"Sponsorlu Bağlantılar"

Sayfayı Sosyal Ağda Paylaşınız

Share on Google+0Share on Facebook0Tweet about this on TwitterShare on LinkedIn0

RSS Forum’dan Son Konular

  • Bir hata oluştu, beslemenin kapalı olduğu anlaşılıyor. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.

Basilli Dizanteri (Kanlıbasur) Nedir Korunma ve Tedavisi

Basilli Dizanteri (Kanlıbasur) Nedir Korunma ve Tedavisi Yorumlar: 0 Okunma: 87
Paylaş...Share on Google+0Share on Facebook0Tweet about this on TwitterShare on LinkedIn0

Basilli Dizanteri (Kanlıbasur) Nedir Korunma ve Tedavisi

Kalın barsak iltihabından ileri gelen bir hastalıktır. Meydana getiren etkenlere göre ikiye ayrılır: 1 — Basilli dizanteri; 2 — Amipli dizenteri.

Basilli Dizanteri

Dizanteri basili adı verilen, basil cinsi bir mikropla meydana gelir. Mikrobun kuluçka süresi 1-2 saatle 7 gün arasında oynar. Hastalığın başlıca belirtileri karın ağrısı, sancı, balgamlı, cerahatli, kanlı ishaldir.

Basilli dizanteriye dünyanın her yanında raslanır. Sinekler, toplu yaşama, sağlık şartlarına uymıyan helalar, lâğımlar, kirli besin maddeleri bulaşmada en büyük rol oynar. Hastanelerde, evlerde hastadan hastaya da bulaşma olabilir.

Hastalığın gidişi hafif, orta, ağır şekiller gösterebilir. Bazan hafif bir ishal şeklinde geçer. Eveğen (hâd) sekilerdeyse şiddeti değişiktir. Birdenbire şiddetli karın ağrısı, ishalle başlar. Dışkı, balgamlı bir hal alır, içinde cerahat, kan görülür. 24-48 saat içinde, hasta günde 8-10 kere dışarı çıkar, ateş 38 derecenin üstündedir. Kaim barsağm son kısmında şiddetli ıkıntı, sancı olur. Ayrıca, baş ağrısı, bulantı, kusma, halsizlik, dalgınlık da görülür.

Korunma. — Helâlarm sağlık şartlarına uygun hale getirilmesi, açık helalarda dışkının dezenfekte edilmesi gerekir. Sineklerle devamlı sa-vaşmalıdır. Besinlerin temizliğine dikkat edilmeli, yemekler sineklerden korunmalı, çocukların olur olmaz yerde yıkanmamış şeyler yemesi ölenmelidir. Salgın zamanlarında dizanteri aşısı yapılabilir.

Tedavi. Hasta yatakta tam din lenmeye alınır. İshaller vücutta su kaybına yol açtığından, hastaya bol su verilmelidir. Sıcak havalarda su kaybı daha da artacağından buna daha çok dikkat edilmelidir. Gerekirse deri altından, ya da damardan hastaya serum fiziyolojik, şekerli su verilir.

Tedavide pehrizin önemi büyüktür. Barsakta az posa bırakan yiyecekler verilmelidir. Başlangıçta, pirinç suyu, portakal suyu, çay verilir. Süt vermek doğru değildir. İyileşme başlayınca, süt, meyva suları, yağsız çorbalar, yumuşak sebzeler verilir. Daha sonra, yumurta, biskü-vit, biraz tereyağı, kızarmış ekmek, patates püresi, piliç verilmeye başlanır. Normal yemeklere tam iyileşme olduktan sonra dönmelidir. İlâçla tedavi sülfamitlerin bulunmasından sonra başarılı bir devreye girmiştir. Sülfaguanidin ve benzerleri, oreomisin, neomisin gibi antibiyotikler bugün kullanılmakta olan, en iyi sonuçlar veren ilâçlardır.

  "Sponsorlu Bağlantılar"
Etiketler : ,

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Google+