Forum Kimler Online
Go Back   Ezberim > Her Telden Muhabbet > Genel Kültür
Kayıt ol Forumları Okundu Kabul Et


Halk Oyunları Türleri Yöreleri

Her Telden Muhabbet kategorisinde ve Genel Kültür forumunda bulunan Halk Oyunları Türleri Yöreleri konusunu görüntülemektesiniz.
ŞANLIURFA MERKEZ VE İLÇELERİNDE TESPİT EDİLEN VE GÜNÜMÜZDE OYNANAN OYUNLAR 1-URFALIYAM EZELDEN 2-GEMİ (Sal) 3-GAZALE 4-GRANİ (Ağırlama) 5-HASANDAĞI 6-DÜZ 7-CEZAYİR ...





Yeni Konu aç Cevapla
 
Seçenekler
  #61  
Alt 21-07-2010, 23:41
 
Standart Cevap: Halk Oyunları Türleri Yöreleri

"Sponsorlu Bağlantılar"

 


ŞANLIURFA MERKEZ VE İLÇELERİNDE TESPİT EDİLEN VE GÜNÜMÜZDE OYNANAN OYUNLAR



1-URFALIYAM EZELDEN

2-GEMİ (Sal)

3-GAZALE

4-GRANİ (Ağırlama)

5-HASANDAĞI

6-DÜZ

7-CEZAYİR

8-ÇEÇAN KIZI

9-TEK AYAK (Derik)

10-ÜÇ AYAK (Merkez)

11-İKİ AYAK (Diniğ)

12-ÜÇ AYAK (Viranşehir İlçesi)

13-BEŞ AYAK

14-GELBERİ

15-DELLOCAN

16-RIŞKO

17-ŞEVKO

18-KARAÇİ

19-TERGE (Türk-İ, Terge)

20-KERİBOZ (Suruç İlçesi)

21-TERGE (Harran İlçesi)

22-KERİBOZ (Hilvan İlçesi)

23-KIMIL

24-ÇEÇANO

25-ABRAVİ (Lorke)

26- SOSEH

27-ZAVA (Damat)

28-ŞUJUN

29-URFA SEYLANİSİ

30-SURUÇ SEYLANİSİ

31-TEŞİ

32-DİK

33-KEÇİKE

34- GÜLİAMEDA

35-MİM

36-ÇEPİK

37-KOÇERİ

38-TEMİRAĞA

39-KOMMETKİ (Kızkuluki)

40-NURE

41-DİNGE (Merkez)

42-DİNGE (Hilvan İlçesi)

43-FASIL; KILIÇ -KALKAN (Dörtlü Değnek)







"Sponsorlu Bağlantılar"

 
"Sponsorlu Bağlantılar"



  #62  
Alt 21-07-2010, 23:45
 
Standart Cevap: Halk Oyunları Türleri Yöreleri

Halk Oyunları

Halk Oyunlarinin Oynanis Nedeni, Yeri, Oyuncu Seçimi, Oyuncu Hazirligi
Halk oyunlari dügünlerde, nisanlarda, askere ugurlamada, yaylaya çikis ve iniste, dogumda, dini ve milli bayramlarda, kazanilan zaferin sonucunda, ferfene, barana, sira gezmesi, yaren sohbeti gibi toplantilarda oynanmaktadir.
Oyunlar genellikle oyun oynamaya elverisli açik alanlarda oynandigi gibi kapali yerlerde oynanir.
Özellikle dügünlerde, yörede iyi oynadigi bilinen kisiler davet edilir. Çünkü toplulugun basinda yörenin müziklerini ve oyunlarini iyi bilen ve saygin kisiler bulunur. Halk oyunlari figür bakimindan zenginligini bu kisilere borçludur. Onlar maharetini ustaligini göstermek için kendine özgü dogaçlama figürler yapar. Böylece oynayan ya da oynamayan insanlara özellikle gençlere oyunlar gösterilmis, aktarilmis olur.
Halk Oyunlarinin Gelenegi, Inanisi, Efsanesi, Öyküsü
Halk oyunlari taklidi oyunlar (doga oyunlarini, günlük yasami vb.) olabilecegi gibi, toplumsal olaylari, aski sevgiyi de konu alan oyunlar vardir. Mesela Urfa Kimil oyunu, ekine zarar veren bir hasare yüzünden halkin yasadigi sikintiyi dile getirir ve bu oyunda oldugu gibi diger oyunlar için de çesitli anlatilar vardir


  #63  
Alt 21-07-2010, 23:45
 
Standart Cevap: Halk Oyunları Türleri Yöreleri

Konularina Göre Halk Oyunlari

Insan tabiat iliskisini konu alan oyunlar. Yagmur, sis, akarsuyu konu alan oyunlar. Bitkileri konu alan halk oyunlari. Rakamlarla ifade edilen oyunlar. Insan hayvan iliskilerini konu alan halk oyunlari. Toplumsal olaylari konu alan halk oyunlari; kavgayi konu alan oyunlar, savasi konu alan oyunlar, aski ve sevgiyi konu alan oyunlar, kizla erkegin birbirine kur yapmasini konu alan oyunlar. Askere ugurlamayi konu alan oyunlar. Tarimi konu alan oyunlar, ekin biçimi konu alan oyunlar, ürünün zarar görmesini konu alan oyunlar. Meslekleri konu alan oyunlar, çobanlarla ilgili oyunlar, kadinlarin yapmis oldugu günlük isleri taklit ederek erkeklerin oynadigi oyunlar, ekmek yapimi inek sagilmasi gibi tesbih edilen oyunlar. Bir is üretimi ile ilgili oyunlar ip egirme gibi.


  #64  
Alt 21-07-2010, 23:45
 
Standart Cevap: Halk Oyunları Türleri Yöreleri

Degisik Yörelerde Degisik Grup Oyunlari

Türkiye'de halk oyunlari ülkenin kültürel yapisi geregi, oynanis sekli bakimindan birbirinden farklilik gösteren türlere ayrilir. Bunlara örnek olarak Erzurum civarinda Bar, Dogu ve Güneydogu'da Halay, Trakya'da Hora, Karsilama, Karadeniz'de Horon, Konya ve civarinda Kasik Oyunlari, Ege'de Zeybek verilebilir.


Halk Oyunlari Üzerine Düzenleme Çalismalari
Halk oyunlari artik dogal ortamindan çikmis, yarismalar, festivaller dolayisiyla sahnelenen bir sanat dali haline gelmistir. Bu nedenle de sahneye uygun düzenlemeler yapilmaktadir.


  #65  
Alt 21-07-2010, 23:45
 
Standart Cevap: Halk Oyunları Türleri Yöreleri

Oyun Nedir?

Oyun, öztürkçe bir kelimedir. Dil ve ifade bakimindan en eski üniversal olanidir. Oyun: duygu ve düsüncenin hareketle ifadesidir. Bu sekilinin yasanilan toplumla siki bir iliskisi vardir. Ilk insanlar oyunla; düsünce, tasavvur, arzu, ihtiras ve efsanelerini anlatirlardi. Ilk insan henüz hiç bir sey bilmedigi dönemde tabiat içinde yasarken birtakim sesler duydu, haraketler gördü. Zamanla bu haraket ve sesler, kafasinde çagrisim yapmaya basladi, haraketleri ve sesleri taklit etmeye basladi. Iste o zaman ses ve haraketin bütünü olan "oyun" ortaya çikti. Eski eserlere baktigimizda ilkel kavimlerde, insanlarin atesin etrafinda toparlanip hayvan hikayeleri anlattiklari, anlattiklari hikayeleri canlandirarak oyunlar oynadiklari görülmektedir. Ayrica avladiklari hayvanin kiligina girmek, onun gibi ses çikarmak, makyaj yapmak sik rastlanan olaylardi. Iste ilk insandan baslayarak günümüze kadar gelen "oyun" günümüzde halk kültürünün önemli ve zengin bir bölümünü olusturmustur. Müzik asirlarca oyunu takip etmis, ölçülerini ondan almistir. Mevlevi tarikatinda "sema" ve ondaki figürler, dilin kaliplarindan soyunmasindan baska bir sey degildir. Mevlana, "mesnevi'yi bitirince bundan sonra dilsiz gelir" der ve O'nu bu sikintidan oyun kurtarir, kisaca sema, mesnevinin devamidir. Eflatun "oynar gibi yasamali, oyunlar oynamali, sarki söylenmeli, dans etmeli, böylece tanrilarin gönlü alinir ve insanlarin kendi düsmanlarina karsi savunur yarisma kazanir" der. Bizde "oyun" üzerine ilk yazi Riza Tevfik Bölükbasi tarafindan yazilmistir. Bölükbasi "Nevsal-i Afiyet" adli tip yilliginda yayimlanan yazisinda raks kelimesini kullanmistir. Yazida "oyun: savas, kavga, av, eglenmek, dogurmak, ates yakmak, adam yemek, yilan tutup dislerini sökmek gibi olaylardan tutunda, günlük olaylardan herseye varicaya kadar oyun ile taklit edilir. Her münasebetle raks edilir. Mehtaba, günese, karanlik geceye atese raks edilir vesselam" diyerek konu ile ilgili düsüncelerini belirtmistir. Evliya Çelebi de "seyahatname"sinde Avrupa'da dans olaylarindan bahseder. Zamanla danslar dini, törensel niteliklerini kaybede kaybede manasini yitirince, açikça izah edemedigimiz soyut danslar halini almistir. Bugün bize ne olduklarini az çok anlatan oyunlar taklitli oyunlardir. Oyun enerji fazlasini atmak, benzetme içgüdüsünü doyurmak, bosaltmaktir. Bir kurama göre; genç yaratiklari (insan, hayvan) ilerde yasamin gerktirdigi ciddi is ve ugraslara hazirlamak, yetistirmek içindir. Ya da dogustan bir gelistirme itkisi, ya da üstün gelme ve yarisma istegi, yitik enerjiyi tek yönlü canlilikla, eylemle onarmaktir. Görüldügü gibi oyunun insan hayatinda önemli bir yeri vardir. Düsünen insan ve hemen onun yaninda bir de oynayan insan vardir. Özellikle egitimciler oynayarak ögrenmenin daha ilginç oldugunu, katilmayla daha çok ögrenildigini, ögrencilerin belleginde daha iyi kaldigini, karar verme ustaligini daha iyi kazandirdigini, davranislari gelistirdigini saptamislardir.


  #66  
Alt 21-07-2010, 23:46
 
Standart Cevap: Halk Oyunları Türleri Yöreleri

Halk Oyunlarinin Tarihçesi

Halk Oyunlarinin Dogusu Türkler, birlikte yasama önemli ölçüde deger veren, törelerine bagli, yaratici insanlar olarak kabul edilir. Tarihte ilk Türk uygarliklarindan Samanlarin, Hunlularin, Oguzlarin günümüze uzanan belgelerinden, geleneklerine bagli olarak yapilan törenlerinin en önemli bölümünü Halk Oyunlarinin olusturdugunu anlamaktayiz. Ortan Asya'daki Atalarimizin oyunlari ile ilgili ilginç belgelere rastlanmaktadir. Çinli bir sair hanim, Han Beyi'ne gelin gelmis ve memleketine gönderdigi mektupta Hunlularin adetlerinden manzum alarak su sekilde söz etmistir HER GECE DURMAZ DÖVERLER TA GÜNESLER DOGANA DEK DÖNERLER! Bu yazi sira oyunlarinin (M.Ö 2000) yillarinda ates çevresinde davul esliginde oynandigini ve günesin dogusunu, batisini çevredeki dogal olaylari öyküleyen halk oyunlarinin sabahlara dek sürdürüldügünü kanitlayan bir belgedir. Anadolu'da yasayan Türk uygarliklarinda ise Asya'dan getirdikleri genis kültür birikimleri ile eski Anadolu uyarliklarinin kültür ürünlerinin özümlenmesini görmekteyiz. Bunun sonucu uygarliklarin besigi Anadolu'da, Atalarimiz, yaratici gücü, sanat anlayisi, begeni ve becerilerinin de katkisiyla deger biçilmez halk oyunlarimizi olusturmuslardir. Anadolu'da yasayanlar dil, din, tarih, yerlesim alani ve ekonomik iliskiler bakimindan çesitli kültürlere bagliydilar. Türkler Orta Asya'dan getirdikleri Hititlerin, Frigya, Iyon, Bizans kültür birikimleri üzerinde, Selçuklular ve Osmanlilarla sürdürerek gelistirdiler. Bu yücelme sonucunda ortaya çikan deger biçilmez halk oyunlarimiz gelenekler içinde törenlerimizde yasatarak bütün çesitleri ile günümüze kadar getirdiler. Halk oyunlari toplum üyelerince kabul görerek insan davranislarini ögrenilen ve kusaktan kusaga aktarilan kültür ürünü olarak yerini aldi. * AKYILDIZ, Naciye, a.g.e., s. 9-17 Ilkel ve Gelismis Topluluklarda Halk Oyunlarinin Yeri Ilkel insanlarda hayat, düsüncelerle degil devinimlerle baslamistir. Bu insanlarin teori ile pratigi birbirinden ayiramadigi ve zihinsel soyutlamanin hayatlarina yeterince girmedigini görmekteyiz. Zaten bu asamada henüz teoriden bahsetmekte mümkün degildir. Ve yalniz ilkel tapinma törenleri söz konusudur. Ilkel tapinma da henüz pratiktir ama emekten bilinçli olarak ayrilmis bir pratiktir. Bu törenlerde yapilan tapilan en önemli bölümü yansilama ( öykünme) danslarindan olusurdu. Böylece bugünkü öykünme bize atalarimizdan miras kalmis bir özelliktir diyebiliriz. Ilk insanlar bir isi yapabilme yetenegini gelistirmek için o isi yapmadan önce temsili olarak ortaya koyup taklit ederlerdi. Böylece nesnel bir islevi yerine getirmek için öykünme (taklit) dogmus oluyordu. Atalarimiz bazen dogayi evcillestirmek, bazen avina bir üstünlük, bazen de totemin doga üstü güçlerinden yararlanmayi törenlerinde amaçliyor ve islerinin bir çogunlugunu danslarla yerine getiriyorlardi. Ilkel toplumlarda dinsel törenler, bireyleri toplum yasamaya zorluyor ve koydugu kurallarla iliskilerin uyumlu ve dengeli yasamin da daha az sorunlu olmasina yardimci olunmasini sagliyorlardi. Törenlerde oynanan oyun bir görevi üstlenip bu ödevi yerine getirmektir. Inanci, oynanan oyunun bireyleri baglayici nitelikte ve belli amaçlara yönelik oldugu düsüncesini açiklamaktadir. Bu nedenle törenlerde yapilan danslar zamanla belli kural ve kaliplara baglanarak yasatilmis ve daha sonraki kusaklara tasinmistir. Ilkel insanlarda yasamlarini sürdürmek için ihtiyaçlardan dogan bu danslar, deneyler sonucu geliserek sanatini ilk halkalarini olusturdu. Ilkel insani yaratmakta, gücünü artirmakta ve yasayisini zenginlestirmede kendine gerçek bir yol buldu. Ava çikmadan önce yapilan çilgin dans, toplulugun güven duygusunu gerçekten artiriyordu. Yüze sürülen savas boyalari, atilan savas çigliklari savasçiyi daha kararli yapiyordu. Ayrica düsmani da ürkütebiliyordu.Ürkütücü doga karsisindaki güçsüz yaratik (insan) gelismesinde yaptigi danslarin büyük etkisinden destek aliyordu Eski Misir Uygarliginda Dans Eski Misir uygarligindan kalan bazi resimler BENI HASAN mezarlarinda bulunup, dansin temel figürlerini, hareket siralarini göstermektedir. Tek, çift veya grup halinde yapilan danslarin dramatik, lirik ve sekillerini, din kültür, taklit, ifade savas temeline dayanan çesitlerini resimlerden izlemek mümkün olmaktadir. Eski Misirlilarda da bir çok uygarlikta görüldügü gibi dans inanç geregi ibadet amaciyla yapilirdi.Tanrilar içi yapilan ayinlerde, hasat ve bereket için yapilan senlik ve törenlerin dans degismez gösterisiydi.


  #67  
Alt 21-07-2010, 23:46
 
Standart Cevap: Halk Oyunları Türleri Yöreleri

Eski Misirlilar cenaze törenlerinde dramatik danslar yaparlardi. Baska toplumlarda bu tür cenaze törenlerinde dansa ender rastlanir. Özellikle yüze maske takilarak yapilan bu dansa ölüm dansi denilirdi. Misirlilar da diger toplumlarda oldugu gibi dans yaparken müzik aleti çalar, özel giysiler giyer, tempo tutarak eslik ederlerdi. Eski Yunan Uygarliginda Dans Eski Yunan uygarliginda dansin, önemli bir egitim unsuru ve her yasta yapilan bir ugras oldugunu görmekteyiz. Büyük oyunlarin programlara alinmasi, yarismalarda derece alanlara ödüller verilmesi, dansin kültür ve sanat degerleri yaninda "Spor" çesitleri içinde yer aldigini göstermektedir. Ayrica eski Yunanlilarin vücut egitiminde dansin önemli bir yeri vardir. Kiside is verimini saglayan, eglence içinde ve müzik esliginde yapilmasi halk danslarina olan ilgiyi önemli ölçüde arttirmistir. O dönemin bilim adamlarinin, bilge kisilerinin de iyi birer dansçi olduklarini ve halk danslarina önem verdikleri konusunda önemli belgelere rastlanmaktadir.(Aydin, Cengiz, "Türk Halk Oyunlari" Türk Halk Müzigi ve Oyunlari Dergisi, Ankara 1983, s: 210) Eski yunanlilar dans yaparken özel giysiler giyer, maskeler kullanip, müzik esliginde sarkilarla dans ederlerdi. Böylece hayatlarinin özünü ve yasamlarinin çesitli yönlerini yansitan hareketlerin anlamini pekistirip, zenginlestirmislerdir. Yunanlilarin danslari da genellikle insanlarin iliskilerini ve iç dünyalarini dogmaca (dogal) anlatan hareketlerden olusur. Yunanlilarin "Eleusis" ayinlerinde, bireyi kendinden geçiren, tanrisalliga ulastiran danslar yapilmistir. Bu danslar bireylerde, bosalim, arinma ve doyum saglama amacini gerçeklestiriyordu. Ilkel ve Gelismis Toplumlarda Dans Kavrami Ilkel toplumlar da raksin anlami o kadar önemlidir ki her hareketi baska baska olaylarin temsili sayilmaktadir. Örnegin; bugün bile, Amerika yerlileri Afrika da çiplak gezen vahsi kabilelerin oyunlarinda mana hakimdir. Ava çikmadan önce toplu olarak yapilan çilgin danslar güven duygusunu arttirir, yüze sürülen savas boyalari savasçilari daha kararli yapar ve düsmani ürkütüp korkutur diye düsünülmektedir. Bütün bunlar tehlikeli ve ürkütücü doga karsisinda ki güçsüz yaratik insanin gelismesinde büyüden büyük destek bekledigini açiklamaktadir. Ilkel toplumlarin yasamlarini sürdürebilmeleri için ihtiyaçtan dogan bu danslar, deneyler sonucu geliserek sanatin ilk halkalarini olusturmustur. Ilkel toplumlar törenlerde oynadiklari tüm oyunlari görev olarak üstlenip, bir görevi yerine getirdiklerine inanirlardi. Bu amaçla törenlerde yapila gelen danslar zamanla belli kural ve kaliplara baglanarak daha sonraki kusaklara aktarilirdi. Vahsi ( ilkel )'lerin manidar rakslarina karsin gelismis toplumlarda mana kaybolup, hareket hakim olmustur. Medeni raks sekil ve görünüm olarak çok gelismis olsa da , yasantimizdaki olaylarda görülme sikligi, manidarligi ve önemini kaybetmistir. Özellikle danslardaki mana yerini sanatsal hareketlere birakmistir. Çünkü insanlarin en önemli isi raks degildir. Günümüzde, Halkbilimin içinde dogan ve onun içinde gelisen halk oyunlarimizin, tüm bilgi edinme kaynaklarindan etkilendigi ve bu çabalardaki orak payda olan bilgilenme sonucunda, kontrollü degiskenlerin degil, toplumun ihtiyaci olan yönelmelere yardimci olunmasi sentezlerine ulasildigi gözlenmektedir. Bundan anlasilacagi gibi, "Oyun kültürün dogusunda baslica etkendir." O halde kültürün kapsami için de yer alan sanatin da kökeninin "oyun" oldugunu ve sanatin dogusunda önemli bir rolünün bulundugunu söylemek mümkündür. Türk Halk Kültüründe Halk Oyunlarini yeri Ülkemizde halk oyunlarinin çalismalarda, egitimde, kültürde ve diger alanlarda degerlendirilmesi ancak son yillarda önem kazanmistir. "Oyun, kültürün dogusunda baslica etkendir." Buna göre kültürün kapsami içinde yer alan sanatin da kökeninin "oyun" oldugunu ve sanatin dogusunda önemli bir rolünün bulundugunu söylemek mümkündür. Tarihte ilk Türk uygarliklarindan; Samanlarin, Hunlarin, Oguzlarin geleneklerine bagli olarak yaptiklari törenlerin önemli bir bölümünü halk oyunlarini olusturdugunu bugüne kadar gelebilen belgelerden anliyoruz. Anadolu da yasayan Türk uygarliklarinda ise, Asya'dan getirdikleri genis kültür birikimleri ile Anadolu uygarliklarinin kültür ürünlerinin özümlenmesini görmekteyiz. Bunun sunucu olarak uygarliklarin besigi olan Anadolu'da Atalarimizin yaratici gücü, sanat anlayisi, begeni ve becerilerinin de katkisiyla deger biçilmez halk oyunlarimiz ortaya çikmistir. Türklerde danslar; kiliçla, mumlarla, kutsal sayilan araçlarla oynanirdi. Ugur getirmesi için yapilan halk oyunlarina sikça rastlanmaktaydi.


  #68  
Alt 21-07-2010, 23:46
 
Standart Cevap: Halk Oyunları Türleri Yöreleri

Günümüzde bunlarin kalintilari danslarimizin bir çogunda görülür. Bu danslarin kutsal amaçlarinin zamanla ortadan kalkarak eglence içi yapildigini görüyoruz. Anadolu'da ölüm dansina (ölen kisi için yapilan) rastlamamaktayiz. Birçok yabanci ülkede günümüzde bile görülen ölüm dansi eskiden bazi Türk boylarinda da yapilmamaktaydi.* Tarihsel süreç içinde olusan din olgusu, halk oyunlarina kökenlik etmis, onun ayin biçimi ve ibadet gelenekleri bu ulusal kaynagi sekillendirmistir. Ibadet devinimleriyle olusan figürler motifler, ilkel din sistematizmi içinde imajlarini olusturarak ve düsünsel yapida belirginleserek anlam kazanmis, yine, ayinsel fonksiyonlar içeren dinsel ilahiler, varliklar dünyasinin ve tabiattaki tabii seslerin taklidi biçimindeki terennümlerden ortaya çikmistir. Inisiasyon ayinlerinin ürünü olan bu degerler, toplumlarin tarihsel gelisimi içinde, bilinç disi olmak üzere, nesilden nesile aktarilarak yine dinsel ortaminda islenmis ve gelistirilmistir.** Zaman içerisinde Türk Toplumu'nun çesitli yabanci dinlere girmesi, onlarin kültürel ve dinsel etkisinin altinda kalmasi, somut ve anlasilir anlamlar tasiyan devinimleri ve melodileri, soyut ve anlami bilinmeyen, dinselligi kaybolmus danslar sekline dönüstürmüstür. Her biri bir dinsel inanç ve eylemi ifade eden devinimler, anlamlarindan ve özel giysilerinden soyutlanmasi sonucu "Köçek" danslarinda oldugu gibi erotik bir anlam kazanmasina neden olmustur. Türkler Orta Asya'dan getirdikleri kültür birikimlerini, Hititlerin, Frigya, Iyon, Bizans kültür birikimleri ile pekistirerek, Selçuklular ve Osmanlilarla sürdürerek yücelttiler. Bu yüceltme sonucunda ortaya çikan paha biçilmez halk oyunlarimizi gelenekler içinde törenlerimizde yasatarak bütün çesitleri ile günümüze kadar getirdiler. Günümüzde halk oyunlari ile ilgili çalisma, arastirma, derleme ve gösteriler çesitli kuruluslar tarafindan yürütülmektedir. *Aydin, Cengiz, "Türk Halk Oyunlari", sayi:5, Ankara 1982, s.211. **Öngel, Hasan Basri, Türk Halk Oyunlarinda Din Etkisi Milletlerarasi Türk Halk Kongresi, Ankara 1996. Dünyada hiçbir ülkede bulunmayan zenginlikteki halk oyunlarimiz, kendi halkimiza ne yazik ki basit bir eglence araci olarak yansitilmaktadir. Genelde konu bir kültür ünitesidir. Onun içindir ki, konuya kültür açisindan bakmak gerekmektedir. Oysa ülkemizde, halk kültür ürünlerinin en yaygin olani, halk oyunlari basta olmak üzere yalniz tanitma amaç edinilmistir. Gerekli bilimsel çalismalar yapilmadan, yüzeysel ve dayanagi olmayan biçimde konulara el atilmistir. Sonuç olarak bir kültür hazinesi olan halk oyunlarimizin gelecek kusaklara daha saglikli bir sekilde aktarilmasi ve hak ettigi seviyeye ulastirilmasi en büyük görevimiz olmalidir. 1900 Yilindan Günümüze Halk Oyunlari Çalismalari Halk danslari çalismalarinda yöntem konu, kadro alan gibi kuramsal bilgiler yaninda arastirma, inceleme, derleme ve gösteri gibi uygulamalarla da karsilasilmaktadir. Bu bakimdan baslangiçtan zamanimiza kadar olan çalismalarda sik sik degisik konulara öncelik verildigi görülmektedir. Örnegin; baslangiçta sadece halk danslarinin öneminden söz edilirken, cumhuriyetin kurulus yillarinda yazilan yazilarda zeybek gösterileri ele alinmaya basladi. 1929'da halk danslarinin filme alindigini ögreniyoruz. 1950 yillarindan sonra ise festivallerle birlikte anilmaya baslanmistir. Türkiye'de halk danslari ile ilgili ilk yazi 1900 yilinda Riza Tevfik (Bölükbasi) tarafindan yazilmistir. "Raks" basligi tasiyan bu yazida halk danslari üzerine bugün bile aktüalitesini kaybetmeyen konulara deginilmis, önemli bilgilere yer verilmistir. Bu nedenle de bu yazi Türkiye'deki halk danslari ile ilgili çalismalarin baslangici olarak kabul edilebilir. " Raks hakkinda" adli bu yazidan sonra, halk danslari 1917 tarihinde okullarimiza girmis ve ögretilen ilk dansta zeybek olmustur. Bu zeybege "Tarcan" zeybegi denmesinin nedeni de Selim Sirri Tarcan tarafindan derlenmis olmasidir. Bu oyunun ilk defa Istanbul Ögretmen okulu ögrencileri tarafindan Idman Bayraminda halka sunuldugunu görmekteyiz.1 Cumhuriyet yönetiminin kurulmasi ile halka egilme ve halkla kaynasma asamasinin ilk asamasina geçilmistir. 1926 yilinda Istanbul Belediyesi tarafindan konservatuar Halk müzigi derleme gezileri düzenliyor ve bu gezilerde Halk danslarina da yer veriyordu. Ayrica Selim Sirri Tarcan Ocaklarinda konferanslar verip Zeybek oyunlari, gösterileri düzenliyordu. 1927 yilinda kurulan Halk Bilgisi Dernegi'nin Tüzügünde halk danslarina "raks" adli bir ana madde koyuldugunu fakat konuya fazla egilmediklerini söyleyebiliriz. 1929 yilinda halk danslari ilk kez filme saptandi.1 Ileriyi iyi gören halkbilimcilerimizde Yusuf Ziya Demircioglu, Mahmut Ragip Gazimihal, Feruh Arsunar ve Abdülkadir Inan'dan kurulu bir ekip sinema operatörü araciligi ile Trabzon, Rize, Erzincan ve Erzurum halk danslarini Istanbul Konservatuari adina filme aldilar.


  #69  
Alt 21-07-2010, 23:47
 
Standart Cevap: Halk Oyunları Türleri Yöreleri

Bu olayin önemli olmasinin nedeni ise, halk danslarinin bundan kirk yil sonra bilimsel nitelikli olarak ilme alinabilmesidir. Halk danslari 1932 yilinda kurulan Halkevlerinde kendini gösterme firsati buldu. Daginik bir biçimde yapilan çalismalar düzenli, bilinçli bir sekilde yapilmaya baslanarak tüm yurt düzeyine yayildi. Tüm illerde halk danslari topluluklari kuruldu. Ankara basta olmak üzere festivaller düzenlenmeye baslandi. 1941 yilinda halk danslari üzerinde bilimsel çalismalar sürerken Vahit Lütfü Salci arastirmalarini "Gizli Türk Dini Oyunlari" adli eserinde toplayarak yayinladi. 1944 yilinda Kasim Ülgen'in 3 ciltlik "Dogu Anadolu Oyun Havalari" yayinlandi. Bu kitapta ilk defa oyunlarin notalari, ayak hareketleri resimlerle çizilerek halk danslarinin kalici olmasini sagladi. 1951 yilinda Halkevleri siyasi gerekçelerle Adalet Partisi tarafindan kapatilinca, halk dansi topluluklarinin çatisi alinda barindiklari yuvasi dagilmis oldu. Bu duruma Üniversite ve Yüksek okullarimizdaki gençler sahipsiz ve ilgisiz kalan halk oyunlarimiza sahip çiktilar. 1955 yilinda ilk defa bir kurum olarak Yapi ve Kredi Bankasi bu kültür hizmetine sahip çikti. Türk halk danslarini gelistirmek ve yasatabilmek amaciyla "Türk Halk Danslarini Yasatma ve Yayma Tesisi" adli bir bölüm kurdu ve yuvasiz kalan halk oyunlarimizi bu çati altinda barindirdi. Bu çati altinda degerli bilim adamlarimiz 14 yil halk danslarini gelistirmek, yasatmak ve yaymak için çalistilar. Yüzlerce arastirma ve rapor hazirlandi. Foto, film ve teyple saptamalar yapildi. Halk oyunlari festivalleri düzenlenerek buralarda 600'e yakin dans gösterildi. Bu çalismalarda 1600 kadar dans oldugu bunlarin 400 kadarinin yasamakta oldugu anlasildi. Tesiste yapilan tüm çalismalar ve hazirlanmis olan bant, nota, foto, film ve dia gibi dans ve müzik ürünlerinden yararlanilarak Sadi Yaver Ataman tarafindan hazirlanan "100 Türk Halk Oyunu" adli eser, Yapi Kredi Bankasi tarafindan 1975 yilinda yayinlandi.1 Günümüzde ise Halk oyunlari ile ilgili çalisma, arastirma, derleme ve gösteriler çesitli kuruluslar tarafindan yürütülmektedir. Cumhuriyet döneminde Halkevleriyle baslayan ve giderek büyük kentlerde Okul, Dernek, Klüp ve topluluklarca sürdürülen Halk oyunlari çalismalarina; Turizm Bakanligi, Milli Egitim Bakanligi, Gençlik ve Spor Bakanligi, Köy Isleri Bakanligi ve Dis Isleri Bakanligina bagli çesitli kuruluslar katilmistir. 1966 yilinda Milli Egitim Bakanligi bünyesinde "Milli Folklor Ensitüsü" kurulmus olup daha sonra Kültür Bakanligina bagli "Milli Folklor Arastirma Dairesi" ne ( M.F.A.D) dönüstürülmüstür. Turizm bakanligi bünyesinde "Devlet Halk Danslari Toplulugu" olusturulup, Gençlik Ve Spor Bakanligina bagli Izcilik ve Bos Zamanlari Degerlendirme Genel Müdürlügünde Halk Oyunlari Subesi kurulmustur.2 1970 yilindan sonra Turizm ve Tanitma Bakanligi halk danslari ekiplerini yurt disi uluslar arasi gösterilere göndermeye basladi. Halk oyunlari ekipleri daha sonra Japonya- Osaka fuarindaki gösterilere, 1972 yilinda ise Fransa'nin Diyon sehrindeki ulusararasi Halk Danslari festivaline gönderildi.Bundan sonra artik Avrupa gezileri dönemi basladi. Su anda I.T.Ü Türk Musukisi Devlet Konservatuari içersinde yer alan Halk Oyunlari Bölümü Bilimsel olarak Halk oyunlari çalismalarini sürdürmeye devam ediyor.


  #70  
Alt 21-07-2010, 23:51
 
Standart Cevap: Halk Oyunları Türleri Yöreleri

Mardin halk oyunlarını sıralayacak olursak:

BERİVAN : Süt sağma olayını anlatır, ağır bar havasındadır.

CİRANE : Komşu aşkını anlatır, ağır bar havasındadır.
KEÇİKANİ : Bu genç kız oyunu, sevgiyi, dostluğu, birlikteliği anlatır.

MAMIR : Sevgiliye ağıtı anlatır. Bar havasındadır.
BİŞARO : Bağ bozumunu anlatan oyundur. Coşkuyu anlatır. Bay bayan karışık bazen de ayrı olarak oyun oynanmaktadır.

SEGAVİ : Sevgi ve coşkuyu anlatır.

CENBELLİ AĞA: Üzüntüyü ağıt şeklinde sergileyen oyundur. Bar havasındadır.

HINNE : Kına yakma olayını anlatan oyundur. Sevinç ve birlikteliği anlatır.

BABLEKAN : Kuyudan su çekme olayını anlatır.

KEMALIM : Ataya duyulan sevgiyi, bağlılığı anlatır. Bar havasındadır.

ÇECANI : Memleket özlemini anlatır.

ÜÇ KIRMA : Üç kırmayla oynanan oyun bir erkek oyunudur. Ağır bar havasındadır.

MERYEMİ: Aşk ve sevgiyi anlatır. Bar havasındadır.

LORKE : Güzelliği coşkuyla anlatan bir oyundur.

HİMALEYE : Coşkuyu anlatan bir oyundur.

KESİRTİN : Çift kırmalıdır. Sevgi ve aşkı anlatır.

ÇPİKLİ : Şiddet ve sevgiyi, jest ve mimiklerle uyumlaştıran bir oyundur.

KOÇERE : Şehirden yaylaya çalışmak için gidenlerin mevsim sonunda işlerini bitirip ayrılacakları sırada kendi aralarında yaylalarda yaşadıklarını taklit ederek oynadıkları oyundur.

HAFTANO : Giyinme ve kuşanma olayını anlatır.

DİK OYUN : Toplumsal yaşamın disipliner yönünü anlatan bir oyundur.

SEVGİ OYUNU : Her şeyde ve her yerde sevginin olması gerektiğini coşkuyla figürleştiren bir oyundur.

RAKSIL HAVANIM : Elit tabaka hanımlarının bir araya geldiklerinde oynadıkları ve birlikteliği yansıtan bir oyundur. Ağır bar havasındadır.

RİHANE: Oyun adını reyhan çiçeğinden almıştır. Oyunun özü çiçeğin büyüyüp yayıldıkça etrafa saçtığı muhteşem ve ferahlatıcı kokusunun etkisi insanoğlunun raks etmesini sağlamıştır. Ağır bar havasında olup, erkek oyunudur. Buna Atabarı da denir.

YÖRE ÇİFTETELLİSİ : Coşkuyu anlatır. Bayan oyunudur.

YÖRE HALAYI : Sevgiyi ve aşkı anlatır.0yun bar havasındadır.

MALATYA : Birlikteliği anlatır. Bu oyunu bay ve bayan karışık oynar.
OĞUZLU : Aşkın yüceliğini anlatır

ONDÖRTLÜ : Sevgi ve aşkı anlatır.

SAMRA : Aşkın yüceliğini anlatır. Ağır bar havasındadır.

KEMANBAZO : Ayrılığı ve ayrılığa karşı duyulan sitemi anlatır.

SABİHA: Mardin'de yaşanan ve sonu evlilikle biten ölümsüz bir aşkın öyküsüne dayanır. Bu öyle bir aşk ki, yıllanmış şarap gibi zamana hükmederek günümüze taşır. Ağır bar havasındadır.

HAT MATAR (Yağmur yağdı): Çok özel, güzel olan memleketimizin yağmurla kazandığı ayrı havası anlatılmaktadır.

ZEYZO : Umutsuz bir aşkın seven erkek için oluşturduğu hayal kırıklığı ve acıları konu eder.

ESMERİM : Esmer tenli güzelleri anlatır.

DİZO : Coşkuyu anlatır.
BOTANİ : Birlik duygusunun sevgiyle kazandığı coşkuyu anlatır.

CANTSU : Testiyle çeşmeden su taşıma olayını anlatır.

ÇEPİKLİ : Coşkuyu anlatır.

GÜLE : Divan edebiyatında sevgiliyi anlatan ,bülbülü deli eden aşkı anlatır.

GOVEND : Bu oyun özlemi anlatır

ŞEVKO : Özlemi anlatır. Bar havasındadır.

HADDİNO : Birlikteliği anlatır.

SEMRA : Aşk ile sevgiye olan özlemi anlatır.

HIRPANİ : Aşk acısının bireyde uyandırdığı bir takım duyguları figürleştiren bir oyundur. Bar havasındadır.

TORİVAN : Sevgiyi coşkuyla bütünleştirerek anlatır. Bar havasındadır.
HURŞE : Sevinç ve coşkuyu anlatır. Kemençe ile oynanır. Doğal yaşamın bahşettiği mükemmelliğin karşısında duyulan sevinci oyunlaştırır.

DALLAL : Sevgiliye duyulan özlemi anlatır. Bar havasındadır.

BEYN İT DEVELİ : Aşk ve sevgiyi anlatır.

KOSARİ : Birlikteliği anlatır. Bar havasındadır.


Cevapla

Hızlı Cevap
Mesajınız:
Kullanıcı isminiz: Giriş yapmak için Buraya tıklayın
Rastgele Soru

Seçenekler


Seçenekler


Benzer Konular
Anonim Halk Nesri Türleri Halk Fıkraları Anonim Halk Nesri Türleri Halk Fıkraları Bir konuda ders vermek, bir görüşü, düşünceyi mizah yoluyla insanları gülümseterek anlatmak amacıyla söylenmiş kısa, özgün halk anlatılarıdır. ...
Anonim Halk Nesri Türleri Halk Hikayesi Anonim Halk Nesri Türleri Halk Hikayesi Aşk, kahramanlık gibi konuları, şiir ve düz anlatım olarak, aşıkların saz eşliğinde anlatıp söylemeleridir (düz anlatım içinde yer alan şiirler, saz...
Muş Halk Oyunları Muş Halk Oyunları Milli kültürün ayrılmaz bir parçası olan Muş Folkloru yöre insanının iç dünyasını, neşesini, yaşantısını, üzüntüsünü, geleneklerini, tabiat olayları karşısındaki tavırlarını...
Van Halk Oyunları Van Halk Oyunları Van Halk Oyunları bakımından en zengin yörelerden biridir. Çeşitli kültürlerin etkisi ve çok yönlü insanları ile yöre konuları ile çok özellik teşkil etmektedir. Yörenin...
Halk Oyunları Türleri Halk Oyunları Türleri Halay Oyunları Halay, birlik, beraberlik, yardımlaşma gibi toplu hareket anlamına, alaydan gelen insan topluluğu anlamına ya da devamlılık süreklilik anlamına...

 
Forum Stats
Üyeler: 65,680
Konular : 236,966
Mesajlar: 423,696
Şuan Sitemizde: 101

En Son Üye: smyra

Sosyal Linkler
Lütfen Facebook Sayfamızı Beğenin



Twitter Butonları





Google+ Butonu



Lütfen Google+ Sayfamızı Çevrenize Ekleyin


Sponsorlu Bağlantılar







Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 07:27.


Powered by vBulletin® Version 3.8.2
Copyright ©2000 - 2014, Jelsoft Enterprises Ltd.

DMCA.com

Sitemizde illegal paylaşım yasaktır.Sayfalarımızda bulunan içeriklerin telif haklarıyla ilgili bir şikayetiniz/sorunuz varsa bize ulaşmak için TIKLAYINIZ .
In this web site,illegal sharing is forbidden.If you have any problem/complaint about content's copyrights in our page,please click here to contact us.