balıkesir gönüllüleri geldi denildi. Gittim. 120 kişiydiler. Hemen hemen hepsi tanıdıktı. Sarıldık, hasret giderdik. Başlarında da o zamanlar Balıkesir'in ünlü kabadayısı Üçpınarlı Ali vardı. Ali, sancaktar olmuş. Tüfeği çapraz asmış, sancağın üzerinde de sırma ile "Karesi Gönüllüleri" yazdırmıştı. Kabadayılığı gene eldenbırakmamış, askerlikte pek hoş olmamasına rağmen, beline kamasını sallandırmıştı. Beni görür görmez yanıma geldi. "Kumandan efendi, biz buraya beklemeye gelmedik! Haydi düşmanı basalım... "
"Burada herşey emrinle olur. Hücuma sadeci biz geçersek, kendimizi gereksiz kırdırırız. Her şeyin bir zamanı var."
"Peki öyleyse, hücuma geçmeden yarım saat önce bize söyle de şu sırt çantalarını emniyetli bir yere koyalım, Şöyle rahat rahat, doyasıya dövüşelim!" Ali haklıydı. Sırt çantaları, askerin en kıymetli şeylerini taşırdı. Çamaşırları, paraları, mektupları, usturası, sigarası, tütünü hep sırt çantalarında olurdu. Çantaları kaybolduğunda, asker sıkıntı çekerdi. Çok hareketli zamanlarda, çantta sırtta muharebeye girilirdi. Hücuma yarım saat kala Ali'ye haber verdim. Balıkesirlileri aldı, siperlerin gerisinde kayboldu. Hemin gelirler sandım. Beklerim gelmezler... Beklerim gelmezler... Bir çavuşa, "Şu bizim hemşehrilere bir bakalım.." dedim. Gitti. Biraz sonra önde Üç Pınarlı Ali, arkada arkadaşları çıkıp geldiler. Şaşırdım. Hepsi süslenmişler; hanımlarının, nişanlılarının verdiği aylık mendillerini kimi boynuna dolamış, kimi alnına çatmış, kimi bileğine sarmıştı. Çoğu yakalarına artık kurumuş gül veya karanfil takmıştı. Ali'ye sordum: "Neden geç kaldınız?"
Komutan Bey, biraz sonra Cenab-ı Allah'ın huzuruna çıkacağız. Temiz çıkalım dedik. Ola ki bir pislik bulaşmıştır diye çamaşırlarımızı değiştirdik Abdest aldık. Biz buraya oynamaya değil, düğüne geldik. Bugün bizim bayramımız. Onun için süslendik. Ayrılık hediyelerini taktık. Birazdan bayramımız var. Aman sen bize, hücumdan beş dakika önce haber ver..." Ali'nin bu sözlerinden sonra büyük bir sessizlik oldu... Herkes kendi dünyasına dönmüş, dua ediyordu. Gözler yumulu, avuçlar açılmış, sadece dudaklar kıpırdıyordu. Saatime baktım. Ali'ye beş dakika kaldığını bildirdim. Birden bire ortalık kaynayıverdi. Hepsi birbirlerine sarılıyor, öpüşüyor, hellallesiyorlardı.
"Utandırmayın ha!... İyi döğüşün ha!... Gün bugündür... Anamız bizi bugün için doğurdu... Hakkınızı helal edin..."
Kısa bir süre sonra dişler kenetli, süngülerini takmış, tüfeklerinin dipçiklerine parmaklarını geçirircesine yapışmış bölük hücuma hazırdı. Herkes ölüme hazırdı.
"Hücuuum!...! deyince sanki siperler sarsılıverdi. Hepsi, "Allah... Allah!" diye düşmanın içine bir hançer gibi daldılar. Dövüştük... Dövüştük... Akşama doğru savaş durdu. Yanıma birisi geldi, "Komutanım, Üçpınarlı Ali sancağı vermiyor..." dedi. Gittim, baktım. O yüzyirmi kişiden, o gün üç kişi sağ kalmış. Ali de şehitler arasanda idi.



  #7  
Alt 18-03-2007, 12:40
 
Standart --->: Sana Avucunu Açmiş Duruyor Peygamber

"Akşamüstü, River Clyde şilebi subaylarından yüzbaşı Smith makinalı tüfekler için daha fazla ikmal sağlamak üzere geldi. Dediğine göre, River Cly'da durum yürekler acısıymış. 20 MİSLİ BİR KUVVETLE ÇARPIŞMAK ZORUNDA KALDIKLARINI SÖYLERKEN, YÜZBAŞI HİÇ HEYECANLI DEĞİLDİ. Ertuğrul Köyü bölgesinde karaya çıkan birlikler ateş çemberine düştüler."
Lan Hamilton'un Savaş Notlarından
25 Nisan sabahı İngilizler öncelikle yaklaşık 2000 kişilik bir kuvvetle sahile çıkmaya başladılar. Günün ilerleyen saatlerinde bu rakam 3000'i geçiyordu. Ezineli Yahya Çavuş yanına aldığı 53 arkadaşıyla beraber düşmana geçit vermediler. Denizden gelen binlerce asker karşısında bir ara cephanelerinin bitmekte olduğnu fark edince, arkadaşlarına dönerek; "2 kişiyi bir araya getirerek ateş edin! Mermileri israf etmeyelim" der.
İçinden çıkılmaz bir savaştı ÇANAKKALE... Önceleri 2000 kişinin karaya çıktığını ve 20 misli bir kuvvetle karşılık verildiği söylendiğine göre; Yahya Çavuş ve arkadaşları 63 kişi değil, 40 bin kişi olması gerekmez miydi?
BİR KAHRAMAN KATIM VE YAHYA ÇAVUŞTULAR,
TAM ÜÇ ALAYLA BURADA GÖNÜLDEN VURUŞTULAR,
DÜŞMAN TÜMEN SANIRDA BU ŞAHESER ERLERİ,
ALLAH'I ARZU ETTİLER, AKŞAMA KAVUŞTULAR...







  #8  
Alt 18-03-2007, 12:41
 
Standart --->: Sana Avucunu Açmiş Duruyor Peygamber

Şehit Mektubu
Oğlun Şehit... çatma kaşını Anne,
Metin olda dik tut başını Anne,
Gel; öp... kokla... mezar taşımı Anne,
Akıtma gözünden yaşını Anne!
Olsada bu dünyada gönlün ezik,
Eğilme kimseye tut başını dik!
Bu duygular bize tanıdık bildik,
Akıtma gözünden yaşını Anne!
Ölüm vaktin gelsin kavuşacağız,
Albayrak altında buluşacağız...
Mahşerde birleşip sarılacağız,
Akıtma gözünden yaşını Anne!

Bitmedi soysuzlar ona yanarım,
Dökülen bunca masum kana, yanarım.
Öldüğüme değil sana yanarım,
Akıtma gözünden yaşını Anne!

Bizler bedeni olmayan diriyiz!
Şanlı Peygamberin Askerleriyiz,
Kanımızla vatanın vergileriyiz,
Akıtma gözünden yaşını Anne!

Ya devlet başa ya kuzgun leşe!
Vermeyiz kimseye vatanı beleşe...
Hele hele üç beş soysuz gebeşe,
Akıtma gözünden yaşını Anne!

Siyasiler çıkar adlı oyunda,
Oyunlar oynandı hep bizim kanda!
Babam, gardaşlarım, yarim bir yanda,
Akıtma gözünden yaşını Anne!

Oyunlar oynanıyor kanımızda,
Feryatlar kopar yürek kapımızda,
Cenazede olurlar yanımızda,
Akıtma gözünden yaşını Anne!

Sen Şehit Anasısın gurur duy Anne,
Bugün bizim için hem şölen hem toy Anne,
Türk: tarihe yön veren o asil soy Anne,
Akıtma gözünden yaşını Anne!


  #9  
Alt 18-03-2007, 12:43
 
Standart --->: Sana Avucunu Açmiş Duruyor Peygamber

eline saglık kardesım
paylasımın ıcın tsklerrr


  #10  
Alt 18-03-2007, 12:53
 
Standart --->: Sana Avucunu Açmiş Duruyor Peygamber







mutlaka izleyin


Cevapla

Hızlı Cevap
Mesajınız:
Kullanıcı isminiz: Giriş yapmak için Buraya tıklayın
Rastgele Soru

Seçenekler


Seçenekler


Benzer Konular
Muhteşem Yüzyıl Başlayınca Savaş Duruyor! Muhteşem Yüzyıl Başlayınca Savaş Duruyor! İnanması güç ama bu bir gerçek. Suriyeli bir gazetecinin aktardığına göre Muhteşem Yüzyıl başlayınca Suriyedeki ççatışmalar tamamen duruyormuş. ...
Ben Sana Sana (Sana) öLürüm... Sana öLürüm ! http://s10b.directupload.net/images/090106/xqxvohyr.swf
Yûreğîmîn DiLi YokSa GôzLerim Ne Güne Duruyor tek heceli bir sözcüktü beni bu hale getiren...beni sana bağlayan...sen yokken nefes alamadığım...seninleyken zamanın nasıl geçtiğini fark edemediğim ... tek hece... beni ölümle ilk kez yüz yüze...
BeN SaNa AŞk DiYoRuM..OYSa SaNa İSMiNLe HiTaP EDiYoRLaR BeN SaNa AŞk DiYoRuM..OYSa SaNa İSMiNLe HiTaP EDiYoRLaR ...
Gülben Ergen Sana sana Sana sana Seni istiyorum çılgınlar gibi seni Arzularım nehir gibi Yanıyor bak her yanım Baştan tırnağa sırıl sıklamım Seni istiyorum Nerede olursan ol

 
Forum Stats
Üyeler: 65,748
Konular : 238,938
Mesajlar: 426,175
Şuan Sitemizde: 272

En Son Üye: mcmc

Sosyal Linkler
Lütfen Facebook Sayfamızı Beğenin



Twitter Butonları





Google+ Butonu



Lütfen Google+ Sayfamızı Çevrenize Ekleyin


Sponsorlu Bağlantılar







Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 00:44.


Powered by vBulletin® Version 3.8.2
Copyright ©2000 - 2014, Jelsoft Enterprises Ltd.

DMCA.com

Sitemizde illegal paylaşım yasaktır.Sayfalarımızda bulunan içeriklerin telif haklarıyla ilgili bir şikayetiniz/sorunuz varsa bize ulaşmak için TIKLAYINIZ .
In this web site,illegal sharing is forbidden.If you have any problem/complaint about content's copyrights in our page,please click here to contact us.