Forum Kimler Online
Go Back   Ezberim > Genel Sağlık > Sağlık > İlk Yardım
Kayıt ol Forumları Okundu Kabul Et


Karbonmonoksit zehirlenmesinde ilk yardım

Sağlık kategorisinde ve İlk Yardım forumunda bulunan Karbonmonoksit zehirlenmesinde ilk yardım konusunu görüntülemektesiniz.
Karbonmonoksit zehirlenmesinde ilk yardım Yanlış kullanım ve ihmal yüzünden soba, şofben ve baca kaynaklı karbonmonoksit zehirlenmeleri özellikle kış aylarında tehlikeli ...






Yeni Konu aç Cevapla
Seçenekler
  #1  
Okunmamış 21-01-2010, 08:35
 
Standart Karbonmonoksit zehirlenmesinde ilk yardım

"Sponsorlu Bağlantılar"

 


Karbonmonoksit zehirlenmesinde ilk yardım

Yanlış kullanım ve ihmal yüzünden soba, şofben ve baca kaynaklı karbonmonoksit zehirlenmeleri özellikle kış aylarında tehlikeli boyutlara ulaşıyor.

İzmir İl Sağlık Müdür Yardımcısı Vakkas Benli, ''İzmir'de 2009 yılında 190'ı soba, 20'si tüpgaz, 2'si doğal gaz, 72'si diğer zehirlenmeler olmak üzere toplam 283 kişi zehirlendi. Sağlık kurumlarına başvuru sonucundaki zehirlenmelerde yaşanan ölüm sayısı ise 4 oldu'' diye konuştu.

ŞOFBEN BANYO DIŞINDA BİR YERE KURULMALI
Zehirlenme sayılarının sağlık kurumlarına başvuran kişilerden oluştuğunu, bu kurumlara başvurmayan zehirlenme vakalarının da olduğunu hatırlatan Benli, tek başına yaşayan yaşlılar ile soba yakan ailelerin aynı odada uyuyan bireylerinin daha çok zehirlendiğini, şofben kaynaklı zehirlenmelerin ise gençlerde daha fazla görüldüğünü ifade etti. Sağlık Bakanlığının, şofbenin banyo dışında bir yere kurulması yönünde yönetmeliği olduğunu belirten Benli şöyle konuştu:

''Birkaç dakikalık önlemle hayat kurtarmak mümkün. Şofben zehirlenmelerinin önüne geçmek için şofbenlerin banyo dışında bir yere kurulması lazım. Bacanın iyi çekip çekmediğini, şofbenle baca arasındaki bağlantıda sorun olup olmadığı ya da uyumadan önce sobanın sönmesi gerektiği gibi şeyler birkaç dakikada yapılabilecek şeyler. Ancak bunlar yapılmadığı için ölümler devam ediyor.''

SOBA VE BACALARA DİKKAT EDİLMELİ
Benli, soba ve baca kaynaklı karbonmonoksit zehirlenmelerinin önüne geçmek için kullanılan yakıtın standartlara uygun olması, özellikle lodoslu havalarda mümkün olduğu kadar sobanın yakılmaması, gece uyumadan önce mutlaka soba ve gazlı sobaların tam olarak söndürülmesi, yanan sobanın bulunduğu yerin mutlaka havalandırılması, bacaların yılda en az bir kere temizletilmesi gerektiğini söyledi. Benli, şofben kaynaklı zehirlenmelerin önlenmesi için ise en büyük etkenin şofbenin banyo yerine balkona veya başka havadar bir yere kurulması, evde tek başına olan kişinin banyo kapısını ve penceresini aralık bırakması, aile üyelerinin banyodaki kişiyi arada bir kontrol etmesi gerektiğini sözlerine ekledi.

RENKSİZ, KOKUSUZ VE TATSIZ...
Avrupa Acil Tıp Derneği Başkan Vekili Uzman Doktor Ülkümen Rodoplu da, "Karbonmonoksit gazı,yani CO, vücudumuzda her yere kolayca geçebilir. CO, kanımızda bulunan ve oksijen taşıyan hemoglobin adını verdiğimiz maddeye bağlanması çok kolay olan gazdır. Dolayısıyla bu gazla zehirlenmek çok kolaydır. CO gazı renksiz, kokusuz, tatsız bir gazdır. Bu yüzden de farkedilmesi zordur" dedi.

"Bütan gazı, kömürle çalışan soba, ocak ve diğer ısıtıcılar, otomobil egzosundan çıkan duman dahil her türlü duman bu tür zehirlenmeye neden olur. Kapalı bir ortamda 15-20 dakika çalıştırılan bir aracın egzozundan çıkan CO gazı öldürücü düzeylere ulaşabilir" diye konuşan Dr. Rodoplu, karbonmonoksit zehirlenmelerinde ortaya çıkan belirtileri sıraladı.

"İlk belirtiler genellikle baş ağrısı, sarhoşluk hissi, kulak çınlaması, yorgunluk ve bulantıdır. Diğer belirtiler arasında düşünmede güçlük, göğüs ağrısı, çarpıntı, uyuşma, deride renk değişikliği (kiraz kırmızısı), görme bozuklukları ve karın ağrısı sayılabilir."

İLK YARDIMDA YAPILMASI GEREKENLER
Dr. Rodoplu, karbonmonoksit zehirlenmesinde yapılacak ilk yardımı ise şöyle özetledi:

1-Çevre güvenliğini sağlayın: CO gazı renksiz ve kokusuz bir gaz olduğundan farkedilmeyebilir. Önce kendi alanınızı sizi tehlikeye sokacak durumdan kurtarın. Ortamı havalandırın, etkilenmiş ya da zehirlenmiş olanları hareket ettirebiliyorsanız temiz havaya çıkartın.
2- Hiç vakit yitirmeden 112 Ambulansı arayın.
3-Bol oksijen almasını sağlayın: Hastanın uyanıklığını sağlamak için yüzüne su serpilebilir. Bilinci yerinde ise sık ve derin nefes almasını önerin.
4-Gerekiyorsa, kalbi ve solunumu durmuşsa, Temel Yaşam Desteği uygulayın. Bunun için mutlaka eğitim almış olmalısınız.
5-Kazazedenin yüzde 100 oksijene ihtiyacı olacağından mutlaka bu imkanların sağlanacağı bir hastaneye naklini sağlayın.







"Sponsorlu Bağlantılar"

 
"Sponsorlu Bağlantılar"



  #2  
Okunmamış 12-08-2010, 02:32
 
Standart Cevap: Karbonmonoksit zehirlenmesinde ilk yardım

Karbonmonoksit Zehirlenmesi Nedir ? Zehirlenme Durumunda Ne Yapılmalı ?

Dakikada 14–15 defa alıp verdiğimiz havadaki oksijen miktarını hiç düşündünüz mü? Havadaki oksijen yoğunluğu deniz seviyesinde yaklaşık % 21 nispetindedir. Bitkilerin fotosentezle şekere dönüştürdüğü karbondioksit ise, canlıların solunumuyla açığa çıkar ve ancak % 0,5 civarındadır.



Karbonmonoksit ise, bu iki gazdan oldukça farklı, canlılara faydası olmayan zehirleyici bir gazdır. Solunumda kullanılan oksijenin alınmasına mâni olan en önemli unsur, karbonmonoksittir. Karbon kaynaklı (petrol, kömür, odun, doğalgaz) bütün yanıcı maddeler, yanma esnasında havadaki oksijeni tüketir. Ortamda oksijen kalmadığında, yanma tam olmaz ve renksiz, kokusuz ve tahriş etmeyen karbonmonoksit gazı ortaya çıkar. Bu gazın solunan havaya sızmasını insanların fark etmesi çok güçtür. Karbonmonoksit, tabiî atmosfer ortamında yok denecek kadar düşüktür. Organizmalarda biyokimyevî işlemler neticesi, problem teşkil etmeyecek nispette (% 1–5) görülebilir. Egzoz ve sigara dumanı da karbonmonoksit zehirlenmesine sebep olabilmektedir. Sigaradan çıkan dumandaki karbonmonoksit hemoglobine kolayca bağlanır ve hemoglobinin oksijen taşıma kapasitesini yaklaşık % 30 nispetinde azaltır. Sigara içenlerin dudaklarındaki ve parmak uçlarındaki morluk, bu kısımlardaki kılcallara yeterli oksijen gitmemesi sebebiyledir.

Karbonmonoksit, oksijeni akciğerlerden dokulara taşıyan ve kana kırmızı rengini veren demirli bir bileşik olan hemoglobine, oksijenden 200–300 kat daha sıkı bağlanır (karboksihemoglobin), bu yüzden kandaki konsantrasyonu kısa zamanda tehlikeli boyutlara ulaşabilir. Kandaki hemoglobinler tamamen işgal edilince, dokulara oksijen gidişi azalır. Neticede hücrelerin solunum fonksiyonu bozulduğundan beyin, kalb ve kas gibi her zaman taze oksijen ihtiyacı olan dokularda kalıcı hasarlar görülebilir.

Kandaki karboksihemoglobinin yarılanma ömrü 320 dakikadır. Yani karbonmonoksitten zehirlenen bir hasta, bulunduğu zehirli ortamdan uzaklaştırılsa dahi bu gazın kandan uzaklaştırılması beş saati aşabilir. Değişik tedaviler uygulanarak bu süre bir saate veya yirmi dakikaya kadar düşürülebilir.1

Hastaların şikâyetleri ve klinik bulgular genellikle kandaki karboksihemoglobin seviyesi (zehirlenme oranı) ile alâkalıdır. Kandaki karboksihemoglobin seviyesinin % 10–20 olduğu hafif zehirlenmelerde, genellikle sadece hâlsizlik, baş ağrısı, baş dönmesi, bulantı ve kusma gözlenir. Ancak bu seviye yükseldikçe (kanda % 20-30'lara ulaştığında) hastalarda kalb, akciğer ve sinir sistemi ile ilgili problemler ortaya çıkmaya başlar. Zehirlenme seviyesi % 30'un üzerine çıktığında kalb çarpıntısı, solunum ritminin artması, yorgunluk, kalb krizi benzeri göğüs ağrıları ve kalb ritim problemleri gelişir. Sinir sistemi de zehirin tesirine girmeye başladığında kişide görme, yürüme ve düşünme bozuklukları, konsantrasyon kabiliyetinde azalmalar ve bayılma görülür. Karbonmonoksit gazı ile temas daha uzun süre devam ederse, kandaki konsantrasyon % 50'yi aşar, koma, beyin ödemi, gözlerde ve mukozalarda kanamalar, böbrek fonksiyonlarında bozulma ve kas erimeleri gelişmeye başlar. Zehirlenen kişinin kalb ve akciğer ile ilgili diğer hastalıkları veya şahsî hassasiyetindeki farklılıklar da bu verilerin değişmesine sebep olabilir.1, 2

Zehirlenme durumunda kişi öncelikle bulunduğu ortamdan hızla uzaklaştırılmalı ve temiz havaya çıkarılmalıdır. Kalb ritmi hemen kontrol edilerek gerekirse hastaya ritim düzenleyici ilâçlar verilmelidir. Karbonmonoksit zehirlenmelerinde panzehir (antidot) oksijen olduğu için, hastaya mümkün olduğu kadar yüksek konsantrasyonda oksijen verilmesi gerekir. Solunum yapamıyor veya şuuru kapalıysa hastanın sun'î solunum cihazına bağlanması gerekebilir. Eğer kan karboksihemoglobin seviyesi % 25'in üzerinde ise, sinir sistemine ait kalıcı hasar gelişmemesi için hiperbarik (yüksek basınçlı) oksijen uygulanabilir. Bu tedavi ile kandaki karbonmonoksit gazının uzaklaşma süresi kısalır. Meselâ üç atmosfer basınçlık hiperbarik oksijen uygulaması ile bu süre 20-25 dakikaya inebilir.1, 2



Korunmak için bacalar kış öncesi mutlaka kontrol edilmeli ve temizlenmelidir. İçinde is, kurum ve katran biriktiği zaman bacanın çekim gücü düşer. Kömür sobaları mutlaka üstten yakılmalı ve yanma esnasında sobalara kömür atılmamalıdır. Her tutuşturma işlemi öncesi sobanın külü mutlaka temizlenmelidir. Tam yanma sağlanmadan kapaklar kapatılmamalıdır. Sobanın yüzeyinde ve borularda çatlak ve kırıklar olmamalıdır. Soba borusu baca içine, hava akımını kesecek şekilde çok itilmemelidir. Soba kurulurken borularda fazla dirsekten kaçınılmalı ve mecbur kalmadıkça ikiden fazla dirsek kullanılmamalıdır. Tutuşturmada alt kapak kapalı, üst kapak açık tutulmalıdır. Sobada lâstik, plâstik, naylon, boya ve tıbbî atık gibi çöpler yakılmamalıdır. Aşırı nemli kömür veya odun kullanılmamalıdır.

Kombi bakımları düzenli olarak yaptırılmalı, gaz sızıntısı ve baca problemi açısından kontrol ettirilmelidir. Kombinin bulunduğu odadaki havalandırma penceresi kesinlikle kapatılmamalıdır. Kombi veya sobayla ısınılan evlerde, kapalı garajlarda karbonmonoksit alarm cihazları bulundurulmalı, banyo gibi kapalı mekânlarda şofben kullanılmamalıdır. Soba yanan odada, sobanın hava ağızları kapatılarak uyunmamalıdır. Yatarken yanmakta olan kömür koru üzerine yeni kömür kesinlikle atılmamalıdır.

Bu tedbirleri İslâm büyüklerinin tavsiyelerinde de görmekteyiz. İbn-i Ömer'den (r.a) rivayet edildiğine göre Efendimiz (sallallahü aleyhi ve selem): "Uyumak istediğiniz zaman evlerinizde yanar hâlde ateş bırakmayınız."3 buyurmaktadır. Benzer şekilde Medine'de gece vakti yanan bir ev Allah Resulü'ne (sallallahu aleyhi ve sellem) haber verildiğinde Resûl-i Ekrem: "Gerçekten bu ateş sizin düşmanınızdır; uyumak istediğiniz zaman onu söndürünüz."4 buyurmuştur. Gerçekten de ateş, hem ısınma, hem pişirme, hem de aydınlanma maksadıyla her sahada, her memlekette kullanılmaktadır. Ancak onun müdahale edilemeyecek bir vaziyette bırakılması tedbire uygun değildir. Tedbirlerin eksiksiz alınması ile karbonmonoksit zehirlenmelerinin önemli bir kısmı önlenmiş olacaktır.

Dipnotlar
1- Güven M., "Karbonmonoksit Zehirlenmesi: Görünmez Kaza", Yoğun Bakım Dergisi. 2005; 5: 221.
2- Raub JA ve ark. Carbon monoxide poisoning – a public health perspective. Toxicology 2000; 145: 1.
3- İbni Ömer (r.a): Buhârî, İsti'zân 49; Müslim, Eşribe 100
4- Ebû Mûsâ el-Eş'arî (r.a): Buhârî, İsti'zân 49; Müslim, Eşribe 101


Doç. Dr. İrfan UÇKUN
sızıntı dergisi


  #3  
Okunmamış 07-05-2011, 04:11
 
Standart Karbonmonoksit zehirlenmesi kader değil

Karbonmonoksit zehirlenmesi kader değil

Yeterince bilinçlendirme çalışması yapılmadığı için duman zehirlenmesi nedeniyle Türkiye'de her yıl yüzlerce kişi hayatını kaybediyor.

Herkes İçin Acil Sağlık Derneği Genel Başkanı Uz. Dr. Ülkümen Rodoplu, son olarak Bursa'nın Nilüfer ilçesinde sobadan sızan dumandan Mehmet Çoban (49), eşi Mahbube Çoban (47), çocukları Gülfer (16), Recep (13) ve Zeynep'in (8) yaşamını yitirdiğini, Zekiye'nin (12) ise yoğun bakımda tedavi altına alındığını hatırlattı.

Çoban ailesinin yoksulluk nedeniyle sobada talaş yakarak ısındığını anlatan Rodoplu, şunları kaydetti: ''Duman zehirlenmesi nedeniyle ülkemizde her yıl yüzlerce vatandaşımız ölmektedir. Halkımızın bu konuda bilinçlendirilmesi için devletin yıllarca hiçbir somut çalışma yapmaması düşündürücüdür. Yoksul insanların ölümüne neden olan duman zehirlenmesi, Avrupa'da hiçbir ülkede bu kadar can almazken, bizde hala 'kader' olarak algılanmaktadır. Karbonmonoksit zehirlenmesi kader değil. Bu konuda yeterli bilgilendirme yapılmaması, tedbir alınmaması bu kadar çok ölüme yol açıyor.''

FARK EDİLMESİ ZOR
Rodoplu, karbonmonoksitin, kanda bulunan ve oksijen taşıyan hemoglobine çok kolay bağlandığını ifade ederek, ''Bu gazla zehirlenmek çok kolaydır. Karmonmonoksit, renksiz, kokusuz, tatsız bir gazdır. Bu yüzden de fark edilmesi zordur. Bütan gazı, kömürle çalışan soba, ocak ve diğer ısıtıcılar, otomobil egzozundan çıkan duman dahil her türlü duman bu tür zehirlenmeye neden olur'' dedi.

Kapalı ortamda 15-20 dakika çalıştırılan aracın egzozundan çıkan karbonmonoksitin öldürücü düzeylere ulaşabildiğine işaret eden Rodoplu, karbonmonoksit zehirlenmesinin ilk belirtilerinin baş ağrısı, sarhoşluk hissi, kulak çınlaması, yorgunluk ve bulantı olduğunu, diğer belirtiler arasında düşünmede güçlük, göğüs ağrısı, çarpıntı, uyuşma, deride renk değişikliği, görme bozuklukları ve karın ağrısının sayılabileceğini söyledi.

DUMAN ZEHİRLENMESİNDE NE YAPILMALI?
Dr. Ülkümen Rodoplu, karbonmonoksit zehirlenmesinde ilk yardımda yapılacakları da şöyle açıkladı: ''Çevre güvenliğini sağlayın, renksiz ve kokusuz bir gaz olduğundan fark edilmeyebilir. Önce kendi alanınızı sizi tehlikeye sokacak durumdan kurtarın. Ortamı havalandırın, etkilenmiş ya da zehirlenmiş olanları hareket ettirebiliyorsanız temiz havaya çıkartın, bol oksijen almasını sağlayın. Hastanın uyanıklığını sağlamak için yüzüne su serpilebilir. Bilinci yerinde ise sık ve derin nefes almasını önerin. Gerekiyorsa, kalbi ve solunumu durmuşsa, temel yaşam desteği uygulayın. Bunun için mutlaka eğitim almış olmalısınız. Kazazedenin yüzde 100 oksijene ihtiyacı olacağından mutlaka bu imkânların sağlanacağı bir hastaneye naklini sağlayın.''


  #4  
Okunmamış 15-05-2014, 18:13
 
Standart Cevap: Karbonmonoksit zehirlenmesinde ilk yardım

Karbonmonoksit gazı nasıl öldürür

Manisa'nın Soma kazasında özel bir şirkete ait kömür madeninde, elektrik trafosunun patlaması neticesi çıkan yangında 238 madencimizin, "karbonmonoksit gazı zehirlenmesi" neticesi hayatlarını yitirdikleri belirtildi. Bu acı olay üzerine Florence Nightingale Hastanesi Nükleer Tıp Tiroid Hastalıkları Merkezi'nden Uzm.Dr. Mari Benli, karbonmonoksit gazının ölüme nasıl kapı araladığını anlattı.

Solunan havada bulunan ve canlıların hayatiyetini sürdürebilmesi için en ihtiyaç duyulan maddelerden biri olan oksijen, akciğerlerden dokulara eritrositlerin içinde bulunan hemoglobin isimli bir moleküle bağlanarak taşınır. Aynı mekanizmayla dokularda metabolizma artığı olarak açığa çıkan karbondioksitin bir bölümü da geri taşınır. Hemoglobin solunum gazları ile kolayca birleşip ayrılabilir.

Karbonmonoksit bir karbon ve bir oksijen atomundan oluşan bir moleküldür. Renksiz, kokusuz, tatsız ve tahriş etme özelliği olmayan bir gazdır, dolayısıyla varlığı fark edilmez. Yapısında karbon taşıyan bileşiklerin tam yanmaması neticesi karbonmonoksit açığa çıkar. Çok kuvvetli bir zehirdir. Solunan havada yoğunluğu artarsa, kana geçer ve oksijenin taşındığı hemoglobine oksijenden daha kolay bağlanır ve kolay kolay ayrılmaz. Karbonmonoksidin hemoglobine bağlanma becerisi oksijenden takriben 200 kat fazladır. Anne karnındaki bebekte karbonmonoksidin hemoglobine bağlanabilme oranı daha da yüksektir. Karbonmonoksidin hemoglobin ile bağlanması hayatımız için gerekli olan oksijenin dokulara sunumu azaltır, dokulara oksijen taşınamaz ve hücre ölümü alana gelir.

Karbonmonoksit tam olarak yanmamış odun, kömür ve tabii gaz gibi karbonlu yakıtların dumanlarında

motorlu araç egzoz gazlarında ve fabrikalarda açığa çıkan gazlarda bulunur. Kötü baca sistemleri, yangınlar, kapalı garajlar, hava dolaşımının olmadığı yerler ve kötü hava şartları karbonmonoksit oluşması ve birikmesini sağlar. Çocuklar, yaşlılar, trafik polisleri, itfaiye ve kapalı garaj çalışanları, propan yakıtlı araç kullananlar, çelik endüstrisi çalışanları, boya endüstrisinde kullanılan metilen klorür içeren maddelerle çalışanlar, kalorifer kazan dairesi çalışanları, otomobil tamircileri, iskemik kalp, kronik akciğer ve kansızlık hastaları, gebe kadınlar ve anne karnındaki bebekler genel topluma göre daha fazla riziko altındadır. Çoğunlukla karbonmonoksit gazına maruz kalınan müddet ve miktarı zehirlenme belirtilerinin ortaya çıkması ile ilişkilidir. Karbonmonoksit ile birleşmiş hemoglobin oranı % 20-30'luk düzeylere eriştiğinde zehirlenme belirtileri ortaya çıkar, % 60-70'e erişince koma ve ölüm görülebilir. Yoğun sigara içenlerin kanda % 5-10 oranında karbonmonoksit bulunabilir ve sigaradan meydana gelen bir hayli hastalığa kapı aralar.

Karbonmonoksit ile zehirlendiği düşünülen kişinin bulunduğu ortam havalandırılmalı, hemen yeterli oksijen alabileceği açık havaya çıkarılmalı, üstü örtülerek vücut ısısının savunması sağlanmalıdır. Acil yardım çağrılmalıdır, tıbbi yardım gelene kadar hava yolunu tıkayan bir şeyler varsa temizlenmelidir. Zehirlenme tablosunda baş ağrısı, görme bozuklukları, soluk darlığı, bulantı, yorgunluk ve uyku hali, zihin bulanıklığı ve ağır zehirlenmelerde koma görülebilir. Kişinin yargı becerisi bozulur ve sezgi kaybolur. Erken ve etkin rehabilitasyon edilmeyenlerde kalıcı beyin hasarı olabilir. Bir sıhhat merkezinde karbonmonoksidi kandan uzaklaştırmak için mekanik solunum aracıyla uygun oranda oksijen ve diğer solunum gazları verilerek tedavi sağlanır.

Karbonmonoksit zehirlenmesi yaygın görülen ve engellenebilir zehirlenmelerdendir.

Engellenebilmesi için toplumun aşağıdaki tedbirleri alması gerekmektedir:
-Hanelerde kullanılan tüm ısıtma sistemlerinin ve bacaların bakımını, her sene düzenli olarak yetkin kişilere yaptırmak, ortamın yeterli hava almasını sağlamak.
-Yatılan odalarda gece yanar halde bacasız veya açık ısıtıcıları bulundurmamak, bilhassa alçak basınçlı lodoslu havalarda bacaların güvenliği sağlanamamışsa soba yakmamak veya gece söndürmek. Soba ve benzerlerinde iyi yanmayan, standartlara uymayan yakıtlar kullanılmamak, sobaları aşırı doldurmamak, yatmadan önce sobaya yakıt ilave etmemek.
-Hane içinde, kapalı mekanlarda jeneratör ve bacasız ısıtma araçlarını kullanmamak.
-Banyo içinde şofben kullanmamak veyahut bu ısıtıcıların baca sistemlerinin etkin çalıştığından emin olmak, ortamın havalanabilmesini sağlamak.
-Pencere veya kapı açık olsa dahi kapalı garajlarda çalışır vaziyette araç bırakmamak.
-Karbon monoksit havadan ağır olup kapalı ortamlarda hızlı bir şekilde birikebilir; kömür, doğalgaz ve benzeri karbonlu yakıt kullanılan ortamların iyi havalandırılmasına dikkat etmek.
-Baş dönmesi, baş ağrısı, halsizlik, bulantı, soluk darlığı, görme bozukluğu yakınmalarında ve zehirlenme şüphesinde hemen bir sıhhat müessesenine müracaat etmek.


Cevapla

Hızlı Cevap
Mesajınız:
Kullanıcı isminiz: Giriş yapmak için Buraya tıklayın
Rastgele Soru

Seçenekler


Seçenekler


Benzer Konular
Besin Zehirlenmesinde Ne Yapılmalı? Besin Zehirlenmesinde Ne Yapılmalı? Besin zehirlenmesi bakteri ve toksinlerle kirlenmiş yiyecekler tüketildiğinde yaşanır. Yıkanmadan tüketilen sebzeler, tam pişmemiş etler ve çiğ yiyecekler gıda...
Soba Zehirlenmesinde İlk Yardım Karbon monoksit (CO); renksiz, tatsız, kokusuz, tahriş edici özelliği olmayan bir gazdır. Havadan hafif olduğundan genellikle odaların üst (tavan) kısmında toplanır. Yanıcı bir gazdır. Havadaki oranı...
Alkol Zehirlenmesinde Neler Yapılır ALKOLLER Etanol: Etanol, ABDde ve reçete edildiği bir çok bölgede en çok kullanılan ve de kötüye kullanımı en çok intoksikandır. Bira,tüketilen miktarı gözönüne alındığında en çok tüketilen...
Gebelik zehirlenmesinde teşhis Gebelik zehirlenmesinde teşhis Amerika'da yapılan bir çalışmayla, gebelik zehirlenmesi olarak da bilinen ve tedavi edilmediği zaman ölümcül sonuçlara yol açan preeklampsinin basit bir idrar...
Karbonmonoksit zehirlenmesi Karbonmonoksit zehirlenmesi Odun ve kömürle ısıtılan konutlardaki en büyük tehlike, karbonmonoksit zehirlenmesi. Peki, ölümle sonuçlanabilen zehirlenmelerden korunmak için ne yapmak gerekir? ...

 
Forum Stats
Üyeler: 65,785
Konular : 239,750
Mesajlar: 427,268
Şuan Sitemizde: 106

En Son Üye: ozlemalbayrak

Sosyal Linkler
Lütfen Facebook Sayfamızı Beğenin



Twitter Butonları





Google+ Butonu



Lütfen Google+ Sayfamızı Çevrenize Ekleyin


Sponsorlu Bağlantılar







Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 07:57.


Powered by vBulletin® Version 3.8.2
Copyright ©2000 - 2014, Jelsoft Enterprises Ltd.

DMCA.com

Sitemizde illegal paylaşım yasaktır.Sayfalarımızda bulunan içeriklerin telif haklarıyla ilgili bir şikayetiniz/sorunuz varsa bize ulaşmak için TIKLAYINIZ .
In this web site,illegal sharing is forbidden.If you have any problem/complaint about content's copyrights in our page,please click here to contact us.