Forum Kimler Online
Go Back   Ezberim > Genel Sağlık > Sağlık
Kayıt ol Forumları Okundu Kabul Et


Organ nakli ile ilgili soru ve cevaplar

Genel Sağlık kategorisinde ve Sağlık forumunda bulunan Organ nakli ile ilgili soru ve cevaplar konusunu görüntülemektesiniz.
Organ nakli ile ilgili soru ve cevaplar Yıpranmış organ veya dokuları nakletme ve yerine koyma imkanları var mıdır? Evet, bazı ...






Yeni Konu aç Cevapla
Seçenekler
  #1  
Okunmamış 29-11-2007, 19:32
 
Standart Organ nakli ile ilgili soru ve cevaplar

"Sponsorlu Bağlantılar"

 


Organ nakli ile ilgili soru ve cevaplar

Yıpranmış organ veya dokuları nakletme ve yerine koyma imkanları var mıdır?
Evet, bazı hallerde dokular ve organlar eklenebilir (graft). Ancak, ne yazık ki, bir insandan başkasına veya bir hayvandan bir insana eklenen bu dokuların büyük çoğunluğu birkaç günden ya da birkaç haftadan fazla yaşamamaktadır.



Bir hastanın kendi vücudundan bir organ veya doku, vücudunun başka bir yerine başarıyla nakledilebilir mi?
Bu çeşit nakiller çoğunlukla başarıyla yapılmaktadır.

En çok nakledilen organ ve dokular hangileridir?
En çok nakledilen doku cilttir. Ancak çok vakalarda kıkırdaklar, kemikler, kan damarları ve bazen de bir böbrek veya böbreküstü bezi vücudun bir kısmından başka bir yerine nakledilmektedir. Kalpler, karaciğerler, böbrekler, kornealar ve akciğerler başarıyla bir insandan başkasına nakledilmiş bulunmaktadır.

Ototransplantasyon ne demektir?
Aynı vücuttan bir organ veya dokunun, aynı insanın vücudunun başka yerine nakledilmiş ve eklenmiş olma işlemidir.

Homotransplansyon nedir?
Bir kişiden başka bir kişiye bir organ veya dokunun nakli ve eklenmesidir.

Bütün bir organı nakletmek teknik bakımdan mümkün müdür?
Evet. Cerrahi bakımından bu çok kez mümkündür. Günümüzde bir insanın bütün kalbinin başkasına nakledildiği çok kez görülmüştür. Bundan başka bir kişiden ötekine böbrek ve karaciğer naklinin yapıldığı vakalar da mevcuttur.

Bir kişiden başkasına yapılan nakillerde nakledilen organ ve doku her zaman yaşar mı?
Ne yazık ki hayır. Bunun nedeni de her insanın kan akımında ani kor ve muafiyeti olan yapıların olmasıdır. Bunların görevi vücut yabancı cisimlere karşı korumaktır. Bu yabancı yapılar genellik bakteriler, virüsler ve çoğunlukla enfeksiyon yoluyla veya norm doku barikatlarını aşan hareketsiz zerreler olarak vücuda girmektedirler. Ayrıca bir yaralanma izi veya yaradan da, bu yabancı isimler insan vücuduna girebilmektedir. Ev sahibinin vücudu h yabancı maddeye gösterdiği korunma tepkisini nakledilen doku organlara da göstermektedir. Ve vücuttaki koruma hücreleri, çok kez nakledilen dokuları er geç yok etmeyi başarmaktadır.

Bir organ nakline ev sahibi vücudun bu tepkisi nasıl adlandırılır?
Bunlar için genellikle iki isim kullanılmaktadır; organ reddi ve organ nakli muafiyeti.

Bir insandan başka bir insana yapılan bütün nakiller ölüme mahkûm mudur?
Hayır. Günümüzde bir insandan ötekine birçok başarılı böbrek karaciğer ve kalp nakilleri örnekleri mevcuttur. Bundan başka kişiden ötekine başarıyla nakledilmiş sayısız kornealar (gözbebeğini örten ince berrak zar) vardır.

Hayvanlardan insanlara doku naklinde başarı elde edilmiş midir?
Evet. Plastik cerrahide hayvani kıkırdaklar başarıyla insanla nakledilmiştir. Bu gibi kıkırdaklar, çene kemikleri ve semer bun Csaddlenose) tabir edilen biçimsiz yüz organlarının estetik ameliyatlarda düzeltilmesinde çok kez kullanılmıştır. Tıbbi literatürde şempanzelerden veya köpeklerden nakledilen, bütün böbrek nakli yapılan insanlarda birkaç aydan iki yıla kadar yaşadığına dair çeşitli örneklere rastlanmaktadır.

Organ reddi veya nakil muaflığını yenmek bazen mümkün olmak mıdır?
Evet, son yıllarda bu alanda ilerlemeler kaydedilmiştir. Organ reddini önlemek için nakil yapılacak kişinin koruyucu antikorlarını muayyen bir süre için hareketsiz ve çalışamaz hale getirmek gerekmektedir. Bunu teminde "antilenfositik globulin" adlı bir madde çok etkili ve başarılı olmuştur.

Teknik bakımdan bir insandan ötekine nakledilmesi mümkün olan organlar hangileridir?
Kalp, akciğer, karaciğer, böbrek, böbreküstü bezleri. Burada şu husus yeniden belirtilmelidir ki, bu gibi organların başarı ile nakledilmeleri, bunların devamlı olarak yaşayacaklarına dair bir garanti teşkil etmez.

Bir hastanın antikorlarının ve korunma mekanizmalarının çalışamaz durumda olduğu süre içerisinde hastanın başka yolda korunması gerekli midir?
Evet. Büyük dozajlarda antibiyotikler ve kortizon gibi steroit ilaçlar kendisine verilmektedir. Bu yapılmadığı takdirde hasta karşı konulamaz enfeksiyonlara kapılabilecektir.

Nakledilecek organın vücut tarafından reddedilmesi için ne gibi metotlara başvurulması gereklidir?
a. Bir insandan başkasına nakil yapılmadan iki tarafın dokuları dikkatle incelenir ve benzerlik aranır. Benzerlik göstermeyen dokular nakledilmez.
b. İmuran gibi kimyasal formüller hastaya verilir. Bunlar belirli bir süre için alıcının antikorlarının yabancı dokulara veya organlara saldırmalarını önler.
c. Hastanın nakil yapılacak kesimine büyük dozajda X ışınları uygulamanın da muayyen bir süre için antikorların ve muafiyet yapılarının hareketsiz kalmasını temin ettiği görülmüştür.
d. Bazı hallerde, göğüs kemiğinin altındaki timüs guddesinin veya dalağın alınmasının da antikorların faaliyetini engellediği görülmüştür. Böylece nakledilen organ yaşama şansını bulabilmektedir.
e. Antilenfositik globulin verilir.
f. Nakledilen organın yaşayabilmesi ve tepki fenomenlerini durdurmak için yukarıda yazılı tedavi usullerinin bir bileşimi tertip edilerek nakil yapılan kişiye verilmektedir.

Başarılı bir şekilde nakledilmiş bir organ, yeni çevresinde daima normal bir tepki gösterir mi?
Hayır. Hayvanlarda yapılan tecrübelerde görülmüştür ki hasta bir organın yerine getirilmiş olan sıhhatli bir organda, çok kez yerine konduğu hasta organın tutulmuş olduğu hastalık gelişecektir.

Hastalanan arterler ve kan damarlarının yerine yenileri nakledilebilir mi?
Evet, bu nakiller de en başarılı olan alanlardan biridir. Ancak, son tecrübelerde görülmüştür ki Daeron ve Teflon gibi suni maddelerle yapılan arter ve damar nakilleri canlılarından daha başarılı sonuçlar vermektedir.

Kan damarlarındaki hangi hastalıklar için nakiller tavsiye edilmektedir?
Daeron ve Teflon eklemlerinden çeşitli hastalıklarda yararlanılabilinmektedir. Aşağıdakiler bazılarıdır:
a. Bazı felç vakalarında, nedenin boyunda karotis arterinde meydana gelmiş arteriosklerozdan ileri geldiği görülmüştür. Birçok vakada boyundaki karotis arterin de, dar bir geçit kazılıp (endarektomi) buraya Daeron veya Teflondan bir ekleme yapılarak gayet faydalı sonuçlar elde edilmiştir.
b. Birçok vaka vardır ki karındaki aortta (büyük ortadamar) arterioskleroz ile o derece tıkanmıştır ki ayaklara yeterli derecede kan inememektedir. Bu gibi hallerde karın bölgesindeki aort, Daeron veya Teflondan yapılmış tüp şeklinde bir ekleme (graft) ile değiştirilebilinecek veya tıkanan damar kazılarak bir yol açılacak ve yine bu maddelerden yapılan eklemelerden yararlanılacaktır.
c. Birçok vaka vardır ki, böbreğe inen ana arter, aterıoskleroz yüzünden daralmış ve bu nedenle, yüksek kan basıncı meydana gelmiştir. Bu hallerde böbrek arteri kazılarak genişletilir ve arter yolunu açık tutmak için bir ekleme yapılır.
d. Kasıklarda veya kalçalardaki damarların, arterioskleroz yüzün, den tıkanmasıyla, bacaklara ve ayağa kan akımının tehlikeye girmiş olduğu birçok vaka görülmüştür. Bu gibi hallerin bazılarında daralmış olan kan damarlarının Daeron veya Teflon nakilleriyle, değiştirilmesiyle başarıya ulaşılmıştır. Bir kısım operatörler dizdeki arteri geçerken Daeron veya Teflon eklemeleri yerine canlı bir damar nakli yapmayı tercih etmektedirler.
e Göğüste veya karındaki aortdaki bir anörizmanın meydana gelmesi bir ekleme kullanılması için en yaygın olan nedenlerden biridir. Bir anörizma bir arterin zayıflamasıyla arter çeperinde bir yumrulaşma veya kabarmanın meydana gelmesi demektir.
Buna bir çare bulunmazsa arter çatlayabilir ve hastanın ölümüne neden olabilir. Bunu önlemek için aortun hastalanan kısmı yerine, Dacrondan veya Teflondan yapılmış tüp biçiminde bir ekleme nakledilir,
f. Son yıllarda karın bölgesindeki bağırsakların büyük bir bölümünü besleyen arterlerden bir kısmının arterioskleroz olabildiği görülmüştür. Bu hallerde bunlara Dacron veya Teflon eklemeler yapılabilinmektedir.

Organ nakli ile yaşama süresinin uzatılabileceği günün geleceği umut edinilebilinir mi?
Önümüzdeki yıllar içerisinde birçok kişinin hastalanmış organlarını sıhhatli organlarla değiştirilerek yaşama sürelerinin uzatılabileceği şüphesizdir. Tabiidir ki, bir insanın bir organ nakli sayesinde uzun yıllar yaşayabilmesi için, vücudundaki öteki organları nispeten sıhhatli bir halde bulunmalıdır. Çünkü bütün yıpranmış organları nakil yoluyla değiştirmek imkanı mevcut değildir.







"Sponsorlu Bağlantılar"

 
"Sponsorlu Bağlantılar"



  #2  
Okunmamış 07-01-2008, 22:05
 
Standart Organ Nakli

Organ nakli ile ilgili soru ve cevaplar

ORGAN NAKLİ NEDİR ?
Görev yapmayacak kadar hasta ve hatta bedene zararlı hale gelen bir organın, bir yenisi ve sağlamı ile değiştirilebilmesi işlemine” Organ Nakli” veya Organ Transplantasyonu “denilir.



ORGAN NAKLİNİN ŞU ANKİ DURUMU NEDİR ?
Günümüzde göz, böbrek, karaciğer, kalp, pankreas, kemik iliği, kalp- akciğer, kemik ve ince barsak en çok nakledilen organlardır. Bu nakillerde organlar hemen hemen daima ölülerden yada 1. derecedeki akrabalardan sağlanmaktadır. Örneğin kalp hastalığından ölmüş bir kişinin sağlam kornea ve böbrekleri alınıp, görmeyen insanlara yada böbrek hastalarına nakledilmektedir.

KRONİK BÖBREK YETMEZLİĞİ HASTALIĞI (ÜREMİ) NEDİR ?
Vücudumuzda çok önemli görevler yapan böbreklerimiz taş, şeker hastalığı, nefrit, yüksek tansiyon, mikroplar, yaralanmalar veya kullandığımız ilaçlar nedeniyle hastalanabilir. Bu hastalıkların bazıları tedavi edilirken, tedavi ile düzelmez gittikçe ilerleyerek kişiyi ölüme götürür. Tedavi edilmeyen ilerlemiş bu tür böbrek hastalıklarına üremi (kanda üre miktarının yükselmesi) son dönem böbrek yetersizliği veya kronik böbrek yetersizliği gibi adlar verilmektedir.

KRONİK BÖBREK HASTASININ NE GİBİ ŞİKAYETLERİ OLUR?
Bu hastalarda bulantı, kusma, iştahsızlık, halsizlik, güçsüzlük, burun kanaması, kaşıntı, nefes darlığı, öksürük, vücudunda şişlik, uykusuzluk, kramp, huzursuzluk gibi şikayetler vardır. Bazıları birden nefes darlığı veya koma hali ile hastaneye kaldırılır.

TÜRKİYEDE KRONİK BÖBREK HASTASI ÇOK MUDUR ?
Türkiyede her yıl 3.000 kişinin kronik böbrek yetmezliğine girdiği tahmin edilmektedir. Sağlık Bakanlığından alınan rakamlara göre 2001 Şubat ayı itibariyle 19.609 diyaliz hastası mevcut olup, bunların 18.063′üne hemodiyaliz, 1546 sına Periton diyalizi uygulanmaktadır. Bu hastaların ne yazık ki çoğu genç olup, genellikle 20-40 yaşları arasındadır.

KRONİK BÖBREK HASTALIĞININ TEDAVİSİ VAR MIDIR ?
Her iki böbreği de çalışmayan bu hastalar için, hasta böbrekler yerine suni böbrekler yapıldı. Suni böbrek ” yada diğer adıyla HEMODİYALİZ ” bir süzgeçtir. İdrarı kana karışmış bu hastalar haftada üç gün hastaneye giderler, kanları damardan bir boru ile hastaya alınıp bu süzgeçten geçirildikten sonra yine bu boru ile hastaya verilir. Bu tedavi ile hastalar ayakta kalmaktadır. Ancak suni böbrek bizim böbreğimizin yaptığı her şeyi yapamaz. Bu yüzden de hastalar tamamıyla iyileşemezler. Bir diğer tedavi biçim,i ise Periton Diyalizdir. Bu tedavi biçiminde ise hastalar karın boşluğuna takılacak bir kateter yardımıyla tedavilerini sürdürürler. Bu tedaviler pahalı olduğundan genellikle sadece devlet yardımı görenler tedavi olabilirler. Bu nedenle suni böbrek yerine geçecek çareler aranmış ve “böbrek nakli” ortaya çıkmıştır.

BÖBREK NAKLİ NEDİR ?
Böbrek nakli; kronik böbrek hastasına, ülkemizde genellikle olduğu gibi sağlıklı bir insandan veya ölüden alınan böbreğin vücuda takılması işlemidir. Böylece hasta yeniden sosyal yaşamına kavuşmaktadır. Hemodiyaliz makinesi ile bağımlı bir yaşam sürdürmek zorunda iken kontrollü ama diyalize bağlı olmayan bir yaşama geçebilmektedir.

BÖBREK NAKLİ İÇİN ORGANLAR NASIL SAĞLANIYOR ?
Çok sayıda böbrek hastasına aile fertlerinden böbrek bulma güçlüğü yüzünden, trafik kazalarında hayatını kaybedenlerde olduğu gibi ölülerden böbrek alıp hastalara takma çareleri aranmış ve bunda başarılı olunmuştur. Yeni ölmüş kişilerden alınarak yapılan böbrek takma işlemine kadavradan böbrek nakli denmektedir. Yaşamını henüz kaybetmiş kişiden alınan iki böbrek uygun doku grubunda böbrek bekleyen iki kişiye takılmakta, bir insanın ölüsü iki kişiye hayat vermektedir. Bu güzel olaya rağmen yinede böbrek hastaları için yeterli ölü böbreği bulunmamaktadır. Bunun nedeni yeni ölmüş kişinin başında bulunan yakınlarını ölülerinden böbrek alınmasına rıza göstermeyişleridir.

ORGAN BAĞIŞINA İHTİYAÇ VAR MIDIR ?
EVET. Bir çok hasta bağışlanmış bir organ için beklerken ölmektedir. Bağışlanmış bir organ, başarılı bir nakilden sonra, gerçek bir yaşam armağanıdır. ” SİZ, BİR YAŞAM ARMAĞAN ETMEKTESİNİZ”

TÜRKİYEDE BÖBREK NAKLİ NE ZAMAN BAŞLADI ?
Türkiyede ilk başarılı böbrek nakli 1975 yılında Hacettepe Hastanesinde Dr. Mehmet HABERAL ve ekibi tarafından yapılmıştır. Canlıdan canlıya yapılan bu ilk nakilden sonra 1979 yılında “ORGAN VE DOKU ALINMASI, SAKLANMASI VE NAKLİ HAKKINDA” 2238 sayılı kanun çıkarılmış ve bu yasa 1982 yılında yeniden düzenlenerek ölüden organ alınmasını yasal tedbirlerle ortaya koymuştur.

ORGAN BAĞIŞININ VE TRANSPLANTASYONUNUN

DİNİ İNANÇLAR YÖNÜNDEN AÇIKLAMASI NEDİR ?
Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu, organ bağışını insanın insana yapabileceği en büyük yardım olarak tanımlanmıştır. 6.3.1980 tarih 396 sayılı kararı ile organ naklinin caiz olduğunu bildirmiştir. Kuran-ı Kerimde de (Maide Suresi, Ayet 32) ” KİM BİR KİMSEYE HAYAT VERİRSE, ONUN SANKİ BÜTÜN İNSANLARA HAYAT VERMİŞÇESİNE SEVAP KAZANACAĞI ” beyan olunmuştur.
ORGAN BAĞIŞININ, ORGAN NAKLİNDE

EKONOMİK ÖNEMİ NEDİR ?
Organ nakli hemodiyaliz tedavisinden çok daha ucuz olduğu halde ülkemizde organ bağışı yaygın olmadığı takdirde, bu maliyet ile yapılabilecek nice sağlık hizmeti ertelenebilir veya geri kalabilir. O halde organ nakli ve organ bağışı ülkemiz için hem sağlık yönünden, hem de ekonomik yönden önemli bir katkıdır.

NASIL ORGAN BAĞIŞLAYABİLİRSİNİZ ?
Tüm ülkeler ölüden böbrek temini sorununu, sağlıklı kişileri beklenmedik ölümleri halinde bütün organlarını bağışladığına dair bir belge doldurmaları suretiyle çözümlemişlerdir. Bağış belgesi taşıyan bir kişi öldüğünde artık ailesinden izin almaya gerek kalmamakta, böbrekleri alınarak hastalara takılmaktadır. Organ bağışında bulunmak için ” TIBBEN YAŞAMIM SONA ERDİKTEN SONRA DOKU VE ORGANLARIMIN DİĞER HASTALARIN TEDAVİSİ İÇİN KULLANILMASINA İZİN VERİYORUM.” diyen bir belgeyi iki tanık önünde imzalayıp kimlik kartı gibi taşımanız yeterlidir.

ORGAN BAĞIŞI İÇİN YAŞ SINIRI VAR MIDIR ?
Günümüzde yeni doğmuştan 60 yaşa kadar olan ölülerden organ alınabildiği gibi, 18 veya üstünde bir yaşta olup akli dengesi yerinde olan herkes ORGAN BAĞIŞ KARTINI imzalayabilir, böylece organ başında bulunabilir.

HERHANGİ BİR YERE KAYDOLMAK GEREKİR Mİ ?
Hayır. Sadece organ bağış kartını şahitlerle doldurup imzalamanız ve sürekli üzerinizde taşımanız yeterlidir.

SONRADAN FİKRİNİZİ DEĞİŞTİREBİLİR MİSİNİZ ?
Evet. Bağış kartınızı yırtıp atmanız yeterlidir. Bu konuda özgürsünüz.
ORGAN BAĞIŞI İÇİN PARA ÖDENMESİ SÖZKONUSU MUDUR ?
Hayır. Kişilerin bir bedel karşılığı organlarını vermeleri 2238 sayılı yasaya göre yasaktır.

İNSANLARA YAŞAMA ŞANSI TANIYAN ORGAN BAĞIŞINA NASIL YARDIMCI OLABİLİRSİNİZ ?
Çevrenizdekilere Organ Bağışı Kampanyasını tanıtın ve Bağış kartlarını verin. Organ Bağışının öneminin anlatılmasına ve yaygınlaştırılmasına yardımcı olun. Organ Bağışı hakkında daha ayrıntılı bilgi edinmek için ” TÜRKİYE BÖBREK NAKLİ VE DİYALİZ HASTALARINA HİZMET VAKFI ” ile irtibat kurunuz.


  #3  
Okunmamış 29-01-2008, 01:12
 
Standart Organ Bağişi Hayat Bağişi

Organ Bağişi Hayat Bağişi

Organ naklinde ölen bir insanın sağlıklı organları veya dokuları, ağır kronik hasta olan insanlara nakledilir. Bu operasyonun amacı, alıcının işlevini yerine getirmeyen organlarını değiştirmektir. Organ nakli, bu hastaların hayatını kurtarmaya yöneliktir.



Son dönemlerde organ nakilleri tıbbi tedavi ve müdahalede alışagelmiş standard bir olaydır. Bugüne kadar dünya genelinde yaklaşık 470.000 böbrek, 74.000 karaciğer ve 54.000 kalp nakli yapılmıştır.

Organ bağışından organ nakline kadarki süreç

Ölüm halinin saptanması
Hastanelerde ağır beyin hastalıklı insanların tedavisi sıkça yapılmaktadır. Ama doktorların bu hastaların hayatta kalmalarına yönelik yoğun çabaları her zaman başarılı bir netice ile son bulmayabilir. Tüm çabalara rağmen ölüm gerçekleşebilir.

Beyin ölümlerinde, beyin fonksiyonları tamamen ve başa dönmeyecek yani tamiri imkansız bir biçimde kaybolmuştur. Beyin ölümü, kadavranın yani insan bedeninin dolaşım ve solunum sistemi işlevi suni olarak sağlanabilmesine rağmen tıbbi kesin bir ölüm olarak kabul edilir. Ölüm hali, iki hekim tarafından saptanmalıdır. Ölüm olayının tutanağını düzenleyecek bu iki hekimin, organ naklini gerçekleştirecek olan hekim ekibinden bağımsız olması yani o ekibin içinde yer almaması gerekir.

Organ bağışına rıza göstermek
Vefat edenin henüz bilinçliyken organ bağışına yönelik olumlu bir açıklaması olmaması halinde, onun yerine akrabalarının organ bağışı konusunda karar vermeleri istenmektedir. Vefat edenin, organ bağışına yönelik yazılı rızası bulunması durumunda, akrabalarına bu konu hakkında bilgi verilir.

Organın alınması (Eksplantasyon)
Eksplantasyon işlemi yani organ alımı, uzman bir hekim ekibi tarafından gerçekleştirilir. İlgili organ, alıcıya nakledilene kadar konserve edilerek saklanır. Organ alındıktan sonra, kadavranın yani insan cesedinin bakımı uygun ve saygın bir şekilde yapılır.

Doku tiplenmesi
Vericinin doku tipini tespit etmek amacıyla ölüden kan ve doku örnekleri alınır. Bu işlem, verici ile alıcının doku tiplerinin biribirine uygun olup olmadığını tespit etmeye yönelik olup çok önemlidir. Doku tiplemesi, özellikle böbrek naklinde büyük bir öneme sahiptir.

Organ nakli (Transplantasyon)
Alıcılar uygun bir organ bulunduğuna dair derhal bilgilendirilir ve organ nakline hazırlık kontrolleri için kliniğe çağırılırlar. Tıbbi bir engel bulunmaması durumunda, bağışlanmış organlar nakledilir. Başarılı bir ameliyattan sonra organlar işlevini yerine getirmeye başlar.

Beyin ölümü ve teşhisi
Organ alımı, ancak organ bağışı yapacak kişide tıbbi ölüm durumunun saptanması üzerine ve sadece hekim tarafından gerçekleştirilir.

Beynin, beyinciğin ve orta beynin tüm fonksiyonlarını yitirmesi sonucunda beyin ölümü gerçekleşir.

Beyin ölümü tanısı konmuş hastalar, uzman hekimler tarafından ve biribirine bağımlı olmadan muayene yani kontrol edilerek beyin ölümü teyit edilmelidir. Bu kontrolü gerçekleştiren hekimler, organ alımında ve organ naklinde yer alamazlar. Teşhis edilen beyin ölümü hali hakkında bir tutanak düzenlenir. Ölünün en yakın akrabasına, bu tutanakları incelemeleri için olanak sağlanır.

Kalp atışı ve solunumun durması sonucundaki ölümün tespitini her hekim yapabilir.

Organ bağışının koşulu olan beyin ölümü teşhis yöntemi, özellikle sıkı yönetmenliklerle belirlenmiştir. Beyin ölümü durumu, kliniksel ve tam teşekküllü muayene neticesinde, yoğun bakım hususunda tecrübeli iki uzman hekim tarafından belgelenmelidir.

Organ bağışında bulunacak kişinin veya akrabalarının rızası
Organ alımı, sadece ölünün henüz hayatta iken düzenlenen organ bağış kartında veya başka açıklamaları yoluyla organ bağışına rıza göstermiş olması durumunda gerçekleştirilebilir. Herhangi bir açıklamanın bulunmaması durumunda, akrabalık derecesine göre yakın kişiler organ bağışı ile ilgili karar verebilir. Bu hususa, genişletilmiş rıza gösterme çözümü yolu denmektedir. Bundan kasıt, karar verme hakkının, organ verenin akrabalarını da kapsayacak şekilde genişletilmesidir. Burada organ bağışında bulunacak kişinin muhtemel isteği dikkate alınmalıdır. Sadece ölen şahıs ile son 2 yıl içerisinde yakın temaslarda bulunmuş akrabalar, organ bağışı konusunda karar verebilir. Organ bağışı yapacak muhtemel kişinin bilinçli durumda iken organ bağışı konusunda karar verme yetkisini belirli bir kişiye vermesi halinde, bu kişi kanunen en yakın akrabanın yerine geçer ve dolayısıyla karar vermeye yetkili sayılır. Organ bağışı ile ilgili açıklama, hekimle kararlaştırılmış bir zaman zarfında tekrar iptal edilebilir. Vefat eden şahısın henüz hayattayken organ bağışına rıza göstermiş olması halinde dahi, ölünün cesedinden organ alınacağı, her halükarda yakın akrabalarına bildirilir.

Canlı vericilerden organ bağışı
Hayatta olan yani canlı bir insandan organ bağışının alınması ise, bağışta bulunacak kişi on sekiz yaşını doldurmuşsa ve kendi rızasıyla mümkün olabilir. Organ bağışında bulunacak kişi önceden müdahalenin şekli, ameliyat sonrası ve ileriki zamanlardaki olası sıhhi sorunlar hakkında doktor tarafından bilgilendirilmelidir. Canlı vericinin hayatı, ameliyat riski hariç, riske atılamaz. Bu müdahale ancak doktor tarafından gerçekleştirilebilir ve organ alımının gerçekleşeceği zamanda uygun bir organ bağışlayabilecek herhangi bir ölü bağışçının bulunmaması durumunda yapılabilir.

Canlı vericiden organ bağışı sadece birinci veya ikinci dereceden yakın akrabaya, eşe, nişanlıya veya özel yakın ilişkileri olan kişilere yapılabilir. Organ vericisinin ve alıcısının, ancak organ transplantasyonundan sonraki sürede doktor gözetiminde bulunmayı kabul etmeleri halinde ameliyat yapılır. Bir heyet, organ bağışının organ ticareti amacıyla gerçekleşmediğini ve organ bağışının gönüllü olarak yapıldığını denetlemekle görevlidir.

Organ alımı, koordinasyonu ile dağıtımı ve nakli
Ölülerin belli organlarının nakli sadece yetkili nakil merkezlerinde gerçekleştirilebilir. Bu merkezlerde organ nakli sadece bu koordinasyon merkezlerinden birinin gözetiminde belirli yönergeler doğrultusunda yapılabilir. Belirlenmiş ve nakledilecek organların uygun hastalara nakledilmesi amacıyla alımı, nakil merkezleri ile hastanelerin ortak çalışması sonucunda olur. Bu ortak çalışmaların koordinasyonu için bir koordine merkezi belirlenir. Bu merkez, çalışmalarını Organ ve Doku Alınması, Saklanması ve Nakli Hakkında Kanunun hükümlerine göre gerçekleştireceğini taahhüt etmeli ve bunu düzenleyeceği yıllık raporda ispat etmelidir. Ayrıca adaletli bir organ dağıtımı için bir bilgi işlem merkezi görevlendirilmelidir. Bu merkez asıl görevi olarak, hastalara ait bilgileri dikkate alarak yapılacak nakil ameliyatının olası başarı oranına ve nakilin aciliyetine göre, bağışlanan organları dağıtmakla görevlidir.

Organ naklinde risk payı

Alıcının vücuduna nakledilen her yabancı organ, bağışıklık sistemine bağlı savunma tepkisine neden olur ve böylece nakledilen organın işlevi bozulabilir ve organ alıcı beden tarafından red edilebilir. Bağışıklık sisteminin bu tepkileri, tıpta adına Immunsuppresiva denilen bağışıklık sistemini baskılayıcı ilaçlar kullanılarak bastırılabilir. Bu suretle savunma tepkilerinin zayıflaması, hastada iltihaplanma temayülünü oluşturabilir veya başka yan etkilere neden olabilir.

Bu yan etkilere, artık daha da geliştirilmiş ilaçların kullanılmasıyla ve ilaç dozajının azaltılması sebeblerinden dolayı, daha az rastlanmaktadır. Kalp-, akciğer- veya karaciğer nakilleri, diğer organ veya doku nakillerine karşın genel ve tabii olarak daha fazla risk taşır. Bununla birlikte risk payı özellikle organ naklinden önce hastanın sağlık durumuna da bağlıdır.

Yapılabilen organ ve doku nakilleri

Günümüzde böbrek, kalp, akciğer, karaciğer ve pankreas organlarının nakilleri yapılmaktadır. Bununla birlikte kornea (göz saydam tabakası) dokusunun nakli de yapılabilmektedir.

Gerçekleştirilen organ nakillerine karşın bağışlanan organ sayısının yetersiz olması nedeniyle günümüzde bağışlanan organlar ihtiyacı karşılamamaktadır.

Kalp

Birçok ağır hastalıklarda son çare olarak kalp nakli gerçekleştirilir. Örneğin ilerlemiş kalp kası zayıflamasında, koroner kalp hastalığında veya bebek ve çocuklarda ameliyatla giderilemeyen kalp rahatsızlıklarında kalp nakli yapılır.

Gerçekleştirilmiş toplam kalp nakilleri:
Dünya genelinde yaklaşık 54.000
Almanya'da 6.000 üzerinde

İşlev oranı:
yaklaşık %85 bir yıl sonra
yaklaşık %65 beş yıl sonra

Karaciğer

Karaciğerin işlevini yitirmesi durumunda (örneğin zehirlenme veya hepatit gibi enfeksiyonlar sebebiyle), hastanın hayatımı kurtarmak için organ naklinin acilen yapılması gerekir. Karaciğer hastalarına, böbrek hastalarına uygulanan cihaza bağlı terapi yapılamaz. Belirli durumlarda bağışlanan karaciğerin sadece bir parçası nakledilir. Böylece hastalıklı organ, yeniden işlevini kazanana kadar kısmen ve geçici olarak değiştirilir. Bağışlanan organın bu şekilde bölünebilmesi ile birden fazla hastaya yardımcı olunabilir. Büyük olan karaciğer parçası örneğin yetişkin bir insana, küçük olanı ise bir çocuğa nakledilir.

Gerçekleştirilmiş toplam karaciğer nakilleri:
Dünya genelinde yaklaşık 74.000
Almanya'da yaklaşık 7.000

İşlev oranı
yaklaşık %80 bir yıl sonra
yaklaşık %65 beş yıl sonra

Akciğer

Akciğerin nakli, irsi yani kalıtsal bir hastalık olan mukovissidos hastalığı halinde, akciğerin iri kabarcıklı aşırı şişmesi sebebiyle kronik tıkayıcı hastalığı (bakınız akciğer amfizemi) halinde veya bağ dokusunun yol açtığı akciğer sertleşmesi gibi durumlarda gereklidir.

Gerçekleştirilmiş toplam akciğer nakilleri:
Dünya genelinde yaklaşık 10.000
Almanya'da 900 üzerinde

İşlev oranı:
yaklaşık %73 bir yıl sonra
yaklaşık %60 beş yıl sonra

Böbrek

Tedavi edilmesi mümkün olmayan ilerlemiş böbrek yetmezliğine örneğin kronik böbrek iltihabı, enfeksiyon veya yanlış tablet kullanımı neden olur. Şayet ilaç kullanımı ve uygulanan sıkı bir diyet böbreği iyileştiremezse, hastanın hayatını devam ettirebilmesi, ancak diyaliz tedavisi uygulanırsa veya böbrek nakli gerçekleştirilebilirse mümkün olabilir.

Gerçekleştirilmiş toplam böbrek nakilleri:
Dünya genelinde yaklaşık 740.000
Almanya'da 39.000 üzerinde

İşlev oranı:
yaklaşık %85 bir yıl sonra
yaklaşık %70 beş yıl sonra

Pankreas

Pankreas karın bölgesinde bulunan bir salgı bezidir. Kan şekeri hormonu insülini üreten pankreas, genelde diyabetes mellitus'u olan böbrek yetmezlikli hastalarda böbrek ile birlikte nakledilir. Bu organ nakli, insülin iğnesine olan ihtiyacı ortadan kaldırır ve diyabetes mellitus'a özgü çekinilen komplikasyonların ilerlemesini önler ve hatta bunları iyileştirir.
Gerçekleştirilmiş toplam pankreas nakilleri:
Dünya genelinde yaklaşık 10.000
Almanya'da yaklaşık 1.100

İşlev oranı:
yaklaşık %80 bir yıl sonra
yaklaşık %60 beş yıl sonra

Kornea (Saydam tabaka)

Kornea, gözün en dışında saat camı şeklinde bombeli saydam bir tabakadır. Tabakanın saydamlığını yitirmesi, ilgili insanda körlüğe neden olur. Kornea tabakasının saydamlığını yitirmesine yani bulanmasına, çoğunlukla herpes virüsü ile iltihaplanmalar, aşırı kornea tabakası incelmesi, zedelenmeler veya doğuştan gelen hastalıklar neden olur. Kornea nakli, hastanın gözüne gelen ışığın yeniden içeri girmesini yani onun yeniden görebilmesini sağlayabilir veya olası körlüğü engelleyebilir.

Gerçekleştirilmiş toplam kornea nakilleri:
Dünya genelinde yaklaşık 100.000
Almanya'da yaklaşık 4.000

İşlev oranı:
yaklaşık %95 bir yıl sonra
yaklaşık %80 beş yıl sonra

TÜRKİYE'DE BÖBREK NAKLİ NE ZAMAN BAŞLADI ?Türkiye'de ilk başarılı böbrek nakli 1975 yılında Hacettepe Hastanesinde Dr. Mehmet HABERAL ve ekibi tarafından yapılmıştır. Canlıdan canlıya yapılan bu ilk nakilden sonra 1979 yılında "ORGAN VE DOKU ALINMASI, SAKLANMASI VE NAKLİ HAKKINDA" 2238 sayılı kanun çıkarılmış ve bu yasa 1982 yılında yeniden düzenlenerek ölüden organ alınmasını yasal tedbirlerle ortaya koymuştur.


  #4  
Okunmamış 25-03-2010, 16:19
 
Standart Hayat kurtarmak için iki yıllık evlilik şart!

Hayat kurtarmak için iki yıllık evlilik şart!

Bazı çiftlerin evlendikten hemen sonra organ bağışı için başvurduklarını belirten Akdeniz Üniversitesi Organ Nakli Merkezi Koordinatörü Nilgün Keçecioğlu, "Organ bağışı için en az iki yıllık evililik şartı aranıyor" dedi.



Akdeniz Üniversitesi Organ Nakli Merkezi Organ Nakli Koordinatörü, Koordinasyon Birimi Sorumlusu Nilgün Keçecioğlu sorularımızı yanıtladı.

Sağlık Bakanlığı, sadece organ nakli için yapılan evlilikleri önlemek için iki yıl evlilik şartı getirdi. Sizce bu doğru mu?
Evlendikten sonra hemen organ nakline ihtiyaç duyan çiftler oluyor. Eşlerden biri, diğerinin hayatını kurtarmak istiyor ama evliliklerinin süresi yeterli olmuyor. Ama bu çiftler, İl Sağlık Müdürlükleri'nde bulunan Organ Nakli Etik Kurulu'na başvurarak, onay alırlarsa eşlerine organ bağışlayabiliyorlar. Üç aylık evli olup da organını eşine vermek isteyenler bile var. Ama bu çiftler evliliklerinin gerçek olduğunu ispatlamadan organ bağışlayamıyorlar.

ORGAN BULMAK ZOR!
Aileleri organ nakline ikna etmek zor mu?
Türkiye'de kadavradan organ bulmak çok zor... Yaşayanlar yakınlarına organlarını çok daha kolay veriyor ama ölümlerde bu kararı kolay veremiyorlar. Beyin ölümü gerçekleşmiş kişilerin, yakınlarını ikna etmek çok daha zor... Bazen kendi kendilerine karar veren aileler de oluyor ama çoğunu biz, organ bağışına ikna etmek zorunda kalıyoruz. Hasta yakınlarına önce beyin ölümünü açıklıyor sonra hayatlarının en acılı anlarında onlardan önemli bir karar vermelerini istiyoruz. O kişiler hayatlarında hiç organ bağışı düşünmemişlerse bunu kabullenmeleri çok zor. Aileden bir birey ikna olsa bile, diğeri 'hayır' diyebiliyor. Amacımız aile bütünlüğü bozulmadan ve onların acılarını artırmadan bu kararın verilmesini sağlamak ve başkalarına hayat bağışlayarak belki de biraz acılarını hafifletmek...

Kadavra bağışında, konuştuğunuz ailelerden ne kadarı kabul ediyor?
Ortalamaya bakarsanız yüzde 50 ile 60 arasında değişiyor.

AKBABA DEĞİLİZ
Kimleri ikna etmek daha zor?
Kadınlar, organlarını daha kolay veriyor ama onları ikna etmek çok zor... Çünkü acılarını daha tepkili ve yoğun yaşıyorlar. Biz, zaten görüşürken aile büyüklerini ya da daha metanetli duran kişileri tercih ediyoruz. Bir çocuk kaybedilmişse, onun annesi ile konuşmak zor oluyor. Bunun yerine babası ya da diğer akrabalarıyla görüşmek daha kolay. Erişkin biri ise karısı yerine, erişkin çocuklarıyla konuşmak daha kolay.

Genelde dini nedenlerle mi çekimser davranıyorlar?
Hayır. Dini nedenler, yok denecek kadar az... İslam dinini yorumlayabilen insanlar, bunun dini açıdan bir sakıncası olmadığını biliyor. Ama nadiren 'Organ bağışlamak günah diyenler' de oluyor. Ben 19 yıldır bu işi yapıyorum ve dini, buna gerekçe olarak gösteren kişi sayısı çok az... Ama organ bağışlamamaya niyetlilerse, 'günah' diyebiliyorlar. Bu konudaki asıl çekince zamanında ve yeterli bilgi sahibi olamamak... Bazı aileler, sanki bizleri insanların ölümünü bekleyen, organlarına saldıracakmış gibi bakan akbabalar gibi görüyor.

AŞIKLAR KOLAY HAYAT KURTARIR!
Eşine organını verdiği ya da aldığı halde boşanmak isteyen oluyor mu? Pek rastlamadım. Minnet borcu oluyor. Birbirlerine aşkla bağlanmışlarsa, organ bağışı daha kolay oluyor. Evlilikleri kritik olan çiftler, zaten organ vermeye yanaşmıyor. Mutlu evliliklerde organ bağışı da daha kolay oluyor.

Kumalar ya da imam nikahlılar organ verebilir mi? Çok fazla Güneydoğulu hastamız var. Bazen buraya iki hanımıyla birlikte gelen hastalarımız bile oluyor. Ama nikahlı olan organ verebiliyor. Nikahsızdan alınamıyor.

EŞİNİN ONAY VERMESİ GEREK!
Canlı verici adaylarında eşinin fikri önemli mi?
Organ bağışında bulunacak kişinin eşinin de bu bağışı onaylaması gerekiyor. Örneğin yetişkin bir erkek, babasına ya da annesine organını vermek isteyebilir. Ama önce eşinin buna onay vermesi gerekir.

KART DEĞİL VASİYET ÇOK ÖNEMLİ
Ölen kişinin cebinden organ bağışı kartı çıkarsa bir işe yarıyor mu?
Ülkemizde beyin ölümü tanısı konulan kişinin organ bağışı kartı olup olmadığını arayan ya da sorgulayan bir sistem yok! Zaten yoğun bakımda beyin ölümü tanısı konulan kişinin, özel eşyaları da ailesine verilir. Karttan çok, kişinin organ bağışıyla ilgili kararını yakınlarına vasiyet etmesi çok daha önemli.

KADINLAR DAHA İSTEKLİ!
Canlı vericili organ naklinde, gönüllü adaylar daha çok kimler?
Canlı vericili organ naklinde anne, baba ve eşler ilk sıradaki gönüllü adaylar... Çocuklar için anne ve babalar, evli hastalarda ise öncelikli olarak eşler verici olmak istiyor. Verici olmak için kadınlar, erkeklerden daha istekliler... Hastalığın tanısı konulduğu ilk dönemde verici adayı sayısı her zaman daha fazladır. Tüm aile şokta ve 'Hastayı kurtarmak için ne yapabilirim?' psikolojisindedir. Hastalar, diyalize girdikçe etraflarında onlara organ vermek isteyenler de azalır.

SALDIRIYA DA UĞRADIM
Ailelerle görüşülmesi zordur. İnsanların canı yanarken sizin, onlardan başkaları için yardım istemeniz, hoş karşılanmayabilir. İki yıl önce 30 yaşlarında bir bey, vefat etmişti. Eşi ve eşinin birkaç kadın arkadaşını görüşmeye davet ettim. Beyin ölümü gerçekleştiği halde kadın, eşinin öldüğünü kabul etmiyordu. Ben durumla ilgili açıklama yaparken, kadının yumruğunu kolumda hissettim. Tabii ki bağış yapmadılar.

EĞİTİM FARK ETMİYOR
Kırsal kesimden gelen, hayatlarında organ bağışının adını bile hiç duymamış ailelerle karşılaşıyoruz. 'Bu insanlara organ bağışını nasıl açıklayacağız?' diye düşünürken, olumlu yanıt verebiliyor, başkalarına yardım iç güdüsüyle 'tamam' diyebiliyorlar. Bazen de eğitim düzeyi yüksek olan sağlık personeli olan kişiler, görüşmeye bile gelmeyebiliyorlar.

KARARI AİLE MECLİSİ VERİR
Geçtiğimiz yıl, bir aile çok kötü bir kaza geçirdi. Aileden bir tek dört yaşındaki çocuk ve baba kurtuldu. İkisi de, uzun süre yoğun bakımda kaldı. Ardından çocuğun beyin ölümü gerçekleşti. Babası yanındaki yatakta bilinci kapalı yatıyordu. Ben de anne ve baba tarafından tüm akrabalarını görüşmeye çağırdım. Aile meclisi karar verdi ve organlarını üç kişiye bağışladılar.

NAKİLLİ SOKAĞI VAR!
Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi'nin yanı sıra Antalya'daki Medical Park Hastanesi'nde de organ nakli yapılıyor. Türkiye'nin en fazla organ nakli yapılan şehri olan Antalya'ya başka şehirlerden gelen hastalar ve hasta yakınları gelip, burada bir sokakta yaşıyorlar. Tıp fakültesinin hemen karşı caddesinde bulunan sokakta organ nakli için sıra bekleyen, tedavi gören, nakilden sonra izleme döneminde bulunan hasta ve yakınları ev kiralıyor. Bu sokakta herkes, maskeli dolaşıyor. 'Nakilli Parkı' adını verdikleri sokakta biraraya gelip, sohbet ediyorlar.


  #5  
Okunmamış 28-10-2010, 15:01
8020
 
Standart Cevap: Organ nakli ile ilgili soru ve cevaplar

Aydın Devlet Hastanesine organlımın hepsini bağışladım bir gun kararımı deyiştirirsem bunu nasıl iptal edeceyim tekrar Aydına gitmem şart mı?
belgenin birtanesi bakanlığa gidiyor yanılmıyorsam onları geri alabilirmiyim çünkü üzerinde imzam var . teşekür ederim.


  #6  
Okunmamış 29-03-2011, 19:37
Ziyaretci
 
Standart Cevap: Organ nakli ile ilgili soru ve cevaplar

organ naklı olmus bır ama kronık rejeksıyon gozlenmıstır bu kısı tekrar organ naklı olabılır mı???


  #7  
Okunmamış 04-07-2011, 22:11
miray tutuş
 
Kural Cevap: Organ nakli ile ilgili soru ve cevaplar

arkadaşımın bir böbreği calışmıyor sorunolurmu


  #8  
Okunmamış 05-07-2011, 01:20
 
Standart Cevap: Organ nakli ile ilgili soru ve cevaplar

Alıntı:
miray tutuş Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
arkadaşımın bir böbreği calışmıyor sorunolurmu
Tek böbrekle yaşanabiliniyor...


  #9  
Okunmamış 12-08-2011, 20:25
Ziyaretci
 
Standart Cevap: Organ nakli ile ilgili soru ve cevaplar

ıyı gunler..ben senede ne kadar guneslenmek ınsan vucudu ıcın yeterlıdır dıye sorcaktım.mesela her sene 15,20 gun veya bır aymı guneslensek d vıtamını eksıklıgı ıcın yeterlıdır?bende d vıtamın eksıklıgı var gunde 15 dakıka guneslenıyorum kac gun guneslensem bılmıyorum.cevaplarsanız mınnettar olurum.


  #10  
Okunmamış 18-09-2011, 15:10
Ziyaretci
 
Standart Cevap: Organ nakli ile ilgili soru ve cevaplar

annem yirmi yıdır karaciger hastası karacigerinin dörtte üçü kistle kaplı karaciger nakli mümkünmü annem elli beş yaşında dokularımız uyarsa cocuklarından birinin parça vermesi ile nakil gerçekleşirmi teşekkürler


Cevapla

Hızlı Cevap
Mesajınız:
Kullanıcı isminiz: Giriş yapmak için Buraya tıklayın
Rastgele Soru

Seçenekler


Seçenekler


Benzer Konular
Organ bağışı ve nakliyle ilgili soru ve cevaplar Organ bağışı ve nakliyle ilgili soru ve cevaplar Organ nakli koordinatörü Mümin Uzunalan, uzuv bağışı ile ilgili konuştu: Eşi tarafından aldatılanlar; organ vermek istemediğini söylüyor ...
Organ nakli hakkında bilgi soru ve cevaplar Organ nakli hakkında bilgi soru ve cevaplar Türkiye'de canlıdan daha fazla böbrek nakli yapıldığını belirten Prof. Dr. Alihan Gürkan, Ancak kadavradan nakli, canlı vericiden nakle tercih...
Organ naklinde yeni gelişmelerle ilgili soru ve cevaplar Organ naklinde yeni gelişmelerle ilgili soru ve cevaplar Böbrek bağışında bulunanların ameliyat sonrası apandisit operasyonu kadar izi kalıyor. Doç. Dr. Alihan Gürkan: Böbreği altı santim kesiden...
Çocuklara yapılan organ nakliyle ilgili soru ve cevaplar Çocuklara yapılan organ nakliyle ilgili soru ve cevaplar Minicik vücutların da organları birden bire iflas bayrağını çekebiliyor. Bazen doğuştan, bazen basit sayılan bir enfeksiyon bile organ...
Çapraz organ nakille ilgili soru ve cevaplar Çapraz organ nakille ilgili soru ve cevaplar Hayatları boyunca hiç tanışmamış aileler, hastanede karşılaşıp, birbirlerinin çocuğuna, kocasına ya da babasına karşılıklı olarak hayat verebiliyor....

 
Forum Stats
Üyeler: 65,753
Konular : 238,981
Mesajlar: 426,262
Şuan Sitemizde: 79

En Son Üye: yus7

Sosyal Linkler
Lütfen Facebook Sayfamızı Beğenin



Twitter Butonları





Google+ Butonu



Lütfen Google+ Sayfamızı Çevrenize Ekleyin


Sponsorlu Bağlantılar







Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 07:01.


Powered by vBulletin® Version 3.8.2
Copyright ©2000 - 2014, Jelsoft Enterprises Ltd.

DMCA.com

Sitemizde illegal paylaşım yasaktır.Sayfalarımızda bulunan içeriklerin telif haklarıyla ilgili bir şikayetiniz/sorunuz varsa bize ulaşmak için TIKLAYINIZ .
In this web site,illegal sharing is forbidden.If you have any problem/complaint about content's copyrights in our page,please click here to contact us.