Forum Kimler Online
Go Back   Ezberim > Muzik Muhabbet > Müzik Muhabbetleri
Kayıt ol Forumları Okundu Kabul Et


Müziğin Tarihçesi

Muzik Muhabbet kategorisinde ve Müzik Muhabbetleri forumunda bulunan Müziğin Tarihçesi konusunu görüntülemektesiniz.
Müzik sözcügü Yunann mitolojisindeki esin perileri Musa'ladan kaynaklanir.Musa'ya ait,Musa'ya yarasir bir sanat anlamindadir."Dokuz es yürekli kizdir bunlar,ezgiler söylemektir bütün isleri ...






Yeni Konu aç Cevapla
Seçenekler
  #1  
Okunmamış 20-09-2008, 18:08
 
Dikkat Müziğin Tarihçesi

"Sponsorlu Bağlantılar"

 


Müzik sözcügü Yunann mitolojisindeki esin perileri Musa'ladan kaynaklanir.Musa'ya ait,Musa'ya yarasir bir sanat anlamindadir."Dokuz es yürekli kizdir bunlar,ezgiler söylemektir bütün isleri /Dokuz Tanrisal kizi Zeus'un / Klio,Euterpe,Thalia,Melpomene / Terpsikhore,Erato,Polhymnia,Urania ve hepsinin basi sayilan Kalliope./Iste budur Musa'larin insanlara verdigi / Musa'lardan ve okçu Apollon'dan gelir yeryüzündeki ozanlar ve çalgicilar.Nasil Zeus'tan gelirse krallar.

Ilkçag Uygarliklari :

Misir : M.Ö. 2850-332

Çalgi çalmak kahraman erkeklere degil nazli kadinlara yakisir düsüncesi hakimdir. Müzik ,dini törenlerin ve danslarin oldugu gibi,gündelik yasamin bir parçasi ve eglence aracidir. Davul,Arp, def, darbuka,sistron, Çifte Flüt trompet, Üçgen arp, kitara Su basilarak isleyen org önemli çalgilardir.

Sümerler : M.Ö. 4000-2300

Müzik dinsel tapinma törenlerine Özgü gizemli bir güç tasir ve Sarap ve ask gibi dünyasal zevklerin sesidir. Iki degnekle çalinanSantur Flüt, Lir,Arp, kamis , düdükler ve davullar, daha sonralari trompetler

Çin : M.Ö. 2850-332

Ilk olarak müzik egitimde kullanilir. Çin tapinaklarinda ve saraylarinda büyük bir koronun ve sayilari üçyüze varan orkestra çalgilarinin varligindan söz edilir. Çin tiyatrosunda müzik olaylari ve perdeleri birlestirici bir öge olarak kullanilmistir. Davul, zil, sistron, bambu flüt.,agiz orgu,çesitli gong ve çanlar.

Hindistan : M.Ö. 2000

Veda adi verilen dört kutsal kitaptan biri olan Samoveda dünyanin notaya alinmis en eski ezgilerini kapsar. Oldukça karmasik bir müzik kurami olan hint müzigi,melodi çizgisini simgeleyen ragalar ve ritmi belirleyen talalardan olusmaktadir. En eski çalgi armudi gövdesiyle yedi teli olan vina dir. Bir çesit tanbur olan, Sikara, iki telli, sitar, Mizrapla çalinan Rebab, Tavana asilarak çalinan agir ve büyük bir boru seklindeki ramsinga, Glockenspiel e benzeyen Kinneri, Büyük davullar, nakkare, boyuna asilan davul, dümbelek, darbuka, çingirak,ziller

Ibraniler : M.Ö. 1050

Müzik ,tümüyle dinsel törenlere,tapinmaya iliskin bir kavram olarak sadece tapinakta yer alir. Okunan metinler Babil ve Misir siirlerine dayali ilahilerdir. Antifon denilen yöntem Ibranilerden günümüze kadar ulasmis en eski yöntemlerden biridir. Bu yöntemde dini lider, rahip, veya haham her dizenin yarisini söyler, halktan olusan koru diger kismini tamamlar.,yada basta iki kisi ilk tümceyi sunar, koro onu yineler.

Baska bir deyisle Antifon Rahip ile koronun düetidir. Ibranilerde danslar ve dünyasal müzik de gelismistir.Isçi sarkilari, agitlar ve kutlama ezgileri, tarihte ilk kez bu toplumda görülür. Ibrani çalgilari misir ve asur çalgilarinin benzeridir. Kinnor adli on telli Arp, uda benzeyen Nebel, santurun atasi olan Pasenterin, boynuzdan yapilmis boru olan Sofar, tulum ,kaval,tefin atasi Tof, bronz ziller bu müzigin baslica çalgilaridir.

Yunan : M.Ö. 2500

Müzik önceleri dinsel içeriklidir. Senliklerde, tanrilarin ve yari tanrilarin yasamindaki olaylar , pontomim danslari,çalgi esligi ve danslarla dile getirilir. Erkeklerden olusan korolar, Koro ile ayni sesi yada Bir oktav üstünü seslendiren Çalgilar Aula,Flüt ve Kitara en eski eslikçi yunan çalgilaridir

Filozof Sisamli Pythagoras M.Ö. 5-6, farkli büyüklükteki çalgilarla bir dizi kavrami yaratmis, meydana gelen dizi tüm müzik sisteminin ilk ve dogru tonlamasi olarak günümüze ulasmistir.

Platon müzigin, egitimdeki yerinden, ve siirsel astronomik gücünden bahsetmektedir. Aristotalese göre kötü müzik dinlemeye alisanin kisiligi de kötü yolda gelisecektir .Bedenin disiplini için beden egitimi gerektigi gibi ,beynin disiplini içinde müzik egitimi gerekmektedir. Müzigin kisiligi etkileyici özelligine Ethos adi verilir.

Yunan müziginde ayni sanatçinin çalip söyledigi monodilere, esliksiz koro sarkilarina ( Acapella ) danslara eslik eden çalgisal müzik biçimlerine rastlanir. Bu biçim sonradan Rönesans bestecilerine örnek olacaktir.

Eski Roma Müzigi : M.Ö. 2850-332

Romada müzik öncelikle askeri törenler için kullanilmistir. Savaslarda etkin olmasi ve savasçilari yüreklendirmek için gürültülü çalgilar icat edilmistir. Trompet,Korno, Flüt Romalilarda kutsal bir çalgidir. Çalgi sayasini arttirarak büyük sesler elde edilmeye çalisilmistir. Birçok Roma imparatoru ve diktatörü müzik koruyucusu olarak bilinir. Hristiyanligin ilk döneminde yetisen; Agustinus ve Boethius gibi önemli felsefeciler Müzik kuramina büyük katkilarda bulunmuslardir.

Antik Müzik :

Yunan uygarligi ve fenikeliler ...Roma Imparatorlugu - Bizans ve Germen imparatorluklari

Ortaçag 4.yy

4.yy OrtaçagKaranlik çag olarak tarihe geçen ortaçag,Kilisenin bagnaz egemenliginde,dünyasal zevklerden yoksun birakilmis, arastirma,kesfetme, kendini ve çevresini tanima özgürlügü elinden alinmis insanin, yalniz ölümden sonrasina hazirlik yapmaya güdümlendigi çagdir. Katolik kilisesinin ilk papazlari kilise içine çalgi müziginin girmesini yasaklarlar.

Onlara göre ilk çaga ait çalgi müzigi ,dünyasal zevkleri çagristirmaktadir. Müzik,teksesli, kutsal,Tanriya adanmis,dualari kolay ezberletmeye yarayan, ayinlere tilsimli bir ortam katan ,araçtir. Kendilerinden önceki müzigi yasaklayan,var olan nota benzeri belgeleri yok eden kilise,yüzyillar boyunca müzik sanatini,kilise korolari ve teksesli ilahilerle kendi egemenligi altinda tutmustur.

4.yy

Bizans Ezgileri:Teksesli ve makamsaldir.,ritim de süreklilik yoktur. Nota simgeleri yerine ses düzeyini gösteren isaretler kullanilmistir. Önceleri kiliseye sadece org girmesine izin verilmis,daha sonra Noel gecelerinde,nefesli ve vurmali çalgilarin da törenlerde yer aldigi Belgelenmistir.325de Konstantin Hiristiyanligi Romanin resmi dini olarak taniyinca ayin dili Yunancadan Latinceye geçmistir. Bu yüzyilda Ambrosius Ibrani ezgilerinin etkisindeki Antifon yöntemi ile bilinen halk ezgilerini dinsel içerikli sözlerle birlestirmis günümüze kadar ulastirmistir

6.yy. Gregorius

6.yy GregoriusPapa Aziz Gregorius,o güne dek yayginlasmis tüm ilahileri derleyip,halk ezgilerinden arindirir ve ciddi bir dinsel müzik geleneginin yerlesmesine öncülük yapar.

Schola Cantorum adiyla erkeklerin ve erkek çocuklarin egitildigi bir müzik okulu kurar. Neuma adli alfabe harflerinden olusan nota isimleriyle ilahileri yazdirip kalici olmalarini saglar ve çesitli kiliselere egitimci sarkicilar göndererek törenlerde ayni ezgilerin okunmasini saglayarak kilise müzigine birlesik bir kimlik kazandirir.

Ezgilerin teknik özellikleri: Teksesle, Latince sözler,esliksiz erkek korosu için,belli bir ritmik düzeni olmamasi, makamsal yapida olmasi. Bu ezgilerle,ölümden sonrasini düsündüren,kutsalligi yansitan, huzurlu bir ortam duygusu veren özellikler yansitilmak istenmistir. Ilk Gregorius ezgileri el yazmasi olarak 9.yydan günümüze ulasmistir

11.yy Ilk Nota Ezgileri

Arezzo katedralinde rahip olan Guido,1030 yilinda koro çocuklarina dualari ezberletmek için bir yöntem bulur. Her yeni sesin bir öncekinden daha yüksek basladigi bir halk ezgisi ögretir.Sonra bunu Latince ve dinsel içerikli bir metne çevirir. Elinin parmaklarindaki girinti ve çikintilara metnin ilk hecelerini yazar. Böylece günümüzde kullanilan nota isimleri ve porte kavramini müzik tarihine getiren ilk kisi olur. Utqueant laxis (sonradan do olacaktir ) Resonare fibris Mira gestorum Famuli tourum Solve polluti Labi reatum, Sancte ionnes ( sonradan si ye dönüsecektir

Avrupa derebeylerinin satolarinda sarki söyleyip siir okuyan gezgin ozanlar ( minstrels) yavas yavas kilise baskisindan kurtularak,dünyasal konulu ve yasama sevinciyle ilgili, ulasamadiklari gizemli bir aski anlatan söz ve ezgiler ortaya çikarmislardir. Degisik dönemlerde farkli isimlerle anilirlar: Goliard,Jongleur,gleemn,troubadour,trouvere, minnesinger,meistersinger gibi. Çalgilari arp,lavta ve fiddle dir.Müzik biçimleri isa adlarini zamanin siir biçimlerinden alir:ballade,virilai,rondeau gibi

12-15.yy Gotik Dönem

12-15.yy Gotik DönemMimaride yüksek kuleli yapilari,özgün üsluplu katedralleri ve genis meydanlari ile anilir. Kilise ilk kez çok sesli müzigi kosullu olarak kabul eder. Çok sesle gelen süslemeler tapinma törenlerindeki ciddiyeti azaltmamalidir.

Ilk dönem Notre -Dame katedralinde baslar, bu dönemi izleyen Eski Sanat 12.yy in ortasindan 13.yy a kadar uzanir. Ritim ögesi belli bir kaliba oturtulur ve notalama sekli gelisir. Yeni sanat döneminde ise bagnazliktan Rönesansin yasam coskusuna dogru bir geçis gözlenir.Artik doga, Güncellik ön plana çikmaktadir.Kilisenin tutuculuguna baskaldirma baslamistir. Çoksesli müzikte yöntem birbirine uygun olarak düzenlenmis sesler olarak karsimiza çikan Organum yöntemidir.

Bu yöntemde önceleri ,birbirini paralel olarak takip eden sesler yerlerini, ters yönde hareket eden seslere birakmislar hatta, ana sesin üstünde yer alma özelligine kavusmuslardir. Ilk sesin yankilanmasi olarak bilinen Kanon yöntemi de bu dönemde dogar.

15.yy Rönesans 1450-1600

Yeniden dogus demektir.Eski yunan ve Latin sanatinin yeniden kesfedilmesi, görsel sanatlardan edebiyata, müzige kadar bir çok Alandaki gelismeler,matbaanin kesfi ve cografi kesifler bu dönemi oldukça önemli kilar. Sanatçi kisisel duygularini dile getirmenin, kendisini ve Çevresini sorgulayabilmenin zevkini tatmaktadir. Anlayis tüm sanatlarda Dogali yansitmaktir.

Resimde Perspektif bulunmus, Giotto nun resimleri, müzige derinlik getiren çok sesli tekniklere esin kaynagi olmustur. Dönemin egemen ruhu insancildir. Dans müzigi ,danslara eslik eden çalgilar, güçlü ritim yapisi,dinsel ve dindisi yapitlarda gelisen armonik yapi dönemin önemli özelliklerindendir. Çalgilar artik artik yalniz insan sesine eslik etmek için yada , eksiklikleri tamamlamak için kullanilmaz, çalgi müzigi de vokal müzik kadar önem kazanir. Rönesansin Burgonya ve Flaman bestecilerle baslamistir.







"Sponsorlu Bağlantılar"

 
"Sponsorlu Bağlantılar"



  #2  
Okunmamış 07-05-2011, 23:27
 
Standart Cevap: Müziğin Tarihçesi

Dünyaya gözlerimizi açtığımız ilk günlerde annelerimizin ninnileriyle, bilincine varmadan müzikle tanışmış oluruz. Daha sonra duyduğumuz sarkılan, sözlerinin anlamını kavramadan tekrarlar, melodisini yakalamaya çalışırız. Bir tencere ya da masaya vurarak ilk kez kendi kendimize müzik yapmanın tadına varırız. İlkokul çağında mandolin ya da flüt gibi gerçek bir müzik aleti çalmaya başlamak başlı başına bir mutluluktur. Müzikle tanışıklığımız arttıkça, müziğin coşku, sevinç, korku ve keder gibi duyguların anlatımındaki gücünü keşfederiz. Aynı zamanda flüt, piyano ve keman gibi müzik aletlerini çalabilmenin, yeteneğin yanı sıra sıkı ve düzenli bir çalışma gerektirdiğini de öğreniriz.

Müzik en basit melodiden en karmaşık parçalara kadar çok çeşitli türleri kapsar. Biçimi ne olursa olsun, her türlü müzik kendine özgü, değişik bir etki yaratır. Müzik türleri arasında yapılan seçim tamamen kişisel zevke dayanır.

Müziğin resim ve heykel sanatıyla ortak yönleri vardır. Ressam yapıtını yaratırken boya, fırça ve tuval; heykelci taş, çekiç ya da alçı kullanırken, besteci de sesleri ve sesleri simgeleyen nota sistemini kullanır. Bestecinin yarattığı ürüne müzik yapıtı, kompozisyon ya da beste denir. Müzik temelde seslerden oluştuğu için din, dil ve kültür farklılıklarından bağımsız olarak herkesçe duyumsanabilir. Bu bakımdan sanatlar içinde en evrensel olanıdır.


Müzik ve Ses

Ses, uygulanan belirli bir basınçla havanın titreşmesi sonucu oluşur (bak. Ses). Belirli bir zaman aralığı içindeki ses dalgalarına frekans denir. Titreşimler hızlandıkça, kulağımıza ulaşan dalga sayısı da artar; bir başka deyişle sesin frekansı yükselir. İnsan kulağı frenkansı "sesin yüksekliği" ya da btsesin alçaklığı" olarak algılar. Buna ses perdesi denir. Frekans yükseldikçe ses perdesi de yükselir. Besteciler müzik bestelerken belirli bir perdenin seslerini kullanırlar. Her müzik aletinin ses perdesi değişiktir. Pikolo, flüt ya da keman gibi bazı müzik aletleri yüksek perdeden, kontrbas ya da tuba gibi müzik aletleri ise alçak perdeden ses çıkarır.

Birbirinden kopuk ve düzensiz frekanslardan oiuşan seslerin belirli bir perdesi yoktur. Eğer sesi oluşturan frekanslar düzenli ve birbiriyle uyumluysa, oluşan sesin belirli bir perdesi var demektir, Frekanslardan biri genellikle ötekilerden daha güçlüdür ve tek başına ses perdesini belirler. İşte bu frekans "nota" adını verdiğimiz sesi oluşturur.

Kemanla çalman bir nota, obua ya da klarnetle çalındığında kulağımıza değişik gelir. Bunun nedeni kısmi sesleri oluşturan öteki frekansların her müzik aletinde değişik olmasıdır. Bu frekanslara doğal armonikler denir. Her müzik aletinin kendi doğal armonikleri ve buna bağlı olarak kendine özgü bir ses rengi, tınısı vardır. Ressamların renkleri ve gölgeleri değişik biçimlerde kullanmaları gibi besteciler de müzik aletlerinin kendine özgü ses renginden yararlanarak özel etkiler elde ederler.

Bir resme ya da bir heykele ne zaman istersek bakabilir, karşısında dilediğimiz kadar durup, inceleyebiliriz. Oysa bir müzik parçası bir kez dinlenmekle son bulur. Bu nedenle müzik parçalarının kalıcı olmasını sağlamak için özel işaret ve simgelerden oluşan bir sistem geliştirilmiştir. Besteci yapıtını bu simgeleri kullanarak kâğıda geçirir. Bu yazım sistemine "notasyon" ya da "nota yazısı" adı verilir. Seslerin yüksekliklerini, sürelerini ve öteki özelliklerini gösteren grafik simgelere nota, notaların üzerine yazıldığı birbirine paralel, beş yatay çizgiden oluşan nota satırlarına porte denir. Notalar tam anlamlarına sese dönüştürüldükleri anda kavuşurlar.

Bir müzik yapıtını genellikle bestecinin kendisi seslendirmez. Bununla birlikte pop ya da halk müziğinde besteyi sunan genellikle bestecinin kendisidir. Bir müzik parçasını seslendirmek ayrı bir sanattır. Besteyi seslendiren sanatçı kendine özgü tekniği ve yorumuyla besteye ayrı bir renk katar. Müzik parçaları konser ve resitallerde doğrudan ve bir kere dinlenebilir. Oysa günümüzün teknik olanaklarıyla yapılan ses kaydı, müziğin kalıcı olmasını sağlamıştır.


Müziğin Başlangıcı

Müzik en eski sanat dallarından biridir. Tarihöncesi devirlerde kuşların ötüşünden, suların şırıltısından, yağmurun sesinden, rüzgârın ve kıyıya vuran dalgaların uğultusundan esinlenen ilk insanlar, içi boş bir kütüğe deri geçirip vurarak, hayvan bağırsaklarından yapılan ipleri çekerek, boynuz, kemik ya da odundan boruları üfleyerek doğadaki sesleri taklit etmeye başladılar. Başlangıçta işaret vermek amacıyla kullandıkları bu sesleri sonraları hoşlarına gidecek biçimde düzenleyerek kendi ilkel müziklerini yarattılar. Eski zamanlardan beri müziğin, dinsel törenlerde önemli bir yeri oldu. Günümüze ulaşabilen en eski müzik yazmaları Hindistan'da 3.000 yıl öncesinden kalma Veda ilahileridir.

Müzikle ilgili ilk kuramları geliştiren Eski Yunanlılardı. Müzik ve dansın insanların yaşamında önemli bir yer tuttuğu Eski Yu-nan'da, şairler lir eşliğinde destanlar söylerdi. Müzik sözcüğü. Eski Yunan'da sanatın esin tanrıçaları olduğuna inanılan Musalar'ın adından türetilmiştir. Bununla birlikte o dönemde mousike sözcüğü, Musa-lar'ın koruması altındaki her sanat ya da bilim dalı için kullanılan genel bir terimdi. İÖ 6. yüzyılda akustiğin temelini kuran Pisagor (Pythagoras) müziği matematiksel yoldan çö-zümleyerek, bir sesin yüksekliği ile telin uzunluğu arasındaki ilişkiyi saptadı, Belirli uzunlukta-Kİ bir telde çalman notanın frekansının, iki kat uzunluktaki bir telde çalman notanın frekansının tam iki katı olduğunu buldu.

Çinliler de Eski Yunanlılar gibi müziğin sevinç ve keder gibi duygular uyandırmaktaki gücünün bilincindeydiler. Müziğin tanrısal bir gücün yankısı olduğuna inanıyorlardı. Bu inanç daha sonraları da sürdü ve Hıristiyan-lık'ın ilk yıllarından başlayarak, müzik etkili bir dinsel anlatım aracı oldu. Müzik sözün taşıyıcısı olarak kullanıldı. Melodi dinsel metnin aydınlatılmasına yardımcı oldu. Martin Luther de içinde olmak üzere önde gelen Hıristiyan din adamları müziğin yalın ve dindarlığı güçlendirici olmasından yanaydılar.

Müziğin kuramsal gelişimi tarih boyunca çeşitli evrelerden geçti. Ortaçağda dinsel müzik bugün tonalite adı verilen majör ve% minör ses dizileri dışında kalan ses dizilerine yani morlara göre yazılıyordu. Tonalite ve oktav (birinci sesten sekizinci sese kadar olan aralık) 17. yüzyılda geliştirildi.


Armoninin Doğuşu

9. yüzyılın sonlarına doğru Hıristiyanlık'ta dinsel sözleri içeren tek sesli müzik (sequen-tia) yaygınlık kazandı. Aynı dönemde iki ya da daha çok sesin bir arada duyulduğu günümüzde organımı olarak anılan armoninin ilk örnekleri ortaya çıktı. Koroların ve koral müziğin kiliselere girmesi ortaçağda gerçekleşti.

11. yüzyılda notalar dört paralel çizgi üzerine yazılmaya başlandı. Bugünkü nota yazımı o dönemde geliştirilen neuma yazımından türetildi. Günümüzde kullanılan notasyon birlik, ikilik, dörtlük, sekizlik, on altılık, otuz ikilik ve altmış dörtlük notalardan oluşur.

12. ve 13. yüzyıllarda motet adı verilen ayin müziği, dindışı müzikten etkilenerek yaygınlık kazandı. Fransa'da bu müzik îroubadour ve truver denen saraylı saz şairleri ve gezgin halk ozanları tarafından geliştirildi. Almanya'da sevda şarkıları söyleyen Minnesinger'ler ortaya çıktı. Madrigaller ve 13. yüzyılda başlayan çalgılı müzik Avrupa'da yaygınlaştı.


Rönesans Müziği

15.-17. yüzyıl başları arasındaki dönem, uzmanlarca müziğin Rönesans'ı olarak nitelendirilir. Sanat ve edebiyatla ilgili olarak kullanılan bu terim, o dönemde müzik alanında gerçekleştirilen bir dizi hızlı gelişmeye işaret eder. Bu dönemde kontrpuan tekniği yoluyla, birden çok sesin eşzamanlı olarak duyulmasına olanak veren yapıtlar bestelendi. Bunlar çoksesli müziğin ilk örnekleriydi. Aynı dönemde ortaya çıkan öteki müzik biçimlen Fransa'da halk şiirlerinin bestelenmesiyle oluşan şanson'lar ve rondo'lardır.

15. yüzyılda Avrupa'nın en önemli müzik merkezi, Fransa'nın doğusundaki Burgonya Sarayı idi. Buraya dönemin birçok ünlü bestecisi öğretmenlik yapmak ve çalışmak için gelirdi. 16. yüzyılda İtalyan Giovanni Pierlui-gi da Palestrina, Flaman Orlando di Lasso ve Adriaan Willaert, İngiliz Thomas Tallis ve William Byrd gibi sanatçılar besteledikleri missa, motet ve kantatlarla koral müzikte önemli gelişmelere öncülük ettiler.

Rönesans döneminde yalnızca çalgı için bestelenmiş; org, klavsen, klavikord, epinet ve virginal gibi aletlerle çalman müzik önemli ölçüde gelişti.


Barok Müzikten Klasik Müziğe

Müzikte 17. yüzyıl ile 18. yüzyılın ilk yarısı arasındaki dönem barok dönem olarak bilinir. Dinsel ve dindışı müziğin kesin olarak birbirinden ayrıldığı bu dönemdeki en önemli gelişmelerden biri de çalgı eşliğinde söylenen dindışı solo şarkılardı. Bu şarkılar sonradan gelişecek olan operanın ilk örnekleri sayılır. Gene aynı dönemde büyük besteci Johann Sebastian Bach, kısa bir temanın belirli aralıklarla yinelenmesinden oluşan füg'ü yetkinleştirdi. Barok dönem bugün bildiğimiz anlamda orkestraların ilk örneklerinin kurulduğu, çalgıların bugünkü biçimini almaya başladığı bir dönemdi.

Barok döneminin en büyük bestecileri İtalyan Claudio Monteverdi, Alman Heinrich Schütz, Johann Sebastian Bach, Georg Fried-rich Hândel ve İngiliz Henry Purcell'dir.

O dönemde Fransa'nın yetiştirdiği büyük besteciler Jean Baptiste Lully, François Cou-perin ve Jean-Philippe Rameau'dur. Lully, Fransız orkestra müziğinin ve opera geleneğinin kurucusu, Couperin klavsen müziğini yet-kinleştiren besteci, Rameau ise yetkin bir besteci olmanın yanı sıra, armoni biliminin kurucusu olarak tanınır.

1740'larda Almanya'da Mannheim Sarayı'nda, Johann Wenzel Anton Stamitz'in kurduğu orkestra, konçerto ve senfoni gibi birçok yeni müzik biçimlerinin gelişmesinde önemli rol oynadı.


Klasik Müzik

18. yüzyılın sonlarına doğru, müzikte klasik dönem başladı. Günümüzde klasik müzik terimi pop, folk ve caz müziğinden oldukça farklı bir müzik türü için kullanılır. Müzik uzmanları için gerçek klasik müzik, yaklaşık 1760'tan 1830'a kadar Avusturya'nın başkenti Viyana'da gelişmiş olan müziktir. Bu dönem Franz Joseph Haydn, Wolfgang Amadeus Mozart ve Ludvvig van Beethoven gibi büyük bestecilerin konçerto, senfoni, sonat, yaylı çalgılar ve oda müziğini en yetkin düzeye ulaştırdığı dönemdir.

Müzikte duyguların yanı sıra düşünceye de yer veren ilk besteci, çalışmalarıyla kendisinden sonra gelen birçok sanatçıyı derinden etkileyen Beethoven'di. Aynı dönemin öteki önemli bestecileri Fransız Hector Berlioz ile Macar Franz Liszt, Avusturyalı Franz Schu-bert, Polonyalı Frederic François Chopin ve Alman Robert Schumann'dı.


Romantikler

19. yüzyılın sonlarında yeni arayışlara sahne olan müzik dünyasında tartışma konusu olan değişik görüşler besteciler arasında ayrılmalara yol açtı. Beethoven müziğe düşünce yüklü yeni bir içerik kazandırmıştı. Onu izleyen ve müziği seçkin sınıfların bir eğlence aracı olmaktan çıkararak, kesintisiz ve alışılmışın dışında bir armoni anlayışıyla yaratmaktan yana bazı sanatçılar, Alman besteci Richard Wagner'in önderliğinde müzikte Alman Roman-tizm'i olarak bilinen yeni bir akım başlattılar. Müziğin sınırlarını zorlamamasını savunan ve romantiklerin getirdiği yeniliklere karşı çıkan besteciler ise Johannes Brahms'ın çevresinde toplandılar.

Bu iki düşünce akımı 20. yüzyıla kadar birçok besteciyi etkiledi. Avusturyalı besteci Gustav Mahler ile Alman besteci Richard Strauss, Wagner'i izlediler ve orkestra için uzun senfonik yapıtlar bestelediler. Öte yandan Fransa'da Wagner geleneğinin yaygın olduğu bir dönemde Fransız besteci Charles Ca-mille Saint-Saens klasik modellere bağlı kalarak titiz, zarif ve duygulu müzik parçaları yazdı. Aynı dönemde Mihail İvanoviç Glinka Rusya'da ulusal müzik hareketini başlattı. Pe-ter İliç Çaykovski romantik bir besteci olarak tanındı. Dönemin öteki ünlü Rus bestecileri Aleksandr Borodin, Modest Mussorgski ve Nikolay Rimski-Korsakof, yapıtlarında özellikle halk öykülerini konu aldılar ve Rus halk şarkılarından esinlendiler.

19. yüzyılda operada önemli gelişmeler gözlendi. Operanın bu dönemdeki başlıca bestecileri İtalyan Gioacchino Rossini ve Giu-seppe Verdi romantik bestecilerdi. Ama gene de dönemin en önemli opera bestecisi, alışılmış kalıpların dışına çıkarak güçlü orkestralara ve güçlü şarkıcılara yer veren, yapıtlarında edebi ve felsefi düşünceleri konu alan, müziği öteki sanatlarla işbirliği içinde algılayan ve operaya "müzikli dram" adını veren Richard Wagner\M.


20. Yüzyıl

20. yüzyıl müzikte yeni arayışlar dönemi oldu. Fransa'da Claude Debussy ve Maurice Ravel piyano ve orkestra için yazdıkları yapıtlarda alışılmışın dışında bir armoni ve tonalite kullanarak resimde boya ile gerçekleştirilen etkiyi müzikte yaratmakla İzlenimcilik Akımı'nın başlıca temsilcileri oldular . Fransız Erik Satie ve Francis Poulenc, 18. yüzyıl müziğinde olduğu gibi küçük orkestralar kullanarak yalın, ama çarpıcı melodiler ve uyumsuz (disonant) akoriarla öncü (avant-garde) müzik akımını başlattılar. Öncü müziğin ABD'deki başlıca temsilcileri Horatio Parker ve Charles Edvvard Ives'di.

I. Dünya Savaşfndan kısa bir süre sonra gelişen radyo yayınları müziksever dinleyicilerin sayısını önemli ölçüde artırdı. Pop müzik, varyete, müzikal komedi ve caz müziği geniş halk kitleleri arasında yaygınlık kazandı. Bu müzik türleri George Gershwin, Jero-me Kern ve Cole Porter gibi bestecilerle en yüksek düzeyine ulaştı. 1970'lerde ve 1980lerde önde gelen öteki besteciler Leo-nard Bernstein, Andrevv Lloyd Webber, Aa-roo Copland'dı.

20, yüzyılda klasik müzikteki en önemli gelişme, Avusturyalı besteci Arnold Schönberg' in bütün armoni ve melodi kurallarını altüst ederek, atonalite denen anahtarsız sistemi ge-liştirmesiyle gerçekleşti. Öğrencileri Alban Berg ve Anton von Webern onu izleyerek operalar, senfoniler, oda müzikleri ve şarkılar yazdılar. Schönberg'in günümüzde bile bazı kulaklara yabancı gelen bu sistemi dizisel sistem ve 12 ton (ya da 12 nota) sistemi olarak bilinir.

20. yüzyıldaki büyük bestecilerin çoğu hiçbir akıma bağlanmadan özgün müzik yazan bestecilerdi. Bu bestecilerin önde gelenleri Rus İgor Stravinski, Sergey Prokofyev ve Di-mitri Şostakoviç, Alman Paul Hindemith, Kurt Weill ve Karlheinz Stockhausen, İtalyan Luigi Dallapiccola ve Luciano Berio, Fransız Olivier Messiaen, İngiliz Benjamin Britten ve Michael Tippett'tir. Stockhausen ve Fransız Edgard Varese 1950'lerde ve 1960'larda ortaya çıkan elektronik müziğin öncüleridir. 1970'lerde ve 1980'lerde basit armoni ve melodi kalıplarıyla tek bir motifin üst üste yinelenmesine dayanan minimalist (indirgemeci) müzik akımı gelişti. Bu akımın önde gelen adları arasında ABDli Steve Reich ve Philip Glass sayılabilir. 20. yüzyılın bir başka ünlü bestecisi de ABDli John Cage'dir. Belirsizlik ilkesine dayanarak rastlantısal müzik türünü geliştiren öncü besteci Cage'e göre, sessizlik bile tek basma müzik olabilir.


Cevapla

Hızlı Cevap
Mesajınız:
Kullanıcı isminiz: Giriş yapmak için Buraya tıklayın
Rastgele Soru

Seçenekler


Seçenekler


Benzer Konular
Klasik Müziğin Tarihçesi Klasik Müziğin Tarihçesi 18. yüzyılın sonlarına doğru, müzikte klasik dönem başladı. Günümüzde klasik müzik terimi pop, folk ve caz müziğinden oldukça farklı bir müzik türü için kullanılır. Müzik...
Rock Müziğin Tarihçesi Rock Müziğin Tarihçesi Rock Müzik; (Rock’n Roll sözcüğünden). 1950′den bu yana Blues, Rhythm-and-Blues, yanı sıra Country and Western Music türlerinden oluşan popüler afro-Amerikan müzik...
Tiyatro ile Müziğin İlişkisi Tiyatro ile Müziğin İlişkisi Tiyatro, bir sahnede, seyirciler önünde oyuncuların sergilenmesi amacıyla hazırlanmış gösteridir. Genel olarak temsil edilen eser anlamında da kullanılır. Büyük...
Müziğin Bulmacası http://img246.imageshack.us/img246/7226/virgingamebandsvc1.jpg Resimde her bir im bir grubu ima etmekte.Hangilerini görebiliyorsunuz ?
Doa - Müziğin Doa'sı (ft. Ceza) Doa: Yeeh yeehh aouaa (Ceza: Hey hey, hey hey) Doa: Yeeh yeehh (Ceza: Hey hey, hey hey) uuuu aouaa Doa Ceza Doa Ceza Playback değil bu gerçek ses Söz müzik sana da yazmak ters Doa da geldi...

 
Forum Stats
Üyeler: 65,785
Konular : 239,709
Mesajlar: 427,224
Şuan Sitemizde: 231

En Son Üye: ozlemalbayrak

Sosyal Linkler
Lütfen Facebook Sayfamızı Beğenin



Twitter Butonları





Google+ Butonu



Lütfen Google+ Sayfamızı Çevrenize Ekleyin


Sponsorlu Bağlantılar







Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 19:30.


Powered by vBulletin® Version 3.8.2
Copyright ©2000 - 2014, Jelsoft Enterprises Ltd.

DMCA.com

Sitemizde illegal paylaşım yasaktır.Sayfalarımızda bulunan içeriklerin telif haklarıyla ilgili bir şikayetiniz/sorunuz varsa bize ulaşmak için TIKLAYINIZ .
In this web site,illegal sharing is forbidden.If you have any problem/complaint about content's copyrights in our page,please click here to contact us.