Forum Kimler Online
Go Back   Ezberim > Genel Sağlık > Psikoloji Psikiyatri (Ruh ve Sinir Hastalıkları)
Kayıt ol Forumları Okundu Kabul Et


Kaygılardan Nasıl Kurtuluruz

Genel Sağlık kategorisinde ve Psikoloji Psikiyatri (Ruh ve Sinir Hastalıkları) forumunda bulunan Kaygılardan Nasıl Kurtuluruz konusunu görüntülemektesiniz.
Kaygılardan Nasıl Kurtuluruz Panik kaygıya giden yolun başlangıcı mıdır yoksa kaygı halinin sonucu mudur? Kaygının giderek artışıyla panik hali kendisini ...





Yeni Konu aç Cevapla
 
Seçenekler
  #1  
Alt 24-01-2010, 22:29
 
Standart Kaygılardan Nasıl Kurtuluruz

"Sponsorlu Bağlantılar"

 


Kaygılardan Nasıl Kurtuluruz

Panik kaygıya giden yolun başlangıcı mıdır yoksa kaygı halinin sonucu mudur?
Kaygının giderek artışıyla panik hali kendisini gösterir. Yani son dakika golü gibi bir durumdur, ancak beklenmeyendir. Oysaki stres ya da kaygının artışı birçok hatalı durumun birleşmesiyle birlikte düşünce zincirinin bozulmasıyla da artık panik ortalığı ele geçirmeye başlar. Kişiler bilgiyi doğru almışlarsa bu durumunun kendilerini farklı noktalara doğru sürükleyeceğini bildiklerinden kontrol altına alma teknikleriyle kendilerini sakinleştirebilir ve parazit bir duygudan kurtulabilirler.
-Kişinin kendisiyle ilgili kaygısı ile çevresi, ailesi ile alakalı kaygısı aynı şey midir?
Kaygı her şekilde kaygıdır, kendisine ya da ailesine ya da sosyal çevreye ait olsun nasıl olursa olsun kaygı kaygıdır. Kaygı pek çok nedenden ötürü duyulabilir. Kendinin başarısız olacağı mutlu olamayacağı kaygısı, ailesinden birine bir şey olacağı onu kaybedeceği kaygısı ya da sosyal çevre içinde kabul göremeyeceği kaygısı hepsi insana ait, insanca bir özelliktir. Eğer bu düşünce kontrol altına alınamazsa her alanda kendisini gösterebilir.
-Özellikle annelerin çocuklarına söyledikleri, "Ben sana güveniyorum ama çevre bozuk" sözlerini hep duyarız. Bunu nasıl yorumlarsınız?
Annelerin kaygısıdır bu durum. Çocuğun yaşıyla orantılı olarak annenin de kaygısı artış gösterir. Hele bir de etrafta yaşanmış kötü bir durum varsa ebeveyn hemen o durumun çocuğunun başına geleceği kaygısını duymaya başlar. Çocuk ergenleşme dönemine girince çevreye açılımı artar ve arkadaşlarına ya da çeşitli yerlere gitme isteği vardır. Genelde bu cümle bu koşullarda söylenir. Gerçeklik payı olduğu gibi, kimi zaman da abartılmış bir duygu haline de getirilebilir. Kimi ebeveynler kendi kaygılarını çocuklarına da yansıtmaktadırlar. Evde otururken evin odaların kapıların kilitlenmesi haline de varabilir bu durumlar. Burada bakılması gereken her zaman için söylenen sözlerin altında yatan duygulardır. Bu duygunun haklılığı ve haksızlığına eşit oranda bakılmalıdır.

ÇOCUKLUKTAN ERİŞKİNLİĞE KAYGI

-Çocukluk yılları ile yetişkinlikte yaşanan kaygıların nasıl bir bağlantısı vardır?
Bazen çocuklukta yaşanan kaygılar yetişkinliğe taşınabilir. Kimi zaman aynı şekilde kimi zaman şekil değiştirerek. Çocukluk döneminde derslerden zayıf alınması, sözlüde yaşanan başarısızlıklar yetişkinlikte işe girme aşamasındaki mülakatlarda duyulan kaygı ile bağlantılı olabilir. Kimi zamanda yaşanan başarılar da kaygı yaratabilir. Hep daha yukarılara doğru çıkmak isteyen bir çocuk yetişkinlikte sürekli yükselme durumunu sağlayamazsa kendini kötü hissedebilir. Aslında yaşanan başarılar son derece mükemmel olabilir ama kişinin kendisine yetmediği için yaşadığı başarıları görmezden gelebilir ve kendisini anlamsız bir kaygı durumuna sokabilir. Çocukluk döenmlerinde ebeveynden birinin kaygısını da çocuk sahiplenebilir ve yetişkinliğe taşıyabilir. Annesi nasıl kendisi için vaktinde gelmediği zaman endişeleniyorsa kendisi de aileden birileri geç gelince kaygılanabilir.
-Kaygı aynı zamanda bir özgüven eksikliği sorunu olarak algılanabilir mi?
Özgüveni düşük bir insan daha çok kendisine güveni tam sağlayamadığından kaygısını kontrol etmekte zorluk çekebilir, stresin daha fazla artışına sebep olabilir diyebiliriz.
-Terk edilme, yalnız kalma, iflas etme, şeref ve haysiyetini kaybetme gibi kaygılar var kimi insanlarda da. Bu konuda neler söylemek istersiniz?
Başarısızlık hissi, yalnızlık duygusu ve emekliliğinde yaşanacak sağlıksız durumlar insanları doğal olarak mutsuz eden durumlardır. Şeref ve haysiyet, ahlaki bakış açıları ise tüm toplumlarda olduğu gibi Türk toplumunda da son derece önemlidir. Özde huzursuzluk yaşamayı istememe durumu vardır. Yaş ilerledikçe insanlar bu durumlara çok daha fazla önem vermektedir. Gençlikte bazen göz ardı edilebilmektedir ki düşünceler, duygular ve istekler ile beklentiler farklı olduğu için. Yaşın artışı daha farklı değerlerin ortaya çıkışına sebep olur ve bunlar aslında çok daha kalıcı değerlerdir. Bazen insan gençken bu değerleri görmezden gelip önemsemeyebilir. Ancak yaş ile birlikte asıl önemli değerlerin daha farklı olduğunu hissetmeye başlar ve bunların kaybı özellikle belirli yaştan sonra kişinin kendisini çok daha kötü hissetmesine sebep olur.
'YOLUN SONU GÖRÜNÜYOR' KAYGISI

-Yaşlılarda kaygı artışı da gözleniyor? Bunun nedeni ne olabilir?
Yaşın ilerlemesiyle birlikte eski dönemlerdeki gibi aynı güçlülük ve beden sağlığı yerinde olamamaktadır. Ayrıca yaşa bağlı unutkanlıklar ve yavaş yavaş kendi yaş dönemlerine ait kişilerin vefat etmesiyle de yolun sonuna yaklaşıldığı hissi duyulmaya başlanır. Kişinin kendini işe yaramaz hissetmesi, kendisine ihtiyaç duyulmadığı fikri de en çok yaralayan durumlardandır. Tüm bunların bileşkesi altında yaşlı kişi kendisini çaresiz hisseder ve olumsuz duygu ve düşüncelerinde artış olmaya başlar. Emeklilik ile birlikte gelen sanki hiçbir işi yokmuş ve yapamazmış hissi ile kendini eve kapatabilir. Eğer kişi evde de yapacak işler bulursa ve arkadaşlarıyla dostlarıyla görüşmeye devam edip faaliyetlerini devam ettirirse bu kaygı hali kalmayacaktır. Özellikle artık yılların verdiği tecrübe haliyle birlikte aslında daha çok anlamlı ve dolu dolu işler yapabilir.
KAYGIYI TETİKLEYEN KİŞİLİKLER

-Kaygı ile kişilik yapısı arasında bir bağ kurulabilir mi?
Bazı kişilik özellikleri kaygıya meyilli hale gelinmesine sebep olabilir. Zayıf kişilikler, bağımlı kişilikler bu duruma daha fazla maruz kalan kişilerdir. Kişiler kaygılarını nasıl çözümleyebileceklerini bilememenin tedirginliğini bu özelliklere sahiplerse daha fazla yaşayabilirler. Bazı kişiliklerde insanları kaygıya sokabilir. Özellikle antisosyal kişiliğe ( çevreye zarar veren ve bu zarardan pişman olmayan) sahip kişiler ile birlikte olanlar, narsistik (kendini beğenmişler), border-line (sınır kişilik, tutarsız kişiler)kişiliğe sahip kişiler ile yaşayanlar ya da çevrelerinde bu kişiler olanlar daha çok kendileri kaygı içine düşerler.
-Kimi batıl davranışlar kaygı halinin tavan yapmasından kaynaklanıyor olabilir mi?
Bu şekilde toplumsal ve kültürel bir zeminde bulmuş olur. Batıl inançların kökeninde aslında yaşanmış olaylar vardır. Bunların nedenlerini bilmek batıl bir davranışı düşünmemizi sağlar. Mesela pek çok kişi 13 rakamının uğursuzluğundan söz eder ama 13 rakamı aslında Hırıstiyanlar için son derece önemlidir. Hz İsa'nın 12 havarisi vardı ve bunlardan biri kendisine ihanet etmişti. Hz İsa ile birlikte 13 oldukları için 13 ün uğursuzluğu bu nedenden ötürü ortaya çıkmıştır. Aslında Müslüman ya da Musevi ya da farklı dinlere sahip veya ateist bir kişi için bir anlam ifade etmemekle birlikte yine de bilinmezlikler ve hatalı bilgiler batıl inançlara daha fazla önem vermemizi sağlamaktadırlar. Gerçi bazı kişiler tarafından bu bilgi bilinse de nemelazım düşüncesi nedeniyle kaçınmalara sebebiyet vermektedir. Kaygının bu bağlamda tavan yapması zeminde kaygılı bir kişiliği varsa ya da takıntıları varsa kişinin kaygısının daha çok artışına sebep olabilir.

KAYGI TEDAVİSİNDE İLAÇ VE PSİKOTERAPİ

-Kaygıdan kurtulmanın reçetesi var mıdır?

Kaygının asıl nedeninin bulunması için cesaretli olmak gerekmektedir. Bazı kişiler daha fazla kaygı doğuracak diye bu konuda konuşmaktan kaçınıp kendi içinde yaşamaya devam ederler. Dolayısıyla öncelikle bu konunun konuşulması için profesyonel bir yardım almayı düşünmek iyi olacaktır. İlk adım stresi kontrol edebilmeyi başarmaktır. Bunun için doğru nefes alma teknikleri, rahatlama egzersizleri, bedeni kontrol edebilmek için yapılacak egzersizler, kaygı nedeniyle dağılan dikkati toplamayı öğrenmek oldukça önemlidir. Stresi kontrol eden bir kişi kaygının artışına da dur diyebilir, ancak en önemlisi neden kaygı bu noktalara kadar gelmiştir ona bakabilmek ve ana kaynağı görebilmek çok önemlidir. Bazen kaynak aslında hemen kişinin çok yakınında da olabilir. Bu nedenle düşünceyi durdurabilmek ve düşüncenin bozulmasını sağlayan etkileri en aza indirmek gereklidir. Kaygı artık boğucu bir hale geldiyse ilaç tedavisi gerekmektedir. Biyolojik bir bozulma düzenlendiğinde işler daha kolaylaşır. Ancak sadece ilaç tedavisi değil, ilaç ve psikoterapi çok daha faydalı olacaktır. Yapılması gereken sadece semptomun ortadan kalkması değildir. Yeniden tekrarlamaması için en önemlisi bunu kontrol etmeyi başarmayı öğrenmektir ki, yeniden ihtiyaç halinde ilaç kullanılmak zorunda kalınmasın.
-Kaygılı kişilerin mutlaka uzak durması gerekenler şeklinde bir liste yapmak mümkün müdür son olarak?
Kaygıyı uyandıracak durumun tespit edilmesiyle o durumu aratan ortamın doğru şekillendirilmesi gerekmektedir. Bu nedenle ısrarla kaygı yaratan durumun içine girmemek gerekir. Ancak kontrol etmeyi öğrenince bu durumun üzerine gidilebilir ve kişinin kaygısı ezilebilir, yok edilebilir. Bir diğer önemli durum kesinlikle göğüsten nefes alınmamalıdır, diyafram nefesi daima kullanılmalıdır. Ayrıca olumsuz ve evhamlı kişilerden kaygıyı kontrol etmeyi öğrenene kadar uzak durulmalıdır. Yoğun düşünceler, durdurulamayan düşüncelerden mutlaka uzaklaşmak için dikkati bir başka yöne yönlendirmeyi öğrenmek gerekmektedir. Özellikle de durdurulamayan düşüncelerden kaçınmak için teknikler öğrenmelidirler. Çözüm odaklı düşünme şekillerini öğrenmek gerekir. Bu nedenle sorun odaklı düşünmekten kaçınılmalıdır. Bazı kişiler de bir diğerini özellikle sorunun içine çekerler ki kendileri o sorunla yalnız kalmasınlar diye. Bu noktada uyanık olmak ve ne olursa olsun mantıklı düşünme içinde kalmayı sağlamak gerekmektedir. Yani aşırı duygusal bir bakış açısından mutlaka uzak kalınması gerekmektedir.







"Sponsorlu Bağlantılar"

 
"Sponsorlu Bağlantılar"



Bu mesaj için NİLGÜN kullanıcısına teşekkür edenler:
DoLuNaY ŞoVaLyEsİ (25-01-2010)
Cevapla

Hızlı Cevap
Mesajınız:
Kullanıcı isminiz: Giriş yapmak için Buraya tıklayın
Rastgele Soru

Seçenekler


Seçenekler


Benzer Konular
Çillerden Nasıl Kurtuluruz? Çillerden Nasıl Kurtuluruz? Cildinizde bulunan çiller, kış mevsiminde renkleri açılıp, genişlikleri küçülüp daha az görülür hal alırken, yaz mevsimi geldiğinde güneşin etkisiyle renkleri...
Göz Çevresindeki Kırışıklardan Nasıl Kurtuluruz? Göz Çevresindeki Kırışıklardan Nasıl Kurtuluruz? Güzelliğin en çarpıcı silahı olan gözler, yüzün en hassas bölgesi olduğu için erken yaşlarda kırışıklıklara davetiye çıkarıyor. Bu nedenle göz...
Göz çevresindeki halkalardan nasıl kurtuluruz Göz çevresindeki halkalardan nasıl kurtuluruz Akne probleminden sonra en sık görülen ikinci sorun ne biliyor musunuz? Göz çevresindeki koyu halkalar! Bu morluklardan kurtulmak da en az...
Vesveseden Nasıl Kurtuluruz. . . Vesveseden nasıl kurtuluruz Vesvese, tamamen telkinden ibaret bir şeydir. Vesveseyi aklınızda bitireceksiniz. Yani insan kendisinde vesvesenin olduğunu anladığı anda, vesvesenin bitmesi gerekir....
Ağız Kokusundan Oruç Tutarken Nasıl Kurtuluruz? Ağız Kokusundan Oruç Tutarken Nasıl Kurtuluruz? Ramazanda en çok şikayet edilen ağız kokusudur. Bu dertten oruçluyken nasıl kurtulabiliriz? ...

 
Forum Stats
Üyeler: 66,541
Konular : 231,545
Mesajlar: 417,059
Şuan Sitemizde: 189

En Son Üye: cenziko

Sosyal Linkler
Twitter Butonları





Google+ Butonu


Sponsorlu Bağlantılar







Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 08:33.


Powered by vBulletin® Version 3.8.2
Copyright ©2000 - 2014, Jelsoft Enterprises Ltd.

DMCA.com

Sitemizde illegal paylaşım yasaktır.Sayfalarımızda bulunan içeriklerin telif haklarıyla ilgili bir şikayetiniz/sorunuz varsa bize ulaşmak için TIKLAYINIZ .
In this web site,illegal sharing is forbidden.If you have any problem/complaint about content's copyrights in our page,please click here to contact us.