Forum Kimler Online
Go Back   Ezberim > Eğitim & Öğretim > Kitap Özetleri Tavsiyeler
Kayıt ol Forumları Okundu Kabul Et


Uçan Sınıf Kitabının Özeti

Eğitim & Öğretim kategorisinde ve Kitap Özetleri Tavsiyeler forumunda bulunan Uçan Sınıf Kitabının Özeti konusunu görüntülemektesiniz.
ben hikayenin yrısını okudum devamını özetinide netten bakam dedim ama özeTi deqilKi bu ouF......





Yeni Konu aç Cevapla
 
Seçenekler
  #71  
Alt 03-03-2012, 10:44
Ziyaretci
 
Angry Cevap: Uçan Sınıf Kitabının Özeti

"Sponsorlu Bağlantılar"

 


ben hikayenin yrısını okudum devamını özetinide netten bakam dedim ama özeTi deqilKi bu ouF...







"Sponsorlu Bağlantılar"

 
"Sponsorlu Bağlantılar"



  #72  
Alt 04-03-2012, 22:59
Ziyaretci
 
Standart Cevap: Uçan Sınıf Kitabının Özeti

çok güzel )


  #73  
Alt 05-03-2012, 20:50
kurnaz çocuk
 
Standart Cevap: Uçan Sınıf Kitabının Özeti

Güzel emek verilmis sağolun.


  #74  
Alt 07-03-2012, 15:00
Ziyaretci
 
Director Cevap: Uçan Sınıf Kitabının Özeti

Kitabın Özeti : Rıfat İlgazın “Hababam Sınıfı”na çok benzeyen bir sınıf anlatılmaktadır. Çocuklar, tüm yaramazlıklarına rağmen, temiz ve dürüsttürler. Onları da ancak, aynı sıralardan geçmiş olanlar anlayabilirler.

Yer yatılı bir lisedir. Kahramanlarımız edebiyat meraklısı Johnny Trotz, sınıf birincisi Martin Thaler ve karnı her zaman aç olan Matthias Selbmann, Fridolin, Uli ve daha birçokları… Kah*ramanlarımızdan Matthias ne kadar iri ise, Uli de o kadar ufak tefekti… Her an bir şamata, her an bir gırgır yapmak için fırsat kollayanlar çoğunlukta olduğundan, gülmek ve kendine gül-dürtmemek için sürekli dikkat göstermek gerektiğinin bilincinde (!) olan öğrencilerin çokluğundan; kavgasız, şamatasız, gürültü*süz nerede ise bir dakika bile geçtiği görülmemiştir. Hemen her okulda olduğu gibi, üst sınıflar İle alt sınıflar arasındaki çekişme*lerden doğan kavgalar ve hır-gürler de İşin cabası…

Kavgalar, sadece alt ve üst sınıflar arasında olarak sınırlı de*ğildi. Ayrıca, diğer okulların öğrencileri ile de sık sık yapılırdı.

Kısacası diyebiliriz ki, “Uçan Sınıf, Almanyada bir okulun

“Hababam Sımfı”dır.


Kahramanlarımız, Noel kutlamaları için spor salonunda ser*gilenecek olan, Johnnynin yazdığı “Uçan Sınıf İsimli oyun için hazırlanıyorlardı. Oyun, beş perdeden oluşuyor ve deyim yerindeyse ileriye yönelik bir kehanete dayanıyordu. Belki de ileride uygulanacak bir Öğretim yöntemini vurguluyordu. İlk perdede, bir lise öğretmeni coğrafya dersini yerinde işlemek için bütün sınıfla birlikte uçakla yola çıkıyordu… İkinci perdede uçak Vezüv Yanardağlarındaki kraterlerin kenarına iniyordu… Üçün*cü perdede sınıf, Gizedeki piramitlerin yakınına iniyordu… Dör*düncü perdede “Uçan Sınıf Kuzey Kutbuna iniyordu. Öğretmen*lerinin yaptığı bir yanlışlık sonucu uçağın irtifa dümeni bozuldu*ğu için, beşinci ve son perdede göğe çıkıyorlardı. Gökte Petrus


onları bekliyordu… Petrus büyülü formülü söylüyor ve yere ini*yorlardı…
Tabiî her perdede, yapılan gösteriler bununla sınırlı değildi. Örneğin, üçüncü perdede, kahramanlarımız gazetelere uydudan fotoğraflar gönderiyorlardı.

J.
Kahramanlarımızın sık sık ziyaret ettikleri “Sigara İçmez” is*mini taktıkları bir adam vardı. Sigarayı da fosur fosur içerdi. Al*man Demiryollarından satın aldığı bir vagonda yaşıyordu. Vago*nun kapısında “Sigara İçilmez” levhası olduğu gibi durduğu için, bu ismi takmışlardı. Çocuklar bu adamı en az öğretmenleri kadar seviyorlardı.


Bir gün rakip okulun öğrencileri, bir öğretmenin oğlunu re*hin almışlar, ayrıca birçok öğrencinin defterlerine de el koymuş*lardı. Yine bir savaş zamanı gelmişti. Savaş sloganları “Çelik Bir*lik” idi. Önce bir elçi göndermeyi kararlaştırdılar. Elçi Sebastian, rakip okulun elebaşının evine gitti. Arkadaşlarının serbest bıra*kılması ve defterlerinin geri verilmesi taleplerini iletti. Kabul e-dilmedi. Gruplar savaş düzeni aldılar. Tam kavga başlayacaktı ki “Sigara İçmez” ortaya çıktı ve böyle kavga ederlerse polisin ve okul idarelerinin her şeyden haberdar olacağını ve başlarının belaya gireceğini söyledi. Önerisi, her okuldan birer kişinin yum*ruklu düello etmesi, yenilenin yenenin şartlarına uyması İdi. İki taraf da bunu kabul etti.

Karşı tarafın kavgacısı Wawerka, bu tarafınki ise Matthias i-di. Kısa bir kavgadan sonra, Matthias rakibini yenmişti. Ancak, karşı tarafın öğrencileri sözlerinde durmadılar. Yeniden savaş düzeni alındı. Kar topu stoklan arttırıldı. Herkes “Hücum!” emrini bekliyordu. Nitekim birdenbire kartopu yağmuru başladı. Bu arada Martin, Johnny ve Sebastian rehineyi kurtarmanın peşin*deydiler. Nitekim rakip okulun elebaşısının apartmanlarının kö*mürlüğünde, başında iki nöbetçi olan arkadaşlarını kurtardılar. Ancak defterler yanıp, kül olmuştu. İki nöbetçiyi bağlayıp, hızla savaş alanına döndüler.


Günlerdir yağan kar durmuş, Noele ise sadece bir iki gün kalmıştı. Okul müdürünün odasında, hesap veriyorlardı. Bay Bökh, öğrencilerini çok seviyordu. Onlara geçmişte yaşanmış bir hikâye anlattı:

“Bundan yirmi yıl önceydi, Dokuzuncu sınıfta cesur ve çalışkan bir öğrenci vardı. Haksızlıklar karşısında tıpkı Martin Thaler gibi öfke*lenirdi. Gerekirse Matthias gibi dövüşürdü. Uli gibi evini özlerdi. Sebastian gibi aklı başında kitaplar okur, Janathan gibi bahçede saklanır*dı. Bir gün bu çocuğun annesi çok hastalandı. Okuldan kaçarak annesini görmeye gitti. Dönüşte yakalandı. Dışarı çıkmama cezası aldı. Yine kaçtı, yine annesini görmeye gitti. Yine yakalandı. Bu sefer sınıf öğret*meni dört hafta dışarı çıkmama cezası verdi. Yine kaçtı, annesini görmek için. Yakalandı, bu sefer müdür tarafından oda hapsi ile cezalandırıldı. Yine kaçtı, nasıl mı, bir arkadaşı onun yerine hapis yatmayı kabul ettiği için. Arkadaşıyla arası çok iyiydi. Okul bittikten sonra da görüşmeye devam ettiler; ama arkadaşının bir kaza sonucu ailesini kaybetmesiyle ortadan kaybolması bir oldu. O gün bugündür de onu görmedi.”

Hikâyeye dönersek; “müdür, çok öfkelenmişti. Diğer çocuk her şeyi anlatınca, olayı anladı ve iş tatlıya bağlandı. Bu öğrencinin kim olduğunu biliyor musunuz!” diye sorunca, hepsi birden “Sizsiniz.” diye cevap verdiler. “Sizi gidi haylazlar, toz olun gözümün önün*den1.” diyerek hepsini gönderdi.
Çocukların hepsinin sınıf öğretmenlerine olan saygı ve sevgi*leri bir kat daha artmıştı. Aralarında, arkadaşı için oda hapsini kabul eden kişinin kim olduğunu konuştular ve buldular: “Sigara İçmez.”


Profesör Kreuzkama defterlerin yakıldığını anlatmak zo*runda kaldılar. Bu arada, bazı yaramazlar, küçük Uliyi, sınıfın çöp sepetinin içine koyup, duvara asmışlardı. Profesör, hepsine cezayı verdi: “İşlenen her suçta, suç sadece o suçu işleyende değildir, suçun işlenmesini engellemeyen de suçludur.” cümlesini beşer kez yazacaklardı.

Uli, kendisine korkak ve çelimsiz denmesine sürekli kızıyor*du. Son olay, iyice kafasını bozmuştu. Sepet olayından bir gün sonra, elinde şemsiye ile ikinci kattan, bahçenin karlı zeminine atladı. Herkes şok olmuştu. UH, ne kadar cesur olduğunun mesa*jını böyle vermişti. Neyse ki, sadece sol ayağı kırılmış, biraz da kabarga kemikleri ezilmişti o kadar. Ama, Noelde ailesinin yanı*na gidemeyecekti.

Bu arada çocuklar yaptıkları bir planla Justus lakabını taktık*ları öğretmenleriyle Sigara İçmezi buluşturdular.Tahminleri doğ*ruydu. Öğretmenin bahsettiği kayıp arkadaş, Sigara Içmezin ta kendisiydi.
Martin, annesinden gelen mektubu okul postasından aldı. Annesi, mektupta yol parası olan sekiz lirayı gönderemediğini, babasının işsiz olduğunu, ne olursa olsun cesur ve dayanıklı ol*masını, asla ağlamaması gerektiğini yazıyordu. Beş liralık da pos*ta pulu göndermişti.

Oysa kî Martin mektubu okuduktan sonra “Benim Güzel An*neciğim” diyerek ağlıyordu.

Ulinin bu atlayışı, Noelde oynayacakları piyesi tehlikeye sokmuştu. Sekizinci sınıftan bir öğrenci buldular.

Akşam, Justus bütün öğrencileri toplayarak, onlara Ulinin yaptığı şekilde cesaretin ispati an amayacağım söyledi. Ayrıca, öğrencilerden, bir akşam için kendisine izin vermelerini, bu süre zarfında da uslu olmalarını rica etti. Sigara Içmezin piyano çaldı*ğı barda bir bira içecekti.

Kent uzaktaydı. Yine de yürüdü. Tabelasında “Son Damlasına Kadar” yazan lokantadan İçeri girdi. “Sigara İçilmez” bil masada oturmuş kendisini bekliyordu. Kucaklaştılar. Konuşmalarının büyük bölümünü kahramanlarımız oluşturuyordu. İkisi de bu çocuklar okuldan mezun olmadan, yerlerinden ayrılmamakta kararlı olduklarını birbirlerine söylediler.

Gece yarısından sonra, kenti bir baştan geçerek döndüler. Yanlarında, yirmi yıllık hatıraları da beraber yürüyordu.

Okulun son günü idi. Çoğu öğrenci, noel İzni için bavulları*nı bile toplamıştı. Martin, Noelde gidemeyeceğini hiç kimseye

söylememişti. Okulda kalmak (sadece Johnnye serbestti, o da ailesi olmadığı için) yasaktı. Bakalım ne olacaktı?

Yine, bu akşam piyes de oynanacaktı, önceden iki prova da*ha yapıp iyice hazırlandılar. Sonra, hep birlikte Uliyi ziyaret edip, ona moral verdiler.
Nihayet piyes vakti geldi. Çok güzel oynadılar. “Sigara içmez” de seyirciler arasındaydı. Sonra Justus, asıl mesleği doktor*luk olan “Sigara İçmez” in, bundan böyle okul doktoru olarak gö*rev yapacağını söyleyince, çocuklar “Hurra” diye havaya fırladı*lar. Çok güzel bir akşam geçirmişlerdi.
Gece, Justus ve Sigara İçmez, beraber yatakhaneleri gezer*ken, Martinin bir şeyler mırıldandığını fark edip, biraz eğildiler. Uykusunda, “Ağlamak kesinlikle yasaktır.” diye sayıklıyordu.

24 Aralık günü, ortalık tam bir ana baba günü İdi. İnenler, çıkanlar, koşturanlar… Matthias, Uliye veda etti. Johnny, UU ile beraber kalacak diye seviniyordu. Martin ise hiç gözükmemişti.

Bütün el ayak çekilmiş, Justus son kontrol gezintisini yapı*yordu. Martini gördü. Sıkıştırınca, Martin hıçkıra hıçkıra ağla*maya başladı. Olup biteni öğrenince, zorla ona para verip evine gitmesini söyledi. Martinin eski keyfi yerine gelmişti. Ulinin yanına çıkınca, anne ve babasının ziyarete gelmiş olduklarını gördü. Hepsi ile vedalaştı.

Noel akşamı, her tarafta koyu bir kış hüküm sürüyordu. Martinin anne ve babası, camın önünden hem dışarıya bakıyor, hem de sohbet ediyorlardı. “Martın ne yapıyor acaba?” dedi, annesi. Babası da “Umarım ağlamıyor dur.” deyince, “Bana söz vermişti, ağlamayacaktı, gerçi ben de hep ağladım ya…”
Kapı çalar gibi oldu. Bir daha… Kim olabilirdi acaba? Kadın kapıyı açtı, Martin karşısındaydı. Sevinçleri görülmeye değerdi.

Martinin kendi eliyle, öğretmenine yaptığı kartpostalın ar*kasına babası şunları yazdı: “Sayın Bökh, bize verdiğiniz bu canlı Noel armağanı için size sonsuz teşekkürler…”


  #75  
Alt 12-03-2012, 18:26
Ziyaretci
 
Standart Cevap: Uçan Sınıf Kitabının Özeti

çok uzun ama yinede doğru


  #76  
Alt 14-03-2012, 18:08
Ziyaretci
 
Standart Cevap: Uçan Sınıf Kitabının Özeti

çok sağulun


  #77  
Alt 22-03-2012, 19:07
Ziyaretci
 
Standart Cevap: Uçan Sınıf Kitabının Özeti

aaaaaaaaaaaaaaaaayyyyyyy bayılıcam çok güzel bir kitap


  #78  
Alt 26-03-2012, 15:11
Ziyaretci
 
Icon24 Cevap: Uçan Sınıf Kitabının Özeti

fffff azcıkkk kısa yokkk muu yağğ


  #79  
Alt 07-04-2012, 14:43
Ziyaret
 
Standart Cevap: Uçan Sınıf Kitabının Özeti

kahramanları nerede


  #80  
Alt 08-04-2012, 15:42
cansizbeden
 
Standart Cevap: Uçan Sınıf Kitabının Özeti

çok güzel olmuş performans ödevimdi allah razi olsun teşekürler admin


Cevapla

Hızlı Cevap
Mesajınız:
Kullanıcı isminiz: Giriş yapmak için Buraya tıklayın
Rastgele Soru

Seçenekler


Seçenekler


Benzer Konular
Sır Kitabının Özeti Sır Bu aslında bir kitap değil. Daha çok bir dans bu. Sıradan bir dans da değil. Kalpten esen bir Sufi kasırgası bu. Nasıl ki dervişler ezelden beri aşk sarhoşluğu içinde dönüp durmuşlarsa,...
Uçan Süpürge Kitabının Özeti Uçan Süpürge Uçan süpürgem olsaydı keşke, Bir de kötülüklerden arınmış, bir ülke. Uçardım oraya günün birinde. Yalanların olmadığı, Çiçeklerin solmadığı, Nehirlerin kurumadığı, Ormanların...
Hiç Kitabının Özeti Hiç Şu otuz yıllık ömr-i tercüme-i halimdir. Şimdi kırkındayım, on yıl azade kaldı nihan. Ahiretten dönüşümde o ölen "neyzen" için Karşıma çıktı şu suret ile "eşkâl-i zaman"... Neyzenlikteki...
Name Kitabının Özeti Name “Sevgili, Sensiz ama her anımı seninle dolu olarak yaşamanın en dayanılmaz yanı nedir biliyor musun? Senin bir yüzünün olmaması bende. Sesinin olmaması. Senin sesin nasıl sevgili?...
The God Jr Kitabının Özeti The God Jr Küçük İskender'in toplu şiirlerini kapsayan diziye ait bu kitap, Bir Çift Siyah Deri Eldiven ile ciddiye alındığım kara parçalarını biraraya getirirken okurunu yasadışı bir tür olan...

 
Forum Stats
Üyeler: 65,679
Konular : 236,954
Mesajlar: 423,683
Şuan Sitemizde: 232

En Son Üye: kemalet

Sosyal Linkler
Lütfen Facebook Sayfamızı Beğenin



Twitter Butonları





Google+ Butonu



Lütfen Google+ Sayfamızı Çevrenize Ekleyin


Sponsorlu Bağlantılar







Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 14:51.


Powered by vBulletin® Version 3.8.2
Copyright ©2000 - 2014, Jelsoft Enterprises Ltd.

DMCA.com

Sitemizde illegal paylaşım yasaktır.Sayfalarımızda bulunan içeriklerin telif haklarıyla ilgili bir şikayetiniz/sorunuz varsa bize ulaşmak için TIKLAYINIZ .
In this web site,illegal sharing is forbidden.If you have any problem/complaint about content's copyrights in our page,please click here to contact us.