Forum Kimler Online
Go Back   Ezberim > Tatil Bölgeleri > Türkiye'den Tatil Mekanları > Karadeniz ve İç Anadolu
Kayıt ol Forumları Okundu Kabul Et


İÇ Anadolu BÖlgesİ

Türkiye'den Tatil Mekanları kategorisinde ve Karadeniz ve İç Anadolu forumunda bulunan İÇ Anadolu BÖlgesİ konusunu görüntülemektesiniz.
Tarihi ve Turistik Yerler Konya, Selçuklulara iki asırdan fazla başkentlik yapması sebebiyle, Türk mimarisinin gözde eserleri sayılan eserlerle süslenmiştir. Konya'da ...






Yeni Konu aç Cevapla
 
Seçenekler
  #11  
Alt 12-11-2007, 19:26
 
Standart --->: İÇ Anadolu BÖlgesİ

"Sponsorlu Bağlantılar"

 


Tarihi ve Turistik Yerler
Konya, Selçuklulara iki asırdan fazla başkentlik yapması sebebiyle, Türk mimarisinin gözde eserleri sayılan eserlerle süslenmiştir. Konya'da Türk-İslâm döneminden önce yapılan eserlerin günümüze ulaşamadığı söylenir. Yapılan kazılar neticesinde Hitit, Roma ve Bizans kalıntıları bulunmakla beraber, Konya'da ayakta kalan eserlerin hepsi "Türk Çağı"nda yapılmıştır. Bu eserlerin başında Konya'nın sembolü sayılan Mevlânâ Müzesi gelir. Mimar Bedrettin Tebrizî tarafından yapılan ve Kubbe-î Hadra (En Yeşil Kubbe) denilen 16 dilimli âbide firuze çinilerle kaplıdır ve bugünkü görüntüsüne Cumhuriyet döneminde kavuşturulmuştur.

Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi


Alaeddin Camisi, Sahip Ata Külliyesi, Karatay Medresesi, İnce Minareli Medrese, Sırçalı Medrese Selçuklu dönemi eserlerindendir. Selçuklu ve Beylikler dönemine ait pek çok cami, hamam, çeşme, köprü, tekke, kervansaray, hastane, su yolu ve diğer altyapı kuruluşlarına sahip bulunan Konya'da Osmanlı dönemine ait eserlerin en tanınmışı ise Sultan Selim ve Aziziye Camii'leridir.
Konya 12. Yüzyılın ilk yarısında Sultan Alaeddin Keykûbat devri ve sonrasında, Dünyanın ilim ve san'at merkezi özelliğini kazanmıştır. Türk-İslam Dünyası'nın her tarafından gelen bilim ve sanat adamları Konya'da toplanmışlardır.
Bahaeddin Veled, Muhyiddin Arabî, ve Mevlânâ Celaleddin Rûmî, Sadreddin Konevî, Şemsî Tebrizî, Kadı Burhaneddin, Kadı Siraceddin, Urmemi gibi bilgin, mutasavvıf ve filozoflar kıymetli eserlerini Konya'da hazırlayarak, dünyaya ışık tutmuşlardır. "Konya'nın Altın Çağı" denilebilcek bu özelliği, 12. yüzyıl ortalarına kadar devam etmiştir.
Bu şahsiyetlerin ve Anadolu'nun yeni sahiplerinin engin hoşgörüleri, bilim, san'at ve teknik alanlardaki üstünlükleri, köklü kültürel ve sosyal yapıları, Anadolu'nun "Ana Yurdumuz" olmasında büyük etken olmuştur. Böylece ne Bizans saldırıları, ne Moğol istilâsı, ne Haçlı orduları, ne İtalyan, ne Yunan işgalleri, Türk'ün Anadolu'daki egemenliğini yok edememiştir.
Konya ve millî kültürümüzün manevi mimarları, Mevlânâ Celâleddin Rûmî; yaşama sevinci, dünya görüşü ve hayat felsefesi ile dünyaya ışık tutarken; Nasreddin Hocamız, Türk Mileti'nin hazır cevaplılığını nükteleriyle dile getirmiş; Yunus Emre ise insan ve insanlık sevgisiyle adeta Ortaçağ karanlığındaki Avrupa'ya "medeniyet dersleri" vermiştir.
Şehrin diğer turistik yerleri ise Karatay Medresesi, Akşehir Müzesi, Etnografya müzesi, İnce Minare Müzesi, Koyunoğlu Müze ve Kütüphanesi, Ereğli Müzesi, İvriz Kaya Anıtı, Sille, Sille Aya Elena Klisesi, Eflatunpınar Hitit Anıtı, Kilistra Antik Kenti, Karahöyük, Yerköprü Mağarası, Büyük Düden Mağarası, Sultan Hamamı, Alaeddin Camii, İplikçi Camii, Sahip Ata Camii ve Külliyesi, Tavusbaba Türbesi'dir.

Mevlana müzesi

Bu gün müze olarak kullanılmakta olan Mevlana Dergahının yeri, Selçuklu Sarayının gül bahçesi iken bahçe, Sultan Alaadin Keykubat tarafından Mevlana'nın babası Sultanü'l Ulema Bahaeddin Veled'e hediye edilmiştir. Sultanü'l Ulema 12 ocak 1231 yılında vefat edince türbedeki bugünkü yerine defnedilmiştir. Bu defin gül bahçesinde yapılan ilk defindir. Sultan'ül Ulema'nın ölümünden sonra kendisini sevenler Mevlana'ya müracaat ederek babasının mezarının üzerine bir türbe yaptırmak istediklerini söylemişlerse de Mevlana "Gök Kubbe'den daha iyi türbe mi olur? Diyerek bu isteği reddetmiştir. Ancak kendisi 17 Aralık 1273 yılında vefat edince Mevlânâ'nın oğlu Sultan Veled mevlana'nın mezarının üstünde türbe yaptırmak isteyenlerin isteklerini kabul etmiştir. "Kubbe-i Hadra" Yeşil Türbe denilen türbe dört fil ayağı (Kalın sutun) üzerine 130.000 Selçuki Dirhemine mimar Tebrizli Bedreddin'e yaptırılmıştır. Bu tarihtensonra inşaat faaliyetleri hiç bitmemiş, 19.y.y. ın sonuna kadar devametmiştir. Mevlevi Dergahı ve türbe 1926 yılında "Konya Asar-ı Atıka Müzesi" adı altında müze olarak hizme başlamıştır 1954 yılında ise müzenin teşhir tanzimi yeniden elden geçilmiş ve müzeni adı "Mevlana Müzesi olarak değiştirilmiştir. Müze alanı bahçesi ile birlikte 65000 m2. İken, yeni istimlak edilerek Gül bahçesi olarak düzenlenen bölümlerle birlikte 18.000 m2. ye ulaşmıştır. Müzenin avlusuna "Dervişan Kapısı" ndan girilir. Avlunun Kuzey ve Batı yönü boyunca Derviş hücreleri yer almaktadır. Güney yönü, Matbah ve Hürrem Paşa Türbesinden sonra, Üçler Mezarlığına açılan Hamuşun (Susmuşlar) kapısı ile son bulur. Avlunun doğusunda ise Sinan Paşa, Fatma Hatun ve Hasan Paşa Türbeleri yanında Semâhâne ve Mescit bölümleri ile Mevlana ve aile fertlerinin mezarlarının da içerisinde bulunduğu ana bina yer alır. Avluya Yavuz Sultan Selim'in 1512 yılında yaptırdığı üzeri kapalı Şadırvan ile Şeb-i Aruz (Düğün Gecesi) havuzu ve avlunun kuzey yönünde yer alan selsebil adı verilen çeşme, ayrı bir renk katmaktadır.

Etnografya Müzesi

Bölge Müzesi tarzında eğitim amaçlı olarak inşaa edilen bina 1975 yılında Etnografya Müzesi olarak hizmete açılmıştır. Üç katlı binanın bodrum katında fotoğrafhane, arşiv ayniyat ve etütlük eser depoları, kaloriferhane ile halen çalışmaları devam etmekte olan ve 1999 yılı içerisinde açılması planlanan Halı Kilim seksiyonu bulunmaktadır. Bu bölümde Etnografya Müzesi depolarında bulunan başta Selçuklu Halı örnekleri olmak üzere, Dünyanın bilinen birkaç halı-kilim dokuma merkezinden birisi olarak kabul edilen Konya Bölgesi'ne ve Türkiye sınırları içersinde kalan meşhur halı-kilim dokuma merkezlerine ait halı ve kilimler sergilenecektir. Zemin katta teşhir salonu ve Dr. Mehmet ÖNDER Konferans Salonu; birinci katta bürolar, idari hizmet servisleri, kütüphane ve eser depoları bulunmaktadır.Teşhir salonunda satın alma, hediye ve başka müzelerden devir yolu ile müzeye kazandırılan daha çok Konya ve çevresine ait etnografik eserler sergilenmektedir.

Çatal Höyük

Çatalhöyük, Konya'nın Çumra İlçesi sınırlarında olup, İlçenin 10 km. doğusunda yer almaktadır. Höyük, farklı yükseklikte iki tepe düzü olan bir tepe şeklindedir. Bu iki yükseltisi nedeniyle çatal sıfatını almıştır. Çatalhöyük 1958 yılında James Mellaart tarafından keşfedilmiştir, 1961-1963 ve 1965 yıllarında kazısı yapılmıştır. Yüksek tepeni batı yamacında yapılan çalışmalar neticesinde 13 yapı katı açığa çıkartılmıştır. En erken yerleşim katı (1) ise M.Ö. 5500 yıllarında tarihlenmektedir. Stil Kritik yolu ile yapılan bu tarihleme, C14 metodu ile de doğrulanmıştır. İlk Yerleşme, ilk ev mimarisi ve ilk kutsal yapılara ait özgün buluntuları ile insanlık tarihine ışık tutan bir merkezdir. Yapılarda kullanılan malzeme kerpiç ağa ve kamıştır.Çatalhöyük'te 1996 yılına kadar kazılar yapılmamış bu yıldan itibaren İngiliz Arkeoloji Enstitüsü tarafından Ian Hodder başkanlığında kazılar devam etmektedir. Bulunan kazı eserleri ise Konya Arkeoloji Müzesine teslim edilerek bir kısmı teşhir edilmekte diğerleri ise depolarda koruma altına alınmış durumdadır.

Atatürk Müzesi

1912 yılında yapılan ev, 1928'de Konya'lılar tarafından Atatürk'e hediye edilmiştir. 1964 yılında müze olarak açılmıştır. İçinde Atatürk'e ait elbiseler, eşyalar, fotoğraflar ve belgeler sergilenmektedir.

Arkeoloji Müzesi

1962 yılında ziyarete açılmıştır. Neolithik - Erken Bronz, Hitit, Frig, Grek, Roma ve Bizans devrine ait eserler teşhir edilmektedir. Çatalhüyük, Canhasan, Erbaba, Sızma, Karahüyük, Alaaddin Tepesi'ndeki kazılardan çıkan eserler sergilenmektedir.

Ekonomi, sanayi

Konya; sanayi olarak hem yurt içerisinde hem de yurt dışında ismini Tarım Makinaları ve Değirmen Makinaları imalatıyla duyurmuş ve bu sektörde üretimleriyle tercih edilenler listesinde en önemli yeri almıştır. Bugün bu alanda yapılan ihracatların büyük bir bölümü Konya'da üretilen bu makina ve ekipmanlardan oluşmaktadır. Hali hazırda yeni yeni faaliyete geçen 3. Organize Sanayi Bölgesiyle birlikte imalat sektöründe çok iyi bir potansiyele sahip konumdadır.
Değirmencilik sektörüne yönelik imalat türlerinde, Avrupanın ve son zamanlar da Çin'in piyasalardaki etkisini kırmayı başarmıştır. İmalatın yanı sıra bu sektöre hizmet veren firmaların bir çoğu başta İran, Irak, Suriye, Rusya ve Türki Cumhuriyetlerinde anahtar teslimi Un ve Yem Fabrikaları tesislerini kurmuşlar ve yine bu konuda da tercih edilen markalar olmuşlardır.
İmalat Yan Sanayisi olarak da oldukça kaliteli üretimler yapabilen bir çok kuruluşa sahip olan Konya, yakın çevre illerdeki imalat sektörlerine de fason üretimlerle cevap vermektedir.
Diğer sektörel bilgileri ise şöyledir;
El Sanatları: Konya el sanatlarında kendine özgü duygu ve düşünceleri yansıtmıştır. El sanatlarında halıcılık, kaşıkçılık, keçecilik, oya ve nakış işçiliği şeklinde gelişmiştir. İşlemiş oldukları şekiller, çizgiler, renkler belli bir düzen içerisinde kendini göstermektedir. İzleyenleri büyülemekte ve hayran bırakmaktadır. El sanatları ile uğraşan bir esnaf kesimi türemiş ve çarşılar kurulmuştur.
Halıcılık: Konya'ya Büyük Selçuklular zamanında girmiş ve Anadolu Selçuklular zamanında en iyi örneklerini vermiştir. İlimizde Ladik, Sille, Akşehir, Karapınar, Saray, Kavak ilçe köyleri ve önemli hal dokuyan merkezlerdir.
Kaşıkçılık: Genelde Şimşir, Armut, Gürgen, Kavak gibi ağaçlardan yontularak yapılır. Kaşıklr ressamlar tarafından boyanır ve motiflendirilir. Turistik eşya olarak en çok pazarlanan el ürünleri arasında yer almaktadır.
Keçecilik: Keçeler ev döşemeleri, seccade ve yolluk olarak da kullanılır.Binek ve koşum hayvanlarının eğer ve semerinde kullanılır.
Oya ve Nakış İşleri: Genç kızlar ve kadınların yapmış oldukları oya ve nakışlar turistik eşya olarak satılmaktadır.
Huğlu (Tüfekçilik): Konya iline bağlı Huğlu kasabasında bugün dünya da adını duyuran elle yapılan av tüfekleri yapılmaktadır. Av tüfekleri düz oyma şeklinde yapıldığı gibi pirinç veya gümüş kaplama üzerine motif yapılarak satışa sunulmaktadır. Fakat başkan Ömer çevik döneminde en kötü günlerini yaşamaktadır.
Üzümlü (Tüfekçilik): Beyşehir ilçesine bağlı Üzümlü kasabasında tüfek imalatı ustaların kurduklar bir kooperatif sayesinde yürütülmektedir. İmalatın %30u elle yapılmaktadır. Türkiye de ve dünyada bir çok bayilik sayesinde satışı yapılan tüfeklerin yıllık üretimi 40.000 kadardır. Testicilik: Konya iline bağlı Doğanhisar ilçesinde testiler, sırçalı kaplar, çiçek saksıları büyük bir ustalıkla üzeri çeşitli desen ve motiflerle işlenerek yapılır.







"Sponsorlu Bağlantılar"

 
"Sponsorlu Bağlantılar"



  #12  
Alt 12-11-2007, 19:32
 
Standart --->: İÇ Anadolu BÖlgesİ

Coğrafi konum Yozgat ili, İç Anadolu Bölgesi'nin Orta Kızılırmak Bölümü'nde Bozok Platosu üzerinde yer almaktadır.
Eski uygarlık merkezlerinden Hattuşaş (Boğazköy) ve Alacahöyük'le komşu olan Yozgat, önemli yolların kavşağında yer almıştır. Ankara – Sivas (E-88) karayolu ile Samsun - Kayseri - Mersin karayolları il'den geçmektedir. Bu yollar, uluslararası taşımacılıkta önemli bir yere sahiptir. Ülkemizden ve Avrupa ülkelerinden Ortadoğu'ya (İran, Irak) yapılan ticaret, bu yolların önemini daha da artırmaktadır.
Kuzeyde; Çorum, Amasya, Tokat Doğuda; Sivas Güneyde; Kayseri, Nevşehir, Batıda; Kırşehir, Kırıkkale illeri ile çevrilidir. 34° 05 - 36° 10 doğu meridyenleri ile 38° 40 - 40° 18 kuzey paralelleri arasındadır. Yukarıda belirtilen matematiksel konumuna göre il'in en doğusu ile en batısı arasında 2° 05 boylam (meridyen) farkı olup, yerel saat farkı 8' 20" dir. Kuzeyi ile güneyi arasında ise 1° 38'lik enlem (paralel) farkı vardır. Ancak, fark az olduğundan iklim üzerinde önemli bir etki yaratmamıştır.
Yozgat, alan bakımından Türkiye'nin 15. ilidir.
İzdüşüm Alanı: 13597 (km²) Gerçek Alanı: 14123 (km²)
Ekonomi


Tarım

İlin ekonomisi büyük oranda tarıma dayalıdır. Yer şekilleri tarıma elverişli olan (% 98,8) İlde, yarı kurak iklim şartlarından dolayı, kuru tarım yaygınlaşmış ve ürün çeşitleri azalmıştır. İlde yoğun olarak, tahıllar (buğday, arpa, çavdar, mısır), ikinci sırada baklagiller (nohut, fasulye, yesil mercimek) yetiştirilmektedir. (Özellikle Boğazlıyan, Sarıkaya, Sorgun ve Merkez ilçede) Bunların yanısıra sulu tarım alanlarında şekerpancarı, ayçiçeği, patates ve soğan gibi ürünler yetiştirilmektedir. Sulanabilir alanlar sınırlı olduğu için, il tarımında sebze üretiminin önemi azdır. Genellikle; lahana, patlıcan, kabak, domates ve ıspanak gibi sebzeler üretilmektedir. iklimin sert oluşu ve depolama olanaklarının azlığından dolayı, meyve üretimi büyük boyutlarda değildir. Elma, armut, kayısı, vişne, üzüm, ayva, badem ve ceviz yetiştirilen başlıca meyvelerdir.

Hayvancılık

İl ekonomisinde tarımın yanısıra hayvancılıkta önemli bir gelir kaynağıdır. Bozkırların geniş yer kaplaması küçükbaş hayvancılığın yaygınlaşmasına yol açmıştır. Hayvancılık genelde tarımsal faaliyetlerle bir arada yapılmakta olup, mera hayvancılığı biçimindedir. Son yıllarda hayvan soylarının ıslahı çalışmaları ve hayvansal ürünleri değerlendirmeye yönelik sanayi faaliyetleri ile hayvancılık alanında canlanma olmuş, modern işletmeler kurulmaya başlamıştır. İlde, küçükbaş hayvanladan; akkaraman koyunu, kıl ve tiftik keçisi, büyükbaş havyanlardan sığır ve manda gibi cinsler beslenmektedir. Deri üretimi Yozgat'ın önemli gelir kaynaklarındandır. Son yıllarda kümes hayvancılığında da önemli gelişmeler kaydedilmiştir. Küçük ölçekli tavuk çiftliklerinde, modern yöntemlerle üretim yapılmakta olup, özellikle 1995 yılından itibaren yumurta üretiminde belirgin artışlar olmuştur.

Ormancılık


İl topraklarının %18,24'ünü kaplayan ormanlar Akdağmadeni, Aydıncık, Çandır, Çayıralan, Ççekerek, Kadışehri ve Saraykent'te yoğunlaşmıştır. Boğazlıyan ve Yenifakılı ilçelerinde ise orman örtüsü hiç yoktur. İlde ormanları işletmek ve korumak üzere toplam üç işletme müdürlüğü mevcuttur.
  • Yozgat Orman İşletme Müdürlüğü: Merkez, Aydıncık, Çekerek, Kadışehri, Şefaatli, Sorgun ve Yerköy.
  • Akdağmadeni Orman İşletme Müdürlüğü: Akdağmadeni ve Saraykent
  • Çayıralan Orman işletme Müdürlüğü: Boğazlıyan, Çandır, Çayıralan, Sarıkaya ve Yenifakılı ilçelerini kapsamaktadır.
Tarihçe

#REDIRECT [[]]===Yozgat Adının Verilmesi=== İlin asıl adı "BOZOK" olup, zamanla "Yozgat" olarak değiştirilmiştir. Oğuz'ların; "BOZOK" koluna mensup Türkmenlerin bu bölgeye akınıyla birlikte, yöre "BOZOK" ismiyle anılmıştır. 1800'lü yıllara doğru bu ismin yanı sıra "YOZGAT" adı da telaffuz edilmiştir.
"Yozgat" adının menşei konusunda ise, değişik söylentiler ileri sürülmektedir:
Bir rivayete göre, Yozgat Saray Köyü'nden (bugün itibariyle kasaba) itibaren aşağıdan yukarıya doğru kat kat yükselmektedir. Bu kat kat yükselişindin ve rakımının yüksekliğinden dolayı önceleri "Yüz kat" denmiş, zamanla bu isim söylene söylene "Yozgat" halini almıştır.
Diğer bir rivayete göre; Aşiret Reisi Ömer Cabbar Ağa'nın yüzü çopurdu. Bu yüzden kendisine Çopur veya Çapar Koca derlerdi. Söylentiye göre Cabbar Ağa, sürülerini bir yaz günü yaylakta otlatırken karşısına Hızır (AS) çıkıyor ve davar sahibi Cabbar Ağa'dan içmek için süt istiyor. Güler yüzlü Ömer Ağa hemen misafirine ikramda kusur etmeyerek, gönül hoşluğu ile sütü ikram eder. Hızır (AS) sütü içtikten sonra çok memnun kalır ve Cabbar Ağa'ya "Çobanoğlu, yozuna yoz katılsın, memleketinin adı Yoz-Kat olsun" diyor. Bu sözü söyleyerek kayboluyor. Temeli böyle olan Yoz-Kat söylene söylene Yozgat halini alıyor.
İsmin kaynağı hakkında her ne kadar tatmin edici bir bilgi yoksa da uzun yıllar bu havalinin böyle anıldığı bilinmektedir.
Birinci Büyük Millet Meclisinde Kütahya Mebusu Cemil Bey tarafından verilen bir takrir ile Yozgat ismi Bozok olarak değiştirilmiş, bilahare 23 Haziran 1927tarihinde Bozok Mebusu Süleyman Sırrı (İÇÖZ) Bey ve arkadaşlarının verdiği bir takrirle Bozok ismi tekrar Yozgat olarak değiştirilmiştir.

Kültür - Turizm

Yozgat E 88 karayolu üzerinde bulunması ve özellikle Hattusas'ın yakın olması ve Hattusas ile Kapadokyayı birbirine bağlayan Atatürk yolunun il merkezinden geçmesi nedeniyle yabancıların uğrak yeridir. Bozok yaylası olarak da adlandırılan ve ilkçağlardan beri yerleşim yeri olan Yozgat, bozulmamış doğası,misafirperver sıcakkanlı insanları, sahip olduğu tabiat güzellikleri, mesire yerleri, yüksek ovaları, tarihi, kültürel, turistik değerleri ve kaplıcalarıyla gezilip görülmesi gereken en güzel illerimizden biridir.Türkiye'nin ilk Milli Parklarından olan çamlık Milli Parkı, Akdağ Ormanları, Şebekpınarı Mesire alanı, Kazankaya Vadisi, ve Gelingüllü barajı gibi yerler spor, dinlence ve piknik alanlarıdır.

Antik Kentler
  • Kerkenes Harabeleri
  • Büyük Nefes (Tavium)
  • Çeşka Yeraltı Şehri
  • Alişar Höyüğü
  • Akbenli Çifliği Höyüğü (koccerium)
Müzeler - Konaklar
  • Nizamoğlu evi (Etnoğrafya Müzesi)
  • Karslıoğlu Konağı (Arkeoloji Müzesi)
  • Koçerler Konağı
  • ATATÜRK'ÜN Evi
  • ELİF JOP
  • EMRE SANAT
  • MUHAMMEDHANE
Kaplıcalar
  • Sarıkaya Kaplıcaları (Yeni Kaplıcaya Türkiyenin heryerinden insanlar gelmektedir).
  • Sorgun Kaplıcaları
  • Bahariye (Cavlak) Kaplıcaları
  • Yerköy Kaplıcaları
  • Saraykent Kaplıcaları
  • Akdağmadeni Kaplıcaları


  #13  
Alt 12-11-2007, 19:34
 
Standart --->: İÇ Anadolu BÖlgesİ

Çorum

Koordinatlar: 40°32′56″K, 34°57′12″D
Çorum, Türkiye


Arslanlı Kapı, Hattusa - Çorum


Çorum İli Siyasi HaritasıHarita


Türkiye'de bulunduğu yerBilgilerToplam nüfus568,065 (2007) 2007Yüzölçümü12,820 km²Rakım820 metreKoordinatlar40°32′56″K, 34°57′12″DPosta kodu19000Alan kodu364İl plaka kodu19YönetimİlÇorumBelediye başkanıTuran Atlamaz (AKP)Yerel yönetim sitehttp://www.corum.gov.trÇorum (Merkez), Karadeniz Bölgesi'nde il. Toprak sanayi ve makina imalat sanayi çok gelişmiştir. Orta Karadeniz Bölümü'nün iç kısmında yer almaktadır. Doğuda Amasya, güneyde Yozgat, batıda Çankırı, kuzeyde Sinop, kuzeydoğuda Samsun, güneybatıda Kırıkkale ile çevrilidir.
Enlem ve boylam değerlerine göre ise; 34 derece 04 dk. doğu boylamları ile 39 derece 54 dk. kuzey enlemleri arasında yer almaktadır. Deniz seviyesinden ortalama yüksekliği (rakımı) 820 metredir.
Ankara'ya 244, İstanbul'a 608, Amasya'ya 92, Sinop'a 294, Samsun'a 172, Tokat'a ise 188 km. mesafededir.
İlçelerin İl merkezine uzaklıkları ise; Alaca 52, Bayat 83, Boğazkale 87, Dodurga 42, İskilip 56, Kargı 106, Laçin 29, Mecitözü 37, Oğuzlar 68, Ortaköy 57, Osmancık 59, Sungurlu 72 ve Uğurludağ 66 km'dir.

Nüfus

Çorum (Merkez) Nüfus Verileri2007185.7442000161.3211990116.810198596.72 5198075.726197057.576196034.726


  #14  
Alt 12-11-2007, 19:35
 
Standart --->: İÇ Anadolu BÖlgesİ

Coğrafya ve iklim [değiştir]
Çorum, bulunduğu yüksek platoda tipik karasal iklim özelliklerini gösterir.Yazlar sıcak ve kurak, kışlar soğuk ve genelde kar yağışlıdır. İlkbahar ve sonbaharda azda olsa yağmurludur. özellikle yaz akşamları bile serin bir havaya sahiptir.
Kuzey Anadolu Fay Hattı Çorum'un 20 km. kuzeyinden geçmektedir.
Önemli dağ ve tepeleri şunlardır: Erenler tepesi, Kargı 2.097 mt.Türbe tepe,Kargı 1.981 mt. Kara tepe-Mecitözüt 1.846 mt., Kırklar Dağ-Mecitözü 1.791 mt., Teke dağ- İskilip 1.700 mt. Çağşak köyünde bulunan kartal (urlu)dağı 1670.mt.Çatalkaya Tepesi-Karadağ- Çorum-Merkez 1.566 mt.dir.
Ovaları: Çorum Ovası, Bozboğa Ovası, Ovasaray Ovası, Hüseyin Ovası, Dedesli Ovası, Taybı Ovası, Mecitözü Ovası, Osmancık Ovası, Düvenci Ovası.
Akarsuları :Kızılırmak, Yeşilırmak,Çat suyu,Mecitözü çayı,Çekerek ırmağı.


  #15  
Alt 12-11-2007, 19:38
 
Standart --->: İÇ Anadolu BÖlgesİ

ÇANKIRI
Tarihi
Çankırı'nın adı, Batılı kimi gezginler tarafından "Çangırı" ya da "Çengiri" biçiminde yazılmıştır. Kent eski Gangra adlı kentin yerinde kurulmuştur. Önceleri Paphlagonia'ya bağlıydı. Sonra Pontus devletine, ardından da Galatia'ya bağlandı. Galatia hükümdarı Deiotarus, Gangra'yı merkez yaptı. M.Ö. 25'te Roma imparatorluğunun topraklarına katılan yöre, Bizanslılar zamanında bir ara sürgün yeri idi. Kimi kaynaklarda anılan Germanikopolis kentinin Gangra olduğu sanılıyor. Emeviler zamanında İslam orduları birkaç kez saldırdılarsa da bu kaleyi ele geçiremediler.
Çankırı ve çevresi, 1071 Malazgirt zaferinden sonra Danışmendoğullarınca ele geçirildi.
Selçukluların Malatya'da tutsak edilip Niksar kalesine kapattıkları Antakya hükümdarı Bohemond'u kurtarmak için 1101'de İstanbul'dan yola çıkan Raymond de Toulouse komutasındaki Haçlı Ordusu Ankara'yı aldıktan sonra Çankırı'ya yöneldiyse de kaleye giremediler. Amasya yakınlarında Selçuklu ordusuyla karşı karşıya gelen Haçlı Ordusu, bozguna uğradı. 1134'te Bizans İmparatoru Ioannes Komnenos şiddetli çarpışmalardan sonra kaleyi ele geçirebildiyse de, o döndükten sonra Danışmendliler kenti geri aldılar. Daha sonra yöreye Selçuklular egemen oldular. I. Murad zamanında Çankırı ve çevresi Osmanlı topraklarına katıldı. Timur, 1402'de Çankırı'yı eski sahiplerine verdiyse de, 1439'da I. Mehmet geri aldı.
Osmanlı döneminde yönetim bakımından anadolu eyaletine bağlı bir Livanın merkezi olan Çankırı, Cumhuriyetin ilanından önce Kastamonu vilayetine bağlı bir sancağın merkezi idi. Kurtuluş Savaşı sırasında İnebolu üzerinden İstanbul'dan Ankara'ya yapılan malzeme ve insan naklinde Çankırı önemli bir aracı merkez rolünü oynamıştır. Cumhuriyet döneminde il merkezi haline getirilmiştir.
19. yüzyılın sonunda yaklaşık 16 bin olduğu tahmin edilen nüfusunu, Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk yıllarında 10 binin altına düştüğü görüldü. (1927'de 8.847). Ancak 1940'da 10 bini yeniden aşabilen (10.235) nüfus 1970'te 25 bini geçti (26.124). 1990'da da 45.496'ya ulaştı.
İlin merkezi olan Çankırı kenti, Kızılırmak'ın kolları Acıçay ile Tatlıçay'ın birleştiği yerde kurulmuştur. Deniz yüzeyinden 700-800 m. yüksekliktedir. Çankırı çok eskiden bir kale kentiydi. Kent, sonraları sırtını kaleye dayayarak, güneye doğru yayıldı. Günümüzde, Tatlıçay'ın her iki yakasına serpilmiş durumdadır. Kalenin eteklerindeki mahalleler, kentin çekirdeğini oluşturur. Bu mahalleler dar sokaklıdır. Kentin yeni kesimleri ise, daha modern görünüşlüdür.

Coğrafi Konumu

Orta Anadolu'nun kuzeyinde, Kızılırmak ile Batı Karadeniz ana havzaları arasında yer alan Çankırı, 40° 30' ve 41º kuzey enlemleri ile 32° 30' ve 34º doğu boylamları arasında yer almaktadır. İlin komşuları batıda Bolu, kuzeybatıda Karabük, kuzeyde Kastamonu, doğuda Çorum ve güneyde Ankara ile Kırıkkale'dir. Denizden yüksekliği 723 metre olup, ülke topraklarının %o 94'lük bölümünü oluşturan toplam 7.388 Km²'lik bir alana sahiptir.

İklimi, Bitki Örtüsü ve Yabani Hayat

Çankırı'da genellikle İç Anadolu ya özgü iklim etkisi görünmektedir. Merkez,Ilgaz ve Yapraklı ilçelerinde kışlar serin, yazlar ılık geçerken, Çerkeş ilçesinde kışlar soğuk, yazlar ise serin geçmektedir.
İlin en fazla yağış alan ilçesi, Yapraklı'dır. Yapraklı'da hemen hemen her mevsim yağış gözlemlenir. Merkezden, güneye doğru gidildikçe iklim ve bitki örtüsünde değişiklik ve zayıflama görünmektedir. Araştırmalar sonucu, il topraklarının 2-3 yıl öncesine kadar bazı tuzlu bölgeler hariç, ormanlarla kaplı olduğu belirlenmiştir. Ne var ki, tarla açmak amacıyla yapılan bilinçsiz kesimler, hayvan otlatmak için ormanlardan yararlanılması, müdahale imkanı olmayan orman yangınları ve iklim değişiklikleri yüzünden, bu orman bölgelerinin büyük çoğunluğu yok olmuştur.
İlin, bütün bu tahribattan sonra geriye kalan ormanları, Ilgaz ilçesi başta olmak üzere Elaman, Eğirova, Ovacık, Düvenlik, Ilısılık, Yapraklı, Sarıkaya, Karakaya ve Erikli Dağları ve çevresindedir.İldeki bitki örtüsünün üst florasını oluşturan iğne yapraklı ağaçlar, özellikle de karaçam, sarıçam, ardıç, meşe, ladin ve köknar gibi orman ağaçlarıyla ahlat ve kızılcık ağaçlarıdır. Bitki örtüsünün alt florasında ise hububat, yemlik ve yemeklik baklagiller ile ayrıkotu, devedikeni ve yumak gibi bitkiler bulunmaktadır. Ayrıca akarsular boyunca söğüt ve kavak ağaçları ile zengin meyve bahçelerine de rastlanmaktadır.
İlde rastlanan başlıca av hayvanları, kurt, tilki, tavşan ve sincaptır. Uzun yıllar düzenli mücadele edilmediği için, yaban domuzu sayısından belirgin bir artış olmuştur. Fakat son yıllarda yapılan düzenli ve etkin mücadeleler nedeniyle, yaban domuzu sayısında belirgin bir azalma sağlanmıştır.

Toprak Yapısı

Genellikle çıplak dağlarla kaplı olan Çankırı toprakları, şiddetli erozyon tehdidi altındadır.Bu yüzden il toprakları, tarımsal amaçla kullanılmamaktadır.Bu topraklar sadece hayvan otlatmada kullanılır.
Çankırı ili sınırları içerisinde alüvyal, kolüvyal, kestane renkli, kahverengi orman ve kireçsiz kahverengi orman toprakları olmak üzere toplam beş tür toprak bulunmaktadır.

Kültürü

Çankırının, Çankırılının kültür yapısı, gelenek ve görenekleri, kültürel altyapıyı oluşturan folklorik öğeleri incelendiğinde büyük bir birikimin olduğu görülür. Bu birikimin temelinde uzun yıllar boyunca bu topraklarda yaşamış olan çeşitli milletlerin izleri vardır. Diğer taraftan asırlardır bu topraklarda yaşayan Türkler, kökleri anayurtları olan Orta Asyaya uzanan bir takım adet ve ananelerini yaşatmayı ve gelecek kuşaklara bırakmayı başarabilmişlerdir.
Türklerin Çankırı ve civarını fethetmesinden bugüne kadar geçen süreçte bölge işgale uğramamış, etnik yapısının temelini oluşturan ağırlıklı Türk nüfusta hiçbir değişiklik olmamış, ticaret yollarından ve limanlardan uzakta oluşu sebebiyle de bölge insanı çok kültürlülükten daha çok tek- kültürlü bir toplum olma özelliğini korumuştur.
Çankırı, olanakların kısıtlı olmasına ve altyapı yetersizliğine rağmen kültürel etkinliklere sürekli sahne olan bir şehrimizdir. İl Kültür Müdürlüğünün öncülüğünde ve çeşitli kurumların katkılarıyla konser, tiyatro, gösteri, panel vb. etkinlikler düzenlenmekte, Çankırılılar'ın sosyal ve kültürel ihtiyaçlarının karşılanmasına çalışılmaktadır.
Bu çalışmalar doğrultusunda, 1998 yılında ilde 2 açık oturum, 14 toplantı, 7 gösteri, 5 konferans, 4 panel, 1 seminer, 3 sempozyum düz enlenmiş, 2 kurs ve 11 sergi açılmış, 13 tiyatro oyunu sahneye konmuş ve 3 konser gerçekleştirilmiştir.
Çankırıda kültür hareketlerinin bir merkezi de kütüphanelerdir. Halen il genelinde bulunan 10 kütüphane ile bir gezici kütüphane, okuyucularına başta ödünç kitap verme olmak üzere her türlü hizmeti sunmaktadır.
100. Yıl Kültür Merkezinde bulunan Çankırı Kütüphanesi ise 40.000e yaklaşan kitap koleksiyonu ile hem Çankırılı kitapseverlere, hem de öğrencilere geniş olanaklar sunmaktadır. Kütüphanede bulunan 112 adet yazma eser ise koruma altına alınmış olup araştırmacıların hizmetine sunulmaktadır. Merkezdeki kütüphane dışında Eldivan, Şabanözü, Atkaracalar, Bayramören, Çerkeş, Kurşunlu, Ilgaz, Orta, Korgun, Kurşunlu ve Yapraklı kütüphanelerinde de okuyucular kitapla buluşmaktadır.


  #16  
Alt 28-02-2012, 19:35
Ziyaretci
 
Standart Cevap: İÇ Anadolu BÖlgesİ

Lütfen İç Anadolu Bölgesinde yapılabilcek yatırımları yazar mısınız?


Cevapla

Hızlı Cevap
Mesajınız:
Kullanıcı isminiz: Giriş yapmak için Buraya tıklayın
Rastgele Soru

Seçenekler


Seçenekler


Benzer Konular
Malazgirt Savaş Sonrası Anadolu'da Kurulan Devletler | Anadolu Beylikler Malazgirt Savaş Sonrası Anadolu'da Kurulan Devletler | Anadolu Beylikler Anadolu Beylikleri, Türklerin 1071’deki Malazgirt Savaşı’ndan sonra Anadolu’da kurdukları devletlerdir. Savaşın hemen...
Anadolu Efsaneleri GORDİON Ankara'nın güneybatısında,şimdiki Polatlı'nın azıcık kuzeyinde Gordion kenti vardırLydia Kralı Midas'ın babası Gordios bir çiftçiydiBir sabah erkenden kentin alanına yük arabsıyla girdiği...
Anadolu medeniyetleri Anadolu medeniyetleri ANADOLU: (Küçük Asya) Tarih boyunca bir çok göç ve istilaya uğramıştır. Neden?: 1- Üç tarafının denizlerle çevrili oluşu, Avrupa ve Afrika arasında deniz ve karadan...
Anadolu çorbası Malzemesi: 6 bardak et suyu 3 kaşık margarin 2 kaşık domates salçası 2 kahve fincanı un 1 fincan haşlanmış pirinç 2 adet orta büyüklükte ince kıyılmış dolmalık biber 1 domates tuz
Anadolu Rock Anadolu Rock İkinci Dünya Savaşı yıllarında dünyaya gelmiş 68 kuşağı müzisyenleri, 60'lı ve 70'li yıllarda en ünlüleri İngiltere ve Amerika'dan çıkmak üzere müzik piyasasını kasıp kavururken,...

 
Forum Stats
Üyeler: 65,724
Konular : 238,346
Mesajlar: 425,423
Şuan Sitemizde: 201

En Son Üye: yalba

Sosyal Linkler
Lütfen Facebook Sayfamızı Beğenin



Twitter Butonları





Google+ Butonu



Lütfen Google+ Sayfamızı Çevrenize Ekleyin


Sponsorlu Bağlantılar







Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 09:21.


Powered by vBulletin® Version 3.8.2
Copyright ©2000 - 2014, Jelsoft Enterprises Ltd.

DMCA.com

Sitemizde illegal paylaşım yasaktır.Sayfalarımızda bulunan içeriklerin telif haklarıyla ilgili bir şikayetiniz/sorunuz varsa bize ulaşmak için TIKLAYINIZ .
In this web site,illegal sharing is forbidden.If you have any problem/complaint about content's copyrights in our page,please click here to contact us.