Forum Kimler Online
Go Back   Ezberim > Eğitim & Öğretim > Kitap Özetleri Tavsiyeler
Kayıt ol Forumları Okundu Kabul Et


Silahlara Veda ERNEST HEMİNGWAY

Eğitim & Öğretim kategorisinde ve Kitap Özetleri Tavsiyeler forumunda bulunan Silahlara Veda ERNEST HEMİNGWAY konusunu görüntülemektesiniz.
KİTAP TAKDİMİ ve KİTABIN ÖZETİ KİTABIN ADI: SİLAHLARA VEDA KİTABIN YAZARI: ERNEST HEMİNGWAY YAYIN EVİ: GÜVEN KİTABEVİ BASIM YILI: 1966 ...






Yeni Konu aç Cevapla
 
Seçenekler
  #1  
Alt 19-01-2008, 14:03
 
Standart Silahlara Veda ERNEST HEMİNGWAY

"Sponsorlu Bağlantılar"

 


KİTAP TAKDİMİ ve KİTABIN ÖZETİ

KİTABIN ADI: SİLAHLARA VEDA
KİTABIN YAZARI: ERNEST HEMİNGWAY
YAYIN EVİ: GÜVEN KİTABEVİ
BASIM YILI: 1966
SAYFA SAYISI: 364

1. KİTABIN KONUSU:

I.Dünya Savaşı sırasında İtalyan Ordusunda görev yapan Henry Tenente isimli teğmenin savaş boyunca başından geçen olaylar ve Catherine adındaki bir hastabakıcıya aşık oluşu.

2. KİTABIN ÖZETİ:

1915 yılının sonbaharında, İtalyan Ordusu Müttefik Avusturya ve Almanya Orduları karşısında çetin bir muharebe vermektedir. Teğmen Tenente bu sıralarda dostları Rinaldi,Papaz ve Bölük Komutanı ile birlikte cephededir. Rinaldi bir doktordur. Teğmen Tenentede yaralıların ve şehitlerin cephe gerisine arabalarla taşınmasından sorumlu subaydır. Savaş o yıl sanki yaşanması gereken bir olaymış gibi geçmektedir. Bu nedenle Tenente ve arkadaşları sık sık birlikte olarak, içkiler içerek şehrin ve cephe gerisinin zevkini çıkarmaktadır.

Birgün Rinaldi iki İngiliz hastabakıcısıyla tanışır. Bu kızlar İngilterenin, müttefiki İtalyaya yardım etmek amacıyla gönderdiği hastanede görevlidir. Catherine adındaki kıza Rinaldi ilk başlarda ilgi duymaktadır. Ancak bu delikanlının kadınlarla arası pek iyi değildir. Bu nedenle, çapkın arkadaşı Henryden yardım ister.

Henry Catherineden etkilenir. Bunu anlayan Rinaldi arkadaşını kırmamak amacıyla aradan çekilir. Tenente ile Catherine arasında sıcak bir bağ kurulur. Aşkları gün geçtikçe daha da büyümeye başlamıştır.

1916 yılının bahar ayında Tenente ileri hatlardan yaralı taşımak amacıyla görevlendirilmiştir. Askerleri ile harbin gereksiz birşey olduğunu ve savaşın artık bitmesi gerektiği üzerinde konuşurlarken bir top sesiyle hepsi daldıkları rüya aleminden uyanırlar. Tenente bacağından yaralanmıştır. Askerlerinden ikisi de ölmüştür.

Teğmen Tenente dizinin parçalanması nedeniyle derhal Milanoya yeni kurulan bir hastaneye gönderilir. Buraya sevgilisi Catherinede gelir. Amacı her zaman sevdiği adamın yanında olmaktır.

İyileşmesine yakın Henry artık güzel Catherineye adam akıllı aşık olmuştur. İkisi de birbirini deliler gibi sevmektedir. Henry gümüş liyakat madalyası ile ödüllendirilir. Savaş, artık onun için çekilmez hale gelmiştir. Tek amacı Catherine ile birlikte yaşamaktır. Kız hamile kalır. Henry kızla evlenmek istemesine rağmen savaş nedeniyle bunu yapamamaktadır.

1917 yazında Tenente kışlasına geri döner. Herşey değişmiştir. Bölük Komutanı sanki on yaş yaşlanmıştır. O kış ve bahar aylarında çok çetin ve zorlu çarpışmalarla İtalyan ordusu artık geri çekilmenin eşiğine gelmiştir. Birçok birlik zaten geri çekilmenin hazırlıklarına başlamıştır.

Tenente yazın sonuna doğru çekileceklerini öğrenir. Askerleriyle birlikte, emrindeki araçlarla yollara düşer. Yolda iki genç kızı yanlarına alırlar. Bir ara çamura saplanırlar ve bir türlü arabalarını dışarı çıkaramazlar. İki kıza para vererek, Tenente yoluna devam eder. Almanlar geri çekilen İtalyan Ordusunu takip etmektedir. Yolda Almanlarla karşılaşırlar Tenentein bir askeri vurulur. Hızla diğer askeriyle beraber taburlarını bulmak için kaçmaya başlarlar.

Tenente İtalyan kuvvetlerine yaklaştığında, Alman ajanıdır diye yakalanır. Bu sadece İtalyancası biraz bozuk diye yapılır. Yargılanacağı sırada, kurşuna dizilmekten kurtulmayı kaçmakta bulur. Kendini Po nehrinin sularına bırakır.

Sudan çıktığında demiryolunun yakınında olduğunu farkeder,hemen top yüklü bir vagona atlayarak sevgilisinin yolunu tutar.

Sevgilisine kavuştuğunda rütbelerini sökmüş, sivil kıyafetini üzerine geçirmiş bir asker kaçağıdır. Savaştan tiksinmektedir. Bir gece ansızın yakalanacağı haberini alır. Tek kurtuluş yolunu İsviçreye kaçmakta bulur. Bir tekneyle ve yanında Catherinele fırtınalı bir gecede soğuk Orion Gölünü kullanarak İsviçreye ulaşır.

İlk önce onları sorguya çekerler, Henry onlara kış sporu yaptıklarını bunun için İtalyadan kürek çekerek İsviçreye geldiklerini söyler. Pasaportları ve paraları olduğu için İsviçre Polisi herhangi bir önlem almaz. Henry ile Catherine Montreauxya yerleşirler. Otelde çok iyi vakit geçirirler. Bu arada Henry sakal bırakmıştır. Catherinenin hamileliğinin sonlarına doğru her ikisi de Lourennee doğum amacıyla giderler.

İlk sancılar başladığında çift çok mutlu olur. Ancak bebek ters gelmektedir. Ayrıca sancılarda yetersizdir. Doktorlar sezeryan yöntemi ile bebeğin annesinin karnından alınmasına karar verir. Henry Catherinenin ölebileceği endişesi içindedir. Bebeğin onun için hiç önemi yoktur. Tek düşündüğü biricik aşkı Catherinedir.

Başarılı bir ameliyat gerçekleşmesine rağmen bebek ölü doğar. Tenente sevgilisinin de durumundan endişe duymaktadır. Koktuğu başına gelir, Catherine aniden fenalaşır ve aşırı kan kaybı nedeniyle ölür. Artık Henry için herşey bitmiştir. Bezgin bir halde oteline geri döner.

3. KİTABIN ANAFİKRİ:

Savaş ancak kaçınılmaz olduğu taktirde yaşanılması gereken bir olaydır, ancak savaş, hayatın içinde yenen ve yenilen için de bir zindandır.


4. OLAYLARIN VE KİŞİLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ:

a. Henry Tenente:

I.Dünya Savaşının acımasız dönemlerinde İtalyada görev yapan Henry çok uçarı bir subaydır. Savaşı sevmemektedir. Hayat onun için bir çiledir. Ancak Catherine ile tanışınca her şey değişir, yaşamdan zevk almaya başlar. Henry o dönemin İtalyan kültürünü de bize yansıtmaktadır. Ekindeki parayla hayatın tadına bakan, içkiyi elinden düşürmeyen bir delikanlıdır o.

b. Catherine:

Catherine, bir İngiliz hastabakıcısıdır. Yaşamı hep hastanelerde geçmiştir. Henryle tanıştıktan sonra hayatı tamemen değişir. Onu çok sever, hayatını tamamen ona adar. “Ben senim, sen bensin!”, diyecek kadar tek aşkına bağlanır. Aşkını hep bekler. Catherine de savaşın gerisindeki kadın topluluğunu temsil etmektedir.

c. Rinaldi:

Henrynin savaş sırasında en yakın dostudur. Gençlik heyecanlarını hep birlikte yaşamışlardır. Zaten Henry ile de Catherineyi Rinaldi tanıştırır. Henrye daima bağlı kalmıştır. Ondan hep “aslanım, koçum” diye bahseder. Bana göre, Rinaldi de, savaşın kahraman doktorlarını temsil etmektedir.

Bu kişilerden başka, Catherinenin arkadaşı Ferguson, Henrynin arkadaşları Yüzbaşı, Papaz ve askerleri Brudni, Gumo diğer kişileri oluşturmuşlardır.

Kitapta en dikkat çeken olay, I.Dünya Savaşının kendisidir. Savaşın acımasızlığı tüm insanları etkilemiştir. Beni kitap boyunca üzen en önemli hadise Henrynin en değerli varlığından ayrıldığı, onu kaybettiği doğum olayıdır. Bu bölümün sonunda o adamın yerinde olmamayı istedim, bir insanın karısını ve daha doğmamış olan çocuğunu kaybetmesi ne kadar acımasız bir olaydır diye düşündüm.

5. KİTAP HAKKINDAKİ ŞAHSİ GÖRÜŞLER:

Kitap başından itibaren insanı sürükleyen bir özelliğe sahip. Yazar mümkün olduğunca tasvirlerden kaçınmış ve yaşar gibi yazmaya çalışmış. Özellikle duyguları ifade ederken kullandığı yinelemeler, ünlem cümleleri insanın sanki hikayenin içinde olduğu izlemini veriyor.

Konunun I.Dünya Savaşı içinde geçmesi de beni gerçekten çok etkiledi. Bu kitapta insanı savaşa yönelten hiçbir heyecan verici olay yok, sadece savaşın acıları, kanı ve yalnızlığı var.

Ancak kitabı okurken benim biraz güçlük çektiğim bir konu vardı. Bu da kitabın eski basım olmasıydı. Genellikle kullanılan kelimeler, şu anda kullandığımız dilden farklıydı. Arapça ve Farsça kökenli kelimeler kullanılmıştı.

6. YAZAR HAKKINDA BİLGİ:
Ernest HEMINGWAY (1898-1961):

Ernest Hemingway, 1898 yılında Amerikanın İllinois kentinde dünyaya geldi. Annesi ve babası onun doktor olmasını istemelerine rağmen o yazar olmaya karar verdi. Babası da bir doktordu. O bir macera adamıydı, bunun yüzünden I.Dünya Savaşı patlak verdiği sırada o da kendini bu savaşın içine attı. Birçok çatışmaya girdi ve kahramanlıklar gösterdi. Bu savaşın sonunda “A Farewell to Arms”(Silahlara Veda) adlı kitabını yazdı. Harpten sonra ilk eşi Hadley ile evlendi. Bu dönemde birçok hikaye ve şiir kitabı yazdı. Boksa da merak sarmıştı.

1927 Amerikada ikinci eşiyle evlendi ve “Kazananın eline birşey geçmez”, “Öğleden sonra ölüm” adlı kitapları çıktı. İki oğlu oldu. Ancak 1940 yılında da bu eşinden ayrıldı.

Tekrar macera damarı kabaran Hemingway, Afrikaya yaban avına gitti. Ölümlerden döndü. Ancak bunlar onu yıldırmadı. Bu macera sonunda “Afrikanın yeşil tepeleri” ve “Kilimancero karları” adlı uzun hikayelerini yazdı.

Küba denizindeki maceraları sonunda “Irmaktan öteye ağaçların içinde” ve “İhtiyar Balıkçı” adlı uzun hikayeleri 1952de yayımlandı. “İhtiyar adamla deniz” adlı kitabı 1955te ona Nobel ödülü kazandırdı.

Hayatı boyunca birçok tehlikeler atlatan, iki uçak kazası geçiren Hemingway 1961 yazında odasında kendini vurarak intihar etti.







"Sponsorlu Bağlantılar"

 
"Sponsorlu Bağlantılar"



Cevapla

Hızlı Cevap
Mesajınız:
Kullanıcı isminiz: Giriş yapmak için Buraya tıklayın
Rastgele Soru

Seçenekler


Seçenekler


Benzer Konular
Silahlara Veda Kitabının Kısa Özeti Silahlara Veda Kitabının Kısa Özeti Silahlara Veda Kitabının Kısa Özeti Teğmen Frederic Henry , İtalyan sınırında ,bir İtalyan ambulans birliğinde çalışan genç bir Amerikalıydı. Yeni bir saldırı...
Ernest Hemingway Sözleri •Ahlak konusunda inandığım ilke şudur; bir şeyi yaptıktan sonra kendini iyi hissediyorsan o ahlakidir; eğer kendini kötü hissediyorsan o gayri ahlakidir. •Onaracak kişi o olduktan sonra;...
Ernest Renan Sözleri •Hayattan yakınanlar ondan olmayacak şeyler isteyenlerdir. •İnsanları inandıkları şeylerden vazgeçirmek bir şeye inandırmaktan daha zordur. •Hiç kimse tarihi değiştirmeden yazamaz. ...
TÜBİTAK'tan kimyasal silahlara karşı yeni icat TÜBİTAK'tan kimyasal silahlara karşı yeni icat Türkiye artık kimyasal silahlara karşı daha dayanıklı TÜBİTAK, kimyasal silahların etkisini tehlikesiz hale getiren yüksek temizleme gücüne...
Ernest Hemingway Hayatı ve Eserleri Ernest Miller Hemingway (21 Temmuz, 1899 – 2 Temmuz, 1961), Amerikalı romancı, kısa-hikayeci ve gazetecidir. Kısa ve gösterişsiz yazı tarzı ile bilinir. Özellikle 20. yüzyıl kurgu romancılığını...

 
Forum Stats
Üyeler: 65,727
Konular : 238,262
Mesajlar: 425,328
Şuan Sitemizde: 280

En Son Üye: wE8cT5rQ1a

Sosyal Linkler
Lütfen Facebook Sayfamızı Beğenin



Twitter Butonları





Google+ Butonu



Lütfen Google+ Sayfamızı Çevrenize Ekleyin


Sponsorlu Bağlantılar







Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 18:57.


Powered by vBulletin® Version 3.8.2
Copyright ©2000 - 2014, Jelsoft Enterprises Ltd.

DMCA.com

Sitemizde illegal paylaşım yasaktır.Sayfalarımızda bulunan içeriklerin telif haklarıyla ilgili bir şikayetiniz/sorunuz varsa bize ulaşmak için TIKLAYINIZ .
In this web site,illegal sharing is forbidden.If you have any problem/complaint about content's copyrights in our page,please click here to contact us.