Forum Kimler Online
Go Back   Ezberim > Her Telden Muhabbet > Genel Kültür
Kayıt ol Forumları Okundu Kabul Et


Halk Oyunlarının Toplumsal Yönden Değerleri

Her Telden Muhabbet kategorisinde ve Genel Kültür forumunda bulunan Halk Oyunlarının Toplumsal Yönden Değerleri konusunu görüntülemektesiniz.
Halk Oyunlarının Toplumsal Yönden Değerleri Halk Oyunlarının okul-aile ve çevre ilişkileri yönünden değeri: Eğitimde okul-aile ilişkilerinin önemi çok büyüktür. Okul ...





Yeni Konu aç Cevapla
 
Seçenekler
  #1  
Alt 17-11-2010, 21:45
 
Standart Halk Oyunlarının Toplumsal Yönden Değerleri

"Sponsorlu Bağlantılar"

 


Halk Oyunlarının Toplumsal Yönden Değerleri

Halk Oyunlarının okul-aile ve çevre ilişkileri yönünden değeri: Eğitimde okul-aile ilişkilerinin önemi çok büyüktür. Okul aile ile elele verip bütünleştiği zaman gerçek anlamda bir eğitim sağlanabilir. Okul aile bağlarının kopuk olması halinde, tek başına okul, sağtanan amaca ulaşamaz. Bu nedenle okul yöneticilerinin, okulu velilere sevdirecek, tanıtacak, aileleri okula yaklaştıracak bir takım yollar araması, fırsatlar yaratması gerekmektedir. Bu konuda en uygun ortam düzenlenen okul gecelerinde sağlanmaktadır. Günümüze Halk Oyunları, bu tür gecelerde yapılan etkinliklerin belkemiğini oluşturmakta ve Halk Oyunsuz bir gösteri programı düşünülememektedir. Esasen öğrenci velilerin de böyle zamanlarda en çok hoşlandıkları etkinlik, çeşitli, zengin bir içerik taşıması yönünden Halk Oyunlarıdır.
Çocuğunu sahnede renk renk giysilere neşeli, beceri kazanmış, hareket halinde gören anneler, babalar mutlu olmakta, kıvanmakta ve hatta övünmekte; çocuğuna bu yeteneği veren öğretmen ve okula karşı yakınlık, sevgi, saygı duymaktadır. Okula karşı böylesine sıcak ve yakın duygular taşıyan velilere de her an istenilen nitelikte ilişkiler kurmak olanağı vardır. Bunca uygun koşulların sağlandığı bir eğitim çevresinde de gerçek amaçlara varmak pek zor olmasa gerek.

Okul geniş anlamda çevrenin de bir eğitim merkezidir. Okul hiçbir zaman ve kesinlikle çevreden soyutlanamaz. Kapılar her zaman çevresine açık olmalıdır. Okul çeşitli dallarda (Spor, Halk Oyunları, Müzik, Tiyatro, Elişleri v.s.) gösterdiği etkinliklerle çevresinde ilgi, sevgi uyandırır ve az da olsa çevresinde yaşayan her yaştaki insanı eğitir. Başka bir deyişle; kitleleri topluca eğitir. Bu nedenle Halk Oyunlarının başka bir yerde izleme olanağını bulamayıp, sadece yakınlarındaki okullarda gören kişilere de ulusal yönden kaynaştırıcı, birleştirici, bir etki yarattığı gibi onların bilgi ve görgülerini de arttırır

----

İllere Göre Halk Oyunları


ADANA:
1 - Adana üçayağı 2 - Depki halayı 3 - Horasan mengisi 4 – Kaba 5 – Kırıkhan 6 – Pekmez 7 - Serçe
8 - Sin sin 9 – Telefon 10 - Yağlı kenar 11-Acem-Gelin alma 12- Gürgenin Gazeli 13- Halebi
14- Hasandağı 15- Lorke

ADIYAMAN:
1 - Ağırlama (Grani) 2 - Düz (Çeçen kızı) 3 – Galuç 4 – Guvend 5 – Kelek 6 – Rişko 7 - Sinsin (Sim simi)
8 – Teşi 9 – Tırge 10 – Üçayak 11- Beşayak 12- Gemi-Kelek 13- Helican 14- Koçeri 15- Tek ayak

AFYON:
1 - Afyonun ortasında. 2 - Afyon zeybeği 3 - Basbas zeybeği 4 – Çaykenarı zeybeği 5 - Dolaşık
6 - Hatcam çıkmış 7 - Hezin hezin 8 - İğde dalları 9 - Kadılar zeybeği 10 - Teke zotlatması
11- Al yazma zeybeği 12- Erenler zeybeği 13- Harman yeri- 14- Teke zotlaması 15- Yeşil olur

AGRI:
1 – Atabarı 2 – Basso 3 – Çimençiçek 4 – Koççeri 5 – Laççi 6 – Lorke 7 – Papuri 8 - Sallama
9 - Yallı - Yelli (Hesiko) 10 - Zeyniko - Zeyno 11- Çoban Ali 12- Kazkaz 13- Koçaklama
14- Tillara 15- Yüksel

AMASYA:
1 - Çerkez halayı 2 - Düz halay 3 - Köroğlu halayı 4 - Merzifon karşılaması 5 - Sıçrama halayı
6 - Simsim – Sinsin 7 – Tarakul 8 - Terli koyun 9 – Üçayak 10 - Yelleme halayı 11- Bildiş oyunu
12- Dalliko 13- Küştaklı
14- Laz halayı 15- Sallama

ANKARA:
1- Ankara zeybeği 2- Çarşamba 3 - Hüdayda - Fidayda 4 - Karaşar zeybeği 5 - Keskin halayı
6 - Mendil zeybeği 7 – Misget 8 - Mor koyun 9 – Sabahi 10 - Yandım şeker 11- Allı Turna
12- Avşar halayı 13- Seymen zeybeği 14- Sinsin 15- Yıldız

ANYALYA:
1 - Al yazma zeybeği 2 - Antalya'nın mor üzümü 3 - Antalya zeybeği 4 - Gölhisar zeybeği
5 - Hasanbey zeybeği 6 – Kabardıç 7 – Mengi 8 – Sektirme 9 - Serik kıvrak zeybeği
10 - Yayla yolları 11- Gönen zeybeği 12- Karasu zeybeği 13- Menevşesi tutam tutam
14- Sarı zeybek inip gelir inişten 15- Serenler zeybeği

ARTVİN:
1 - Atabarı-Artvin barı 2 – Cilveloy 3 - Coşkun çoruh 4 – Daldalan 5 - Deli horon 5 - Düz horon
7 – Karabağ 8 – Kobak 9 - Orta batum 10 - Sarı çiçek 11- Borçka horonu 12- Kız horonu
13- Koçeri 14- Ondört 15- Şahlan

AYDIN:
1 - Aydın zeybeği 2 - Aydın soğukkuyu zeybegi 3 - Çine çayı zeybeği 4 - Güdüşlünün çeşmesi
5 - Harmandalı zeybeği 6 - İnce Mehmet zeybeği 7 - Kadıoğlu zeybeği 8 - Koca Arap zeybeği
9 - Ortaklar zeybeği 10 - Yağmur yağdı zeybeği 11-Bayındır koşması 12- Ellioğlu zeybeği
14- İkiparmak zeybeği 14- Kerimoğlu 15- Kuruoğlu zeybeği

BALIKESİR:
1 - A gız sini geliyor 2 – Azime 3 - Balıkesir bengisi 4 - Bengi-Pamukçu bengisi 5 - Gönen zeybeği
6 – Güvende 7 - İkili güvende 8 - Mendili oyaladım 9 - Toplu güvende 10 – Tüllek
11- Balıkesir zeybeği 12- Büyük oyun-koca oyun 13- Edremit zeybeği 14- Gülüm 15- Yerli zeybek

BİLECİK:
1 - Aşağıdan gelen hanım 2 - Bilecik karşılaması 3 - Düz oyun 4 - Güzel adın ismail 5 - Keklik zeybeği
6- Kıralın kızı 7 – Ortaköy 8 - Söğüdün erenleri 9 – Yanlama 10 - Yayla karşılaması 11- Bilecik zeybeği
12- İnce oyun 13- Kıpırdım 14- Söğüt zeybeği 15- Yereli zeybek

BİNGÖL:
1 – Aşırma 2 – Çeçen 3 – Çepik 4 - Deliley – Delilo 5 – Halay 6 - Harrani (Esmer) 7 - İki ayak 8 - Kartal
9 – Meyremo 10 - Üç ayak 11- Ağır hava 12- Bulanık 13- Dizkırma 14- Koçeri 15- Nari-Güzeller barı

BİTLİS:
1 - Ağır gövenk 2 – Değirmenci 3 - Dokuzlu - Dokuzayak 4 – Garzani 5 – Harkuşta 6 – Meyroke
7 – Papuri 8 – Timurağa 9 - Tiringo10 – Üçayak 11- Bitlis barı 12- Malafani 13- Mutki harkuştası
14- Sepe 15- Teşi 16- Aşırma 17- Kövengin yollarında 18 – Temirağa 19 – Sippe 20 – Memyane
21 – Perijvan 22- Dıldıl 23- Kavaş 24 – Nare 25 – Zeybek

BOLU:
1 - Al yemeni 2 - Davul oyunu 3 - Gerede zeybeği 4 – Halimem 5 - Karaköy kaşık havası 6 - Karşılama
7 - Köroğlu8 – Meşeli 9 – Ördek 10- Sürütme 11- Bindirme 12- Göynük zeybegı 13- Harbi Cengi
14- Mudurnu zeybeği 15- Omuz halayı

BURDUR:
1 - Al yazma zeybeği2 - Avşar beyleri3 - Burdur zeybeği4 - Kabardıç - Gabardıç 5- Karinom
6 - Menevşeli 7 - Sarhoş zeybek 8 - Sarı zeybek9 - Serenler10 - Teke zotlatması
11- Ağır zeybek 12- Avşar zeybeği 13- Çiftlik zeybeği 14- Kazım zeybeği 15- Topşeker

BURSA:
1 - Alçak oyun (Küçük oyun) 2 - Al yemeni 3 - Bursa'nın ufak tefek taşları 4 – Cezayir 5 - Eminem
6 – Güvende 7 - Kılıç kalkan 8 - Menevşesi tutam tutam 9 – Sekme 10 - Yüksek oyun (Büyük oyun)
11- A Fadimem 12- Anadolu zeybeği 13- Aralık oyunu 14- İnegöl karşılaması 15- Üvendirme zeybeği

ÇANAKKALE:
1 - Bayramiçin dağları 2 - Çan çiftlemesi 3 – Çember 4 - Çeyiz altı (Yandım Ayşem) 5 - Çifte zeybek
6 - Gelibolu zeybeği 7 - İnce oyun 8 – Karaçayır 9 - Karanlık dere 10 – Karşılama 11- Çanakkale zeybeği
12- Dolama 13- Dört günü 14- Kaba güvende 15- Salın selvi

ÇANKIRI:
1 - Çankırı halayı 2 - Çankırı zeybeği 3 - Çift ayak - Çift basma 4 - Halay – Alay 5 - Helisa
6 - Kürdün kızı 7 – Mahi 8 – Şıkırdım 9 - Topal koşma 10 – Üçayak 11-Cirit oyunu
12- Hacer oyunu 13- Kasap 14- Kaşık oyunu 15- Sinsin

ÇORUM:
1 – Bediriş 2 – Çekirge 3 - Çorum halayı 4 – Dillalla 5 – Hürünü 6 - İğdeli gelin 7 – Miço 8 – Papıra
9 – Sınsin 10 - Türkmen kızı 11- Arzı-kavaklar 12- Bıçak oyunu 13- Fidayda
14- Yerli zeybek 15- Zamah

DENİZLİ:
1- Acıpayam Oğuz zeybeği 2 - Acıpayam zeybeği 3 - Ağır Tavas zeybeği 4- Alaattin zeybeği
5 - Al yazmamı düreyim 6 - CemHem (Gireniz) 7 - Gırık Davaz zeybeği 8 - Gireniz sipsi havası
9 - Sarayköy zeybeği 10 - Tavas zeybeği 11- Kınık zeybeğim 12- Kızılhisar zeybeği 13- Teke zotlaması
14- Tekparmak zeybeği 15- Yuvarlak zeybeği

DİYARBAKIR:
1 – Beri 2 – Çepik 3 – Delilo 4 – Esmerim 5 – Halay 6 - İki ayak 7 – Meryemo 8 - Tek ayak 9 – Teşi
10 – Üçayak 11- Çaçan 12- Girani 13- Keşo 14- Kurt kuzu 15- Şuru metal-Kılıç kalkan

EDİRNE:
1 - Balkan gaydası 2 - Edirne'nin ardı bağlar 3 – Fatoş 4 - Güzel Emine 5 – Kabadayı 6 - Karşılama
7 – Kasap 8 – Kazibe 9 - Mendil (Sülümanağa) 10 – Selanik 11- Galamatya 12- İstefalka
13- Pomak gaydası 14- Zigoş 15- Gel seyrek 16 – Mendil

ELAZIG:
1- Avreş 2 - Büyük ceyiz 3 - Çayda çıra 4 – Delilo 5 - Fatmalı (Nurey) 6 – Halay 7 - Güvercin 8 – Keçike
9 - Tamzara 10 – Temurağa 11- Ağır halay 12- Bıçak oyunu 13- Kılıç kalkan 14- Şeve kırma 15- Üç ayak

ERZİNCAN :
1 – Dello 2 - Dut ağacı 3 - Erzincan'ın dağları 4 – Hayriye 5 – Horoz 6 – Koçeri 7 - Tavuk barı
8 – Temurağa 9 - Sarhoş barı10 – Sıklama 11- Bebek 12- Kızardı kayalar 13- Melik Şerif
14- Sinanlı 15- Tırnana

ERZURUM:
1 - Aşahtan gelirem 2 - Baş bar 3 – Çember 4 - Çift beyaz güvercin 5 - Hançer barı 6 – Hoşbilezik
7 - İkinci bar 8 – Kavak 9 – Nare 10 - Tersine 11- Çingeneler 12- Dello 13- Sallama
14- Sekme 15- Tavuk barı

ESKİŞEHİR :
1 - Beyler beybeği 2 – Çember 3 - Elindeki mendil 4 - Entarisi kırmızı 5 - Eskişehir zeybeği 6 - İnce oyun
7 – Kanaday 8 - Sallana zeybeği 9 - Sekme10 - Yoğurdum var 11- Eskişehir kaşık oyunu 12- Kara kuş
13- Keçeli 14- Kırka zeybeği 15- Tüverek

GAZİANTEP:
1- Ağırlama 2 - Çepikli (Havarişko) 3 – Dokuzlu 4 – Fatike- Demone 5 - Kırıkhan (Kırıkcan) 6 - Leylim
7 – Mani 8- Mendilli (Zikir) 9- Oğuzlu (Hadidiye)10 – Şamatya 11- Kuseyri-kuseri 12- Marmara
13- Serçe 14- Şirinnar 15- Şirvani

GİRESUN:
1 - Çandırlı 2- Dik kayda 3 - Dusko horonu 4 - Giresun karşılaması 5 - Kama oyunu 6 – Kolayunu
7 – Mendil 8 – Üçayak 9- Sis dağı 10 - Yali boyu 11- Çandır karşılaması 12- Dereli karşılaması
13- Eminem 14- Kumyalı 15- Miralay

GÜMÜŞHANE:
1 – Diringi 2 – Garabet 3 - Kut kut barı 4 – Lazutlar 5 - Mehmet Turan barı 6 - Sarı kız 7 – Sıksara
8 – Tamzara 9 – Temurağa 10 – Tiliko 11- Dizden kırma 12- Düz horon 13- More
14- Sarıkız 15- Üçayak

HAKKARİ:
1 – Bablekan 2 - Beryuk3 – Koceri 4 - Kulavrep (Siyah külahlı) 5 – Lizani 6 – Mamır 7 - Papuri – Pappuri
8 – Şere 9 – Talan 10 - Teke (Neryani) 11- Destar 12- Emnadeyne 13- Kaval deresi
14- Kozberi 15- Mününe-Mume

HATAY:
1 - Ağır halay (Şihhani) 2 – Çiftetelli 3 – Depki 4-Düz 5 - Garibin ayağı 6 - Kayser – Kuseyri 7 – Kırıkhan
8 – Mendilli 9 – Şenköy 10 – Üçayak 11- Bahcivancı kız 12- Deli arap 13- Eli elime değdi 14- Pamuk
15- Şergiye Şerji

İÇEL:
1 – Gerali 2 - Ham çökelek 3 – Keklik 4 - Kıbrıs zeybeği 5 – Mengi 6 - Portakal zeybeği 7 - Sallama
8 - Silifkenin yoğurdu 9 - Türkmen kızı 10 - Yayla yolları 11-Çaya vardım 12- Gasavet
13- Gökkarga zeybeği 14- Sünne 15- Tımbıllı

ISPARTA:
1 - Asi zeybeği 2 – Bidenem 3 - Çökcük oyunu 4 - Ferayi zeybeği 5 - Kesik zeybek 6 - Kıcır kıcır
7- Sarhoş zeybeği 8 – Sektirme 9 - Serenler zeybeği 10 - Teke zortlaması 11- Alyazma zeybeği
12- Dut dibi 13- Evlerinin önü mersin 14- Gül kuruttum 15- Sarı zeybek

İZMİR :
1 - Bergama zeybeği 2 - Hantuman zeybeği 3- Harmandalı zeybeği 4 - İki parmak zeybeği
5 - İnce Mehmet zeybeği 6 - İzmir Kordon zeybeği 7 - Kocaarap zeybeği 8 - Soğukkuyu zeybeği
9 - Süslü jandarma 10 - Yund dağları 11- Dağlı zeybeği 12- Kazmir zeybeği 13-Kırmızı buğday
14- Kozak zeybeği 15- Yağcılar zeybeği

KARS:
1 – Altınömür 2 – Döne 3- Elmas 4 - Iğdır barı 5 – Karabat 6 - Kentvari (Kindavur) 7 - Kıskanç
8 - Şeker oğlan 9 - Şeyh Şamil10 - Yüzbir 11-Ayşad 12- Han kızları 13- Karakaşlar
14- Kars zeybeği-Zayemeği 15- Tavuk barı

KASTAMONU:
1 - Aşağı imaret 2 - Beyler bahcesi 3 - Bütün çıtırdak 4 – Çıtırdak 5 - Davul oyunu 6 – Heyamola
7 - Genç Osman 8 – Sepetçioğlu 9 - Tiridine bandım 10 - Yarım çıtırdak 11-Çarsambadır çarşamba
12- Kastamonu zeybeği 13- Semet karşılaması 14- Seymen ağırlaması 15- Taşköprü zeybeği

KAYSERİ:
1 - Avşar ağırlaması 2 - Bızdık (çiçekdağı) 3 – Develioğlu 4 - Dokuzbuçuk (Öteyüz) 5 – Emine
6 – Karanfilli 7 – Kırıkhan 8 – KıyıIı 9 - Serçe - Topal serçe 10 – Turnalar 11- Bünyan halayı
12- Kirman 13- Öteyüz 14- Safayi 15- Sinsin

KIRKLARELİ :
1 - Alaylar Alaylar 2 - Ali Paşa 3 – Beyler beyi 4 - Dırama karşılaması 5 - Eski kasap 6 - İbrahim hoca
7 – Karşılama 8 - Mendilli oyun (man*dıra) 9 - Üç oğlan 10 - Yürü güzel 11- Çobani 12- Hanım ayşe
13- Kabadayı 14- Karayusuf 15- Takuş-Sirto

KIRŞEHİR:
1 – Ağırlama 2 - Al elmayı 3 - Alyanak allanıyor 4 - Biter Kırşehirin gülleri 5 - Çiçek dağı 6 - Gel yanıma
7 - Ne olurhey gelin 8 –Üçayak 9 - Üç Oğlan 10 - Yürü güzel 11- Cemo 12- Çubuk uzun 13- İbrama
14- Karkm halayı 15- Sinsin

KONYA:
1 - Ahmet yavaş 2 - Aslan Mustafa 3 - Düz oyun 4 – Emmiler 5- Galkıma 6 - İnce çayır
7 - Konya çiftetellisi 8 – Konyalı 9- Menberi 10 – Turnalar 11- Aksinli 12- Gedil zeybeği
13- Limo 14- Yeşillim 15- Zambak

KÜTAHYA:
1 – Çömüdüm 2 – Harmandalı 3 - Hop şimi dallı 4 - Karmı yağdı 5 - Kılıç kalkan 6 - Kütahya zeybeği
7 – Meşeli 8 - Simav zeybeği 9 - Tıpır tıpır 10 - Yoğurdum var 11-Aslanapa zeybeği 12- Baskın zeybeği
13- Emet zeybeği 14- İslamoğlu zeybeği 15- Yasemin dalı

MALATYA:
1- Berde 2 – Delilo 3 - Hoş geldin 4 - Kol üstü 5 - Malatya ağırlamasi 6 - Sim simi 7 - Söğüt dalı
8 – Temurağa 9 – Tezleme 10 – Üçayak 11- Arapkir halayı 12- Aşırma 13- Beşayak
14- Lorke 15- Tamzara

MANİSA:
1 - Aydın zeybeği 2 – Değirmenci 3 – Gündoğdu 4 - Harmandalı zeybeği 5 - Kordon zeybeği
6 - Mermerenin yolları 7 – Ninna 8 - Ördek suya dalda gel 9 - Sarı zeybek 10 – Şadiyem
11-Bergama zeybeği 12- Cemile zeybeği 13- Egelioğlu zeybeği 14- Kırkağaç zeybeği 15- Soma zeybeği

K. MARAŞ:
1 - Ceren 2 - Çeri 3 – Çoban 4 – Fatmalı 5 – Dokuzlu 6 - Kırıkhan 7 – Koser 8 - Maraş halayı
9 - Maraş üçayağı 10 – Sado 11- Cengi harbı 12- Çelebi halayı 13- Karatavuk 14- Köroğlu 15- Zayak

MARDİN:
1 – Botani 2 – Delilo 3 - Dik oyun 4 - Çepik - Çepikü 5 – Govent 6 – Hınne 7 – Hırpani
8 - Köçeri - Koçeri 9 - Malaya10 – Reyhani 11- Güle 12- Haftano 13- Hurse 14- Lorke 15- Meryemo

MUGLA:
1 - Beşkaza zeybeği 2 - Bodrum zeybeği 3 - Fethiye zeybeği 4 – Kabardıç 5 - Kadıoğlu zeybeği
6 - Muğla zeybeği 7 - Ortaköy zeybeği 8 - Soğukkuyu zeybeği 9 - Şah boylum 10 - Yayla yolları
11-Elmalı peşrevi 12- Ferayi Zeybeği 13- Gündoğdu zeybeği 14- Marmaris zeybeği 15- Milas zeybeği

MUŞ:
1 -Ağır Gövenk 2 – Aşırma 3 – Ayşoki 4 – Botani 5 – Harkuşta 6 – Köçeri 7- Mektebin bacaları
8 – Nazey 9 – Tamzara 10 – Tello 11-Delilo 12- Gırani 13- Leme halayı 14- Mendilli 15- Yarbe

NEVŞEHİR:
1- Allılar 2- Cezayir 3- Dergah semahı 4- İstanbul'dan Üsküdara 5- Kaleden kaleye 6- Kartal semahı
7- Kayalar 8- Kırat semahı 9- Mataramı-Arzu, Kamber 10- Peşkir çektim 11- Pınarın 12- Üçayak
13- Ürgüp yolu 14- Yağmur yağar 15- Hacıbektaş semahı
NİGDE:
1 -Cilveli (Hop cilveli) 2 – Çınarbaşı 3 – Çil Keklik 4 – Develi 5 - Dündarlı (Hop dündar*lı) 6 – Menberi
7 – Tombili 8 - Ufacık karacık 9 - Yaman anşam 10 – Yıldız 11- Aşlama 12- Dört ayak
13- Osman Abim evdemi 14- Porsuk alayı-Alay 15- Üçayak

ORDU:
1 -Dik horan 2 - Düz horon 3 – Horon 4 - Kol oyunu 5 - Laz horonu 6 - Milli horon 7 - Pıçak oyunu
8 - Rum horonu 9 – Sallama 10 - Sarı kız 11- Arap oyunu 12- Elifoğlu 13- Fındık dalları
14- Ordu karşılaması 15- Zamah

RİZE:
1 - Çift ayak 2 - Hemşin horunu 3 – Memetina 4 - Millet horona 5 – Papilat 6 - Rize hemşini
7 - Rize horonu 8 - Rize sallaması 9 - Ters ayak 10 - Yüksek hemşin 11- Ancer 12- Bakos
13- Çinçiva 14- Rize kız horonu 15- Topaloğlu

SAKARYA:
1 - Dört kol 2- Geyve zeybeği 3 - İki kol 4 - İnce hava 5 – Kabadayı 6 – Meşeli 7- Mısratlı
8 – Pamukova zeybeği 9 - Üç kol 10 - Vara gele 11-Karagözlüm 12- Kasap 13- Korudere zeybeği
14- Sisdağı 15- Taraklı horosu

SAMSUN:
1- Dik horon 2 – Haticem 3 - Gökteki yıldızlar 4 - İki ayak 5 - Karadeniz horonu 6 - Karşılama
7 - Ladik horonu 8 - Samsun sallaması 9 - Telgırafın telleri 10 - Vezirköprü sallaması 11- Dik horon
12- Kırık 13- Neynam 14- Sallama horonu 15- Şeker oğlan

SİİRT:
1 – Belita 2 – Botani 3 - Dillo 4 - Govent – Govani 5 - Karakıştani 6- Kasap7 – Meyroke
8 – Süleymaniye 9 - Şirvan (Alkuşta) l0 – Türkani 11- Çaçani 12- Dörtayak 13- Gazeli
14- Kovenjer 15- Şeyhani

SİNOP:
1- Alınıda giyer 2- Arı oyunu 3- Ayancık eymeleri 4- Bayram alayı 5- Bezirgan oyunu 6- Çömlek oyunu
7- Fındık kırma 8- Güzel botin 9- Hisarımızın çevresi 10- Hürmüz gelin 11- Karasuda pazar var
12- Kargı oyunu 13- Kasnakçı oyunu 14- Tabaklının deresi 15- Tinimini hanım
SİVAS:
1 - Abdurrahman halayı 2 - Arnavut halayı 3 - Hanım esme 4 – Hoşbilezik 5 - İş halayı 6 – Karamuk
7 - Madımak 8 – Maro 9- Sivas halayı10 – Temurağa 11- Ellik halayı 12-Hafikli ağırlaması 13- Harami
14- Köy halayı 15- Sarı dumam samahı

TEKİRDAG :
1 – AliPaşa 2 – Cevriye 3 – Debreli 4 – Karşılama 5 - Kara Yusuf 6 – Kasap 7 - Tekirdağ karşılaması
8 – Üçayak 9 - Üç tokmak 10 - Yarım burgaz 11-Cevriye 12- Üç tokmak 13- Yarım burgaz
14- Yarım kasap 15- Yuvan kaptan

TOKAT:
1 – Karabit 2 – Karkın halayı 3 - Karnım ağrıyor 4 – Kartal 5 - Kızık halayı 6 – Kocçari 7 - Ters bico
8 - Tokat ağırlaması 9 - Tombul makine 10 - Omuz halayı 11- Arguvan samahı 12- Çiçek halayı
13- Kırat samahı 14- Merzifon karşılaması 15- Necip halayı

TRABZON:
1 - Akçaabat sallaması 2 - Bıçak horonu 3 - Düz horon 4 - Horon kurma 5 - Kız horonu 6 - Kozan gel
7 - Maçka horonu 8 - Sıksara oyunu 9 - Tonya horonu 10- Vakfıkebir horonu 11- Çavuş horonu
12- Beşikdüzü kız horonu 13- Maçka düzü 14- Sürmene horonu 15- Vardiya horonu

TUNCELİ:
1 - Bir ayak 2 – Dello 3 - Güzeller halayı 4 - İki- ayak 5 – Karaçer 6 – Kol oyunu 7 – Lorke 8 - Nare
9 - Tamzara (Tanzara) 10 - Üç ayak 11- At oyunu 12- Halay 13- Horun 14- Kosalma 15- Köroğlu

URFA:
1 - Ağırlama (Girani) 2 - Derik 3 - Dik (horoz) 4 - Dörtlük – Değnek oyunu 5-Düz 6 – Gazel
7 - Kartalo - Kartal 8 – Kımıl 9 - Tek ayak 10- Teşi 11- Avrabi 12- Bozeşşek-Keriboz
13- İkiayak 14- Terge 15- Üçayak

UŞAK:
1 - Aşağıdan gelir araba 2 - Elmanın irisine 3 - Göçdere zeybeği 4 - İlkbahar ayları 5 - İslamoğluzeybeği
6 - Karamanın alt yanı 7 – Karanfil 8 – Karataş 9- Nazoğİu zeybeği 10 – Ormandan gel 11- Banaz çayı
12- Dın dın 13- Dudu gız 14- Oda mı yalan 15- Sürmelim
VAN:
1 – Bablekan 2 - Gaz gaz 3 - Kelek van 4- Kersi 5 – Lorke 6 – Nare 7 – Sincani 8 – Şirvan 9 - Temi
10 – Toycular 11- Ağır gövenk 12- Gülli 13- Bavasar 14- Temürağa 15- Yargüzel

YOZGAT:
1 - Burçak tarlası 2 – Çekirge 3 - Feyli turnam 4 - Gel efendim gel 5 - Kartal halayı 6 - Kıyılı
7 – Kunduralım 8 - Nalinnim 9 - Vıyda vıy 10- Yozgat halayı 11- Ağırlama 12- Kartal halayı
13- Kıyılı halayı 14- Tekayak 15- Üçayak

ZONGULDAK :
1 - Çayır çıktı dizine 2 – Çıtırdağ 3 - Düriye (mızmız oyunu) 4 - Genç Osman 5 - Göbekleşme
6- Hediye 7 - Hoştut oyunu 8- Karşılama 9 - Safranbolu çiftetellisi 10 – Yeşil ipek 11-Açkapı oyunu
12- Alaylı oyunu 13- Amanı oyunu 14- Düz oyun 15- Osmanlı









"Sponsorlu Bağlantılar"

 
"Sponsorlu Bağlantılar"



  #2  
Alt 17-11-2010, 21:51
 
Standart Cevap: Halk Oyunlarının Toplumsal Yönden Değerleri

I-Telli-tezeneli (tezene veya parmakla çalınan) çalgılar:

1. Meydan, divan sazları,
2. Bağlama, bozuk, tambura, çöğür,
3. Cura, bulgarı,
4. Tar, v.b.

II- Telli - yaylı çalgılar:

1. Kopuz ıklığ,
2. Kabak, Rebab (rubbaba), eğit,
3. Karadeniz kemençesi, İstanbul kemençesi v.b.

Meydan sazı: Telli çalgılar ailesinin en büyüğüdür.Yanık bir sesi vardır.Gayet sade çalınır.Tok ve mil iniltili bir ses verilir. Meydanlarda çalınmasından dolayı Meydan Sazı denilmistir.12 teli bulunması nedeniyle bazı yörelerde 12 telli sazda denilmektedir.Sapında 30-32 perdesi vardır.En ince teli 35-40 numaradır.Meydan sazı bağlama ailesinin en büyük sazıdır.La sesine akort edilir.Form boyu 52,5cm, sap boyu 70cm, tel boyu 112cm, form eni ve derinliği 31,5cm dir. En ince teli 0,35 - 0,40 numaradır. Çoğunlukla kalın bam telleri kullanılır.

Divan sazı: Meydan sazı görünümünde, biraz küçük üçerli üç gurup teli olan, olgun ve dokunaklı ses veren bir sazdır.Bugün meydan sazının yerini almıştır.Meydan sazından biraz daha küçüktür.Dokuz telli yada yedi telli olarak kullanılabilir.Meydan sazından dört ses daha tiz akort edilir.Form boyu 49cm, sap boyu 65cm, tel boyu 104cm, form eni ve derinliği 29,5cm dir.Bağlama ailesinin en kalın ses veren çalgısı ise Divan Sazı'dır.

Bağlama: Ülkemizde kullanımı en yaygın olan telli tezeneli Türk Halk Çalgısıdır.Halkımızın en çok sevdiği ve elinde bulundurduğu en yaygın çalgıdır,Uzun saplı, ikişerden üç gurup tellidir.Eski bir Türk çalgısı olan, bugün Altay Türkleri arasında yayla çalınan çeşidi halen kullanılan kopuz adlı sazdan türediği biliniyor. Kolca kopuz denilen saz da kopuzun daha uzun saplısı imiş. XV. yüzyıl dan itibaren Türkçeden bozulma adlarıyla batıda da uzun müddet kullanılmış.Bağlamanın kendine has bir de ses düzeni (akortu) vardır ki, buna bağlama düzeni denilir.Bağlama, ses ve perde düzeni bakımından son derece esnek olup, 2,5 oktavlık ses genişliğine sahiptir.Tezene hareketlerine düz, çarpma, fırıldak, vurma, silkme, kazıma, çekme, okşama, parmak ile, tezenesiz denilmektedir.Sazlar genelde insana benzetilmiştir.Sapın baş tarafına (Baş-Kaş), burgularına (Kulak), sapına (Kol), yüz tarafına (Göğüs), deliklere (Göz) tambur kısmına (Gövde) denir.Bağlamada ikişerli ya da üçerli tel grupları değişik perdelere çekilmekte, böylece zengin bir düzen sayısına erişilmektedir.Bağlama; Tekne, Göğüs ve Sap olmak üzere üç ana kısımdan oluşmaktadır.Tekne kısmı genelde dut ağacından yapılmaktadır.Ancak dut ağacının dışında ardıç, kestane, ceviz, gürgen gibi ağaçlardan da yapılmaktadır.Göğüs kısmı ladin ağacından, sap kısmı ise gürgen, ak gürgen veya ardıç ağacından yapılmaktadır.Tekne boyu 41,5 cm,Tekne eni ve derinliği 24,9 cm,Sap boyu 55 cm,Tel boyu 88 cm dir.Halk arasında yaşayan Divan sazı, Meydan sazı, Çögür, Kara Düzen, Aşık Düzeni-Sazı, Bozuk Baglama, Tambura, Cura, Cura Baglama, Dambura, Irizva, Bulgarı, Yelteme gibi bölge bölge degişen isimler verilmekte ve tamamı “Baglama Ailesi” olarak adlandırılmaktadır.Bağlama ailesi sazlarını büyükten küçüğe sıralıyabiliriz:MEYDAN SAZI,DİVAN SAZI,ÇÖĞÜR,BOZUK,ASIK SAZI,TANBURA,CURA,BAĞLAMA CURASI,TANBURA CURASI
Bağlamada ikişerli ya da üçerli tel grupları değişik perdelere çekilmekte, böylece zengin bir düzen sayısına erişilmektedir. Halk arasında genelde dört düzen şekli yaşamaktadır: Bağlama düzeni (Re-Sol-LA) (La-Re-Mi),Bozuk düzen (La-Re-Sol) (Mi-La-Re),Misket düzeni (La-Re-Fa diyez) ,Müstezat düzeni (La-Re-Fa) .Bazı kaynaklar bağlamanın gövdesi, sapı, burguları, hatta püskülüne varıncaya dek tüm ayrıntılarıyla İ.Ö. 3000 yıllarına ait Hitit kabartmalarında görüldüğünü belirtmektedir.

Bozuk: Yine bu aileden 80 - 90 cm.boyunda üçerden üç gurup telli bir sazdır.Açık ve berrak bir sesi vardır.15-18 perdesi vardır.Üçerli gruplarhalinde 9 tel takılır.Bağlama ebatlarındadır.Ortaya iki sarı ve bir ince çelik tel, üste ve alta ise birer kalın sarı ve ikişer çelik tel takılır.Sarı teller çelik tellere göre bir oktav daha pest akort edilir.

Tambura: Bağlamadan daha küçüktür.Boyca Bozuk kadar olup ikişerden üç gurup teli vardır,Akordu da bozuk sazının akordu gibidirYalnız perde bağı bozuğunkinden fazladır (20-22). Tambur gibi çalınmakla beraber, tezene tutan parmaklardan gayrı parmaklarla bütün tellere vurulup ritm tutularak çalındığı görülür. Divan sazından bir oktav tizdir ve divan sazının curası olarak bilinir.Bağlamadan da dört ses daha tizdir. Alt(Re) orta(Do) seslerine akort edilir. Form Boyu 38cm, sap boyu 50cm, tel boyu 80cm, form eni ve derinliği 22.8cm dir.Curadan biraz daha büyük ve curaya göre bir oktav kalından ses verir.

Çöğür: Belli bir sazın adı değil. Yurdun çeşitli yerlerinde, çeşitli sazlara çöğür denildiği görülmektedir.Güneyde (Adana, Mersin, Gaziantep, Urfa, Diyarbakır) bozuka, on iki telli aşık sazlarına çöğür deniliyor.Divan sazına yakın büyüklükte 9 ile 6 tel takılmakta ve 15 kadar perdesi bulunmaktadır. Akordu alt iki tel(La), orta iki tellerin birisi(La) diğeri ise(Re), üst teller ise(Sol) sesine akort edilir. Çöğür ile; Nefes, Ayin ve Semai gibi havalar çalınır. Bugün daha çok curası kullanılmaktadır. Çöğür Curası, çöğürün bir oktav daha tizi ve küçüğüne denir.

Cura:Bağlama ailesinin en küçük sazıdır.Bu ailenin 50-70 cm. boyunda olanıdır. Üzerinde 7-16 perde bulunur.3-6 teli bulunmaktadır.Genellikle altı tellidir. Bağlama veya bozuk düzenlerine akort edilebilir. Burdur yöresinde bağlama düzeniyle akort edilmiş curaların tezene yerine parmakla çaldığını görürüz.İki telinin akort düzeni alt tel(La) üst tel(Re) dir.

Bulgarı: Güney ve güneybatı Anadolu ile Kayseri yöresinde görülen curaya yakın bir saz.

Tar: Doğu Anadolu ve Azerbaycanda çalınan bir halk sazıdır.Göğsü diğer telli sazlarda olduğu gibi ahşap olmayıp deriyle kaplıdır. İkişerden üç gurup teli vardır. Bunlardan başka çalınan ezginin kalın ve güçlü perdelerine akortlanan dem telleri vardır. Tezene ile tambur tarzına yakın bir tarzda çalınır.Tezeneli bir çalgı olan Tar, göğüste tutularak çalınmaktadır.Azerbaycan, Özbekistan, İran, Gürcistan ve Türkistanın bazı bölgeleri ile Türkiyede Kuzeydoğu Anadolu bölgesinde yaygın olarak kullanılan bir çalgıdır.Kopuzdan gelişen sazlardandır ve ses genişliği 2,5 oktavdır. Gövde kısmı ortadan boğumlu ve çift çanaklıdır. Tekne kısmı genellikle dut ağacından oyularak yapılmaktadır. Çanaklar üzerine manda yada sığır yüreğinin zarı veya yayın balığının derisi gerilmektedir. Sapı sert ağaçlardan yapılmakta ve sap üzerinde misinadan perde bağları bulunmaktadır. Üç çift ve üç tek olmak üzere 9 teli vardır. Telleri çelikten olan Tarın akordu 4 lü ve 5 li aralıklarla yapılır. Boynuzdan yapılan tezene ile çalınmaktadır.

Kabak Kemane:Türk Halk Müziğinin telli,yaylı ve deri kapaklı sazlarımızın tek örneğidir.Menşei Orta Asya'ya dayanmaktadır.Kabak Kemane Türkiyede özellikle Batı Anadoluda (Ege Bölgesinde) yaygın olarak kullanılan bir sazdır.Kabak, Kabak Kemane,Rebap(Güneydoğu Anadoluda Rubaba, Hatay yöresinde Hegit) ve Iklığ gibi adlar ile bilinmektedir.Orta Asya Türkmenlerinin Gijek adını verdiği ve Azerbaycan halk müziğinde Kemança adıyla kullanılan çalgı da aynı köktendir.Gövdesi kabak veya hindistan cevizi, göğsü deri, iki veya üç telli olan bir halk çalgısıdır.Yörelere ve biçimlerine göre farklılık gösterir;Yay için at kılı kullanılması tercih edilir.Su kabağı sap kısmından 1/3 oranında kesilir.Bu bölüme tekne adı verilir ve üzeri eskiden tavşan, günümüzde ise yürek zarı ile kaplanır.Tekne çapı yaklaşık 10-15 cm arasındadır. tekneden sonra sap ve burgular gelir.Gövdenin en alt kısmında, çalgıcının kabak kemaneyi dizine dayayıp çalması için demir çubuk vardır.Bu çubuk aynı zamanda kabak ile sapın birbirini tutmasını da sağlar.Kemane perdesiz bir çalgı olduğu için her türlü kromatik ve komalı ses elde edilebilir.Ses genişliği, 2,5 oktavdır.Kabak kemane geçmişten günümüze kadar otantik görünüşünü korumuş bir halk çalgısıdır.Türkler kemane ve kemençe kültürlerini üç kıta üzerine yaymışlardır."Iyık" Altaylarda "Yançak komus", Kırgızlarda "Kıl Kıyak", Türkmenlerde "Gıcak" gibi isimlerle anılmıştır.Kabak kemane yapılırken Su kabağı yukarı doğru incelen boğum altından kesilir ve üzerine yürek zarı veya deri geçirilir. Daha sonra kabağa ağaçtan sap (kol) monte edilir. Kemanenin aslı üç telli olup, daha geniş ses elde etmek için daha sonraları dördüncü bir tel ilave edilmiştir. Kabağın çapının büyük veya küçük olması elde edilecek sesin tiz veya pes olması sonucunu doğurur. İki eşik arası (üst ve alt eşik) normal şartlarda 32-33 cm. uzunluğunda olmalıdır. Ancak derinin az veya çok gergin olması bu uzaklığın değişmesinde etkendir. Şu anda kemanede normal bağlama telleri (çelik ve sırma) kullanılmaktadır. Ancak kemanenin doğal yapısı ile orantılı olarak keman telleri de kullanılabilir.Sazımız at kılıfından yapılmış yay ile çalınır. İyi, kaliteli ve gür ses elde etmek için kıllar üzerine reçine sürülür.

Rebab: Mevlevi ayinlerinin değişmez çalgılarından birisidir.Yayla çalınır ve kabak kemaneye benzer.Türklerin kullandığı en eski yaylı sazlardandır.Gövdesi Hindistan cevizinden yapılır. Cevizin üzerine deri gerilir. Üç tellidir, at kuyruğundan yapılan telden çalınır. Asya kökenlidir. Hz. Mevlâna'nın da rebab çaldığı rivayet edilir.Ortaya çıkışından beri yedi değişik şekilde görülmektedir.
1.Dikdörtgen Rebab 2.Yuvarlak Rebab 3.Armud Şekilli 4.Beyzi (kayığa benzer gövdeli) Rebab 5.Yarım küre Şeklinde Rebab 6.Tambur Rebab 7. Açık Tekneli Rebab
Rebâb'ın tarihini inceleyecek olursak, iki rivayetle karşılaşıyoruz. Birincisi; Uygar Türklerinden beri çalındığı ve Ortaçağ'da Türk-İslam dünyasında çok kullanılmış bir musiki aletidir.Diğeri ise Eski İran Musikisi'nden Eski Arap Musikisi'ne geçip bütün Yakın Doğu ve Akdeniz'e yayıldığıdır.Tek tellisinden beş tellisine kadar kullanıldığı görülmüştür.Mevlana zamanında Anadolu'da dört telli Arap rebâb'ın çalındığı ve onun emriyle altı tele çıkarıldığı bası kaynaklarda vardır.Mızrapla çalınan şekilleride vardır.Yaylı sazların atası sayılmaktadır.Hindistan cevizi tekne, teknenin üzerinde gerilmiş deri, tellerin geçtiği bir eşik, uzun bir sap ve bulgulardan oluşur, birde dize veya yere koymak için demirden bir ayağı vardır.

Kemençe: Kemençe,biri Osmanlı Müziğinde,diğeri Karadeniz yöresi halk müziğinde kullanılan iki ayrı yaylı çalgının ortak adıdır.Bunlardan ilki için yirminci yüzyılın ortalarına kadar kullanılan "armudî kemençe", "fasıl kemençesi" gibi adlar, artık yerini "klasik kemençe" adına bırakmış gibi görünmektedir.Bir halk çalgısı olan ikincisi ise,"Karadeniz kemençesi" olarak anılır.“Klasik kemençe”, 40-41 cm boyunda, 14-15 cm genişliğinde küçük bir çalgıdır.Yarım armudu andıran gövdesi, elips biçimindeki burguluğu "kafa" ve sapı "boyun" tek bir ağaç parçasından yontularak ve oyularak yapılır.Göğsünde, yuvarlak kenarları dışarda kalmak üzere D biçiminde iki iri delik bulunur.Çalgının arka tarafında bir "sırt oluğu" vardır.Orta ve doğu Karadeniz sahilinde yaygın olan yaylı halk çalgısıdır.Üç veya dört telli olur.Boyu 40, 50 cm kadardır.Genellikle tek olarak çalınır.Kemençenin tekne kısmı dut,erik,ardıç ağaçlarından yapılmaktadır.Burgularına kulak adı verilir.Yayın çubuğu genellikle gül ve şimşir ağaçlarından yapılır.Yayına at kuyruğu kılları bağlanmaktadır.Perde bağı yoktur.İstanbul kemençesi armudi şekliyle Karadeniz kemençesinden ayrılır.Bu sazda tellerin yan taraflarına tırnak yüzeyi ile basılır.Karadeniz kemençesi”nin burguluğu, boynu ve gövdesi de tek bir ağaç parçasından yontularak ve oyularak yapılır. Ama biçimi bütünüyle farklıdır.Diğer bütün halk çalgıları gibi,“Karadeniz kemençesi”nin de standart ölçülerinden söz etmek güçtür.Ama günümüzde, uzmanların ve profesyonel yorumcuların kullandığı “kemençe”ler genellikle 56 cm uzunluğundadır.Kenarları dik ve sırtı düz olan gövde çoğunlukla erik veya ardıç ağacından yapılır. Köknar veya ladinden yapılan göğüs oldukça incedir.Tellerin eşikle iletilen basıncına dayanabilmesi için göğüs bölümüne, boylamasına bir çıkıntı yapılarak kubbe şeklinde form verilir.Burgular, oldukça küçük olup, burguluğa ön taraftan girer. Teller tuşa çok yakındır. Çünkü “Karadeniz kemençesi”, tellerin üzerine parmak uçlarıyla basılarak çalınır.

Kopuz: Yaylı sazlarımızın en eskisi kopuzdur (yaylı kopuz).Iklığ adı verilen bir yaylı sazın geçen yüzyıla kadar doğu Türkleri tarafından kullanıldığı söylenmekte Sazın, yarım Hindistan cevizinin kesik yüzüne gerilmiş bir deri ve üst tarafına takılmış bir kol ile alt tarafına takılmış bir ayaktan ibaret olduğu bildiriliyor .Orta Çağda İran ve çevresinde “rebab” ya da “rüd” diye adlandırılan bu çalgı, “kopuz” adıyla en geç XV. yüzyılda Osmanlı müziğinde kullanılmaya başlamıştır. Ancak Anadoluya, göçler, gezginler, ozanlar ya da akınlar kanalıyla taşınarak bu tarihten çok daha önce geldiği sanılmaktadır.Sapında perde bulunmayan kopuz, “tambur”da da kullanılan sert bir mızrapla çalınmaktaydı. Ancak parmak ve yay kullanılarak çalındığı da oluyordu. Yay ile çalınanlarına “Kıl Kopuz”, mızrap ile çalınanlarına ise “Kopça Kopuz” denildiği de olurdu.Kopuz, Asya Türklerinden sonra en çok Anadolu ve Rumeli'de benimsenmiştir. Kopuzun yapısında zaman içinde meydana gelen değişim ve gelişimler, onun bu topraklarda yayılışının eskiliğini ortaya koymaktadır.


II- NEFESLİ ÇALGILAR:



1. Zurna,
2. Kaval (dilli, dilsiz),
3. Düdük (dilli, dilsiz),
4. Çığırtma (çırıtma),
5. Sipsi,
6. Çifte, tulum-çifte,
7. Mey, balaban.


Kamışlı Üflemeli Çalgılar:

Zurna:
Nefesli Türk halk çalgılarının en tiz ve en gür sesli çalgısıdır.Bu nedenle genellikle meydanlarda davul ile birlikte çalınmaktadır.Düğün bayram gibi önemli günlerde çalındığı gibi, eski Türklerin savaşlarına da katılıp mehter takımlarında da çok önemli bir yer almıştır. Üflemeli halk çalgılarının başında gelen zurnanın kökeni Ortaasyaya dayanmaktadır.Yurdun her yöresinde açık hava çalgısı olarak davul ile birlikte yaygın bir şekilde kullanılmaktadır.
Zurnanın boyu 30cm ile 56cm arasında değişmektedir.Gövde ve sipsi olmak üzere iki bölümden oluşmaktadır.Ön yüzünde 7, arka yüzünde de 1 olmak üzere 8 adet ses perdesi bulunmaktadır.Bu perde deliklerinden başka kalak üzerinde daha küçük çaplarda “Şeytan Perdesi” denen perdeler bulunmaktadır.
Türkiyede zurnalar doğudan batıya doğru gittikçe belirgin bir büyüme kaydettiği görülür.Büyüklük ve küçüklüklerine göre üç guruba ayrılırlar.

1. Kaba Zurna 2. Orta Zurna 3. Cura(Zil) Zurna

Zurnanın erik, şimşir ve zerdali ağacından yapılanları tercih edilmektedir.Kaba Zurna Ege, Trakya, Sivas, Tokat ve Kastamonunda çok yaygın olarak çalınan yapı itibariyle zurna ailesi içinde en büyük olanıdır.Boyu 50-55 cm. arasında değişmektedir.Ana gövde büyüyünce diğer parçaları ve delikleri de ona göre büyür.Çalınması bakımından en rahat çalınan zurnadır.Çünkü, 2 oktav kadar geniş bir ses sahasına sahiptir.Deliklerinin ve delik aralıklarının büyük oluşu sebebiyle diyez ve bemoller en rahat bu zurnadan çıkarılır.Özellikle Ege ve Trakyada 2, hatta 3 zurna bir arada çalar.Bunlardan biri dem tutarken diğeri melodiyi çalmaktadır.Veya ikisi dem tutar biri çalar, tam tersi de olabilir.Buna karşılık yanlarında genelde çift davul çalındığı görülür.Aslında bu dem tutanlar ustalarının yanında zurnaya yeni başlayan ve daha acemi olanlardır.Onlara dem tutarak kendilerini geliştirmeye çalışırlar.

Zurnanın Bölümleri

A. Lüle:
Bu kısma lüle denildiği gibi, ''etem'' veya ''metem'' de denilir.Zurnanın nezik kısmının içine geçirilmiş ağaç veya madenden yapılma bir zıvanadır. Bu zıvananın gümüşten olanlarının ucuna yine gümüşten bir kordon takılır ve zurnanın boyuna halkalanır.Tıpkı bir nargile ağzına benzeyen etem, zuma çalanların çok önem verdiği aletlerden birisidir.Takılan gümüş kordon bu aletin kaybolmamasını sağlamak içindir.

B. Nezik: Zurnanın ağaç kısmına başka renkte bir ağaçtan yapılmış ve monte edilmiş kısmıdır.Bu zurnanın ağzına kuvvet vererek çatlamasına yardımcı olur. Gerek nezik gerek etem istenildiği zaman çıkarılabilir.Bu ayrı ayrı muhafazasını da sağlar.Bazı zurnalarda sabit de olabilir.Fakat bunlar makbul değildir.

C. Soluk deliği: Zurna'nın alt taraftaki neziğe en yakın deliğinin ismidir. Kara Ali ismindeki zurnacı soluk deliğini şöyle anlatır . ''...Efendim soluk deliği adamın burnuna benzer. Adam oğlu ekmek yerken su içerken burnu olmazsa nefes alamaz. Bazı havalarda burundan ses çıkarır gibi zurnayı öttürmek gerekir. O zaman bu deliğe sağ elin baş parmağı ile dokunarak sağır ses çıkarırlar... '' Buna bazı Abdallar ''metem'' diyorlar.

D. Cin-Seytan delikleri: Zurnacılar zuma borusunun sağ ve sol tarafında açılmış ince deliklere cin veya şeytan deliği adını verirler.Bu deliklerin ne işi yaradığı bilinmemektedir.Kara Ali ismindeki zurnacı cin deliklerinin hava almak için olduğunu söyledi.

E. Zurna borusu: Zurnanın ses çıkaran geniş ağzına denir.Borunun kenarları ve üst kısmı ekseriya gümüştendir.Cura borularında iki, büyüklerde üç tane şeytan deliği bulunur.

F. Hava döndüren: Zurnanın deliklerine verilen isimdir.Yedi tane olan bu deliklere yukarıdan itibaren, dört tanesini sağ el, geri kalan üç tanesini sol el idare eder.

G. Avurtluk: Etem'e geçirilen değirmi bir alettir.Ağaç, kemik ve metalden yapıldığı olur.Bazen kenarları yontulur.En makbul avurtluk koyunun kürek kemiğinden yapılanıdır.Havanın dışarıya kaçmasını önlemede büyük etkendir.

Mey: Dilli, üflemeli çalgilar sınıfına girer.Gürgen, ceviz vb. sert ağaçlardan yapılanları varsa da en makbulü erik ağacından yapılanıdır.Genellikle Doğu Anadoluda Erzurum,Kars, Gümüşhane,Bayburt,Van ve Erzincan yörelerinde yaygın olarak kullanılan bir çalgıdır.Balaban diye de adlandırılan bu çalgı Ortaasya kökenlidir..Bir gövde ve ağız tarafına takılan ses çıkarıcı yassı kamış ağızlıktan ibarettir.Sesi mat ve hafiftir.Bu özelliği ile küçük ve kapalı yerlerde zurnanın yerini alır. Sesi zayıf olduğu için daha çok kapalı *****larda ve oda toplantılarında çalınmaktadır.Kamış üzerindeki kıskaç sayesinde ses inceltilip kalınlaştırılabilmektedir.Özel bir yöntemle yassılaştırılan kamış, kıskaç ve gövdeden meydana gelir.Kıskacın kamış üzerinde aşağı veya yukarı doğru itilmesiyle yaklaşık bir perdelik ses değişimi yapılabilmekte ve özelliği ile çalgı gruplarına hemen uyum sağlayabilmektedir. Zurna gibi kesintisiz üfleme tekniği ile çalınır.Bir oktav civarında ses genişliği olan Meyin üç çeşidi vardır. bunlar;

1. Ana Mey 2. Orta Mey 3. Cura Mey

Gövdenin üst kısmında 7, alt kısmında ise 1 adet ses perdesi bulunan Meyin, 9-10 adet ses perdeli olanları Azerbaycan ve Türkistanda “Balaban” adı ile kullanılmaktadır.

Sipsi: Halk çalgılarımızın üfleme ile (nefesli) çalınan en küçük boylu çalgılarından birisi olup,Sipsi adı ( İnce küçük ) anl***** gelir.Göl kenarlarında, sazlıklarda veya sulak arazilerde yetişen, kamış veya kargı dediğimiz malzemeden yapılır. Bu malzemeleri çeşitlilik gösterir. Bunların et kalınlığı (iç çapı) 4-5 mm olanları kullanılır.Ege bölgesinde ve Teke yöresinde kullanılan çalgılardandır.Batı Akdeniz Bölgesinde özellikle teke yöresi; denilen Burdur, Isparta, Denizli, Muğla, Afyon ve Antalya'nın özellikle Korkuteli Elmalı dolaylarında en fazla da Burdur'da ve yaygın olarak kullanıldığı bilinmektedir.Sipsi ile çalınan halk ezgilerinin oyunlu alanlarına "sipsi oyunları" da denilmektedir. Genellikle teke yöresinde sipsi ile çalınan ezgilerin ölçüleri dokuz zamanlıdır.Sipsinin boyu biçimi ve perde sayısı her çalan ve yapan ustaya göre değişmektedir.Gövde kısmı 20cm kadardır.1 veya 1,5 oktav civarında ses genişliği vardır.Genellikle 6 veya 7 adet ses perdesi olanlar kullanılmaktadır.Kamıştan yapılır ve iki parçalıdır.Birinci kısım ağızlıktır aynı zamanda sipsinin ses veren (öten) kısmıdır. İkinci kısım üzeri deliklerin açıldığı gövde kısmıdır.Ağızlık denen birinci kısım, sipsinin (gövdenin) içine girebilen çapı daha dar ve ince kamıştan yapılır. Uzunluğu da 3 ya da 4 cm dir.Borusu kemik ve ağaçtan yapılanları da vardır.Kuvvetli bir nefesle çalınır.Gür bir sesi vardır.Sipsinin kendine özgü ve çok ilginç bir akortlama sistemi vardır. Ağızlığın gövdeye geçen kısmındaki açılmış olan kapağın üzerine iplik dolanır. Böylece aşağı yukarı oynatmak suretiyle istenilen akort elde edilmiş olur. Yine ağızlığın üzerine açılan kanalın içine saç kılı geçirilerek, ayarlanmış akordun değişmemesi sağlanır.Sipsi görünüm olarak küçük, çalınış itibarıyla çok zor olan nefesli hak çalgılarımızdan birisidir.Eksik perdeli oluşu çalınmasını bir kat daha güçleştirir Ancak eksik perdeli olması yöre özelliğindendir.Yedi delikli sipsilerin, alttan iki deliği açık olmak üzere diğer delikler kapatılarak çalınır. Ağızlığın baş kısmı dil ile veya herhangi bir madde ile kapatılarak üflenir.Sipsinin kenar seslerinde devamlı olarak üstten beş delik (perde) kapalı olarak tutulur (arka delik dahil) En önemli özelliklerinden bir tanesi nefes alıp verme, yani sesi hiç kesmeden sürekli olarak nefes çevirme olayıdır.Bu nedenle sürekli çalındığı için sipsi çalanın dudakları yorulmaktadır ve ağızlık ile gövdenin birleştiği yere bazen zurnada olduğu gibi plastik bir maddeden 'lüle' denen araç geçirilir.Bunun görevi ise yorulan dudakları bir lüleye dayamak koşuluyla dinlendirmek ve daha uzun süre çalınmasını sağlamaktır.Sipsi çalabilmek için önce güçlü bir nefese ihtiyaç vardır.Boğaz,Gurbet,Teke ve Zeybek havalarının en güzel seslendirildiği bir halk çalgımızdır.

Çifte: Dilli nefesli (üflemeli) çalgılar gurubuna girer.İki kavalın yanyana monte edilmesiyle Zonguldak civarı ve güneydoğu Anadolu bölgesinde kullanılmaktadır.Ön kısmında 5-6 adet ses perdesi bulunmaktadır.Boruların her ikisinde perde sayısı eşit olabileceği gibi bir tarafta bir adet ses perdesi de olabilir.Her iki kamışında uç kısımlarında ses veren iki küçük kamış eklenmektedir. Dil görevi gören bu küçük kamışlar ağız boşluğuna alınır ve aynı anda hava üflenerek çalınır.Güney Anadolu da özellikle Antakya ve Yayla dağı çevresinde Argun adı ile bilinmekte ve çalınmaktadır.Değişik yörelerde Argul, Kargın, Zambır gibi adlarla da bilinmektedir.

Dilli Üflemeli Çalgılar: Dilli düdük ve büyük çoban kavalları, 25-30cm olanlarından,75-80cm olanlarına kadar değişik ebatlarda olabilir. Anadolunun hemen hemen her yerinde kullanılmaktadır.Bu çalgıların ön yüzünde 6-7, arka kısmında ise 1 adet ses perdesi bulunmaktadır.

Dilsiz Üflemeli Çalgılar: Pirinçten yada ağaçtan imal edilirler.Bunlar da dilli nefeslilerde olduğu gibi 20cm ile 80cm arasında değişen boyutlardadır. Genellikle"Çoban Kavalı"olarak tanınırlar.Bu ad,dilsiz nefeslilerin delik sayıları dilli nefeslilerdeki gibidir.Ses delikleri kromatik sesleri çıkarabilmektedirler. Kartal kemiğinden yapılan "Çığırtma" da dilsiz nefesli sazlardandır.

Çoban Kavalı: İnsanoğlunun üflemeli ilk çalgılarındandır. Çeşitli kaynaklarda ''ağız sazları'' arasında anılan çalgı. Orta Asya Türk uygarlıklarından itibaren bilinir. Ülkemizde yüzyıllardır, ''çoban sazı'' ya da ''düdük'' olarak tanınan kaval, Büyük Göç'le yayıldığı toplumlarda ise, farklı ad ve biçimlerde çalına gelmiştir.Bu kavalların oldukça yumuşak ve etkileyici bir sesi vardır.Yurdun her köşesinde yaygın bir şekilde kullanılmaktadır.Dilli ve dilsiz olmak üzere iki çeşidi vardır.Her iki grup da kendi içerisinde diatonik ve kromatik perdeli biçiminde sınıflandırılır.Sert ağaçlardan yapılmaktadır.Erik, Gül, Davulga, Sandal gibi bir çok ağaçtan yapılabilmektedir.Pirinç gibi madeni olanları da olsa bile, en makbulü erik ağacından yapılanıdır.Kaval kelimesi içi boş anlamında olan Kovdan türemiştir.Ses genişliği 2,5 oktavdır.Nefesli (üflemeli) çalgılar gurubuna girer.Ön yüzeyde yedi, arka yüzeyde bir olmak üzere sekiz perde deliği vardır. Genelde tek parçadan oluşmakla birlikte, birbirine geçen ve taşımada kolaylık sağlayan üç parçalı kırma kaval örneği de görülmüştür.Günümüzde geleneksel müziğin çalgı topluluklarının önemli bir renk çalgısı olarak kullanılan Kaval, standartlara göre üretilmediği için boyutları hakkında kesin bilgiler olmamasına karşın 30 ile 80 cm. arasında değişen bir yapı gösterdiği söylenebilir.Üst kısmında 7, alt kısmında ise 1 ezgi perdesi bulunmaktadır.Bu perdeler dışında kavalın alt kısmında da Şeytan Deliği ve Hazreti Ali adı verilen 4 perde daha vardır.

Çığırtma: Dilsiz dogrudan üflemeli Türk halk çalgısıdır.Çığırtma, kartalın kanat kemiğinden yapılır.15-30 cm uzunluğundadır.Daha çok çobanlar tarafından kullanıldığı bilinen bu çalgı, günümüzde unutulmaya yüz tutmuş çalgılardandır.Elazığ ve civarında Toros dağlarının batı kesiminde eskiden yaygın olarak kullanılan dilsiz ve üflemeli bir çalgıdır.Önde 6-7, arkada ise 1 adet ses perdesi bulunmaktadır.Yaklaşık bir oktav ses genişliği vardır.Altısı üstte birisi altta olmak üzere toplam yedi tane ezgi perdesi vardır.Kartalın kanat kemiği tüylerden ve kaba bir biçimde etten arındırılır.Toprağa gömülür.Bir süre beklenir, ilik ve et parçalarının toprak içerisindeki canlılar tarafından tüketilmesinin ardından süt içerisinde kaynatılır.Kaynatmanın amacı kemiğin beyazlamasını ve işlemek için yumuşamasını sağlamaktır.Bu işlemin ardından perde delikleri açılır.

TULUMLU ÜFLEMELİ ÇALGILAR:

Tulum:
Genellikle Doğu Karadeniz bölgesinde (Rize, Artvin) yaygın olarak kullanılan hava depolu bir halk çalgısıdır.Lülük (goda), Gövde ve Nav olmak üzere üç bölümden oluşur. Tulum oğlak derisinden çıkarılarak elde edilmektedir.Ön ayağına ağızlık, arka ayağına ise klavye(Nav) tespit edilerek diğer kısımlar kapatılır. Ağızlık vazifesi gören tahta borudan üflenerek tulum şişirilir.Deri hava ile dolunca klavyeden ses çıkmaya başlar. Koltuk altına yerleştirilerek çalınmaktadır.Tuluma yerleştirilen klavye kısmına "Nav” denilmektedir.Nav üzerinde birbirine paralel 5 çift ses perdesi bulunmaktadır.Tulumun en önemli kısmı navdır. Nav özellikle şimşir ağacından yapılır. Yaklaşık 40 derece eğri şimşir ağacının içini düzgün bir şekilde oyduktan sonra analıklar dediğimiz delikli 10mm çapında boruları ve kamıştan özel olarak yapılan çibun dediğimiz sipsileri özenle ve düzgün şekilde nava yerleştirilir.Tulumu şişirmek için kullanılan dudula; yuvarlak bir ağacın içi delinerek yapılır ve hava geriye kaçmasın diye iç tarafına naylondan bir kapak yapılıp raptiye ile tutturularak havanın geri gelmesi önlenir.Tulum yurdumuzda Trabzon, Rize, Erzurum, Kars'ta, Kuzey ve Doğu Anadolu Bölgesinde ve Trakya bölgesinde kullanılmaktadır. Genellikle kuzu ve oğlak derisinden yapılan tuluma Trakya'da Gayda adı verilmektedir.Tulumun orjinal sesi "si" ve "lâ" dır.Parlak,etkileyici bir ses rengine sahiptir.

Gayda: Trakya bölgesinde yaygın bir halk sazıdır.Tuluma benzeyen bu sazda çifte kamış yerine ağaçtan yapılmış düdük bulunmaktadır.Ayrıca gayda da uzunca bir dem ses veren boru bulunmaktadır.



III- VURMALI ÇALGILAR:




1. Davul (nağara), koltuk davulu,
2. Tef, kudüm (daire),
3. Darbuka (deplike, dümbelek, dümbek, küp),
4. Zilli maşa, çarpara, parmak zilleri, kaşık v.b.


Deri Vurmalı Çalgılar:

Davul:
Türk vurmalı çalgılarının sembolü olarak kabul edilmektedir.Davul tarihimizde çok değişik amaçlarla kullanılmıştır.Türkiyenin her yerinde değişik cins ve boylarda davul bulunmaktadır.Kasnak, ip ve deri olmak üzere üç bölümden oluşmaktadır.Tokmak ana ritmi, çubuk ise detayları çalmaktadır. Genellikle küçük davul, orta davul, büyük davul ve koltuk davulu gibi mahalli boyları ve adları bulunmaktadır.Türklerde kullanılan en eski çalgıdır. Sesinin gür oluşu ve etkisi nedeni ile bir haber aracı olarak ta kullanılmıştır.Davul genellikle 50-60 cm. Çapında kestane ağacından 1-1,5 cm kalınlığında yaklaşık 40 cm. genişliğinde tahtanın silindir şeklinde bükülerek her iki açık alan derilerin deri veya keten iplikle sıkça tutturulması ve çalgıcının boynunda durması için kemerle bağlanması buna ilaveten sert ağaçtan tokmak ve cızdım denilen çubuğun yapılmasıyla işime tamamlanır.Davulun değişik cins ve boyda olanları vardır.Büyük olanına “kara davul”, küçük olanına “cura davul” veya “davlumbaz” denmektedir.Kasnak, deri çemberi, çakşırı kasnak kayışı, tokmak, çubuk, davul derisi olmak üzere altı parçadan meydana gelmektedir.Davullar genel bir değerlendirmeyle, üç boya ayrılabilirler.Bunlar, küçük (Çapı, 60 cm. civarı), orta (çapı 70 cm. civarı), büyük (çapı 80-90 cm. civarı) boylardadır.Kasnak eni ise yörelere ve kullanıcıya bağlı olarak büyük değişiklikler göstermektedir.Temel olarak bir “germe çemberi”ne geçirilmiş deri ve bunların bağlandığı “kasnak” denilen ağaç bölüm olmak üzere iki ana kısımdan oluşur.Bu iki yandaki germe çemberine geçirilmiş deriler, ton tutmasını sağlamak için bağlantı elemanlarının yardımıyla gerekli ya da istenilen oranda gerdirilir.Davul kasnağı, çoğunlukla ceviz, ıhlamur, köknar, ceviz gibi ağaçlardan yapılmaktadır. Bunlardan en çok kabul gören ya da beğenilen ise meşedir.Bu kasnağa dana, köpek ya da koyun/keçi gibi hayvanların derileri gerilmekte ve davulun alt / üst kısımlarına takılmaktadır.Deriler “germe çemberleri”ne ıslak olarak geçirilir ve gerilmeyi sağlamak ve kurumaya bırakılmak için üstten ve alttan “davul kasnağı”na yerleştirilir. Alt ve üst “germe çemberleri”, zikzaklı olarak geçirilmiş sağlam sicimler ile bağlanır.Deri kuruduktan sonra da istenilen gerginlik sağlanana kadar sıkılarak tutturulur.Deri kurumaya bırakılırken çatlamasını önlemek amacıyla susam ya da zeytin yağı ile yağlanır.Davul bir meşin kayışla boyuna asıldıktan sonra, genellikle sağ elde “tokmak” (çomak, meççik, metçik, çomaka) ve sol elde “ince değnek” ya da “çubuk” (çırpı, zipzibi) ile vurularak çalınır.Ritmin güçlü vuruşları “tokmak”, zayıf vuruları ise “çubuk” ile belirtilir. Ortalama boyu 40-50 cm. olan “çubuk”, “tokmak”tan biraz daha uzundur.Davul, zaman içinde tuğ, tavul, köbürge, küvrüg, tuvıl ve tabl gibi isimleri ile anılmıştır.Davul çalanlar da süreç içinde ; tablzen, davulzen, davulcu gibi adlar verilerek nitelenmiştir.Şamanların en temel çalgısı olan “Davul”, Türk geleneklerinde dinsel törenler, savaş alanları, mehter takımları,düğün, sahur, cirit oyunu, at yarışı, güreş, bayram v.b. gibi alanlarda uzun yıllar boyu kullanılmış ve hala kullanılmaktadır.Diğer taraftan “davul”, müjde, güvenlik, savaş, yangın v.b. amaçlı da kullanılmıştır.

Koltuk Davulu: Araçsız vurmalı usul çalgıları sınıfına girer. Daire biçimindeki ağaç kasnağa deri gerilmiş çemberlerin, çapraz bağ ile bağlanması sonucu elde edilir.Koltuk altına alınarak ve ellerle vurularak çalınmaktadır. Normal davula göre daha uzundur. Çapı ise normal davuldan daha küçüktür.

Dümbelek: Anadolunun bir çok yöresinde çalınmaktadır. Bu günkü darbukanın çömlekten (topraktan) yapılmış şeklidir. Yörelere göre deblek, dümbek ve dümbelek gibi adlar almaktadır. Daha çok kadınlar arasındaki çeşitli eğlencelerde kullanılmaktadır.

Tef: Vurmalı bir Türk Halk çalgısıdır.Hemen hemen her yörede mevcuttur.Yaklaşık 20-40cm çapında, bir kasnak ve tek yüzüne gerilmiş ince bir deriden ibarettir.Kasnak üzerine açılan yarıklara 3-5 çift ince pirinçten yapılmış ziller geçirilerek çalgının ritminin zenginleşmesi sağlanmaktadır.Bazı yörelerde sade olanları da bulunmaktadır.Daha çok kadın eğlencelerinde kullanılmaktadır.Daha büyük olanlarına “Daire” denilmektedir.El (parmak) ile çalınan vurmalı bir ritm çalgısıdır.Yöre ve çalan kişilere göre ''tarande, çingene, acem'' diye isimler almaktadır.Yaklaşık 30-40 santim çapında bir kasnağa gerilen oğlak derisinden olursa daha verimli olur.Def (tef) elde havaya kaldırılarak ve zillerin şıkırtıları duyulsun diye sallanarak çalınır.Kırsal kesimde halen kına ve düğün gecelerinde bilhassa kadınlar eğlenmek için Def'i hem çalar hem oynarlar.Zilli Tef ve Zilsiz Tef olmak üzere iki çeşittir.

Kudüm: Türk musikisinin en temel ritm aletlerinden biridir.Mevleviler ayinlerinde kullandıkları sazların bazılarına, halkın kullandıgı isimlerden farklı ve kutsallaştırıcı isimler takmışlardır.Kudüm adının anlamını ve etimolojisini bilemesek de,kudüm sazına isim babası olan grubun ve bugünkü kişiligini kazandıranların Mevleviler oldugunu söyleyebiliriz.Tasavvuf musikisinin dışındaki formlarda da kullanılmıştır. Belirli seslere akordlanabilen bu enstrüman mevlevi ayinlerinde semazenlerin sema ritmini darplarla düzenleyerek ritmik bir bütünlük oluşmasına katkıda bulunmaktadır.Kudüm, 4 parçadan meydana gelmiştir;Bakır gövde,Deve derisi,Simitler,Zahme.Yanyana koyulmuş birbirinden farklı büyüklükteki tas biçimli 2 ayrı gövdeye deri gerilmesi ile oluşur.Gövdeyi meydana getiren 2 çanak, dövme bakır veya ağaçtan imal edilirler. İki çanağın büyüklüğü birbirinden farklı olmasının nedeni, icra sırasında farklı tını elde etmek içindir. Kalın tını veren çanağın adı DÜM, tiz tınıya sahip olanın adı TEK tir.Çapı 15-16 cm olan dümün derinliği 30-32 cm., çapı 14-15 cm. olan tekin derinliğiyse 28-30 cm.dir.Bu iki çanağın üstüne gerilmesi için kullanılan deve veya keçi derisinin kalınlıkları da, düm üstüne 2 mm., tek üstüne 1 mm.olmak üzere birbirinden farklıdır.Gövdenin altına kudümün yerle temas ederek tınısının değişmesini önlemek ve çalan kişiye icrayı kolaylaştıracak eğimi verebilmek için "simit adı verilen ortası boş silindirler konur.Kudüm, nakkareden daha büyük, belli ölçüler içerisinde yapılan bakır bir tas üzerine Deve derisi geçirilmek suretiyle yapılır.Lama, Dana derileri de kullanılmıştır fakat umumiyetle Deve derisi tercih edilmektedir. Zahme adı verilen iki küçük sopa ile vurularak velveleli veya velvelesiz şekilde usuller çalınır.Zahmeler yumuşak ve orta yumuşaklıktaki ağaçlardan yapılırlar.Kudüm çalan kişiye Kudümzen denir.Kudüm, kendine has tatlı, yumuşak, hoş bir sese sahiptir.Kudümün vurmalı çalgı olarak belli bir akordu yoktur.Ancak üstadlar Dümün icra edilen makamın karar sesine tekin ise makamın güçlü derecesine çekilmesini uygun görürler.

Darbuka: Elle çalınan vurmalı çalgılarımızın hemen hemen en tanınmışlarındandır. Arapça, ''dümbelek'' olan çalgı yurdumuzda yörelere göre, ''dümbek, deblek, güp, küp, dümbelek, dönbek'' adlarını alırlar.Tek başına çalındığı gibi diğer çalgılara da eşlikçi vazifesi görür.Tok ve derin bir yapısı vardır.Çeşitli büyüklükte olan toprak ve metalden yapılan darbukalar, keçi veya dana derisinden işlenen deri ile kaplanır.Günümüzde röntgen filmi ile kaplı olanlarına çokça rastlanır.Daha çok kadınlar arasındaki çeşitli kına geceleri ve eğlencelerde ritm çalgısı olarak kullanılır.

Çarpma Çalgılar:

Kaşık: Vurmalı bir Türk Halk Çalgısıdır.Özellikle şimşir ağacından yapılanı makbuldür.Sap kısımları parmaklar arasına alınır, oval kısımları ise sırta gelecek şekilde avuç içine alınarak çalınmaktadır.Bunun dışında farklı tutuş biçimleri de vardır.Bursa çevresinde sapın sonunda oyma tekniği ile hareketli parçacıklar oluşturulmuş ve buna tongurdaklı kaşık adı verilmiştir.Anadoluda eskiden beri kullanılan ve ağaçtan yapılan çorba kaşıkları aynı zamanda çalgı olarak ta kullanılmaktadır.Türkiyenin özellikle Silifke ve Konya yöresi halk oyunlarında yaygın olarak kullanılmaktadır.

Zilli Maşa:Maşa biçiminde iki ana kolun uçlarına yerleştirilen karşılıklı zillerden ibarettir.Kollar kapandıkça ziller üst üste gelerek ses çıkarmaktadır.İki, üç kollu bir maşa ve uçlarına takılı zillerden ibarettir.Bir elle tutulup,diğer elin baş parmağı ile diğer parmakları arasına vurularak çalınır Çarpara, şimşirden kesilmiş kaşık büyüklüğündeki dört tahta parçasından ibarettir.Bunlar birbirine iple veya menteşeyle bağlıdır.Genelde kadınlar arasındaki eğlencelerde kullanılır.

HALK OYUNLARINDA KULLANILAN DİĞER ÇALGILAR

Akordeon - Klarnet - Ud - Cümbüş - Keman - Kanun


Cevapla

Hızlı Cevap
Mesajınız:
Kullanıcı isminiz: Giriş yapmak için Buraya tıklayın
Rastgele Soru

Seçenekler


Seçenekler


Benzer Konular
Halk Oyunlarının Tarihçesi Halk Oyunlarının Tarihçesi Halk Oyunlarının Tarihçesi hakkinda bilgiler - Halk Oyunlarının Tarihçesi ne sekildedir Halk Oyunlarının Doğuşu Türkler, birlikte yaşama önemli ölçüde değer veren,...
Halk Oyunlarının Sınıflandırılması Halk Oyunlarının Sınıflandırılması Belirli Özelliklerine Göre Halk Oyunlarının Bölümlenmesi Halk oyunlarının ortaya çıkış koşullarını ve günümüz toplumundaki yerini kısaca belirledikten sonra, bu...
Halk Oyunlarının Karakteristik Özellikleri Halk Oyunlarının Karakteristik Özellikleri Halk oyunlarının geleneksel yapı kurgusu içerisinde, fiziksel aktivite niteliğinde hareket ve müzik, bir bütünlüğü oluşturmaktadır. Halk oyunlarının...
Halk Oyunlarının Hikayeleri-Koçeri Halk Oyunlarının Hikayeleri-Koçeri Bu oyun da Artvinin tüm ilçelerinde oynanmaktadır. Cilveloy oyunu gibi sevgi içerikli bir oyundur. Köyün yakışıklı, çalışkan, yardımsever ancak maddi durumu...
Halk Oyunlarının Tarihçesi Halk Oyunlarının Tarihçesi Türk Halk Oyunları ; Türk Folklorunun önemli bileşenlerinden biridir. Köy ve kasabalarda oynanan yöresel oyunları ve yöresel kostümleri inceleyen bir bilim dalıdır....

 
Forum Stats
Üyeler: 66,545
Konular : 231,583
Mesajlar: 417,118
Şuan Sitemizde: 436

En Son Üye: mund006

Sosyal Linkler
Twitter Butonları





Google+ Butonu


Sponsorlu Bağlantılar







Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 19:18.


Powered by vBulletin® Version 3.8.2
Copyright ©2000 - 2014, Jelsoft Enterprises Ltd.

DMCA.com

Sitemizde illegal paylaşım yasaktır.Sayfalarımızda bulunan içeriklerin telif haklarıyla ilgili bir şikayetiniz/sorunuz varsa bize ulaşmak için TIKLAYINIZ .
In this web site,illegal sharing is forbidden.If you have any problem/complaint about content's copyrights in our page,please click here to contact us.