Forum Kimler Online
Go Back   Ezberim > Genel Sağlık > Dahiliye Hastalıkları ve Tedavileri > Kanser
Kayıt ol Forumları Okundu Kabul Et


Kalın bağırsak Kanseri (Kolon Rektum Kanseri)

Dahiliye Hastalıkları ve Tedavileri kategorisinde ve Kanser forumunda bulunan Kalın bağırsak Kanseri (Kolon Rektum Kanseri) konusunu görüntülemektesiniz.
Kalın bağırsak Kanseri (Kolon Rektum Kanseri) Kolon ve rektum sindirim sisteminin son kısımlarını oluştururlar. Kolon yaklaşık 150 cm uzunluğundadır son ...





Yeni Konu aç Cevapla
 
Seçenekler
  #1  
Alt 04-02-2007, 10:33
 
Standart Kalın bağırsak Kanseri (Kolon Rektum Kanseri)

"Sponsorlu Bağlantılar"

 


Kalın bağırsak Kanseri (Kolon Rektum Kanseri)

Kolon ve rektum sindirim sisteminin son kısımlarını oluştururlar. Kolon yaklaşık 150 cm uzunluğundadır son 12-15 cmlik kısmı da rektumu oluşturur.

Kolorektal kanserler,kadınlarda meme ve akciğer kanserlerinden sonra üçüncü sırada; erkeklerde ise prostat ve akciğer kanserlerinden sonra yine üçüncü sırada sıklıkla görülen kanserlerdir.

Her iki cinsde de en sık ölüme sebep olan ikinci sıradaki kanser cinsidir.

Ortalama her 15 kişiden birisinde kolorektal kanser gelişir.

50 yaşından sonra kolorektal kanser gelişme riski artmaktadır.

Günümüzde kolon kanser tedavisinde pek çok yöntem mevcuttur.

Tüm kanserlerde olduğu gibi kolon kanserinde de ne kadar erken tanı konursa o kadar başarı ile tedavi edilebilir.Erken evrelerde yakalanmış bir kolon kanseri % 90 oranında başarı ile tedavi edilebilir.

KOLOREKTAL KANSER RİSK FAKTÖRLERİ

Kolorektal Kanserlerin kesin oluş nedeni bilinmemektedir,ancak bu hastalık oluşum ihtimalini arttıran risk faktörleri belirlenmiştir. Bunlar :

-yaş

-polipler

-diyet

-kişinin sağlık geçmişi

-aile öyküsü

-inflamatuar barsak hastalıklarıdır

POLİPLER

Polipler kolon ve rektum iç kısmında gelişen benign yani iyi huylu oluşumlardır. 50 yaş sonrası oldukça sık görülürler.

Bu poliplerin bazı tipleri kişinin kolon kanseri gelişme riskini arttırır.

Poliplerin hepsi kansere dönüşmez,ancak hemen tüm kolon kanserleri ilk olarak poliplerden başlar

DİYET

Diyet ile kolorektal kanser arasında ilişki olduğu gösterilmiştir. Bol lifli diyet alanlarda kanser görülme oranı düşüktür.

Diyette

yağ fazlalığı

protein fazlalığı

kalori fazlalığı

alkol

et

kalsiyum elsikliği

folik asit eksikliği

Sigara

kanser riskini arttıran faktörlerdir.


-Sedanter yani hareketsiz yaşam ve bol yağlı gıdalar kolon kanseri riskini arttırır

KİŞİNİN SAĞLIK ÖZGEÇMİŞİ

-Over (yumurtalık)

-Uterus (rahim)

-Meme kanseri öyküsü olan kadınlarda kolorektal kanser gelişme riski artmıştır.

Kolon kanseri olup tedavi görmüş kişilerde de nüks riski vardır.

KİŞİNİN AİLE ÖYKÜSÜ

Anne-babasında,kardeşlerinde veya çocuklarında kolorektal kanser görülen kişilerde aynı tip kanser görülme oranı yüksektir.Özellikle genç yaşta kanser oluşan kişilerin yakınlarında bu risk daha da yükselir.

Bir ailede birden çok kişide kolorektal kanser oluşması diğer kişilerin riskini de belirgin olarak arttırır.

İNFLAMATUAR BARSAK HASTALIKLARI

Kolon iç duvarında oluşan kronik bir iltihabi hastalık olan ülseratif kolitte kolon kanseri görülme ihtimali artmıştır.

Chron hastalığı gibi diğer bazı inflamatuar barsak hastalıklarında da kanser gelişme riski artar.

Tüm barsağı tutan hastalıkta 8 yıl,barsağın sol kısmını tutan hastalıkta ise 15 yıllık süre sonrası barsak kanseri görülme oranı çok artmıştır.

Belirtilen risk faktörlerinin olması,kişide mutlaka kolorektal kanser gelişeceği anlamını taşımaz; sadece oluşma riski diğer kişilere göre artmıştır.Bu nedenle daha dikkatli kontrol ve takiplerle oluşma riskini azaltmaya,eğer oluşur ise de erken tanı ve tedavi yapmaya önem vermelidir.

KOLOREKTAL KANSERLERDE SEMPTOM VE BULGULAR

-Barsak alışkanlığında değişiklikler

-Devamlı ishal veya kabızlık oluşması

-Defekasyon sonrası tam boşalamama hissinin olması

-Gaitada kan görülmesi

-Gaitanın ince çıkması

-Karında gaz,karın ağrısı,şişkinlik,kramplar gibi genel karın yakınmalarının olması

-Kilo kaybı

-Devamlı halsizlik ve yorgunluk

-Kusma

Tüm bu semptomlar birçok hastalıkta da oluşabilecek semptomlardır,bu nedenle bir veya birkaç tanesi oluşur ise mutlaka doktor kontrolü ile nedeni ortaya konmalıdır.

Erken evrede barsak kanseri ağrı yapmaz, o nedenle ağrı olmasını beklemeden doktora başvurmalıdır.

Kolon kanseri poliplerin erken evrede çıkartılması ile önlenebilecek bir hastalıktır.

Erken tanı konmuş bir kolorektal kanser % 90 tedavi edilebilir bir hastalıktır.

KOLOREKTAL KANSERDE TANI

Özellikle 50 yaş sonrası yapılacak düzenli kontroller erken tanıyı sağlayacaktır. 50 yaştan önce ise aile öyküsüne göre davranmak çok önemlidir.

Tanıda:

-Kan testleri-Tam kan,sedimentasyon,CEA

-Gaitada gizli kan

-Parmakla rektum muayenesi

-Sigmoidoskopi

-Kolonoskopi

-Biyopsi

-Çift kontrast kolon grafisi

-Virtual kolonoskopi

-Abdominal BT – MR – PET yapılır.

KOLOREKTAL KANSERDE TEDAVİ

Erken tanı ve tedavi hayat kurtarıcıdır.

Tedavi bir ekip işidir. Cerrah,onkolog ve radyasyon onkoloğu birlikte tedaviyi yapmalıdırlar.

Kanser tedavisinde evreleme yani tümörün yaygınlık durumunun belirlenmesi önemlidir.

EVRELEME

Evre 0 - Kanser henüz barsak duvarının en iç kısmında lokalizedir

Evre 1 - Kanser hücreleri barsak duvarının diğer kısımlarına doğru ilerlemiştir

Evre 2 - Kanser hücreleri barsağın dışına taşmıştır ama henüz lenf bezlerine sıçramamıştır

Evre 3 - Kanser barsak yakınındaki lenf bezlerine geçmiştir, ancak vücudun diğer kısımlarına sıçramamıştır.

Evre 4 - Kanser vücuttaki diğer organlara yayılmıştır

Evre 0-1-2 ve 3 hastalar kür tediğimiz tam tedavi şansına sahiptirler. Kolorektal kanserin tedavi sonrası 5 yıldan sonra tekrarlama olasılığı çok düşüktür, bu nedenle 5 yıl nüks olmadan geçirmiş hastalarda kürden bahsedilebilmektedir.

Evre 4 kanserlerde ise kür sağlanamamaktadır, ancak yapılan tedavilerle yaşam süresi uzatılabilmektedir.

Kolorektal kanserde tedavi tümörün yeri,büyüklüğü, evresine ve hastanın genel sağlık durumuna göre değişmektedir.Değişik tedavi kombinasyonları uygulanabilir.Üç standart tedavi yöntemi vardır: Cerrahi ( Klasik cerrahi ve minimal invazif cerrahi)

Kemoterapi

Radyoterapi

Kanser çok erken evrede saptanırsa ameliyatsız, karın duvarı kesilmeden çıkartılabilir.

Kolonoskopi yapar şekilde girişilerek tümörlü kısım çıkartılabilir,buna lokal eksizyondenmektedir. Eğer kanser bir polipte saptanıp çıkartılırsa buna polipektomi denir.

Eğer tümör daha büyükse etrafındaki sağlam bir kısım barsakla birlikte çıkartılır,geriye kalan barsak uçları karşılıklı dikilerek devamlılık sağlanır,buna kolektomi ameliyatı denir.Bu esnada barsağın yanındaki lenf bezleri de temizlenerek kanser ****stazı açısından mikroskobik incelemeye gönderilir.

Eğer tümör çıkartıldıktan sonra iki barsak ucu karşılıklı dikilemez ise bunlar karın duvarına ağızlaştırılır,buna kolostomi denmektedir.Bazı hastalarda ise dikiş emniyeti sağlamak için barsağın dikişlerden daha öndeki bir kısmından karna ağızlaştırma yapılır,bu sayede geçici olarak dikiş hattından gaita geçişi engellenmiş olur.Buna geçici kolostomi denir.Daha sonra burası kapatılır.

Kolostomi açılan hastalarda dışkı, bu bölgeye yapıştırılan özel yapılmış torbalarda toplanarak atılır.

Anüse çok yakın tümörlerde kalıcı kolostomi açılması gerekebilir.

Ameliyat sonrası geride kalmış olabilecek kanser hücrelerini de öldürmek amacı ile kemoterapi uygulanır.Kür şansını arttırmak için yapılan kemoterapiye adjuvan tedavi denmektedir.

Radyoterapi ise daha sıklıkla rektum bölgesi kanserlerinde uygulanır.Büyük tümörlerde de operasyon öncesi uygulanıp tümörü küçülterek ameliyat edilmesisağlanabilir. Kemik ****stazları da radyoterapi ile tedavi edilir.

KOLOREKTAL KANSERİ ÖNLEMEK İÇİN

-Diyet ve yaşam şekli

Bol lifli gıdalar,meyva ve sebzeler

Kalsiyum

Vitamin D

Vitamin E

Folik asit almak

Fizik aktiviteyi arttırmak

Obesite (menapoz öncesi devrede)yi önlemek

Sigara ve alkol kullanmamak

-Poliplerin alınması

KONTROL VE TARAMA PROGRAMI

Orta veya yüksek risk grubunda olmayan 50 yaş ve üzerindeki herkes 50 yaşında başlayıp her yıl gaitada gizli kan ve her beş yılda bir sigmoidoskopi veya kolonoskopi yaptırmalıdır.

Adenomatöz polip tesbit edilenlerde 3 yıl sonra kontrol kolonoskopisi yapılmalı, normal ise 5 yıllık kontrollere dönülmelidir.

Ailesinde 50 yaş öncesi kolon kanseri görülmüş olan kişiler,bu görülme yaşından 10 yaş öncesine geldiklerinde kolonoskopik kontrollere başlamalı.

Ailede birden çok kolon kanseri olduğunda da en genç yaştaki hastadan yine 10 yaş öncesi kontrollere başlanmalıdır.







"Sponsorlu Bağlantılar"

 
"Sponsorlu Bağlantılar"



  #2  
Alt 06-03-2007, 16:07
 
Standart --->: Kalın Bağırsak ve Rektum Kanseri

Allah bu hastalıga yakalananlara acıl şifa versın
saol paylasımın için


  #3  
Alt 06-03-2007, 16:08
 
Standart --->: Kalın Bağırsak ve Rektum Kanseri

bilgilendirdiğin için saoll


  #4  
Alt 06-03-2007, 16:10
 
Standart --->: Kalın Bağırsak ve Rektum Kanseri

paylaşım ve bilgilendirme için saol


  #5  
Alt 28-07-2007, 07:20
 
Question Kolon (Kalın Bağırsak) Kanseri Nedir ?

Kolon (Kalın Bağırsak) Kanseri Nedir ?

Sindirim sisteminde ince bağırsaklardan sonra gelen yaklaşık 1,5 - 2 metre uzunluğundaki kısım kolon yani kalın bağırsaktır; bunun son 15 cm.'lik bölümüne rektum adı verilir.

Kalın bağırsak ya da kolon ve rektum kanserleri, özellikle gelişmiş batı ülkelerinin önemli bir sağlık sorunudur; A.B.D., Kanada, İngiltere, Fransa, Almanya v.b. ülkelerde toplumda görülme sıklığı yüz binde 40-60 arasında değişmektedir. A.B.D.'de yılda yaklaşık olarak 150,000, Avrupa'da 170,000 tüm dünyada ise yaklaşık olarak yılda bir milyon yeni vaka görülmektedir. Yaşam süresi boyunca toplumda her 50 kişiden birinde kolorektal kanser oluşmaktadır. A.B.D.'de tüm yeni kanser vakaları içinde görülme sıklığı erkekte ve kadında % 11 oranı ile üçüncü sırayı almaktadır.


  #6  
Alt 17-09-2007, 13:27
 
Standart Kalın bağırsak Kanseri (Kolon Rektum Kanseri)

Kalın bağırsak Kanseri (Kolon Rektum Kanseri)

Kolon - Rektal kanserler A.B.D. de her iki cinsde en sık görülen 2. kanser türüdür. Yılda ortalama 140.000 kişi hastalığa yakalanmakta ve yılda ortalama 60.000 kişide bu hastalıktan kaybedilmektedir. Yurdumuzda da tanı yöntemlerinin artması, kişilerin hastalık belirtilerini daha iyi algılamaları ve hekime başvurma olanaklarının artması, beslenme alışkanlığımızında giderek daha çok endüstriyel gıdalara kayması sonucu bu kanserlerle daha sık karşılaşmamıza neden olmaktadır. Ancak erken teşhis ve tedavi yöntemleri uygulanabildiği takdirde Kolo - Rektal Kanserler tedaviden ençok yararlanan iç organ kanserleridir. Hatta TARAMA ( Screening) testleri ile hastalık oluşmadan, oluşmuş ise belirtileri daha ortaya çıkmadan saptanabilmekte ve gerekli tedavisi yapılarak tam şifa sağlanabilmektedir. Çünkü genelde ( % 95 ) Kolo-Rektal kanserler POLİP lerden gelişmektedir.

Henüz kanser gelişmeden bu polipler tarama testlerinde saptanarak POLİPEKTOMİ ( Kolonoskop ile polipin barsaktan alınması) ile çıkarılırsa ilerde oluşabilecek veya henüz çok küçük seviyede oluşmuş bir kanser barsaktan uzaklaştırılmış olacaktır.

KİMLER RİSK ALTINDADIR ?

Genelde olguların büyük çoğunluğu 45-50 yaş üzerindeki kişilerde görülmektedir.Bu Nedenle;

45-50 yaş üzerindeki kişiler

Anne, baba, kardeş gibi yakın aile bireylerinde kolorektal kanseri veya polipleri olanlar,

Uterus ( rahim ), over ( yumurtalık ) veya meme kanseri olan kadınlar,

Ülseratif Kolit veya Crohn gibi hastalıkları olanlar.

RİSKİ AZALTMAK İÇİN NELER YAPILMALIDIR ?

Risk altındaki kişiler, bu riski azaltmak için hastalık belirtileri ortaya çıkmadan yapılması gereken TARAMA (Screening ) testlerini yaptırmalıdırlar. Diyetlerini bol lifli - sebzeli, meyvalı, az yağlı ve az kırmızı etli bir şekile dönüştürmelidirler. Alkol ve sigara alışkanlığı varsa iyice azaltmalı, hatta bırakmalıdırlar. Hergün 20 - 30 dakika hafif egzersiz yapmalıdırlar.

TARAMA TESTLERİ NELERDİR ?

Kolo - Rektal kanserlerin klinik belirtileri ortaya çıkmadan yukarıda belirtilen RİSK altındaki kişilere yapılan testlerdir.Bu kanserlerin oluşmasında esas neden % 95 oranında poliplerdir. Bu polipler zaman içerisinde kansere dönüşebilmektedir. O nedenle tarama tetkiklerinde amaç bu polipleri henüz kansere dönüşmeden, eğer dönüşmüş ise çok erken devrede henüz klinik belirti vermeden teşhis etmek ve POLİPEKTOMİ ile ( kolonoskop yardımı ile polipin barsaktan uzaklaştırılması) çıkarılmalarını sağlamaktır. Bu takdirde bu hastalar % 90 nın üzerinde ki bir oranda tam şifaya kavuşmaktadırlar.

Tarama testleri şunlardır :

45 yaş üzerinde yılda bir kez rektal tuşe muayenesi,

50 yaş üzerinde yılda bir kez gaitada gizli kan aranması,

50 yaş üzerinde 3 - 5 yılda bir defa KOLONOSKOPİ veya Sigmoidoskopi,

50 yaş üzerinde 5 yılda bir defa Kolon grafisi,

Ailesinde kolorektal kanseri olanlar 45 yaşdan sonra 2 - 3 yılda bir defa kolonoskopik tetkik,

Ülseratif Koliti olanlar yılda bir defa kolonoskopi ve biyopsi yaptırmalıdırlar.

KOLO - REKTAL KANSERLERDE KLİNİK BELİRTİLER NELERDİR ?

Genelde kadın ve erkekte eşit oranda görülen Kalın barsak - Rektum kanserleri sinsi seyreder. Hastalık aşağıdaki belirtilerle ortaya çıkar.

Rektumdan kan gelmesi ( rektal kanama ), gaitanın kanla bulaşık olması,

Tuvalete çıkma alışkanlığında değişiklik

Gaitanın eskiye oranla incelmesi,

Kabızlık – İshal durumlarının ortaya çıkması,

Sık sık tuvalete çıkma isteği, buna rağmen tam boşalamama hissi,

Karında gaz ağrıları,

Kansızlık (anemi),

İzah edilemeyen zayıflama

Bu belirtilerin herhangi birinin 1 - 2 hafta devam etmesi veya aralıklarla tek rarlaması durumunda mutlaka hekime başvurulmalıdır.

TEŞHİS NASIL KONUR ?

Kolo - Rektal kanserlerde kesin teşhis barsak içerisindeki tümörden endoskopik yöntemlerden ( Rektoskopi, Fleksibl Sigmoidoskopi, KOLONOSKOPİ ) biriyle yapılacak tetkik ve alınacak parçanın patolog tarafından mikroskopik tanısı ile konur.

TEDAVİ NASIL YAPILIR?

Kolo-Rektal kanserlerin esas tedavisi tümörlü kısmın ameliyatla çıkarılması ve barsak pasajının sağlanması için çıkarılan kısmın alt ve üst uclarının tekrar karşılıklı ağızlaştırılmalarıdır.Kolonlar uzun olduğu için bu işlem kolaylıkla uygulanabilir. Ancak REKTUM kanserlerinin tedavisinde bu durum biraz farklıdır. Rektum kısa bir organ (15 cm) olması nedeni ile özellikle anüse yakın yerleşim gösteren tümörlerde ( anüs girişinden 5-6 cm yukarıda) , hastalıklı kısımın çıkarılmasını temin için anüsün tamamen çıkarılıp,iptal edilerek kolon, karın duvarına ağızlaştırılır ( KOLOSTOMİ ).

Daha önceleri çok daha sıklıkla uygulanan bu yöntem, günümüzde gerek teknolojik gelişmeler ( Stappler aleti vs.) ve gerekse bu konuda eğitilmiş ve deneyim kazanmış özellikle Kolo - Rektal cerrahi ile uğraşan cerrahlar tarafından yapılan ameliyatlarda çok az sayıda hastaya uygulanmaktadır.Bazen kolostomi rektumda yapılan ameliyatın iyileşmesini sağlamak için geçici olarak ( birkaç ay ) yapılabilir. Daha sonra bu kolostomi kapatılır. Ameliyata ek olarak, rektum tümörlerinde bazen ameliyattan önce, bazen ameliyattan sonra gerek olursa RADYOTERAPİ de yapılabilir . Kolon tümörlerinde radyoterapinin yeri yoktur. Her iki organın tümörlerinde ameliyattan sonra duruma göre KEMOTERAPİ yapılabilir.

Anüs kanserlerinde genellikle radyoterapi tercih edilmektedir. Bazı durumlarda Cerrahi tedavide yapılabilir.

AMELİYAT SONRASI BU HASTALAR NASIL İZLENMELİ ?

Kolo - Rektal Kanserlerde ameliyat sonrası nüks etme şansı hastalığın evresine göre değişir. Nüksler genellikle ilk 2 yıl içerisinde ortaya çıkarlar. Bu nedenle bu hastaların ameliyat sonrası ilk 2 yıl içerisinde çok sıkı izlenmeleri gerekir. Eğer nüks saptanacak olursa yeni yapılacak girişimlerle hastanın yaşam şansı artırılır. Ayrıca bu hastalarda geriye bırakılan kolon kısmında yeni tümör oluşma şansı azda olsa vardır. Bunların çok küçükken saptanması ve çıkarılması hastaya tam şifa sağlayacaktır.Bu izlemelerde hastalara 3-6 aylık aralıklarla kan testleri tümör belirleyicileri ( CEA ), US, Tomografi; Akciğer grafisi, Kolonoskopi gibi tetkikler dönüşümlü olarak yapılır. 2 yıldan sonra senelik kontroller ile hasta 5 yıl izlenmelidir.


  #7  
Alt 08-01-2008, 20:14
 
Standart Kolon (Kalın Bağırsak) Kanseri

Kolon (Kalın Bağırsak) Kanseri

Risk faktörleri nelerdir?

Kalın bağırsak kanserlerinin oluşumunda bilinen belli başlı risk faktörleri şunlardır:

50 yaş ve üstünde olmak,

Ailede kalın bağırsak kanseri bulunması,

Kişinin daha önce kalın bağırsak, meme, yumurtalık veya rahim kanseri geçirmiş olması,

Kolonda poliplerin varlığı,

Ülseratif kolit veya Crohn hastalığı gibi kronik iltihabi bir barsak hastalığının bulunması,

Çevresel faktörler: Hayvansal yağ ve kırmızı etin (özellikle sığır, domuz ve kuzu eti) sık tüketimi, lif (fiber)den fakir gıdalarla beslenme, obezite, aşırı kalori alımı ve düşük fiziksel aktivite, aşırı sigara ve alkol tüketimi

Belirti ve bulguları nelerdir?

En önemli belirti dışkılama alışkanlığında değişme gözlenmesidir; bu, ishal ya da kabızlık şeklinde olabilir.

Dışkıda kanama bulunması,

Dışkının kalem gibi incelmesi,

Sık tuvalete gitme ihtiyacı, fakat yetersiz dışkılama,

Aralıklı, bazan kolik tarzında karın ağrısı, gaz sancıları,

Nedeni bilinmeyen kilo kayıpları,

Kansızlık, kendini aşırı yorgun hissetme,

Bulantı ve kusma.

Tanı nasıl konur, hangi tetkikler yapılır?

Öncelikle hastanın doktora başvurması ve çok iyi bir fizik muayene yapılması gereklidir. Daha sonra sırasıyla aşağıdaki testler yapılır;

Dışkıda gizli kan incelenmesi. Son derece basit bir testtir, hastanın özel kartlar üzerine alacağı küçük miktarda dışkı örnekleri laboratuarda incelenir.

Radyolojik tetkikler (çift kontrastlı kolon grafisi, bilgisayarlı tomografi v.b.)

Laboratuar tetkikleri (tam kan sayımı, biyokimyasal tetkikler). Bunların arasında CEA (karsinoembriyonik antijen) tetkiki kalın bağırsak kanserlerinde kanda yükselebilen ve tanıya yardımcı olan testlerden birisidir.

Kesin tanı için endoskopik tetkikler (rektoskopi, sigmoidoskopi, kolonoskopi) ve biyopsi (görülen lezyondan parça alınması ve patolog tarafından incelenmesi).

Tedavisi nasıldır?

Kalın bağırsak kanserlerinin standart tedavisi cerrahidir, yani tümörlü bölge çevreden bir miktar sağlam doku ve lenf düğümleriyle birlikte çıkarılır. Bu konu çok önemli olup hayati önemi vardır. Yapılan çalışmalar, onkoloji prensiplerine uygun olarak ve deneyimli cerrahlar tarafından yapılan ameliyatların hastanın geleceği açısından en önemli faktör olduğunu göstermiştir.

Kolon kanserinde ameliyattan sonra hastalığın evresine göre ek, koruyucu kemoterapi uygulanır. Örneğin, tümörün bağırsağa komşu lenf düğümlerine sıçradığı evre III vakalarda adjuvan kemoterapi artık tüm dünyada standarttır.

Rektum kanserlerinde, anüse çok yakın tümörlerde anüsü iptal etmek ve karından dışkılamaya geçmek (kolostomi torbaları ile) bazen kaçınılmazdır. Ancak son yıllarda ameliyat öncesi radyoterapi ile birlikte kemoterapi uygulanması anüsün korunmasını önemli ölçüde sağlayabilmektedir.

Diğer organlara yayılmış (statik) hastalarda, hastanın genel durumuna, yaşına, hastalığın yaygınlık derecesine bağlı olarak her üç tedavi yöntemi (cerrahi, kemoterapi, radyoterapi) devreye girebilmekte ve hastaların yaşam süresi uzatılmaktadır. Son birkaç yılda bulunan hedefe yönelik yeni biyolojik ilaçlar (bevacizumab, cetuximab) sayesinde tedavide başarı oranı artmıştır.

Hastalıktan nasıl korunulur?

Kolon kanserine yakalanmamış bireylerin korunmasında sebze, meyve ve tahıllar gibi lifli gıdaları fazla tüketmek, yeterince kalsiyum ve D vitamini almak önerilir. Ancak bunların yanı sıra ikincil korunma önlemi olarak tarama testleri ile erken tanının ayrı bir önemi vardır.

Bunun için, her iki cinste 50 yaşından başlamak üzere,

Her yıl dışkıda gizli kan tetkiki, 5 yılda bir rektal muayene ve rektosigmoidoskopi ya da,

Her 10 yılda bir rektal muayene ve tam kolonoskopi veya,

Her 5-10 yılda bir çift kontrastlı kolon grafisi ve rektal muayene önerilmektedir.

Ailesinde kolon kanseri olan bireylerde tarama testlerine daha erken yaşta başlanmalıdır


  #8  
Alt 25-01-2008, 23:26
 
Standart Kolon Kanseri

KOLON KANSERİ

Kolon diye adlandırdığımız kalın bağırsak, yaklaşık 2 metre uzunluğundaki sindirim sisteminin ince bağırsaktan sonra gelen kısmıdır. Özellikle batılı ülkelerde sık karşılaşılan kolon kanseri oldukça büyük bir öneme sahiptir. Toplumda görülme sıklığı 10000 de 5 dolayındadır. Erkekte ve kadında eşit oranda görülen kolon kanseri bütün kanserler içinde görülme sıklığı bakımından 3. sırada yer alır.

NEDENLERİ

Kolon kanserinin nedeni kesin olarak bilinmemektedir fakat oluşumunda etkili olan bazı çevresel ve genetik nedenler vardır. Kalıtsal etkenler bu konuda büyük öneme sahiptir. Ailesinde kolon kanseri olan kişilerde kansere yakalanma ihtimali normalden daha yüksektir. Ayrıca daha önceden meme ve yumurtalık kanserini geçirmiş kişilerde ve ailelerinde kolon kanseri sıklığı daha fazladır. Gardner Sendromu ve Ailesel Polipozis hastalığı kalıtsal hastalıklardır ve sıklıkla kolon kanserine neden olmaktadır. Bunların dışında ülseratif kolit ve crohn hastalığı da kolon kanseri ihtimalini arttırır.

Beslenme, kolon kanserinde önemli bir yere sahiptir. Özellikle Batı tipi diyet kanser ihtimalini arttırır. Kolon kanserinin oluşmasında hayvansal yağların tüketiminin etkili olduğu araştırmalar sonucu saptanmıştır.

Ayrıca bazı kimyasal maddeler kanser nedenleri arasındadır. Sanayi işçilerinde, bazı fabrikalarda çalışanlarda kolon kanseri görülmesi kimyasal maddelerin etkisini ortaya koymaktadır.

BELİRTİLERİ

Kolon kanserinin başlangıç evresinde karında dolgunluk hissi, hafif ağrı, iştah kaybı, kilo kaybı, çabuk yorulma ve ishal ortaya çıkar. Ayrıca kabızlık olabilir. Kullanılan ilaçlara rağmen kabızlık devam edebilir. Bu evrede barsak henüz daralmamıştır ve belirtiler bağırsak kanseri tanısı koymak için yeterli değildir. Fakat hastada bu tip şikayetlerin olması hastanın mutlaka incelenmesini gerektirir. Görüntüleme yöntemleri kalın bağırsaktaki herhangi bir anormalliği ortaya koyar. Böylece herhangi bir hastalık varsa erken tanı konmuş olur ve hastaların geleceği açısından çok önemlidir.

Başlangıç evresinde tespit edilmeyen kolon kanseri –ki sıklıkla ülkemizde bu evrede doktora başvurulmadığından saptanamaz- ilerler ve kalın barsak daralmaya başlar. Daralma ortaya çıkarsa bağırsaktan dışkı geçişi zorlaşır. Bağırsaktaki maddeler burada birikmeye başlar ve atılamaz. Barsak kokuşması ortaya çıkar. Barsak içeriği, bağırsağın kasılma sonucu ilerlemek ister fakat kanser kitlesi yüzünden bu işlem çok zordur. Bu yüzden hastada önce kabızlık daha sonra ağrı atakları başlar.

Kolon kanseri tedavi edilmez ve daha da ilerlerse belirtiler ağırlaşır. Yorgunluk, kilo ve iştah kaybı belirginleşir. Hasta hiçbir şey yemek istemez. Kansızlık ortaya çıkar ve hastanın rengi atar. Bağırsak tamamen kapanır. Birkaç gün bu şekilde sürer. Daha sonra kanser kitlesi biraz delinir ve bağırsak içeriği atılabilir. Fakat bu olay her zaman böyle sürmez. Bir-iki defadan sonra bağırsak hiç açılmamak üzere kapanır. Hastanın durumu oldukça ağırlaşır. Kana zehirli maddelerin geçişi başlar. Bu dönemde başvuran hastaların karınları açılır ve tümörün ameliyatla alınıp alınamayacağı kararlaştırılır. Sıklıkla bu evrede tümörün çıkarılması çok zordur.

TANISI

Hastalığın tanısı günümüzde oldukça kolaydır. Kolonoskopi ile hastanın bütün kalın barsağı görüntülenir. Bu sırada, polip varsa alınır ve incelenir. Risk altındaki kişiler ve polip alınan kişiler kolonoskopi ile takip edilir. Doktorun gerekli gördüğü sıklıkta bu işlem tekrarlanır.

Diğer bir yöntem video görüntüleme ile yapılan sigmoidoskopidir. Kolonun alt bölgesinin incelenmesinde kullanılır. Ayrıca gaitada gizli kan araştırılır. Yani dışkıda kan arama yöntemi ile dışkıda saptanması zor olan az miktardaki kanamalar saptanır. Bunların dışında gerekirse bağırsaktan parça alınır ve incelenir.

TEDAVİSİ

Kolon kanserinin tedavisi cerrahidir. Tümörlü olan kısım cerrahi yöntemlerle çıkarılır. Daha sonra bağırsağın çıkarılan yerinin alt ve üst tarafı birbirine bağlanır. Eğer kanser anüse yakın bir yere yerleşmişse bu bölgenin kısa olması ameliyatın şeklini değiştirir. Bu ameliyatta anüs tümüyle çıkarılır ve kolon, karın duvarına bağlanır.

Işın tedavisi kolon kanserinde kullanılmaz. Fakat kemoterapi (ilaç tedavisi) hastalara ameliyattan sonra uygulanabilir.

KOLON KANSERİNDEN KORUNMA

Fazla lifli gıdalarla beslenme kolon kanserine karşı koruyucudur. Yapılan deneylerle bu durum ispatlanmıştır. İnsanlarda bol miktarda lifli besinlerin tercih edilmesi kolon kanseri görülme sıklığını azaltmaktadır. Çünkü bu maddeler, kanserojen maddelerin yoğunluğunu azaltmaktadır.

Yağlı besinlerle kolon kanseri arasında doğrudan ilişki vardır. Yağ oranı az besinlerin tüketilmesi gerekir. Kırmızı et ve yağlı besinler kolon kanseri ihtimalini arttırmaktadır. Bu nedenle bu besinlerin az miktarlarda tüketilmesinde fayda vardır.

Kolon kanserinden korunmanın bir diğer yolu ise düzenli kontroller yaptırmaktır. Yapılan muayene ve kolon görüntüleme yöntemleri hastalığı önlemek veya erken tanı koymak için gereklidir. Özellikle ailesinde kolon kanseri olanların ve risk altındaki kişilerin yaptırması gerekir.

Bunların dışında egzersiz yapmak, yeşil çay tüketmek bağırsak düzenini sağladığından dolayı koruyucudur. Yeşil çayda bulunan bir maddenin kanser gelişimini önlemede etkili olduğu belirtilmektedir.


  #9  
Alt 18-03-2010, 00:48
 
Standart Tüm yönleriyle kolon kanseri

Tüm yönleriyle kolon kanseri

- Kalın bağırsak kanseri olarak bilinen kolon kanseri 50 yaşından sonra görülen kanserler içinde sıklık derecesi açısından önemli bir yer tutuyor. İstatistikler bir milyon nüfuslu bir toplumda yılda ortalama 500 kanser vakasının görüldüğünü ortaya koyuyor. Düzenli sağlık taramaların yapıldığı toplumlarda ise kolon kanserlerinde ciddi bir oranda bir azalma söz konusu. Bu da erken tanının önemini bir kez daha gösteriyor.

Acıbadem Hastanesi Kozyatağı Gastroenteroloji Bölüm Şefi Prof. Dr. Nurdan Tözün “50 yaş ve üzerindeki erkek ve kadınlar, birinci derece akrabalarında kolon kanseri görülenler, kendisinde ve ailesinde meme, yumurtalık kanseri olanlar, kalın bağırsağında polip bulunanlar yüksek risk taşımaktadır.” diyor.

BELİRTİLER
Kalın bağırsak kanseri bağırsak poliplerinin büyümeleri ve kanser içeren dokuya dönüşmeleri ile oluşuyor. Kolay belirti vermeyen ve yavaş büyüyen bir kanser türü olan kolon kanserinin geç ortaya çıkan belirtilerini şöyle sıralamak mümkün:

  • Kabızlık
  • İshal
  • Barsak alışkanlığının değişmesi
  • Karın Ağrısı
  • Dışkıda kan
  • Ağrılı dışkılama
  • Yeterince boşalamama hissi
  • Sebebi bilinmeyen ani kilo kaybı
Demir eksikliği anemisi: Özellikle sağ kolon kanserleri gizli kanama ve anemiye yol açıyor.
Prof. Dr. Nurdan Tözün belirtiler ortaya çıktığında, kanseri oldukça ilerlemiş sayıldığı için özellikle risk grubundaki kişilere düzenli kontrollerini aksatmama konusunda uyarılarda bulunuyor.

TANI YÖNTEMLERİ
Yapılan araştırmalar, bugün kolon kanserinin taranabilir ve önlenebilir bir kanser olduğunu ortaya koyuyor. Erken tanıyla hastalığa bağlı ölüm oranlarını önemli ölçüde azaltıyor. Prof. Dr. Nurdan Tözün kolon kanserinde kullanılan tanı metotları hakkında şu bilgileri veriyor:

Dışkıda kan testi: Dışkı laboratuvardan alınan özel bir kağıda konarak ve laboratuvarda inceleniyor. Bu testle dışkıda görülmeyecek kadar az miktardaki kanamanın özel bazı testlerle saptanması amaçlanıyor.

Sigmoidoskopi: Bu incelemede doktor, video görüntüleme cihazına bağlanmış olan bir tüple kalın bağırsağın alt kısmını inceliyor.

Kolonoskopi: Kalın bağırsağın tümünün incelenmesini içeren bir yöntem. Kolonoskopinin de mammografi gibi tarama amaçlı olarak yaptırılması öneriliyor. Doktorlar 50 yaşın üstündeki kişilerin risk durumuna göre 2-5 yılda bir kolonoskopi yaptırması görüşünde birleşiyorlar. Polip saptandığında işlem sırasında çıkarılıyor ve incelenmek üzere patolojiye gönderiliyor.Bir kez polip alınan kişinin daha sonra kolonoskopi ile izlenmesi gerekiyor.

Sanal Kolonoskopi: Tomografi cihazından elde edilen bilgilerin, özel bilgisayarlarla endoskopik görüntülere dönüştürülmesi şeklinde tanımlanan sanal kolonoskopide barsağın tümü görüntülenebiliyor. Sanal kolonoskopi bir cm den daha büyük poliplerin tanısını kolonoskopi ile benzer doğrulukla yapabiliyor. Ancak kalın barsak iç yüzeyinin hastalıklarının tanısı, poliplerin çıkarılması ve parça alınması için standart kolonoskopi yine de gerekebiliyor.
Biyopsi: Bağırsaktan bir parça alınarak mikroskop altında inceleniyor.

TEDAVİ
Ameliyat, kolon kanserinin başlıca tedavisini oluşturuyor ve en çok kullanılan metotların başında geliyor. Ameliyatla tüm kanserli dokunun temizlenmesi hedefleniyor. Prof. Dr. Nurdan Tözün operasyonda, görünen tümör dokusunun çıkarıldığı durumlarda bile tümörün barsak katmanlarına ve lenf bezlerine yayılımına göre bazı hastaların kemoterapi ve radyoterapiye ihtiyacı olabileceğini belirterek şunları söylüyor: “Kemoterapi ve radyoterapi ile gözden kaçabilecek kanser hücrelerinin de yok edilmesi hedefleniyor.”

KOLON KANSERİ ÖNLENEBİLİR Mİ?
Sigara kolon kanseri riskini arttıran etmenlerin başında geliyor. Bu açıdan riski azaltmak adına sigara içmemek gerekiyor. Sigara dışında kolon kanseri riskini azaltan faktörleri Prof. Dr. Nurdan Tözün şöyle açıklıyor: “Günde 1500 mg. kalsiyum alımı, günlük yapılan rutin egzersizler , yağlı gıdalardan kaçınma ve sağlıklı kiloda olmak da bu riski azaltan etkenlerdendir. Yapılan araştırmalar yakın gelecekte selenyum ve diğer oksidanların kolon kanserini önleyeceğine işaret ediyor.”


  #10  
Alt 19-03-2013, 22:17
Ziyaretci
 
Standart Cevap: Kalın bağırsak Kanseri (Kolon Rektum Kanseri)

Radyoterapi.goren rektum kanseri hastanin radyoterapi uygulamasi oncesinde ve sonrasında nasil diyet uygulanir ....Tsk.


Cevapla

Hızlı Cevap
Mesajınız:
Kullanıcı isminiz: Giriş yapmak için Buraya tıklayın
Rastgele Soru

Seçenekler


Seçenekler


Benzer Konular
Bağırsak (Kolon) Kanseri Ameliyatı Bağırsak (Kolon) Kanseri Ameliyatı Her kanser çeşidindeki gibi bağırsak kanserinde de erken teşhis hayat kurtarırken, tümörün çok fazla yayılmamış olması da tedavi şansını yükseltmektedir....
Dünyada Mart ayı kolon ve rektum kanseri olarak ilan edilmiş Dünyada Mart ayı kolon ve rektum kanseri olarak ilan edilmiş (Kalın bağırsak kolon olarak, kalın bağırsağın son 15 cm.lik bölümü rektum olarak adlandırılmaktadır). Kolon ve rektum kanseri, erkek...
Sigara ve kalın bağırsak kanseri ilişkisi Sigara ve kalın bağırsak kanseri ilişkisi Sigara, kalın bağırsak kanseri riskini artırıyor Yeni bir araştırmada, sigara içmenin diğer birçok kanser türü gibi kalın bağırsak kanseri riskini de...
Kalın Bağırsak ve Kolon Kanseri Hakkında Bilgiler Kalın Bağırsak ve Kolon Kanseri Hakkında Bilgiler VKV Amerikan Hastanesi Gastroentereloji Bölüm Şefi Dr. Kasım Kazbay, kalın bağırsak ve kolon kanseri hakkında bilgi verdi. Dr. Kasım Kazbay,...
Kalın Bağırsak Kanseri Kaç Kişide Var Kalın Bağırsak Kanseri Kaç Kişide Var 100 kişiden 6'sı kalın bağırsak kanseri Türkiye'de yüz kişiden 6'sında kalın bağırsak kanseri görülüyor. Türkiye Gastroenteroloji Derneği ile Tıbbi...

 
Forum Stats
Üyeler: 66,552
Konular : 231,723
Mesajlar: 417,285
Şuan Sitemizde: 720

En Son Üye: melanie45lin

Sosyal Linkler
Twitter Butonları





Google+ Butonu


Sponsorlu Bağlantılar







Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 06:16.


Powered by vBulletin® Version 3.8.2
Copyright ©2000 - 2014, Jelsoft Enterprises Ltd.

DMCA.com

Sitemizde illegal paylaşım yasaktır.Sayfalarımızda bulunan içeriklerin telif haklarıyla ilgili bir şikayetiniz/sorunuz varsa bize ulaşmak için TIKLAYINIZ .
In this web site,illegal sharing is forbidden.If you have any problem/complaint about content's copyrights in our page,please click here to contact us.