Forum Kimler Online
Go Back   Ezberim > Eğitim & Öğretim > Kitap Özetleri Tavsiyeler
Kayıt ol Forumları Okundu Kabul Et


Diyorlar ki (100 Temel Eser)-Ruşen Eşref Ünaydın-kitap özeti

Eğitim & Öğretim kategorisinde ve Kitap Özetleri Tavsiyeler forumunda bulunan Diyorlar ki (100 Temel Eser)-Ruşen Eşref Ünaydın-kitap özeti konusunu görüntülemektesiniz.
Diyorlar ki (100 Temel Eser)-Ruşen Eşref Ünaydın-kitap özeti Özet; Nigar Hanım; -Kim bilir hanımefendi, size ilk şiir hevesini veren sebepler ...






Yeni Konu aç Cevapla
 
Seçenekler
  #1  
Alt 01-05-2008, 13:47
 
Standart Diyorlar ki (100 Temel Eser)-Ruşen Eşref Ünaydın-kitap özeti

"Sponsorlu Bağlantılar"

 


Diyorlar ki (100 Temel Eser)-Ruşen Eşref Ünaydın-kitap özeti


Özet;
Nigar Hanım;
-Kim bilir hanımefendi, size ilk şiir hevesini veren sebepler ve ilhamlar nelerdi? Okudum ki pek küçük yaşta ruhunuzu terennüm etmeye başlamışsınız.
-Bana ilk şiir hevesini veren yaradılışımdır.Çünkü ben on iki yaşında bir çocuktum; kardeşim bir kaza sonunda ölmüştü ve benim en evvel ki şiirim de maateessüf bir mersiye oldu. Türkçeyi ben Kadıköyünde, Fransız mektebinde iken okuyup öğrendim.Babam, bana öğretmen olarak Celal Sahir Beyin kayın babası olan Ebüllisan Şükrü Efendiyi seçmişti.İlk yazılarım çıkmaya başladığı zaman ben on dört yaşındaydım.Diyebilirim ki şairlik zevkini annemden almışımdır; çünkü annem, efendim, gayet çok şiir okurdu. Zavallı hasta olduğu zaman daima beyitler okurdu. Bununla beraber benim en büyük ilham kaynağım vatanımdır.
- Eski Edebiyatımızı çok okur muydunuz hanımefendi?.Eskiler arasında hissinizi en fazla okşayan şairler hangileriydi?
- O zamanlar ben eski divanları okurdum. Leyla, Şeref divanları; fakat Muhlis Paşa divanı ki Esat Muhlis Paşa çocuklarımın eniştesinin yani Sadullah Paşanın babasıdır. O vakitler, sabahlara kadar dirseklerim yazıhane üstünden kalkmazdı. Zaten bütün hayatımda uyku uyumamaktan mustarip oldum efendim.
- Bendeniz de öyle!
- Hep eski divanları okurdum;daha doğrusu elimin altına ne geçerse okurdum. Bu benim adetimdir. Bir taraftan da Hugo, Musset, Lamartine…Eskiler arasında beni en fazla Fuzuli duygulandırdı.(ve biraz acele acele söyledi) Fuzuli, Fuzuli; hala da bugün de Fuzuli… ve Nedim. Bunların ikisi arasında o kadar fark vardır ki; birisi aşk ve sevdada derin…Öteki de şuhluğundan, şakraklığından severdim belki…Fakat ikisi arasında hiç aynı hissime tesir eden ortak bir nokta görmedim.Şeyh Galibi de çok severdim.Ee.. O zamanların edebiyatı bu idi. Sonra bende ilhamlarımı yazı haline getirmeye başladım.O tarihte Muallim Hayret Efendinin Saadet de benim için yazdığı makaleler, son derece teşvik edici bir tol oynamıştır.
Ömer Seyfettin;
Genç ve çalışkan hikayececiye de müracaat ettim.Evvela Beni bu serinin içine katmayın. diye özür diledi.Aradan bir müddet geçmişti. Bir gün oturduğum evi şereflendirdi. Ben söyleyeceklerimi yazdım. Siz de bu yazar benim ahbabımdır; yüzünde, hareketlerinde, sözlerinde öyle dikkate çarpacak bir şey yoktur, dersiniz cancağızım. dedi. Birkaç defa omuzlarımı okşadı. Kağıtları bırakıp çıktı gitti. Kendisine teşekkürler ettim. Ömer Seyfettin Bey şunları yazmış:
Eski edebiyat;Daha ben çocukken evimizde birçok divanlar vardı.Onları okuya okuya edebiyata heves ettim.Fakat eski edebiyatın çeşnisini, zevkini tattığımı iddia edemem. Çünkü bunun için başka bir ilim, başka bir tahsil ister.Pek gençken gazeller falan da yazdım. Fakat bunlar saçma şeylerdi. O vakit bu yana aklımda sadece Leyla ile Mecnunlar kaldı. Demek ki aslında yalnız onları anlayabiliyormuşum. Bugün artık eski edebiyatımıza hiç taraftar kalmadığı için bu mevzu bahse bile değmez sanırım.Divan edebiyatı! İşte olsa olsa edebiyat tarihi için lüzumlu bir saha!Daha fazlasına aklım ermez.Şinasiden sonraki edebiyata gelince: Namık Kemal Beyi çok sevdim. Evrek-ı Perişan dan sahifeler ezberledim.Bana canlılık zevkini veren; beni iyiye, doğruya, güzele samimiyetle alakadar eden Namık Kemaldir sanıyorum.Ne yalan söyleyeyim, Hamidi pek o kadar anlayamıyorum.Ekrem Beye gelince, Nejatı için yazdığı şeylere hala bayılırım.Bunlar ne kadar insana tesir eden şeylerdir.
Edebiyat-ı Cedide: Fikret!.. İşte bana mükemmellik şevk ve isteği veren kimse!Lise sınıflarında iken hep Rübabı okuyordum. Halit Ziya bizim ilk üstadımızdır. Ben, bir gece hiç uyumamış sabaha kadar Bir Ölünün Defterini okumuştum.Yalnız onun skolastiktir. Yoksa tekniği öyle kuvvetlidir ki Avrupanın güneydoğusunda, mesela Romanyada, Sırbistanda, Bulgaristanda , Yunanistanda o kuvvette bir romancı yoktur. Buna emin olunuz.Eğer Tevfik Fikretle onun arkadaşları tabii dili kavrayabilmiş olsaydılar, şüphesiz, bizimde edebi klasiklerimiz olurdu.Çünkü onlar modern edebiyatın tekniği olduğu gibi anlamış ve kabul etmişlerdir
Bana gelince; ortaya esaslı bir eser koymadan sanatkarlık hülyasına kapılmam bile! Edebiyatımızın hedefi: Çok laf, aza eserdir. Ben şimdilik hedefi ve bu anlayışı bozmaya çalışıyorum. Ağustos böceği gibi, öterek yan gelmekten ise, karınca gibi çalışmak daha iyi değil mi? Şimdiye kadar öttüğümüz elverdi; biraz da iş yapalım ki çorak edebiyatımız şenlensin, değil mi? Siz de bu fikirdesiniz sanıyordum.''







"Sponsorlu Bağlantılar"

 
"Sponsorlu Bağlantılar"



Cevapla

Hızlı Cevap
Mesajınız:
Kullanıcı isminiz: Giriş yapmak için Buraya tıklayın
Rastgele Soru

Seçenekler


Seçenekler


Benzer Konular
MEB 100 temel eser listesi (ilköğretim) MEB 100 temel eser listesi (ilköğretim) İlköğretim Okullarında Okutulacak 100 Temel Eser, Türkiye Cumhuriyeti 59. Hükumeti Millî Eğitim Bakanlığı'nın (MEB) ilköğretim kurumlarındaki öğrencilere...
Mustafa Kemal'i Atatürk Yapan 7 Temel Aile Sırrı Kitap Özeti Mustafa Kemal'i Atatürk Yapan 7 Temel Aile Sırrı İki Mustafa Kemal vardır: Biri ben geçici Mustafa Kemal, diğeri milletin içinde yaşattığı Mustafa Kemaller ideali. Ben onun yerini tutuyorum....
5 Temel Özgürlük-kitap özeti 5 Temel Özgürlük kitap özeti 1 Algılama Özgürlüğü: Sağlıksız anababa çocuklarını geçmişe, geleceğe veya olması gerekene yöneltir; o an olan olayları olduğu gibi algılamalarına izin vermez. 2...
RÛŞEN EFENDİ (Büyük Rûşen) RÛŞEN EFENDİ (Büyük Rûşen) İstanbul Üsküdar'daki Azîz Mahmûd Hüdâî dergahı şeyhlerinden. 1719'da Mudanya'da doğdu. Dedesi Mustafa Efendi, Atpazarî Osman Efendinin; babası Abdurrahmân Efendi de...
Diyorlar ki.. [ Ruşen Eşref Ünaydın ] Diyorlar ki.. Özet; Nigar Hanım; -Kim bilir hanımefendi, size ilk şiir hevesini veren sebepler ve ilhamlar nelerdi? Okudum ki pek küçük yaşta ruhunuzu terennüm etmeye başlamışsınız. -Bana ilk...

 
Forum Stats
Üyeler: 65,745
Konular : 238,937
Mesajlar: 426,163
Şuan Sitemizde: 148

En Son Üye: koko19

Sosyal Linkler
Lütfen Facebook Sayfamızı Beğenin



Twitter Butonları





Google+ Butonu



Lütfen Google+ Sayfamızı Çevrenize Ekleyin


Sponsorlu Bağlantılar







Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 06:46.


Powered by vBulletin® Version 3.8.2
Copyright ©2000 - 2014, Jelsoft Enterprises Ltd.

DMCA.com

Sitemizde illegal paylaşım yasaktır.Sayfalarımızda bulunan içeriklerin telif haklarıyla ilgili bir şikayetiniz/sorunuz varsa bize ulaşmak için TIKLAYINIZ .
In this web site,illegal sharing is forbidden.If you have any problem/complaint about content's copyrights in our page,please click here to contact us.