Forum Kimler Online
Go Back   Ezberim > Her Telden Muhabbet > Genel Kültür
Kayıt ol Forumları Okundu Kabul Et


Urfa Sıra Gecesi Nedir, Ne Değildir?

Her Telden Muhabbet kategorisinde ve Genel Kültür forumunda bulunan Urfa Sıra Gecesi Nedir, Ne Değildir? konusunu görüntülemektesiniz.
Urfa Sıra Gecesi nedir, ne değildir? Urfa'nın meşhur sıra Geceleri'nin tarihi kökeni nedir sorusuna cevap arayan Yaşar Duru, yaptığı araştırmalar ...






Yeni Konu aç Cevapla
 
Seçenekler
  #1  
Alt 27-04-2008, 23:48
 
Standart Urfa Sıra Gecesi Nedir, Ne Değildir?

"Sponsorlu Bağlantılar"

 


Urfa Sıra Gecesi nedir, ne değildir?


Urfa'nın meşhur sıra Geceleri'nin tarihi kökeni nedir sorusuna cevap arayan Yaşar Duru, yaptığı araştırmalar sonucu bu geleneğin köklerini bakın nerede bulmuş:"Çocuklarımın annesine ve ehli dilin cümlesine..." ithaf ibaresi düşülmüş bir kitap tanıtacağız bugün sizlere... İthaftan da anlaşılacağı üzere kitap, bir kalem erbabı ve gönül insanının elinden kağıda dökülmüş metinlerden mürekkep...

Halen Gaziantep Şahinbey Belediyesi Başkan Yardımcılığı görevini yapan Yaşar Duru, Hergün, Ortadoğu Tercüman ve Yeni Sayfa gazeteleri ile TGRT ve Kanal 7 ekranlarından tanıan bir isim. Onun; şehir, zaman, mekan ve insan yazılarından oluşan Sıra Geceleri adlı kitabı doğal olarak Urfa'yı ve Urfalıları anlatıyor....
Urfa'da yaşadığı mahallenin adeta Birleşmiş Milletler örgütü gibi etnik zenginliğe sahip olduğunu belirtiyor yazar: Arap Reşit, Mersavi Mahmut, Sazende Circo, Dermençi Vanes, Kemançı Bagos, Gürcü İbram, Macır (Muhacir) Yusuf, Çerkez Ayşe Nuri Baba Çil Arif, Acem Halil, Hıllıheram Sabri, Bakkal Kör Mıhe, Dişçi Memed, Sünnetçi Fahri, Kasap Kelo, Nalbant Ahmet, Kalaycı Sabri, Cülhacı Kemalve Çulcu Rüstem mahalle sakinlerinden akla gelen bazı isimler...

"Şehirler ve insanlar bulundukları coğrafyanın, tabiatın, zamanın, inancın, kültürün ve siyasetin karşılıklı etkileşimi ile şekillenerek, bu güçlerin ortak ürünğ olarak vücut bulurlar" diyen Yaşar Duru'ya göre, "insan bir yönüyle dili dini, kokusu, rengi, tarzı ve tavrıyla içinde bulunduğu sosyal ve fiziksel çevrenin çocuğudur. Bir yönüyle de yaşadığı şehri şekillendiren, onaran, çeşitlendiren, zamanın istek, düşünce ve duygularını mekanın bütün dokularına yansıtan büyük ustadır"

Urfanın özel bir şehir oduğunu ve coğrafyasında bulunan diğer şehirlere benzemediğini belirten yazar, "Bu şehri yazmak, insanlarımızı anlatmak elbette kolay değil. Şehrimi ve hemşehrilerimi bir kaç yüz sayfaya sığdırmaksa zor olmaktan öte imkansız gibidir" dese de acı bir kahve tadında öyle bir Sıra Gecesi hazırlamış...
SIRA GECESİ NEDİR?

Bir özel televizyon ekranındaki Sıra Gecelerini konu edinen eğlence programını eleştirerek başlıyor işe yazar ve soruyor: Bu nasıl Sıra Gecesi? İçki alemini andıran ve Türkçe'nin alenen katledildiği bir Sıra Gecesi ne kadar aslına uygun?
Yazar bu programı yapanların Sıra Geceleri ile Asbap Gecelerini karıştırdığını savunuyor: "Yok efendim vakti zamanında Urfa'ya bir vali gelmişmiş.... Eşrafın uzun kış gecelerinde bir araya gelip sohbet ettiği bu tür toplantılara katılmışmış... Ve gecenin birinde kendisini ağırlayan eşrafa, "böyle olmuyor, bu işi sıraya koyalım, bundan sonraki gece sıra bende" demişmiş de o günden bu yana bu gecelerin adı Sıra Gecesi olmuşmuş...

"Yok devenin nalı, daha neler..." diye sitem eden Yazar Duru, Aruz vezninin bütün inceliklerini, şiir sanatının tüm hünerlerini yansıtan gazellerin ve türkülerin katledilişine de sitem ediyor: "Sıra gecesi bu olamaz. Böylesine ölçüsüz eğlenceye Sıra Gecesi denemez. Asla ve kat'a..."
SIRA GECESİ GELENEĞİ NEREDEN GELİYOR?

Daha sonraki sayfalarda yazar, Kanal 7 için hazırladıkları Sıra Geceleri adlı programın hazırlıkları safhasında bu konuda yapılmış araştırmaların azlığı ve kitapların yetersizliğine dikkat çekiyor. Eldeki mevcut kitaplardan derlenen bilgilerle ortaya çıkanı, "ortada beden vardı ama ruh yoktu" diye tanımlayan Yaşar Duru, Sıra Gecelerinin tarihi köklerini -körebe oyunuymuş gibi- din dışı zeminlerde aramanın doğru bir yaklaşım olmadığınına inandığını söylüyor. Ona göre Sıra Geceleri Sema Semah ve Devran gibi mistik kökeni vardı.

Duru yaptığı araştırma sonucu elde ettiği bilgileri şöyle aktarıyor. İnancının gereğini ibadet şevkiyle müzik eşliğinde dile getiren Anadolu Alevi Bektaşi toplumunun sazlı-sözlü semah meclisleri veya zikkirde ritmi ön plana çıkaran Kadirilik, Rufailik ve Mevlevilik gibi tasavvauf kollarından bir etkileşimden söz edilebilir. Fakat Urfa'nın inanç tarihi içinde adı geçen tasavvuf kollarından çok, musikiyi hiç bir şekilde tasvip etmeyen Nakşiliğin etkili olduğu dikkate alındığında, Sıra Gecesi'nin tarihi kökenlerini farklı bir tasavvufi yapı içinde aramak gerekiyordu.

Sıra Gecesi'ni inanç yapımız içinde şeikillenmiş bir ritüel olarak araştırdığımızda karşımız; Anafdolu'yu yurt edinmeye çalışan işi,aşı, ve eşi denk insanları mezhep ve meşrep farkı gözetmeksizin bir araya getirmeye çalışan Ahilik çıkar.
Eline diline beline sahip ol!...
Gerek Ahilerin el kitabı niteliğindeki Fütüvvetnamelerde gerekse Osmanlı rtarihini konu alan yerli ve yabancı bir çok eserde; Anadolu'da dünyanın ilk melek birliklerini örgütleyen Ahilerin, haftanının belirli günlerinde Sıra Gecesi'ni çağrıştıran motiflerle bezeli toplantılarda bir araya gelerek sohbet ettikleri zikredilmektedir....
Şu farkla ki, bu tür toplantıların nedei ve ağırlıklı gündem maddesi; günümğzde düzenlenen Sıra Gecesi gibi sadece müzik, ikram ve sohbet değildir. Öncelik; esnaf ve sanatkarın iş, işçi sorunları ile diğer sosoyal, siyasal ve ekonomik konulara verilirdi. Bölgenin tabitaına ve kültürüne uygun ikramlar ve müzik bir çeşni olarak ikinci-üçüncü planda yer alırdı..."
DİĞER İLLERDE DE VAR
Yazar yaşar Duru vardığı sonucu Kütahya ve Afyon civarında yaptıpğı araştırmalarda, bu tür toplantıların "Sıra Gecesi" adıyla az da olsa yapılmasını da dayanak olarak gösteriyor ve ekliyor: " Aynı şekilde Çankırı'nın Yaren Sohbetleri ile Adana'nın Gezek'i de Ahi kültüründen mülhem renkler taşımaktadır"...

SIRA GECELERİNDE NELER VARDI?
1950'lerden 1963'lere dek büyükbabası, babası ve amcasının ev sahipliğini yaptığı Sıra Geceleri'nde onlara yardım eden Yaşar Duru, "Büyükbabamın katıldığı Sıra Gecesi'nde dini konularda yapılan sohbetlere kulak verdim. Nakşi hatmesinde oturdum. Babamın arkadaşları daha çok Hz. Ali Cenkleri, Kerem ile Aslı ve bunun gibi halk kitapları okurlardı.
Amcamın sıra Gecesi grubunda sohbetin yanı sıra satranç, yüzük-fincan ve benzeri küçük zeka oyunları ve müzik yer alırdı... 1950'lerin Urfasında tanık olduğum bu üç ayrı Sıra Gecesi'nde yer alan motifler de bu geleneğin Ahi Kültürünün bir parçası olduğunu göstermektedir" diyor...
Yazarın tezlerine katılırsınız, katılmazsınız o ayrı bir konu. Ama bir Urfalının kaleminden çıkan ilginç tespitleri kaçırmamanızı öneririz...
Sıra Gecesi
Yaşar Duru
Hemşehrim Yayınları

Barla Basın Yayın Ltd. şti.
İncilipınar Mahallesi, 3 nolu cadde. Bayel İş Merkezi.
A Blok No: 1 şehitkamil Gaziantep
Tel: 0 342 232 48 03 FakS: 0 342 232 48 05







"Sponsorlu Bağlantılar"

 
"Sponsorlu Bağlantılar"



  #2  
Alt 12-12-2010, 20:00
 
Standart Cevap: Urfa Sıra Gecesi Nedir, Ne Değildir?

Tarih süreci içerisinde bazı geleneklerimiz yozlaşmakta, bazıları da çeşitli nedenlerle kaybolmaktadır. Buna karşılık bazı geleneklerimiz ise ilk günkü şevk ve heyecanla sürdürülmektedir. İşte tüm canlılığıyla gerek Urfa, gerekse Urfa dışındaki Urfalıların sürdürmekte oldukları geleneklerden biri “sıra gecesi” geleneğidir.


Yıllardan beri “sıra gecesi” her fırsatta medyanın ilgisini çekmiştir. …Birçok gazete ve dergilerde sıra gecesiyle ilgili haber ve makale çıkmıştır. “Urfa sıra gecesi”, “Urfa geceleri” adıyla kasetler çıkarılmıştır. Urfa'ya gelen misafirlere ve üst düzey bürokratlara sıra gecesi” adıyla müzikli eğlence geceleri düzenlenmiştir. Çeşitli kuruluş ve derneklerce, Urfa dışında “sıra gecesi” adıyla geceler düzenlenmiştir. Böylece sıra gecesi, Urfa'da yaşayan bir gelenek olma yolunda, Urfa'nın bir simgesi ve Urfa kültürünün bir tanıtım gecesi olmuştur.

Bu nedenle de sıra gecesi denildiği zaman, yaygın olarak “müzik gecesi” anlaşılmaktadır. Halbuki müzik, sıra gecesinin sadece bir bölümüdür. Sıra gecesinin müzik yanında çok daha başka fonksiyonları vardır.
İşte bu nedenle -yıllardır sıra gezen biri olarak halkımızın yıllardır sürdürdüğü ve son yıllarda medyanın da ilgi odağı olan “sıra geceleri”mizi çeşitli yönleriyle bu yazımızda ele alacak, kültür hayatındaki yerini vurgulamaya çalışacağız.


“Sıra Gecesi” Nedir?

Genellikle kış gecelerinde, birbirine yakın yaş grubundaki gençlerin veya orta yaşlardaki arkadaş gruplarının, her hafta bir başka arkadaşın evinde olmak üzere, haftada bir akşam, belirli bir niteliğe ve düzene göre sıra ile yaptıkları toplantılara Şanlıurfa'da “sıra gecesi” denmektedir. Kısaca; “sıra gecesi” bir arkadaş grubunun haftada bir olmak üzere bir araya geldikleri toplantılardır.


Sıra Gecesinin Urfa Kültür Hayatındaki Yeri

Sıra gecesinin Urfa kültür hayatındaki yerini şöyle özetleyebiliriz. Urfalı, genç yaşından itibaren sıra gecesine katılarak, cemaatle oturup kalkmayı, gelenek ve göreneklerini, adâb-ı muâşeret kurallarını, cemaatte konuşmanın adabını, yeri geldiği zaman konuşmayı, yeri geldiğinde dinlemesini bilmeyi, büyüğüne saygıyı öğrenir. Bu yönüyle “sıra gecesi” bir halk mektebidir.
Sıra gecelerinde zaman zaman çeşitli kitaplar okunur ve yorumları yapılır. Bu yönüyle “sıra gecesi” bir eğitim-öğretim müessesidir.


“Sıra geceleri” acıyı ve mutluluğu paylaşmaktır. Sıra arkadaşlarından birinin yakını ölse, diğer sıra arkadaşları cenazenin hazırlanmasından kaldırılmasına kadar arkadaşlarının yanında olurlar, arkadaşlarının acısını paylaşırlar. Düğün, sünnet vs. gibi mutlu günlerde yine arkadaşlar bir araya gelir ve mutluluğu paylaşırlar.


Şanlıurfa'da müziğin gelişmesi ve yaygınlaşmasının en büyük nedeni sıra geceleridir. Bu geceler bir usta çırak geleneğine uygun olarak müziğin öğretildiği ve icra edildiği meşk ortamıdır. Bu yönüyle sıra geceleri bir “Halk konservatuarı”dır.


Keklik, at gibi belirli hayvanlara merakı olanlar, sıra gecelerinde sevdikleri konuları konuşurlar; bu yönüyle sıra gecesi bir cemiyet, bir dernek gibidir.


Urfa'nın sosyal, kültürel ve ekonomik sorunları sıra gecesinde konuşulur ve tartışılır, çözüm yolları üretilir. Bu yönüyle sıra geceleri birer istişare toplantılarıdır.
Sıra geceleri sosyal yardımlaşma ve dayanışmanın yoğunlaştığı ve pratiğe dönüştüğü yerdir. Sıra arkadaşları kendi aralarında yardımlaşma sağladıkları gibi, sıra gecelerinde toplanan paralarla fakirlere yardım edilir.


Sıra geceleri nezih bir sohbet ortamıdır; ilim ve irfan sahipleriyle sohbetler edilir. Şiirler dinlenir, kültür ve edebiyat üzerine konuşulur.


Sıra geceleri geleneksel “Tolaka” ve “Yüzük fincan” oyunlarının oynandığı, geleneklerin yaşatıldığı gecelerdir.


Sıra gecesi, Urfa ve Urfalının tanıtımının yapıldığı bir lobidir.


Sıra gecesi; zengin Urfa sofrası yemeklerinden çiğköfte ve tatlılarının yenildiği, misafirlere tanıtıldığı ortamlardır.


Sıra Gecesine Geliş

Sıraya geliş saati daha önce belirlenen saatlerde olur ve büyük bir önem taşır. Herkes belirlenen saatte gelmek zorundadır. Belirlenen saatte gelemeyen, önceden tespit edilen para cezasını ödemek zorunda kalır. Sıraya gelenleri, ev sahibi kapıda karşılar ve oturulacak odaya alır. Sıraya önce gelenler ayağa kalkarak gelene buyur eder. Sıraya gelen selam vererek herkesle tokalaşır ve uygun yere oturur. Sırada yaşça büyük olanlar üst tarafta, yaşça küçük olanlar kapıya yakın oturur. Ev sahibi ve sıraya daha önce gelenler, sonradan gelenlere “merhaba” derler; sıraya gelen de onlara “merhaba” diyerek karşılık verir. Daha önce gelenler çoksa cemaatin hepsine birden merhaba anlamına gelen “cemaatize rahmet” der.


Sıra Gecesinde Misafir Ağırlama

Sıra grubundan olan biri beraberinde misafir getirebilir. Misafire odanın üst tarafında yer verilir. Sıraya gelen misafirler, sıraya getiren kişi tarafından tanıştırılır. Sıradakiler de misafire tanıştırılır. Sıradakilerin tanıştırılması, misafiri getiren kişi tarafından yapılır veya sıradakiler tek tek sıra ile kendilerini tanıtırlar.


Sıra Gecesinde Sohbet

Sıra gecelerinin en önemli fonksiyonlarından biri sohbettir. Sohbete, sıraya gelenlerden hal hatır sorularak başlanır. Sıraya gelenler birbirlerine sıhhat durumlarını, iş durumlarını sorarak sohbete başlarlar. Sohbet birçok konuda derinleşerek devam eder. Sohbet konuları arasına, o haftaki aktüalite, piyasanın durumu, ekonomi, siyaset ve dini konular gibi birçok mevzu girer. Sohbet konusu sıra gezenlerin ilgi alanlarına göre de değişiklik gösterir. Sıra gezenler kuş meraklısıysa, ağırlıklı olarak kuşlar üzerine; müzik meraklısıysa, müzik üzerine; kültür ağırlıklıysa, edebiyat ve şiir üzerine sohbet ederler. Muhtarların gezdiği sırada mahallenin sorunları, siyasi durum vs., dini ağırlıklı bir sıra ise, dini konular sohbetin ana konularını oluşturur.


Sıra gecelerinde konuşulan konular, sıra gezenlerin mesleklerine, kültür ve sanat yapılarına, tahsillerine göre değişiklik arz etse de, sırada; sağlık, eğitim, siyaset, ekonomi, sanat, edebiyat, dini konular, Urfa'nın sorunları; Türkiye ve dünya meseleleri gibi hemen her konu konuşulabilir.


Bazı sıra gecelerine, sıradakilerin merak ettikleri veya ilgi duydukları konunun uzmanı bir misafir özellikle çağrılır ve onun konuşması dinlenir, ondan istifade edilmeye çalışılır.


Sıra Gecesinde Oyun

Sıra gecelerinde eğlenmek ve hoşça vakit geçirmek üzere bazı geleneksel oyunlar oynanır. Bu oyunlardan en yaygın olanları “Tolaka” ve “Yüzük Fincan” oyunudur.


Tolaka Oyunu: En az 5-6 kişi ile oynanan bir oyundur. Bu oyunun oynanabilmesi için iki araç gereklidir. Birincisi, avuç içine sığacak kadar büyüklükte bozuk para veya yüzük; ikincisi ise, oyunda ceza alan oyuncunun eline vurmak üzere bükülmüş boyun bağı (atkı), havlu veya kemer, İşte bu ceza aletine “tolaka” denir.


Oturan oyuncular iki elini birleştirerek ileri uzatır. Ebe, avuç içine saklanacak şeyi eline, ceza aleti tolakayı da koltuğunun altına alarak ayağa kalkar. Bu sırada diğer oyuncular ellerini birleştirmiş ve ileriye doğru da uzatmış olarak ebeyi beklemektedirler. Ebe, her oyuncunun önünde durarak, elini oyuncuların birbirine yapışık ellerinin içinden geçirir. Elindeki bozuk parayı oyuncuların ellerine bırakır gibi yaparak tüm oyuncuları dolaşır. Ebe, bu işi birkaç defa tekrarlar.
Ebe tüm oyuncuları birkaç defa dolaşırken, saklanacak olan bozuk parayı kimseye belli etmeden herhangi bir oyuncunun eline bırakır.


Bozuk para eline bırakılan oyuncu hiç sesini çıkarmaz, renk vermez. Ebenin sorduğu herhangi bir oyuncu saklanan paranın kimde olduğunu bilirse, ebenin eline ceza aleti ile bir tane vurur ve kendisi ebe olur. Yeni ebe de oyundaki yerini alınca oyuna devam edilir. Ebenin sorduğu oyuncu, paranın kimde olduğunu bilmezse, bu defa ebe onun eline ceza olarak (paranın saklı olduğu oyuncunun söylediği kadar) vurur. Oyuna da yine aynı ebe devam eder.


Yüzük Fincan Oyunu: Bu oyun için en az 5, en çok 10 kulpsuz fincan (acı kahve fincanı) ve bir yüzük gerekmektedir. Bu oyun için sıra elemanları iki gruba ayrılır. Bir grup tepsiyi ve fincanları alarak gizliden yüzüğü tepside ters dizili fincanlardan birinin altına saklar. Karşı grubun tepside ters dizili fincanların altından yüzüğü bulması oyunun temel özelliğidir.
Oyuna başlayan taraftan biri tepsiyi görünmeyen bir köşeye götürür ve fincanlardan herhangi birinin altına yüzüğü saklar. Tepsiyi yavaşça karşı tarafın önün bırakır.


Karşı taraf oyuncuları aralarında tartışarak, yüzüğün hangi fincanın altında olduğunu bulmaya çalışır. Fincanları kaldırmak, karşı tarafın temsilcisi tarafından yapılır. Temsilci, ellerini fincanların üzerinde şöyle bir gezdirirken, karşı taraf oyuncuları fincanı saklayanların yüzlerine bakar ve heyecanlanıp heyecanlanmadıklarını anlamaya çalışır. Dolu fincan üzerindeyken herhangi birinin yüzü değişirse, o fincanı kaldırması gerektiği konusunda temsilcilerini uyarırlar.


Temsilci, fincanı kaldırmadan fincanın “boş” veya “dolu” olduğunu söyler. Temsilci birinci fincanı kaldırırken “dolu” der ve yüzüğü bulursa takımına 10 sayı kazandırır ve aynı zamanda tepsiyi hazırlama kendi takımına geçer. Ama “boş” dediği fincanları tek tek kaldırırken yüzüğü bulursa, fincan adedi kadar sayı alabilirler. Diğer tarafta kaldırılmayan fincanların sayısı kadar sayı verilir. Yüzüğü ilk saklayan taraf yüzüğü saklamaya devam eder.


Sıra Gecesinde Müzik

Şanlıurfa'da müziğin gelişmesi, yaşatılması, yeni bestelerle sanatçıların ortaya çıkışında en önemli faktör sıra geceleridir, denilebilir. Sıra gecelerinde usta-çırak geleneği içerisinde müzik icra edilir. Herhangi bir enstrüman çalan veya okuyabilen kişilerin oluşturduğu sıralarda Urfa makam geleneği içerisinde müzik icra edilir. Müzik faslı Rast veya Divân makamından başlayarak Uşşak, Hicaz ve gecenin durumuna göre diğer makamlarla devam ederek Kürdi veya Rast makamıyla son bulur. Bu makamlar icra edilirken o makama göre şarkı, türkü okunur. Arada ise hoyrat ve gazel okunur. Müziğe yeni başlayanlar, bu gecelerde ustaları dinleyerek müzik bilgisi alır ve makamları öğrenirler. Bu yönüyle sıra gecelerine “halk konservatuarı” da denilebilir. Urfa'nın yetiştirdiği Mukim Tahir, Kel Hamza, Damburacı Derviş, Tenekeci Mahmut, Kazancı Bedi, İbrahim Tatlıses, Mehmet Özbek, Mahmut Coşkunses gibi, daha sayabileceğimiz birçok ünlü, sıra gecelerinde yetişmiş ve ustalık dönemlerinde da çırakları kendilerinden istifade etmiştir.


Sırada Disiplin ve Yargılama

Sıra gecelerinin temeli disiplindir. Sıra gecesine gelişten ayrılışa kadar kurallar dizisi vardır. Sıraya katılan kişi bunlara kesinlikle uymak zorundadır. Bu kurallara uymayan, uyum sağlayamayan kişi zaman içinde sıradan ayrılmak zorunda kalır. Sıra gecesinin genel kuralları sıraya katılanlar tarafından umumiyetle bilinir. Sıraya gelme saati, kalkma saati gibi bazı kurallar da sıra elemanlarının ortak kararıyla belirlenir. Bu alınan kararları sıra başkanı uygular.


Acı Kahve ve Çay İkramı

Sıraya gelenlere ilk olarak sigara ve acı kahve ikram edilir. Acı kahveye Urfa'da “Mırra” denilir. Acı kahve yapmak için önce çekirdek kahve kavrulur ve iri çekilir. Çekilen kahve “gümgüm” denen büyükçe cezveye konularak iyice kaynatılır, kaynayan kahve başka bir cezveye süzülür, dinlenen kahve tekrar süzülür. Süzülen kahveye “hel” denen ve özel bir tad veren bitki tohumu da konur ve kaynatılarak sıcak olarak misafirlere ikram edilir. Kahve, misafirlere özel kulpsuz fincanlarla sunulur. Mırra, fincanın dibine az miktarda konulur ve iki defa verilir.


Acı kahvenin yapılması gibi, içilmesinin de kendine has kuralları vardır. Bu kurallardan birkaçını şöyle sıralayabiliriz.


Sıra gecesinde acı kahve, misafirler ilk geldiğinde ve kalkacakları sırada olmak üzere iki defa ikram edilir. Her ikramda fincana az miktarda acı kahve konur, misafir kahveyi içer ve fincanı geri uzatır. Mırrayı dağıtan, tekrar fincana az miktarda kahve koyarak misafire verir. Misafir ikinci kez uzatılan kahveyi de içerek teşekkür eder ve fincanı, kahveyi dağıtana geri verir. Burada iki püf noktası vardır. Kahveyi içen, kahve fincanını yere koymamalı ve mutlaka kahveyi verene iade etmelidir. Kahveyi içenin fincanı yere veya masaya koyması kahveyi dağıtana büyük hakaret sayılır. Bunun cezası kahveyi veren bekârsa, evlendirmesi veya fincanın altınla doldurulup bunun kahveyi dağıtana verilmesidir. Urfa'ya gelen yabancıların çoğu bu kuralları bilmedikleri için çoğu kez fincanı yere koyar, orada bulunan, bu kuralı o yabancıya hatırlatır ve kahveyi dağıtana da onun yabancı olduğunu ve bu kuralı bilmeden fincanı yere koyduğunu, amacının hakaret olmadığını söyleyerek “hoş görmesini” ister.


Sırada, acı kahveden sonra çay ikram edilir. Çay biraz geciktiğinde, sıra arkadaşlarından bazıları esprili bir şekilde çayın geciktiğini ev sahibine hatırlatırlar; “Yahu bu çayiz Halep'ten mi geli?”, “Niye bele gecikti”, “Çay suyiz yoksa komşıdan getırah” veya birkaç arkadaş “Çay içinde adalar” gibi içinde çay geçen türküleri söylemeye başlarlar. Ev sahibi çayın geciktiğini anlar ve hemen çayları getirir.


Sıra gecesinde acı kahve ve çaydan başka, yazın ayran ve şurup ikram edildiği de olur. Sıra gecelerinde alkollü içki kesinlikle içilmez.


Sıra Gecesinin Baş Yemeği “Çiğköfte”

Sıra gecelerinde yemek olarak “çiğköfte” yapılır, nadiren diğer yemekli sıra geceleri de vardır. Diğer bir ifade ile “Çiğköfte” sıra gecelerinin değişmez yemeğidir diyebiliriz. Sırada sohbet veya müzik faslı biterken köfteyi yoğuracak kişi ve ona yardımcı olacaklar köfte yoğurmak üzere kalkarlar. Daha önce bulguru, eti, isodu (kırmızı pul biberi) ve diğer malzemelerin hazırlanmış olduğu diğer odaya geçerler. Köfteyi yoğuracak olan, elini güzelce yıkayarak işe başlar. Köfte kıvamına geleceği sırada, sofra serilmeye başlanır. Köfte ile beraber yenilecek has (marul), beyaz lahana, salatalık, turp, nane, pırpırım (semizotu) ve Urfa'da yetişen hardal, kuzukulağı, suyarpızı, tuzik pendik ve tere gibi dere otlarından mevsimine göre bulunanlar sofraya dizilir. Ayran ve ekmek de sofraya konulduktan sonra hazır olan çiğköfte herkese bir tabak olacak şekilde servis yapılır.


İyi köfte yoğurmak bir meziyettir. Sıraya gelen her kişi iyi köfte yoğuramaz. Her sıranın köfte yoğuranı bellidir ve o kişi veya kişiler sıra gecesinde köfteyi yoğururlar. İyi yoğuramayan biri, köfte yoğurursa köfteyi hamurlaştırır, yiyenler “yuvalak köftesine benzemiş” gibi nüktelerle yoğurana takılırlar; köfteyi yoğuran, yoğurduğuna yoğuracağına pişman olur.


Sırada çiğköftenin yanında bostana, salatalık veya maruldan yapılmış cacık, zeytin bostanası veya koruk salatası, çoban salatası gibi salata ve cacıklar ikram edilir.


Sıra Gecesinde Tatlı

Sıra gecelerinde çiğköfteden sonra kadayıf, şıllık, katmer, baklava veya daş ekmeği, küncülü akkıt, palıza, şıre gibi mahalli tatlılardan herhangi biri ikram edilebilir. Sıra sahibinin hanımı maharetli ise, bu tatlılar evde hazırlanır, yoksa çarşıdan alınır.


Sonuç

Sonuç olarak şunları söyleyebiliriz: “Sıra gecesi” bir halk mektebidir, eğitim ve öğretim müessesesidir, arkadaşlıkların dostluklara dönüştüğü, dayanışma ve yardımlaşmanın, hoş sohbetin, müziğin, edebiyatın harman olduğu gecelerdir.


Şanlıurfa kültür hayatında önemli bir yere sahip olan “sıra geceleri” geleneği çok yaygın bir şekilde Urfa'da ve Urfa dışındaki Urfalılar arasında halen devam etmektedir. Birçok geleneğimizin yozlaştığı ve bir kısmının kaybolduğu günümüzde sıra gecesi” geleneğinin yaşıyor olması bir şanstır, bir güzelliktir. Sıra gecesi geleneğinin sürdürülmesi, bu kadar olumsuz tesirlere karşı halkımızın kendi milli değerlerine sahip çıktığının bir göstergesidir. Bu nedenle “sıra gecesi” geleneğinin bugün olduğu gibi yarınlarda da devam etmesi halisâne dileğimizdir.


Cevapla

Hızlı Cevap
Mesajınız:
Kullanıcı isminiz: Giriş yapmak için Buraya tıklayın
Rastgele Soru

Seçenekler


Seçenekler


Benzer Konular
Laiklik nedir? Ne değildir? LAİKLİK NEDİR? NE DEĞİLDİR? Gerçekte çok basit çözümü son derece kolay olan bu konunun yanlış, eksik ve bilim dışı yorumlarla devamlı kaşınarak bir kangren haline getirilmeye çalışıldığını ibret...
ŞizofReni NediR Ne DeğiLdir? ŞizofReni NediR Ne DeğiLdir? Şizofreni, düşünceleri, algıları, duyguları ve davranışları etkileyen ve hastanın işlevlerinde önemli bozukluklara neden olan belirtilerin görüldüğü kronik bir...
Aşk Nedir ? Ne değiLdir Sesini duydugunuz anda avuclariniz terlemeye kalbiniz deli gibi carpmaya ba$liyorsa... Bu a$k degil HO$LANMAKtir Ellerinizi ondan cekemiyor surekli dokunmak sarilmak istiyorsaniz.. Bu a$k...
İzmir'de Sıra Gecesi Mehmet Kendirci yönetimindeki Urfalı sanatçılardan oluşan Urfa Sıra Gecesi Ekibi, Narlıdere'de unutulmaz bir konser verdi. Fasıl ve eğlence deyince Narlıdere'de ilk akla gelen yerlerden birisi...
Feminizm nedir?ne değildir? Eminim sizler doğrusunu biliyorsunuz ama halk arasında ve “aydın” geçinen kimselerde sıkça görülen bir hataya değinmek istedim. Feminizmin ne olduğunu birçok kişi bilmiyor. Bilgi sahibi olmadan,...

 
Forum Stats
Üyeler: 65,726
Konular : 238,667
Mesajlar: 425,816
Şuan Sitemizde: 223

En Son Üye: beyaz_dus

Sosyal Linkler
Lütfen Facebook Sayfamızı Beğenin



Twitter Butonları





Google+ Butonu



Lütfen Google+ Sayfamızı Çevrenize Ekleyin


Sponsorlu Bağlantılar







Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 13:27.


Powered by vBulletin® Version 3.8.2
Copyright ©2000 - 2014, Jelsoft Enterprises Ltd.

DMCA.com

Sitemizde illegal paylaşım yasaktır.Sayfalarımızda bulunan içeriklerin telif haklarıyla ilgili bir şikayetiniz/sorunuz varsa bize ulaşmak için TIKLAYINIZ .
In this web site,illegal sharing is forbidden.If you have any problem/complaint about content's copyrights in our page,please click here to contact us.