Forum Kimler Online
Go Back   Ezberim > Her Telden Muhabbet > Genel Kültür
Kayıt ol Forumları Okundu Kabul Et


Kültürel Değerlerimiz Hakkında Bilgi

Her Telden Muhabbet kategorisinde ve Genel Kültür forumunda bulunan Kültürel Değerlerimiz Hakkında Bilgi konusunu görüntülemektesiniz.
Kültürel Değerlerimiz Hakkında Bilgi Kültür Toplumun ve insanların biyolojik olarak değil de sosyal olarak kuşaktan kuşağa ak*tardığı maddi ve maddi ...






Yeni Konu aç Cevapla
 
Seçenekler
  #1  
Alt 19-02-2013, 20:57
 
Standart Kültürel Değerlerimiz Hakkında Bilgi

"Sponsorlu Bağlantılar"

 


Kültürel Değerlerimiz Hakkında Bilgi

Kültür

Toplumun ve insanların biyolojik olarak değil de sosyal olarak kuşaktan kuşağa ak*tardığı maddi ve maddi olmayan ürünler bü*tünü sembolik ve öğrenilmiş ürünler ya da özellikler toplamı.



Kültür bir milletin maddi-manevi değerleri: Bir milletin bütün sanat faaliyetlerinin inançlarının

örf ve adetlerinin anlayış ve davranışlarının toplamı o milletin kültürüdür. Buna manevi kültür veya hars denir. İnsan toplumun biyolojik olarak değil de sosyal olarak kuşaktan Kuşağa ak*tardığı maddi ve maddi olmayan ürünler bü*tünü sembolik ve öğrenilmiş ürünler ya da özellikler toplamı.


Latince’den gelen kültür terimini günü*müzdeki anlamına yakın bir biçimde ilk kez olarak

17. yüzyılda doğal

hukuk düşünürü

Samuel von Pufendorf kullanmıştır. Ona göre kültür doğaya karşıt olan ve belli bir toplumsal bağlam içinde ortaya çıkan tüm İnsan eserleridir. 18. yüzyılın sonlarında ünlü Alman filozofu


Kant da kültürü aynı anlamda insanın kendi rasyonel ve mantıklı özünden dolayı özgürce hayata geçirebileceği amaçların ideallerin tümü olarak tanım*lanmıştır.

Bununla birlikte esas

Aydınlanma Ça*ğında oluşan kültür kavramının gerçek yara*tıcısı ünlü Alman filozofu Herder''dir. Ona göre kültür bir ulusun bir halk ya da toplu*luğun yaşam tarzıdır. Herderin söz konusu kültür kavrayışı kültüre tarihsel bir boyut kazandırırken günümüz kültür görüşüne çıkan yoldaki en önemli kilometre taşını meydana getirir. Nitekim antropolog E. B. Taylor 1871 yılında kültürü bilgileri inanç*ları sanatı ahlâki yasaları gelenekleri ve bir toplumun üyesi olarak İnsanın edindiği bütün öteki eğilim ve alışkanlıkları içeren kompleks bütün olarak tamamlamıştır.

İktisadi üretim ve mübadele sistemini akrabalık ve aile örgütlenmesi dizgesini siyasi ve dini örgütlenmeyi günlük yaşam kurallarını ahlâk ve adalet sistemini dili ve efsane

sanat

felsefe ve hatta bilim üretimi*ni ihtiva eden bir şey olarak bütün tarihsel ve evrensel boyutuyla kültür tanımı bunun*la birlikte kültürü uygarlıktan ayırmaya yet*meyen oldukça genel bir kültür kavrayışına tekabül eder. Anglo-Sakson dünyada çok yaygın olan söz konusu kültür/

uygarlık öz*deşliği Alman düşüncesinde Kultur ve Zivi*lisation ayırımıyla daha sağlıklı bir biçimde karşılanır. Buna göre kültür veya tinsel kül*tür semboller ve değerleri ifade ederken uy*garlık ya da maddi kültür teknolojiyi


iktisat ve toplumsal hayatı kuran tüm faaliyetleri tanımlar. Şu halde kültür genel bir biçimde ve uygarlıkla eşanlamlı olarak İnsan türü*nün hayatını yaşam tarzını tüm diğer yaşam tarzlarından ayıran unsurlar bütünü diye ve daha özel olarak da bir uygarlığı meydana getiren değerler toplamı şeklinde tanımlanabilir.

Bu bağlamda farklı değer ya da kültürle*re sahip toplumsal veya etnik gruplar ara*sındaki doğrudan ve sürekli temasın sonu*cunda gruplardan biri veya diğerinin ya da her ikisinin birden diğer grubun kültürünü kültürel özelliklerini toptan veya kısmen be*nimsemesi sürecine kültürlenme adı verilir. öte yandan bir toplumun kendi kültürünü kültürel değer ya da özelliklerini üyelerine aktarma sürecine toplumu meydana getiren bireylerin toplumun istek ve beklentilerine uygun olarak etkilenmesi ve değiştirilmesi işlemine kültür! eme denmektedir.

Aynı bağlamda ve yaklaşık olarak aynı anlam içinde bir toplumsal gruba ait olan bilginin yerleşik söylemlerle semboller dü*zeninin diğer kuşaklara iletilmesi süreci kül*tür aktarımı diye tanımlanır. Yine özellikle kültürlenme söz konusu olduğunda bir kül*türel grubun üyelerinin başka bir kültürle temas içine girdikleri zaman kendi kültürle*rini ya da geleneksel kültür değerlerini tüm*den ya da bir bölümüyle yitirmelerine kül*türsüz!eşme veya kültür yitimi denir. Aynı şekilde bir İnsanın kendi kültürüne yabancı bir kültür tümden farklı bir değerler ve normlar sistemi içine girdiği zaman yaşadı*ğı yolunu kaybetmişlik şaşkınlık veya yön*süzlük duygusuna kültür şoku adı verilmek*tir.

Öte yandan modern toplumlarda farklı hatta çoğunluk rekabet halindeki kültürler ve alt kültürlerin varlığı dikkate alındığında kendi kültür değerlerini davranış veya yaşam tarzını ve dilini sahip olduğu siyasi ve iktisadi güç sayesinde diğer kültürlere empoze edebilen kültür hakim kültür diye tanımlanır.

Kültür nedir
Kültür insan toplumuna özgü

bilgi

inanç ve davranışlar büyünü ile bu bütünün parçası olan maddi nesneler. Kültür kavramının pek çok tanımı yapılmıştır. Ama kültürler arası değerler farkındalığı ile ilişkisi içinde incelerken bu toplumsal olayın daha özel bir tanımını yapmak gerekiyor. Sanatı edebiyatı bilimi folkloru gelenekleri içerecek ve bunların karşılıklı ilişki ve bağıntı içinde oluşturdukları bütünü kastetmek üzere yapılan kültür tanımları özel bir etkileşme olarak ele alınabilir. Toplumsal yaşamın dil düşünce gelenek işaret sistemleri kurumlar yasalar aletler teknikler sanat yapıtları gibi her türlü maddi ve tinsel ürününü kapsamına alır.

Kültür: İnsanoğlunun

biyolojik olarak değil de sosyal olarak kuşaktan kuşağa aktardığı maddi ve maddi olmayan ürünler bütünü.

Eğer biz kültürü gündelik hayat içindeki yapısıyla tanımlayamazsak her anki ilişkilerimizin toplamı olarak ele alamazsak kültürün etkisini ve gücünü yeterince göremeyiz. Milyonlarca insanın hayatı çalıştığı veya eğitim aldığı saatlerin dışında kendisini bir sonraki çalışma gününe veya bir sonraki ders gününe bir biçimde hazırlamak için giriştiği bütün o ilişkilerden olaylardan ve nesnelerden kurulmuştur. Kültür işte bir anlamda budur. Otobüs beklerden yemek yerken müzik dinlerken ders çalışırken eğlenmek ya da dinlenmek için bir yerlere gider ya da bir şeyler satın alırken barınmak örtünmek için ihtiyaç duyduğumuz maddeleri tüketirken girdiğimiz her ilişki bizi çevreleyen her şey bizi kurulu devralınmış ve yeniden üretilen bir yapıya yönelten her bağ kültür kavramıyla ifade edilebilir.

Kültür etimolojik anlamda işlemek ıslah etmek yoluyla bir toprağı daha verimli kılmak bitki yetiştirmektir. Aslında kültürle anlatmak istenen esas konu insan yaşantısının hayvansal niteliklerden sıyrılarak insani bir görünüm kazanmasını sağlayan her şeyin kendisidir.

Kültür cultum fiilinden gelir; bu da yetiştirmek korumak ve göz kulak olmak anlamındadır. Dahası bir topluluğun tüm faaliyetlerini yansıtan ve onu diğer tüm toplumlardan ayıran eylem ve düşünceler sistemi olarak ifade edilebilir kültür. Bozkurt Güvenç''e göre kültür; toplum insanlığın eğitim süreci ve kültürel muhteva gibi değişkenlerin ve bunlar arasındaki karmaşık ilişkilerin bir bütünü ve işlevidir. Demek ki kültür kapsamlı bir alanı içerir ve bilgi inanış sanat ahlak kuralları kanun gelenek ve görenek ayrıca topluluğun bir üyesi olarak insan tarafından kazanılan geliştirilen daha birçok yetenek ve becerileri içeren karmaşık bir bütünü bünyesinde taşır.

Günlük dilde “kültürlü olmak” bilgili görgülü incelikli olmak anlamına gelir.Kültürlü kişi uygarlığın nimetlerinden bilinçli olarak yararlanan eğitimli kişidir.

Kültür terimini günümüzdeki anlamına yakın bir şekilde ilk kez 17. yüzyılda

Samuel von Pufendorf kullanmıştır.Ona göre kültür doğaya karşıt olan ve belli bir toplumsal bağlam içinde ortaya çıkan tüm insan eserleridir.

Alman filozof


Immanuel Kant kültürü insanın mantıksal özünden dolayı özgürce hayata geçirebileceği amaçların ideallerin tümü olarak tanımlamıştır.

Bir başka Alman filozof

Herder kültürü bir ulusun bir halk ya da topluluğun yaşam tarzı olarak yorumlamıştır.

Kültürü tanımlamaya çabalayanlardan bir diğeri de antropolojinin kurucularından Edward Burnett Taylor olmuştur.Ona göre kültür “bilgilerden inançlardan sanattan ahlaktan ve insanın toplumda yaşayan bir varlık olması nedeniyle edindiği bütün öbür yetenekler ve alışkanlıklardan oluşan karmaşık bir bütün” dür.


Antropoloji ve

etnoloji bilimleri geliştikçe kültür olgusunun karmaşıklığı daha da belirginleşmiş ve tanımlar da çeşitlenmiştir.ABD’li antropologlar A.L.Kroeber ve Clyde Kluckhohn Kültür Kavramlarına ve Tanımlarına Eleştirel Bir Bakış -1952 adlı çalışmalarında kültürün 164 farklı tanımını verirler.Bunlardan biri olan “öğrenilmiş davranış” yeterli bir tanım değildir çünkü hayvan türlerinin yaşamında da doğal davranışların dışında sonradan edinilmiş ya da öğrenilmiş davranışların payı vardır.Bir başka tanıma göre kültür “zihindeki düşünceler” den oluşur.Bu da yeterli değildir çünkü düşünceler toplumda ancak dilde eylemde ve yaratılmış ürünlerde cisimlendikleri sürece bir anlam ve işlev kazanırlar.

Kültür bir toplumun kimliğini oluşturur onu diğer toplumlardan farklı kılar. Kültür toplumun yaşayış ve düşünüş tarzıdır.

Kültür genel olarak iki öğeden oluşur

a) Maddi Kültür Öğeleri: Binalar her türlü araç-gereç giysiler vb.

b) Manevi Kültür Öğeleri: İnançlar gelenekler normlar düşünce biçimleri vb.

Kültürün maddi ve manevi öğeleri arasında sürekli bir etkileşim vardır. Birinde meydana gelen bir değişim diğerini de etkiler.

turkforumuz.biz''den alınmıştır

Kültür toplumun doğal çevresinden yani coğrafi koşullardan etkilenir. Örneğin dağlık bölgelerde yaşayan toplumların kültürüyle verimli ovalarda yaşayan toplumların kültürü birbirinden farklıdır.

Özellikleri

Kültür görelidir. Yani her toplumun kendine özgü kültürü vardır.

Kültür tarihseldir. Yani geçmişten günümüze süregelmektedir.

Kültür insan eseridir. İnsanlar hem kültürü oluştururlar hem de kültürden etkilenirler.

Kültür durağan değildir. Zaman içinde değişir. Maddi öğeler daha hızlı değişir. Ayrıca her toplumda kültürel değişim hızı birbirinden farklıdır.

Kültürün işlevleri

Birey davranışlarını yönlendirerek toplumsal düzeni sağlar

Topluma kimlik kazandırır. Toplumu diğer toplumlardan farklı kılar

Toplumsal dayanışma ve birlik duygusu verir. “Biz bilinci”

Toplumsal kişiliğin oluşmasını sağlar. “sosyalleşme”

Kültürün kazanılması


İnsanların toplumları ülkeleri birbirinden farklı da olsa biyolojik olarak birbirlerine benzerler ama inanç düşünce tutum ve olayları algılayış tarzı bakımından farklıdırlar.

Bu farklılığı ortaya çıkaran etkenlerin başında içinde yetiştikleri kültürel yapıdır. Bireyler kültürü sosyalleşme süreciyle kazanırlar.

Sosyalleşme (Toplumsallaşma) (Sosyalizasyon):

Birey içine doğduğu kültürel ortamın özellikleri ana-babasından yakınlarından arkadaşlarından okuldan sokaktan ve iş ortamından öğrenir. Ömür boyu süren bu öğrenme ve uyma sürecine sosyalleşme denir.

Birey sosyalleşme süreciyle içinde yaşadığı toplumun bir üyesi olur. Olayları algılayış tarzından giyim tarzına düşünüş tarzından davranış biçimine kadar her konuda kültürden etkilenir.

Sosyalleşme süreci aynı toplumdaki bireyleri genel olarak birbirine benzetir. Ancak aynı kültürel ortamda da yaşasa her insanın yaratılış özellikleri farklı olduğu için kişilikleri birbirinin aynısı değildir.

Temel kavramları

1- Üst Kültür: Bir toplumda geçerli olan genel kültür özellikleridir. Toplumun her kesiminde bilinir ve benimsenir.

Örnek: Genel Türkiye kültürü genel Çin kültürü genel İtalyan kültürü gibi…

2- Alt kültür: Üst kültür içindeki din dil töre ve etnik köken bakımından kendine özgü özelliklere sahip toplulukların kültürüdür.

Örnek: Türkiye’deki Kürt Laz Alevi Yörük kültürü Amerika’daki Kızılderili Zenci Göçmen kültürü gibi…

3- Kültürleme: Toplumun kendi kültürel özelliklerini yeni kuşaklara sosyalleşme yoluyla aktarmasıdır.

Örnek: Türk toplumunda yetişen bir kişi Türk gibi düşünür davranır ve giyinir.

turkforumuz.biz''den alınmıştır

4- Kültürleşme: Farklı kültürlerin karşılıklı etkileşime girmesiyle gerçekleşen kültür alış-verişidir. Kültürleşme süreci sonunda her iki toplum da yavaş ya da hızlı değişir.

Örnek: Aynı mahallede oturan Türk ve Kürt toplulukların zamanla birbirini etkilemesi Avrupa birliğine üye ülkelerin kültürel etkileşime girmesi

5- Kültürel Yayılma: Bir kültürde ortaya çıkan maddi veya manevi kültür öğesinin dünyadaki başka kültürlere yayılmasıdır.

Örnek: Spagettinin İtalya’dan ulusçuluk fikrinin Fransa’dan tütünün içmenin Kuzey Amerika yerlilerinden yoğurdun Türklerden dünyaya yayılması gibi…

6- Kültürel Gecikme: Bir toplumdaki maddi kültür öğelerinde meydana gelen değişim hızına manevi kültür öğelerinin ayak uyduramaması oluşan uyumsuzluk ve görgüsüzlük durumudur.

Örnek: Cep telefonu (maddi kültür) hızla yaygınlaşmaktadır ancak onu kullanma görgüsü (manevi kültür) aynı hızda gelişmemektedir. Bunun sonucu olarak toplu mekânlarda yüksek sesle konuşulmakta tiyatro cami gibi yerlerde kapatmaya özen gösterilmemektedir. Ayrıca apartman kredi kartı belediye otobüsü sonradan görme zenginlik vb.

7- Kültürel Şok: Kendi kültür ortamından başka bir kültür ortamına katılan bireylerin yaşadıkları bunalım ve uyumsuzluk durumudur.

Örnek: Almanya’ya giden ilk Türk işçilerin uyum sorunları kentten köye gelin olan bir kızın uyum sorunu Doğuda bir köye atanan yeni İzmirli öğretmen vb…

8- Kültür Emperyalizmi: Emperyalizm bir ülkenin başka bir ülkenin kaynaklarını sömürmesi demektir. Kültür emperyalizmi gelişmiş ülkelerin az gelişmiş diğer kültürleri özellikle kitle iletişim araçlarıyla etkilemesi ve kendine benzetmesidir. Kültür emperyalizmi sömürgeciliği kolaylaştırır.

turkforumuz.biz''den alınmıştır

Örnek: Batı kültürü TV programları ve filmleriyle diğer kültürleri giyim eğlence ve tüketim alışkanlıkları bakımından kendine benzetmektedir. Böylece Batı ürettiği ürünlere daha çok pazar bulacaktır.

9- Kültürel asimilasyon: Bir kültürün kendi içindeki azınlık kültürü eritmesi ve kendine benzetmesidir. Asimilasyon normal bir süreçle olabildiği gibi devlet eliyle zorla da olabilir.

Örnek: Bulgar Türklerinin zamanla Slavlar içinde erimesi Anadolu’daki Türklerden önceki eski halkların Türk kültürü içinde erimesi Azteklerin Meksika kültürü içinde erimesi vb…

10- Kültürel Yozlaşama: Yabancı kültürlerin olumsuz etkisi ve toplumun kendi öz değerlerine yeterince sahip çıkmaması sonucu meydana gelen kültürel bozulmadır.

Örnek: Gençlerin batı kültürüne özenmesi yardımlaşmanın yerini çıkarcılığın ve duyarsızlığın alması anadilin yabancı kelimelerle yozlaşması dini bayramların özünden uzaklaşıp tatile dönüşmesi işyeri isimlerinin yabancı kelimelerden seçilmesi

Kültür değişmeleri

İnsanların yukarıda anlatılan her çeşit değeri ürettikleri ortama kültür çevresi diyebiliriz. Kültür çevresi içinde bulunan insanlar belli kültür değerlerini üretirler ve özellikle dördüncü öğede hiçbir gelişme olmazsa ve kendi içlerine kapanıp yaşarlarsa yüzlerce yıl aynı değerleri saklarlar; kültür değerleri başka bir deyişle üretilen değerler özlerinde ve niteliklerinde hiçbir önemli değişme olmadan kuşaklar boyu sürer gider.

İçine kapalı kültürler kendilerini yenileyemezler. Bunun sonucu er geç başka ve ileri kültürlerin etkisi altına girip onların içinde erirler.

Kültürler Arası Etkileşim

Doğal akışı içinde yaşayan çeşitli kültürlerin birbirleriyle etkileşim içinde bulunmalarından kaçınılmaz. Çünkü hiçbir kültür ürettiği değerler açısından tek başına gelişme için yeterli bir düzeyde değildir.

Kültür etkileşimi çeşitli yollarla sağlanır. Bu yolları iki ana grupta toplayabiliriz.

a) insanların barış içinde özellikle ekonomik zorunluklar nedeniyle başka kültürlerden gelenlerle ilişki kurmalarıdır.

b) insanların savaş zorunlu göç gibi nedenlerle birbirleriyle istekleri dışında ilişki içine girmeleridir.

Kültür Değişmeleri

Kültürler kendi hallerine bırakılır ve her türlü etkileşime kapalı kalırlarsa bir değişimin söz konusu olabilmesi çok zordur.

Olağanüstü bazı olaylar cereyan etmezse kültür çevresi kapalı olan toplumlarda gelişme hissedilmeyecek derecede ağır hem de çok ağır olur. Kültür gelişmesinde en önemli etken ise "etkileşim"dir.

insanlığın ilerlemesi başka bir deyişle uygarlıkların yüksek düzeylere ulaşması kültürler arası etkileşimin sonucudur ve bu etkileşim hele günümüzde hızını hiç umulmayan biçimde arttırmaktadır.

Kültür Değişikliği ve Devrim

Devrim ihtiyacı doğan toplumlarda pek çok ana kurum eskimiş donmuş köhneleşmiş bir duruma düşmüştür. Topluun düzenleyicisi ve yürütücüsü olan "devlet" yani kültürün ikinci öğesinin içinde yer alan o üstün güç köhnemiş kurumları yenileyememektedir.

Eskimiş köhnemiş kurumların hepsi kültür öğeleri içndedir. Bu nedenle devrim en yaşamsal kültür öğelerinin hızla değiştirilmesi demektir. Başka bir deyişle devrim bir kültür değişikliğidir.

Evrim yavaş pek farkına varılmadan ama bir süre sonra kendini topluma kabul ettiren bir gelişmedir. Başka bir deyişle evrim yoluyla gerçekleşen değişikliklerde toplum üyelerinin ''"mutabakatı" yani uyuşmaları yavaş yavaş ve kendiliğinden olur.

Devrimi yürüten kadro benimsediği ideolojiyi kendi toplumunun kültür kalıplarına göre yorumlayabilir. Ama sonuçta mutlaka yozlaşmış köhnemiş batı kültür öğeleri değişecektir.

Devrimin özünde az veya çok bir zorlayıcılık vardır. Bu zorlama toplumun bütün kültür öğelerini değiştiremez. Gerçek bir devrimci kadro değiştirilmesi gereken kültür öğelerini veya o öğelerin içindeki önemli alt öğeleri saptar.

Bu saptama yapılırken özellikle üçüncü öğeye hiç dokunmamak gereklidir. Başka bir deyişle büyük ve ani kültür değişikliği demek olan devrimde toplumun manevi varlığını oluşturan öğeye dokunulalmaz.

Toplumun ahlâk değerleri devrimsel bir atılımla değiştirilemez. Gerçi kültür etkileşimi dolayısı ile elbette bu öğede de zamanla bazı değişiklikler olabilir. Ama bu değişiklik toplumu ahlâk açısından sarsmadan kendiliğinden uzun bir süre içinde oluşur.

Devrim yöntemleri ve hedefleri

Devrim ilkelerini yerleştirmek için gereken kültür ögelerni seçip yerlerine konulacak yeni öğeleri saptama yerleştirebilmek için devrime inananların diğer kesimleri de kendi saflarına çekebilmesi yolunda mümkün olduğu ölçüde insancıl yolları denemesi; değişen öğelerin ne ölçüde yerleştiğini saptayabilmek için sıkı bir denetleme gerektirir.

Devrimlerde zorlamA ilkesi asıl değil istisna olmalıdır. Ayrıca "gerçek" bir devrim demokrasiyi yerleştirmek için yapılırsa geçerli sayılabilir.

Türk devrimine genel bakış

Türk İnkılabı tarihte görülen en önemli kültür değişikliklerinden birini gerçekleştirmiştir. Devrimde üç kültür öğesi hemen bütünüyle değiştirilmiştir.

Ekonomik öğe yüzlerce yıl saklandığı kalıbından kurtulmuş ve dinamik bir yapıya dönüşmüştür. Devlet dayandığı meşruluk esasından başlamak üzere bütünüyle değişmiş ve eşitlikçi çoğulcu bir demokrasiye geçiş için gerekli alt yapının kurulmasına çalışılmıştır.

Hukuk da aynı biçimde baştan aşağı yenilenmiştir. Yurttaşın eşitliğine ve özgürlüğüne dayanan yepyeni bir hukuk sistemi getirilmiştir.

Modern bilim ancak Türk Devrimi ile tam olarak yurdumuza yerleşmiştir ve en önemlisi diğer inkılâp adımları atılırken hep bilimin çizdiği çerçeve içinde kalınmıştır.

Sanatta yeni ve modern kalıplar gelenenksel güzellik ve toplum anlayışına geçmiş ve hemen her alanda sanat önemli olumlu gelişmeler kaydetmiştir.

Türk Devriminde üçüncü öğeye asla dokunulmamıştır. Ulusumuzun ahlâk değerleri yeni kurulan hukuk sistemi içinde daha da yüksek bir düzeye erişmiştir.

Din öğesine de hiç karşılmamış ancak bu öğenin devlet ve hukuk öğesi içine girmesi önlenmiştir. Devrimler sırasında ahlak vb. değiştirilemez sadece hukuk kuralları değiştirilebilir.

Kaynaklar

1-Cevizci Ahmet felsefe Sözlüğü Paradigma Yayınları İstanbul 2002
2-Ana Britanica Ansiklopedisi İstanbul 2000







"Sponsorlu Bağlantılar"

 
"Sponsorlu Bağlantılar"



Cevapla

Hızlı Cevap
Mesajınız:
Kullanıcı isminiz: Giriş yapmak için Buraya tıklayın
Rastgele Soru

Seçenekler


Seçenekler


Benzer Konular
Milli Ve Evrensel Kültürel Değerlerimiz İle İlgili Araştırma Milli Ve Evrensel Kültürel Değerlerimiz İle İlgili Araştırma “Değer” kelimesinin sözlük anlamı “Bir şeyin önemini belirlemeye yarayan soyut ölçü bir şeyin değdiği karşılık kıymet bir şeyin ya...
Milli Ve Evrensel Kültürel Değerlerimiz Ve Kültürel Etkileşim Milli Ve Evrensel Kültürel Değerlerimiz Ve Kültürel Etkileşim Milli kültür bir millete bir ulusa kimlik kazandıra diğer uluslar arasındaki farkı ortaya çıkartıp belirleyen milletin tarihi...
Kültürel Miras Hakkında Kültürel Miras Amaçlar: Kültürel Mirasın Korunması ile ilgili çalışmalarda birinci ve en önemli aşama, çeşitli ölçek ve nitelikte belgeleme çalışmalarının tamamlanması ve üretilen bilgilerin...
Değerlerimiz Değerlerimiz Her insan kendi içinde bir evrendir. Hiçbir insan, diğerine benzemez. Tıpkı kar taneleri gibi. Buna göre dünyada altı milyarı aşkın farklı kişilik vardır. Kar tanelerinin...
Değerlerimiz.. Her insan kendi içinde bir evrendir. Hiçbir insan, diğerine benzemez. Tıpkı kar taneleri gibi. Buna göre dünyada altı milyarı aşkın farklı kişilik vardır. Kar tanelerinin farklılığında ortak...

 
Forum Stats
Üyeler: 65,728
Konular : 238,288
Mesajlar: 425,361
Şuan Sitemizde: 216

En Son Üye: yalba

Sosyal Linkler
Lütfen Facebook Sayfamızı Beğenin



Twitter Butonları





Google+ Butonu



Lütfen Google+ Sayfamızı Çevrenize Ekleyin


Sponsorlu Bağlantılar







Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 13:12.


Powered by vBulletin® Version 3.8.2
Copyright ©2000 - 2014, Jelsoft Enterprises Ltd.

DMCA.com

Sitemizde illegal paylaşım yasaktır.Sayfalarımızda bulunan içeriklerin telif haklarıyla ilgili bir şikayetiniz/sorunuz varsa bize ulaşmak için TIKLAYINIZ .
In this web site,illegal sharing is forbidden.If you have any problem/complaint about content's copyrights in our page,please click here to contact us.