Forum Kimler Online
Go Back   Ezberim > Her Telden Muhabbet > Paylaşım Muhabbet Eğlence Mizah
Kayıt ol Forumları Okundu Kabul Et


Aklımıza Kazınan Replikler

Her Telden Muhabbet kategorisinde ve Paylaşım Muhabbet Eğlence Mizah forumunda bulunan Aklımıza Kazınan Replikler konusunu görüntülemektesiniz.
Aklımıza Kazınan Replikler (hatırla sevgili dizisinden) Ahmet yıllar sonra yuvaya döner. Selma-Canım,canım benim,canım.(içten bir şekilde sarılırlar.) Ahmet-Nasılsın annecim?(Burda Cansel Elçin'e ...


Yeni Konu aç Cevapla
Seçenekler
  #1  
Okunmamış 28-02-2008, 14:35
 
Halay Aklımıza Kazınan Replikler

"Sponsorlu Bağlantılar"

 


Aklımıza Kazınan Replikler

(hatırla sevgili dizisinden)

Ahmet yıllar sonra yuvaya döner.

Selma-Canım,canım benim,canım.(içten bir şekilde sarılırlar.)
Ahmet-Nasılsın annecim?(Burda Cansel Elçin'e yeniden hayran kaldım.Sanki gerçek annesi,o kadar içten ki)
Selma-Şimdi iyiyim.Sen evine döndün ya,artık çok iyiyim.
-Allah nazardan sakladı Ahmet.Canım.(Sarılırlar.)
Defne-Abi,seni çok özledim.Hoşgeldin.(Koşarak Ahmet'in kucağına atlar.)
Ahmet-Dur kız deli fişek.
Defne-Canım abim.Sana taze ceviz topladım.
Ahmet-Öyle mi?Kabuğunuda soydun mu?
Defne-Soydum tabi,bak.
Ahmet-Taze ceviz nasıl burnumda tutuyor bir bilsen,ama en çok sen...
-Olmadı ki cevizler,azcık daha bekliyeydin.
Ahmet-Olsun ben onun ellerinden zehir olsa yerim.(Kardeşinin elini öper.)
Sevim-Hadi hadi,bu deli kızı beklicek olursak kavuşmamız mahşere kalıcak.(Gülüşmeler.)
Ahmet-Yazın uçakta okudum,yine onikiden vurmuşsun.
Sevim-Aman gazetenin kapanmasına vesile olur diye ödüm kopuyor ya,boşver artık.
Şevket-Hadi içeri girelim,bırakın kapı önündeki muhabbeti,hadi.
Ahmet-Gel bakalım(Kardeşini tutar.)Yürü.Hopp.(Kızı kucağına alır,gülüşürler.)
Yasemin içi giderek izler ve içeri girer.


Ahmet ıslık çalarak bisiklet sürmektedir.Diğer sokaktanda bisikletle Yasemin yaklaşır.Bir köşe başında karşılaşırlar ve yasemin Ahmet'i görünce düşer.

Yasemin-Ahh.(Ahmet hızla bisikleti durdurur ve yanına gelir.)
Ahmet-İyi misin?Yaralandın mı?
Yasemin-(Bozulmuş bir şekilde)İyiyim.Birşeyim yok.Birden karşıma çıkınca.(Ahmet durumu anlamış gibi tatlı tatlı gülümser.)
Ahmet-Kusura bakma.Neyseki biryerine bişey olmadı.
Yasemin-Ne aksilik.(Sinirle yere dökülen zerzevatları toplamaya başlar.Ahmet'de ona yardım eder.)
Ahmet-Çok üzgünüm.
Yasemin-Önemli değil.
Ahmet-Yardım ister misin?İstersen eve kadar yardım edebilirim.
Yasemin-Teşekkür ederim,gerek yok.(Hızla bisikletine biner ve uzaklaşır.Ahmet arkasından tatlı tatlı bakarken,Yasemin rezil olmanın verdiği hezimetle oflayıf puflamaktadır.Sonra ahmet Yasemin'in yere düşen küpesini alır ve arkasından bakıp gülümser.)

Yasemin sinirle odasına girer.Rezil olmuştur.Ayakkabılarını bir hışım çıkarıp kenara atar.Pantolonunun tozlanan yerine bakar ve sinirle silkeler.Dolabını açıp yeni bir pantolon çıkarır ve o sırada annesinin doğum günü için aldığı elbiseyi görür.Yatağa yaklaşır ve memnuniyetsizlikle elbiseyi evirip çevirir.

Nezahat-Beğendin mi?
Yasemin-Çok güzel anne ama...
Nezahat-Ne aması?
Yasemin-Benim için fazla abartı değil mi?
Nezahat-Çabuk giy şunu bakayım.En azından üstünde nasıl duruyor bir görelim.(Yasemin istemeye istemeye elbiseyi giyer.)Aaaa...O kadar emek harcandı.
Yasemin-Anne...Off anne nasıl giycem ben bunu?
Nezahat-Kızım bugün senin doğum günün.Abartılı olucak tabi.Canım,hem bu elbisenin nesi abartılı allahaşkına?Sana uygun sade bir elbise bulalım diye Melahat'la göbeğimiz çatladı.Dön arkanı.
Yasemin-Ufff
Nezahat-Kıpraşma.
Lale-Merhaba.
Nezahat-Hoşgeldin Lale'cim.
Lale-Hoşbulduk.Ne oluyor?
Nezahat-N'olcak yine savaşıyoruz.Tüüü tüüü tüü tüüü.Peri kızı gibi oldun maaşallah.
Yasemin-Daha çok güzel görünmeye çalışan zengin kızlarına benzedim.
Nezahat-Lale şu kıza bişey söyle allah aşkına.Bu elbisenin nesi var?Nesi abartı?
Lale-Abartılı falan değilki,harika bişey.Bayıldım.
Nezahat-O zaman dikkafalı arkadaşını ikna et giymeyecekmiş.
Lale-Aaa,niye giymiyorsun?
Yasemin-Sen ne zaman benim üstümde böyle bişey gördün Lale?
Lale-Görmedim ama artık görmek istiyorum.Bir bakar mısın?(Aynaya çevirir)Öyle yakışıyor ki.Üstelik annenin hediyesi giymemek ayıp değil mi?
Yasemin-Ahh,küpeler.(pantolonunun ceplarina bakar.)Mahvoldum.Babamın hediye ettiği küpenin teki yok.(Telaşla etrafına bakınr.)Demin sokakta düşürdüm.Bisikletle yere devrilince.
Lale-Ne diyorsun?Hiçbişey anlamıyorum.
Yasemin-Birazdan geliyorum.(Telaşla çıkar.)
Lale-Ayağına bişey giyseydin bari.

Yasemin çıplak ayak sokağa fırlar.Tam o sırada evine giricek olan Ahmet onu görür ve bir süre izler.Yasemin koşar adım uzaklaşır,Ahmet'se nereye koştuğunu anlayıp gülümser.Elleri cebinde Keyifli keyifli Yasemin'in arkasından gider.Yasemin düştüğü yere gelir ve yere eğilip küpesini aramaya başlar.Ellerini tozların içinde gezdirir ama bulamaz.Tam o sırada Ahmet yaklaşır.

Ahmet-Bunu mu arıyorsun?(Elindeki küpeyi uzatır.Yasemin şaşkın ve sevimli...Ayağa kalkar.)Yerde buldum.Arkandan yetişip vermek istedim ama o kadar hızlı gittin ki.Düşmene sebep olduğum için galiba bana biraz kızgındın.(Yasemin mahçup bir ifadeyle küpeyi alır.)
Yasemin-Hayır kızgın değildim.
Ahmet-Bana öyle geldi o zaman.Defne'yle yollamayı düşünüyordum.Neyse lüzum kalmadı.
Yasemin-Teşekkür ederim.Benim için çok kıymetliydi.(Yürümeye başlar.)Bu sabah babam doğumgünü için hediye etmişti.(Ahmet dikkatle onu izliyordur.)
Ahmet-Hımm.Demek bugün doğum günün.Tebrik ederim.
Yasemin-Teşekkür ederim.Kabalık ettiysem özür dilerim.Yani düştüğüm zaman..Kendimi aptal gibi hissetmiştim.(Ahmet geri çekilip onu şööyle bir bakar ve gülümser.)
Ahmet-Hepimizin başına gelebilir...Bende sık sık düşerim.(Yasemin utangaçca gülümser.)
Yasemin-Öğleden sonra doğumgünü partim var.Yani...(Duraksar.Heyecandan kalbi durucak.)
Ahmet-Yani...(Sende az değilsin,anladında... )
Yasemin-(Yasemin hızla içini çeker ve sonunda cesaretini toplar.)Gelirsen memnun olurum.
Ahmet-Gelirdim ama havaalanına gitmem lazım.Bir arkadaşımı karşılıcam.Sonrada onu yalnız bırakmam ayıp olur.
Yasemin-Onuda getir.İsterse oda gelebilir.
Ahmet-(Gülümser)Olur.Burayı ve arkadaşlarımı çok merak ediyordu.Hemde hepsini bir kerede tanımış olur.(Yasemin mutluluk sarhoşu...)
Yasemin-İyi o zaman.(Arkasını dönüp uçarcasına ilerler.Ahmet onu şööyle bir süzer.)
Ahmet-Doğum günü elbisen bu mu?
Yasemin-Evet.Annemin sürprizi.(Elbisesinin eteklerini iki yandan tutar.)
Ahmet-Çok güzel bir elbise...(Yasemin'in yüzüne bakar.)Sanada çok yakışmış.(Az çapkın değil. )Herkesten önce ben mi gördüm yoksa?
Yasemin-Öyle oldu.(Şimdi bayılıcak. Mest olmuş bir şekilde,suratında kocaman bir gülümseme ilerler.Ayakları yere değmiyordur adeta.Ahmet onun arkasından bakar ve ayaklarının çıplak olduğunu farkeder.Muzip muzip gülümser.)
Ahmet-Görüşürüz.(Yasemin ona döner.)
Yasemin-Tamam.(Yerinde hafifçe zıplar ve arkasını dönüp uçarcasına uzaklaşır.)













"Sponsorlu Bağlantılar"

 
"Sponsorlu Bağlantılar"



  #2  
Okunmamış 28-02-2008, 14:36
 
Standart Cevap : Aklımıza Kazınan Replikler

Yasemin : Nasıl buldun Michelli yakışıklımı ?
Lale : Sus Allahını seversen yasemin Resmen şok geçirdim. Nerden aklımıza gelirdi.
Yasemin : Gelmeliydi. Nden erkek oldugunu düşündük ki
Lale : Çünkü bunu arzu ettik . İşimize geliyordu.
Yasemin : Artık Ahmet konusu burda kapanmıştır .
Lale : Neden ?
Yasemin : Birde soruyorsun Lale kızın elini biran olsun bırakmadı,yanak yanaga dans etmeler ,Burun buruna konuşmalar, pasta yedirmeler Yani utanmasalar .....
Lale : Öpüşecekler
Yasemin : Sus yüreğime indirme şimdi
Lale : Dur bakalaım acele etme daha kızın Ahmet için ne ifade ediyor bilmiyoruz.
Yasemin : Bilmiyomuyuz? Şaşkın kafamıza bi türlü girmiyo desek daha doğru olur .
Işık : Ablaaa
Yasemin :Ne var Işık
Işık : Hümeyra ablalar kalkıyo
Yasemin :Neyse bu korkunç parti bitiyo gell...

---------------------------


Michell: Burası çok güzel
Ahmet : Evet
Ahmet : Günaydın
Michell :Günaydın Yasmin
Yasemin : Günaydın
Ahmet : Michelle adayı gezdiricem, nerden başlasam acaba ?
Yasemin : Aşıklar yolu uygun düşer. Bu mevsimde özellikle güzeldir. İyi geziler ..
Ahmet : Teşekkür ederiz
Michell : Aşıklar yolumu? ne demek yani!
Ahmet : Yolda anlatırım hadi hoppp

A: bugün seni yalnız yakalamak için çok çaba sarfettim, ama olmadı... defteri vermek için yani... seni incittiğimiz için çok üzgünüm... resme çok kabiliyetin var...

Y:tabi sen de defteri gördün...

A : kendimi alamadım yasemin...beni affet... yalnız merak ettiğim ( yasemine doğru yaklaşır) beni nasıl bu kadar iyi tanıyabildin... bu kadar mesafe varken, bu nasıl oldu... hangi ara... (yasemine doğru hafifçe eğilir, bakışları kısılır) neden utanıyorsun...yasemin... (elini yaseminin yanağına koyar) yüzüme bak lütfen...bunda utanılacak ne var? böylesine hissetmek için ömrünü verenler var...lütfen birşeyler söyle yasemin...böyle susmak sana yakışmıyor...yasemin... neler oluyor...bu mucize gibi birşey...gerçek olamayacak kadar güzel...yasemin...


Yasemin ve Ahmetin vapura binmek icin gittiklerinde...ve otelde...

Gülüserek gelirler...
Yasemin:Nerdeyse kaciriyorduk...
Ahmet:Tam zamaninda geldik.(tuhaflasmis halde etrafa bakar)
Ve Biletciye:Bizden baska yolcu yokmu???
Biletci:Yok efendim,sis nedeniyle seferler iptal edilmis durumda!
Yasemin (büyük saskinlik icinde):Ne??!!...
Biletci:seferler iptal edildi!
Yasemin endiseyle Ahmete döner:Ne yapacagiz simdi??
Ikiside saskin bir halde etraflarina bakinirlar...
Yasemin haber vermek icin evi arar,babasi cikar telefona...
Riza:Alo
Yasemin:Babacigim,adaya gecemedim vapur seferleri iptal edildi...
Riza:Iptalmi edildi?
Yaseminin annesi (telasli):Ne olmus??
Riza:Ne olduki??
Yasemin:Cok yogun sis var...
Riza:Nerden ariyorsun sen..?
Yasemin:Postaneden ariyorum
Riza(Riza cözüm bulmaya calisir):Istanbuldaki evin anahtari yanindami?
Yasemin(üzülerek):Hayir,yok...
Bu arada Ahmet yanina gelir
Riza:Hay allah...Ne yapsakki...?
Yasemin ve Ahmet birbirilerine bakar,Ahmet gülümser...
Riza:Bristol oteline git,Yasemin
Yaseminin annesi bu cözümü beyenmez
Riza:Senin icin bi Oda ayirtiyorum
Yasemin:Bristol otelmi?
Bu arada Ahmet caktirmaz ama gülümsiyerek ayni otele gitme pilanlari kuruyordur...
Riza:Evet,ben hemen ariyorum...tamammi kizim?
Yasemin:Tamam babacigim,tesekkür ederim!
Yasemin(ahmete dönüp):Bu gece Bristol otelde kaliyorum Babam yer ayirtiyor...
Ahmet(Yasemini hayranlikla bakar)emekki bende Bristol otelde kaliyorum!
Yasemin(tuhaflasmis,ama ayni zamandada sevinmis bir sekilde):Bu münasipmi?
Ahmet(yaseminin safligina ama daha cok temiz kalbinde bayilmis bir halde):Ne münasipi??...(anlamadi degil)
Yasemin:Seninle ayni otelde kalmamiz.
Ahmet:Bence bir masuru yok,ama seni tedirgin edicekse bunu kimseye söylemeyiz!
Yasemin Ahmetin bu tavrina sasirir ama ayni zamandada cok hoslanir...
Ikiside gülüserek giderler...

Daha sonra Otelde...

Yasemin ve Ahmete odalari gösterilir,ilk Yasemin gelir arkasindan Ahmet ikiside liseli asiklar gibi arkalarindan bakip gizlice gülümsesirler,ikiside iceri girer ve adamlar gittikten sonra tekrar kapiyi acarlara emin olmak icin gitiklerine bakip birbirilerine bakip gülerler...
Ahmet(sesiz bir sekilde):10 dakika sonra otelin arka sokaginda bulusalim,sonra seni cok güzel bir lokantaya götürecegim...
Yasemin(nerdeyse havaya ucacak,heycanla):Tamam...

Ondan sonra ikiside odalarina girerler...









  #3  
Okunmamış 28-02-2008, 14:36
 
Standart Cevap : Aklımıza Kazınan Replikler

Ahmet Işıkın babasının onu çağırdığını haber vermiştir.Ahmet Rıza Beylere giderken Yasemin de evden çıkıyordur.Karşılaşırlar …
Ahmet: Günaydın Yasemin.Geçmiş olsun.
Yasemin: Teşekkür ederim.
Ahmet:Baban beni çağırmış da size geliyordum.
Yasemin: Hıhı
Ahmet: Seninle acil konuşmamız lazım Yasemin.Defter hakkında …
Yaseminin annesi gelir.
Y.A: Günaydın Ahmet
Ahmet: Günaydın
Y.A: Rıza yukarda seni bekliyor.
Yasemin: İyi günler Ahmet.
Ahmet: Sana da.
Y.A: Annene selam söyle.Koştu geldi dün sabah Yasemin için.Ne kadar teşekkür etsek azdır.
Ahmet: Onun vazifesi bu.
Y.A: Emine size çay hazırladı yukarda.Maalesef biz terziye gidiyoruz. (Yasemin annesinin koluna girer ve çeker.)Randevumuz vardı da kusura bakma.
Ahmet: Rica ederim.
Y.A: (Yasemine döner.) Ne bu acele?İki laf konuşturmadın çocukla …


Ahmet,babası ve halası Menderesten gelen iş teklifi üzerinde konuşuyorlardı.O sırada Defne geldi.Ahmet onu görüp;
Ahmet: Gel bakalım güzel kız …
Ahmetin babası: Ne o?Pek kederli görünüyorsun.Gel gel.Gel şöyle. (Defne gelip babasının kucağına oturur.)
Defne: Deniz babasıyla Ankaraya gidiyor.Temelli.
A.B: Hıı…Hani Galatasaraya gidecekti o?
Defne: Babası Ankaraya tayin olunca fikir değiştirmiş.
Ahmetin halası: Aaa Mehmet Ankaraya mı tayin olmuş?Pek hızlı değil mi?
O sırada Işık hızla içeri girer.
Işık: Deniz sizde mi?
Defne: Yoo
Işık: Ben de sana vedaya geldi sanmıştım.Kaç saattir ortada yok.
Ahmetin babası: (Merakla) Nasıl ortada yok?Ne demek ortada yok?
Işık: Evde değil.Meydana da baktık,her yere baktık yok.
Ahmetin halası: Aaa
Ahmet: Napalım?
A.B: Ahmet sen gidip bir bakıver.(İkisi de ayağa kalkar.)Belki bir yardımın dokunur.
Ahmet: (Kızları alıp) Gelin bakalım.

Yaseminlerin Evi

Rıza Bey telefonla etrafı soruşturmuştur.Ahizeyi yerine bırakır.
Yaseminin annesi: Ne oldu?
Rıza Bey: Karakoldan bir haber yok.Hastaneden de. Nerde olabilir bu çocuk ya!
Mehmet: Denize girmeye kalkmasın?
Yanlarında çalışan kız: Yok canım!Eve geldi.Odasına girerken ben gördüm.Sonra yer yarıldı yerin içine girdi sanki.
Mehmet: Ne zaman geldi?Saat kaçtı?
Yanlarında çalışan kız:Yani …Saati bilmiyorum da siz salonda Rıza Beyle konuşuyordunuz.
Y.A:Hah münakaşanızı duydu üzüldü çocuk tabi.
Rıza Bey: Yasemin nerede?
Y.A: Geliyor.Necdete yardım ediyordu az önce arayıp haber verdim.
O sırada merdivenden ayak sesleri gelir herkes oraya bakar.Gelenler Ahmet,Işık ve Defnedir.
Ahmet: Işıktan öğrendik.Yeni bir haber var mı?
Rıza Bey: Maalesef ama dört koldan aranıyor.
Yasemin koşarak gelir.
Rıza Bey: Hah
Yasemin: Buldunuz mu?
Y.A: Hayır kızım.
Ahmet: Hava karardı acele etmeliyiz.Biz de birkaç gruba ayrılıp aramaya devam edelim.
Y.A: Hah
Mehmet: Ben bütün adayı turladım hiçbir yerde yok.Yok hiçbir yerde yok!
Ahmet: Olsun tekrar tekrar bakalım ne kaybederiz?
Mehmet: (Telaşla) Ben maden tarafına gidiyorum.
Rıza Bey (eşinin kolundan tutup): Biz de nizam sokaklarına bakalım yürü.
Evden çıkarlar.
Ahmet kızların kendi aralarında konuştuklarını fark eder.Onlara yaklaşır.
Ahmet: Defne …Denizle ilgili bildiğiniz bir şey varsa söylemeniz lazım.
Kızlar bakışır.
Defne: Ne olacak ki?
Ahmet: (Çömelir) Bilmiyorum.Siz ikiniz fısır fısır ne konuşuyordunuz böyle?
Işık (uzun bakışmalardan sonra): Bakılmayan bir yer var.
Defne(devam eder) ama orası gizli bir yer.Söyleyemeyiz,sır.
Ahmet: (Defnenin elinin tutar) Böyle durumlarda sırlar ifşa edilebilir. (Yasemine bakar) Hem biz sırrınızı tutacağımıza söz veriyoruz.
Yasemin: (Başını sallar) Evet ben de söz veriyorum.
Işık: Peki…

Onları gizli yerlerine götürürler …

Ahmet: Burası bizim metruk ev ya.Necdetle gelirdik,gizli toplantılar yapardık …
Işık: Hayır burası bizim gizli yerimiz!
Ahmet gülümser.Eve bakar.
Ahmet: Metruk ev hala vazifesini yapıyor demek ki …Dikkatli olun.Yavaş…
İçeri girerler.
Kızlar: Denizzzzz
Ahmet: Deniz?
Işık: Deniz burada mısın?
Yasemin: Deniz neredesin?
Kızlar: Deniiiz
Ahmet: Deniiiz.Denizzz burada mısın Deniz?
Yasemin: (Işıka) Gel.
Işık: Deniz burada mısın?
Deniz ışıktan uyanır.Yerde bir battaniyenin üstünde yatıyordur.
Ahmet: Hah
Deniz: Kız milletine güven olmaz zaten.Herkesi toplayıp getirmişsiniz.
Yasemin: Bizden başka kimse yok Deniz.Seni çok merak ettik kızlarda söylemeye mecbur kaldılar.
Ahmet: (Bir an Yasemine bakar): Sırrınıza sadık kalacağız söz.Ama artık eve gidiyoruz.Hadi bakalım…Herkes seni arıyor.Hadi…
Yasemin(Elini uzatır.): Hadi gel.
Deniz yerinden kalkar.



--------------------------------------------------------------------------------

Sinema Çıkışı...

Necdet :Eee filmi nasıl buldunuz bakalım...
Ahmet :Michelle ilk defa bir Türk Filmi izliyor...asıl onun fikri nedir merak ediyorum...
Michelle :Çok enteresan...yani...bu filmdeki yaşananlar bize benzemiyor
Necdet :Evet...bizde aşklar tutkuludur biraz...
Michelle :Aşk heryerde tutkuludur...bizde daha rahat yani seviyorsan...engel yok...
Yasemin :Bu filmde geleneklerimizi pek görmediniz...görmek için asıl Anadolu'da geçen bir film izlemeniz lazım
Michelle :Ama sizler İstanbul'da bile rahat değilsiniz...doğru değil mi?
Arkadaşlarından biri oğru...üstelik bu noktaya gelene kadar bayağı yol almışız...ama daha ziyade kadınlar hala baskı altındalar...
Necdet :Ben senin gibi düşünmüyorum...hele hele kadın hakları mevzunda...Mustafa Kemal'in liderliğinde biz çok mühim adımlar atmadık mı...
Ahmet :Mesela oy hakkı kadınlara Fransızlardan daha önce verildi...
Arkadaşlarından biri oğru sana katılıyorum...şimdi kızlar erkekler birlikte partilerde eğlenebiliyoruz...daha önce bu hayal bile edilemezdi
Necdet :Hah..bak bu söylediğin belli bir kesim için doğru olabilir ama yinede Cumhuriyet'ten sonra gelinen nokta bence münakaşa kabul etmez...
Arkadaşlarından biri :Yine de bir Avrupa ülkesi gibi değil ama...
Necdet :Evet tabi...ama bu normal değil mi...her toplumu kendi değerleri belirliyor...herşeyin bir sırası var...
Michelle :Türkiye daha gelişecek tabi...filmde bunu anladım...aşklar kapalı,platonik…
Yasemin: Sizce nasıl olması gerekiyor?
Michelle :Bakışmak yetmez.Aşk için ölünür mü...sevgili gitti onu bekle...bu çok saçma.
Yasemin : Niye saçma olsun...bunun gerçek hayatta çok karşılığı var.
Michelle :Sahi mi...gerçek hayat böyle mi?
Yasemin :Bundan sonra biraz hızlı konuşabilirim...Michelle anlamayabilir ona sen tercüme eder misin...bir Fransız okulu bitirdim,çok da cahil sayılmam...evet benim için aşk uğruna ölünecek bir şeydir...zaten bu kadar kuvvetli hissetmiyorsan o nasıl aşk olabilir...ve evet aşık olduğum kişiyle birlikte olamazsam hayatta başka biriyle birlikte olmam...başka bir birlikteliğin hiçbir önemi yoktur...gerekirse ömür boyu sevdiğimi beklerim...eğer kavuşamıyorsam ona uzaktan bakmak bile bana yetebilir...platonik aşk derin bir mevzu bence.tabii bunlar sadece benim görüşlerim...az gelişmiş ülkeye ait bir genç kızın görüşleri...üstelik bundan dolayı hiç mi hiç utanmıyorum...ama anladığım şu ki siz benim hissettiklerimin hiçbirini hissedemeyeceksiniz...gerçek aşk duygusunu yani...Ne yazık…gelişmiş bir ülkenin insanı olmak böyle bir şey demek ki.
Lale: Yasemin annen …
Yasemin: Eyvah! fena yakalandım...sinemadan sonra eve gitmek üzere söz vermiştim. Herkese iyi geceler.
Arkadaşları: İyi geceler
Ahmet : Ne söylediğini anladın mı yoksa …
Michelle: Tercümeye gerek yok.Anladım









  #4  
Okunmamış 28-02-2008, 14:37
 
Standart Cevap : Aklımıza Kazınan Replikler

Yasemin ve Ahmet'in vapura binmek icin gidişleri ve otelden bir part

Gülerek gelirler...
Yasemin:Nerdeyse kaciriyorduk...
Ahmet:Tam zamaninda geldik.(şaşkın şaşkın etrafa bakar)
(biletçiye) Bizden baska yolcu yokmu???
Biletci:Yok efendim,sis nedeniyle seferler iptal edilmis durumda!
Yasemin (büyük saskinlik icinde):Ne??!!...
Biletci:Seferler iptal edildi!
Yasemin (endiseyle Ahmete döner):Ne yapacagiz simdi??
Ikisi de saskin bir halde etraflarina bakinirlar...

Yasemin haber vermek icin evi arar,babasi açar telefonu...
Riza:Alo
Yasemin:Babacigim,adaya gecemedim vapur seferleri iptal edildi...
Riza:Iptal mi edildi?
Nezahattelasli) Ne olmus??
Riza:Ne oldu ki??
Yasemin:Cok yoğun sis var...
Riza:Nereden ariyorsun sen..?
Yaseminostaneden ariyorum
Riza:Istanbuldaki evin anahtari yaninda mi?
Yasemin (üzülerek):Hayir yok...
Bu arada Ahmet yanina gelir
Riza:Hay allah...Ne yapsak ki...?
Yasemin ve Ahmet birbirilerine bakar,Ahmet gülümser...
Riza:Bristol Otel'e git,Yasemin
Riza:Senin icin bir oda ayirtiyorum
Yasemin:Bristol Otel mi?
Ahmet sırıtır...
Riza:Evet,ben hemen ariyorum...tamam mi kizim?
Yasemin:Tamam babacigim,tesekkür ederim!
Yasemin ahmete dönüp)Bu gece Bristol otelde kaliyorum,babam yer ayirtiyor...
AhmetYasemin'e muzipçe bakar)Demek ki bende Bristol Otel'de kaliyorum!
Yaseminyadırgamış ama sevinmiş bir şekilde)Bu münasip mi?
Ahmet:Ne münasipi??...(anladı oo anladıı )
Yasemin:Seninle ayni otelde kalmamiz...
Ahmet:Bence bir mahsuru yok,ama seni tedirgin edecekse bunu kimseye söylemeyiz!
Yasemin Ahmet'in bu tavrina sasirir ama ayni zamanda hoslanir...
Ikiside gülüserek giderler...

Otelde...

Yasemin ve Ahmet'e odalari gösterilir,ilk Yasemin gelir arkasindan Ahmet birbirlerine bakıp gülümserler,ikisi de iceri girer ve adamlar gittikten sonra tekrar kapiyi acarlara emin olmak icin gitiklerine bakip birbirilerine döner ve de gülerler...
Ahmetsessiz bir sekilde) 10 dakika sonra otelin arka sokaginda bulusalim,sonra seni cok güzel bir lokantaya götürecegim...
Yaseminheyecanla) Tamam...

Ondan sonra ikisi de odalarina girerler...



1.Bölümden
Lale ile Yasemin yarış yerine doğru giderler:

Y:Başvekilde gelicek günü buldu.Onun yüzünden bizimkiler yarışa gelemiyor.
L:Şii bi duyan olucak.
Y:Aman duysunlar.Sanki umrumda.(O sırada Yasemin Aylayı görür) Aa bak Ayla geliyor.
A:Aa merhaba kızlar.
Y:Merhaba.
A:Ne o menderesimi karşılamaya çıktınız.
Y:Yoo yüzme yarışına gidiyoruz.
A:Ha! Sahi bugündü dimi?
Y:Hıhı..
L:Sen gelmiyor musun?
A:Bilmem ki…
Y:Aa gel işte bende yarışıyorum taraftara ihtiyacım var.
A:E peki o zaman.
(Aylayı da alıp yollarına devam ederler)
L:Hı bak Aylaya söylücem.Ayla bu kız kocaman bir dondurma, arkasından limonata ve böyle dev gibi piramit pastaları yedi.Şimdi de yarışa gidio.Sen geleceğin doktoru olarak buna ne diyorsun?
A:Bende başka bir yarışmacıyı desteklerim o zaman..(Yasemin bi aaa çeker) Bu durumda kendimi bir riske atamam.Hele bahis söz konusuysa hiç yok.

(Ahmet ve ailesi at arabasından inerken)
Ş:Aa hayırlı işler ..
A:Bizim eski yelkenli duruyor mu baba?
Şuruyo duruyo.Bu yıl Defne heveslendi yelken yapmaya.
D:Ama bayağı öğrendim dimi baba.
Ş:Ha öğrendin tabi.Okyanus bile geçe bilirsin artık.(Gülüşürler)
D:Yasemin abla..
Ş:Aaa! Nasılsınız Mehmet bey.
Y-L-A:Merhaba..
D:Işık gelmedi mi?
Y:Gelmiştir belki bilmiyorum,gelicekti.
D:Abi bak Işıkın ablası Yasemin bu işte.Şimdi hatırladın mı?
A:Yasemini hatırlamaz mıyım?(Tokalaşırlar)
D:Seni Işık sandı herkesi birbirine karıştırıyo.
A:Ama bu kadar büyümüş ki tanımakta müşkilat çektim.Nasılsın Yasemin?
Y:Teşekkür ederim hoş geldin.
A:Hoş bulduk.
L:Yasemin bugün yarışanlardan biri..
A:Öyle mi? Muhafakiyetler dilerim.
Y:Teşekkür ederim.
A:E sende Lale olmalısın?
L:Evet. Neyse şansım var beni hatırladın..
S:Ee o kadar olucak bütün yaz evinizden çıkmazdı.
A:Ben çok uzun zamandır buralara gelmemişim hala.
Ş:Tabi herkes değişmiş dimi.
AN:Aylayı hatırladın mı peki?
A:Iıı mutlaka hatırlıyorum da…Benim kusuruma bakmayın bugün.
AN:Melahatın kızı.Hani bize o güzel entarileri diken..
A:Ha! Tamam.Nasılsın Ayla?(Tokalaşırlar)
Ayla:İyim teşekkür ederim.
AN:Ayla benim meslek taşım.Tıp fakültesinde okuyor.
A:Aa öyle mi? Tebrik ederim.
Ayla:Teşekkür ederim.
Ş:Çocuklar biz içerdeyiz,gidelim.
S:Gidelim.
(Ahmet Leylaya doru dönerek)
A:Nejdet nasıl? Gelicek mi yarışa?
L:Şimdilerde burada olması lazım.Aa abi..(El sallar)
A:Aa aa
N:Ahmet (Sarılırlar) Hoş geldin.
A:Hoş bulduk.
N:Hiç haberim olmadı sen ne zaman geldin?
A:Yeni bu sabah.

(Yasemin Lale içeriye doğru yürürler)
L:Yavaş ol bu ne acele?
Yrtadan yok olmak istiyorum.Beni tanımadı beni tanımadı düşünsene.Benim her günüm onunla geçti.
L:Sakalım yok ki dinleyesin.








  #5  
Okunmamış 28-02-2008, 14:37
 
Standart Cevap : Aklımıza Kazınan Replikler

Yasemin ve Ahmet yemekte....

Y-Ben de hiç evlenmeyebilirim.
A-Bunu söylemek için de çok erken..
Y-Asla evlenmiş olmak için evlenmeyeceğim asla...
Sevdiğim kişi ile olmazsa kimse ile olmaz.
A-Hislerinden nasıl bu kadar emin olabiliyorsun, hem de bu kadar genç biri olarak...
Y-Hislerimi anlamak için zamana ihtiyacım yok. Aslında bunun için kafi derecede büyüdüm...


3. Bölümün yemek sahnesi...

Yasemin: Bir kadehten fazlasını içemem...
Ahmet: Zaten müsaade etmem...
Yasemin(Şımarık bir gülümsemeyle) Nedenmiş o?
Ahmet: Biliyorum reşit oldun ama hala çok gençsin... hem şaraba alışıkmısın bakalım?
Yasemin: Elbette... Lisede arkadaşlarla sırlerden gizli içerdik...
Ahmet başını sallar.
Yasemin: Bazen kendi kendime düşünürdüm. Rahip olmak tahmin ediyorum ki bu çok zor bir karar yani hiç evlenmeme kararı...
Ahmet: Kendini yalnızlığa mahkum etmek...
Yasemin doğrulur: bence zor değil...
Ahmet güler: Bunu söylemek için çok erken...
yasemin: değil biliyorum, ben de hiç evlenmeyebilirim...
Ahmet tekrar güler: Bunu söylemek için de çok erken...
Yasemin Ahmete doğru eğilir: Asla evlenmek için evlenmeyeceğim asla... Sevdiğim kişiyle olmazsa kimseyle olmaz...
Ahmet etkilenmiştir: Nasıl duygularından bu kadar emin olabiliyorsun? Hem de bu kadar genç biri olarak...
Yasemin: Duygularımı anlamak için zamana ihtiyacım yok... Hem bunun için de kafi derecede büyüdüm...
Ahmet gülümser.


Otel odasında sabah...
Yasemin gözlerini açınca Ahmet ile göz göze gelir ve Ahmete gülümser.
Yasemin: Günaydın...
Ahmet: Günaydın...
Yasemin: ne zaman uyandın?
Ahmet: Hiç uyumadım ki...
Yasemin: Sahi mi? Neden?
Ahmet: Bütün gece seni seyrettim. Öyle masum uyuyordun ki... Yanımda melekler gibi uyuyan bu minicik kız bana nasıl bu kadar heyecan veriyor diye düşündüm... Seni nasıl daha önce fark edemedim.
Ahmet yaseminin elini tutar...
Ahmet: Yasemin... Sen bana ne yaptın... Beni ne hale getirdin. Artık defterine başka şeyler yazacaksın. Artık aşkının deli divane karşılığı var...
Ahmet ve Yasemin birbirlerine sarılırlar...


Ahmet: Seni öyle özledim ki... Neredeyse ayrılır ayrılmaz...
Yasemin Ahmetin elini tutunca Ahmetin elinde ki sargıyı görür.
Yasemin: Eline ne oldu?
Ahmet: Sakarlığımın nişanı... Daha önemli şeyler oldu. Michele Fransaya gitti.
Yasemin ve Ahmet el ele yürümeye başlarlar. Yasemin şaşırır.
Yasemin: Gitti mi ne zaman...
Ahmet: Bu sabah...
Yasemin: neden?
Ahmet: Sence neden?
Yasemin yüzünü buruşturur: Ona söyledin mi? Hayret... Ona nasıl da kızıyordum ** şimdi içimde bir üzüntü hissediyorum. Bu çok kötü oldu...
Yasemin sıryını ağaca yaslarken Ahmette elni aynı ağaca dayar.
Ahmet bir adım daha Yasemine yaklaşır.
Ahmet: başka çare var mıydı? Aklım bu kadar başımdan gitmişken hislerimi nasıl saklardım?
Yasemin gülümser: Senden bunları duymak için ne kadar uzun zaman bekledim biliyor musun? Uzak bir hayaldi.
Ahmet Yaseminin yüzünü okşamaya başlar ve alnından öper.
Ahmet: Artık çok yakın ama değil mi?
Yasemin Ahmetin gözlerine gülerek bakar.
Yasemin: O kadar yakın ki başım dönüyor.
Ahmet ona önce gülümser ve ardından Yasemini öper...
Ahmet: Daha önce nerelerdeydiniz...
Yasemin---
Ahmet: Bu gün anne ve babamla konuştum.
Yasemin: Bzim hakkımızda mı konuştun?
Ahmet: hayır... Michelele ayrıldığımı söyledim. Sanırım bundan beni sorumlu tutarak bana biraz kızdılar...
Ahmet yaseminin kollarını okşar.
Ahmet: Bizi söylemem için doğru zamanı yakalamam lazım..
Yasemin birden neşelenir.
Yasemin: Bu sabah anneme yalan söylemek zorunda kaldım. Güya yarın İstanbula eksik belgemi götürmek için gideceğim. Çünkü telefonda ki ses bana öyle dedi....
Ahmet: o zaman cezasını çekmeli... O da yarın İstanbula gidiyor...
yasemin: sahi mi?
Birbirlerine sarılırlar...


Kahvaltı da...

Ahmet: Küçük hanım masanıza oturabilir miyim?
Yasemin ciddiyetle: Tabii, buyurunuz beyefendi...
Ahmet karşısına oturur: Teşekkür ederim...
Garson gelir: Ne içersiniz beyfendi?
Ahmet: Küçük hanım?
Yasemin: çay lütfen...
Ahmet: bana da çay lütfen...
Garson gider.
Yasemin: Senin kadar iyi artist değilim. Bütün gece yan yana uyuduğumuzu o kadar iyi saklayamam.
Ahmet: Bu numarada fazla uzun süremez zaten. Dikkatle bakan bir göz vaziyetimizi hemen anlar...
Yasemin: Peki vapurda nasıl gideceğiz...
Ahmet: Yine sen önden gidersin. Ben de tam karşına otururum. Tüm yol boyunca birbirimize bakarız?
Yasemin: Adada herkesin içinde nasıl eskisi gibi davranacağız...
Ahmet: Dün geceden sonra hiç bir şey eskisi gibi olamaz.
Yasemin güldü: benim için değişen bir şey yok. Hayatı değişen sensin...
Yasemin yemeye başlarken Ahmet gözlerini ondan ayıramamaktadır...


Ahmet: Yasemin ben böyle kaçamak görüşmekten çok sıkıldım. Lokantadan kaçısımız ikimizede yakışmadı.
Yasemin: Evet... Ben de çok utandım.
Ahmet: Birbirimizi seviyoruz artık bunu herkes bilsin... Yeter!
Yasemin: Yani evdekilere mi söyleyeceğiz? Sahi mi?
Ahmet: Tabii, artık zamanıdır bence...
Yasemin: Peki ne söyleyeceğiz....
Ahmet Yaseminin elini tutar: Birbirimizi sevdiğimizi söyleyeceğiz..
Yasemin: Onlar da bize aferin diyecek... Çok kızacaklar ahmet
Ahmet: olabilir ama alışacaklar...
Yasemin: Ya bizi görüştürmezlerse...
Ahmet: Eğer ciddi olduğumuzu anlarlarsa yapamazlar...
Yasemin: Nasıl olacak bu iş...
Ahmet: Nişanlanırız... Zaten okulun bitmeden evlenemeyiz...
Ahmet Yaseminin elini tutar ve dudaklarına götürür: canım benim...
YasemiN:Sen ne dedin...
Ahmet yeniden yaseminin elini öper: Sonsuza kadar elimi bırakma dedim... Bundan sonra bir an bile yanımdan ayrılma dedim ve dedim ki...
Birbirlerini öperler...








  #6  
Okunmamış 28-02-2008, 14:37
 
Standart Cevap : Aklımıza Kazınan Replikler

Ahmetle Yaseminin Şevket Bey Rıza Beyle konuşmaya gittiğinde arka bahçedeki konuşmaları …

Yasemin odasından içeri girer.Sıkıntıyla yatağına oturur.O sırada Ahmet pencereye taş atmaktadır.Yasemin pencereden bakıp Ahmeti görür.
Ahmet: [sessizce ve eliyle işaret ederek] arkaya…arka tarafa,arka tarafa.Oldu mu?
Yasemin başını sallar.Arka tarafta buluşurlar.
Yasemin: Baban bizde.
Ahmet: Biliyorum.Rıza Amcayla konuşması gerekiyor.Durum çok ümitsiz Yasemin.
Yasemin: Sevim Ablayı görebildiniz mi?
Ahmet: Maalesef.Müsade etmediler.Sen bizimle ilgili konuşabildin mi evdekilerle?
Yasemin: Hıhı…
Ahmet: [meraklı ve şüpheci] Ne dediler?
Yasemin: Tahmin ettiğin gibi çok kızdılar.
Ahmet: [duvara dayanır] bizimkiler de öyle.
Yasemin: [O çocuksu ses tonuyla] Ayrılmamız mı gerekecek?
Ahmet: Asla! [Yaseminin belinden tutar ve kendine çeker.] Asla senden ayrılmam! [Yasemin birilerinin görmesi korkusuyla etrafa bakınır.] Gerekirse bütün dünyayı karşıma alırım.Sabırlı ol meleğim sabırlı ol.Bunu bir yaz aşkı sanıyorlar,Biz hayatımızın aşkını bulduk haberleri yok. [Yasemine gülümsüyordur.Gözlerini kapatıp başlarını birbirlerine dayarlar.]Ama halam beni anladı biliyor musun?
Yasemin: Öyle mi?Ne dedi?
Ahmet: Sonunda gerçekten aşık olduğumu…Ayrıca seni çok sevdiğini söyledi.
Yasemin: [Çocuksu bir neşeyle] Sahi mi?
Ahmet: Seni kim sevmez?Göreceksin bu kötü günler mazide kalacak ama önce halamı o berbat yerden çıkartmamız lazım.
Yasemin: [Hak verir] Hıhı. [Birileri yokluğu fark etmiş mi diye eve doğru bakar,Ahmet fark eder.]
Ahmet: Hadi git artık.Ortadan kaybolduğun anlaşılmasın.Yarın her zamanki yerde buluşuruz tamam mı?
Yasemin: Hıhı
Bakışlarını bir süre birbirlerinden ayıramazlar.Sonra Yasemin kapıyı kapatıp gider.


Yasemin : Necdet…Sen de mi uyuyamadın?
Necdet : Evet, sen niye kalktın?
Y : Bir türlü uyku tutmadı. Baktım dönüp duruyorum, Laleyi uyandırmamak için kalkayım bari dedim… O zaman birbirimize arkadaşlık ederiz biraz.
N : Ederiz tabi. Gelsene.
(Otururlar.)
Y : Ahmetle bozuştuk biliyorsun değil mi?
N : Biliyorum.
Y : Babam hakkında ileri geri konuşunca dayanamadım ben de bir şeyler söyledim. Onu kızdıracak şeyler.
N : Tahmin edebiliyorum.
Y : Haksız mıyım ama?
N : Sen babana düşkünsündür. Ben bilirim bunu.
Y : Bilirsin.(Yasemin gülümser)
N : Ama merak etme. Bu dargınlık çok fazla sürmez öyle.
Y : Öyle mi diyorsun?
(Sessizlikten sonra)
Y : Bu işler neden bu kadar zor?
N : Nedenini bilseydik zaten kolay olurdu. Bu da işin cazibesini yok ederdi tabi.
Y : Doğru… Ne cazibe ama öldürücü…
(Damdan düşer gibi bir soru…)
Y : Necdet sen hiç âşık oldun mu?
(Necdet güler)
Y : Afedersin bu çok özel bir soru galiba. Sormamam gerekirdi.
N : Yoo, ben buna cevap verebilirim galiba… Oldum, evet… Hem de harika bir kıza âşık oldum.
Y : Sahi mi? Tanıyor muyum? Kim?
N : İşte buna cevap veremem.
Y : Peki nasıl biri? Biraz anlatsana, nolur, çok merak ettim…
N : Çok güzel, ışıl ışıl biri… O kadar parlak ki o içeri girdiği zaman her şeyin rengi soluveriyor.
Y : Aah, ne güzel!...
N : Çok canlı, çok neşeli… O kadar neşeli ki onun yanındayken bütün sıkıntılar yok oluveriyor. Ve çok akıllı… O kadar akıllı ki yanındayken duygularımı anlayacak diye ödüm kopuyor.
Y : Bütün bunları ona söylemedin mi yoksa?
(Yaseminin elleri Necdetin elleriyle buluşur)
N : Hayır.
Y : Neden?
N : Çünkü o başkasını seviyor.
Y : Haksızlık bu…
N : Niye?
Y : Çünkü böyle bir aşka herkes sahip olmak ister. O kadar güzel ifade ediyorsun ki bunları duymalı.
N : Ama başkasını seviyor.
Y : Aptalın tekiymiş.
(Necdet “Hayır” der gibi başını sallar, Yaseminin gözleri yaşarır)
Y : Bugün çok sulu gözlüyüm kusura bakma.
N :Hissî olmanın nesi kötü ki?
Y : Sen de öylesin. Bu tarafını hiç bilmiyordum. Bence ona söylemelisin. Mutlaka söylemelisin.
N : Söylemeye çalıştım.
Y : Eee?...
N : Anlamadı.
Y : Ama bu kız da yani!...
N : Bu arada bu konu aramızda sır olarak kalacak tamam mı?
Y : Tamam.
N : Laleye gevezelik etmek de yok.
Y : Yok.
N : Eee, şimdi ne yapalım? Satranç oynar mısın?
Y : Oynarım.
N : Anlaşıldı, bu gece bize uyku yok.


Ahmetin Yasemine Yazdığı Mektup…

Yasemin,
Sana ne kadar hasretim tahmin edemezsin. Sanki hayat durdu. Sanki artık yaşamıyorum, kalbim atmıyor, nefes alamıyorum. Sen benim ışığımsın. Senden ayrı bir saniye bile geçirmek istemiyorum. Beni affet sevgilim. Sana olan aşkımın büyüklüğünü anlamam için biribirimizden ayrı geçen ilk saniye yetti de arttı bile.Şimdi lütfen pencereden dışarı bak.
Ahmet








Cevapla

Hızlı Cevap
Mesajınız:
Kullanıcı isminiz: Giriş yapmak için Buraya tıklayın
Rastgele Soru

Seçenekler


Seçenekler


Benzer Konular
Ölümün Aklımıza Getirdikleri Ve Ötesi Ölümün Aklımıza Getirdikleri Ve Ötesi İnsanoğlu, ölmek için var olur, dirilmek için ölür ve ebediyeti duyup yaşamak için de dirilir. Bir bir gelinir bu dünyaya., bir bir yürür herkes bu upuzun...
Kurtlar Vadisi Replikler Kurtlar Vadisi Replikler Kurtlar Vadisi'nin Unutulmaz Sözleri ve Diyalogları Baron-->Sofi...Herkes bir hayatı seçer ve bunun bedelini öder.... Safiye-->Babalığın bedeli...

 
Forum Stats
Üyeler: 66,027
Konular : 243,644
Mesajlar: 432,233
Şuan Sitemizde: 111

En Son Üye: Hanis

Sosyal Linkler
Lütfen Facebook Sayfamızı Beğenin



Twitter Butonları





Google+ Butonu



Lütfen Google+ Sayfamızı Çevrenize Ekleyin


Sponsorlu Bağlantılar







Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 06:43.


Powered by vBulletin® Version 3.8.2
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.

DMCA.com

Sitemizde illegal paylaşım yasaktır.Sayfalarımızda bulunan içeriklerin telif haklarıyla ilgili bir şikayetiniz/sorunuz varsa bize ulaşmak için TIKLAYINIZ .
In this web site,illegal sharing is forbidden.If you have any problem/complaint about content's copyrights in our page,please click here to contact us.