Forum Kimler Online
Go Back   Ezberim > Eğitim & Öğretim > Kitap Özetleri Tavsiyeler
Kayıt ol Forumları Okundu Kabul Et


İletişim Çatışmaları Ve Empati-Kitap Özeti

Eğitim & Öğretim kategorisinde ve Kitap Özetleri Tavsiyeler forumunda bulunan İletişim Çatışmaları Ve Empati-Kitap Özeti konusunu görüntülemektesiniz.
İletişim Çatışmaları Ve Empati kitap özeti Üstün Dökmen; kitabında iletişim çatışmasının ne olduğunu, etkili bir iletişim için nasıl bir ortam ...






Yeni Konu aç Cevapla
Seçenekler
  #1  
Okunmamış 21-04-2008, 13:45
 
Standart İletişim Çatışmaları Ve Empati-Kitap Özeti

"Sponsorlu Bağlantılar"

 


İletişim Çatışmaları Ve Empati kitap özeti

Üstün Dökmen; kitabında iletişim çatışmasının ne olduğunu, etkili bir iletişim için nasıl bir ortam hazırlanması gerektiğini ve empatinin iletişimdeki önemini anlatmıştır.

Sevmek yeterli değil. Anlamak da gerekli. Anlayarak sevmek, büyük bir erdem olsa gerek…

İnsanların birbirlerine karşı tavır alıp aktif çatışmaya girmelerinin, belirgin ya da örtük çeşitli sebepleri olabilir. Örneğin karşımızdaki bir kişi ile ilgili olumsuz bir geçmiş yaşantımız varsa, bugün bizim düşündüğümüz bir şeyi bile dile getirse, yine de ona sinirlenebiliriz. ”Boşa gitmez kötüye bir ceza verilince” misali, hazır fırsatını yakalamışken geçmişin intikamını almaya çalışabiliriz. Bugünkü ilgisiz bir olayı bahane edip, geçmişin, intikamını almaya çalışmak ise bir hatadır. Geçmişteki öfkemizi, geçmişte halletmeliydik. Eğer bir öfkemizi ertelemek zorunda kalmışsak, bu öfkemizi ilgisiz olaylara bulaştırmamaya çalışmalıyız. Aksi halde, aktif çatışmalar başımızdan eksik olmaz. Bu konuda şöyle bir örnek verilebilir: Diyelim ki bir arkadaşınız size belli bir konuda haksızlık etti; siz de ”ayıp olur” diyerek sesinizi çıkarmadınız. Aradan zaman geçti ve aynı arkadaşınız, sizin yanınızda farkında olmadan küçük bir pot kırdı. Siz de hemen parlayıp sen zaten hep böyle yaparsın” derseniz, bir aktif çatışma başlatmış olursunuz. ”Sen zaten hep…” sözü, zamanlaması kötü ve suçlayıcı bir genellemedir. Böyle yapmak yerine, arkadaşınız size haksızlık ettiğinde, anında tepki vermeliydiniz. Eğer anında tepki veremediyseniz ve aradan da iki ay geçtiği halde bu olayı unutmadıysanız, o arkadaşınızı karşımıza alıp ”şu davranışın beni üzmüştü” diyerek söze başlamalısınız. Böyle yaparsanız, o arkadaşınıza yönelik öfkenizin, ilgisiz olaylarda patlak vermesini önlemiş olursunuz.

Sosyal kurallar zaman içinde değişebilir. Fakat her toplum mevcut kurallarını korumak, onların zaman içinde değişmesini en azından hızla değişmesini önlemek ister. Bunu sağlayabilmek için de, kurallara uyanlar ödüllendirilir, uymayanlara değişik ağırlıklarda cezalar verilir. Özellikle belli ortamlardaki kuralları ciddiye almayanları, giderek diğer insanlar da ciddiye almamaya, hatta ortamın dışına itmeye başlarlar. Eskilerin deyimiyle ”her şeyin bir adabı vardır”. Kahvenin de bir adabı vardır. Söz gelişi kahvede söz erbabının (söz ehlinin) sözü kesilmez, tavlayı kaybeden çay, kahve paralarını öder. Şimdi siz kahvede, söz erbabının sözünü keser ya da tavlayı kazandığınız halde çay parasını ödemeye kalkışırsanız, bu ortamda giderek istenmeyen kişi haline gelebilirsiniz. Ortamın dışına çıkarılmak bazen soyut anlamdadır; insanlar sizinle olan iletişimlerini azaltarak sizi ortamın dışına iterler. Fakat bazen somut olarak da bir ortamın dışına atılabilirsiniz. Örneğin bazı yörelerimizdeki lokantalarda, masada kül tablası göremeyince, boşalan tabağınıza sigaranızın külünü silkelemeye kalkışırsanız, borcunuzu bile ödemeye fırsat bulamadan kendinizi lokantanın dışında bulursunuz. Kural açıktır; yemek yediğiniz tabağı, kül tablası niyetine kullanamazsınız.

Bir toplumda konuşulan dilin niteliği, o toplumdaki iletişim biçimini yansıtır. Başka bir ifadeyle, her toplumun dili, o toplumdaki iletişim ihtiyacına cevap verecek niteliktedir. Söz gelişi Amerikalılar, bugün davrandıkları gibi davranıp Japonca konuşamazlardı. Aynı şekilde Japonlar da bugünkü kişiler arası iletişim tarzlarını, İngilizce konuşarak sürdüremezlerdi. Aynı şey bizim için de geçerlidir. Örneğin bizler, batıdaki insanlara nazaran birbirimize daha bağımlıyız ve dolayısıyla da akrabalık ilişkilerine daha fazla önem veririz. Bu durum, konuşma dilimizde kendini gösterir. Batı dillerine oranla bizim dilimizde çok sayıda akrabalık gösteren kelime bulunmaktadır; dayıoğlu, amcaoğlu, halakızı, görümce, baldız, bacanak, elti gibi… Dilimizdeki bu zenginlik, sanırım başka hiç bir dilde yoktur. Söz konusu kelimeler muhtemelen, birbirlerine bağımlı olan ve sıklıkla bir araya gelen insanlarımızın birbirlerine hitap etmelerini kolaylaştırdığı için, günümüze kadar yaşamıştır.

Dünyanın hemen her ülkesinde kadınlar ve erkekler özellikle evli olanlar hem çok iyi, hem de çok kötü geçine gelmişlerdir. Bu ikilem bizim kültürümüz için de geçerlidir. Kadınlarımızı bir yandan baş tacı ederken, bir yandan da onların haklarını ve kişiliklerini gözardı etmiş, onları erkeklerin bir adım gerisinde saymış, hatta bu durumu somutlaştırarak, onları sokakta birkaç adım arkamızda yürütmüşüzdür. Kadın-erkek ilişkilerinde ortaya çıkan ikilem, dilimizde de ifadesini bulmuştur. Kadınlarımızın, bir yandan Karacaoğlanın Elifi betimlediği gibi, ”Yayla çiçeği kokuşlu, yavru baladan bakışlı” dırlar; bir yandan da ”eksik ve can sıkıcı” varlıklardır. Bu yüzden onlara, zaman içinde ”eksik etek” ya da ”kaşık düşmanı” demişizdir.

Çocuk-ana-babalar toplumundan yetişkinler toplumuna, belki de ileride empatik topluma giden yolumuzda, Atatürk önemli bir isimdir. Aklı kullanmayı, pozitif bilimi, özetle yetişkin olmayı, toplumumuzun gündemine getirmiştir. Ancak, çocuk-anababalar toplumundan yetişkinIer toplumuna -ya da empatik topluma- geçmek, galiba bir anda mümkün değil. Sanırım, Atatürk ile toplum arasında da anababa-çocuk etkileşimi vardı. Çeşitli anılardan okuduğum kadarıyla, Atatürk, yaşları kaç olursa olsun çevresindekilere ”çocuk” diye hitap edermiş. Çocukları çok sevdiği için böyle davranmış olabilir; ya da hemen herkeste çocuklara ait özellikler gözlediği için böyle davranmış olabilir .Gerekçe ne olursa olsun, her yaştaki insana böyle hitap edebildiği, belki de böyle hitap edebilen tek kişi olduğu için, Atatürk, çevresindeki çocukların ana babası konumundaydı. Soyadındaki ”ata” kelimesi, onu gelecek kuşakların da atası yapmaktadır. Atatürk, ana baba olmanın yanı sıra, kendi aklını kullanma sorunu olmayan bir yetişkin ve gerektiğinde spontan ve şakacı bir çocuktu. Böylece o, üç kişisel rolünü birlikte kullanabilen bir kişi, belki de gelecekteki empatik toplumun aramızdaki üyelerinden birisiydi.

Hiçbir zaman kişi onuruna sahip olmamış, sürekli horlanmış bir insanın, bu durumdan sıkıntı duymayacağı ileri sürülebilir. Fakat şu kesin ki, bir defa bile ”insan” yerine konulmuş, kişi onuruna sahip olmanın tadını tatmış bir kişi için geriye dönüş acı olur. Dostoyevskinin kahramanlarından Suşilovun problemi bu olsa gerek. Suşilov, kendisine insan olarak değer veren Dostoyevskiyi, bir anlık bile olsa geri çekildiği için affetmemiştir. Çünkü kişi onurundan vazgeçmek çok zordur. Bu yüzden, tarihimizde bir gelgit grafiği çizen yetişkin tavrının, Cumhuriyetten itibaren eskiye oranla daha istikrarlı bir seyir göstereceğini düşünebiliriz. Bu konuda sonuç olarak şunu söyleyebiliriz: Uluğ Beyin, Fatihin, Hezarfen Ahmet Çelebinin -muhtemelen daha başkalarının- kişiliklerinde, kısa sürelerle ortaya çıkan yetişkin tavrı, son kez Atatürkün kişiliğinde Cumhuriyet Döneminde ortaya çıkmıştır. Bu son çıkışın öncekilerden farkı, yetişkin tavrının Cumhuriyet Döneminde kurumsallaşmaya başlamış olmasıdır. Ancak bu durum yaşamımıza henüz yeterince sinmemiştir.

Eğer bir hastanede, okları izleyerek, işinizi kendi başınıza hallederseniz bir yetişkin olmuş olursunuz. Eğer tanıdık bir hasta bakıcı bulursanız ve o da elinizden tutup sizi gereken yerlere götürürse, o ana-baba, siz ise çocuk olmuş olursunuz.

Çocuk rolünü pek severiz; özellikle devlet kapısında (Devlet babanın huzurunda) çocuk rolünü daha çok severiz. Bu tavrımız, yüzlerce yıllık bir alışkanlığın ürünü olabileceği gibi, yaşam biçimimizin zorunlu kıldığı bir davranış da olabilir. Yani yaşam biçimimizle ve gelişmişlik düzeyimizle, tanıdık aramamızı gerektiren bağımlı davranışlarımız bir bütün oluşturmaktadır. Örneğin okların, tabelaların yeterli olmaması ya da vatandaşın okuma-yazmasının kıt olması, tanıdık aramayı zorunlu hale getirebilir. Fakat aynı zamanda, tabela ya da okuma-yazma sorunu bulunmasa bile, kişiler arası ilişkilerin sıcaklığına alışmış insanımız, “yalnız bir yetişkin ” olup okları izlemek yerine, bir tanıdığın elinden tuttuğu çocuk olmayı tercih etmektedir.

Sonuç olarak; etkili bir iletişimin mevcut olması için ortamda bulunan çatışmaların kaldırılması gerekmektedir. Çatışmaları kaldırıp kendimizi iletişim halinde olduğumuz insanların yerine koyduğumuz müddetçe iletişimde başarılı ve sevilen bir insan oluruz.







"Sponsorlu Bağlantılar"

 
"Sponsorlu Bağlantılar"



  #2  
Okunmamış 13-04-2011, 16:02
Ziyaretci
 
Standart Cevap: İletişim Çatışmaları Ve Empati-Kitap Özeti

Arkadaşlar sakın diyim kitabı sona bırakmayın çünkü kitap okunmuyo Çok Sıkıcı


[(((Bu yorum bir öğrenci tarafından öğrencilere yazılmıştır)))]


  #3  
Okunmamış 30-11-2011, 19:54
Ziyaretci
 
Standart Cevap: İletişim Çatışmaları Ve Empati-Kitap Özeti

Bu kadar kötü bir kitap yok

Not: Kitabı daha okumadım bile xD


  #4  
Okunmamış 30-12-2011, 22:59
3wr3n
 
Standart Cevap: İletişim Çatışmaları Ve Empati-Kitap Özeti

başları güzel bilgi veren bir kitap oalrak gözüküyor ama iletledikçe nekadar bilgi verirse versin sıkıcı bu özet yeterli olmustur sanırım yazzan arakdasa cok tskkrler smdıden
:)


  #5  
Okunmamış 31-12-2011, 01:35
by k%u0131ng
 
Standart Cevap: İletişim Çatışmaları Ve Empati-Kitap Özeti

naparsısn fınal sorusu


  #6  
Okunmamış 01-01-2012, 17:01
3wr3n
 
Standart Cevap: İletişim Çatışmaları Ve Empati-Kitap Özeti

aynen bzdede 40 puanlık


  #7  
Okunmamış 07-01-2012, 22:29
fvjsfkr
 
Standart Cevap: İletişim Çatışmaları Ve Empati-Kitap Özeti

başta güzel gibiydi kitap...şimdi nefret ediyorum. kendimle çatışıyorum artık


  #8  
Okunmamış 21-01-2012, 21:07
3wr3n
 
Standart Cevap: İletişim Çatışmaları Ve Empati-Kitap Özeti

beynınızı ele geçirmeye çalısıolar teslım olmayın:)


  #9  
Okunmamış 29-05-2013, 21:35
Ziyaretci
 
Standart Cevap: İletişim Çatışmaları Ve Empati-Kitap Özeti

bizde de 25 puanlık soru ((


  #10  
Okunmamış 03-09-2013, 13:19
 
Standart Cevap: İletişim Çatışmaları Ve Empati-Kitap Özeti

arkadaşlar Canan Tan'ın Piraye kitabının özetini istiyorum çok acil lütfen


Cevapla

Hızlı Cevap
Mesajınız:
Kullanıcı isminiz: Giriş yapmak için Buraya tıklayın
Rastgele Soru

Seçenekler


Seçenekler


Benzer Konular
Graf Analize Göre İletişim Çatışmaları Graf Analize Göre İletişim Çatışmaları Graf Analiz kapsamındaki çatışma sınıflamasında sekiz temel çatışma türü bulunmaktadır. Şöyle sıralayabiliriz: 1)Aktif Çatışma (Kötü adam ne söylerse...
İletişim Çatışmaları Ve Empati-kitap özeti İletişim Çatışmaları Ve Empati kitap özeti Yazar; kitabında iletişim çatışmasının ne olduğunu, etkili bir iletişim için nasıl bir ortam hazırlanması gerektiğini ve empatinin iletişimdeki önemini...
Popüler Kültür Ve İletişim - Kitap Özeti Popüler Kültür Ve İletişim kitap özeti Kitapta popüler kültürün hayatın her alanını kapsadığı anlatılarak çoğunlukla herkes tarafından farkedilmeyen bu yayılmanın rahatsızlık veren yönleri...
Sözsüz İletişim - Kitap Özeti Sözsüz İletişim kitap özeti Kitapta, insan ilişkilerinde ve yönetimde, vücut dilinin nasıl kullanılacağı, insanların kullandığı vücut dilinin anlaşılması ve ona göre hareket edilmesi...
Sözsüz İletişim kitap özeti Yazarı : Ken KOOPER Özet:Genel Değerlendirme: “İletişimde yepyeni bir boyut keşfedildi: Vücut Dili! Bilim adamları, sesin, jest ve mimiklerin, tavırsal iletişim de sözden çok daha etkili olduğunu...

 
Forum Stats
Üyeler: 65,753
Konular : 238,984
Mesajlar: 426,265
Şuan Sitemizde: 254

En Son Üye: yus7

Sosyal Linkler
Lütfen Facebook Sayfamızı Beğenin



Twitter Butonları





Google+ Butonu



Lütfen Google+ Sayfamızı Çevrenize Ekleyin


Sponsorlu Bağlantılar







Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 15:32.


Powered by vBulletin® Version 3.8.2
Copyright ©2000 - 2014, Jelsoft Enterprises Ltd.

DMCA.com

Sitemizde illegal paylaşım yasaktır.Sayfalarımızda bulunan içeriklerin telif haklarıyla ilgili bir şikayetiniz/sorunuz varsa bize ulaşmak için TIKLAYINIZ .
In this web site,illegal sharing is forbidden.If you have any problem/complaint about content's copyrights in our page,please click here to contact us.