Forum Kimler Online
Go Back   Ezberim > Her Telden Muhabbet > Garip ve Gizemli Olaylar
Kayıt ol Forumları Okundu Kabul Et


Büyük üstad Mimar Sinan'ın eserlerinin sırları

Her Telden Muhabbet kategorisinde ve Garip ve Gizemli Olaylar forumunda bulunan Büyük üstad Mimar Sinan'ın eserlerinin sırları konusunu görüntülemektesiniz.
Büyük üstad Mimar Sinan'ın eserlerinin sırları Süleymaniye Camisi'nde gizli bölmede bulunan notta ne yazıyor? Süleymaniye'nin dört kubbesi neyi temsil ediyor? ...






Yeni Konu aç Cevapla
 
Seçenekler
  #1  
Alt 30-06-2010, 01:06
 
Standart Büyük üstad Mimar Sinan'ın eserlerinin sırları

"Sponsorlu Bağlantılar"

 


Büyük üstad Mimar Sinan'ın eserlerinin sırları

Süleymaniye Camisi'nde gizli bölmede bulunan notta ne yazıyor? Süleymaniye'nin dört kubbesi neyi temsil ediyor? Camii'nin inşaasına neden ara verilir? İran Şahı'nın gönderdiği mücevherler nerede? Kandilde yanan isler ne işe yarıyor? Selimiye Camisi'nin yapımı sırasında Mimar Sinan neden yok oluyor? Selimiye Camisi'nde Japonların şaşırdıkları an.. İşte Sinan'ın eserlerine gizemli yolculuk...



Mimar Sinan, bir gün, dostlarından ve devrinin şair ve ediplerinden Mustafa Saî Çelebiye gelerek, “Çok kocadım. İsterim ki, öldükten sonra adım unutulmasın. Hizmetlerim anılıp hayırla anılayım. Anlatacağım hatıralarımı nazım ve nesir diliyle yazar mısın?” der.



Bunun üzerine Çelebi, Mimar Sinanın anlattıklarını yazmaya başlar ve küçük bir kitap ortaya çıkar



Saî Mustafa Çelebinin Mimar Sinanın ağzından kaleme aldığı, “Tezkiretül Bünyan” ve “Tezkiretül Ebniye” adını verdiği ve günümüzde Yapılar Kitabı adı altında toplanarak yayımlanan bu eseri, büyük ustanın yaşam öyküsünü, eserlerinin envanterini ve kendi dönemine ait gözlemlerini içeriyor



Mimar Sinanın yaşantısına dair birçok ayrıntıyı, eserlerini, döneminin insanları hakkındaki düşüncelerini bu kitap ile, Sinanın kendi ağzından öğrendiğimiz gibi, Süleymaniye Caminin sırlarını da belli ölçülerde, bu kitapta bulabiliyoruz.



Mustafa Saî Çelebinin Yapılar Kitabında Süleymaniye ile ilgili çarpıcı bölümler yer alıyor.



Mimar Sinan, Süleymaniye Caminde, bir çok sorunu olduğu gibi, akustik sorununu da mükemmel bir biçimde halletmiştir. Bu konuda yine rivayete dayanan hoş bir hikâye var



Cami inşa edilirken, Sinanın mihrapta nargile içtiği söylentisi yayılır. Söylenti padişaha kadar ulaşır



Kanunî, bu söylenenlere inanmak istemese de bir gün ansızın inşaata baskın yapar. Bakar ki, Sinan gerçekten mihrapta nargile tokurdatıyor



“Mimarbaşı, camide nargile içilir mi, sen bu işi yapmazdın, nedir bunun hikmeti” diye sorar



Sinan şöyle cevap verir: “Sultanım, dikkat edin nargilemde tömbeki, tütün yoktur. Sadece suyun fokurdamasından meydana gelen sesin cami içerisinde dağılımını kontrol ediyorum. Buradaki suyun sesi caminin her tarafına eşit yayılırsa, yarın burada Kuran okuyacak olan hocanın sesi de 60-70 metreye kadar toplanan cemaat tarafından duyulacaktır. İşte bu yüzden, akustiği kontrol ediyorum.”



Süleymaniye Camii'nin ayrıntılarına inildikçe insanı büyüleyen pek çok özelliği ortaya çıkıyor.



Caminin temelleri atıldıktan sonra, temelin iyice oturması ve sonradan bir çöküntü olmaması için, inşaata bir yıl ara verilir.



Ağır masraflar yüzünden caminin yapımına ara verildiğini zanneden İran Şahı Tahmasp Han, inşaatın devamı için, kıymetli mal yüklü bir kervanı ve içi değerli taşlarla, mücevherlerle dolu bir kutuyla, bu hediyeleri göndermesinin sebebini açıklayan bir mektubu Kanunîye yollar.



Bu mektuba ve üsluba sinirlenen padişah, malları elçinin gözleri önünde bahşiş olarak dağıtır ve kutuyu Sinana vererek içindeki mücevherleri yapının taşlarına karıştırmasını buyurur.



Mimar Sinan, değerli mücevherleri minarelerden birinin taşları arasına maharetle yerleştirir. Güneş ışığında pırıl pırıl parladığı için bu minareye Cevahir Minaresi adı verilir. Evliya Çelebi zamanla sıcaktan bozulduğunu ve taşların pırıltısının kaybolduğunu belirtir



Süleymaniyenin dört minaresi İstanbulda yaşamış dört büyük hükümdarı; Fatih Sultan Mehmet, II. Bayezid, Yavuz Sultan Selim ve Kanunî Sultan Süleymanı ya da camiyi yaptıranın İstanbulun fethinden sonraki dördüncü padişah olduğunu temsil eder.



Minarelerin uzun ve kısa düzenlenişi, ana kütleyle beraber yapıya modüler sistemde piramidal bir görünüm kazandırır. Uzaktan bakıldığında, birbiri üzerinde göklere yükselen bir merdiven gibi duran bu orantı ustalığı, Hıristiyan öğretide, “Yakubun Merdiveni” ile anlam bulur



KANDİLLERİN İSİNDEN MÜREKKEP Caminin içinde yanan yaklaşık 250-300 kadar kandilin isi, yukarıdaki bir akımla kapı üstündeki dört pencereden is odasına çekilirdi. Kitap yazımında ve hattatlıkta kullanılan mürekkebin en güzeli bu isten elde edilirdi



Halen Süleymaniye Kütüphanesinde mevcut olan bazı kitaplar bu isle yapılan mürekkeple yazılmıştır.



Süleymaniye Camii ile ilgili büyüleyici hikayeler bunlarla da bitmez.



Geçtiğimiz yıllarda Süleymaniye Camii'nin yıkılma tehlikesiyle karşı karşıya kaldığı anlaşılmış.



Eğer çözüm bulunamazsa, koca cami kısa bir zaman içinde yıkılacakmış. Caminin tüm taşıyıcı yükü kemerlerindeymiş. Bu kemerlerin ortalarında bulunan kilit taşları zamanla aşınmış. Ama elde yazılı bir proje olmadığı için nasıl değiştirileceği bilinmiyormuş.








"Sponsorlu Bağlantılar"

 
"Sponsorlu Bağlantılar"



  #2  
Alt 30-06-2010, 01:06
 
Standart Cevap: Büyük üstad Mimar Sinan'ın eserlerinin sırları

Hemen Türkiye'nin en yetkin mühendis ve mimarlarından oluşan bir heyet oluşturulmuş. Ortaya bir sürü fikir atılmış. Her kafadan bir ses çıkmış ama sonuç alınamamış.



GİZLİ BÖLME Tartışmalar sürerken caminin içinde büyük bir karmaşa sürüyormuş. Ülkenin çeşitli bilim kuruluşlarından bir sürü mimar, mühendis kemerleri inceliyormuş. Bu adamlardan biri ortalarda dolanırken, kazara, gizli bir bölme bulmuş



Bölmede, üzerinde eski yazı olan bir not varmış ,Uzmanlara inceletilen kağıdın orijinal olduğu belgelenmiş. Bu kağıt parçası bizzat Mimar Sinan'ın imzasını taşıyan bir mektupmuş. Mektupta yazılanlar günümüz Türkçesine tercüme ettirilince ortaya söyle bir metin cıkmış.



SİNAN'IN BIRAKTIĞI NOT "Bu notu bulduğunuza göre kemerlerden birinin kilit taşı aşındı ve nasıl değiştirileceğini bilmiyorsunuz



Koca Sinan, kademe kademe, kilit taşının nasıl değiştirileceğini anlatıyormuş. Bu oyuk içinde yer alan bir şişe ve şişe içindeki notta söyle bir şey yazıyormuş: "Her kim bu tas eskidiğinde yenisiyle değiştirmek isterse eski taşın yerine takılacak. Yeni kilit taşının iki tarafından yağlı iple taşı bir taraftan sokup öteki taraftan çeksin ve sonra ipin dışarıda kalan kısımlarını kessin."



TOPKAPI SARAYI'NDA MEKTUP Heyet Sinan'ın söylediklerini aynen yapmış. Süleymaniye Camisi böylelikle kurtarılmış. Bu mektubun Topkapı Sarayı'nda saklandığı söyleniyor.



SELİMİYE CAMİİ EFSANELERİ Selimiye'nin uzun yıllar boyunca süregelen, kulaktan kulağa, nesilden nesile aktarılan hikayeleri günümüze kadar söylenegeliyor.



Hz. Muhammed'i (S.A.V) rüyasında gören padişah II. Selim, Peygamberin emri üzerine onun rüyada işaret ettiği, bugünkü cami alanının bulunduğu yere bir cami yaptırmaya karar vermiştir. Selimiye'nin Temel Taşları Hakkında Koca Sinan, ustalık eserimdir, dediği bu yapının inşaatına başlamadan önce, inşaatta kullanacağı bütün taş malzemeyi araziye yerleştirmiş. İki yıl süresince tonlarca taş zeminin üzerinde beklemiş. İnşaatçıların kullandığı "zeminin oturması" denen bir olay vardır. Sinan da Selimiye'nin zeminini önceden sıkıştırarak,bu şekilde zeminin oturmasını sağlamıştır. Böylece iş bittikten sonra oluşacak olan çatlama ve kaymaların önüne geçmiştir. Temellerinin atılmasının uzun sürmesi hakkında İnşaat hızla ilerlemekte iken, Mimar Sinan bir gün ortadan kaybolmuş. Her yeri aramışlar, ama Mimar Sinan'ı kimse bulamamış. Tam 8 yıl sonra, Mimar Sinan çıkagelmiş. Caminin kaldığı yerden devam etmesini buyurmuş. Sultan Selim, inşaatın 8 yıl beklemesine çok sinirlenmiş: "Tez getirin Sinan'ı" diye buyruk çıkartmış.



Sultan Selim bu; tüm saray eşrafı korkudan tir tir titriyor, Selim'in gazabından korkuyorlarmış. Mimar Sinan gayet sakin huzura çıkmış. Selim "anlat" demiş sadece, gözlerinden şimşekler çakıyormuş. Hazır olmasını buyurduğu celladyn eli kılıcının kabzasına gitmiş. Sinan kendinden emin, temelin sağlam olması için zaman gerektiğini söylemiş ve eklemiş: "Hesaplarıma göre 8 yıl gerekiyordu" demiş. Sultan Selim, eliyle cellada dur işareti vermiş ve Mimar Sinan'ın dehası karşısında diyecek bir şey bulamamış. Selimiye ve Çağrışımlar Selimiye Camii'nin 31.25 m çapındaki tek kubbesi Allah'ın tek olduğuna işaret eder. Benzer şekilde, Selimiye Camii'nin pencerelerinin 5 kademeli oluşu İslam'ın 5 şartını, 4 vaaz kürsüsü 4 hak mezhebini, Selimiye Külliyesi'ndeki toplam 32 kapı islamiyetin 32 farzını, arka minarelerde 6 yolun olması imanın 6 şartını, 12 şerefesi ise onikinci padişah tarafından yaptırıldığını ifade etmektedir. Koca Sinan, ustalık eserimdir, dediği bu yapının inşaatına başlamadan önce, inşaatta kullanacağı bütün taş malzemeyi araziye yerleştirmiş. İki yıl süresince tonlarca taş zeminin üzerinde beklemiş.



İnşaatçıların kullandığı "zeminin oturması" denen bir olay vardır. Sinan da Selimiye'nin zeminini önceden sıkıştırarak,bu şekilde zeminin oturmasını sağlamıştır. Böylece iş bittikten sonra oluşacak olan çatlama ve kaymaların önüne geçmiştir



İnşaat hızla ilerlemekte iken, Mimar Sinan bir gün ortadan kaybolmuş. Her yeri aramışlar, ama Mimar Sinan'ı kimse bulamamış. Tam 8 yıl sonra, Mimar Sinan çıkagelmiş.



Caminin kaldığı yerden devam etmesini buyurmuş. Sultan Selim, inşaatın 8 yıl beklemesine çok sinirlenmiş: "Tez getirin Sinan'ı" diye buyruk çıkartmış. Sultan Selim bu; tüm saray eşrafı korkudan tir tir titriyor, Selim'in gazabından korkuyorlarmış. Mimar Sinan gayet sakin huzura çıkmış.



Selim "anlat" demiş sadece, gözlerinden şimşekler çakıyormuş. Hazır olmasını buyurduğu celladın eli kılıcının kabzasına gitmiş



Sinan kendinden emin, temelin sağlam olması için zaman gerektiğini söylemiş ve eklemiş: "Hesaplarıma göre 8 yıl gerekiyordu" demiş. Sultan Selim, eliyle cellada dur işareti vermiş ve Mimar Sinan'ın dehası karşısında diyecek bir şey bulamamış



Selimiye ve Çağrışımlar Selimiye Camii'nin 31.25 m çapındaki tek kubbesi Allah'ın tek olduğuna işaret eder. Benzer şekilde, Selimiye Camii'nin pencerelerinin 5 kademeli oluşu İslam'ın 5 şartını, 4 vaaz kürsüsü 4 hak mezhebini, Selimiye Külliyesi'ndeki toplam 32 kapı islamiyetin 32 farzını, arka minarelerde 6 yolun olması imanın 6 şartını, 12 şerefesi ise onikinci padişah tarafından yaptırıldığını ifade etmektedir




1950-60 arası bir tarihte inşaat mühendisi, mimar ve jeofizikçilerden oluşan bir Japon heyeti Türkiye'ye geliyor. Heyet İmar ve İskan Bakanlığı'ndan izin alarak ülkemizdeki tarihi yapıları incelemeye başlamış. Ayasofyayı, Yerebatan Sarnıcını filan gezdikten sonra sıra Sinan' in kalfalık eseri Süleymaniye Camisi'yle Sinan'ın öğrencisi Mimar Davut Ağa'nın eseri Sultanahmet Camisi'ne gelmiş. Japonlar bu camiler üzerinde günlerce inceleme yapmışlar.



Bunun üzerine Türkiye programının gerisini tamamen iptal edip, bu iki cami üzerine yoğunlaşmışlar. Araştırmalarının sonucunda herhangi bir sarsıntı sırasında bu iki caminin sabitlenmediğini aksine yerinde oynayarak yıkılmaktan kurtulabildiği ortaya çıkmış. Minareleri incelediklerinde ise şaşkınlıkları ikiye katlanmış



JAPON MÜHENDİSLERİN ŞAŞKINLIKTAN KALDIĞI AN Her geçen gün şaşkınlıkları daha da artıyormuş. Çünkü Japonlar daha ilk incelemede camilerin gevşek bir zemin üzerine inşa edildiğini anlamışlar. Ama bunca yıl, bu camilerde bir çatlak dahi olmamasına akıl sır erdirememişler



  #3  
Alt 30-06-2010, 01:06
 
Standart Cevap: Büyük üstad Mimar Sinan'ın eserlerinin sırları

MİNARELERDEKİ RAYLI SİSTEM Minarelerin çok daha gelişmiş bir raylı sistem mekanizması üzerine oturtulduğunu ve her yöne yaklaşık 5 derece yatabildiğini görmüşler.



Daha derin araştırma yapmak için Edirne'ye, Sinan'ın ustalık eseri Selimiye Camisi'ne gitmişler. Selimiye'nin tüm sırlarını aylarını harcayarak çözmüşler.



Japonya'ya döndüklerinde ise Sinan'ın sırlarını uygulamaya sokarak şehirlerini Sinan'ın kullandığı sistemlerle kurup muazzam gökdelenler dikmişler.



Selimiye ile ilgili bir başka hikaye ise şöyle: "Bir gün Selimiye Camii'ne girenler,kubbenin altında bir Japon'un ayaklarını kıbleye doğru uzatmış sırtüstü yattığını görmüşler.Tabii hemen Japon'u, "Burası kutsal bir yer. Bu şekilde yatmak bizim inançlarımıza göre saygısızlıktır. Lütfen oturun veya ayakta durun" diyerek uyarmışlar. Ancak, Japon gözlerini kubbeden ayırmadan söyle sayıklıyormuş; "Bu imkansız. Ben yılların mühendisiyim. Bu kubbe var olamaz. Hayal görüyorum….. Bu kubbenin orada o şekilde durması fizik ve matematik kurallarına aykırı. Bu imkansız, orada hiçbir şey yok,orada hiçbir şey yok."



SELİMİYE CAMİİ'NİN KUBBESİ Mimar Sinan'ın Selimiye Camii'nin kubbesini o genişliğe oturtmak için 13 bilinmeyenli bir denklemi matematiğin bilinen 4 ana işleminden farklı beşinci bir işlem yaratarak çözdüğü söylenir. Ayrıca minarelerin şerefelerine çıkanların yolda birbirlerini görmemeleri ise büyük bir bir dehanın ürünüdür. Almanlar aynı sistemi meclislerinin önündeki dev kürede kullanmışlar.



MİHRİMAH SULTAN CAMİ'NDEKİ KUYULAR Mimar Sinan'ın, Kanuni Sultan Süleyman'ın kızına aşkını anlatmak için yaptığı Mihrimah Sultan Camii'nin 10 yıldır süren bakım ve onarım çalışmaları sırasında, ünlü mimarın bir mühendislik sırrı daha gün yüzüne çıktı.



16. yüzyılda inşa edilen Mihrimah Sultan Camii, dönemin üç padişahına mimarbaşılık yapan ve hala birçok eserinde kullandığı mühendislik tekniği sırrını koruyan Mimar Sinan tarafından Kanuni Sultan Süleyman'ın kızı Mihrimah Sultan adına 1562-1565 tarihleri arasında inşa edildi.



1999'daki depremde gördüğü hasar nedeniyle restorasyon çalışmaları gerçekleştirilen caminin etrafında yüzden fazla kuyu bulunduğu tespit edildi.



Uzmanlar, Mimar Sinan'ın, eski İstanbul'un en yüksek tepesine inşa ettiği camiinin zeminindeki su dengesini sağlamak için temelin etrafına kuyular açtığını, böylece temeli korumaya aldığını belirledi.























Cevapla

Hızlı Cevap
Mesajınız:
Kullanıcı isminiz: Giriş yapmak için Buraya tıklayın
Rastgele Soru

Seçenekler


Seçenekler


Benzer Konular
Mimar Sinan'ın Mezarı Nerededir Mimar Sinan'ın Mezarı Nerededir Mimar Sinan'ın mezarı hangi ilimizdedir? 1588'de İstanbul'da vefat eden Mimar Sinan, Süleymaniye Camii'nin yanında kendi yaptığı sade türbeye defnedilmiştir. ...
Mimar Sinan'ın Okuduğu Okullar Mimar Sinan'ın Okuduğu Okullar Mimar Sinan'ın Okuduğu Okullar Hangileridir Türk mimari tarihinin en önemli isimlerinden Mimar Sinan, herhangi bir okul okumamamıştır. Yaşadığı dönemde...
Osmanlının en büyük mimarı - Mimar Sinan Osmanlının en büyük mimarı - Mimar Sinan Osmanlının en büyük mimarı/Mimar SİNAN/Eserleri hakkında MİMAR SİNAN (1490-1588) Kayseri’nin Ağırnas köyünde doğdu. Yavuz Sultan...
Mimar Sinan Büyük Aşkı Kim Mimar Sinan'ın Büyük Aşkı Mimar Sinan'ın büyük aşkı Mihrimah Sultandır. Mimar Sinan'ın en büyük aşkı Kanuni Sultan Süleyman ile Hürrem Sultan'ın biricik kızları Güneş ile Ay kadar parlak...
Mimar Sinan'ın Rüyaları Mimar Sinan'ın Rüyaları Süleymaniye Rüyası Rivayete göre Kanuni Sultan Süleyman bir camii yaptırmak istediği sırada peygamberimizi rüyasında görür. Peygamberimiz camii'nin yerini bizzat...

 
Forum Stats
Üyeler: 65,727
Konular : 238,274
Mesajlar: 425,343
Şuan Sitemizde: 109

En Son Üye: wE8cT5rQ1a

Sosyal Linkler
Lütfen Facebook Sayfamızı Beğenin



Twitter Butonları





Google+ Butonu



Lütfen Google+ Sayfamızı Çevrenize Ekleyin


Sponsorlu Bağlantılar







Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 05:05.


Powered by vBulletin® Version 3.8.2
Copyright ©2000 - 2014, Jelsoft Enterprises Ltd.

DMCA.com

Sitemizde illegal paylaşım yasaktır.Sayfalarımızda bulunan içeriklerin telif haklarıyla ilgili bir şikayetiniz/sorunuz varsa bize ulaşmak için TIKLAYINIZ .
In this web site,illegal sharing is forbidden.If you have any problem/complaint about content's copyrights in our page,please click here to contact us.