Forum Kimler Online
Go Back   Ezberim > Tatil Bölgeleri > Türkiye'den Tatil Mekanları > Karadeniz ve İç Anadolu
Kayıt ol Forumları Okundu Kabul Et


Kapadokyada Tatil

Türkiye'den Tatil Mekanları kategorisinde ve Karadeniz ve İç Anadolu forumunda bulunan Kapadokyada Tatil konusunu görüntülemektesiniz.
Anadolu'da tarihsel bir bölge. Yaklaşık sınırları kuzeyde Karadeniz, doğuda Fırat Irmağı, güneyde Toros Dağları ve batıda Tuz Gölü'dür. Çeşitli dönemlerde ...






Yeni Konu aç Cevapla
 
Seçenekler
  #1  
Alt 27-09-2006, 10:00
 
Ico55743 Kapadokyada Tatil

"Sponsorlu Bağlantılar"

 


Anadolu'da tarihsel bir bölge. Yaklaşık sınırları kuzeyde Karadeniz, doğuda Fırat Irmağı, güneyde Toros Dağları ve batıda Tuz Gölü'dür. Çeşitli dönemlerde birçok uygarlığın egemenliğine giren Kapadokya'da bilinen en eski topluluk Samiler'dir. MÖ 2000-1200 arasında Hititler'in yönetiminde olan bölge daha sonra Lidya ve MÖ VI. yüzyılda Pers egemenliğine girdi.

Pers döneminde iki satraplığa* ayrılan bölgenin kuzeyine Pontik Kapadokya, güneyine Büyük Kapadokya (Asıl Kapadokya) adı verildi. Büyük İskender'in fetihleri sırasında başına buyruk bir yönetim kurulan Kapadokya, MÖ 332'de Perdikkas tarafından fethedilerek Eumenes satraplığına atandı. Ne var ki I. Antigonus ve daha sonra Selefkiler döneminde görece özerk bir yönetime sahip oldu. Yerel bir hanedan Makedonyalıların ve daha sonra Selefkilerin yüksek egemenliğini tanıyarak hüküm sürdü.

MÖ 255 dolaylarında III. Ariarathes kral ünvanını alarak bağımsızlığını ilan etti. Selefki krallarıyla iyi ilişkileri koruyan bu yerel krallık, Selefkilerin Romalılarca bozguna uğratılmasından sonra Roma himayesine girdi. MÖ I. yüzyılda Pontus Kralı VI. Mithradates Kapadokya'yı ele geçirdi. Mithradates'in ölümünden sonra bölge doğrudan Roma İmparatorluğu'na bağlandı.

Hristiyanlığın Anadolu'da ilk önemli yayılma merkezlerinden biri olan Kapadokya'nın o dönemlerdeki en önemli kentleri Mazaka (bugünkü Kayseri) ve Tyana (bugünkü Niğde) idi. XI. Yüzyılda Romanos Diagones'in Doğu Roma İmparatoru olduğu sırada Selçuklular Kapadokya'yı ele geçirdi. Bçlge 1399 yılında I. Bayezit tarafından Osmanlı topraklarına katıldı. 1405'te Timur'un eline geçen Kapadokya, Timur'un çekilmesinden sonra yine Osmanlı egemenliğine girdi. Kapadokya günümüzde arkeoloji ve sanat tarihi açısından dünyanın sayılı bölgelerinden biridir.

* Satrap: Persler'de il yöneticisi, vali.







"Sponsorlu Bağlantılar"

 
"Sponsorlu Bağlantılar"



  #2  
Alt 31-05-2007, 09:14
 
Nev1 Kapadokyada Tatil

Kapadokya tatil yöresi, doğal oluşumların ve güzelliklerin insan yaşamına etkilerinin en iyi gözlendiği tatil yerleri arasındadır. İnsanları hayranlığa sürükleyen Peribacaları, içlerine yapılmış olan evler, ibadethaneler ve diğer yaşama alanları ile size tatil şansınızı değerlendirebileceğiniz Kapadokya Turları yapma fırsatı sunuyor. Bugün Kapadokya olarak nitelendirdiğimiz alan Nevşehir, Aksaray, Niğde, Kayseri ve Kırşehir illerine uzanmaktadır. Kapadokya'nın Üçhisar, Ürgüp, Avanos, Göreme, Derinkuyu, Kaymaklı, Ihlara şeklinde parçara ayrılmış olduğunu düşünerek hazırlanmış Kapadokya Turları sayesinde, sizi tatmin edecek bir gezi yaşayabilirsiniz. Kapadokya tatil için çeşitli fırsatlar sunuyor. Doğal güzelliklerinin yanısıra, Kapadokya otelleri, turları ve diğer turistik unsurları ile size güzel bir tatil yaşatmaya hazır. Kapadokya tatil cennetinde ilginizi çekebilecek başlıca eserler ya da bölgeler şunlardır: Üçhisar, Ürgüp, Avanos, Göreme, Derinkuyu, Kaymaklı, Ihlara Vadisi.



Birde Balon vardırki ohooooooooooo



Roma İmparatoru Augustus zamanında Antik Dönem yazarlarından Strabon 17 kitaplık Geographika adlı kitabında (Anadolu XII,XIII,XIV) Kapadokya Bölgesi'nin sınırlarını güneyde Toros Dağları, batıda Aksaray, doğuda Malatya ve kuzeyde Doğu Karadeniz kıyılarına kadar uzanan geniş bir bölge olarak belirtir. Bu günkü Kapadokya Bölgesi Nevşehir, Aksaray, Niğde, Kayseri ve Kırşehir illerinin kapladığı alandır. Daha dar bir alan olan kayalık Kapadokya Bölgesi ise Uçhisar, Göreme, Avanos, Ürgüp, Derinkuyu, Kaymaklı, Ihlara ve çevresinden ibarettir.



Kapadokya Bölgesi'ndeki Erciyes, Hasandağı ve Göllüdağ jeolojik devirlerde aktif birer volkandı. Bu volkanla birlikte diğer çok sayıdaki volkanların püskürmeleri Üst Miyosen'de (10 milyon yıl önce) başlayıp, holosen'e (günümüze) kadar sürmüştür. Neojen gölleri altındaki yanardağlardan çıkan lavlar, platoda, göller ve akarsular üzerinde 100-150m. kalınlığında farklı sertlikte tüf tabakasını oluşturmuştur. Bu tabakanın bünyesinde tüften başka tüffit, ignimbirit tüf, lahar, volkan külü, kil, kumtaşı, marn aglomera ve bazalt gibi jeolojik kayaçlar bulunmaktadır.
Ana volkanlardan püsküren maddelerle şekillenen plato, şiddeti daha az küçük volkanların püskürmeleriyle sürekli değişime uğramıştır. Üst Pliosen'den başlayarak başta Kızılırmak olmak üzere akarsu ve göllerin bu tüf tabakasını aşındırmaları nedeniyle bölge bugünkü halini almıştır.

Vadi yamaçlarından inen sel sularının ve rüzgarın, tüflerden oluşan yapıyı aşındırmasıyla Peribacası adı verilen ilginç oluşumlar ortaya çıkmıştır. Sel sularının dik yamaçlarda kendine yol bulması, sert kayaların çatlamasına ve kopmasına neden olmuştur. Alt kısımlarda bulunan ve daha kolay aşınan malzemelerin derin bir şekilde oyulması ile yamaç gerilemiş, böylece üst kısımlarda yer alan şapka ile aşınmadan korunan konik biçimli gövdeler ortaya çıkmıştır. Daha çok Ürgüp civarında bulunan şapkalı peribacaları konik gövdeli olup, tepe kısımlarında bir kaya bloku bulunmaktadır.
Gövde tüf, tüffit ve volkan külünden oluşmuş kayaçtan; şapka kısmı ise lahar ve ignimbirit gibi sert kayaçlardan oluşmaktadır. Yani şapkayı oluşturan kaya türü, gövdeyi oluşturan kaya topluluğuna oranla daha dayanıklıdır. Bu peribacasının oluşumu için ilk koşuldur. Şapkadaki kayanın direncine bağlı olarak,peribacaları uzun veya kısa ömürlü olmaktadır.
Kapadokya Bölgesi'nde erozyonun oluşturduğu peribacası tipleri; şapkalı, konili,mantar biçimli, sütunlu ve sivri kayalardır.
Peribacaları en yoğun şekilde Ürgüp-Uçhisar-Avanos üçgeni arasında kalan vadilerde, Ürgüp Şahinefendi arasındaki bölgede Nevşehir Çat kasabası civarında, Kayseri Soğanlı vadisinde ve Aksaray Selime köyü civarında bulunmaktadır.
Peribacalarının dışında vadi yamaçlarında yağmur sularının oluşturduğu ilginç kıvrımlar bölgeye ayrı bir özellik katmaktadır. Bazı yamaçlarda görülen renk armonisi lav tabakalarının ısı farkından dolayıdır. Bu oluşumlar Uçhisar, Çavuşin, Güllüdere, Göreme, Meskendir, Ortahisar Kızılçukur ve Pancarlı vadilerinde gözlenir.


  #3  
Alt 13-06-2007, 15:34
 
Standart --->: Kapadokyada Tatil


Güzel Atlar Ülkesi Kapadokya


KAPADOKYA

60 milyon yıl önce 3. Jeolojik devirde Toroslar yükseldi. Kuzeydeki Anadolu Platosu'nun sıkışmasıyla yanardağlar faaliyete geçti. Erciyes, Hasandağı ve ikisinin arasında kalan Göllüdağ, bölgeye lavlar püskürttü. Platoda biriken küller yumuşak bir tüf tabakası oluşturdu. Tüf tabakasının üzeri yer yer sert bazalttan oluşan ince bir lav tabakasıyla örtüldü. Bazalt çatlayıp parçalara ayrıldı. Yağmurlar çatlaklardan sızıp yumuşak tüfü aşındırmaya başladı. Isınan ve soğuyan hava ile rüzgârlar da oluşuma katıldı. Böylece sert bazalt kayasından şapkaları bulunan koniler oluştu. Bu değişik ve ilginç biçimli kayalara halk bir ad yakıştırdı: "Peri bacası".

Bazalt örtüsü olmayan tüf tabakları ise erozyonla vadilere dönüştü. İlginç şekilli kanyonlar oluştu. Daha sonraları insan eli, emeği ve duygusu işe koyuldu. Dokuz-on bin öncesine ait yerleşimlerden ilk Hıristiyanların kayalara oydukları kiliselere, büyük ve güvenli yer altı kentlerine kadar uzun bir dönemde büyük bir uygarlık yaratıldı.

Bölge günümüzde turizm açısından büyük bir öneme sahiptir. Avanos, Ürgüp, Göreme, Akvadi, Uçhisar ve Ortahisar Kaleleri, El Nazar Kilisesi, Aynalı Kilise, Güvercinlik Vadisi, Derinkuyu Yeraltı Şehirleri, Ihlara Vadisi, Selime Köyü, Çavuşin, Güllüdere Vadisi, Paşabağ- Zelve belli başlı görülmesi gereken yerlerdir.Kayalara oyulmuş geleneksek Kapadokya evleri ve güvercinlikler yörenin özgünlüğünü dile getirirler. Bu evler ondokuzuncu yüzyılda yamaçlara ya kayaların ya da kesme taştan inşa edilmişlerdir. Bölgenin tek mimarı malzemesi olan taş yörenin volkanik yapısından dolayı ocaktan çıktıktan sonra yumuşak olduğundan çok rahat işlenebilmekte ancak hava ile temas ettikten sonra sertleşerek çok dayanaklı bir yapı malzemesine dönüşmektedir. Kullanılan malzemenin bol olması ve kolay işlenebilmesinden dolayı yöreye has olan taş işçiliği gelişerek mimari bir gelenek halini almıştır. Gerek avlu gerekse ev kapılarının malzemesi ahşaptır. Kemerli olarak yapılmış kapıların üst kısmı stilize sarmaşık veya rozet motifleriyle süslenmiştir. Yöredeki güvercinlikler 19. yüzyılın sonları, 18. yüzyılda yapılmış küçük yapılardır. İslam resim sanatını göstermek açısından önemli olan güvercinliklerin bir kısmı manastır veya kilise olarak inşa edilmişlerdir. Güvercinliklerin yüzeyi yöresel sanatçılar tarafından zengin bir bezemeler, kitabeler ile süslenmişlerdir

Bölge şarapçılık ve üzüm yetiştiriciliği ile de ünlüdür.



Kapadokya'nın tarihi

Kapadokya'daki Taş formasyonların türkçede niye "Peri bacaları" diye adlandırılmış olduklarini gösteren bir manzara.Kapadokya bölgesi, doğa ve tarihin dünyada en güzel bütünleştiği yerdir. Coğrafik olaylar Peribacaları 'nı oluştururken, tarihi süreçte, insanlar da, bu peribacalarının içlerine ev, kilise oymuş, bunları fresklerle süsleyerek, binlerce yıllık yaşlı medeniyetlerin izlerini günümüze taşımıştır. İnsan yerleşimlerinin Paleolitik döneme kadar uzandığı Kapadokya'nın yazılı tarihi Hitit'lerle başlıyor. Tarih boyunca ticaret kolonilerini barındıran ve ülkeler arasında ticari ve sosyal bir köprü kuran Kapadokya, İpek Yolu'nun da önemli kavşaklarından biri.

MÖ XII. yüzyılda Hitit İmparatorluğu'nun çöküşüyle bölgede karanlık bir dönem başlar. Bu dönemde Asur ve Frig etkileri taşıyan geç Hitit Kralları bölgeye egemen olur. Bu Krallıklar MÖ VI. yüzyıldaki Pers işgaline kadar sürer. Bugün kullanılan Kapadokya adı, Pers dilinde "Güzel Atlar Ülkesi" anlamına geliyor. MÖ 332 yılında Büyük İskender Persleri yenilgiye uğratır, ama Kapadokya'da büyük bir dirençle karşılaşır. Bu dönemde Kapadokya Krallığı kurulur. MÖ III. Yy. sonlarına doğru Romalıların gücü bölgede hissedilmeye başlar ve MÖ I. yy ortalarına doğru Kapadokya Kralları, Romalı generallerin gücüyle atanır ve tahttan indirilir. MS 17 yılında son Kapadokya kralı ölünce, bölge de Roma'nın bir eyaleti olur.

MS III. yy'da Kapadokya'ya Hıristiyanlar gelir ve bölge onlar için bir eğitim ve düşünce merkezi olur. 303-308 yılları arasında Hıristiyanlara uygulanan baskılar iyice artar. Fakat Kapadokya baskılardan korunmak ve Hıristiyan öğretiyi yaymak için ideal bir yerdir. Derin vadiler ve volkanik yumuşak kayalardan oydukları sığınaklar Romalı askerlere karşı güvenli bir alan oluşturur.

IV. yy'da daha sonra "Kapadokya'nın Babaları" olarak bilinen insanların doğumlarını gördü Kapadokya. Fakat bölgenin önemi, III. Leon'un İkonaları yasaklamasıyla doruk noktasına ulaştı. Bu durum karşısında, İkon yanlısı bazı kişiler bölgeye sığınmaya başladı. İkonoklasm hareketi yüz yıldan fazla sürdü (726-843). Bu dönemde birkaç Kapadokya kilisesi İkonoklasm etkisinde kaldıysa da, ikondan yana olanlar burada rahatlıkla ibadetlerini sürdürdüler. Kapadokya manastırları bu devirde büyük gelişme sağladı.

Yine bu dönemlerde, Anadolu'nun Ermenistan'dan Kapadokya'ya kadar olan Hıristiyan bölgelerine Arap akınları başladı. Bu akınlardan kaçarak bölgeye gelen insanlar bölgedeki kiliselerin tarzlarının değişmesine sebep oldu. XI. Ve XII. yüzyıllarda Kapadokya Selçukluların eline geçti. Bu ve bunu takip eden Osmanlı zamanlarında bölge sorunsuz bir dönem geçirdi. Bölgedeki son Hıristiyanlar 1924-26 yıllarında yapılan mübadeleyle, arkalarında güzel mimari örnekler bırakarak Kapadokya'yı terkettiler.


  #4  
Alt 25-09-2007, 05:41
 
Standart --->: Kapadokyada Tatil

Guzel tanitim olmus Tskler..


  #5  
Alt 11-11-2007, 17:17
 
Standart --->: Kapadokyada Tatil

süper yer kapadokya allah herkese gitmeyi nasıp etsin


  #6  
Alt 01-12-2007, 21:34
 
Standart --->: Kapadokyada Tatil

arkadaşıma teşekkür etmek istiyorum bölgemizi gayet güzel anlatmış ama anlatmadığı o kadar çok yer varki herkes görmeli


  #7  
Alt 23-04-2008, 19:55
 
Standart Kapadokya

Kapadokya bölgesi, doğa ve tarihin dünyada en güzel bütünleştiği yerdir. Coğrafik olaylar Peribacaları'nı oluştururken, tarihi süreçte, insanlar da, bu peribacalarının içlerine ev, kilise oymuş, bunları fresklerle süsleyerek, binlerce yıllık yaşlı medeniyetlerin izlerini günümüze taşımıştır.

Roma İmparatoru Augustus zamanında Antik Dönem yazarlarından Strabon 17 kitaplık 'Geographika' adlı kitabında (Anadolu XII,XIII,XIV) Kapadokya Bölgesi'nin sınırlarını güneyde Toros Dağları, batıda Aksaray, doğuda Malatya ve kuzeyde Doğu Karadeniz kıyılarına kadar uzanan geniş bir bölge olarak belirtir.

Bu günkü Kapadokya Bölgesi Nevşehir,Aksaray, Niğde, Kayseri ve Kırşehir illerinin kapladığı alandır. Daha dar bir alan olan kayalık Kapadokya Bölgesi ise Uçhisar, Ürgüp, Avanos, Göreme, Derinkuyu, Kaymaklı, Ihlara ve çevresinden ibarettir.












Kayalara oyulmuş geleneksek Kapadokya evleri ve güvercinlikler yörenin özgünlüğünü dile getirirler. Bu evler 19. yüzyılda yamaçlara ya kayaların yada kesme taştan inşa edilmişlerdir.

Bölgenin tek mimarı malzemesi olan taş yörenin volkanik yapısından dolayı ocaktan çıktıktan sonra yumuşak olduğundan çok rahat işlenebilmekte ancak hava ile temas ettikten sonra sertleşerek çok dayanaklı bir yapı malzemesine dönüşmektedir.Kullanılan malzemenin bol olması ve kolay işlenebilmesinden dolayı yöreye has olan taş işçiliği gelişerek mimari bir gelenek halini almıştır. Gerek avlu gerekse ev kapılarının malzemesi ahşaptır.

Kemerli olarak yapılmış kapıların üst kısmı stilize sarmaşık veya rozet motifleriyle süslenmiştir.Yöredeki güvercinlikler 19. yüzyılın sonları, 18. yüzyılda yapılmış küçük yapılardır. İslam resim sanatını göstermek açısından önemli olan güvercinliklerin bir kısmı manastır veya kilise olarak inşa edilmişlerdir. Güvercinliklerin yüzeyi yöresel sanatçılar tarafından zengin bir bezemeler, kitabeler ile süslenmişlerdir.



  #8  
Alt 17-06-2008, 20:57
 
Standart Kapadokya-Nevşehir'de Tatil

Kapadokya-Nevşehir'de Tatil

Kapadokya Hakkında

Kapadokya tatil yöresi, doğal oluşumların ve güzelliklerin insan yaşamına etkilerinin en iyi gözlendiği tatil yerleri arasındadır. İnsanları hayranlığa sürükleyen Peribacaları, içlerine yapılmış olan evler, ibadethaneler ve diğer yaşama alanları ile size tatil şansınızı değerlendirebileceğiniz Kapadokya Turları yapma fırsatı sunuyor. Bugün Kapadokya olarak nitelendirdiğimiz alan Nevşehir, Aksaray, Niğde, Kayseri ve Kırşehir illerine uzanmaktadır. Kapadokya'nın Üçhisar, Ürgüp, Avanos, Göreme, Derinkuyu, Kaymaklı, Ihlara şeklinde parçara ayrılmış olduğunu düşünerek hazırlanmış Kapadokya Turları sayesinde, sizi tatmin edecek bir gezi yaşayabilirsiniz. Kapadokya tatil için çeşitli fırsatlar sunuyor. Doğal güzelliklerinin yanısıra, Kapadokya otelleri, turları ve diğer turistik unsurları ile size güzel bir tatil yaşatmaya hazır.

Kapadokya tatil cennetinde ilginizi çekebilecek başlıca eserler ya da bölgeler şunlardır: Üçhisar, Ürgüp, Avanos, Göreme, Derinkuyu, Kaymaklı, Ihlara Vadisi.


Kapadokya Hakkında

Kapadokya tarihi boyunca doğal değişimlerin yanı sıra birçok uygarlığa ev sahipliği yapmış, işte kronolojik sıraya göre bunlardan bazıları;

(M.Ö.3000-1750) Asur Ticaret Kolonileri Çağı
M.Ö. 2000-1750 yılları arasında Kuzey Mezopotamya'da yaşayan Assurlu tacirler Anadolu'da ticari koloniler kurarak ilk ticaret örgütünü oluşturmuşlardır. Bu ticaretin merkezi Kayseri'deki Kültepe, Kaniş-Karum'dur (Karum: Ticaretin yapıldığı pazar yeri). Belgelerde adı geçen ve yeri saptanabilen karumlardan biri de Karum-Hattuşaş'tur (Boğazköy).

Zengin altın, gümüş ve bakır kaynaklarına sahip olan Anadolu, tunç alaşımı için gerekli olan kalay bakımından fakirdi. Tacirlerin beraberinde getirdikleri kalay, çeşitli kumaşlar ve kokular bu ticaretin ana malzemeleriydi. Hiç bir zaman politik üstünlüğe sahip olmayan tacirler yerli beylerin himayesi altındaydılar.

Assurlu tacirler sayesinde Anadolu'da ilk defa yazı görülür. Kapadokya Tabletleri olarak adlandırılan Eski Assurca yazılmış çivi yazılı metinlerden, tacirlerin geliş yolları üzerindeki beylere %10 yol verdikleri, borçlu olan halktan %30 oranında faiz aldıkları, Anadolu krallarına sattıkları mal üzerinden %5 vergi verdikleri anlaşılmaktadır. Yine bu tabletlerde Assurlu tacirlerin Anadolulu kadınlarla evlendikleri ve nikah sözleşmelerinde Anadolulu kadınların haklarını koruyacak maddeler bulunduğu görülmektedir.

Assurlu tacirler yazıdan başka silindir mühürler, madencilik, tapınak ve tanrı fikirlerini de Anadolu'ya getirmişlerdir. Böylece Anadolu'nun yerli sanatı, Mezopotamya sanatının etkisi altında gelişerek kendine has yeni bir sanat anlayışını ortaya koymuştur. Bu sanat daha da gelişerek Hitit sanatının temelini oluşturmuştur.

(M.Ö.1750 - 1200) Hititler Dönemi
M.Ö.II. binin başlarında Avrupa'dan Kafkaslar üzerinden gelerek Kapadokya Bölgesi'ne yerleşen Hititler, daha sonra yerli halkla kaynaşarak imparatorluk kurmuşlardır. Dilleri Hind-Avrupa dil grubundandır. Başkentleri Hattuşaş (Boğazköy) olan Hititlerin önemli şehirleri Alacahöyük ve Alişar'dır. Kapadokya Bölgesi'nde bulunan bütün höyüklerde Hititlere ait kalıntılara rastlamak mümkündür. Bunun yanı sıra Hitit İmparatorluk Dönemi'nde özellikle Kapadokya Bölgesi'nde stratejik açıdan önemli geçitlere ve su kenarlarındaki yüksek kayalara rölyef olarak işlenmiş anıtlar bulunmaktadır. Bu kaya anıtları sayesinde Hitit krallarının güneydeki ülkelere ulaşmak için geçtiği yolları saptamak olasıdır. Kayseri sınırları içindeki Erciyes Dağı'nın güneyinde yer alan Fraktin, Taşçı ve İmamkulu kaya anıtları tanrıların kutsanması, Büyük Kralın (Hattuşili III) ve Kraliçenin (Puduhepa) tanrılara minnettarlığını göstermesinin yanı sıra imparatorluğun gücünün sınırlarını gösteren birer propaganda anıtlarıdır.

(M.Ö. 1200-700) Geç Hitit Dönemi
Friglerin Orta Anadolu'nun önemli kentlerinin hemen hepsini yıkarak Hitit İmparatorluğu'nu ortadan kaldırılmasından sonra Orta ve Güneydoğu Anadolu'da Geç Hitit Krallıkları ortaya çıkmıştır.

Kapadokya Bölgesi'ndeki Geç Hitit Krallığı ise Kayseri, Niğde ve Nevşehir'i içine alan Tabal Krallığı'dır. Bu döneme ait Gülşehir - Sivasa (Gökçetoprak), Acıgöl -Topada, Hacıbektaş - Karaburna Köyü'nde Hitit Hiyeroglifi yazılmış kaya anıtları bulunmaktadır.

(M.Ö.585-332) Pers ve Kapadokya Krallığı
Kimmerler'in Frig egemenliğine son vermesi sonucu Anadolu'da Medler (M.Ö. 585), daha sonra da Persler (M.Ö.547) görülür. Persler bölgeyi 'Satrap' adını verdikleri valilerce yönettiler. Eski Pers dilinde "Katpatuka" olarak adlandırılan Kapadokya bölgesi, 'Cins Atlar Ülkesi' anlamına gelmekteydi. Persler, Zerdüşt dinine bağlı olduklarından ve ateşi kutsal saydıklarından bölgedeki volkanları, özellikle Erciyes ve Hasandağı'nı, kutsal saymışlardır.

Persler, Kapadokya'dan geçerek başkentlerini Ege'ye bağlayan,'Kral Yolu'nu geliştirmişlerdir. Makedonya Kralı İskender M.Ö. 334 ve 332 de Pers ordularını arka arkaya bozguna uğratarak bu büyük İmparatorluğu yıkmıştır.

Pers İmparatorluğu'nu yıkan İskender Kapadokya'da büyük bir dirençle karşılaştı. İskender, komutanlarından Sabiktas'ı bölgeyi denetim altına almakla görevlendirince, halk buna karşı çıktı ve eski Pers soylularından Ariarathes'i kral ilan etti. Çalışkan bir yönetici olan I. Ariarathes (M.Ö.332-322) Kapadokya Krallığı'nın sınırlarını genişletti.

İskender'in ölümüne kadar barış içinde yaşayan Kapadokya Krallığı, Roma'nın bir eyaleti olduğu M.S.17 yılına kadar varlığını korumak için Makedonyalılarla, Pontuslularla, Galatlarla, Romalılarla mücadele etmiştir.

(M.S. 17-395) Roma Dönemi
M.S.1 7'de Tiberius Kapadokya'yı Roma'ya bağlayarak bölgedeki kargaşaya son verdi. Romalılar bölgeyi ele geçirdikten sonra batıya bir yol yaparak Ege'ye ulaşımı sağladılar. Bu yol hem askeri hem de ticari açıdan önemliydi.

Roma egemenliği sırasında, yöreye gerek saldırı gerekse göç biçiminde doğudan gelenler oldu. Romalılar bu yeni gelenlere karşı 'Lejyon' adını verdikleri askeri birlikleriyle karşı koydu.
İmparator Septimus Severus Dönemi'nde ekonomik bakımdan oldukça canlanan Kapadokya'nın merkezi Kayseri, daha sonraki yıllarda İran'dan gelen Sasaniler'in saldırılarına uğradı. Gordianus III bu saldırılara karşı şehrin etrafını surlarla çevirtti.

Bu sırada Anadolu'da yayılmaya başlayan ilk Hıristiyanların bir kısmı büyük şehirlerden köylere göç etmeğe başladılar. Kayseri'nin önemli bir din merkezi haline geldiği 4. yüzyılda, kayalık Göreme ve çevresini keşfeden Hıristiyanlar, Kayseri Piskoposu da olan Aziz Basil'in dünya görüşünü benimseyerek kayalar içinde manastır hayatını başlattılar.

(397-1071)
Roma İmparatorluğunun ikiye bölünmesiyle Kapadokya Doğu Roma İmparatorluğunun etkisi altında kaldı. 7.yüzyılın ilk yıllarında Kapadokya'da Sasanilerle Bizanslılar arasında yoğun savaşlar oldu. Sasaniler bölgeyi 6 - 7 yıl kadar ellerinde tuttular. 651'de Halife Osman Sasanileri yıkınca bölge bu kez Arap-Emevi göçlerinin akınlarına uğradı.

Uzun süredir devam eden mezhep çatışmaları III. Leon'un Müslümanlıktan etkilenerek ikonları yasaklamasıyla doruk noktasına ulaştı. Bu durum karşısında bazı Hıristiyan ikon yanlısı keşişler Kapadokya'ya sığınmaya başladılar. İkonoklasm hareketi yüz yıldan fazla sürdü (726-843). Bu dönemde birkaç Kapadokya kilisesi ikonoklasm etkisinde kaldıysa da ikondan yana olanlar burada rahatlıkla gizlenip ibadetlerini sürdürdüler.

(1071-1299) Selçuklu Dönemi
Oğuz Türklerinden Selçuk Bey'in kurduğu Selçukluların anavatanı Orta Asya'dır. 10. yüzyılda kuzeye doğru yayılan İslamiyet'i kabul eden Selçuklular, İslamiyet'i kabul etmemiş kavimlerle sürekli mücadele ederek egemenlik alanlarını genişletmeye çalışmışlardır.
Bizans İmparatoru Romanos Diogenes'in Selçuk Bey'in torununun oğlu Alparslan'a 1071 yılında yenilmesi Bizans'ın gerilemesine, Anadolu'da yeni bir dönemin başlamasına neden olmuştur.

1075 yılında Anadolu Selçuklu Devleti kurulur. 1082'de Kayseri fethedilir ve böylece Kapadokya Selçuklu hakimiyetine girer. Hıristiyanlığın önemli yerleşim ve yayılma alanı olan Anadolu, bundan böyle Kuzey Afrika'dan, Ortadoğu ve Yakındoğu'ya kadar uzanan İslam bölgelerine dahil olmuştur. Anadolu'nun Selçuklu Türkleri tarafından fethi, patrikhanenin idari etkinliğini etkilememiştir. Çünkü 13. yüzyıla ait İhlara Bölgesi'ndeki Aziz George Kilisesi'nin yazıtlarında Selçuklu Sultanı II. Mesud ve Bizans İmparatoru II. Andronicus'un adlarından övgüyle bahsedilmektedir.

13.yüzyılın sonunda Anadolu Selçuklu Devletinin zayıflaması üzerine Anadolu'nun çeşitli bölgelerinde beyliklerortayaçıkar. 1308yılındaMoğolkökenliİlhanlılar Anadolu'yu istila eder ve Kapadokya Bölgesi'nin önemli bir kenti olan Kayseri de yıkılıp tahrip edilir. Selçuklu sultanları Moğol yönetiminin etkisi altında kalırlar ve bağımsız hareket edemezler. Anadolu artık Türk boylarının kurduğu beylikler halinde idare edilecektir.

Osmanlı Dönemi
Kapadokya Bölgesi, Osmanlı Dönemi'nde de oldukça sakindi. Nevşehir, Damat İbrahim Paşa Dönemi'ne kadar Niğde'ye bağlı küçük bir köydü. 18. yüzyıl başlarında özellikle Damat İbrahim Paşa zamanında Nevşehir, Gülşehir, Özkonak, Avanos ve Ürgüp'te imar hareketleri gelişmiş; camiler, külliyeler, çeşmeler yaptırılmıştır. Özkonak kasabasının merkezinde Osmanlı Padişahı Yavuz Sultan Selimdin doğu seferi sırasında (1514) yapılan köprü, Nevşehir'deki erken Osmanlı yapısı olması açısından önemlidir.

Osmanlı Dönemi'nde de Selçuklu Dönemi'nde olduğu gibi yörede yaşayan Hıristiyanlara karşı hoşgörülü davranılmıştır. Ürgüp/Sinasos'taki 18.yüzyıla ait Konstantin - Eleni Kilisesi, Gülşehir'deki 19.yüzyıla ait Dimitrius adına yapılan kilise ve Derinkuyu'daki Ortodoks Kilisesi bunun en güzel örnekleridir.


Kapadokya Tarihi Yerleri , Kapadokya Gezilecek Yerleri

KAPADOKYA
Kapadokya bölgesi Peri bacalarıyla ünlüdür. Hristiyanlığın ilk dönemleri için bu bölge önem taşımaktaydı.2. yyda. ilk Hristiyan topluluk oluşmuş, 4. yy da da resmi olarak Hristiyanlık kabul olmuştur. Yüzlerce mağra Kilisesi harika duvar resimleriyle buradadır.6. yy. dan 18. yy. 'a kadar resim tarzındaki değişim ve gelişimleri görmek mümkün. Diğer gezilebilecek esas merkez ve yerler yer altı şehri Derinkuyu ve kaymaklı, Ihlara vadisi, Çömlek şehri Avanos ve Hacıbektaş müzesidir.

GÖREME VADİSİ
Göreme vadisi içinde bulunan sayısızca mağra kilisesiyle Kapadokyanın ünlü yerlerinden birisidir. Birçok kilise Arap istilasından sonra 11.yy. da oluşmuştur. Bizans zamanında Göreme Piskopos merkezi olmuş ve sadece Rahiplere ev sahipliği yapmıştır. Diğer yerler, Basilus Kilisesi, Elmalı Kilisesi, Barbara Kilisesi duvar resimleriyle alışılmışın dışındadır. Yılanlı Kilisesi de yılan resmi ile bu adı almıştır. Önemli Kiliselerden biri de Göremedeki Karanlık Kilisedir. Karanlık olmasından dolayı ışık Freskleri hiç bozmamıştır. Ayrıca Kapadokyanın 10.yy. ait en büyük Kiliselerinden biri de Tokatlı Kilisesidir. Ana bölümde 'makedonyanın rönesans' denen yükseliş dönemine ait çok güzel Freskler bulunmaktadadır. Göreme vadisinde Manastırlardan kalma bir çok kalıntılar, ve birçok Kilise vardır. Bunları burada anlatmakla bitiremeyiz.

SOĞANLI VADİSİ
Göremenin dışında ikinci büyük Rahip merkezi Soğanlı Vadisidir. Freskler 9-13.yy.aittir. Vadideki bazı Kiliselerde ne zaman yapıldığına dair tarih vardır. Burda yaklaşık 150 Kilise bulunmaktadır. Önemli Kiliseler 1060 - 1061 de yapılmış olan Karabaş Kilisesi ve yapılışı 11.yy. başlamış olan Barbara Kilisesidir.

YERALTI ŞEHRİ DERİNKUYU
Bu yeraltı şehri Frikler zamanındandır. Bizans zamanında da yaşanılmaya devam edilmiştir. Burası düşmandan korunmak için oluşturulmuştur. Düşman istilası ile yeraltı şehrinin kapıları kapatılmış ve 80 m. Yükseklikteki bacalardan havalandırma sağlanmıştır. Derinkuyu 1963de bulunmuş ve açılmış olan en büyük yeraltı şehridir. Derinkuyu yeraltı şehrinden 11 kat aşağıya inilebiliyor, henüz açılmamış olan ve devam eden diğer katları da vardır. Bugüne kadar açılmış ve bulunmuş kısmı sadece çeyreği olan 1500 m2'lik bir alanı kaplıyor ve yeraltı şehri diğer yeraltı şehirleriyle bağlantılı. Tahminlere göre Derinkuyu 3000 den 50000 insanı barındırabiliyordu.

IHLARA VADİSİ
Ihlara Vadisi çok güzel bir kanyondadır ve etrafında görülmeye değer mağra kiliseleri ile harika bir doğası vardır. Melendiz suyu boyunca yürülünebilir.Özellikle canlı Freskleriyle Kokar Kilisesi görülmeye değer. 11. yy. ikinci yarısına ait çok eski Eğri Taş ve Yılanlı Kilisesi de diğer kiliselere göre farklı bir özellik taşır.

ZELVE VADİSİ
Zelve Vadisi Kapadokyada çok özel bir manzaraya sahiptir.1953'de burası bir yerleşim yeriydi. 20. yy. kadar Zelve, Hristiyan ve Müslümanların beraber yaşadığı bir yerdi. 1967'de açık hava müzesine çevrildi.Labirent bir yola sahip olan bu vadi keşfedilebilir.Burda yerleşim yerleri, Merdivenler, Kiliseler ve Güvercinliklerde görmeye değer yerlerdendir. Mağaralardaki Freskler hayvan ve insan figürlerinden ziyade geometrik şekillerdir. Üzümlü Kilisesinde 8. ve 9. yy.ait iyi korunmuş Freskler mevcuttur.

ÇÖMLEK ŞEHRİ AVANOS
Avanos Kızılırmak nehri kıyısındadır. Çömlek toprağının ünlü olması bu toprağın nehir tarafından getirilmiş olmasından kaynaklıdır. Burada günümüz dahil olmak üzere Antik çağdan beri çömlek işçiliği yapılmaktadır.

HACIBEKTAŞ TEKKESİ
Burda Hacıbektaş Veli'nin Tekkesi müzeye çevrilmiştir. Gezilebilir.















Kapadokya Ataman Hotel & Restaurant Otel Fotoğrafları

Kapadokya Ataman Hotel & Restaurant Hakkında

Günümüzde Ataman Otel ve Restoran'ın bulunduğu binanın ilk bölümü yaklaşık 200 yıl önce, Kapadokya'nın mimari geleneklerine göre yapılmış, 1950'li yıllarda binada ikamet etmekte olan kalabalık ailenin gereksinimlerini karşılamak amacıyla genişletilmiştir.

1985 yılından itibaren bina onarılarak önce restoran, daha sonra otel olarak yerli ve yabancı misafirlerin hizmetine sunulmuştur.

Kapadokya mimarisinin başyapıtlarından olan yapının otele dönüştürülmesi sırasında tamamıyla ülkemiz kültürünü yansıtmak amacıyla sadece ülkemiz ürünleri - halı, kilim, çini,sedef kakmalı dekorasyon öğeleri, yorgan ve çeşitli elişleri vb. - bilinçli olarak kullanılmıştır. Otel misafirlerinin çoğunluğunu oluşturan yabancı misafirlerin olumlu tepkileri bu tercihin doğru olduğunu göstermektedir.

Kapadokya 1985 yılında UNESCO'nun Dünya Kültür Mirası Listesine girmiştir, bir kültür ve tarih hazinesi olan Kapadokya araştırmalarına yardımcı olmak amacıyla otelde Kapadokya'yla ilgili değişik dillerde yayınlanan kitapların bulunduğunu bir kütüphane kurulmuştur.















Gamirasu Cave Hotel Otel Fotoğrafları


Gamirasu Cave Hotel Hakkında

Hoşgeldiniz!

Gamirasu Otel, Kapadokya'nın el değmemiş köylerinden Ayvalı'da. Kasabanın ortasında, bin yıllık kaya yerleşimleriyle delik deşik bir vadi. Kenarına kadar gelmeden farkına varılmıyor. Yoğun sessizlik hüküm sürüyor. Herşey bir yana, ortamın kendi büyüsü bu kayıp vadiye gelmek için yeterli neden.


Küçük Oteller Kitabı Nişanyan, 2004













  #9  
Alt 17-06-2008, 20:59
 
Standart --->: Kapadokya-Nevşehir'de Tatil

Burcu Kaya Otel Kapadokya Otel Fotoğrafları

Burcu Kaya Otel Kapadokya Hakkında

Otelimiz, tarihin ve kültürün birleşerek bir ihtişama dönüştüğü Kapadokya'nın merkezi, Ortahisar'dadır. Selçuklu mimarisinin genel etkisiyle kayadan oyularak yapılmış 82 oda ve 164 yatak kapasiteli otelimiz, Kapadokya'nın zenginliğine konforu ekleyerek unutamayacağınız bir tatil geçirmenizi sağlamak istemektedir.

Dilerseniz şömineli lobimizde, dilerseniz Burcu barımızda, tarihin ev sahipliğinde keyifli sohbetler edebilir, açık ve kapalı restoranlarımızda yöremiz mutfağının en leziz örneklerini tadabilirsiniz. Otelimizin deneyimli ve eğitimli personeli sizi geleneksel Türk misafirperverliğiyle ağırlayacak ve Kapadokya'nın yaşamınızdaki en güzel anılardan biri olması dileğiyle uğurlayacaktır.














Sinanos Gül Konakları Otel Fotoğrafları

Sinanos Gül Konakları Hakkında

Ülkemizdeki Kültür Turizmi için önemli bir yeri olan Kapadokya her yönü ile pek çok özelliği içinde barındırmaktadır.Bu özellikler peribacaları, yer altı şehirleri, kiliseler, açık hava müzeleri ve doğal güzelliği ile sınırlı değildir.

Ürgüp ilçesine bağlı Mustafapaşa kasabası, bölgede bulunan eski yerleşim yerlerinden olan bir Rum köyüdür. 1923'de imzalanan Lozan Antlaşması ile Rumlar köyden taşınmış geride bir çok anıt eser bırakmışlar dır. Bu tarihi anıt eserlerden biriside Sinasos Gül Konakları'dır.

Gül Konaklan 19. yüzyılın ortalarına doğru bölgenin taşından ve kaya oyularak 4000 nı2'lik bir alana inşa edilen iki Rum evinden oluşmaktadır. Konaklarımızın renovasyonu Eylül 1998'de başlayıp Haziran 2002'de tamamlanmış olup yapılan renovasyonda binanın özgün mimari karakterinin bozulmamasına özen gösterilmiş ve bütün odalarımız farklı dekore edilip gerçekliği hayal gücünüzü zorlayacak tarzda hazırlanmıştır.

Birinci konağımızda;
Resepsiyon, 4 kemer tavanlı ve 3 ahşap tavanlı oda, Şömineli Baş Oda (seminer salonu), Kütüphane, Gül Köşkü (lobby), Şömineli Aynalı Salon, Şırahane (müzecik), Restoran (Atina-Selanik salonu), Mutfak, Tandırevi, Terasta oturma tahtı, Avlu ve Gül bahçesinden oluşmaktadır.

ikinci konağımızda;
3 tane kaya , 1 tane kaya suit, 5 tane kemer tavanlı, 1 tane ahşap tavanlı (balkonlu), 1 tane ahşap tavanlı suit ve 1 tane king suit (balkonlu) oda olmak üzere toplam 12 oda, Hamam, alt ve üst olmak üzere iki Avlu ve Gül bahçesinden oluşmaktadır.

Oda banyolarında yapısına göre küvet ve duşa kabin kullanılmıştır. Ayrıca bütün odalarımızda telefon, minibar, saç kurutma makinesi ve şifreli kasalar mevcuttur.

Öğle ve akşam menülerimiz yöresel olup, tandırda pişirilerek servise sunulmaktadır.

Gül Konakları; Kurucularından, yöneticilerine ve tüm elemanlarına kadar, kendi alanında deneyimli bir ekip tarafından hizmet veren, ülke turizmine katkıda bulunmayı, özgünlüğüne, yalınlığına ve kültürel mirasın kalıcılığına adayan, sadece Kapadokya'da değil, bütün Türkiye'de "Butik Otel" işletmeciliğinin bir simgesidir.













  #10  
Alt 24-06-2008, 00:41
 
Standart --->: Kapadokyada Tatil

Teşekkürler ellerine saglık guzel paylasim...


Cevapla

Hızlı Cevap
Mesajınız:
Kullanıcı isminiz: Giriş yapmak için Buraya tıklayın
Rastgele Soru

Seçenekler


Seçenekler


Benzer Konular
İslami Tatil Köyleri - Yeni Meltem Tatil Köyü Çesme, İzmir İslami Tatil Köyleri - Yeni Meltem Tatil Köyü Çesme, İzmir köyümüzün kapasitesi 70 oda olduğundan rezervasyonlarınızı erken yaptırmanızda fayda vardır. Fiyat listesinde gördüğünüz gibi ödemeler...
İslami Tatil Köyleri Fıstıklı Çiçekevler Tatil Köyü Fıstıklı, Yalova İslami Tatil Köyleri Fıstıklı Çiçekevler Tatil Köyü Fıstıklı, Yalova http://www.islamitatil.web.tr/images/fistikli-cicekevler-tatil-koyu1.jpg ...
İslami Tatil Köyleri İhlas Armutlu Tatil Köyü İslami Tatil Köyleri İhlas Armutlu Tatil Köyü http://www.islamitatil.web.tr/images/ihlas-armutlu1.jpg Armutlu Tatil Köyü projesi, Yalova'nın Armutlu ilçesi Bozburun mevkiinde yer...
''Gizli Türkiye: 6 gizli tatil yeri'' Türkiye'nin gizli tatil yerleri ''Gizli Türkiye: 6 gizli tatil yeri'' Türkiye'nin gizli tatil yerleri The Times Gazetesi'nin ''Gizli Türkiye: 6 gizli tatil yeri'' başlıklı haberinde Fethiye'deki Şövalye Adası, Fethiye...

 
Forum Stats
Üyeler: 65,705
Konular : 237,727
Mesajlar: 424,671
Şuan Sitemizde: 211

En Son Üye: mJ1aV2oE4p

Sosyal Linkler
Lütfen Facebook Sayfamızı Beğenin



Twitter Butonları





Google+ Butonu



Lütfen Google+ Sayfamızı Çevrenize Ekleyin


Sponsorlu Bağlantılar







Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 13:32.


Powered by vBulletin® Version 3.8.2
Copyright ©2000 - 2014, Jelsoft Enterprises Ltd.

DMCA.com

Sitemizde illegal paylaşım yasaktır.Sayfalarımızda bulunan içeriklerin telif haklarıyla ilgili bir şikayetiniz/sorunuz varsa bize ulaşmak için TIKLAYINIZ .
In this web site,illegal sharing is forbidden.If you have any problem/complaint about content's copyrights in our page,please click here to contact us.