Forum Kimler Online
Go Back   Ezberim > Genel Sağlık > Sağlık > Kadın Hastalıkları
Kayıt ol Forumları Okundu Kabul Et


Hamilelikte beslenme de dikkat edilecek konular

Sağlık kategorisinde ve Kadın Hastalıkları forumunda bulunan Hamilelikte beslenme de dikkat edilecek konular konusunu görüntülemektesiniz.
HAMİLELİKTE BESLENMEE ILE ILGILI HERSEY BEBEĞİNİZ İÇİN SAĞLIKLI BESLENİN Hamilelik döneminde almanız gereken besin öğeleri hakkında Sema Hastanesi Beslenme ve ...






Yeni Konu aç Cevapla
Seçenekler
  #1  
Okunmamış 05-10-2009, 15:57
 
Standart Hamilelikte beslenme de dikkat edilecek konular

"Sponsorlu Bağlantılar"

 


HAMİLELİKTE BESLENMEE ILE ILGILI HERSEY

BEBEĞİNİZ İÇİN SAĞLIKLI BESLENİN

Hamilelik döneminde almanız gereken besin öğeleri hakkında Sema Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Elif Keskin bilgi verdi.




GEBELİKTE PROTEİN GEREKSİNİMİ

Kaynakları: Et, süt, yumurta, su ürünleri, kuruyemişler, bakliyat ve hububatlar

Yeterli ve dengeli beslenme ile günlük protein gereksinimi karşılanabilir. Protein gereksiniminin %60ı biyolojik değeri yüksek proteinlerden karşılanmalıdır. Hayvansal kaynaklı proteinlerin biyolojik değeri daha yüksektir. (Yumurta, et, tavuk, balık )

Bebeğin büyümesi için gebelik boyunca ortalama 950 gr kadar protein depo edilmelidir. Son 6 ayda bebeğin büyümesi hızlandığı için protein gereksinmesi de artar. Bu artış %30 kadardır ve anneden 5 gr/gün protein çekilmektedir.

GEBELİKTE DEMİR GEREKSİNİMİ

Kaynakları: Et ve türevleri, sakatat, kurubaklagiller, kuru üzüm, kuru incir, pekmez, yeşil yapraklı sebzeler

Kan değerlerinin yüksek ya da düşük olması ile tıbbi anormallikler, ölü doğum vs. gibi bazı sağlık sorunlarına yol açtığı biliniyor. Bu nedenle genç anemik olanlar başta olmak üzere tüm gebelere demir takviyesi yapılmalı.

Gebelerin demir ihtiyacı yaklaşık 1230 gramdır. Bu açıdan ortalama 1010 gr hariçten demir vermek gerekir. İyi beslenmenin yanında demir takviyesi mutlak gereklidir.

Aneminin Nedenleri:

• Artan plazma hacmi
• Bebek için demir gereksinmesinin artması
• Tahıla dayalı beslenme
• Bağırsak parazitleri
• Yaşam ve çevre koşullarının kötü olması
• Sık ve kötü koşullarda doğum
• Yetersiz ve dengesiz beslenmeye ilaveten aşırı çay kahve tüketimi
• C vitamininin yetersiz alımı
• Çoğul gebelikler,
• Birbirini izleyen sık gebelikler
• Gebelik kanamaları,
• Gebelik bulantı ve kusmaları.



GEBELİKTE KALSİYUM GEREKSİNİMİ

Kaynakları:
Süt, yoğurt, çökelek, pekmez, fındık, kuru baklagiller ve yeşil yapraklı sebzelerdir.

Kalsiyum kemik ve dişlerin yapısında bulunan bir mineraldir. Bebek ortalama 30 gr Kalsiyum depo eder. Diyetle yeteri kadar Kalsiyum alınmadığından artan gereksinim kemiklerden çekilerek karşılanır. Bu da kemik yumuşamasına ve diş çürüklerine neden olur.

Kalsiyum eksikliği nedenleri
• Sık doğumlar,
• Güneş ışınlarından yararlanamama
• Hareket azlığı,
• Yetersiz beslenme

Gebe kadının günlük gereksinimine ek olarak 500 mg/ gün Ca alması gerekir.

GEBELİKTE İYOT GEREKSİNİMİ

Kaynakları: Deniz ürünleri, zenginleştirilmiş tuzdur.

İyot eksikliğinde bebekte gelişme geriliği ve doğumsal anomaliler görülebilir. İyot eksikliği olan bölgelerde en uygun korunma olarak iyot eklenmiş tuz kullanımı önerilmektedir.

GEBELİKTE A VİTAMİNİ GEREKSİNİMİ

Kaynakları:
Karaciğer, balık, süt, tereyağı, yumurta sarısı, ıspanak, havuç, domates, yeşil yapraklı sebzeler ve kayısıdır.

A vitamin yağda eriyen bir vitamindir. Eksikliğinde erken doğum, düşük doğum kilosu doğum ve görme kusuru oluşabilmektedir. Yetersiz alındığında demir kullanımının bozulduğu ve aneminin ortaya çıkabileceği doğrultusunda bilgiler vardır. Yüksek dozda A vitamini alan annelerine düşük, bebekte ise yarık damak, kalp hastalıkları gibi durumlara neden olabilir.

GEBELİKTE C VİTAMİNİ GEREKSİNİMİ

Kaynakları:
Kuşburnu, yeşil ve kırmızıbiber, turunçgiller, domates ve patatestir.

C vitamini suda eriyen bir vitamindir. Gebelikte vücudu enfeksiyon ve toksinlere karşı korur. Besinlerde pişirme ve hazırlama sırasındaki kayıplar ile kişisel farklılıklar göz önüne alınarak 60 mg/gün C vitamini önerilmektedir.

GEBELİKTE FOLİK ASİT GEREKSİNİMİ

Kaynakları:
Karaciğer, koyu yeşil yapraklı sebzeler, et, yumurta, süt ve türevleri ve tahıllardır.

Folik asit eksikliğinde düşük doğum kilosu ve sipina bifida hasatlığına yola açmaktadır. Gebelere günlük 0.4 mg folik asit önerilmektedir. Folik asit; yetersiz alımından çok besinlere uygulanan işlemler nedeni ile kayıplara uğramaktadır. Fazla alındığında ise vitamin B12 eksikliğine yol açmaktadır.

GEBELİKTE ÇİNKO GEREKSİNİMİ
Kaynakları:
Et, deniz ürünleri, süt ve türevleri, yumurtadır.

Büyüme ve gelişme protein yapısındaki enzimlerin işlevleri ve üreme için gerekli bir besin öğesidir. Yapılan araştırmalar sonunda Zn eksikliğine bağlı olarak bebekte büyüme geriliği, ölü doğumlar ve doğumsal anomalilerin görüldüğü belirtilmiştir.


GEBELİK DÖNEMİNDE BESLENME


Hamilelik döneminde beslenme anne adaylarının en çok üzerinde durduğu konuların başında geliyor. Beslenme Uzmanı Selahattin Dönmez bu konuda merak edilenleri 3 bölüm halinde sizlerle paylaşıyor.

Gebelik kadın için doğal fizyolojik bir olaydır. Gebelikte kadının normal fizyolojisinin üzerine fetal (anne karnındaki bebek) büyümenin de eklendiği değişiklikleri kapsar. Bu nedenle toplumumuzda iki canlıyı doyuracak kadar yemesi gerektiği fikri ağır basmaktadır. Ancak güncel bilgilerimiz gebe annenin fazla beslenmesi kadar yetersiz beslenmesinin de anne ve bebek sağlığına zarar verdiğidir.

Bu yazımı okuyan annelere bir uzman olarak tek önerim Bebeğinizin emekliyor, yürüyor, el-kol hareketlerinin normal ayına uygun olması önemli ancak yeterli zeka gelişimi için bebeğinizi anne karnından beyin gelişiminin tamamlandığı 2 yaşına kadar çok dikkatli, daha sonra yaşamın sonuna kadar yeterli ve dengeli beslenmeyi hedef haline getirmesidir. Bu nedenle yazılarımı bu gözle okursanız inanılmaz yararlanacaksınız.

Beslenmenin bebeğin büyüme ve sağlığı üzerine etkilerini incelemeden önce ilk önce bebeğin anne karnındaki gelişimi hakkında bilgi vermek istiyorum.

Bebeğin anne rahmine ilk düştüğü zamanda (birinci hafta) hücre bölünmesi ile ilgilidir. İkinci hafta ile sekizinci hafta arasında doku farklılaşması ile embriyo (bebeğinizin ilk gelişmeye başladığı adı) şekilleşmeye başlar. Sekizinci haftada embriyo 1 g ağırlığında ve 2.5 cm boyundadır. Üçüncü ayın sonunda bebeğin cinsiyeti belli olur. 6. Aya kadar bebek hızla büyür ve bazı fonksiyonları belirlenir. Altı ayın sonunda bebek 1000 g ağırlığında, 35 cm boyuna gelir. Dolaşım sistemi 8-12inci haftada belirlenir. Plasenta yolu ile anne kanı bebeğine besinleri taşır. 18. Haftada solunum görülür. 12. Haftada sindirim sistemi oluşur. Sinir sisteminin çalışması ilk 8 haftada gözlenir. Fetal yaşamın ikinci yarısında BEYİN hızla büyür. Beyin hücrelerinin 2/3ü doğumdan önce, 1/3ü ise doğumdan sonraki ilk 3 yıl içerisinde oluşur.

Gebe annenin beslenmesinin bebeğin gelişime etkisi 1930lu yıllarda araştırılmaya başlanmış ve bu son yıllarda yoğunlaşmıştır. Laboratuar hayvan çalışmalarında bazı besin öğelerinin kısıtlanmasında bebekte doğumsal sorunlara yol açtığı bulunmuştur. A vitamini, çinko, iyod, demir, riboflavin, manganez, folik asit en önemli kompanentlerdir.

Yine yapılan hayvan çalışmalarında gebelik döneminde yetersiz ve dengesiz beslenenen maymunlarda doğum sonrasında yavrularını iyi besledikleri halde anne karnında (fetal yaşam) beyin hücrelerinde meydana gelen biyokimyasal değişikliklerin düzelmediği bulunmuştur. Bu araştırmalar sonucunda yetersiz ve dengesiz beslenmenin sadece beden sağlığı değil zeka üzerindede önemli etkisinin olduğu gösterilmiştir.

Bu yapılan hayvan çalışmalarının insanlar üzerindede çeşitli şekilde incelenmeye başlanmış ve İngilterede konjenital (doğumda) bozuklukla doğan bebeklerin % 65inde folik asit yetersizliği olduğu görülmüştür.

Afrikalı gebe kadınlarda A vitamininden yetersiz beslenmeleri sonucunda yeni doğan bebeklerde myopiaya neden olduğu bulunmuştur.

Gebe kadınlarda diyette iyotdan fakir beslenmeye bağlı olarak kretinizm olarak bilinen zeka özürlü bebeklerin dünyaya geldiği vurgulanmıştır.

Yine yetersiz ve dengesiz beslenen kadınlarda, ölü doğum, prematüre, konjenital bozuklukların oluştuğu bildirilmiştir.

Gebe annenin yetersiz beslenmesinin anne sağlığına da olumsuz etkileri bulunmaktadır. Gebelikte toksemi, annede megaloblastik anemi, ağır protein ve enerji eksikliği, demir eksikliği anemisi, diş çürükleri, kemik erimesi, yetersiz protein alımına bağlı olarak ödem yetersiz ve dengesiz beslenen kadınlarda daha sık görülmektedir.

Görüldüğü gibi annenin beslenmesinin hem bebek sağlığına hemde kendi sağlığına etkileri önemsenmeyecek kadar fazladır. Ancak şunuda bilmek gerekmektedir; gebelik süresince alınan aşırı kilolar doğum sorunlarına, doğum tarihinin gecikmesine, bebekte mekonyum aspirasyonu gibi anne ve bebek sağlığını ciddi olarak tehdit edici sorunlara yol açabilir. Bu neden le gebe anne gebelik boyunca gebeliğe başladığı kilo durumuna göre kilo almalı, yeterli ve dengeli beslenmelidir.

Hamilelik döneminde beslenme anne adaylarının en çok üzerinde durduğu konuların başında geliyor. Beslenme Uzmanı Selahattin Dönmez bu konuda merak edilenleri 3 bölüm halinde sizlerle paylaşıyor.

Bundan beş onlu yıllar öncesinde anneler diledikleri gibi yiyip içip ne kadar tartı aldıklarını bilmeden yaşıyor ancak yinede sağlıklı çocuklar dünyaya getiriyorlardı. Ben bugünkü bilgilerimizi okudukça ve bilim adamlarının merakları üzerine çalışmalar yapılıp bu geleneksel yöntemlerin yararları ve zararlarını yayımladıklarını gördükçe annelerimizin gerçektende çok şanslı olduğunu düşünüyorum. Bu nedenle doğru adım atıp riske atmamak için gelin yeterli ve dengeli beslenelim.

Gebelik öncesi annelerin en büyük korkusunun ne kadar kilo alacağım olup, doğru bilgiye maalesef bir türlü ulaşılamamasıdır. Yeni bilimsel veriler annenin Beden Kitle İndeksi (BKİ) denilen indekse göre gebelik boyunca tartı alımının hesaplanması gerektiğini göstermiştir. BKİ; ağırlığın (kg) boyun (m) karesine bölümü ile bulunan değerdir. Örneğin gebe adayı anne 62 kg ağırlığında ve 165 cm boyunda ise BKİ: 62/ (1.65)2 dir. Bu değerde 27.77dir. Öneriler ise; eğer annenin BKİsi 20 ve altında ise ilk 3 ay kilo almasa dahi son 6 ayda haftada 500 gın altına düşmemesi, BKİsi 26 ve üzerinde olanların ise haftalık tartı artışının ortalama 300 g olması önerilmektedir.

Buna karşılık kişisel ayrıcalıklar ağırlık kazanımına etkili olmaktadır. Buna en güzel örnek gebeliğin ilk zamanlarında annelerde bulantı, kusma, uyuklama hali, iştahsızlıktır. Bu etmenler annelerin besin alımını engeller ve ilk 3-4 ayda tartı alımının toplam 3-3.5 kg olmamasını sağlar. Ancak daha sonra 300-500 g tartı alımı düşünülürse gebeliğin sonunda 10-12 kg tartı alımı sağlanır. Bunun sonucunda 3-3.3 kg ağırlığında bir bebek dünyaya gelebilir.

Enerji: Neden bu özel dönemde daha fazla enerji almak gerekir? Çünkü hem annenin hemde bebeğin normal büyüme ve gelişimi içindir. Ayrıca bu dönemde bu gelişimin normal devamı için günlük 300 kcal ek besin alımı gerekir. Bu ek enerji anneye yağ dokusu olarak gelir, bu yağ dokusuda emziklilik döneminde artan enerji gereksinimini karşılamak için kullanılacaktır. Enerjiyi diyette karbonhidrat, protein ve yağdan dengeli sağlamalıyız. Çünkü protein ve yağı yeterli alsak dahi eksik karbonhidrat alımının bebeğin beyin gelişimi, glikojen düzeyi ve nörotransmitter sentezi (sinir sisteminin oluşmasını sağlayan maddeler) üzerine olumsuz etkileri saptanmıştır.

Protein: Proteinler vücudun yapıtaşlarıdır. Yeterli ve dengeli beslenen annelerde protein yeterli miktarda karşılanır. Ancak önerilen kaliteli protein kaynaklarının anne tarafından tüketilmesidir. Bunlar tavuk, balık veya hindi eti, süt-yoğurt, yumurta, kuru baklagillerdir.

Normalde gebe kadınlar için önerilen protein 60 gdır. WHO Vejeteryan gebelerde bu değere 9 g/gün ek olması fikrindedir.

Çoklu Doymamış Yağ Asitleri: Gebe annenin diyetinde n-3 yağ asidinden zengin beslenme ve özellikle dokozahegzoenoik asidin (DHA) diyette bulunması gerekmektedir. n-3 yağ asidi ve DHA zengin besinler; yağlı balıklar, ceviz, soya fasulyesi, tereyağı, mayonez, yeşil yapraklı sebzeler.

Demir: Bitkisel besinlerle veya tek yönlü beslenme ile beslenen kadınlarda demir eksikliği anemisi sıklıkla görülen bulgudur. Demir eksikliği olan annelerin düşük doğum ağırlıklı bebek, düşük olduğu ve doğan bebekte de anemi görüldüğü bildirilmiştir. Demirden zengin besinler; karaciğer, kırmızı et, tavuk eti, balık özellikle sardalye, yumurta, kurubaklagillerdir.

Kalsiyum: Gebelik döneminde bir çok nedene bağlı olarak kalsiyum ve fosfor gereksinimi artmaktadır. Kalsiyumun doğal kaynaklardan sağlanması anne ve bebek için tercih edilmesi gereken bir seçenektir. Süt, yoğurt, peynir, çökelek, pekmez, fındık, kurubaklagiller, yeşil yapraklı sebzeler kalsiyumun en iyi kaynaklarıdır.

Çinko: Büyüme-gelişme, protein yapısındaki enzimlerin, üreme işlevi için gerekli en önemli minerallerden biridir. Diyetteki çinko eksikliği ile anne karnında büyüme geriliği, ölü doğumlar, doğumsal anomaliler görülmektedir. Çinko; et, deniz ürünleri, süt ve süt ürünleri, yumurta, fındık, badem, ceviz gibi kuruyemişlerde bulunmaktadır







"Sponsorlu Bağlantılar"

 
"Sponsorlu Bağlantılar"



  #2  
Okunmamış 05-10-2009, 16:01
 
Standart Cevap: Hamilelikte beslenmee ıle ılgılı hersey

GEBELİKTE BESLENME

Beslenme Uzmanı Selahattin Dönmez gebelikte beslenme konusundaki son yazısını sizlerle paylaşıyor.

İlaçlar: Gebelikte kullanılan her ilaç bebeğinize zarar verebilir. Bu nedenle doktorunuzla yakın irtibat içerisinde olmanız gerekmektedir. Ayrıca annelerin farkında olmadan aldıkları ve bebeğe doğrudan etki eden pestisitler ve insektisitlerdir. Besinleri haşerelerden korumak için tarım ürünlerine DDT, diazinon, aldrin, malotin gibi haşere öldürücü kimyasal öğeler katılır. Bunlar besinlerde kalıntı bırakır. En büyük yan etkileri de çocuklarla, gebe ve emziklikli anneler üzerindedir. Besinlerimizdeki ilaç kalıntılarını bilmediğimize göre sebze ve meyvelerin iyi yıkanması, küflü, ezik, çürük besinlerin yenilmemesi alışkanlığının kazanılması gerekmektedir.

Gebelikte bulantı ve tat değişiklikleri: Gebeliğin ilk haftalarında gözlenen ve nedeni bilinmeyen bulantı ve kusmalar doğaldır ve bu durum gebe annenin yeterince besin alımını doğrudan etkilemektedir. İnatçı şekilde devam eden kusmalarda kaybolan sıvı ve elektrolitler mutlaka yerine eklenmelidir (doktorunuza başvurunuz). Bu dönemde annelerin tat ve koku duyularında da aşırı hassasiyet görülmektedir. Şiddetli yemek yeme isteğinin aksine besinden tiksinme duyusu da metabolik değişikliklere neden olmaktadır. Yataktan kalmadan önce tüketilen tuzlu bisküvi, ekmek veya krakerin bulantıyı önlediği ve sonra alınacak besinin alımının kolaylaştırıldığı belirtilmektedir.

Pika: Gebelikte genellikle iştahın fazla olması doğaldır. Özellikle bazı besinlere karşı aşırı istek olabilir. Bazen bu durum aşırı olur ve besin olmayan bazı maddelere yönlenebilinir. Bu durum genelde yetersiz beslenen genç annelerde sıklıkla gözlenir. Pikanın bir nedeni de bulantı hissinin azalttığı görüşüdür. Bu durum toprak yeme şeklinde görüldüğünde demir eksikliği anemisi görülmesine neden olabilir.

Kabızlık: Bazı gebelik hormonlarının barsak hareketlerini azaltıcı etkisi, kilo artışı nedeniyle hareketlerde azalma, beslenme düzeninde olan değişiklikler gebe annelerde kabızlık oranını arttırmaktadır. Lif içeren sebze ve meyvelerin çiğ, bol ve kabuklu olarak tüketimi, sıvı alımının arttırılması, kuru meyvelerin yenilmesi bu sorunun çözümlenmesine yardımcı olmaktadır. Yine kurubaklagiller, kuru meyvelerle hazırlanan tahıl gevrekleri, yulaf ezmesi ve fiziksel hareketin arttırılması kabızlık sorunu yaşayan annelere yapacağım öneriler arasındadır.

Anemi: Halsizlik, yorgunluk ve sık sık hastalanma demir eksikliği anemisinin önemli belirtileridir. Hayvansal besinlerin, kuru baklagillerin, kuru meyvelerin taze sıkılmış meyve suları gibi C vitamininden zengin besinlerle tüketilmesi ile demir emiliminin arttırılması önerilebilinir.

Preeklemsi: Gebe annelerin % 4ünde gözlenen bu özel durumda kan basıncı, kan üre azotu ve tansiyonun yükselmesiyle karakterize bir tablo oluşmaktadır. Bu durumda protein alımının, tuz alımının kısıtlanması yapılmalıdır (beslenme uzmanına başvurunuz).

GEBELİKTE GÜNLÜK BESLENME PROGRAMI

Kahvaltı:
1 su bardağı kalsiyumdan zengin az şekerli süt
1 karper büyüklüğünde peynir veya 1 adet yumurta
1 adet meyve veya ½ su bardağı meyve suyu
1 ince dilim ekmek
Domates, kırmızı biber, yeşil biber, maydanoz.

Ara öğün:
1 adet meyve veya meyve suyu

Öğle:
1 tabak etli( tavuk, hindi eti, yağsız kırmızı et) sebze yemeği
1 kase pilav veya makarna veya 1 orta boy patates
1 kase kuru baklagil yemeği veya pilaki
1 dilim ekmek
1 kase yoğurt/cacık/ayran
1 adet meyve

Ara öğün:
1 su bardağı kalsiyumdan zengin az şekerli süt
1 adet meyve

Akşam:
1 kase tercih edilen çorba (yoğurtlu, tarhana, kuru baklagil)
1 tabak sebze yemeği (mevsim sebzeleri ile hazırlanmış)
1 dilim ekmek
1 adet meyve
Mevsim salata

Ara öğün:
1 su bardağı kalsiyumdan zengin az şekerli süt


HAMİLELİKTE 2 KİŞİLİK BESLENMEK DOĞRU DEĞİL

Gebelik anne ve bebek açısından beslenme alışkanlıklarının tekrar değerlendirilmesi gereken özel bir dönem. Bu dönemde esas olan damak zevkini değiştirilmesi değil, beslenme alışkanlıklarının yeterli ve dengeli hale getirilmesi. Diyetisyen Emine Sezen, “Gebelik süresince anne adayının 9-13,5 kg arasında kilo alması normal karşılanmaktadır. Gebeliğin değişen haftalarında değişen ihtiyaçlar nedeniyle kilo alımı, ilk üç ayda her ay 1 kg, ikinci ve üçüncü aylarda ise her ay 1-1,5 kg olacak şekilde planlanmalıdır. Annedeki aşırı kilo alımı, annenin ve bebeğin sağlığını tehdit edecek sonuçlar doğurabilmektedir.” Diyor.

Gebelikte Alınması Yararlı Olan Vitamin ve Mineraller

Kalsiyum:
Bebeğinizin kemik ve diş gelişimi gebeliğinizin 8. haftasında başlamaktadır. Gebelikte normalde gerek duyduğunuz miktarın iki katı kadar kalsiyum gerekmektedir. Yeşil yapraklı sebzeler, peynir, süt ve yoğurt kalsiyum açısından oldukça zengindir. Üç dilim beyaz ekmek, 100 gr. yağsız peynir, 2 bardak süt ve 150 gr. sardalya günlük kalsiyum gereksinimini giderecektir. Süt ürünlerinin yağ açısından da zengin olduğu unutulmamalı ve yağı alınmış süt ya da yoğurt tercih edilmelidir. Doktorunuz önermediği sürece multivitamininiz ve doğal beslenmenizin dışında kalsiyum tableti almanıza gerek yoktur.

Protein: Balık, et, kuru baklagiller ve süt protein açısından zengin besinler olup gebelikte artan protein ihtiyacını karşılamalıdır. Yağsız kırmızı et, mercimek, yumurta , kaşar peyniri, tavuk, balık yoğurt, yer fıstığı ve az miktarda fıstık ezmesi tercih edilebilir. Hayvansal protein alımında etin yağsız kısmının yenmesine dikkat edilmelidir.

C Vitamini: Taze sebze ve meyvelerde bulunan C vitamini vücudun hastalıklara karşı direncini arttırır, plasenta yapısı için önemlidir ve demirin bağırsaklarda emilimini kolaylaştırır. Uzun süre saklanan ve pişirilen besinlerde C vitamininin çoğu kaybolur. Bu yüzden besinler taze olarak tüketilmeli ve sebzeler çiğ ya da haşlanmış olarak yenmelidir. C vitamin vücutta depolanmadığı için her gün mutlaka belli bir miktar alınmalıdır. Portakal, greyfurt, lahana, Brüksel lahanası, patates, çilek, kırmızı ve yeşil biber, domates ve karnabahar bol miktarda C vitamini içermektedir.


Lifli Gıdalar: Gebelikte azalan bağırsak hareketleri nedeniyle kabızlık sık görülmekte ve dikkat edilmezse hemoroit ve fissürlere neden olarak konforu çok bozabilmektedir. Lifli yiyecekler günlük beslenmenin önemli bir bölümünü oluşturmalıdır. Sebze ve meyveler açısından zengindir ve her gün bolca yenebilir. Kepekli ekmek, pırasa, bezelye, kuru kayısı, kuru üzüm, kuru yemişler, esmer pirinç ve kepekli makarna yenebilir. Ancak kepekli besinler bazı besinlerin emilimini bozduğundan yüksek lif içeriğine rağmen aşırı tüketilmemelidir.

Demir: Bebek ve anne için temel ihtiyaçların başında gelen demir, gebelikte dışardan ilaç alınması zorunlu tek mineraldir. Demir eksikliği sonucunda annede yorgunluk, halsizlik ve konsantrasyon kaybının yanı sıra saç dökülmesi, ciltte ve mukozalarda bozukluk gibi bulgular ortaya çıkabilmektedir. Hem gebelik nedeniyle artan anne kanına yeterli oksijenin taşınabilmesi için, hem de bebeğin doğumdan sonra kullanacağı demirin depolanması için daha fazla demire ihtiyaç vardır. Yağsız kırmızı et, ton balığı ve karaciğer bol miktarda demir içermekle birlikte, d,yet demir alımı için asla tek başına yeterli olamaz ve mutlaka demir ilaçları ile desteklenmelidir. Demir emilimi için C vitaminin önemi de unutulmamalıdır.

Folik Asit: Gebelikten önce alımı ideal olmakla birlikte folik asit, gebeliğin ilk birkaç haftasında da bebeğin merkezi sinir sistemi gelişimi ve doğum defektlerinin önlenebilmesi için gereklidir. Vücutta depolanamadığı ve gebelik süresince normalden fazlasına ihtiyaç duyulduğu için her gün alınmalıdır. Taze yeşil sebzeler folik asitten zengindir. Pişirme ile değerlerinin azalmaması için çiğ ya da az haşlanarak yenmelidir.

HAMİLELİKTE BESLENMEYE DİKKAT

Hamilelik süresince benimsenen beslenme düzeni, bebeğin sağlığını önemli ölçüde etkiliyor. Yapılan son araştırmalar, bu etkinin süresinin sanıldığından çok daha uzun olduğunu, yetersiz ve sağlıksız beslenmenin ise ileride kronik hastalıklara yol açtığını ortaya koyuyor. İşte bu nedenle uzmanlar uyarıyor:

“Hamilelikte beslenmeye dikkat, sağlıklı bebekler sağlıklı toplum demektir!”

Hamilelikte doğru ve dengeli beslenmek… Bu belki de bir annenin bebeği için yapacağı ilk ve en önemli yatırım. Annenin hamileliği boyunca bilinçli beslenmesinin bebeğin sağlığı üzerinde bir ömür boyu sürecek etkiler bırakabileceği, yapılan araştırmalar sayesinde artık iyice biliniyor. Ve hamilelikte doğru beslenme sağlıklı bebekler, sağlıklı bebekler sağlıklı bireyler, sağlıklı bireylerse sağlıklı toplum anlamına geliyor… Bilimsel çalışmalar, hamilelik döneminde annenin yeterli ve dengeli beslenmesinin hem annenin sağlığını uzun süre koruyacağını hem de bebeğin sağlıklı doğması ve sağlıklı gelişmesi açısından önemli sonuçlar alacağını gösteriyor. Bunun aksi, bebekte bazı anomalilere yol açabileceği gibi bebeğin ileriki yaşamında çeşitli kronik hastalıklara yakalanmasına da neden olabiliyor. Kadın hastalıkları ve doğum uzmanlarıyla beslenme ve diyet uzmanları annenin alacağı kilonun ne fazla ne de çok az olması gerektiğini, ikisinin de sorunlara yol açabileceğini önemle vurguluyor.

Takip hamilelikten önce başlıyor

Yetersiz ve dengesiz beslenme hem anneler hem de bebekler için pek çok risk oluşturabiliyor. Peki, toplumumuzda anne adayları bu konuda ne kadar bilinçli? Acıbadem Kocaeli Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Yıldız Tunçay günümüzde çoğu kadının hamileliğini planladığını, bu planlamanın da, doktora, anneyi henüz hamile kalmadan buna hazırlama olanağı verdiğini söyleyerek yanıtlıyor bu soruyu. Op. Dr. Yıldız Tunçay, sözlerine şu şekilde devam ediyor: “Çocuk sahibi olmak isteyen kadınlar artık bunu planlayarak yapıyor ve en az iki ay öncesinden uzman doktorlara başvuruyorlar. Bu başvuru sırasında yapılan muayenelerde onların sağlık durumlarıyla ilgili her türlü bilginin yanı sıra beslenme düzenlerine ait ayrıntılar da alınıyor. Genel sağlık durumu değerlendirildikten sonra onlara özel bir beslenme planı çıkarılıyor. Özellikle çok kilolu, çok zayıf ya da vejetaryen kişilerin beslenmesi üzerinde önemle duruluyor. Olabilecek sorunlara karşı tüm önlemler baştan alınıyor. Çünkü hamileliğin sağlıklı yürümesinin önemli bir koşulu da annenin sağlıklı beslenmesi ve tabii bebeğin sağlıklı gelişmesi."

Günümüzde ileri yaş gebeliklerine de oldukça sık rastlandığını ve bunlarda da mutlaka gizli şeker taraması yapıldığını söyleyen Op. Dr. Tunçay, eğer herhangi bir sağlık sorunu yoksa kadınlara hamile kalmadan iki ay önce folik asit takviyesi yapılmaya başlandığını ve koruyucu amaçla günlük 400 mikrogram folik asit takviyesinde bulunulduğunu anlatıyor. Hamilelik öncesinde çinko, folik asit ve B vitamini açısından fakir bir beslenmenin hem annenin sağlığını hem de bebeğin sağlığını olumsuz yönde etkileyebileceğini belirten uzman doktor, bu eksikliklerin bebeklerde sakatlığa varan sonuçların doğmasına neden olabileceğini de vurguluyor.

İdeali, beden kitle indeksine uygun kilo almak

Hamilelik boyunca kaç kilo almalı? Acıbadem Kocaeli Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Canan Alataş, bu sorunun doğru yanıtının beden kitle indeksine uygun kilo almak olduğunu söylüyor. Yani annenin hamile kaldığı zamanda zayıf, kilolu ya da obez oluşu alması gereken kiloyu doğrudan etkiliyor. Beden kitle indeksi 20nin altında olan anneler 18 kgye kadar kilo alabilirler. Beden kitle indeksi 20-26 arası olan normal kilodaki anne adayları için ideali 12-16 kg arası almak. Ancak bu rakam fazla kilolu annelerde 7'ye kadar düşebiliyor. Normal kilodaki annelere, birinci trimester yani ilk üç aylık dönemde 1 ile 3.5 kilo arası almaları öneriliyor. Bundan sonraysa haftada yaklaşık 400 gram almaları uygun bulunuyor. Kilo fazlası olan annelerin, birinci trimesterı kilo almadan tamamlamaları ardından haftada en fazla 300 gram almaları gerekiyor. Canan Alataşın vurguladığı ve üzerinde özellikle durduğu bir nokta da, hamilelerin mutlaka tavsiye edilen miktarda kilo almalarının gerektiği. Bazı anne adaylarının, fazla kilo almaktan estetik kaygılarla çekindiğini belirten Alataş, bunun çok yanlış olduğunu, gereken miktarda kilo almanın bebeğin gelişimi ve emzirme dönemi için önem taşıdığını da hatırlatıyor.

Sağlıklı beslenme, uzmanla planlanmalı

Acıbadem Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Şengül Sangu Talak, hamilenin bir beslenme uzmanı tarafından takip edilmesinin tüm toplum sağlığını etkileyen çok önemli bir koruyucu hekimlik uygulaması olduğunu söylüyor. Talaka göre, ideal olanın 12. haftadan itibaren bir diyetisyene başvurulması ve anne adayının ayrıntılı bilgileri alındıktan sonra, ayda bir kontrollerle tüm hamileliğin izlenmesi. Şengül Sangu Talak, bu takiplerde amaçlarının tüm besin grupları açısından zengin bir beslenmeyi ön plana çıkarmak ve hamilelik boyunca ihtiyaç duyulan, minerallerden vitaminlere, tüm besin öğelerinin alınmasını sağlamak olduğunu da sözlerine ekliyor.

Uzmanlara göre, hamilelik boyunca alınması gereken enerji miktarı 2200-2500 kalori civarında olmalı. Ve bu enerji ihtiyacının karşılanması için tüm besin gruplarından tüketilmeli. Yani anne adayı, süt grubu, et grubu, sebze ve meyve grubu, ekmek ve tahıl grubu ve yağ grubu gibi başlıca besin gruplarının hepsinden uzman doktor ve diyetisyeninin tavsiye ettiği oranlarda tüketmeli. Bu dönemde, kalsiyum, demir ve çinko gibi minerallerin, B12, A, C ve D vitaminlerin ve folik asit tüketiminin önemi de artıyor. Dolayısıyla bu gibi mineral ve vitaminler açısından zengin besin kaynaklarının tüketimi de büyük önem kazanıyor. Anne adayları, bu mineral ve vitaminleri tükettikleri gıdalardan alabilecekleri gibi, doktorlarının vereceği besin takviyeleriyle de alabiliyorlar. Besin ve vitamin takviyelerini doktor tavsiyesiyle almak çok önemli çünkü bazı vitaminler vücuttan atılmıyor ve bunların vücutta birikmesi olumsuz sonuçların doğmasına yol açabiliyor. Örneğin aşırı miktarda A ve D vitamini tüketiminden sakınmak gerekiyor. Özellikle fazla A vitamini alımı bebeklerde sakatlıklara yol açabiliyor.

Tüm hamilelere hamileliğin 2. yarısından itibaren diyete ek olarak demir takviyesi yapılması öneriliyor. Bu, aynı zamanda, Dünya Sağlık Örgütünün önerdiği tek besin takviyesi.

Aşırı bulantının sorun olmaması için…

Aşırı bulantı ve kusma, annelerin hayatlarının en güzel dönemlerinden birisi olan hamileliğin tadını çıkarmasının önünde duran önemli engellerden olabiliyor. Nedeni kesin olarak bilinmeyen ve “hiperemezis gravidarum” olarak adlandırılan bu bulantı ve kusmalar, 1000 anne adayından 1-10 kadarında görülebiliyor. Özellikle ilk üç aylık periyotta görülen bulantılar, bazen sadece hayat konforunu bozabildiği gibi bazen annenin ve bebeğin hayatını tehdit edebilecek düzeyde olabiliyor. Genellikle sabahları daha şiddetli olan bulantılar için uzmanların önerisi, uyandıktan sonra yataktan kalkmadan önce kraker gibi kuru ve tuzlu besinler tüketerek bir süre beklemek. Öğün sayısını artırmak, sık aralıklarla yemek, yemek aralarında yeterli sıvı almak, mide bulantısını tetikleyen kokulardan uzak durmak da uzmanların bulantıdan şikâyeti olan anne adaylarına verdiği diğer önerilerden. Peki ya, bulantı ve kusma geçmiyor hatta daha da şiddetleniyorsa? Bu durumda uzman hekim tarafından bulantı önleyici “antiemetik” ilaçlar verilebiliyor. Eğer, anne adayının genel durumu bu nedenle bozulabiliyorsa hastanede serumla destek sıvı, şeker ve B6 vitamini takviyesi de uygulanabiliyor.

Uzmanların anne adaylarına önerileri…

Sağlıklı bir hamilelik geçirme ve sağlıklı bir bebeğe sahip olmada bilinçli beslenmenin önemi büyük. Bunun için, her zaman, uzmanların önerilerine kulak vermekte yarar var. Bakın uzmanlar yapmanız ve yapmamanız gerekenler konusunda neler söylüyor:

Bunları yapın:

• Zengin kalsiyum kaynağı olan süt, yoğurt ve peynir tüketin.

• Her gün 1 adet yumurta ya da 1 porsiyon etli sebze, kuru baklagil yemeye özen gösterin.

• Kuru baklagil ve bulgur karışımı yemekleri C vitamini açısından zengin sebze ve meyvelerle beraber tüketin.

• Zengin vitamin kaynağı olan taze, sebze ve meyveleri düzenli olarak her gün yiyin.

• Sebzelerin, makarna ve kuru baklagillerin haşlama sularını dökmeyin, bunları değerlendirin.

• Şeker yerine demir açısından zengin olan pekmezi seçin.

• Yiyecekleri hazırlarken ellerinizin temizliğine büyük özen gösterin. Sebze ve meyveleri iyice yıkayın, gerekirse sirkeli suda bekletin.

Bunları yapmayın:

• Kansızlığı önlemek amacıyla yemeklerle birlikte çay içmeyin, eğer çok içmek istiyorsanız yemekten 1-2 saat sonra ve açık olarak tercih edin.

• Hazır meyve suları, kolalı ve gazlı içecekleri mümkünse hiç tüketmeyin. Taze meyve suyu yerine meyvenin kendisini yemeyi seçin.

• Çiğ ve füme et ve balıkları, katkı maddeleriyle hazırlanmış salam, sucuk ve sosisleri hatta hazır gıdaları yemeyin.

• Kafeinli içecekleri (kahve ve çay) günde en fazla 2 bardakla sınırlayın, mümkünse hiç içmeyin.

• Sigara ve alkolü tamamen unutun. Sigara dumanı olan yerlerde bulunmayın.



  #3  
Okunmamış 05-10-2009, 16:03
 
Standart Cevap: Hamilelikte beslenmee ıle ılgılı hersey

HAMİLELİKTE FAYDALI VE ZARARLI BESİNLER

Hangi gıdalar bebek için gereklidir?

Protein: Gebelikte protein gereksinimi, kansızlık olmaması için artar. Protein az alınırsa demir eksikliği anemisi gelişip, düşüklere neden olabilir. Özellikle hayvansal kaynaklı protein alınmasına özen gösterilmelidir. Ancak; anne ideal kilosundan daha fazla bir kiloda hamile kaldı ise; yağ oranı düşük proteinli gıdalar tercih edilmelidir. Proteinli gıdaların pişirilme teknikleri de annenin kendisini iyi hissetmesi için önemlidir. Buğulama, haşlama, ızgara ve fırında pişirilenler tercih edilmeli, yağda kızartmalardan kaçınılmalıdır.



Protein İçeren Gıdalar:
Kırmızı et
Tavuk eti
Hindi eti
Devekuşu eti
Balık
Yumurta
Peynir çeşitleri
Kurubaklagiller
Mantar

Vitaminler: Bütün vitaminler anne ve bebeği için gerekli olduğu gibi özellikle;

C vitamini: Proteinlerle birlikte alınırsa demir emilimini arttırır. Annenin hastalıklara karşı direncini yükseltir. Vücutta depolanan bir vitamin olmadığından meyve ve sebzeler aracılığı ile taze olarak alınmalıdır. Pişirme ve uzun süreli bekletmelerde ciddi kayba uğrar.

• Turunçgiller
• Lahana
• Çilek
• Domates
• Karnabahar
• Patates
• Kırmızı ve yeşilbiber iyi bir C vitamini kaynağıdırlar.

Folik asit: Spina bifida yani sinir sistemi hastalığını önlemenin en etkili yoludur. Taze yeşil yapraklı sebzeler iyi bir folik asit kaynağıdırlar, vitamin kaybı olmaması için iyi yıkanmış çiğ sebzeler aracılığı ile ya da buharda az pişirme tekniği ile tüketilmelidir.

• Yeşil yapraklı sebzeler
• Fındık
• Yerfıstığı
• Karnıbahar
• Kepekli ekmek folik asit kaynağıdırlar.

Hurma: İçerdiği vitamin deposu nedeniyle gebeler için gerekli bir meyvedir. Özellikle doğuma yakın tüketilmesi içerdiği besinlerin; Oksitosin hormon salgısını arttırması nedeniyle doğumu kolaylaşmasını sağlar.

Yağlar: Tüketilen günlük enerjinin %30 unu oluşturan yağların;%10 unun doymuş yağlardan,%10 unun tekli doymamış yağlardan,%10 unun çoklu doymamış yağlardan alınması vücut için gereklidir.
Doymuş yağlar; et,süt,yumurta gibi gıdalardan da az yağlı bile olsalar alınmış olacağından ayrıca margarin ya da tereyağı tüketmeye gerek yoktur.

Karbonhidratlar: Vücudun temel enerji ihtiyacı karbonhidratlardan sağlanır..Yani ekmek –pilav-makarna tüketimine dikkat edilmeli,tüketilecek olan miktarlar diyetisyeniniz tarafından belirlenmelidir.Fazla kilolu hamilelerin saf karbonhidratlardan kaçınması gerekir.Kansızlık varsa, kepekli karbonhidratlardan kaçınılmalıdır.

Posalı (lifli) Gıdalar : Günde 40 gr lif tüketmek gebelikte kabızlık oluşumunu
engellediği gibi kansere karşı bariyer oluşturur.Taze sebze ve meyveler lif açısından zengindir.

Kalsiyum: Annenin kemik sağlığını koruması;bebeğin 8.hafta da başlayan diş ve kemiklerinin oluşması için kalsiyum gereksinimi önemlidir.İhtiyacınız ,normal ihtiyacınızın iki katına çıkacağından tüketime özen gösterilmelidir.Kalsiyum içeren gıdalar:Süt-yoğurt-peynir-kefirdir.Yeşil yapraklı sebzelerde de az miktar da kalsiyum bulunur.

Su: Gebelikte kabızlığın önlenmesi ,sırt ağrılarının oluşmaması için su tüketimi çok önemlidir..Günlük su ihtiyacı ortalama 1,5-2 litre kadardır.

Şeker: Enerji ve tatlı ihtiyacı için sofra şekeri yerine pekmez,bal gibi besinlerden faydalanmak daha yararlıdır.Saf şeker hiçbir besleyici değeri olmayan enerji kaynağıdırlar.

Gebeler için önerilmeyen besinler:

• Katkı maddeleri içeren gıdalar
• Dondurulmuş yiyecekler
• Açıkta satılan gıdalar
• Açık süt-peynir ve çiğ etlerden yapılmış gıdalar
• Koyu çay, kahve, kakao. Son araştırmalar özellikle kahvenin erken doğum riski oluşturduğu yönündedir.
• Bitki çayları: Doktorunuz ve diyetisyeninize danışmadan tüketilmesi önerilmemektedir. Çayların içeriğindeki bazı etken maddeler sizi olumsuz etkileyebilir.
• Tuz: Vücutta aşırı tuz tüketimi ödem oluşmasına yani şişliğe neden olacağından böbrekleriniz zarar görüp sizi hastalandırabilir.
• Gazlı içecek ve meşrubatlar: Boş enerji kaynağı olup;annenin gereksiz kilo almasına neden olurlar.
• İyi yıkanmamış sebze ve meyveler: Üzerlerinde kalabilecek kimyasal atıklar, bakterilerden dolayı zarar verebilirler
• İyi pişmemiş etler: Gıda Zehirlenmesine neden olabilir.
• Maydanoz: Fazla maydanoz tüketimi erken doğumu tetikleyebilir.

Zehra C. Akören
Yeditepe Üniversitesi Hastanesi Diyetisyeni


ÇALIŞAN ANNE ADAYI NASIL BESLENMELİ?

Çalışan anne adayları yeterli ve dengeli beslenmek için çok çaba göstermeliler. Amaç sadece bebeğin normal büyüme ve gelişmesini sağlamak değil aynı zamanda kendi sağlıklarını korumaktır.

Anne adayı yeterli beslenmezse, alması gereken besin gruplarını yetersiz alırsa;
-Kansızlık
-Diş çürüğü
-Kemiklerin yumuşaması, deformasyonu
yetersiz protein alımına bağlı vücutta aşırı su toplanması görülür. Ayrıca düşük doğum ağırlıklı ve erken doğan bebekler olmaktadır. Ayrıca bebeklerin beyin gelişimini tamamlamaması da görülebilmektedir.

Anne fazla beslenirse;
Doğum sorunlarına neden olur. Sezaryen, doğum yapma zorunluluğu veya doğum tarihinin gecikmesi gibi.
Eskilerin dediği iki kişilik beslenmelisin lafı miktar olarak değil ama besin öğelerinin gereksiniminin artması anlamında doğrudur.
Örneğin;
Protein ihtiyacı 45-50g /gün iken hamilelikte 60-70g/gün, kalsiyum 800mg/gün iken hamilelikte günde 1200mg, Demir 15mg/gün iken hamilelikte 30mg, C vit amini 60mg/gün iken hamilelikte 70 mg/gün gibi artışlar olmaktadır.

Hamilelikte annenin
-Enerji
-Protein
-Vitamin
-Mineral ihtiyacı artar.
Çalışan anne adayları zaman bulamadıkları için çok dengeli beslenememekte, bazen sadece boş enerji kaynağı olan içeriğinde yağ, şeker, tuz, oranı yüksek yiyeceklere yönelmektedirler. Oysa hamilelikle enerji sadece 300kcal artmaktadır.

Bisküvi, şekerleme, çikolata, hazır meyve suları kolay ulaşılabilen ama besin ögeleri yönünden dengeli olmayan yiyeceklerdir. Protein, vitamin, mineral ihtiyacı için daha dengeli beslenmek gerekir.

4 Temel Besin Grubu Var

1- Et,yumurta, kurubaklagil
Protein, Demir, Çinko ve C vitamininden zengindir.
Hamilelikte her gün 3 porsiyon kullanılmalıdır.

2- Süt,yoğurt, peynir
Kalsiyumdan zengindir.
Her gün 3 porsiyon kullanılmalıdır.

3- Ekmek, pirinç, bulgur, makarna yani tahıl grubu
Temel enerji kaynağıdır.
Her gün 4-6 dilim ekmek ve 1 porsiyon pilav veya bulgur veya makarna kullanılır.

4- Taze sebze ve meyveler
Vitamin ve minerallerden zengindir.
Her gün 5 porsiyon kullanılır.

Çalışan anne adayları;

Kahvaltıda
1. gruptan yumurta
2. gruptan peynir
3. gruptan ekmek
4. gruptan meyve veya yeşillik veya meyve suyu veya domates seçebilir.

İşyerinde kahvaltı yapıyorsa poğaça, açma yerine evde hazırlayacakları peynirli sandviç veya peynirli tost olabilir. Yanında 1 meyve veya sandviç içinde yeşillikler olmalıdır.

Öğle yemeklerinde
1. gruptan et veya tavuk veya balık veya kurubaklagil yemeği
2. gruptan yoğurt veya ayran veya cacık veya sütlü tatlı
3. gruptan pilav veya makarna veya bulgur veya patates veya ekmek
4. gruptan sebze veya salata seçilebilir.Öğle yemeklerinde eksik olan grup akşam tamamlanır. Örneğin 2. grup yoksa gece süt içilir.

Akşam yemeklerinde
1. grup ve 4.gruptan etli veya tavuklu sebze
2. gruptan yoğurt
3. gruptan ekmek seçilir.

Çalışan anneler aralarda bisküvi, şekerleme, çikolata, kek yerine; süt, ayran, kuru meyve, taze meyve, peynirli sandviç, tost, taze sıkma meyve suyu gibi seçimler yapmalılar.

Lütfen dikkat

* Kansızlığa neden olduğundan yemeklerle birlikte çay içilmemelidir. Çay yemek yendikten 1-2 saat sonra açık ve limon eklenerek kullanılmalıdır. İçecek olarak ıhlamur, nane, papatya, kuşburnu gibi bitki çayları tercih edilmelidir.
* Salam, sosis, sucuk gibi katkı maddesi içeren diğer hazır besinler mümkün olduğu kadar yenmemelidir.
* D vitamini güneş ışınlarının doğrudan cilde yansıması ile sağlanır. Çalışan anne adayları öğle tatillerinde dışarı çıkmaya, kısa yürüyüşler yapmaya çalışmalıdır.
* Hazır meyve suları, gazoz ve kolalı içecekler yerine taze sıkılmış meyve suları, ayran, limonata tercih edilmelidir.
* Pekmez kan yapıcıdır. Şeker yerine pekmez kullanılabilir.
* Sigara ve alkol kullanılmamalıdır.
* Sebze ve meyveler iyice yıkanmalıdır.


  #4  
Okunmamış 05-10-2009, 16:04
 
Standart Cevap: Hamilelikte beslenmee ıle ılgılı hersey

HAMİLELİKTE VEJETARYEN BESLENME

Vejetaryen beslenmenin yayılmasında din, etik ve sağlık gerekçeleri önemli rol oynuyor. Ancak etin çıkarıldığı beslenme türleri, özellikle hamilelikte ciddi sağlık sorunlarına neden olabiliyor. International Etiler Tıp Merkezi Beslenme Uzmanı Zerrin Aydın, hamilelik sırasında beslenmeden etin çıkarılmasıyla bebeğin sinir sisteminde ve nörolojik gelişim bozuklukları, anemi gibi sorunların ortaya çıktığını belirtiyor.

Vejetaryen beslenme türleri arasında şunlar yer alıyor:

Vegan diyet:
Hiç bir hayvansal kaynaklı besin tüketilmiyor
Beyaz vejetaryen diyet: Kırmızı et yenilmiyor
Lakto vejetaryen diyet: Bitkisel besin, süt ve ürünleri tüketiliyor
Ova vejetaryen diyet: Bitkisel besinler ve yumurta yeniliyor
Lakto ova vejetaryen diyet: Bitkisel besinler, süt ürünleri, yumurta yer alıyor
Semi vejetaryen diyet: Tavuk sınırlı tüketilmekte birlikte, balık, süt ve yumurta yeniliyor

ANNE ADAYININ GÜNLÜK BESİN İHTİYAÇ LİSTESİ

Hamilelik döneminde, yeterli ve dengeli beslenmenin sadece bebek için değil annenin sağlığı için de yararlı olduğunu belirten Zerrin Aydın, anne adaylarının günlük besin ihtiyacını şöyle özetledi:

-2500 kcal enerji
-60-70 gr protein
-1200 mg kalsiyum
-30 mg demir
-15 mg çinko
-2.2 mg B12 vitamini
-2.2 mg B6 vitamini
70 mg C vitamini

VEJETARYEN BESLENME HANGİ SORUNLARA YOL AÇIYOR?

-Hamileliğinizde vejetaryen beslenmeniz sırasında yaşayabileceğiniz en büyük problem, B12 vitamin eksikliğidir.
-B12 eksikliğinde, hamilelik sırasında hızlı büyüyen dokular DNA sentezi yapamaz ve bunun sonucu olarak doğumsal anomaliler ve sinir sisteminizde olumsuzluklar oluşabilir.
-Ayrıca nörolojik bozukluklar da yaşanabilir. Özellikle vegan diyeti, B12 yönünden yetersizdir.
-Demir, çinko, kalsiyum gibi büyüme ve sağlık için gerekli bazı minerallerin vücudunuza yararlılık oranı, daha düşük olur.
-Hayvansal besin içermeyen vegan diyetinin yeterli ve dengeli beslenmeyi sağlaması hemen hemen olanaksızdır.
-Bunun yanında, bitkisel besinlerle birlikte süt (süt ürünleri) ve yumurtanın da yer aldığı lakto ve ova vejetaryen diyetleri daha iyidir. Beyaz vejetaryen ve semi vejetaryen diyetlerinde bitkisel besinler, süt ürünleri, yumurta, haftada birkaç kez tavuk ve balık içeren besinler dengeli ve sağlıklı beslenmeyi sağlar.

VEJETARYENLER BUNLARA ÇOK DİKKAT ETMELİ!
-Beslenmenizde etin yerini, kurubaklagiller ve yumurta almalıdır.
-Hiç hayvansal besin almıyorsanız, süt yerine soya sütü ve tofu kullanabilirsiniz. Gene de beslenmenize B12 ve kalsiyum eklemeyi ihmal etmeyin.
-Çay ve kahveyi yemekten bir saat sonra tüketmelisiniz.
-Her öğününüzde C vitamininden zengin, taze sebze ve meyve olmalıdır.
-Beyaz ekmek yerine, esmer ekmek, pirinç yerine, bulgur kullanmalısınız.
-Öğünlerinize ceviz ve kuru meyveler eklemelisiniz.

ÖRNEK BİR BESLENME PLANI NASIL OLMALI?

Kahvaltı:

1 su bardağı süt
1 yumurta
1 kibrit kutusu peynir
1 yemek kaşığı pekmez
1 meyve

Ara:

1 meyve

Öğle:

1 tabak kurubaklagil
1 porsiyon bulgur pilavı
1 kase yoğurt
1 dilim ekmek
1 meyve

Ara:

1 kase sütlü tatlı
1 meyve

Akşam:

1 kase çorba (mercimek gibi)
Yumurtalı sebze yemeği (yumurtalı pırasa, yumurtalı ıspanak)
1 kase salata
1 dilim ekmek
1 meyve
Gece:
1 bardak süt


  #5  
Okunmamış 16-07-2014, 03:07
 
Standart Cevap: Hamilelikte beslenme de dikkat edilecek konular

Hamilelikte doğru beslenme

Uzmanlar, anne adaylarına 12 adımda sağlıklı beslenmeyi anlattı.

Gebelik oluşmasından 12. gebelik haftasına kadar vücutta pek çok hormon yüzlerce kat artar ve buna bağlı olarak annede bulantı, kokulara hassasiyet, kusma ve sindirim problemleri görülür. 12. haftadan sonra ise hormonlar daha sabit seyrettiğinden, bu tip şikâyetler düzelir.

Gebeliğin ilk 3 ayında, bebeğin büyüme ve gelişmesini etkileyen en önemli faktör, sağlıklı kromozomal bir yapıya sahip olmasıdır. Dolayısıyla, bu dönemde annenin beslenme şekli bebeğin gelişimini etkilemez.

Florence Nightingale Hastanesi'nden, Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Faruk Abike 12 adımda sağlıklı beslenmeyi anlattı.

1- İlk üç ay sık ama az miktarlarda beslenin…
İlk 3 ayda, anne sık aralıkla az miktarlarda beslenmelidir. Yağsız, kokusuz, baharatsız ve tuzlu yiyecekler ile kraker, beyaz leblebi gibi atıştırmalıklar bulantının bastırılmasında faydalı olacaktır. Bu dönemde anne, istediği her şeyi yiyebilir ancak yeme için zorlanmamalıdır çünkü sağlıklı bir genetik yapıya sahip bebek, bu dönemde annenin beslenmesinden olumsuz olarak etkilenmez. Anne; balık, yumurta, süt-süt ürünleri ve et ürünleri tüketebilir ancak bunlara karsı bulantı veya isteksizlik varsa yeme için kendini zorlamamalıdır. Raf ömrü uzun olan, katkı maddesi içeren gıdalar (sosis, salam, hazır meyve suyu vs.) tüketiminden kaçınılmalıdır. Sonuç olarak, ilk 3 ayda anne canı ne isterse tüketmeli, onun dışında faydalı olabileceğini düşünerek istemediği gıdayı almak için gereksiz bir çaba içinde olmamalıdır.

2- 3. aydan sonraki beslenme ciddi bir disiplin ister
Gebeliğin 3. ayından sonra hormonların daha sabit seyretmesi nedeniyle, anne hem fiziksel hem de psikolojik açıdan rahatlamış olacaktır. 3. aydan doğuma kadar ki süreçte beslenme, hem anne hem de bebek açısından, çok önemlidir ve ilk 3 ayın tersine çok sıkı bir disiplin gerektirir.

3- Günlük kaç kalori alacağız?
Gebeliğin bu periyodunda, günlük 1600 kcal olan enerji tüketimi 2200 kcal düzeylerine çıkmaktadır. Dolayısı ile alım arttırılmalı, 3 ana öğün yanında mutlaka 3 ara öğün eklenmelidir. Ara öğünlerde sandviç, meyve, süt, yoğurt tüketilebilir.

4- Günlük diyet nasıl olmalı?
Günlük diyette mutlaka süt ve süt ürünleri (günde en az 1 bardak süt, bir kâse yoğurt, peynir) olmalıdır ve her gün düzenli olarak tüketilmelidir. Süt ve ürünleri, protein ve kalsiyum kaynağı olduğu için bolca tüketilmelidir.

5- Haftada en az iki öğün kırmızı et tüketin
Annenin isteğine göre biftek, köfte veya steak şeklinde olabilir ancak az pişmiş olmamalıdır. Özellikle et ve et ürünlerinin iyi pişmiş olmasına dikkat edilmeli, raf ömrü uzun olan katkı maddeleri içeren gıdaların tüketilmemesine özen gösterilmelidir.

6- Haftada en az 3 gün yumurta tüketin
Yumurta çok kaliteli protein içerir ve hatta mümkünse daha sık tüketilmelidir.

7- Haftada bir öğün balığı sofranızdan eksik etmeyin
Ancak midye, istiridye, kılıçbalığı, köpek balığı ve kral uskumru türü balıklar yüksek düzeyde cıva içerebileceğinden, bu balıkların tüketimi sakıncalıdır. Levrek, çipura, somon gibi büyük balıklar tüketilmelidir. Bununla beraber dikkat edilmesi gereken diğer bir husus da haftada 350 gramdan fazla balık tüketilmemesi ve suşi gibi çiğ balık içeren Uzakdoğu yemeklerinden uzak durulmasıdır.

8- Akşam yemeklerinde akdeniz mutfağını tercih edin
Akşam yemeklerinde bol zeytinyağlı yeşil salata tüketimi hem vitamin kaynağı açısından hem de bağırsaklar açısından sağlıklıdır.

9- Ceviz, badem, kuru incire evet!
Günlük olarak da, omega yağ asitlerinden zengin olan, ceviz, badem, kuru incir, kuru kayısı gibi gıdaların tüketimi (birkaç adet olmak üzere) önemlidir. Tatlı, pasta, hamur işi, çikolata gibi gıdalar çok fazla tüketilmemelidir.

10- Günde 3 litre sıvı tüketmeye önem verin
(su, açık çay, süt, ayran, çorba, meyve). Herhangi bir hastalık ya da gebeliğe bağlı diyabet yoksa meyveler ve yeşil sebzeler bolca tüketilmelidir. Soda ve maden suyu yoğun mineral içerir ve tüketilmesi faydalı içecekler arasındadır. Asitli ve gazlı içecekler midede rahatsızlık yaratabileceği için sık olarak tüketilmemelidir ancak haftada 1-2 kez tüketilebilir. Günde 3-4 açık çay, 1 fincan kahve (tercihen filtre kahve) tüketilmesinde sakınca yoktur.

11- Gebelikte sigara ve alkole kesin bir HAYIR!
Gebelikte 3. aydan itibaren bu beslenme disiplinine uyulması hem annenin sağlıklı bir gebelik geçirmesi hem de sağlıklı bebek gelişimi açısından son derece önemlidir. Gebeliğe başlangıç kilosuna göre değişmekle beraber, tüm gebelikte ortalama 11-14 kg kilo alımı gerçekleşmelidir. Gebeliğin ilk 6 ayında ayda bir kilogram, 6. aydan itibaren ayda iki kilogram alınması dengelidir.

12- Yürüyün ve yüzün
Gebelik asla sınırsız yemek değildir, kaliteli ve dengeli beslenme hem rahat bir gebelik süreci hem de sağlıklı bir doğum sağlar. Gebeliğin 3. ayından itibaren, dengeli ve disiplinli beslenmeye mutlaka düzenli egzersiz programı eklenmelidir. Haftada en az 2 gün birer saat yürüme, yüzme, gebeliğe özel yoga, pilates yapılabilir. Ancak tehlikeli sporlar, ağırlık içeren egzersizler, bisiklet, paten gibi aktivitelerden kaçınılmalıdır.


Cevapla

Hızlı Cevap
Mesajınız:
Kullanıcı isminiz: Giriş yapmak için Buraya tıklayın
Rastgele Soru

Seçenekler


Seçenekler


Benzer Konular
Hamilelikte Beslenme Hamilelikte Beslenme Hamilelik döneminde beslenme önerileri... ‘Hamilesiniz’ dendiği andan itibaren hamilelik başlangıç kilonuzu not edin. İlk üç ayda 1-3 kg arasında artış ideal. ...
Bebeklik ve çocukluk çağında dikkat edilecek beslenme kuralları Bebeklik ve çocukluk çağında dikkat edilecek beslenme kuralları Doğru ve dengeli beslenen çocuğun hastalıklara yakalanma olasılığı azalıyor. Bebeğe ilk 6 ay mutlaka anne sütü vermek ve 6. aydan...
Hamilelikte Beslenme Önerileri Hamilelikte Beslenme Önerileri Anne adaylarının hamilelik süreci bebeğin gelişimi ve sağlığı için oldukça önemli. Hem hamilelik süresince hem de hamilelik sonrası bebeğin ve kendisinin...
Gebelikte (Hamilelikte) Beslenme Gebelikte (Hamilelikte) Beslenme Gebelikte neler yemeliyiz? Neler yememeliyiz? gibi sorular en sık karşılaştığımız sorulardandır. Hayatın her döneminde olduğu gibi gebelik döneminde de...
Kemoterapide beslenme konusunda dikkat edilecek noktalar Kemoterapide beslenme nasıl olmalı? Kemoterapi kilo kaybı, bulantı, kusma, ishal, kabızlık, anemi, ağız yaraları, halsizlik, saç dökülmesi, ödem gibi yan etkilere neden oluyor. Tedavi sürecinde...

 
Forum Stats
Üyeler: 65,753
Konular : 238,981
Mesajlar: 426,262
Şuan Sitemizde: 269

En Son Üye: yus7

Sosyal Linkler
Lütfen Facebook Sayfamızı Beğenin



Twitter Butonları





Google+ Butonu



Lütfen Google+ Sayfamızı Çevrenize Ekleyin


Sponsorlu Bağlantılar







Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 13:53.


Powered by vBulletin® Version 3.8.2
Copyright ©2000 - 2014, Jelsoft Enterprises Ltd.

DMCA.com

Sitemizde illegal paylaşım yasaktır.Sayfalarımızda bulunan içeriklerin telif haklarıyla ilgili bir şikayetiniz/sorunuz varsa bize ulaşmak için TIKLAYINIZ .
In this web site,illegal sharing is forbidden.If you have any problem/complaint about content's copyrights in our page,please click here to contact us.