Forum Kimler Online
Go Back   Ezberim > Tatil Bölgeleri > Türkiye'den Tatil Mekanları > Karadeniz ve İç Anadolu
Kayıt ol Forumları Okundu Kabul Et


Tüm Güzelliğiyle Trabzon

Türkiye'den Tatil Mekanları kategorisinde ve Karadeniz ve İç Anadolu forumunda bulunan Tüm Güzelliğiyle Trabzon konusunu görüntülemektesiniz.
Trabzon Müzeleri Trabzon Ayasofya Müzesi (Merkez) Trabzon Ayasofyasının Trabzonun fethinden sonra camiye çevrildiği söylenmektedir. Ancak son yıllardaki araştırmalar Ayasofyanın, Sultan ...





Yeni Konu aç Cevapla
 
Seçenekler
  #11  
Alt 10-02-2008, 16:15
 
Standart --->: Tüm Güzelliğiyle Trabzon

"Sponsorlu Bağlantılar"

 


Trabzon Müzeleri


Trabzon Ayasofya Müzesi (Merkez)


Trabzon Ayasofyasının Trabzonun fethinden sonra camiye çevrildiği söylenmektedir. Ancak son yıllardaki araştırmalar Ayasofyanın, Sultan III. Murat zamanında Trabzon Beylerbeyi Ali Beyin girişimleriyle camiye 1670 tarihinde çevrildiğini ortaya koymuştur. Mabet 1864te Bursalı Rıza Efendinin teşvikleriyle onarılmıştır. I.Dünya Savaşı sırasında depo ile askeri hastane olarak kullanılmışsa da sonradan yeniden cami olmuştur. Edinburg Üniversitesi ile Vakıflar Genel Müdürlüğünce bir kez daha onarılan yapı 1964 yılında müze haline getirilmiştir. Günümüzde anıt müze olarak hizmete açıktır.

Trabzonda günümüze en iyi biçimde gelebilen kiliselerden biri olan Trabzon Ayasofyası İmparator I.Manuel (1238–1263) zamanında yapılmıştır. Geç Bizans kiliselerinin en iyi örneklerinden biri olan bu yapıdan Evliya Çelebi (1648), Pitton de Tournefort (1701), Hamilton (1836), C.Texier (1864), Trabzonlu Şakir Şevket (1878), Lynch (1893) ve D.Winfield (1985) gibi araştırmacılar söz etmişlerdir. Timur zamanında Trabzondan geçen İspanyol elçisi Clavijo da gezi notlarında bu kiliseye değinmiş ve bazı ilginç noktalar üzerinde durmuştur:

“Ayin esnasında bir kitap kullanılmamaktadır. Sonra Ayasofyanın istisnası ile kiliselerin birinde çan yoktur. Ayin yapılırken mühim kısımlarına işaret eden bir tahtaya vurulmaktadır. Bütün papazlar evlidirler. Ama bunlar yalnız bir kere evlenirler ve mutlaka bir bakire alırlar. Papazın zevcesi ölünce papaz bir daha evlenmez”.


Ayasofya Kilisesi merkezi plandan oluşan, yüksek kasnaklı kubbesi, dairevi, çokgen apsidleri, portikleri ve taş süslemeleri, freskleri ile ilginç bir yapıdır.

Son derece güzel bir işçilik gösteren kilisenin ilk yapıldığı yıllarda manastır olarak kullanıldığı, güney yönündeki bazı duvar kalıntılarından anlaşılmaktadır. Ayrıca burada küçük basamaklı merdivenlerle inilen, büyük bir olasılıkla bir gürcü prensine ait olduğu sanılan mezar odası vardır.

Kuzey, batı ve güneyden üç ayrı girişi olan kilise, ayrı bir atrium ile nartekse sahiptir. Narteksin güneyinde, iki yanında bazı mezarlar yer almaktadır. Üç nefli plân düzeninde nefler ayrı ayrı apsidlerle sonuçlanmakta olup, bunlardan yandakiler yuvarlak, ortadaki beş köşelidir. Orta mekân oldukça büyük ölçüde, dört mermer sütunun taşıdığı pandantifli, onikigen kasnaklı yüksek bir kubbe ile örtülmüştür. Kubbenin dışında kalan bölümlerin üzerleri içten tonoz, dıştan kiremit kaplıdır. Yapının batısından demir merdivenlerle kadınlar bölümüne çıkılmaktadır.

Kiliseden ayrı olarak, 1427 yılında yapılan çan kulesini Minas Bızıskyan şöyle anlatmaktadır:

“Kule iki katlıdır. Taş merdivenlerden çıktığımız birinci kat, ayin masası ile üç adım genişliğinde ve her tarafı resimlerle süslü ufak bir şapeldir. Fallmerayer, kulenin doğudaki dış duvarlar üzerinde doğuya has elbiseler giymiş ve taç takmış üç kişinin freskini görmüştür”.


G.Millet bu fresklerin büyük olasılıkla İmparator I.Aleksios (1417–1429) ve onun oğlu Alexander ve baldızına ait olduğu düşüncesindedir.
Trabzon kiliseleri arasında Ayasofya, en zengin bezemeye sahip olanıdır. Güney girişindeki taş bezemeler Bizans sanatının yanı sıra Selçuklu sanatı izlerini de taşımaktadır. Özellikle batı yönündeki mihrapların mukarnaslı bölümleri, sütun başlıkları İslâm üslubunu hatırlatmaktadır. Bunun yanı sıra kuzey cephedeki alınlık üzerindeki geometrik kompozisyonlar, madalyonlar XIII. yüzyıl Selçuk taş işçiliği ile çok yakın benzerlikler göstermektedir. Özellikle güney cephe, yapının en gösterişli kabartmalarının yer aldığı bölümdür. Burada kabartma olarak insanın yaratılışı tasvir edilmiştir. Cennet ile Havvanın yaratılışı, Âdemin meşhur elmayı Havvadan alışı, cenneti sembolize eden ağaçlar, meleğin cennet kapısındaki tembihleri, cennetten kovulma, pişmanlık ve Habilin Kabili öldürmesi burada görülmektedir. Güney cephenin kilit taşı üzerinde de Komnenosların sembolü olan tek başlı kartal motifine yer verilmiştir. Ayrıca bu cephenin alınlıktaki sütun başlıklarına yakın yerler kentavroslar, grifonlar, sırt sırta güvercinler, içerisi dairelerle doldurulmuş kare panolar, ay, yıldız ve bitkisel bezemelerle süslenmiştir.
Trabzon Ayasofyasının fresklerinin 1260 yılında yapıldığı sanılmaktadır. Günümüze son derece iyi korunarak gelebilen bu resimlerin Bizans Paleologos döneminin en erken örnekleri olarak tanımlanmışlardır. Özellikle burada İncilden alınma konulara yer verilmiştir. Kubbede Pantokrator İsa, onun altında melekler korosu ve yazıt kuşağı dikkati çekmektedir. Bu kuşağın altında dizi halinde meleklerin yer aldığı bir friz, pencere aralarında oniki aziz tasvirleri yer almaktadır. Pandantiflerde ise değişik görünümlere yer verilmiştir.


Kilise ana koridorun batısında, son akşam yemeği, Hz. İsanın ayaklarının yıkanma sahnesi, bahçedeki can çekişme sahneleri resmedilmiştir. Kuzey koridorun doğusunda, Zachariusun öldürülmesi, dört aziz tasviri, ana mekânın (Naos) doğu kemerinde ortada Hz.İsa, madalyon içerisinde iki aziz, güneyde Aziz Annanın yalvarışı, bir çocukla birlikte Meryem görülmektedir. Kemerlerde göğe yükseliş, Meryem, pandantiflerde St.Luke ve İsanın doğuşu, St.Mark, Baptism, St.Matthev, İsanın çarmıha gerilişi, St.Iohannes ve Anastasis sahneleri resmedilmiştir. Kilisenin batı duvarında, kıyametten önceki hesap günü, Peterin inkârı; kuzey duvarında çarmıha geriliş, Anastasis, St.Simon, St.Sabas, St.Anthony, St.Euthemios, St.Theodosis ile ilgili freskler vardır. Ana mekânın (Naos) kuzeyinde de Thomasın şüphesi, İsanın Tiber gölü kıyısında görünüşü, Naosun güneyinde Havariler, kuzeyinde balık ve ekmek mucizesi, su yüzünde yürüyen İsanın rüzgârı durduruşu, Peterin kaynanasının şifa buluşu resmedilmiştir. Güneyde Baptism, Hz.İsa Siloum havuzunda körün gözlerini açılışı, İsanın mabetteki doktorla konuşması, Cananın düğün şenliği ve kötünün iyileşmesi sahneleri duvarları süslemiştir. Narteksin güney duvarında Cananite kadının kızından şeytanın kovulması, batı duvarında suyun şaraba çevrilmesi gibi mucizeler tasvir edilmiştir. Narteksin batısında Jacobsun rüyası, Jacobsun meleklerle verdiği uğraş, Moses ve yanan çalılar, acılar içerisinde Job, peygamber Gideon Jessenin ağacı, sahnenin inkârı, muharip azizler, Abrahamın misafirperverliği sahneleri bulunmaktadır.

Kilisenin batısında bulunan çan kulesi 1427 yılında yaptırılmıştır. Ayrıca kuzeyinde de daha erken döneme ait üç apsisli bir şapelin kalıntısı bulunmaktadır.


Trabzon Müzesi (Kostaki Konağı) (Merkez)


Trabzon il merkezi, Zeytinlik Caddesi, Uzun Sokakta bulunan bu yapı 1917 yılında Aleksi Kostaki tarafından yaptırılmıştır. Milli Mücadele yıllarında karargâh olarak kullanılan, 1924 yılında Atatürkün kalması için düzenlenen, 1937–1987 tarihleri arasında Kız Meslek Lisesi olarak kullanılan Kostaki Konağı 22 Nisan 2001de Trabzon Müzesi olarak ziyarete açılmıştır.

Konak, bodrum üzerine üç katlı olarak inşa edilmiştir. Ana yapı malzemesi taş olan binanın dış duvarlarına, pembemsi dikdörtgen taşların eklenmesi ile zengin bir görünüm kazandırılmıştır. Mimari dış cephe uygulamasında simetriden kaçınılmış, bu nedenle de farklı çatı yükseltileri ortaya çıkmıştır. Yapının dış cephesi çini panolar, sütunlar, sütunçeler; pencere silmelerindeki sitilize bitkisel kabartmalarla bezenmiştir. iç kısımlarda da ahşap kabartma bezeme ile kalem işi desenlere yer verilmiştir. Konağın bazı odalarında alçı kabartma çerçeveler içerisine manzara resimleri yapılmıştır.

Müzenin bodrum katı arkeolojik eserlere ayrılmıştır. Zemin katta ise XX. yüzyılın başında yapılan bu konağın mimari yapısı, burada geçen tarihi olaylar ziyaretçilere kronolojik olarak tanıtılmıştır. Birinci katta Trabzonun yöresel etnografyasını tanıtan objeler sergilenmiştir.


Zeytinlik Caddesi Uzun Sokak
Tel : (0462) 322 38 22
Faks : (0462) 326 18 88


Atatürk Müzesi (Merkez)


Trabzonun 7 km. batısında, Soğuksu Tepesinde yer alan Atatürk Köşkü 1890 yılında Konstantin Kabayanidis isimli bir Rus tarafından yapılmış, 1916–1918 yıllarındaki işgal sırasında Rusların karargâhı olmuştur.

Cumhuriyetin ilanından sonra, Atatürk 26–29 Kasım 1930 tarihinde Trabzona ikinci kez geldiğinde bu köşkte ağırlanmıştır. Atatürküm çok beğendiği bu köşk daha sonra Trabzon İl Özel İdaresi tarafından hazineden satın alınmış ve İl Daimi Encümeninin 18 Mayıs 1931 tarihli kararı ile Atatürke armağan edilmiştir. Atatürk 10–11 Haziran 1937de Trabzona üçüncü kez geldiğinde yine bu köşkte kalmış ve vasiyetinin bir bölümünü burada yazmıştır. Atatürkün ölümünden sonra kız kardeşi Makbule Atadana (Boysan) kalan bu köşk Trabzon Belediyesi tarafından 1943 yılında kamulaştırılmıştır. Ardından da Trabzon Belediyesince 1964 yılında Atatürk Müzesi olarak ziyarete açılmıştır. Günümüzde bu müze Trabzon Belediyesinin yönetimindedir.

Cephe özellikleri ve mekân düzeni, XIX. yüzyıl Avrupa mimarisi özelliklerini taşıyan köşk, dört katlı kâgir bir yapıdır. Birkaç mermer basamakla çıkılan birinci katın ortasında bir salon ve bunun çevresinde sıralanmış odalar vardır. Salonun ortasında bir bilardo masası ile duvarda 15 Eylül 1924 Pazartesi günü Trabzon Belediyesinde Atatürke verilen ziyafette Belediye Başkanı Kazazoğlu Hüseyin Efendinin nutkuna karşılık Atatürkün söyledikleri yazılıdır. Ayrıca burada Atatürkün Trabzona gelişi ile ilgili resimler sergilenmiştir. Misafir odasında ampir üslupta oturma takımları, çini vazo ve bir vitrin içerisinde figürlü biblolar sergilenmiştir. Diğer odalarda yemek takımları, eski bir radyo, orijinal etajerler; mutfakta kristal ve antika yemek takımları porselenler görülmektedir.

Ahşap bir merdivenle çıkılan ikinci katta muhafızlara ait odalar, banyo dairesi ve yatak odası bulunmaktadır. Yatak odasında Atatürkün yattığı yatak, çalışma masası ve çizmiş olduğu bir harita ile tarihteki Türk devletlerini simgeleyen bayraklar görülmektedir.

Üçüncü katta ise, depo olarak kullanılan odalar dikkati çekmektedir. Yapının alt katında, kalorifer dairesi ile kurnalı küçük bir hamam vardır.







"Sponsorlu Bağlantılar"

 
"Sponsorlu Bağlantılar"



  #12  
Alt 10-02-2008, 16:17
 
Standart --->: Tüm Güzelliğiyle Trabzon

Trabzon Medreseleri


Trabzonun fethinden sonra şehirde Fatih Sultan Mehmet, İmaret (Hatuniye), İskender Paşa, Hamza Paşa ( Küçük İmaret), Saraçzade, Pazarkapı, Müftü Camisi, Zeytinlik Camisi ve Çarşı Camisi medreseleri yaptırmıştı. Ancak bunlar Cumhuriyetin ilanından sonra tekke, dergâh ve medreselerin kapatılmasıyla yıkılmıştır.

Bu medreselerden yalnızca Ortahisarda Fatih Medresesinin kuzeyindeki Saraçzade Medresesinin bir bölümü günümüze gelebilmiştir. Bunun dışında Trabzonda hiçbir medrese günümüze gelememiştir. Onlarla ilgili bilgileri Evliya Çelebi ile bazı eski kaynaklardan öğrenmekteyiz.


Saraçzâde Medresesi (Merkez)

Trabzon il merkezinde bulunan bu medreseyi Müderris Pir Ahmet Nazif Efendi 1848 yılında yaptırmıştır.

Medrese kesme taştan dikdörtgen planlıdır. Yanında bir de mescidi bulunmaktadır. Medrese odaları bir avlu etrafında sıralanmıştır. Ancak bunlar büyük ölçüde değişikliğe uğramış, bir kısmı kahve haline getirilmiş ve orijinalliğinden bütünüyle uzaklaşmıştır.

Medresenin yanındaki kare planlı mescidin giriş kapısı ve iç kısmındaki yazıları Trabzonlu hattat Rıfat tarafından yazılmıştır.


Fatih Sultan Mehmet Medresesi (Merkez)

Fatih Sultan Mehmet Camisinin (Ortahisar Camisi) yanında cami ile birlikte Fatih Sultan Medresesi yapılmıştı. İki katlı bu yapıdan günümüze hiçbir kalıntı gelememiştir. Konuya yalnızca Evliya Çelebi biraz olsun ışık tutmuştur.

“Ortahisar Camisinin dış avlusu içinde yine camiye bitişik odalar da süslü güzel bir medresedir. İlim öğrenmek isteyenlerle doludur. Mevleviyet pâyeli dersi-âmı vardır. İrfan sahiplerinin zariflerin ve şairlerin toplandığı süslü bir medresedir ki, adı padişahın eselerindendir”.


İmaret (Hatuniye) Medresesi (Merkez)

Hatuniye Camisinin kuzeyinde yer alan bu medreseyi Sultan II. Beyazıtın karısı Ayşe Gülbahar Hatun h.920 (1514–1515) yılında yaptırmıştır. Medrese h.1301 (1883) yılında onarılmış, tekke, dergâh ve medreselerin kapatılmasından sonra özel bir şahsa satılmış, bundan sonra yıktırılmış dolayısıyla günümüze hiçbir kalıntı gelememiştir. Eski resimlerinden bu medresenin iki katlı kâgir bir yapı olduğu anlaşılmaktadır. Bu medrese ile ilgili Evliya Çelebi şunları yazmıştır:

“Aynı adla caminin avlusunun dört çevresinde yüksek odalarla süslenmiş bir ilim evidir. Hoca ve talebelerine aydan aya vakıf tarafından belirli miktarda et ve mum parası verilir”.


İskender Paşa Medresesi (Merkez)

Trabzonun Meydan Semtinde, İskender Paşa Camisinin kuzeyinde yer alan bu medrese, Yavuz Sultan Selimin valilerinden isken der Paşa h.930 (1523)de yaptırılmıştır. Tekke, dergâh ve medreselerin kapatılmasından sonra kendi haline bırakılarak terkedilmiş, yıkılmış, yerine bazı yapılar yapılmıştır.

Evliya Çelebi bu medreseden “Cami avlusunun kuzeyinde birçok odalarla bezenmiş mâmur bir tednis evidir ki, talebesinin belirli vazifesi vardır. Vakıfları gayet mâmurdur” diye söz etmiştir.


Hamza Paşa (Küçük İmaret) Medresesi (Merkez)

Hatuniye Medresesinin batı yönünde yer alan bu medrese h.951 (1544) yılında yapılmıştır. Hatuniye Medresesine oranla daha küçük olan bu medresede Trabzonun ünlü kişilerinden Aydınlıoğlu Ömer Efer Efendi müderrislik yapmıştır. Ne var ki, bu medrese de yıkılarak günümüze hiçbir iz bırakmamıştır.


Pazarkapı Medresesi (Merkez)

Mumhane önü, Pazarkapısı Camisinin hemen yanı başında yer alan bu medrese Pazarkapısı Camisi ile birlikte h.1166 (1752) yılında yaptırılmıştır. Günümüze gelemeyen bu medresede Trabzonun ünlü âlimlerinden Müderris Derviş Efendi ders vermiştir.


Müftü Cami Medresesi (Merkez)

Trabzonun Bitpazarı diye isimlendirilen semtinde, Müftü Camisinin hemen yanı başında yer alan bu yapı, h.1167 (1753) yılına tarihlendirilmektedir.

Günümüze gelemeyen bu medresenin atmış sekiz odası olduğu söylenmektedir. Aynı zamanda burada Trabzonun ünlü âlimlerinden Semercizâde Mehmet Efendi ders vermiştir.


Çarşı Cami Medresesi (Merkez)

Çarşı Camisi ile birlikte, batı yönünde h.1255 (1839) yılında Trabzon valisi Hazinedarzâde Osman Paşa tarafından yaptırılmıştır. Bu yapı da günümüze hiçbir iz bırakmadan yıkılmıştır.


Zeytinlik Cami Medresesi (Merkez)

Zeytinlik Camisinin bulunduğu yerde XVII.-XVIII. Yüzyılda yapılmıştır. Günümüze gelemeyen bu medresenin sekiz veya on odası olduğu Ofluoğlu Hacı Mustafa Efendi, Hacı Salih Efendi ve Ahmet Efendinin ders verdiği bilinmektedir.


  #13  
Alt 10-02-2008, 16:18
 
Standart --->: Tüm Güzelliğiyle Trabzon

Trabzon Kaleleri


Trabzon Kalesi (Merkez)


Trabzon il merkezinde, şehrin en yüksek kesimindeki kale, Trabzonda günümüze en iyi durumda ulaşabilen eserlerin başında gelmektedir. Deniz kıyısından başlayarak şehrin arkasındaki tepelere kadar uzanan Trabzon kalesi, Bizans Çağına ait eski temeller üzerinde yükselmiştir. Yukarı Hisar, Orta Hisar ve Aşağı Hisar olmak üzere üç ayrı bölümden meydana gelen kale, eski anıtlardan toplanan taşlardan yapılmıştır. Ne var ki yüzyılımızın başlarında aynı kalenin taşları bu kez yeni binaların yapımında kullanılmıştır. Yukarı Hisarın 300 m. Kuzeyindeki tiyatrodan ise hiçbir kalıntı günümüze ulaşamamıştır.

Evliya Çelebi bu kaleden şöyle söz etmiştir: “Dağ tarafında cehennem kuyusuna benzer bir derin hendeği vardır ki yetmiş yedi adam girer. Safi kesme kayadır. İçinde camii, muhafazacı evleri, mahzenleri, cebehâneleri vardır”.

Yukarı Hisar, iç kalenin koruyucusu olup, aynı zamanda akropol görevini üstlenmiştir. MÖ.2000 yıllarında ilk kalenin yapıldığı sanılmaktadır.

Bazı eski kaynaklarda hipodrom kalıntıları, kule, hamam ve saray gibi yapıların burada var olduğundan söz edilmiştir. Saray diye tanımlanan yapının kalıntılarından kesme taştan, kare plânlı olduğu anlaşılmaktadır. Büyük bir rastlantıyla İmparator Iustinianus zamanında yaptırılan bölümlerde surlar yuvarlak görünümler vererek devam etmişlerdir. Çeşitli devirlerde değişikliklere uğrayan iç kale, diğer hisarlardan daha yüksek olup, güneydeki iki katlı kalın bir sur ve kulelerle daha da sağlamlaştırılmıştır. İç kalenin doğusu, Kuzgundereye bakan yamaçları yine surlarla korunmuştur. Moloz ve blok taşlardan oluşan bu bölümlerde bazen insan kabartmalarına da rastlanmıştır. Trabzon Müzesinde bulunan Osmanlı dönemine tarihlendirilen bazı kitabeler de sur duvarları arasında bulunmuştur.

İmparator Aleksios IInin (1297–1330) yaptırdığı Orta Hisar, Yukarı Hisar ve İç Kalenin devamı olup, muntazam bir görünüme sahip değildir. Hisarın batısında imaret ve Zağanos kapıları, diğer bölümlerde Tabakhane ile Kule kapıları yer almaktadır. Ayrıca burada Orta Hisar Camisi (Panagia Chrysokephalos Kilisesi), yeni Cuma Camisi (Hagios Eugenius), Hükümet Konağı, Zağnos Köprüsü, Kule Hamamı, Çifte Hamam, Amasya Camisi, Şirin Hatun Camisi ve Musa Paşa Camisi yer almıştır.

Aşağı Hisar, batıdan Zağanos burcunun hemen yanı başından denize kadar inmektedir. Doğusunda Pazar ve Mumhane kapılarının bulunduğu bu surlar güneyde Orta Hisar surlarıyla birleşmektedir. Aşağı Hisarın çevresinde St.Andrea Kilisesi (Molla Siyah Camisi) Hoca Halil Camisi, Pazarkapı Camisi, Kundupoğlu ve Yarımbıyıkoğlu Evleri, Sekiz Düzenli Hamam, Tophane Hamamı, Hacı Arif Hamamı, İskender Paşa Çeşmeleri gibi tarihi eserler yer almıştır.

Trabzon Kalesinin bu bölümü İmparator Aleksios II zamanında (1287–1330) yapılmıştır. Ancak Aşağı Hisardaki Moloz Tabyasının kapısı üzerinde Fatih Sultan Mehmetin yaptırdığını belirten bir tuğra ile kitabe bulunmaktadır.


Akçakale (Haldandoz Kalesi) (Akçakale)

Trabzonun 18 km. batısında bulunan Akçakalede denize hâkim bir terasta ilçeye ismini veren kale yer almaktadır. Kalenin 1297–1330 yıllarında İmparator Aleksios II tarafından Selçuklulara karşı korunmak amacıyla yaptırıldığı sanılmaktadır. Trabzonun fethinden sonra kale yedi yıl daha savunulmuş ve sonra Fatih Sultan Mehmetin komutanlarından Mahmut Paşa tarafından ele geçirilmiştir. Kuşatma sonunda şehit düşen Mahmut Paşa da kaleye gömülmüştür. Osmanlı döneminde onarım geçiren ve bazı yeni ilavelerle genişletilen kale, önemli bir askeri üs olma özelliğini yüzyılımızın başlarına kadar korumuştur.

Moloz ve kesme taştan yapılan kalenin birçok bölümü yıkılmış olmasına rağmen yine de orijinal görünümünden pek fazla uzaklaşmamıştır. Ancak katlar arasının ahşap oluşu bu bölümlerin günümüze ulaşmalarını engellemiştir.


Kırantaş Köyü Kalesi (Maçka)

Trabzon Maçka ilçesi Kırantaş Köyü Orta Mahalle, Kayaüstü Mevkiinde, yöreye hâkim bir tepe üzerinde yer alan kalenin yapım tarihini belirten bir kitabesi bulunmamaktadır. Günümüze yalnızca kuzey ve doğu yönünde uzanan sur duvarı kalıntısı gelebilmiştir. Bu sur duvarı 6–7 m. uzunluğunda, yüksekliği de 10 m. yi bulmaktadır.

Kale kalıntıları ve sur duvarları 1 m. kalınlığında olup, moloz taştan yapılmıştır. Büyük bir bölümü tahrip olduğundan planını çıkarmak mümkün olamamıştır.


Hortokop Kalesi (Maçka)

Trabzon ili Maçka ilçesi, Ortaköy Kale Mevkiinde bulunan bu kalenin kitabesi günümüze gelemediğinden yapım tarihi kesinlik kazanamamıştır.

Kaleden günümüze gelebilen kalıntılara dayanılarak güney yönünün daha yüksek, kuzey yönünün de hafif meyilli olduğu anlaşılmaktadır. Kale horasan harçlı moloz taştan yapılmıştır. Günümüze gelebilen sur duvarlarının yüksekliği 5-8 m. arasında değişmekte olup, kalınlığı da 1.50 m. dir. Sur duvarları desteklenmek amacı ile dışarıdan yayvan burçlarla takviye edilmiştir.



  #14  
Alt 10-02-2008, 16:18
 
Standart --->: Tüm Güzelliğiyle Trabzon

Trabzon Cephanelik Binası



Trabzon il merkezinde, Boztepenin yamacında Yeni Cuma Mahallesinin güneyindeki bu yapı Fatih Kulesi veya İren Kulesi isimleri ile tanınmaktadır. Yapının kitabesi olmadığından yapım tarihi ve yapılış nedeni kesinlik kazanamamıştır. Bununla birlikte Tarsicio Succi da Verica, Trabzon İmparatoriçesi İrene (1340–1341) tarafından toplantı yeri olarak yapıldığını kaydetmiştir.

Kesme taştan yaklaşık 25–40 m. çapında, 25 m. yüksekliğinde iç içe geçmiş kalın duvarlı iki bölümden meydana gelmiştir. Kulenin iç bölümü dört, dış bölümü ise üç katlıdır. Her iki kule de yuvarlak kemerli on üçer pencere ile aydınlatılmıştır. Kulenin bütünü koruma duvarları içerisine alınmıştır.

İstanbul Üniversitesi Yıldız Sarayı Kütüphanesindeki Sultan Abdülhamit albümlerinde resmi olan, günümüze gelemeyen bu yapıdaki h.1305 (1887) tarihi de cephanelik olarak kullanıldığına işaret etmiştir. Yapı 1916–1918 yıllarında Trabzonu Rusların işgali sırasında cephanelik olarak kullanılmış ve 9 Temmuz1919da cephaneliğin patlamasıyla büyük hasara uğramıştır.

Günümüzde Cephanelik Trabzonlu iş adamı İbrahim Öztürk tarafından Özel İdareden kiralanmış ve turizme hizmet amacı ile aslına uygun olarak restore edilmiştir.




  #15  
Alt 10-02-2008, 16:19
 
Standart --->: Tüm Güzelliğiyle Trabzon

Trabzon Doğal Güzellikleri


Trabzon Doğu Karadeniz Bölgesinde oldukça dağlık bir yörede yer almaktadır. İl topraklarında ağırlıklı yeri dağlar tutmakta olup, il alanının % 77si dağlarla, arta kalanı da platolarla kaplıdır. Ordudaki Melet Suyu yakınlarından başlayan Doğu Karadeniz Dağlarının bir bölümü Trabzon il toprakları içerisinde kalmaktadır. Bu dağlar vadilerle yarılmış, sırtlar halinde Karadeniz kıyılarına kadar ulaşmaktadır. İl topraklarındaki başlıca dağlar, Zigana Dağları, Trabzon Dağları ve Çakırgöl Dağıdır.


Zigana Dağları

Doğu Karadeniz Dağlarının Trabzon, Giresun ve Gümüşhane il sınırlarının birleştiği kesimde başlayarak doğuda Değirmendereye kadar uzanan bölümüne Zigana Dağları ismi verilmektedir. Trabzonun iç kesiminde yer alan bu dağ sırası akarsuların açtığı derin vadilerle yarılmıştır. Zigana Dağlarının il toprakları içerisinde en yüksek noktası 2.356 m.ye ulaşmaktadır. Bu dağ sırası üzerindeki Zigana Geçidi 2.036 m. yüksekliğinde olup, Trabzon ile Doğu Anadolu arasındaki bağlantıyı sağlamaktadır.

Zigana Dağları çam ormanları ile kaplı olup, kıyıya doğru sırtlar biçimde alçalır. Akçaabatın yakınındaki Küçük Tepeköydeki Karadağda kıyı uzantısındaki en önemli ve en son yükseltisidir (1.946 m.).


Trabzon Dağları


Doğu Karadeniz Dağlarının Değirmendere ile Solaklı Çayı arasında kalan bölümü Trabzon Dağları ismini almaktadır.

Bu dağlar iç kesimlerde batı-doğu doğrultusunda uzanır ve birbirlerinden vadilerle ayrılır. Yükseltileri sürekli azalarak il topraklarının kuzeyine doğru uzanır. Yükseklikleri 2.500–3.000 m. arasında değişen bu dağlar lav, tüf ve aglomeralardan meydana gelmiştir. Kranbey Tepesi (2.380 m.) ve Gümüşki Tepesi (2.375 m.), Koçalak Tepesi (1.487 m.) Trabzon Dağlarının en yüksek noktalarıdır.



Çakırgöl Dağı

Çaykaranın güneyinde, Soğanlı Dağlarının kuzeyinde yer alan Çakır göl Dağı, Doğu Karadeniz Dağlarının bir uzantısıdır. Bu dağın yüksekliği 3.063 m.ye kadar ulaşır ve ilin en yüksek noktasını oluşturur. Kuzeye bakan yamaçları çoğu yerde dik ve sarptır. Bu dağlardan beslenen akarsular birbirlerine paralel olarak Karadenize kadar uzanmaktadır. Çakırgöl Dağının kuzey eteklerinde oldukça derin ve geniş buzul çanakları bulunmaktadır.

Çakırgöl Dağının güneyinde 3.020 m. yüksekliğinde bir tepe ile doğusunda Kemer Dağı (2.856 m.) bulunmaktadır. Kuzeye ve kıyıya doğru bu dağ sırasının yükseklikleri gittikçe azalır ve yaylalara dönüşür.


Plato ve Yaylalar


Trabzonun güneyinde doğu-batı doğrultusunda uzanan yüksek dağların eteklerinde plato ve yaylalar bulunmaktadır. İl topraklarının % 22,4ünü kaplayan bu plato ve yaylalar 1.750–2.200 m. yüksekliğe kadar ulaşmaktadır. Bu yaylaların denize doğru alçalan kesimlerinde, vadi yamaçları ve ormanlık alanlar halindedir. Kuzey kesimleri ise daha alçak ve çıplaktır. Plato ve yaylaların bir kısmı fındık ağaçları ile kaplıdır. Bu yaylaların en önemlileri Sultan Murat, Sürmene, Aşot, Reşadiye, Kılıçlı, Çakırgölün kuzeyinde Mecit, Maçkanın batısında Fikonov, Solma Yaylası, Mavura Yaylası, Günağaç Yaylası, Lapazan Yaylasıdır.



Akarsuları


Trabzon ili yeraltı ve yer üstü su kaynakları bakımından oldukça zengindir. İl toprakları içerisinde çok sayıda akarsu vardır. Bunlar ilin güneyindeki yüksek dağlık yörelerden doğarak, yüksek dağ sıraları ve platolarda derin vadiler oluşturarak Karadenize ulaşırlar. Karadeniz kıyılarında küçük alüvyal kıyı düzlükleri de oluştururlar. Bunların uzunlukları 50 km. yi pek aşmamaktadır.

Doğu Karadeniz Havzası içerisindeki Trabzonda bulunan başlıca akarsular, Fol Dere, Kale Deresi, Değirmendere, Yanbolu Deresi, Kara Dere, Koha Deresi, Sürmene Deresi, Solaklı Çayı, Baltacı Deresi ve İyideredir.

Bu akarsulardan Fol Dere Zigana Dağlarının yüksek kesimlerinden doğarak kuzey-güney doğrultusunda akar ve Vakfıkebirden sonra Karadenize dökülür.

Kale Deresi, Zigana Dağlarından doğarak Akçaabat yakınlarında akar ve buradan doğuya dönerek Karadenize dökülür. Bu akarsu üzerinde bir de hidroelektrik santrali kurulmuştur.

İlin en bol suyu olan akarsuyu Değirmenderedir. Değirmendere Kılıçlı Yaylasından kaynaklanır. Meryemana ve Zigana Dağlarının eteklerinden geçerek sularına yeni sular ekler ve Trabzon il merkezinin doğusunda bir delta oluşturduktan sonra Karadenize dökülür. Bu akarsuyun uzunluğu 55 km. dir.

Trabzonun güneyindeki dağlık yöreden kaynaklanan Yanbolu Deresi Arsin ve Araklıdan geçtikten sonra Karadenize dökülür.

Karadenizin en uzun akarsuyu olan Kara Dere 56 km. uzunluğundadır. Güneydeki dağlık kesimden kaynaklanır, Araklı ilçe merkezinden geçerek Karadenize dökülür.

Koha Deresi Yalıköyün yakınlarından kaynaklanır, Ağaçbaşı Yaylasından gelen küçük dere ile birleştikten sonra kuzeye yönelir ve Karadenize dökülür.

Kemer Dağlarının kuzeyinden kaynaklanan Sürmene Deresi Aşot Yaylasından gelen bir kolla birleştikten sonra Sürmene yakınlarında denize dökülür. Bu akarsuyun uzunluğu 40 km. dir.

Holdizen ve Soğanlı Dağlarının güney eteklerinden kaynaklanan, Holdizen ve Ögene derelerini içerisine alan Solaklı Çayı Of ilçe merkezinden Karadenize dökülür.

Çivil Deresi ile Gökyaylasından çıkan Çamlık Deresinin Rizede İyidere ile birleşmesinden oluşan İyidere Akarsuyu Rize Trabzon il sınırını çizdikten sonra İyidere yakınlarında Karadenize dökülür. Bu akarsu üzerinde Trabzon ve Rizeye elektrik sağlayan İkizdere Hidroelektrik santrali bulunmaktadır.

Baltacı deresi ise, Kirazlı Dağlarında 2.662 m. den doğar, Maki Suyu ile birleştikten sonra Of ilçe merkezinin doğusundan Karadenize dökülür.


Göller

Trabzon il toprakları içerisinde küçük göller vardır. Bunların başında Çakırgöl, Uzun Göl ve Sera Gölü gelmektedir.


Çakırgöl

Çakırgöl Dağının kuzey yamacında bir buzul yalağı gölü olan Çakır Gölün yüksekliği deniz seviyesinden 2.533 m. dir. Gölün boyu 250 m., genişliği 200 m. dir. Güney kıyıları oldukça dik olan bu gölün derinliği 15-20 m. arasında değişmektedir.

Küçük çağlayanlarla beslenen Çakır Gölün suyu tatlı olup, içerisinde alabalık yetiştirilir ve çevresinden de mesire yeri olarak yararlanılmaktadır.


Sera Gölü


Trabzon Akçaabat ilçe merkezinden 5 km. uzaklıkta bulunan Sera Gölü kıyıdan 4 km. içeride toprak kayması sonucunda oluşmuş bir set gölüdür. Bu gölün boyu 2 km. eni ise 150–200 m. arasında değişmektedir.



Uzungöl


Trabzonun güneydoğusunda, Çaykara ilçesine bağlı Uzungöl Bucağında bulunan bu göl, Holdizen Deresi boyunca yamaçlardan kopan kayaların vadiyi kapatmasından oluşmuş bir kayaç gölüdür. Deniz seviyesinden 1.250 m. yüksekliğindeki Uzungöl elips biçiminde bir göl olup, uzunluğu 1 km. eni 500 m. derinliği de 15 m. dir. Uzungölün çevresi ladin ağaçlarının ağırlık kazandığı ormanlık olup, aynı zamanda mesire yeri olarak da kullanılmaktadır. Bu alanlarda Trabzon sivil mimarisinin kırsal kesimindeki örneklerinden ahşap evler bulunmaktadır.

Göl çevresinde turizm yönünden önemli olan dağ yürüyüşü alanları, Şekersu, Yaylaönü ve Demirkapı gibi düzlük alanlar bulunmaktadır. Ayrıca gölün 10–20 km. uzaklığında dağlık alanda sayıları 10a ulaşan küçük gölcükler de bulunmaktadır.



İçme ve Kaplıcaları

Trabzon içme ve şifalı su kaynakları bakımından oldukça zengindir. İl topraklarında madensuyu kaynakları bulunmaktadır. Bunların en önemlileri il merkezindeki Kisarna Madensuyu, Akçaabatta Uçarsu Madensuyu, Araklıda Ziyaret Suyu, Çaykarada Hadi Madensuyu, Maçkada Ziyaret Gölü Madensuyu, Sürmenede Sürmene Madensuyu, Tonyada Tonya Madensuyu, Vakfukebirde Karadağ ve Simenler Madensuyu, Yomrada da Ayazma ve Saraylar madensuyudur. Ayrıca Ofta Büyük Mesaros Madensuyu bulunmaktadır.

Kisarna Madensuyu Trabzonun 8 km. güneybatısında bir vadi içerisinden kaynamaktadır. Bizans döneminden beri bilinen bu madensuyunun ünü ülke çapını aşmıştır. Sıcaklığı 15 derece olup, saniyede 0.05 litre kaynamaktadır. Madensuyunun çevresinde mesire yerleri bulunmaktadır. Araklı ilçesindeki Ziyaret Suyunun sıcaklığı 14 derece olup, saniyede 0,2 litre kaynamaktadır. Çaykara ilçesindeki Hadi Madensuyunun sıcaklığı 18 derece, debisi de 0.5 litredir. Sürmene ilçesindeki Sürmene Madensuyu 17 derece sıcaklıkta olup, debisi 0.05 litredir. Tonya Madensuyu ise 12 derece sıcaklıkta olup, debisi de 0,5 litredir. Akçaabat Uçarsu Köyündeki Uçarsu Madensuyu da 12 derece sıcaklıktadır. Vakfıkebir ilçesindeki Karadağ Madensuyunun sıcaklığı 12 derece olup, saniyede 0,6 litre kaynamaktadır. Bunun yanı sıra ilçedeki Simenler Madensuyu 12 derece sıcaklıkta olup, debisi 0,5 litredir. Yomra ilçesindeki Saraylar Madensuyu 15 derece sıcaklıkta olup, saniyede 0,2 litre kaynamaktadır. Yomradaki diğer su kaynağı ise Ayazma Madensuyudur. Bu madensuyunun sıcaklığı 15 derece olup, saniyede 0,2 litre kaynamaktadır.


Mesire Yerleri
Altıdere Vadisi Milli Parkı


Trabzon ili Maçka ilçesine 48 km. uzaklıktaki Altındere Vadisi Milli Parkında Sümela Manastırı bulunmaktadır. Zengin bitki örtüsü ve jeomorfolojik yapısı ile tanınmış olan bu Milli Park Altındere Vadisinde bulunmaktadır.

Milli Parkın zengin florasında doğu ladini ağırlıklı olan bitki örtüsünü yapraklı ve iğneli ağaçlardan göknar, sarıçam, kestane, meşe, ıhlamur, gürgen, söğüt, karaçam, ormangülü oluşturmaktadır. Aynı zamanda bu doğal ortam içerisinde geyik, karaca, çengel boynuzlu yaban keçisi, yabani domuz, ayı, kurt, çakal, tilki, yaban kedisi gibi türler yaşamaktadır.



Solma Turizm Merkezi

Trabzon ili Maçka ilçesine 22 km. uzaklıkta Magura Yaylası üzerinde bulunan bu turizm merkezi deniz seviyesinden 1.800 m. yüksekliktedir. Zengin bitki örtüsü ile kaplı olan bu yaylada çeşitli turistik tesisler bulunmaktadır.


Çalköy Mağarası


Trabzon ili Akçaabat ilçesine 30 km uzaklıkta bulunan Çalköy Mağarası Türkiyenin en büyük mağarası olmasının yanında milyonlarca yıllık sarkıt ve dikitleri, su ve şelalesi ile önemli bir turizm bölgesidir.

Mağara 1 km. uzunluğunda olup, mağara içerisindeki 550 m.lik bölüm yürüyüş parkuru olarak düzenlenmiş ve aydınlatılması yapılmıştır.


  #16  
Alt 10-02-2008, 16:20
 
Standart --->: Tüm Güzelliğiyle Trabzon

CUMHURİYET ÖNCESİ MUSTAFA KEMAL PAŞA ve T R A B Z O N


Prof. Dr. Mesut ÇAPA

KTÜ Fatih Eğitim Fakültesi öğretim üyesi


Mondros Mütarekesi'nden sonra Türk mîlleti, tarihinin en belirsiz ve karanlık dönemlerinden birine girmişti. 19 Mayıs 1919'da Dokuzuncu Ordu Birlikleri Müfettişi sıfatıyla Samsun'a çıkan Mustafa Kemal Paşa, o tarihlerde Türkiye'nin içinde bulunduğu durumu Büyük Nutku'nda çok iyi tasvir edecektir. Osmanlı Devleti egemenliğini kaybetmiş, işgaller başlamış, Rum ve Ermeni cemiyetleri açıkça Türkiye aleyhine çalışmaya başlamışlardı. Bu durum karşısında bir çok yerde mahallî kurtuluş çareleri düşünülerek "müdafaa-i hukuk" cemiyetleri kurulması yoluna gidilmişti.

1919 yılı başlarında Karadeniz'de, özellikle Samsun yöresinde, asayişsizliğin arttığına dair İstanbul'a şikayetler geliyordu. Bu sırada Mustafa Kemal Paşa, "Bölgede iç güvenliğin sağlanarak yerleştirilmesi ve bu asayişsizliğin ortaya çıkış sebeplerinin tespiti" amacıyla Dokuzuncu Ordu Birlikleri Müfettişi olarak Samsun'a gönderilecektir. Mustafa Kemal Paşa'nın görevi yalnız askerî olmayıp, müfettişliğin kapsadığı bölge dahilinde aynı zamanda mülkî idi. Müfettişlik bölgesi Trabzon, Erzurum,Sivas ve Van Vilayetleriyle Erzincan ve Canik (Samsun) bağımsız livalarını kapsıyordu.

Trabzon Vilayeti bugün beş ilimizin bulunduğu Trabzon, Ordu, Giresun, Rize ve Gümüşhane'den oluşmaktaydı. Bu sırada Vilayete yönelik Rum-Pontus ve Ermeni tehlikesi söz konusuydu. Mustafa Kemal Paşa'nın belirttiği gibi, "Trabzon, Samsun ve bütün Karadeniz sahillerinde teşkilat kurmuş ve İstanbul'daki merkeze bağlı olan Pontus Cemiyeti rahatça ve başarıyla çalışıyor"du. Bu durum karşısında Trabzon'da 1918 yılı sonlarında kurulan Trabzon Muhafaza-i Hukuk-ı Milliye Cemiyeti, 12 Şubat 191 9'da yapılan ilk toplantıdan sonra Rize, Gümüşhane, Giresun ve Ordu'da şubeler açtı.

Mustafa Kemal Paşa 5 Haziran 1919'da Havza'dan İstanbul'a gönderdiği raporunda Trabzon Vilayeti'nden şöyle bahsediyordu:

"Trabzon vilayetine gelince, Müslümanlardan bir kaç çete var ise de soygunculuk gayesine dayanmaktadır. Tehcir işlerinden dolayı kaçak durumda olan Topal Osman Ağa'nın çetesi önemli olup, Giresun ve doğusu civarında da önemli bir hareketi görülmemiştir. Müslümanlar arasında şahsî sebeplerle bazı öldürme gibi âdi cinayet olayları çıksa da bunlarda ne eşkıyalık ne de siyasî gaye yoktur. Rumların bu vilayetteki teşkilatı da aynen Canik ve Amasya'daki teşkilatları gibi siyasîdir. Çıkardıkları olaylar ve çete hareketleri azdır. O da Trabzon vilayeti halkının uyanıklığındadır. Yalnız Köroğlu-Afkalidis adındaki otuz kişilik Rum çetesi Gümüşhane ve Zanta taraflarında çok kanlı olaylar çıkarmaktadır. Şimdiye kadar az vakitte on beş Müslüman öldürmüşler. Gayesi, asayişi boz uk göstermektir. Tâkip edilmemektedir.

Mustafa Kemal Paşa'nın çeşitli kurtuluş çareleri karşısındaki kararı, "millî hakimiyete dayanan, kayıtsız şartsız bağımsız yeni bir Türk Devleti kurmak"tı; bunu Samsun'a çıktıktan sonra uygulamaya başlayacaktı. Bunun için de, uygulamayı safhalara ayıracak ve olaylardan faydalanarak milletin duygu ve düşüncelerini hazırlamak suretiyle hedefe ulaşacaktı.

Yunanlıların İzmir'den sonra Manisa ve Aydın yöresini de işgal ederek, Türk halkına karşı her türlü saldırı ve zulümde bulunmaları, olup-bitenlerden habersiz olan milleti uyarıp harekete getirmek için önemli bir vesile oldu. Mustafa Kemal Paşa 28 Mayıs 1919 tarihli genelgesinde, "Ülke bütünlüğümüzün korunması için, millî tepkilerin daha canlı olarak gösterilmesi ve sürdürülmesi gerekir. Büyük ve heyecanlı mitinglerle millî gösterilerde bulunulması ve bunun köylere varıncaya kadar bütün çevrede yapılması ve bütün büyük devletlerin temsilcileriyle Osmanlı Hükümeti'ne etkili telgraflar çekilmesi"ni istemişti.

Mustafa Kemal Paşa'nın önderliğinde başlatılan bu millî kıvılcım ve heyecan dalgası tüm Anadolu'da kısa sürede yayılırken, bazı yerlerde bir takım kuruntular ve tereddütler yüzünden mitingler gecikmişti. Trabzon'da da mitingler çevre il ve ilçelere göre biraz geç başlamıştır. Bunun sebebi halkın Milli Mücadeleye karşı olması değil, halkı harekete getirecek bazı idareci ve eşrafın, muhtemel bazı tehlikeleri fazla ciddiye almış olmalarıydı. O sırada itilaf Devletleri gemileri Trabzon limanına uğruyor; şehirdeki İngiliz ve Fransız temsilcileri her şeyi kontrol altında bulundurmak istiyorlardı. Rus işgalinin acı hatıralarını henüz unutmamış olan halk da yeni bir işgalden çekiniyordu. Ayrıca şehirde etkili bir Rum nüfusu vardı. Trabzon'da aralarında Strati ve Polidis gibi Rumların da bulunduğu miting heyeti, "Miting esnasında Rumların münasebetsizliğine maruz kalınması ve hiç yoktan kötü bir olay çıkabileceği" düşüncesiyle daha önce yapılması kararlaştırılan mitingden vazgeçmişti.

Trabzon'da ilk miting 20 Ocak 1920'de bugünkü Meydan Park'da yapıldı. Bu kalabalık miting meydanının etrafında İngiliz, Fransız ve İtalyan askerleri devriye gezmekteydi. Türk bayrağıyla süslenen kürsüde halka hitabeden konuşmacılar, yurdumuzun Mondros Mütarekesi'nden sonra Wilson Prensipleri'ne aykırı ve haksız bir şekilde işgal edildiğinden bahsederek, ancak bu haksızlığa göz yumulmayacağını belirtmişler ve "tek Türk kalıncaya kadar topraklarımızı kimseye kaptırmayacağız, direneceğiz, bu kararımızı buradan İtilaf Devletlerine ve bütün dünyaya ilan etmek için burada toplanmış bulunuyoruz" demişlerdir. Miting sonunda İstanbul'da ki İtilaf Devletleri temsilcilerine protesto telgrafları çekilmişti.

1921 yılına ve endişesi kaybolmuş ve bu tarihten itibaren Milli Mücadele sonuna kadar çok sayıda miting ve gösteri yapılmıştır. Özellikle İnönü Zaferleri millî heyecanın artmasında önemli bir etken olmuştur. Trabzonlular İnönü zaferleri dolayısıyla TBMM Başkanı Mustafa Kemal Paşa'ya kutlama telgrafı göndermişler; zaferin kazanıldığı yerin hatırasına Kavak Meydanını, İnönü Meydanı şeklinde değiştirmişlerdir. Mustafa Kemal Paşa, Trabzon Müdafaa-i Hukuk Başkanlığı'na gönderdiği telgrafla Trabzonluların coşkularına katılarak teşekkürlerini bildirmişti.

Mustafa Kemal Paşa, Samsun'a çıktıktan sonra Trabzon Vilayetiyle yakın münasebetler içinde bulunmuştur. 1919'dd Mustafa Kemal Paşa'nın Amasya'da bulunduğu sırada, İstanbul'da Posta ve telgraf Genel Müdürlüğü, telgrafhanelere bir genelge göndererek Müdafaa-i Hukuk Cemiyetleri tarafından verilecek telgrafların çekilmemesini bildirmişti. Bunun üzerine Mustafa Kemal Paşa 20 Haziran 1919'da Trabzon vilayetine iki ayrı telgraf göndererek bu emre uyulmamasını istemişti. Telgraflarından birinde Trabzon Valiliği'ne şunları yazıyordu:

"Bu genelge ancak milletin sesini boğmak, vatanın parçalanmasına karşı milletin birleşmesine engel olmak gayesine dayanan canice ve haince girişimlerden başka bir şey değildir. Bu durumu, Müdafaa-i Hukuk-ı Milliye Cemiyetleri aracılığı ile halk muazzam mitingler yaparak hükümet nezdinde şiddetle protesto etmelidir. Telgraflarla hemen şikayet ederek bu emrin geri alındığına dair cevap alıncaya kadar İstanbul'la resmi haberleşmeleri tamamen kesmek lazımdır. Bu hususta Müdafaa-i Hukuk-ı Milliye Cemiyeti Başkanlığı'na acele bilgi verilerek, millî girişimlerde vatana yardımcı olunması gereğini vatansever yüksek şahsiyetlerinizden önemle ve bir an evvel arz ederim. Zerre kadar vicdanı olan bir telgraf memurunun bunu yapmayacağı aşikârdır. Şayet yapmağa teşebbüs eden olursa, bunun Divân-ı Harb'e verilmesini bütün Kolordu Kumandanlıklarına emir ve tebliğ ettim."

Trabzon Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti temsilcileri, Samsun'a çıktıktan sonra muhtemelen Mustafa Kemal Paşa'yla görüşmüşlerdi. Trabzon Muhafaza-i Hukuk-ı Milliye Cemiyeti'nden Havza'da bulunan Mustafa Kemal Paşa'ya gönderilen 5 Haziran 1919 tarihli telgrafta, Bazı mesâil-i millîye (millî meseleler) hakkında maruzât-ı şifahîyede (sözlü görüşmelerde) bulunmak arzusundayız. Trabzon'a teşrif buyurulmayacak ise mülakat için tensîb olunacak mahallin (uygun görülecek yerin) irâe buyrulaması" istenmişti.

Rum ve Ermeni tehlikesi dahilinde bulunan Doğu illerinin katılımlarıyla, 23 Temmuz 1919'da toplanan Erzurum Kongresi'ne Trabzon, Rize, Gümüşhane, Giresun ve Ordu'dan 17 delege katıldı. Trabzon ve Erzurum Müdafaa-i Hukuk Cemiyetlerince tasarlanan bu kongre, her iki cemiyetin karşılıklı anlayış ve gayretleriyle gerçekleşmişti. Kongreye, Erzurum delegesi olarak katılacak olan Mustafa Kemal Paşa, 8-9 Temmuz gecesi, resmî göreviyle birlikte askerlikten de istifa etmişti. Şehre girişlerinde Trabzon delegelerini karşılayanlar arasında Mustafa Kemal Paşa da bulunuyordu; delegeler adına Servet (Orkun) Bey, Trabzon vilayeti halkının selam ve şükranlarını sundu. Erzurum Kongresi'nin açılışında Trabzon delegelerinden İzzet (Eyüpoğlu) Bey ve arkadaşları vatanın işgal altında bulunduğu böyle bir zamanda toplanan kongre başkanlığına Mustafa Kemal Paşa gibi güçlü birinin getirilmesini savunmuşlar ve sonunda Mustafa Kemal Paşa Kongre Başkanlığına seçilmişti. Erzurum Kongresi sonunda Mustafa Kemal Paşa başkanlığında seçilen Heyet-i Temsiliye üyeleri arasında Trabzon delegelerinden İzzet (Eyüpoğlu) ile Servet (Orkun) Beyler de yer aldılar.

4 Eylül 1919'da toplanan Sivas Kongresi sonucunda yeniden Mustafa Kemal Paşa'nın başkanlığında 16 üyeden oluşan Heyet-i Temsiliye kurulmuştu. Daha önce muhtelif adlarla kurulmuş olan ve yöresel nitelik taşıyan müdafaa-i hukuk cemiyetleri, bu kongre sonunda Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti adı altında birleştirildi. Bunun üzerine, Erzurum Kongresi'nden sonra Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti adıyla anılan Trabzon Muhafaza-i Hukuk-ı Milliye Cemiyeti teşkilatında bazı değişiklikler yapıldı.

Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin açılmasından sonra Müdafaa-i Hukuk teşkilatlarında yeni bir yapılanmaya gidildi. TBMM Başkanı Mustafa Kemal Paşa'nın, Meclisteki dağınık eğilimlere karşı, belirli bir program çerçevesinde düzenli ve daha geniş katılımlı bir grup kurulmasına karar vermesi üzerine 10 Mayıs 1921 'de Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Grubu (Birinci Grup) kurulmuştu. Meclis'te ortaya çıkan muhtelif gruplar karşısında "kuvve-i nâzıma" (düzenleyici kuvvet) görevini yerine getirecek bir çoğunluk grubu olması açısından, Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Grubu'nun kurulması Trabzon'da olumlu karşılandı. Bundan sonra vilayet merkez kurulları TBMM'de Müdafaa-i Hukuk Grubu Başkanı Mustafa Kemal Paşa ile yazışabilecekleri. Mustafa Kemal Paşa, Trabzon Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti'ne gönderdiği bir telgrafta, Müdafaa-i Hukuk Grubu ve teşkilatının yeni durumu hakkında bilgi vererek, Grub'un temel prensiplerini teşkil eden esas noktaları açıkladı.

Trabzon milletvekillerinden Hamdi (Ülkümen) ve arkadaşları Birinci Grup (Müdafaa-i Hukuk Gurubu)'a üye olurken; yine Trabzon Milletvekillerinden Ali Şükrü ve Hafız Mehmet Beyler Müdafaa-i Hukuk Gurubuna muhalif olan ikinci gurup içinde yer aldılar. Mecliste Trabzon Milletvekilleri arasındaki bölünme, daha sonra Trabzon Meselesi ve Ali Şükrü olayı dolayısıyla Trabzon'da da etkisini gösterecekti.

l6-22 Şubat 1923'te üçüncü ve son kongresini yapan Trabzon Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti'nce Merkez kurulu seçildi; Barutcuzade Hacı Ahmet Efendi Başkanlığa getirildi. Bu, Cemiyetin seçimle yönetime gelen son kurulu olacaktı.

Milli Mücadelenin kazanılmasından sonra, Nisan 1923'te 1. TBMM yeni bir seçim yapılmasını kararlaştırarak dağıldı ve seçim hazırlıklarına başlandı. Seçim kararının alınmasından sonra, Gazi Mustafa Kemal Paşa, 8 Nisan 1923'te, Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Grubu'nun dokuz ilkesini içeren bir seçim bildirisi yayınladı.

Bu sırada Trabzon'un ileri gelenleri ikiye ayrılmıştı; bir kısmı Birinci Grub'u diğer kısmı da ikinci Grub'u destekliyorlardı. Trabzon'da bulunan Meclis Soruşturma Kurulu çalışmalarını henüz tamamlamamıştı. Kurul, Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti'nin yönetimini Murathanzade Ziya Bey Başkanlığı'nda bir "Müteşebbis Heyet'e verdi. Eleştirilerin arttığı bir sırada, Murathanzade Ziya Bey ve arkadaşları tarafından 19 Nisan 1923'te TBMM Başkanı Mustafa Kemal Paşa'ya bir telgraf çekilerek Trabzonluların bağlılıkları bildirildi. Telgrafta, Müdafaa-i Hukuk Grubu ve seçimlerle ilgili Trabzon'da bir kaç kişinin teşvikiyle yapılan kötü propagandalar ve yayınların halkın büyük çoğunluğu tarafından kabul edilemeyeceği belirtilerek "memleketin münevver ve temiz evladlarının ise bunun aksini ispat etmek üzere münasip fırsatlara muntazır bulundukları" bildiriliyordu.

Bunun üzerine Mustafa Kemal Paşa, Ziya Bey'e bir mektupla Trabzonlulara hitaben bir seçim bildirisi gönderdi. Mustafa Kemal Paşa, 21 Nisan 1923 tarihli mektubunda Trabzonluların hamiyet ve vatanperverliklerinden bahsederek, milletimizin tam kurtuluşu için esenlik yolunda yürümeye başladıkları bir sırada "muhterem Trabzon halkının hakiki sadasını (gerçek sesini) yükseltmesi elbette büyük bir hiss-i iftiharla karşılanacak çok asil ve zaten Trabzon halkının hissiyat-ı hamiyetkâranesine de tamamen muvafık (uygun) bir harekettir" diyordu.

Gazi Mustafa Kemal Paşa Trabzonlulara seslendiği seçim bildirisine "Yeni Meclisin seçimi için çalıştığımız bugünler esnasında Trabzon'dan gelen haberler, beni Milli Mücahedemizin ilk günlerinden itibaren yüksek fedakârlıklarla çalışmış olan Trabzonlu vatandaşlarıma birkaç söz söylemeğe sevkediyor" sözleriyle başlıyarak "Trabzon'un necib ve muhterem ahalisi"ne sesleniyordu ve Yunan gemilerine, içerden de Pontuscuların öldürücü baskısına, doğudan dinî ve millî akidelerimizle uyuşmayan düşünce akımlarına maruz kalıyordu. Bunun dışında "güzel vilayetiniz, sarayların ve saray hademelerinin kabul ettikleri bir muahedename ile Ermenistan'a bahşediliyordu". Henüz bunların unutulmadığı bir sırada, "Trabzonlular nâmına hareket ettiklerini ifadeye cüret eden birkaç şahıs" dört senelik kanlı mücadelenin mutlu sonuçlarını küçük görme gafletinde bulunuyorlardı.

Trabzonlular üzerinde çok olumlu bir etki yapan ve Mustafa Kemal Paşa'ya bağlılık telgraflarıyla karşılık bulan bu seçim bildirisi şu cümlelerle son buluyordu:

"Trabzonlu fedakâr kardaşlarım!

Sizi kemâl-i vuzuhla görmekte olduğunuza zerre kadar şüphem olmayan büyük hakikatle karşı karşıya bırakıyorum ve tamamen eminim ki hakkın, insafın, vefanın ve vatanperverliğin en âli evsafı ile mücehhez (en yüksek vasıflarıyla donatılmış) olan siz Trabzonlular faziletle, delaletin bariz farkını derhal idrak edecek ve zamanında nezih vicdanlarınızın kafi (kesin) hükümlerini ifade eden reylerinizi doğru yola vereceksiniz."

1923 yılında Trabzon'dan seçilen yedi milletvekili, 11 Ağustos 1923'te ilk toplantısını yapan II. Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne katıldılar. Lozan Antlaşması'nı onaylayan ve Ankara'yı başkent olarak kabul eden II. Türkiye Büyük Millet Meclisi'nce 29 Ekim 1923'te Cumhuriyet ilan edildi. Meclis'te oybirliğiyle Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk Cumhurbaşkanı seçilen Mustafa Kemal Paşa konuşmasını, "Türkiye Cumhuriyeti mutlu, başarılı ve muzaffer olacaktır" diyerek tamamladı.

Milli Mücadelenin kazanılmasında büyük fedakârlıklar gösteren Trabzonlular, Cumhuriyet'in ilanını büyük bir coşkuyla karşıladılar. 31 Ekim 1923 günü Boztepe'de top atışlarıyla başlayan ve eski hükümet binasının önündeki alanda yapılan törene, öğrencilerle birlikte kalabalık bir halk topluluğu katıldı.

Cumhurbaşkanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk, 1924-1937 yılları arasında Trabzon'a üç ziyaret gerçekleştirecektir.


  #17  
Alt 10-02-2008, 16:20
 
Standart --->: Tüm Güzelliğiyle Trabzon

ATATÜRK'ÜN TRABZON ZİYARETLERİ

Atatürk'ün Trabzon'a 15-17 Eylül 1924 Tarihlerinde İlk Ziyaretini Gerçekleştirdi.


15 Eylül 1924 tarihinde geminin iskeleye yanaşmasıyla birlikte Mustafa Kemal Paşa Eşi Latife Hanım ve yanındaki İstanbul Milletvekili Hamdullah Suphi Bey, Gaziantep Milletvekili Kılıç Ali Bey ve Bozok Milletvekili Salih Bey ile birlikte karaya çıktığında iskeledeki mahşeri kalabalık tarafından coşkun tezahüratlarla karşılanmıştı. Mustafa Kemal Paşa, sevgi gösterileri arasında ilk olarak Belediyeyi ziyaret etti. Belediyeden beraberindekilerle birlikte Halk Fırkası'na hareket eden Gazi Mustafa Kemal Paşa, Halk Fırkası binasında bir müddet dinlendikten sonra hükümet binasına geçerek binadaki kuruluşları gezdi ve çalışmalar hakkında bilgi aldı. Daha sonra kendisi için hazırlanan eski karargah binasına (şimdiki Trabzon Müzesi) geçti. Aynı günün akşamı ise Trabzon Belediye Başkanı Kazazzade Hüseyin Efendi'nin onuruna verdiği yemeğe katıldı.

İkinci gün Adalet Bakanlığı mensuplarını kabul ederek onlardan çalışmaları hakkında bilgi alan Mustafa Kemal Paşa daha sonra Ziraat Müdürü ve Milli Eğitim Müdürü'nü kabul ederek, sorunlarını dindi. Trabzon Lisesi ve ardından Öğretmen Okulu'na giden Büyük Önder, burada öğretmenlerle sohbet ederek sorunlarını yakından dinledi. Son gün ise Trabzon Tüccar ve Esnafını dinleyerek Hamidiye Kruvazörü ile Rize'ye gitmek üzere uğurlandı.

27 Kasım 1930 Perşembe Günü Ulu Önder yanında İçişleri Bakanı Şükrü Kaya ve Başyaver Rasuhi Beyleri alarak Trabzon'a ikinci ziyaretini gerçekleştirdi. Atatürk arkadaşları ile birlikte Kendisi için hazırlanan Türk Ocağı'na geçti. Daha sonra vilayet binasına geçen Mustafa Kemal Paşa, gerekli incelemelerden sonra Belediye'ye geçerek Belediye Başkanı Temel Nücumi Bey'den Trabzon'un sorunları hakkında bilgiler aldı.

Mustafa Kemal Paşa, ikinci gün öğleden önce Şükrü Kaya, Hasan Saka, Recep Peker ve Salih Omurtakla bir süre baş başa görüştükten sonra, saat 14.00'de Cumhuriyet Halk Fırkası'na geçti. Burada bir süre yetkililerden Trabzon'un sorunları hakkında bilgi aldıktan sonra salondakilerle uzunca sohbet etti. Daha sonra topluluğa hitaben yaptığı konuşmada, kuruluşu ve başkanı bulunduğu Halk Fırkası ile olan gönül bağının sonsuz ve sınırsız olduğunu belirterek sözlerini "Başlangıçtan beri birlikte çalıştık, sonsuza kadar da beraber çalışacağız." diye sürdürdü.

29 Kasım 1930 Cumartesi günü öğle saatlerinde iskeleye hareket eden Mustafa Kemal Paşa, bir kez daha Trabzon'dan uğurlandı.

Atatürk'ün Trabzon'a yaptığı son ziyaretini 7 yıllık bir aradan sonra 10 Haziran 1937 Perşembe günü gerçekleştirdi..

Atatürk halkın büyük ve coşkun tezahüratları arasında Trabzonlular tarafından kendisine hediye edilen Soğuksu'daki köşke giderek bir süre dinlendi. Üçüncü Genel Müfettiş Tahsin Üzer tarafından onuruna verilen akşam yemeğine katıldı.

İkinci gün saat 16:00'da İçişleri Bakanı Şükrü Kaya, Genel Müfettiş Tahsiz Uzer, Ordu Müfettişi Orgeneral Kazım Orbay ve Korgeneral Muzaffer Ergüder olduğu halde Vilayet Makamını ziyaret ederek şehrin sorunları hakkında bilgi aldıktan sonra Halk Fırkası'na geçti. Daha sonra Halkevi binasında incelemeler yapan Atatürk Belediye Başkanı Cemal Turfan'dan kentin sorunları hakkında bilgi aldı. Belediye'den Kalepark'a geçen Mustafa Kemal Paşa liman hakkında bilgi aldıktan sonra Erdoğdu'daki askeri kışlaya geçerek bazı küçük tatbikatlar yaptırdı ve daha sonra kendilerine teşekkür ederek köşke geçti.

Akşam saat 18.30'da köşkte Genel Müfettiş Tahsin Uzer Atatürk onuruna gece şöleni düzenlendi. Şölene katılanlar, bu mutlu anı adeta halk şenliğine dönüştürmüştü. Atatürk Özel Kalem Müdürü Süreyya'yı yanına çağırarak "Bu geceki duygularımı; Başbakan ismet inönü'ye, onun güzel okuyuşuyla Millet Meclisi'ne ve bütün dünyaya duyurulmasını bildirmek isterim. Söyleyeceğim sözleri not ediniz" emrini verdi.

'Trabzon Özel İdaresi'nin bana kıymetli bir hediyesi olan köşküme gittim. Orada da beni yalnız bırakmadılar. Her türlü yüksek misafirperverlik örneği ile karşılaştım. Geceyi çok rahat ve huzur içinde geçirdim. Bugün (Cuma günü) Genel Müfettiş Tahsin Uzer'in yaptığı programı izledim. Valilik makamını, Halkevi'ni, Belediye'yi, kumandanlık makamını, Askeri Garnizon'u ziyaret ettim. Bu makamların her birinde karşılaştığım heyetler bana, sana, Cumhuriyet hükümetine ve bütün Türk milletine ister istemez gurur ve yücelik, kuvvet ve heyecan verecek yüksek değerde ve erdemde idiler.

Belediye dairesinde, kendi arzularıyla halkın içine girmiş olan yabancı ülke konsolosları da bulunuyordu. Onları da görmekle ayrıca mutlu olduğumu belirtmeliydim..."


Köşkteki bu tarihi gecede Mustafa Kemal Atatürk tüm mal varlığını canından çok sevdiği Türk ulusuna bağışlama kararını verdi ve bunu Trabzon'dan tüm Türk Halkına duyurdu.

12 Haziran 1937 Cumartesi günü sabah saatler 3.30'u gösterdiği sırada Köşkten, kendisiyle birlikte olanlarla hareket emrini verdi.


  #18  
Alt 10-02-2008, 16:21
 
Standart --->: Tüm Güzelliğiyle Trabzon

ATATÜRK'ÜN TRABZON ve TRABZONLULARLA İLGİLİ SÖZLERİ


"Arkadaşlar, beş sene evvel ilk kez Samsun'a ayak bastığım zaman bana kalp kuvveti veren vatandaşlarımın en önünde Trabzonluların bulunduğunu asla unutmayacağım.

Sakarya Büyük Savaş alanında Üçüncü Tümen ile yetişen Trabzon evlatlarının savaş alanında gösterdikleri fedakarlıkların kıymetli hatırası daima dimağımda menkuş olarak kalacaktır. Bu vatan perver halka, o kahraman evlatlara sahip olan bu kıymetli memleketimizi bir Ermenistan çıkışyeri veya hayal edilen Pontus Krallığı ülkesi yapmak istek ve korkutmaları ne uğursuzdu! Şüphesiz o kabuslar sonsuzluğa dek hayal olmuştur. Efendiler, vatanın bütünlüğünü, özgürlük ve bağımsızlığını sağlayan, milletimizi Cumhuriyet idaresine kavuşturan devrimimiz ekonomik refah ve saadetimizi, medeniyet aleminde layık olduğumuz mevkide sağlayacaktır. Bu bol verimli, ahalisi zeki, müteşebbis, çalışkan olan Trabzon'umuzu az zamanda içerlere demir yolu ile bağlanmış, güzel bir rıhtım ve limanla donatılmış görmek, en seçkin amacımdır. Trabzon, Türk toplumunda Cumhuriyetin zengin, kuvvetli, duygulu çok önemli dayanma kaynaklarından biridir. Böyle bir Cumhuriyet şehri gelecekte gereken bütün bayındırlık ve gelişmeye sahip olacaktır. Sözlerime son verirken, muhterem Trabzonlulara sevgi ve saygılarımın, gösterdikleri samimi duyarlılıktan ötürü teşekkürlerimin iletilmesine aracı olmanızı dilerim."


  #19  
Alt 10-02-2008, 16:21
 
Standart --->: Tüm Güzelliğiyle Trabzon

Cumhurbaşkanı M.Kemal Paşa ve eşi Latife Hanım Trabzon'da (15 Eylül 1924)



Trabzon'da ağırlandıkları köşkün önünde eşiyle (15 Eylül 1924)


  #20  
Alt 10-02-2008, 16:22
 
Standart --->: Tüm Güzelliğiyle Trabzon

YAYLALAR VE YAYLA KENTLER

Armutlu Yaylası: Tonya ilçesinden 24, Şalpazarı ilçesinden ise 34 km mesafededir. 1800 m yüksekliktedir.

Çakırgöl Yaylası: Maçka-Meryemana (Sumela) yolundan 58 km. mesafede ve denizden uzaklığı 2.504 metre olan yayla çevresinde Armutluk, Kırantaş, Akarsu, Aykarsa, Livayda, Kurugöl, Mesaraş, Furnoba, Kasapoğlu, Camiboğazı, Ortaoba ve Dereboyu yaylaları mevcuttur.

Çatma Oba Yaylası: 24 km. mesafedeki Erikbeli Turizm Merkezi'nin 14 km. doğusunda yer alan Kadırga yaylasının 9 km. güneyindedir. Yaylaya özel araçlarla gidilebilir.2.200 m. yükseklikteki Çatma obası küçük bir yayladır. Erikbeli-Kadırga-Çatma Obası Yaylası ve Zigana Kayak Merkezi arasında doğa yürüyüşü yapılabilir. Mızraklı Su, Şehitler tepesi, Çıngıraklı kuyu gibi efsaneleri olan mekanları vardır.

Düzköy Haçka Yaylası: Düzköy ilçesinden 12 km güneyde, 1784 m yüksekliktedir. Elektrik, PTT, çeşme gibi altyapıya sahip olan yaylada, kasap, manav, fırın ve pansiyon mevcuttur.

Haçka Yayla Kenti: 2000 yılında turizme katkı için yapıldı. Yayla Kent'te 15 ağaç ev ve bir restoran bulunuyor.

Harmantepe Yaylası:Köprübaşı ilçesi Yeşilyurt Beldesi sınırları içersindedir. Harmantepe Yaylasında 1.Dünya Savaşından kalma siperler ve şehit mezarları vardır. Her yıl 29 Haziran tarihinde anma günü tertip edilir. Cösk tepesi görülmeye değer yerlerden birisidir.

Hıdırnebi Yaylası: Akçaabat-Düzköy yolunun 12. km.sinden batıya dönülerek 10 km mesafededir. 1742 m yüksekliktedir.
Akçaabat Hıdırnebi yaylasında ahşap Yayla Kent oluşturulmuştur. Doğaya uyumlu doğayı bozmayan evler olan bu yayla kente ulaşım asfalt yolla yapılmaktadır. Yaz kış her mevsim ulaşıma açık olan bu yaylanın denizden yüksekliği 1650 metredir.

Kadırga Yaylası : Erikbeli Turizm Merkezinin 14 km doğusundadır. 2300 m yüksekliktedir.

Karadağ Yaylası: Akçaabat-Düzköy yolu ile ulaşılabileceği gibi Vakfıkebir�den de ulaşılabilen bir yayla alanıdır. 1946 m yüksekliktedir.

Kayabaşı Yaylası: Akçaabat Işıklar Beldesinden 16 km yukardadır. Trabzon Valiliği Özel İdare Müdürlüğü tarafından Ahşap Yayla Kent kurulmuş ve özel sektöre kiralanmıştır. Her türlü imkana sahip olan tesisler, 120 yatak kapasitelidir. Ahşap ve Bağdati tarzda yapılmış yöresel evler dikkat çekicidir.

Kiraz Yaylası: Maçka ilçesinden 29 km uzaklıktadır. 1850 m yüksekliğindedir.

Lapazan Yaylası: 27 km'lik bir stabilize yolla ulaşılabilen yayla, Maçka ilçesine bağlı Gürgenağaç köyünün güneyinde ve denizden mesafesi 2200 metredir. Altyapıya henüz kavuşmamış yaylada Haziran - Temmuz aylarında yer yer kar yığınları görülmektedir. Aşınmaya dayanıklı bitki örtüsü çim kayağına elverişlidir.

Mavura Yaylası Maçka�nın 18.5 km batısında yer alır.

Pazarcık Yaylası Araklı ilçesinin 60 km güneyinde Karadere güzergâhındadır.

Sazalanı Yaylası Erikbeli turizm merkezinin 5 km batısında yeralır.

Sisdağı Yaylası 1850 m yükseklikte bulunan yaylaya, Tonya'ya 24 km mesafedeki Erikbeli Turizm Merkezi yolundan 25 km geçerek varılabilir. 1550 m yükseklikteki yaylaya altyapı hizmetleri getirilmiştir. Bakkal, kasap ve kır kahvesi bulunabilir. Her yıl Temmuz ayının üçüncü cumartesi günü Sis Dağı Şenlikleri yapılmaktadır.

Sultan Murat Yaylası Trabzon ili Çaykara ilçesine 25 km uzaklıkta olup, Aydıntepe�nin 54 km kuzeybatısındadır. 1.Dünya Savaşından kalma siperler ve şehit mezarlarını her yıl binlerce insan ziyaret etmektedir.

Şolma Yaylası Şolma Yaylası; merkeze 22 km uzaklıkta çam ormanları ile çevrilmiş, soğuk suyu, düz çimenleri ve çeşitli kokulu çiçekleri ile görülmeye değer bir yayla konumundadır. Mağura Yaylası üzerinden bu yaylaya ulaşılır.1700 m. rakımlı yaylada alt yapı hizmetleri tamamlanmış durumdadır. Elektrik, su, telefon mevcuttur.

Taşköprü Yaylası Çevresi Rengarenk kir çiçekleri ve dağ çayırlarıyla kaplı olan, doğayla iç içe, ahşap ve betonarme mimarisi ile yöreye has özellikleri taşıyan Akgüller Turistik Tesisleri Zigana dağlarının Kuzeydoğu zirvelerinin bir yerinde bulunan Taşköprü Yaylası�nda faaliyet göstermektedir. 1978 yılında ufak bir isletme olarak hizmete başlayıp her geçen yıl kendini müşteri memnuniyeti doğrultusunda geliştirip, yenileyen tesislerimiz 29 yıldır kesintisiz hizmet vermektedir.

Yeşilyurt Yılantaş Araklı ilçesi Yeşilyurt beldesi sınırları içersindedir. Trabzon�a 64, Araklı ilçe merkezine 33 km mesafede bulunan yayla 10 km'lik bir stablize yolla Yeşilyurt beldesine bağlanır.

Zigana Yayla Tatil Köyü Trabzon havalimanına 55 km uzaklıkta Gümüşhane-Erzurum istikametinde 1700 m rakımda Zigana Dağları eteklerinde ve Hamsiköy Bekçiler Mevkiinde yer alan Zitaş Zigana Yayla Tatil Köyü zümrüt yeşili çam ormanları arasında yer alması ve muhteşem doğası ile adeta yeryüzü cennetini andırmakta.
Doğayla iç içe olmanın zevkini çıkarabileceğiniz tamamen ahşap (Bungalow) evlerde, evinizdeki özgürlükte ve rahatlıkta konaklama imkanına sahipsiniz. Yaz kış sıcacık bir ortam, merkezi ısıtma sistemi ile serin yaz gecelerinde bile hizmetinizde. 24 saat sıcak su, banyo, TV, telefon hizmeti ile de ihtiyaçlarınız kolaylıkla karşılanıyor.
Geniş ve birbirinden zevkli döşenmiş, otantik bir rüzgar esen 300 kişilik restoran ve orman kafelerinde, birbirinden lezzetli zengin mönü ile ziyafet çekebilir, yöreye ait otantik müziğin eşliğinde coşabilir, ya da zengin doğa manzarasında sessiz bir ortamda oturup çevreyi seyretme imkanı bulabilirsiniz.


Cevapla

Hızlı Cevap
Mesajınız:
Kullanıcı isminiz: Giriş yapmak için Buraya tıklayın
Rastgele Soru

Seçenekler


Seçenekler


Benzer Konular
Trabzon Hasırı - Altın Trabzon Hasır Trabzon Hasırı - Altın Trabzon Hasır Dünyada zırh örücülüğü olarak örnekleri görülen gümüş örücülüğü, ülkemizde “Trabzon işi” olarak bilinmektedir. Hasır Örgü tekniği Kafkaslar Bölgesinden 1900...
Trabzon'da sakatlıklıklar Trabzon'da sakatlıklar http://www.spor3.com/images/news/233713.jpg Trabzonspor'da Gökhan Ünal ve Kaptan Hüseyin´in sakatlıklarının iyileşmesi yüzleri güldürdü. Şimdilik sorun yok Sezonun...
Fener ile Trabzon 97.kez Fener ile Trabzon 97.kez Trabzonpsor ile F.Bahçe 97. kez karşı karşıya gelecek. Trabzonspor ile Fenerbahçe, Turkcell Süper Lig'de yarın yapacakları 2007-2008 sezonu son hafta maçında 97. kez...
Trabzon'un gol Umut'u Trabzon'un gol Umut'u Bordo mavili takımın gol yükünü çeken Umut Bulut, açıklamalarda bulundu. Trabzonspor'un gol yollarındaki en etkili silahı Umut Bulut, bu sezon attığı kritik gollerle...
Trabzon'da revizyon Trabzon'da revizyon Trabzonspor'daa Teknik Direktör Ersun Yanal'ın, Kasımpaşa maçında revizyona gitmesi bekleniyor. Turkcell Süper Lig'in 25. haftasında kendi saha ve seyircisi önünde...

 
Forum Stats
Üyeler: 65,671
Konular : 236,705
Mesajlar: 423,410
Şuan Sitemizde: 266

En Son Üye: camboncuk

Sosyal Linkler
Lütfen Facebook Sayfamızı Beğenin



Twitter Butonları





Google+ Butonu



Lütfen Google+ Sayfamızı Çevrenize Ekleyin


Sponsorlu Bağlantılar







Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 22:44.


Powered by vBulletin® Version 3.8.2
Copyright ©2000 - 2014, Jelsoft Enterprises Ltd.

DMCA.com

Sitemizde illegal paylaşım yasaktır.Sayfalarımızda bulunan içeriklerin telif haklarıyla ilgili bir şikayetiniz/sorunuz varsa bize ulaşmak için TIKLAYINIZ .
In this web site,illegal sharing is forbidden.If you have any problem/complaint about content's copyrights in our page,please click here to contact us.