Forum Kimler Online
Go Back   Ezberim > Genel Sağlık > Psikoloji Psikiyatri (Ruh ve Sinir Hastalıkları)
Kayıt ol Forumları Okundu Kabul Et


Depresyon Nedir? Belirtileri Nelerdir?

Genel Sağlık kategorisinde ve Psikoloji Psikiyatri (Ruh ve Sinir Hastalıkları) forumunda bulunan Depresyon Nedir? Belirtileri Nelerdir? konusunu görüntülemektesiniz.
DEPRESYON Günümüzde her geçen gün biraz daha sık rastlamaya başladığımız bir rahatsızlık olan Depresyon (ruhsal çöküntü); genellikle çevremizde meydana gelen ...





Yeni Konu aç Cevapla
 
Seçenekler
  #1  
Alt 06-06-2007, 01:19
 
Standart Depresyon Nedir? Belirtileri Nelerdir?

"Sponsorlu Bağlantılar"

 


DEPRESYON

Günümüzde her geçen gün biraz daha sık rastlamaya başladığımız bir rahatsızlık olan Depresyon (ruhsal çöküntü); genellikle çevremizde meydana gelen olaylara bir tepki olarak ortaya çıkar. Pazartesi sabahları yaşadığımız geçici sıkıntılardan, derin duygusal kayıpların yaşandığı ve psikiyatrist müdahelesi gerektiren ağır vakalara kadar birçok rahatsızlık depresyon olarak adlandırılır.

İnsanlar zaman zaman kendilerini üzüntülü ve mutsuz hissederler. İşinden ayrılmak, sevdiğini kaybetmek veya başarılı olamamak üzüntüye yol açan yaşam olaylarındandır. Kısaca üzüntü normal yaşamın bir parçasıdır. Ancak bu üzüntülü durumun uzaması ve nedensiz ortaya çıkması ruh sağlığı sorunudur ve depresyon olarak tanımlanır. .Depresyon duygu düşünce ve davranışı etkiler. Tedavi edilmediği taktirde aylar yıllar bazen de ömür boyu sürebilir.

Depresyon her yaşta her birey de görülebilecek ruhsal bir hastalıktır. Genetik veya biyokimyasal nedenler, çevre koşulları ve psikososyal zorlanmalar depresyonun başlamasında etken olabilir. Tedavi edilmediği durumda bireyin yaşamını ümitsiz, karamsar, bunalım içinde geçirmeye başlamasına neden oluşturarak, " Depresif Psikoz" olarak tanımlanan " gerçekleri görmeyecek kadar bunalım" a ilerleyebilir. Toplumun her kesiminde görülebilir. Psikiyatrik hastalıklar arasında en sık rastlanan bir tablodur.

Yaşam boyunca her 100 erkekten 10'unun ve her 100 kadından 20'sinin Depresyon geçirdiği araştırmalarla saptanmıştır.

Depresyonun Belirtileri :
1. Duygularda , kederli, üzüntülü, hüzünlü hissetme
2. Yaşamdan geri çekilme. İlgi ve isteğin azalması. Daha önce yapılan etkinliklerden keyif almama ve ilgisizlik.
3. Her işi ve duyguyu engelleyen bir enerji kaybı. Bitkin hissetme, çabuk yorulma.
4. Uyku bozukluğu. Kişi uyandığında kendini dinlenmemiş hissedebilir. Sabahları erken uyanma, uyumakta güçlük çekme, ya da " uykuya kaçış " olarak tanımlanan fazla uyuma şeklinde görülebilir.
Uyku bozukluğu bir hastalık değildir başka hastalıklarda görülebilen bir belirtidir. Nedeninin araştırılması gerekir. Bedensel hastalıklar (astım, kalp hastalığı v.b.) nedeniyle olabileceği gibi psikiyatrik hastalıkların (depresyon, mani v.b.) çoğunda görülebilir.
5. Dikkati toplamada güçlük, yetersizlik. Konsantrasyon azalmıştır. Bir gazeteyi okuyamayabilir ya da bir filmi izleyemeyebilir. İşini tam olarak yapamayabilir.
6. Değersizlik duyguları. Kendini eleştirme sürekli hale dönüşebilir, kendine güven azalmıştır. Cesaret kaybolur. Birey kendini yetersiz, başarısız, eksik değerlendirmeye başlar.
7. Suçluluk duyguları. Birey geçmiş ve bugünün olumsuz olaylarında kendini gerçeğe uygun olmayan bir tarzda suçlamaya başlar. Vicdan hesaplarına girişir ve sonunda neşesini kaybeder.
8. Yavaşlama. Birey karar vermekte, kararlar uygulamakta güçlük çeker. Davranışlarda, düşüncenin akışında yavaşlık ortaya çıkabilir. Birey durgundur, ya da tam tersi bir şekilde ajitasyon ve aşırı hareket görülebilir.
9. İntihar düşünceleri. Birey ölüm düşünceleriyle ilgilenmeye başlayabilir. Bu durum sıkıntılı olunduğu zamanlarda söylenebilen " ölsemde kurtulsam " duygusundan farklı olarak daha çok ölümle ilgili düşünce, sorgulama şeklinde ortaya çıkabilir.
10. Cinsel istekte azalma. Cinselliğe karşı ilgisizlik başlayabilir.
11. Tolerans eşiğinin düşmesi. Çabuk öfkelenme. Birey kolay öfkelenmeye başlayabilir. Tahammülsüzlük, gürültüye karşı aşırı duyarlılık kazanma ortaya çıkabilir.
12. Sıkıntılı durum. Birey kaygılı bir bekleyiş içinde olabilir. Sinirli hissetmeye başlar. Bazen sürekli veya sıklıkla, bazen de hiç ağlamayabilir. İnsanlardan uzaklaşabilir.
13. Sanrı ve varsanılar. Kişide, herkesin öleceği, mahvolacağını, sonunun geldiğini, kimsenin kendisini sevmediğini, insanların kendisine kötülük yapabileceği gibi psikotik ataklar görülebilir.
14. Obsesyon. Bireyin anlamsız, saçma olduğunu bildiği ama durduramadığı düşüncelerdir. Depresyonlu hastaların %30'unda obsesyon bulunabilir.
15. Somatizasyon. Bazen birey depresyonda olduğunu bilinç düzeyinde farketmeyebilir. Açıklanamayan bedensel yakınmaları gündeme gelebilir. Migren, mide ağrısı, yan ağrısı, saç dökülmesi, sedef hastalığı gibi hastalıklarda organik bir neden bulunamazsa, depresyonun bir organda somatize olmasından şüphelenilir. Bu durum bilimsel kongrelerde tartışılmaktadır.
Bazen de bedensel hastalıklara eş zamanlı olarak depresyon eşlik etmektedir. Kronik ( uzun süren ) bedensel hastalıklarda en sık görülen ruhsal bozukluğun depresyon olduğu açıklanmıştır.
Not:Hiçbir neden olmadan da kalıtsal yatkınlık olarak da depresyon ortaya çıkabilir.

Depresyonun Nedenleri

Depresyon sık görülen bir hastalık olarak tanımlanmıştır. Bu sıklık yaklaşık her dört kişiden biri olarak ifade edilebilir. Depresyon tedaviye cevap verir ve kişilerin çoğunluğu iyileşir. Hiçbir neden olmaksızın depresyon başlayabilir. Nedenleri şöyle özetleyebiliriz :

* Olumsuz yaşam olayları ile karşılaşma
* Büyük üzüntülere neden olabilecek kayıplar ve yas
* İş yaşamı sorunları
* Partner, evlilik, aile sorunları
* Hamilelik ve lohusalık süreci
* Kalıtsal yatkınlık
* Fazla alkol kullanımı
* Bazı hastalıklar ( Kanser, Multiple Skleroz, Epilepsi, Aids gibi ölümcül hastalıklar )
* Bazı ilaçlar ( Kardiyak ve hipertansifler gibi )
* Doğum ve hamilelik süreci
* Menapoz - Antrapoz dönemi
* Mevsim değişiklikleri
• Ülke, şehir değiştirme, yeni yaşam koşulları
• Birçok insanın aynı şartlarda yaşamasına rağmen bazılarının depresyona girdiği, bazılarının girmediği araştırılıp, tartışılmıştır. Biyolojik-genetik alt yapının depresyona yatkınlık gösterdiği kişilerin dış faktörlerle daha kolay depresyona girdiği ileri sürülmektedir.

Depresyon değişik şekillerde ortaya çıkabilir:
Bazısında neden olmaksızın aniden ortaya çıkar
Bazısında stresli bir yaşam olayından sonra başlar
Bazen tek atak olarak yaşam boyu sürebilir
Bazen tekrarlayan ataklar halindedir
Bazen semptomların şiddetli olması ile hastalar iş yapamaz hale gelebilir
Bazıları ise iş yapabilir ama sürekli mutsuzluk hissederler

Depresyonda Hafıza
Dikkat toparlanamaz
Konsantrasyon bozulur.
Unutkanlık başlar
Yeni şeyler öğrenilemez
Bu nedenle bir iş performansı ciddi şekilde düşer.

Depresyonda Biyolojik-Vital fonksiyonlar Uykuya dalmada güçlük Sık sık uyanma, sabahları erken uyanma
İştahsızlık ( Perhizde değilken 1 ayda kilosunun %5'inden fazlasını kaybetme)
Cinsel istekte azalma
Hareketlerde faaliyetlerde yavaşlama, halsizlik, yorgunluk, bitkinlik.

DEPRESYON TÜRLERİ
Maskeli Depresyon Sınıflamalarda yer almamakla birlikte klasik kitapların çoğunda yer alır.
Bu durumda klasik depresyon belirtileri yerine: Bedenin değişik yerlerinde ağrılar, sızılar, uyuşma, karıcalanmalar, hissiyet azlığı, karakter bozuklukları, Sexsüel alanda ve beslenme ile ilgili davranışlarda bozukluklar, alkolizm, madde bağımlılığı gibi sorunlar ön plandadır. Yani temeldeki depresyon bu şekilde dışa yansımıştır.

Tipik depresyon
Hastada deprestif duygu durum dikkati çekmekle beraber, diğer belirtiler "tipik" depresyon belirtilerine uymaz.
Gün içi değişmeler görülür.
Kişilik yapısı takıntılara saplantıları yatkın insanlarda takıntılar, saplantıar, kuruntular ön plana çıkar. Örneğin; su muslukları, tüpün düğmesi, ütü fişi sürekli kontrol edilir. Bazen yoldan dönülüp tekrar tekrar bakılır.
Bedendeki fizyolojik değişiklikler organlardaki bozukluğun habercisi gibi değerlendirilir ve bedensel uğraşlar artar.
Çeşitli korkular gelişir.
Dışarıdan gösteri, rol gibi algılanacak davranışlar görülebilir.
A tipik depresyonlu insanlar her zamankinden fazla uyur ve fazla yemek yerler. Aşırı kilo alırlar.
Kollarda ve bacaklarda aşırı güçsüzlük vardır.
Beklenmedik bir şekilde alkole, maddeye, kumara düşkünlük.
Aile ve iş yaşamından uzaklaşma
Açıklanması güç cinsel uyumsuzluklar dikkati çeker.

Çocuklarda ve gençlerde depresyon
Çocuklarda ve gençlerde tipik depresyon belirtileri olmayabilir. Daha çok davranış ve tutum değişiklikleri belirgindir. Aşırı ağlama, hırçınlık, asi davranışlar, çabuk sinirlenme, alkol ve uyuşturucu kullanımına başlamanın temelinde depresyon olabilir.

Yaşlılarda ve Menapoz Sonrası depresyon
Kadınlarda daha sık görülür.
Depresyonun tipik belirtileri olmakla beraber; ağır bunaltı (anksiyete), sıkıntı, özellikle sabah sıkıntısı, uyku bozukluğu ön plandadır.
Aşırı telaş ve tedirginlik vardır.
Sıkıntıdan dolayı sürekli eller oğuşturulur ve yerinde duramama, dolaşma hali vardır.
Bedensel uğraşılar daha fazladır.
İntihar düşünceleri yoğundur.

Doğum Sonrası depresyonları Doğumdan sonra annelerde görülen depresif tabloya "puerperal depresyon" denmektedir. Bazı anneler doğumdan sonra : Gelip geçici ağlama nöbetleri, güçsüzlük , halsizlik, sıkıntı, üzüntü, bebeğe karşı ilgisizlikle karakterize "Bebek hüznü " denen bir durum yaşar. Destekleyici tedavilerle olumlu yanıt verir.
Doğum sonrası bir ila 3 ay içinde gelişen karamsarlık , üzüntü, yetersizlik , hiçbir şeyden zevk alamama, çocuğa, ev işlerine bakmamak gibi hallerinde tam bir depresyon geçiriyor denmektedir. Ciddi tedavi gerekmektedir. Hastaların çoğu tedavi ile düzelir. Bazılarında depresyonun belirtileri uzun süre üzerinde kalabilir.

Distimik Bozukluk
Eskiden nörotik depresyon, depresif kişilik, nevrasteni diye nitelendirilirdi. Hastalarda en az iki yıl süren ve çok ağır olmayan depresyon belirtileri vardır. Uyku bozuklukları, hiçbir şeyden mutlu olamama, müzmin karamsarlık hali, yogunluk, istek ve ilgi azlığı, güvensizlik hissi, bedensel yakınmalar dile getirilir. Bu bozuklukta bir kaç gün , bir kaç hafta iyilik dönemleri görülebilir. Ancak bu iyilik dönemleri iki ayı geçmez.

Postpsikotik depresyonlar
Şizofreni gibi gerçeği değerlendirme yeteneğinin bozulduğu, "akıl hastalıklarında da zamanla depresyon gelişebilir.
Organik nedenlere bağlı depresyon
Bir çok fiziksel bozukluğa bağlı depresyonlar görülebilmektedir. Örneğin;
Hormonal sistemdeki bozukluklar, Nörolojik bazı hastalıklarda ( Örneğin Parkinson, Multipl skleroz) kan hastalıklarında, kanserde, enfeksiyon hastalıklarının bazılarında, kaza ve ameliyetlardan sonra depresyon gelişebilmektedir. Uzun süre kullanılan tansiyon düşürücü, ülser giderici bazı ilaçlar bağımlılık yapan uyarıcı ve uyuşturucular, kortizollü ilaçlarda depresyon yapabilirler.

Depresyonun Mantığı Depresyondaki olumsuz düşünceler, hatalı ve tek yanlı işleyen bir mantık sisteminin ürünü. Bu mantık sisteminin bir tarafından ne verirseniz verin, diğer taraftan mutlaka karamsar ve umut kırıcı yorumlar çıkıyor. Umuda çıkan tüm yollar özenle kapatılmış. Söz konusu sistem altı temel mantık hatasına dayanıyor.

1. Keyfi çıkarsamalar: Yeterince kanıt olmamasına karşın, yaşanan olaylar ve içinde bulunulan koşullar hakkında olumsuz sonuçlar çıkarılır. Örneğin, sınava hazırlanmakta olan bir kişi, ortada bir neden yokken, başarılı olamayacağı kararına varabilir. Ya da, depresyona giren bir işadamı, iflasının kaçınılmaz olduğu inancına saplanabilir.
2. Seçici odaklanma: İçinde bulunulan durum ya da yaşanan deneyimlerin kötü yanları üzerinde odaklanılır. Dolayısıyla, günboyunca bir çok olumlu ve olumsuz olaylarla karşılaşan kişi, akşam olduğunda yalnızca yaşadığı olumsuzlukları anımsar ve berbat bir gün geçirdiği kararına varır.

3. Kişiselleştirme: Kişi, kendisiyle ilgili olmayan ya da çok az ilgili olan olayları üzerine alınır. Örneğin, yolda karşılaştığı ve muhtemelen onu görmemiş olan bir arkadaşının selam vermemesini, 'Mutlaka onu kıracak bir şeyler yapmış olmalıyım' biçiminde yorumlayabilir.

4. Aşırı genelleme: Tek bir olaydan genel sonuçlar çıkarılır. Kişi, otobüs zamanında gelmediği için, hiç bir işinin yolunda gitmediği yargısına varabilir. Ya da arkadaşı zamanında telefon etmediği için, artık hiç kimsenin onunla ilgilenmek istemediği sonucunu çıkarabilir.

5. Ya hep ya hiç biçiminde düşünme: Her türlü olay 'ya hep ya hiç' kuralına göre değerlendirilir. Mükemmel olmayan her şeyin berbat olduğu yargısına varılır. Kişi, yalnızca siyah beyazdan oluşan, diğer tonları olmayan bir yargılama sistemine sahiptir.

6. Küçümseme veya büyütme: Kişi başarılı olduğu işleri küçümserken, hatalarını abartır.

DUYGUDURUM BOZUKLUKLARI ARTIK TEDAVİ EDİLEBİLİYOR
İkibinüçyüzyıl önce adı konup tanımlanmış bir insani sorun olan aşırı duygulanma halleri, yani aşırı üzülme ve aşırı coşma, ancak son elli yıldır etkili bir şekilde tedavi edilebiliyor. Çağımızın çözümlenebilir sorunu olan çöküntü ve taşkınlık, artık, hekimlerin diğer tedavi edilebilir hastalıklar gibi gördüğü bir sorun. Aslında acısını da çeken bilir. Bir düşünün: Bir zamanlar ne denli iradeli bir insan olsanız da gün gelip, bir nedenle çaresiz, çekilmez çözümsüz bir insan oldunuz ve hatta size bu işten kurtulmak olası değil gibi geliyor ve bunu çözmenin tek yolunun ortadan yok olmak olduğu bile aklınıza geliyor. Eşiniz dostunuz artık eskisi gibi kolay anlaşılır bir insan olmadığınızı ima ediyor ve sizin kendinizden yakındığınız kadar onlar da sizden yakınıyor. Sonra birisi diyor ki, dostum, boşuna bu çektiklerin, bunun çaresi var! İnanmak ne kadar da zor. Oysa bunun çok uzun bir öyküsü vardı, bunlar nasıl düzelir? Yarı inanır yarı inanmaz bir halde bir uzmana gidiyorsunuz, ve tanı konuyor: "Bu bir depresyon..." Sunulan çareye inanmamakla birlikte sizi denemeye davet eden çağrıya kulak verdiğinizde bir ay gibi bir sürede, dünyaya bakarken kullandığınız gözlükler değişiyor. Kendinize güveniyor, dünyayı yaşanır bulur oluyorsunuz. Eskiden kafanızda binlerce kez evirip çevirdiğiniz sorunlar size artık çözülebilir geliyor. Bunu da hekimin size yazdığı bir reçeteye ve/veya sorduğu bazı sorulara borçlusunuz.

Yanlış anlamadınız, çöküntü ve taşkınlık artık tedavi edilebiliyor. Yeterki siz bir uzmanın sizi değerlendirmesine izin verin. Bunu deneyenlerin yaklaşık yüzde yetmişi çare buluyor. Bu hiç de düşük bir oran değil.

Psikiyatrist
Doç. Dr. Levent METE

Depresyonun Tedavisi
Tedavide iki ana prensip vardır.
1-İlaç tedavisi
2-Psikoterapi metodları.

Bu iki yöntem birlikte uygulandıklarında eni iyi cevaplar alınır.
Bütün hastalık belirtileri geçtikten sonra yapılması gereken şey en az 6 ay daha ilaç kullanımı ve belirli aralarla psikiyatristinizle görüşmektir. Unutmayın bir kez depresyon geçirmek ikincisinin daha kolay gelmesine işarettir.

Depresyon tedavi edilebilen bir hastalıktır Hafif depresyonlarda genellikle aile ve ve dost çevresinin desteği yeterli olur. Ancak uzun süren, çalışmayı, kişinin günlük yaşamını ve toplumsal yaşama katılmayı aksatan depresyonlarda konuyla ilgili bir uzmanın yardımı gerekir. Depresyon tedavisi için günümüzde psikoterapilere ve antidepresan ilaçlara başvurulmaktadır. Depresyonda kişinin çevreyle ilişkisinin azalması, ona yönelik toplumsal desteği azaltmakta ve toplumsal desteğin azalması da çevreyle ilişkileri daha aza indirmektedir. Bu kısır döngü antidepresan ilaçlarla kırılabilirse hastanın normal düşünce biçimine geri dönebilir ve yaşam karşısında yeni bir tutum takınabilir.


Depresyon belirtileri 2 haftadan fazla sürüyorsa mutlaka bir psikiyatrise gidip tedavi olmak gerekir. Günümüzde depresyon giderici çok güçlü ilaçlar geliştirilmiştir. Psikiyatrislerin tedavide bir çok seçenekleri vardır. 2-3 aylık bir tedavi ile ciddi düzelmeler sağlanabilmektedir. Tedavinin süresi hastalığın ciddiyeti, süresi tekrar edip etmediğine göre ayarlanır. Psikoterapi ile birleştirilen ve sosyal düzenlemeler ile desteklenen tedaviler daha iyi sonuçlar vermektedir.
Depresif hissetme varsa veya depresyona girilmiş ise, öncelikle hastanın fiziksel bir rahatsızlığının olup olmadığı araştırılır.
Fiziksel bir hastalık görülmüşse, konuyla ilgili bir uzmana başvurulmalıdır. Fiziksel rahatsızlık tedavi edilirken ya da tedaviden sonra bir psikiyatrisle görüşülerek, hastaya depresyon tedavisi uygulanmalıdır.

"Fiziksel bir hastalığa bağlı olmayan travma" sonrası veya "Bir nedene bağlı olmayan bir depresyon" söz konusu ise, bir psikiyatr terapiste başvurulmalıdır. İlaç tedavisi ve terapötik yaklaşımla depresyon tedavi edilmektedir.

Depresyonda psikoterapi her bireyin kendi özgün dünyasındaki dinamikler, iş, eş, sosyal yaşamla ilgili sorunları ve bunlarla başa çıkma yöntemleri, hastanın genetik yapısı, çocukluğunda yaşadığı travmalar, davranış döngülerinin bugünle bağlantısı, yaşadığı olaylara getirdiği yorumlar, yetersizlik ve çaresizlik hissettiği durumlar, yeni bir düşünce sistemi geliştirmeyi öğrenebilmesi, algı çarpıklıkları düzeltilerek yapılır. Modern tıp günümüzde, tedavisi bittikten sonra da bir süre psikoterapi, ve daha sonra da destekleyici psikoterapi ile hastanın güçlenmesini önermektedir.

Dr.Tülay ARSU

Yeni tedavi
Depresyon çağımızın ruh hastalıklarının vebası gibi değerlendirilmektedir. Yaygınlığı ve tedavisinin başka psikiyatrik rahatsızlıklara oranla yüz güldürücü olması dikkatlerin hep üzerinde toplamasına neden olmuştur. Ve bu arada hekimler tedavi için hep yeni arayışlar içerisinde bulunmuşlardır.
Tedavi için yapılan araştırmalar öncelikle depresyonun nedenine yönelik araştırmaların artmasına neden olmuştur. Yapılan beyin araştırmaları rahatsızlığın kaynağına yönelik bir çok farklı durumu tespit etmiş olmakla birlikte beyinde bulunan bir merkezin (corpus pineale) güneş ışığıyla uyarılması neticesinde beynin daha aktif ve canlı uyarı olduğu keşfedilmiş. Bu buluş özellikle kuzey ülkelerinde kış aylarında havanın kapalı olduğu zamanların çok fazla olması nedeniyle gün ışığından oldukça az faydalandığı tespit edilmiştir.
Bu durum güneş ışığının suni olarak verilmesi ile tedavide fayda sağlanabileceği tezinin öne sürülmesine neden olmuş ve denemişlerdir. Bir süre sonra hakikaten faydalı neticeler alınmış insanlar daha az depresif bulunmuştur. Ancak yinede bu tedavi yeterince faydalı bulunmamıştır. Başka tedavi yöntemleri araştırılmaya devam edilmiştir.
Bir süre önce gazetelerde gördükleri bir haber neticesinde depresyonlarını bu ampullerden çıkan ışıkla tedavi ettirmek istediğini söyleyen bir grup hastam oldu. Şunu hatırlatmakta fayda var. Bu ışık ne kadar iyi taklit edilirse edilsin güneş ışığının kalitesini asla yakalayamaz. Ve kaldı ki Türkiye en az güneş alan bölgesi olan Doğu Karadeniz bölgesi dikkate alındığında bile böyle bir tedaviye ihtiyaç göstermemektedir. Çünki Türk insanı güneşten faydalanmak adına coğrafi olarak çok şanslı bir noktada yaşamaktadır.
Bu anlamda ışık tedavisini dışlarken hatırlatma fayda var şu an depresyon için en etkili tedavi metodu ilaç ve psikoterapinin birlikte uygulanmasıdır.

Yaslılarda Depresyon
Londra, New York, Nantwich ve Liverpool'da yürütülen bir dizi çalışmada, 65 yaşın üzerindeki kişilerde depresyonların , doğal gidişi ve sonuçları araştırıldı.Bu çalışmalarda Geriyatrik Mental Durum Çizelgesi'nin topluma uyarlanmış şekli, ve bilgisayarlı bir tanı sistemi kullanıldı. Normal yaşlılar beklenenin aksine yaşantılarından hoşnut ve oldukça aktiftiler. Yaşlılarda da önemli oranlarda depresyon görülüyor fakat yaşla birlikte depresyona yatkınlık artmıyordu. Depresyonu olan yaşlılarda tedavi görenlerin oranı düşük. Spontan iyileşme olabiliyor, fakat bu iyileşme sıklıkla uzun zaman alıyordu. Depresyonu olan yaşlı hastaların önemli bir kısmına tanı konamamaktadır. Bu, hastaların çökkün durumlarından daha az yakınmaları, hastalıklarını bedenselleştirme ve depresyonu reddetme eğilimleri ya da yaşlıların doğal olarak çökkün olacakları inanışına bağlı olabilir.

J.R.M. Copeland, M.E.Dewey






ÖZET
Depresyon her yaşta görülebilen bir hastalıktır. Majör Depresyon ( büyük depresyon) nöbetlerle gelen ve tam düzelen bir özelliğe sahiptir.

Toplumun her kesiminde görülebilir.
Psikiyatrik hastalıklar arasında en sık rastlanan bir tablodur.
Yaşam boyunca her 100 erkekten 10'unun ve her 100 kadından 20'sinin Depresyon geçirdiği araştırmalarla saptanmıştır.

Depresyon ruhsal bir hastalıktır.
Depresyon çok yaygın bir sağlık sorunudur. Ülkemizde yaklaşık her on kişiden birinde depresyon görülmektedir.
Ancak halk ve doktorlar tarafından yeterince tanınmamaktadır.
Depresyonlu kişinin iş verimi düşer, çalışamaz, insanlar ile olan ilişkileri bozulur.
Aileye ve topluma getirdiği ekonomik yük çok büyüktür.
Depresyon tedavi edilebilen ve tam olarak düzeltilebilen bir hastalıktır.
Depresyon tedavi edilmezse intahar ile sonuçlanabilir. İntihar olgularının büyük bir bölümü depresyon geçiren hastalardır.
Depresyonun tanınmamasının ve yeterince tedavi edilmemesinin hastaya ve topluma maliyeti çok yüksektir.
Tanınması ve tedavi edilmesi halkın ve doktorların eğitimi ile mümkün olabilir.

ABDde depresyon hastalarının 2/3ü çeşitli nedenlerle tedavi görememektedir.Türkiyede bu konuda yapılmış araştırma yoktur ancak benim kanıma göre bu oran yurdumuzda çok daha yüksektir. Psikiyatriste başvurmama nedenlerinden bazıları şunlardır: hastalık bilinememekte, hastalar çevresi tarafından zayıf oldukları gerekçesi ile suçlanmakta, hastalık dolayısı ile iş güç yapamaz durumda olan hastalar yardım isteyecek enerjiyi kendilerinde bulamamakta bazende yanlış tanı konup tedavi yanlış uygulanmaktadır.

DEPRESYONA YAKALANMA RİSKİNİZ NEDİR? Yaşam boyu depresyon geçirme riski %15 dolayındadır. Kadınlarda bu oran %25e kadar çıkmaktadır. Hemen hemen tüm toplumlarda depresyon kadınlarda iki kat daha fazladır.Gebelikte, doğum sonrası dönemde ve menopozda depresyon geçirme riski artar. Bunun nedeni tam olarak bilinmemektedir, ancak kadınların hormonları bundan sorumlu olabilir. . Sürekli bedensel hastalığı olanlarda daha fazla görülür. Örneğin infertilite(kısırlık) tedavisi gören kadınlarda normal kadınlara göre iki üç kat fazla depresyon görülmektedir.

Hastaların %50si 20-50 yaş arasındadır. Bununla birlikte çocuklarda ve yaşlılarda da depresyon görülür. Boşanmış, ayrı yaşayan veya yalnız yaşayanlarda evlilere göre daha sıktır Sosyal çevre veya ekonomik seviye ile depresyon geçirme oranı arasında ilişki yoktur.Kütürel etkenlerle depresyon arasında ilişki yoktur.Yakın akrabalarda depresyon geçiren birilerinin olması depresyon geçirme riskini artırır.

Depresyon hastalarının yardım istemek için genelde yardıma ihtiyacı vardır. Depresyonun doğası gereği hastalar genelde kendiliğinden yardım istemezler. Hastalar sıklıkla enerji, ilgi ve istek azlığından yakınırlar. Bu nedenle depresyonu olan hastaların aileleri, arkadaşları veya diğer hekimleri tarafından psikiyatriste yönlendirilmeleri gerekir. İntihar düşüncesi varsa acilen psikiyatriste başvurmak gerekir. Halk arasında yaygın olan inanışa göre intihar düşüncesini ifade eden kişiler pek intihar etmezler. Ancak yapılan araştırmalar bu inanışın doğru olmadığını göstermiştir. Bu nedenle bir yakınınız intihar düşüncelerini sık ifade ediyorsa bunu önemseyin ve en yakın zamanda bir uzmana başvurmasına yadımcı olun. Depresyona yakalanmak sizin tercihiniz değildir ancak tedavi olup olmamak sizin elinizdedir...







"Sponsorlu Bağlantılar"

 
"Sponsorlu Bağlantılar"



  #2  
Alt 04-07-2007, 14:56
 
Standart --->: Depresyon Nedir? Belirtileri Nelerdir?

Paylaşım için saol.....


  #3  
Alt 01-08-2008, 01:36
 
Standart --->: Depresyon Nedir? Belirtileri Nelerdir?

Depresyonda mısın acaba?

İçten içe kendinizi üzgün ve mutsuz hissediyor olabilirsiniz.


Ayrıca kötümser ve olumsuz duygular içinde olabilirsiniz. Belki de normalde keyif aldığınız şeylere olan ilginizi yitirmişsinizdir.

Depresyona yakalandıysanız, mutlu olma kapasitenizin bir kısmini yitirebilirsiniz, iyi bir şey olduğunda bile mutlu olamazsınız. Yorgun ve enerjisiz olabilirsiniz. Hatta düşünmek ve karar vermek bile size zor gelebilir.

Belirtileri ilk kim fark eder?

Çoğu kez depresyon belirtilerini ilk saptayanlar en yakınlarınızdır.
Sözgelimi şunları fark edebilirler:

• Üzgün göründüğünüzü
• Daha yavaş ve olabildiğince az konuştuğunuzu ve hareket ettiğinizi
• Karar vermekte zorlandığınızı
• Belleğinizin zayıfladığını

Bazı durumlarda depresyon sinirlilik, anksiyete veya kon füzyonla kendini belli edebilir. Başkalarının önemsemediği sorunlar sizi fazlasıyla endişelendirebilir. Sizin ve başkalarının aklına depresyonda olabileceğiniz olasılığının gelmemesinin nedenlerinden biri bu olabilir.

Belirtiler fiziksel olabilir mi?

Bazı depresyon tipleri fiziksel belirtilerle ortaya çıkar,

• İştahsızlık
• Ağrılar
• Hipokondri/fiziksel sağlıkla aşırı uğraşma
• Uyku bozukluğu

Fiziksel belirtiler bedensel bir hastalıktan kuşkulanmanıza yol açabilir. Ayrıca birçok fiziksel hastalığın depresyondakilere benzer belirtiler verdiğini de unutmamalısınız.

Ciddi fiziksel hastalıkların depresyon geliştirme olasiliginizi artırdığını bilmek de önemlidir. Ciddi bir fiziksel hastalıkla bağlantılı olarak depresyon ortaya çıktığında, organik depresyon içinde olduğunuz söylenir.

Depresyonun en sık görülen belirtileri nelerdir?

Depresyon birçok şekilde ortaya çıkabilirse de, en önde gelen belirtiler şunlardır:

• Çökkün duygu durum
• Üzgünlük
• Enerjisizlik

Bunların yanında, hastalık için karakteristik daha birçok belirti vardı. Bu belirtiler bir örüntü oluştururlar, bu örüntü de depresyon tanısı için temel oluşturur.

Depresyona yakalandığınızdan kuşkulanıyorsanız veya açıklanamayan fiziksel belirtileriniz varsa doktorunuza danışın. Doktorunuz bir tanı koyup doğru tedaviyi önerebilecektir.


  #4  
Alt 12-11-2008, 14:17
 
Standart Depresyon Panik atağın kardeşİ

Depresyon Panik atağın kardeşİ

Hastalara 'ölsem daha iyi' dedirten hastalık..

Tüm dünyada her dört kişiden biri, yaşamanın belli döneminde depresyon yaşayabiliyor. Depresyonla diğer kaygı bozuklukları bir arada görülebildiği gibi iç içe de geçebiliyor. Özellikle kişi üzüntü veren bir yaşam olayı geçirdiğinde, eğer depresyondaysa bir anda panik atak geçirebiliyor. Yani tabloya panik atak eklenebiliyor.

Normalde kalbimizin atışını kontrol etmeyiz, nefes alış veriş hızımızın da farkında olmayız, bunun yanı sıra, mide barsak sistemi, böbrek üstü bezleri, pankreas, tükürük bezleri, ter bezleri, kıl kökleri de kontrolümüzde değildir ama belirli bir rutinde çalışırlar.

Bu, canlığımızı sürdürmemiz içindir ve bunları kontrol eden de merkezi sinir sistemidir. Bunların ana çekirdekleri beynin iç bölümünde ve yanlış alarm, bütün bedensel belirtilerin şiddetli şekilde yaşanmasına neden oluyor. Aynı şekilde, göğüste feci bir baskı hissediliyor, ürperme, titreme karın ağrısı yaşanıyor, kan basıncı hızlanıyor, baş dönmesi oluyor, yani panik atak belirtileri gelişiyor. Beyni orkestra şefi olarak kabul ederseniz orkestra şaşırıyor...

Neler yol açar?

Uzun süreli ve stresli yaşam öyküleri panik atağa yol açabiliyor bunu söylemiştik. Psikiyatrik rahatsızlıklardan depresyon, panik atağa ciddi bir zemin hazırlıyor. Depresyon süreci içinde bir noktada panik atak gelişebilir. Yaygın anksiyete bozukluğu, alkolmadde kullanımı da panik atakae yol açıyor.

Ailelerin durumu

Hastalığın ne olduğunu tanımak, belirtilerini bilmek önemlidir. Bu hastalığın öldürmediğini bilmek de çok önemli tabii ki. Bir panik ataklı kişinin geçirdiği atak sırasında yakınları da panik oluyor çünkü. Bu atakların tehlikeli olmadığını bilmek şu anlamda önemli; çünkü bilindiği zaman her yeni atakta onu tekrar hastaneye götürmek gerekmiyor. Hasta yakınları, tedavinin düzenli sürmesine yardımcı olmalı. Atakların ortadan kalkması için 6/8 hafta gerektiği de bilinmeli.

DEPRESYON İLE BAĞLANTISI VAR MI?

Depresyon en yaygın psikiyatrik rahatsızlıktır. Tüm dünyada her dört kişiden biri, yaşamanın belirli bir döneminde depresyon yaşayabiliyor. Nasıl bir rahatsızlıktır dersek, mutsuzluk, karamsarlık, hayattan tat almama duygusu, güne başlamakta zorlanma, enerji azlığı, normalde çok keyif alınan durumlardan bile artık keyif alamamak, enerjisizlik, bununla birlikte görülen uyku ve iştah düzensizliği, halsizlik, kalp çarpıntısı, baş ağrısı eşlik edebiliyor, daha ileri durumda ölüm düşüncesi gelişiyor.

Ölsem daha iyi diyor

'Ölsem daha iyi' diyebiliyor hasta. Böyle bir ruh hali bu. Depresyonla diğer kaygı bozuklukları bir arada görülebildiği gibi iç içe de geçebiliyor. Beyin kimyasıyla ilgili dönemsel, ani bir stresle tetiklenebiliyor. Kişi üzüntü veren bir olay geçirdiğinde, eğer depresyondaysa bir anda panik atak geçirebiliyor. Yani tabloya panik atak eklenebiliyor. Aslında , depresyon, antidepresan ilaçlar ve terapi ile rahatça ortadan kaldırılabilen bir hastalık.

SiZDEN GELENLER

Merhaba benim sorum şu. Ben çok zor durumdayım. Kendi başıma hiçbir şey halledemiyorum. Uzmana da gidemedim. Dizinizi görünce yazma ihtiyacı hissettim. Ben hap yutamıyorum. Bu yüzden tedavide olamıyorum maalesef. Bende panik bozukluk ve ansiyete olduğunu söyledi doktor. Geçmişte gittim uzmana verdiği hapı içemediğim için tekrar gidemiyorum. Her geçen gün daha da kötü oluyorum. Yemek yerken su içerken yutkunmada sorun yaşıyorum. Sizden yardım istiyorum. Ben bu konuda napabilirim? Yardımcı olursanız çok mutlu olurum.

NEFES EGZERSiZi ÖĞRENiN

Merhaba. Sorunuzu güzel özetlemişsiniz. Pek çok psikiyatri hastası benzer duyguları yaşayabilmektedirler. Bu konuda bilinmesi gerekenler vardır. Panik bozukluğunda beyin kimyasında bozulmalar vardır. Bu bozulmayı ancak ilaç tedavisi ile gidermek mümkündür. Eğer ilaç kullanımı ile ilgili bir sorununuz var ise hiç olmazsa bir uzman psikologa giderek nefes egzersizleri öğrenmeye çalışın. Bunun için hekiminize veya en yakınınızda başka bir psikiyatri uzmanına müracaat etmenizi öneririm. Size acil şifalar diliyorum.

PROF. DR. Nevzat TARHAN- Uzm.Psikolog. Yıldız BURKOVİK- Uzm.Dr. Semra Kaya BARİPOĞLU


  #5  
Alt 25-09-2012, 21:04
Ziyaretci
 
Standart Cevap: Depresyon Nedir? Belirtileri Nelerdir?

merhaba yazınızı görünce belki beni de cevaplarsınız diye düşündüm...ben sizin anlattıklarınızın birebir aynısını yaşıyorum.devamlı üzüntü halindeyim..gülemiyorum.her dakika acaba aileme yük mü oluyorum gibisinden düşünceler beynimin içinde dolaşıyor.geceleri ani uyanmalar sonra uyuyamamalar durduk yere ağlamalar.bunları yaşıyorum. ben olmasaydım daha mutlu olurlardı düşüncesiyle yatıp kalkıyorum.kimseyle arkadaşlık edemiyorum.hayatta tk başıma olduğumu hissediyorum.aileme anlatmaya çalışıyorum ama onlar inanmıyor bir türlü.sizce depresyonda mıyım...yoksa kafayı mı yiyorum...


Cevapla

Hızlı Cevap
Mesajınız:
Kullanıcı isminiz: Giriş yapmak için Buraya tıklayın
Rastgele Soru

Seçenekler


Seçenekler


Benzer Konular
Kum Dökme Nedir Belirtileri Nelerdir? Kum Dökme Nedir Belirtileri Nelerdir? Oksalat ve/veya fosfat ve /veya ürat ve /veya sistin kristallerinin erimemiş olarak idrar içinde atılmaları olayına “Kristalüri” (kum dökmek) denilmektedir....
Doğum sonrası depresyon nedir belirtileri nelerdir Doğum sonrası depresyon Doğum, kadın için en önemli yaşam olaylarından biri; aileye yeni bir üyenin katılması ile yeni bir düzenin kurulduğu bir dönem. Kadınlar doğum sonrasındaki ilk yıl,...
Çıkık Nedir - Belirtileri Nelerdir? Çıkık Nedir - Belirtileri Nelerdir? Çıkık; bir eklemi yapan kemiklerin yer değiştirerek, aralarındaki olağan ilişkinin sürekli olarak bozulmasıdır. Çıkık, ekleme dolaylı ya da dolaysız olarak etki...
Mevsimsel depresyon nedir belirtileri korunma yolları Mevsimsel depresyon Güneşli günlerin geride kalması, saatlerin geri alınmasıyla birlikte gecelerin uzaması ve kapalı ortamlarda geçirilen zamanın artması gibi faktörler mevsimsel depresyonu...
Depresyon belirtileri nelerdir? Depresyon belirtileri nelerdir? * Yapılan, yaşanılan hiçbir şeyden zevk alamama. * Duygulanım azalması. * Üzüntü. * Karamsarlık * Sıkıntı ve huzursuzluk. * Tahammülsüzlük. * Her şeye karşı...

 
Forum Stats
Üyeler: 65,675
Konular : 236,777
Mesajlar: 423,507
Şuan Sitemizde: 1106

En Son Üye: gizem01

Sosyal Linkler
Lütfen Facebook Sayfamızı Beğenin



Twitter Butonları





Google+ Butonu



Lütfen Google+ Sayfamızı Çevrenize Ekleyin


Sponsorlu Bağlantılar







Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 00:39.


Powered by vBulletin® Version 3.8.2
Copyright ©2000 - 2014, Jelsoft Enterprises Ltd.

DMCA.com

Sitemizde illegal paylaşım yasaktır.Sayfalarımızda bulunan içeriklerin telif haklarıyla ilgili bir şikayetiniz/sorunuz varsa bize ulaşmak için TIKLAYINIZ .
In this web site,illegal sharing is forbidden.If you have any problem/complaint about content's copyrights in our page,please click here to contact us.