Forum Kimler Online
Go Back   Ezberim > Her Telden Muhabbet > Genel Kültür > Hukuksal Danışmanlık
Kayıt ol Forumları Okundu Kabul Et


Kadın Hakları Nelerdir

Genel Kültür kategorisinde ve Hukuksal Danışmanlık forumunda bulunan Kadın Hakları Nelerdir konusunu görüntülemektesiniz.
Kadın Hakları Nelerdir Kadın hakları kadınların erkeklere eşit şekilde sahip olduğu sosyoekonomik siyasi ve yasal hakların tam***** verilen isimdir. Kadın ...






Yeni Konu aç Cevapla
 
Seçenekler
  #1  
Alt 02-10-2009, 15:35
 
Standart Kadın Hakları Nelerdir

"Sponsorlu Bağlantılar"

 


Kadın Hakları Nelerdir

Kadın hakları kadınların erkeklere eşit şekilde sahip olduğu sosyoekonomik siyasi ve yasal hakların tam***** verilen isimdir.
Kadın hakları kavramı özellikle 19 yy'da büyük önem kazandı. Dünya genelinde çok çeşitli kurum ve kuruluşlar kadınların karşılaştığı sorunların ve ayrımcılıkların giderilmesi için çalışmalar yapıyor. Kadınların başlıca problemleri ise şunlar:
İş ve çalışma hayatında kadınlara yönelik negatif ayrımcılık.
Dünya çapında kadınların eğitim - öğretim hakkından yoksun veya ikinci planda bırakılması.
Bir çok devletin hukuki düzenlemelerinde kadın erkek ayrımı yapılması ve bilhassa miras hukuku ve medeni hukuk düzenlemelerinde kadınlara negatif ayrımcılık uygulanması.
Dünyada birçok bölgede kadınların eş seçme evlilik boşanma ve diğer temel medeni haklarının tanınmaması.
Kadınlara yönelik fiziki şiddet ve psikolojik baskının en çağdaş ülkelerde bile tam anlamıyla kırılamamış olması.
Dünyada kadın

Dünya'nın yüzde 49.7'si kadın. Yani kadın nüfusu 3 milyardan fazla.
Her yıl yarım milyondan fazla kadın gebelik ya da doğum sırasında yaşamını yitiriyor.
Kadın cinayet kurbanlarının yüzde 70'i eşleri ya da sevgilileri tarafından öldürülüyor.
Dünyada her 3 kadından 1'i hayatının bir döneminde şiddete maruz kalıyor.
Her 5 kadından 1'i hayatının bir döneminde tecavüz veya tecavüz girişimi kurbanı oluyor.
ABD'de her 90 saniyede 1 kadın tecavüze uğrarken Irak'ta nisan 2003'ten bu yana savaş sırasında ve sonrasında en az 400 kadının tecavüze uğradığı İnsan Hakları İzleme Örgütü'nün raporlarında yer alıyor.[2]
Dünyada ağırlıklı olarak Afrika kıtasında 135 milyondan fazla kadın sünnet ediliyor.
Dünya genelinde mültecilerin yüzde 80'i kadın.
Gelişmekte olan ülkelerde okur-yazar olmayan her 3 kişiden 2'si kadın.
280 milyonluk Arap dünyasında her 2 kadından 1'i okuma yazma bilmiyor.
Suudi Arabistan'da kadının oy hakkı yok araba kullanması yasak.
Dünyada 54 ülkede kadınlara yönelik ayrımcı yasalar bulunurken 'namus savunması' Peru Bangladeş Arjantin Ekvator Mısır Guatemala İran İsrail Ürdün Suriye Lübnan ve Venezuella'nın ceza yasalarında yer alıyor.
İran'da çok istisnai durumlar haricinde kadının boşanma hakkı yok.
İslam Şeriatıyla idare edilen ülkelerde bazı durumlarda zina yapan kadın ve erkeklere recm cezası uygulanmaktadır.
Tüm dünyada sağlık çalışanlarının yüzde 75'i kadın.
Siyasette ve iş dünyasında da kadınların oranı gelişmiş ülkelerde bile epey düşük.
İş gücü olarak kadın
Eğitim seviyesi 'arttıkça' kadınların işsizlik oranı keskin bir şekilde 'artıyor'. Yani eğitim gerektirmeyen işlerde kadınlar "ucuz iş gücü" olarak istihdam edilirken yüksek ücretli ve statü sahibi mesleklerde iş bulmaları zorlaşıyopr.
Örneğin Türkiye'de okuryazar olmayan 1 milyon 46 bin kadından sadece 53 bini işsiz yani okuma yazma bilmeyen kadınlarda işsizlik oranı yüzde 1. Buna karşın lise altı eğitim alan kadınlarda işsizlik oranı yüzde 5.8'e çıkıyor.
Lise mezunu erkeklerde işsizlik yüzde 12.2'yken aynı oran kadınlarda yüzde 25.3. Üniversite mezunu erkeklerin sadece yüzde 9.3'ü işsizken üniversite mezunu kadınlarda işsizlik oranı yüzde 18.1'e ulaşıyor.
İşsiz erkekler arasında ilk kez iş arayanların oranı yüzde 19.9 olurken işsiz kadınlar arasında ilk kez iş arayanların oranı yüzde 39.9. Bu veriler kadınların giderek daha fazla oranda çalışma hayatında yeraldığını ortaya koyuyor
Seçme ve seçilme hakkı
19. yüzyılın sonlarında kadınların oy verme hakkına kavuşabilmesi konusu kadınhakları hareketi için önemli bir aşama temsil etmiştir.[4]
Yeni Zellanda'da kadınlara seçme hakkı 1893 yılında seçilme hakkı 1918'de verilmiştir. Bu yasa tüm ırktan kadınları kapsar.
1902'de Avusturalya'da kadınlar seçme hakkı kazanmıştır.
1906 yılında Finlandiya kadın vatandaşlarına seçme ve seçilme hakkı tanıyan ilk Avrupa ülkesi olmuştur. O yıllarda Rusya büyük çarlığına bağlı bir düklük olan Finlandiya dünyada ilk kadın milletvekillerinin meclise girdigi ülke ünvanını da taşir. 1907 yılında 19 kadın milletvekili meclise girmeyi başarmıştır.
Norveç 1913'te Danimarka ve o zaman Danimarka'ya bağlı olan Izlanda da 1915'de kadınlara oy hakkı vermiştir.
Kanada'da Quebec bölgesi hariç kadınlar 1917'de seçme ve 1920'de seçilme hakkı elde ederken Quebec'de kadınlara seçme ve seçilme hakkı 1940 yılında verilmiştir.
1917'de Rusya ve eski Sovyet cumhuriyetlerinden bir kısmında da kadınlar seçme ve seçilme hakkı elde etmişlerdir. Bu hak 1918 yılı genel seçimlerinde ilk defa kullanılmıştır.
12 Kasım 1918'de Avusturya kadınlarına oy hakkı vermiş onu takip eden günlerde 30 Kasım 1918'de Almanya'da kadınların seçme ve seçilme hakkı yasayla garantilenmiş ve 19 Ocak 1919 seçimlerinde kadınlar ilk defa oy kullanmıştir.
Amerika Birleşik Devletleri'nde 1920 yılında yürürlüğe giren anayasa değişikliği ile ülke genelinde kadınlara oy verme hakkı tanınmış Kasım 1920'de kadınlar ilk parlemento seçimlerine katılmışlardır.[4]
1918 yılında 30 yaşının üstünde olup bazı özel durumlarda oy kullanabilme hakkını elde etmiş olan Birleşik Krallık kadınları için tam oy hakkı 1928 yılında sağlanmıştır [4].
Güney Afrika Cumhuriyeti ırklarlarına göre kadınlara 1930'da beyaz ırka 1984'de Hint ırkına 1994'de de siyah ırka oy hakkı tanımıştır.
Türkiye'de kadınlar 20 Mart 1930'da belediye seçimlerinde seçme ve seçilme hakkı kazandılar. 1933'te Köy Kanunu'nda muhtar seçme ve köy heyetine seçilme hakkı düzenlendi. Milletvekili seçimlerinde seçme ve seçilme hakkına ise 5 Aralık1934'te yapılan anayasa değişikliğiyle kavuştular. 8 Şubat 1935'de ilk defa meclis seçimlerine katılan türk kadınları mecliste 17 sandalye elde ettiler. [5]
Fransa'da 4 Ekim 1944'de yapılan yasa değişikliğiyle kadınlara seçme ve seçilme hakkı verildi. 29 Nisan 1945'te ilk defa belediye seçimlerine katılan kadınlar 21 Ekim 1945'te de ilk defa parlemento seçimlerinde oy kullandılar.
1925'de belediye seçimlerinde oy kullanmaya başlayan İtalyan kadınları 1946'da ilk genel seçimlere katıldılar.
Brezilya'da 1934'de Filipinler'de 1937'de Arjantin ve Meksika'da 1946'da Japonya'da 1945'te Çin'de 1947'de Liberya'da 1947'de Uganda'da 1958'de ve Nijerya'da 1960'da kadınlar oy verme hakkına sahip oldular.[4]
İsviçre'de kadınların seçme ve seçilme hakkıni elde etmesi 7 Şubat 1971'de gerçekleşirken İsviçre'ye bağlı Appenzell kantonunda ise 1990'ı bulmuştur.
8 Mart Dünya Kadınlar Günü

1857 yılında ABD'de dokuma işçisi kadınların daha insanca bir yaşam isteğiyle eşitsizliğe ve ayrımcılığa uzun ve insanlık dışı çalışma koşullarına karşı mücadeleye başladıkları 8 Mart ilerleyen süreçte tüm dünya kadınlarının kutladığı bir gün haline geldi.
1857den beri dünyanın birçok ülkesinde kutlanan bu gün 1977 yılındaki Birleşmiş Milletler genel toplantısında Kadın Hakları ve Uluslararası Barış günü olarak kararlaştırılmış ve kadınların haklarının verilmesinin dünya barışını güçlendireceği kabul edildi.
Böylece 8 mart Birleşmiş Milletler'e üye ülkelerde 'Uluslararası Kadın Günü' olarak kutlanmaya başladı.
8 mart 19'uncu yüzyılın sonlarından bu yana kadınların talep ve özlemlerini dile getirmedeki kararlılıklarını sergiledikleri ve bu güne dek hiç de küçümsenmeyecek haklar elde ettikleri bir gün oldu.
Kadınların daha eşit ve daha yaşanılır dünya için başlattığı mücadele toplumların her kesiminde yankısını bulbuldu ve destek gördü.
Günümüzde uluslararası insan hakları belgelerinde her insanın eşit ve özgür doğduğu herkesin insan haklarına ve temel özgürlüklerine hiçbir ayrım gözetilmeksizin fırsat eşitliği çerçevesinde sahip olduğu ve cinsiyete dayalı ayrımcılığın kabul edilemezliği ilkeleri benimsendi.







"Sponsorlu Bağlantılar"

 
"Sponsorlu Bağlantılar"



  #2  
Alt 02-10-2009, 15:36
 
Standart Cevap: Kadın Hakları Nelerdir

Kadının yasal hakları nelerdir

Ailenin Korunmasına Dair Yasa
Fiziksel, duygusal, ekonomik ve cinsel şiddete uğrayan kadınların kapsamında yapması gerekenler:

"En yakın karakola başvurup olayla ilgili şikayette bulunun ve bir tutanağa geçmesini sağlayın. Adli Tıp Kurumu'ndan rapor almak isteğinizi karakola bildirin. Cumhuriyet Başsavcılığı'na da başvurabilirsiniz. Başsavcılığa mutlaka Adli Tıp Kurumu'ndan rapor almak istediğinizi belirtin"
"Ailenin Korunmasına Dair Yasa'dan yararlanmak için bir dilekçe ile Cumhuriyet Savcılığı'na başvurup aile içi şiddete uğradığınızı bildirin. Savcı, yasanın uygulanması için talebiniz olmasa dahi gereken tedbirlerin alınması amacıyla kendiliğinden Aile Mahkemesi'ne bildirecektir"
"Cumhuriyet Savcılığı'na başvurmaksızın nöbetçi aile mahkemesine vereceğiniz bir dilekçeyle de yasanın korumasından yararlanabilirsiniz"
"Ailenin Korunmasına Dair Yasa ile ilgili olarak yapılacak her işlemlerden hiçbir harç ve masraf alınamaz''

Türk Ceza Kanunu
Aile içinde ve toplumsal yaşamda karşılaşılan fiziksel, psikolojik ve cinsel şiddet Türk Ceza Yasası'na göre suçtur.
"Eş veya diğer aile bireylerinden biri bu şiddet türlerinden herhangi birine maruz kalırsa, hem Ailenin Korunmasına Dair Yasa hükümleri uyarınca ailenin korunmasını isteyebilecek, hem de TCK'ya göre Cumhuriyet Savcılığı'na suç duyurusunda bulunulabilecek"
Cinsel şiddete uğrayan kadının, uğradığı eylemi yasal takibi:
''Olay anında en yakın polis veya jandarma karakoluna başvurun ve eylemde bulunandan şikayetçi olun. Adli Tıp Kurumu'na gönderilmenizi, tecavüzün ve varsa yaralanmanın doktor raporu ile tespit edilmesini isteyin. Olaydan sonra Cumhuriyet Savcılığı'na bir dilekçe ile de başvuruda bulunabilirsiniz. Tecavüz sırasında failin sperm ve kanının bulaştığı eşya var ise, tecavüz bir araç yardımı ile işlenmiş ise bu eşyaları saklayın ve Cumhuriyet Savcılığı'na bildirin.''

Türk Medeni Kanunu
Evlilik içinde kadın - erkek eşitliğini sağlayan yeni Türk Medeni Yasası'na göre kadınlara sağlanan haklardan bazıları şunlar:
''Kadın ve erkekler 17 yaşını doldurmadan evlenemezler. Ancak önemli bir neden varsa ve 16 yaşını doldurduysanız, hakim kararı ile evlenmenize izin verilebilir. Herkes evleneceği kişiyi seçme hakkına sahip. Eğer evlenmeye zorlanıyorsanız Cumhuriyet Savcılığı'na şikayet edilebilirsiniz"
"Yaşadığınız aile konutunu eşiniz sizin rızanız olmadan satamaz, kira sözleşmesini sona erdiremez. Bunu önlemek için tapu kütüğüne 'aile konutu' şerhi verilmesini isteyebilirsiniz"
"Meslek ve iş seçiminde kocanızın iznini almak zorunda değilsiniz. Çocuğunuzun velayetini kullanırken, kocanızla ortak ve eşit haklara sahipsiniz. Eşinizle birlikte yaşarken, ayrı yaşarken ve boşanma davası sırasında nafaka isteyebilirsiniz. Nafaka davasının Türkiye'nin her yerinde açabilirsiniz"
"Ortak hayat nedeniyle kişiliğiniz, ekonomik güvenliğiniz veya ailenin huzuru ciddi biçimde tehlikeye düşmüşse ayrı yaşama hakkına sahipsiniz. Ailenin ekonomik varlığının korunmasını isteyebilirsiniz. Bu durumda kocanızın malları üzerindeki tasarruf yetkisinin sınırlandırılmasını hakimden isteyebilirsiniz."
Boşanma davası ve sonrası
"Kocanız size kötü muamele ediyorsa, hayatınıza kast veya onur kırıcı davranışlarda bulunuyorsa, küçük düşürücü suç işlemişse veya haysiyetsiz bir hayat sürüyorsa, evlilik dışı bir başka ilişki varsa, evi terk ettiyse, tedavisi imkansız akıl hastasıysa ve şiddetli geçimsizlik sebeplerinden birine veya birkaçına dayanarak boşanma davası açabilirsiniz"
"Eşinizden maddi ve-manevi tazminat isteme hakkına sahipsiz. Boşanma ile süresiz olarak nafaka yani yoksulluk nafakası isteyebilirsiniz. Boşanma kararı verilmesi durumunda çocukların velayetinin size verilmesini ve onlar için her zaman nafaka isteyebilirsiniz. Eşinizde kalan çeyiz ve ev eşyanız ile ziynet eşyanızın iadesini veya bedelinin ödenmesini isteyebilirsiniz"
"Boşanma davası açıldıktan sonra nasıl geçinirim, nerede yaşarım endişesi taşımayın. Davaya bakan aile mahkemesi hakimi gerekli tedbirleri alacaktır."
Evlat edinme
"Evlat edinmek artık daha kolay. 30 yaşındaysanız ve en az 5 yıllık evliyseniz ve küçük bir çocuğu evlat edinmek istiyorsanız, en az bir yıl ona bakmış ve eğitimini sağlamış olmak koşuluyla onu evlat edinebilirsiniz"
"Eşinizin önceki evliliğinden doğan çocuğunu iki yıllık evli olduğunuz takdirde evlat edinebilirsiniz. Medeni Yasa'nın korumasından yararlanmak istiyorsanız resmi nikah yaptırın. Evlilik birliği dışında doğan çocuğun velayeti anneye aittir ve bunun için bir mahkeme kararı gerekmez. Evlilik birliği dışında doğan çocuk baba nüfusuna kayıt edilmişse evlilik içinde doğan çocukla aynı miras haklarına sahip olur''

İş Kanunu
Kadınların İş Kanunu kapsamındaki hakları şöyle:
''İş ilişkisinde dil, ırk, cinsiyet, siyasal düşünce, felsefi inanç, din ve mezhep ve benzeri nedenlere dayalı ayrım yapılamaz. Cinsiyet, medeni hal, aile yükümlülükleri, hamilelik, doğum ve süt izinlerini kullanmak iş akdinin feshi için geçerli sebepler değildir. Geçerli olmayan bir sebeple iş akdiniz feshedildiğinde işe iadenizi isteyebilirsiniz"
"Geçerli olmayan bir sebeple iş akdiniz feshedildiğinde veya fesih bildiriminde sebep gösterilmemiş ise tazminat ve diğer işçilik haklarınızı isteyebilirsiniz. Eğer ödemez ise 1 ay içinde iş mahkemesine dava açabilirsiniz"
"Çalışırken evlendiğiniz takdirde evlilik tarihinden itibaren bir yıl içinde isterseniz kıdem tazminatını alarak işten ayrılma hakkınız var. İşe başladığınız gün, yasa gereği sigortalı sayılırsınız. İşveren çalışmanızı Sosyal Sigortalar Kurumu'na bildirmez ise işe giriş bildirgenizi siz verin.''


  #3  
Alt 02-10-2009, 15:36
 
Standart Cevap: Kadın Hakları Nelerdir

islama gore Kadının hakları

Türk kadınının toplum hayatındaki yeri her zaman bir olmamıştı. Bizde ve diğer medenî memleketlerde kadının bugünkü yeri uzun bir gelişmenin sonucudur. Hattâ bugün bile, dünyanın en medenî memleketlerinde kadın hukuku tartışma ve eleştirme konusudur.
Eski Türk cemiyetlerinde kadınla erkek arasında bir ayrılık yoktu. Türklerde toplumun temelini aile teşkil etmekteydi. Çünkü Türklerde aile kutsal, bir topluluktu. Anadoluda seyahat eden İbni Batuta seyahatnamesinde Türk kadınlarından şöyle sözeder. “Burada acaip bir hal gördüm. Türkler nezdinde kadınlar tazim görmektedir. Kadınların mertebeleri erkeklerden yüksektir.”
İslâm hukukuna dayanan Osmanlı İmparatorluğunda, kadın birçok haklarını kaybetti. Hukuk bakımından iki kadın bir erkeğe eşitti. Aile de bu eşitlik prensibi üzerine kurulmuştu. Bir erkek dört kadın alabildi. Boşanmada erkeğin hakimdi, erkeğin “Seni boşadım demesi ayrılmak için yeterli idi. Kadının aile içinde de bir yeri yoktu. Harem denilen kısımda oturur, erkek topluluklarına katılamazdı. Sokağa çıkarken çarşaf giyer, yüzlerini de peçe ile örterdi.
Kadınlar hiç bir mesleğe giremezler, ev işleriyle uğraşırlardı. Fakat köylerde kadın eski Türk adetlerine bağlı kalmıştı. Yüzünü örtmez, dışarda erkeği ile birlikte çalışabilirdi.
Eve kapatılan, toplum hayatına katılmasına izin verilmeyen, cahil bırakılan Türk kadını üzücü ve ezici hayatını devrime kadar yaşadı. İstiklal Savaşında vatanı kurtarmak, erkeğinin yükünü hafifletmek için sırtında çocuğuyla cepheye koşan Türk kadını, milli davada kendine düşen vazifeyi büyük bir fedakarlıkla yaptı. Bu, aynı zamanda yüzyıllarca bütün haklarından mahrum edilerek, kafes arkasına kapatılan Türk kadınının hürriyet mücadelesi oldu.
İstiklal Savaşından sonra girişilen devrim hareketinin en önemlisi Türk kadınının toplum içinde hakkını ve vazifesini alması olmuştur. Atatürk yalnız devlet müesseselerinde yapılan devrimleri yeter görmüyordu. O Türk toplumunun laik esasları üzerine kurulmasını, yaşayış şekilleriyle hayat görüşlerinin de değişmesini gerekli buluyordu. Bunun için de her şeyden önce kadına aileden ve toplumda doğal haklarının verilmesi gerekiyordu. Atatürk, vatan topraklarının değerlendirilmesinde ve Türk toplumunun kalkınmasında kadının rolünü belirterek demiştir ki:
“Bizi analarımızın adam etmesi lazımdır. Onlar edebildikleri kadar etmişlerdir. Bundan sonra başka zihniyette, başka kemalatta adamlara muhtacız. Bunları yetiştirecek olanlar bundan sonraki analardır.”
Türk kadınının haklarına kavuşması için yapılan yenilikler şunlardır;
1.Kadın hukuku: Medeni Kanunun kabulü ile kadınlarımız medeni haklarına kavuşmuş ve yeni Türk ailesi kurulmuştur. Modern Türk ailesinde erkekle kadın eşit haklara sahiptir. Evlenmede her iki tarafın isteği esas tutulmuş, dini nikah yerine kanuni evlenme usulü konulmuştur. Türk Medeni Kanunu boşanmayı da hakimin kararına bırakmıştır.
Kadına siyasi haklar tanındı. 1930 yılında kabul edilen Belediye Kanunu ile kadına belediye üyesi seçmek ve seçilmek hakkı verildi. 5 Aralık 1934′te çıkarılan bir kanunla vatandaşların kutsal hakkı olan milletvekili seçmek ve seçilmek hakkına da kavuştu.
2-Kadın kıyafetinde değişiklik: Türk kadınının modern Türk toplumundaki yerini tam anlamıyla,alması ve kendisine tanınan hukukî haklardan istifade edebilmesi için kadın kıyafetinde de değişiklik yapmak gerekiyordu. Türk kadınının kimliğini .gizleyen peçe ve çarşafın kaldırılması gereğine inanan Atatürk, bu husustaki fikrini şu sözlerle belirtmiştir :
“Seyahatim esnasında köylerde değil, bilhassa kasabalarda ve şehirlerde kadın arkadaşlarımızın yüzlerini ve gözlerini çok kesif olarak kapattıklarını gördüm. Erkek arkadaşlar, bu biraz bizim bencilliğimizin eseridir.
Onlar da yüzlerini cihana, göstersinler ve gözleriyle cihanı dikkatle görebilsinler, bunda korkulacak bir şey yoktur.”
Atatürkün fikirlerindeki isabeti gören ve anlayan kadın evvelâ peçeyi, şapka devriminden sonra da çarşafı attı. Kadınlarımıza medeni, siyasal, sosyal haklarının verilmesi, Türk aile ve Türk toplumunu Ortaçağın köhnemiş fikir ve görenek esaretinden kurtarmıştır


Cevapla

Hızlı Cevap
Mesajınız:
Kullanıcı isminiz: Giriş yapmak için Buraya tıklayın
Rastgele Soru

Seçenekler


Seçenekler


Benzer Konular
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine başvuru koşulları nelerdir Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine başvuru koşulları nelerdir Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Avrupa Konseyine üye olan ülkeler ve Bu mahkeme kararlarını benimseyen ülkeler için geçerlidir. Yani her...
İslamiyette Kadın Hakları Nelerdir İslamiyette Kadın Hakları Nelerdir Kadınların genellikle mağdur edildiğini kabul etmemiz lazım. Bütün dünyada manzara böyledir maalesef. Bu mağduriyet ülkeden ülkeye, bölgeden bölgeye değişir....
Osmanlıda Kadın Hakları Osmanlıda Kadın Hakları Türk kavimlerinin toplumsal düzenlerinin İslam hukukuna göre düzenlenmeye başlanması IX. Asırdan itibaren, yani İslam dininin kabulünden itibarendir. XIV. Yüzyılda...
İslamda Kadın Hakları Nelerdir İslamda Kadın Hakları Nelerdir İslam Dininde Kadın Hakları Sual: Günümüzde (Hayat müşterektir) denilerek, kadına zulmediliyor En ağır, en adi işlerde bile çalıştırılıyorİslamiyet’te kadın ev...
Türkiye'de Kadın Hakları Adım Adım Kadın Erkek Eşitliği 1843 Tıbbiye mektebi bünyesinde kadınlar ebelik eğitimi almaya başladı. 1847 Kız ve erkek çocuklara eşit miras hakkı tanıyan İrade-i Seniye yayımlandı. 1856...

 
Forum Stats
Üyeler: 65,696
Konular : 237,457
Mesajlar: 424,359
Şuan Sitemizde: 256

En Son Üye: furkan taşhan"

Sosyal Linkler
Lütfen Facebook Sayfamızı Beğenin



Twitter Butonları





Google+ Butonu



Lütfen Google+ Sayfamızı Çevrenize Ekleyin


Sponsorlu Bağlantılar







Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 23:00.


Powered by vBulletin® Version 3.8.2
Copyright ©2000 - 2014, Jelsoft Enterprises Ltd.

DMCA.com

Sitemizde illegal paylaşım yasaktır.Sayfalarımızda bulunan içeriklerin telif haklarıyla ilgili bir şikayetiniz/sorunuz varsa bize ulaşmak için TIKLAYINIZ .
In this web site,illegal sharing is forbidden.If you have any problem/complaint about content's copyrights in our page,please click here to contact us.