Forum Kimler Online
Go Back   Ezberim > Her Telden Muhabbet > Garip ve Gizemli Olaylar
Kayıt ol Forumları Okundu Kabul Et


CadıLar Bayramı Neden KutLanır

Her Telden Muhabbet kategorisinde ve Garip ve Gizemli Olaylar forumunda bulunan CadıLar Bayramı Neden KutLanır konusunu görüntülemektesiniz.
CadıLar Bayramı Neden KutLanır Çoktanrılı dönemin bilge kişisi kabul edilen büyücüler, ortaçağda kilisenin yorumuyla "şeytanın uşağı" cadılara dönüştüler. Önce, bütün ...






Yeni Konu aç Cevapla
Seçenekler
  #1  
Okunmamış 02-11-2008, 19:54
 
Standart CadıLar Bayramı Neden KutLanır

"Sponsorlu Bağlantılar"

 


CadıLar Bayramı Neden KutLanır

Çoktanrılı dönemin bilge kişisi kabul edilen büyücüler, ortaçağda kilisenin yorumuyla "şeytanın uşağı" cadılara dönüştüler. Önce, bütün aksiliklerin sorumlusu olarak yaratıldılar(!) sonra da engizisyon mahkemelerinde öldürüldüler.

Her ne kadar bugün dünya onları televizyon dizilerinden burunlarını oynatarak istedikleri her şeyi yapabilen tatlı yaratıklar olarak tanısa da cadılar, özellikle ortaçağda birçok kimsenin korkulu rüyasıydı. Geceleri dolaşarak kötülük yaptıklarına inanılan 50 yaşlarında, dul, tırnakları uzun, pis ve şehvet düşkünü kadınlar için kullanılan cadı tanımlaması aslında bir dinin nasıl yozlaştırılabileceğinin en iyi örneklerinden birini de oluşturuyor. Peki neden kadınlar? Çünkü Kitab-ı Mukaddes'te, "Efsuncu kadını yaşatmayacaksın" (Çıkış 22:18) hükmü yer alıyor. Aziz Augustine göre, 'havai güçler' olan iblisler göklerden aşağı süzülerek kadınlarla cinsel ilişkiye giriyorlardı. İşte cadılar, bu yasak ilişkinin ürünüydü.

Cadılık inancının tarihi, ilk insan topluluklarına dayansa da, Roma İmparatorluğu'nun Hıristiyanlığı kabul etmesinden sonra kabusa dönüşmeye başlıyor. Şehirler, bu tek tanrılı dinin yayılmasına karşı çıkmazken, köylerde çoktanrıcılık devam ediyor. Ancak bu, kilisenin, Pagan adı verilen köylüleri şeytanla işbirliği yapan cadılar olarak tanımlamasına neden oluyor. Kilise, 1233'te, mezhep sapkınlıklarını önlemek ve Hıristiyanlıktan uzaklaşan tarikatlarla uğraşmak için engizisyonu kuruyor. Tabii cadılar da bu mahkemelerden nasibini alıyor. Araştırmacı yazar ve tarihçi Giovanni Scognamillo "Medeniyetler Çatışmasında Batı'nın İnanç Temelleri" adlı kitabında engizisyon mahkemeleri ile ilgili şunları anlatıyor:

Engizisyon mahkemeleri

"1834'e kadar süren bu mahkemelerde, papaların kararları ve desteği ile kilise, tarihin en kanlı ve korkunç sahifelerini katliamlar ve işkenceler ile dolduruyor. Dini bir kuruluş olan engizisyon, bağlı olduğu kurumu, hiçbir şeyden kaçınmadan ve hiç kimseden korkmadan vargücüyle savunuyor. Cadılık adı altında siyasi çıkarları destekleyerek, kilisenin en korkutucu silahı oluyor. Jeanne d'Arc, cadı olarak yakılıyor." (Jeanne d'Arc: Fransız halk kahramanı. Erkek kılığına girerek İngiliz işgaline karşı savaşmış; esir düştükten sonra diri diri yakılmış. Engizisyon tarafından dine karşı gelmek ve büyücülük yapmakla suçlanan Jeanne d'Arc, 1920'de Vatikan tarafından azize olarak kutsanmış.)

Amerikalı Fizikçi Carl Sagan da, "Karanlık Bir Dünyada Bilimin Mum Işığı" adlı kitabında, "Cinselliği bastırılmış, erkek egemen bir toplumda, yargıçları bekar kalmaya mahkum edilmiş rahipler tarafından gelen bir ortamdan bekleneceği gibi, engizisyonda güçlü cinsel ve kadın düşmanı öğelerin de söz konusu olduğu biliniyor" yorumunu yapıyor.

Aslında, M.S. 1000 yıllarında, havada uçan cadı gibi yaratıkların olmadığını, cadıların süpürgeye binmelerini şeytanın yarattığı bir hayal olarak kabul eden kilise, 500 yıl sonra bu kez böyle düşünenlerin şeytanla işbirliği yaptığını kabul ediyor. Papa 8. Innocentius'un 1484 tarihli fermanıyla birlikte tüm Avrupa'da cadıların sistematik olarak suçlanması, işkence görmesi ve idam edilmesi süreci başlıyor. Üstelik işkence aletleri rahiplerce kutsanıyor. 1487'de iki papaz tarafından yazılan "Cadıların Tokmağı" adlı kitapta, cadıların nasıl meydana çıkarılacağı ve cinlerle ilişki kurduklarını itiraf etmeleri için hangi işkencelerin yapılacağı ayrıntılı bir şekilde anlatılıyor. Kitapta, "Acaba cinler tek başlarına kötülük yapabilirler mi, yoksa bir cadının yardımı gerekir mi?" sorusuna "Onlar mutlaka kendilerine yardım etsin diye birisini bulup kandırır ve onun vasıtasıyla kötülüklerini daha etkili biçimde yayarlar" cevabı verilerek halktan kimin cadı olduğunu tahmin edip hemen bildirmeleri isteniyor.

Mahkeme giderleri de cadılara ait!

Carl Sagan, "Cadıların Tokmağı"nı, "işkencecinin teknik el kitabı" olarak niteliyor ve cadı yargıçlarının bir ellerinde bu kitap, diğer ellerinde de Papa'nın fermanı ile Avrupa'nın her yerinde mantar gibi türediklerini yazıyor. Cadı avının kısa sürede bir gider hesabı yutturmacasına döndüğünü belirten Sagan, şu bilgileri veriyor:

"Tüm soruşturma, dava ve infazların giderleri, davalının kendisinden ya da akrabalarından alınıyordu. Cadıyı avlamak üzere görevlendirilmiş casusların ödülü, gardiyanların şarabı, yargıçların şöleni, daha deneyimli işkenceci getirmek için görevlendirilenin yol giderleri, odun, katran ve celladın ipi, giderler arasındaydı. Mahkeme heyetinin üyelerine, yaktırdıkları her cadı için ikramiye de ödeniyordu. İdam edilen cadının mal varlığı, eğer geriye bir şeyi kalmışsa, kilise ve devlet arasında bölüşülüyordu. Bu yasa ile toplumsal ahlak onaylı kitle cinayeti ve hırsızlık kurumsallaştıkça, çevresinde büyük çaplı bürokrasi oluşarak, ilgi alanı yoksul acuzeler olmaktan çıkıp orta sınıftan dişe gelir kadın ve erkekler olmaya başladı."

16'ncı yüzyılda cadı avı çılgınlığı en üst seviyelere ulaşıyor. O yıllardaki büyük buhran ve ekonomik krizin yarattığı infiali de önlemek için korku ve baskı yaratılmaya karar veriliyor. Bunun için de cadılar (büyücüler) seçiliyor ve sanki her şeyin nedeni cadılarmış gibi gösteriliyor. Giovanni Scognamillo bu dönemi şöyle anlatıyor:

"Savaşları, veba salgınları, açlığı, sefaleti, vahşiliği ile ortaçağ; çileli, sert, acımasız bir çağdır. Kilisenin yaymak istediği bilgileri adeta unutarak yeni bir düzen kurmak amacıyla hakimiyetini sağlamlaştırmak istemesi, eski medeniyetlerin, ilkel toplumların bilgini sayılan büyücüleri 'cadı'ya dönüştürür. Artık o, şeytanın bir aracısı, bir uşağıdır."

Scognamillo ayrıca, Fransız tarihçi Michelet'in "Cadılar" adlı eserinde, "Büyücü (cadı) hangi dönemde doğuyor, sorusuna ben, umutsuzluk döneminde bu normal, diye cevap veriyorum. Tereddüt etmeden, kilise dünyasının yarattığı derin umutsuzluktan, diyorum. Cadı, kilisenin suçudur" şeklinde yazdığını da belirtiyor.

Cadı oldukları nasıl anlaşılıyor?

Aslında cadılıkla suçlanmak için öyle olağanüstü bir nedene de gerek yoktu. Birinin vücudunun herhangi bir yerinde beni ya da doğum lekesi varsa, bu, o kişinin şeytanla işbirliği yaptığının kesin kanıtı sayılıyordu. Ya da ormanda yabani otlar toplayıp sebze çorbası yapan kadınlar, emri altındaki cinlere ziyafet vermekle suçlanıp cezalandırılıyordu. Eğer bir kadın, kilisedeki ayin sırasında esnerse, kadının içindeki cinin kutsal sözleri duyup kaçmaya çalıştığı düşünülüyordu. Birisinin cadı olup olmadığını anlamak için hıristiyan dünyasında yapılan işlemler de ilginçlik gösteriyor. Örneğin, vaftiz suyuna atılıp da batmayanlar, vaftiz suyunun onları istemediği gerekçesiyle cadı sayılıyotlar. Cadılığın olmadığını söylemek ise, İncil'i inkar etmek anlamına bile gelebiliyor.

Ünlü hukukçu William Blackstone, 1765 tarihli "İngiltere Yasaları Üzerine Yorumlar" adlı eserinde şöyle yazdığı belirtiliyor:

"Cadılık ve büyücülüğün, bırakınız gerçekten varolduğunu reddetmeyi, olabilirliğini tartışmak kalkışmak; Tanrı'ının, hem eski, hem de Yeni Ahit'in çeşitli bölümlerinde tekrarlanan sözüyle düpedüz çelişmek anlamına gelir."

"Bir cadının yaşamı için uğraş vermemelisiniz" diyen İncil'e uygun olarak yapılan bir işlem de cadıların yakılarak öldürülmeleriydi. Bu infaz şekli, "Kilise kan dökmekten nefret eder" diyen kilise yasaları ile uyum sağlamak amacıyla kutsal engizisyonca benimsenmitti.

Sadece Avrupa'da görülmüyor!

Ortaçağı izleyen Rönesans'da da durum değişmiyor. Şeytan ve uşakları 17. yüzyılda Eski Dünya'dan Yeni Dünya'ya sıçrıyorlar. 1645 ve 1692'de Amerika'da Salem kasabasında 19 cadı ölüme mahkum ediliyor. Fransız devrimi ile cadılar ve büyücüler, şeytanlık özelliklerinden çok şey kaybediyorlar; ceza kanununda sadece birer dolandırıcı sayılıyorlar.

Ortaçağ Avrupası'nda yaşanan "cadı avı"yla ilgili son araştırmalardan biri de araştırmacı Haydar Akın'a ait. Akın, Almanya'da yazılı kaynaklar, mahkeme tutanakları ve diğer belgelere dayanarak yazdığı, "Ortaçağ Avrupasında Cadılar ve Cadı Avı" adlı kitapta 1430-1780 yılları arasında, yaşlı ve kimsesiz kadınlarla başlayan ancak erkekler, çocuklar hatta din adamları olmak üzere geniş bir kesime yayılan bu av sonucunda 50 bin kişinin öldürüldüğünü ortaya koyuyor.

Cadılık inancına eski Türklerde de rastlanıyor. İnanışa göre, cadı hortlamış bir insandır. Hortlamasına sebep olarak ise, ya gömülmeden ışıksız bir odada bırakılması ya da ölünün üzerinden kedi atlaması gösterilmiş. Günümüzde de hala Afrika'daki Barotse kabilesinde, Yeni Zelanda'daki Maori kabilesinde, Guetemala'daki Kişe Kızılderililerinde genel olarak cadılık inancı bulunuyor. Bunun yanı sıra Amerika'da 31 Ekim gecesi günümüzde bir geleneksel şenlik olarak Cadılar Bayramı olarak kutlanıyor. Amerikalıların Halloween dedikleri cadılar bayramının kökeni ise, M.Ö. 5'inci yüzyıl İrlanda'sına dayanıyor. İrlanda'nın Celtic bölgesinde yaz mevsiminin sonu olarak 31 Ekim kabul edilirdi. İnanışa göre, o sene içinde ölenlerin vücutsuz kalan ruhları 31 Ekim gecesi kendilerine yeni bir vücut aramak için gelirlerdi. Herkes, bedenini bu ruhlara kaptırmamak için, evini ruhları korkutup kaçırtacak şekilde düzenler; mumlar yakıp hayalet kostümleri giyerdi.








"Sponsorlu Bağlantılar"

 
"Sponsorlu Bağlantılar"



  #2  
Okunmamış 25-10-2011, 21:53
 
Standart Cevap: CadıLar Bayramı Neden KutLanır

Bayramlarda genelde bir olay veya olgu kutlanır. Bazıları dini manalar taşırken bazıları kültürel inanışlar sonucunda ortaya çıkmıştır. Peki tüm Hrıstiyanlar tarafından kutlanan Cadılar Bayramı nereden çıktı? İşte Cadılar Bayramı'nın tarihi ve geleceklerinin kökeni...

Cadılar Bayramı yani "Halloween" ismi aslında Katolik Kilisesi'ne dayanır. "All Hollows Day" yani "Azizler Günü" olarak bilinirdi ve azizlerin onuruna kutlanan bir Katolik günüydü. Ancak M.Ö. 5. yüzyılda İrlanda'da yaz mevsimi resmi olarak 31 Ekim'de sona eriyordu. Kutlanan tatilin ismi Samhain idi ve Keltlerin Yeni Yılı'ydı.



Anlatılan hikayelerden birine göre bu günde, önceki yıl bedenlerinden ayrılmış ruhlar gelecek yıl yaşamak için beden arayışında dünyaya gelir ve insanlarla karışırlardı. Ölümden sonraki yaşama kavuşmaları için tek şansları buydu. Keltler bu dönemde tüm zaman ve mekanla ilgili yasaların durduğuna inanırdı.


Ancak yaşayanlar ele geçirilmek istemedikleri için 31 Ekim gecesi evlerinin ışıklarını söndürerek soğuk bir hava yaratma çabasındaydı. Ayrıca hayaletlere benzeyen kıyafetler giyerek etrafta ses çıkararak gezerlerdi.

Keltlerin neden ışıklarını söndürdüklerinin daha mantıklı bir açıklaması da bulunmaktadır. Çünkü kutsal bir ışık kaynakları bulunurdu ve istediklerinde buradan ateş alabilirlerdi.

Bazı kayıtlarda vücudu ruhlar tarafından ele geçirilmiş kişilerin Keltler tarafından kazıklara bağlanarak yakıldığı yer almaktadır.Ancak diğer tarihçiler bu hikayelerin sadece yanlış birer inanış olduğunu savunuyor.

Romalılar Keltlerin bu geleneğini kendilerinin gibi kabul edip geleneklerde değişiklik yaptılar. Roma meyve ve ağaç tanrıçası Pomona'yı onurlandırmayı tercih ettiler. Sembolü elma olduğu için kovadan ağızla elma yakalamaya çalışma oyunu eklendi.

Cadılar Bayramı geleneği Amerika kıtasına 1840lı yıllarda büyük açlık sonucu gelen İrlandalılar tarafından getirildi. Cadılar Bayramının sembolü olan oyulmuş bal kabakları (orijinal ismi Jack-o-lantern) da İrlanda geleneklerini yansıtmaktadır. Hikayeye göre Jack ismindeki kötü ün yapmış bir adam Şeytan'ı bir ağaca tırmanırken hapsetmeyi başarmıştır. Daha sonra ağacın gövdesinde bir haç işareti çizmiştir ve şeytanın buradan kurtulmasını engellemiştir. Jack şeytanla bir anlaşma yapmıştır. Anlşamaya göre eğer şeytan onun aklını bir daha çelmeye çalışmazsa ağaçtan inmesine izin verecekti.

Ancak Jack öldükten sonra hikayeye göre cennete girmesine izin verilmedi; çünkü kötü işler yapmıştı. Ancak cehenneme de kabul edilmedi çünkü şeytanı oyuna getirmişti. Arada kalan Jack şeytanın verdiği kor ateş ile yolunu bulmaya çalıştı. Kor, içi boş bir şalgamın içine konmuştu; böylece daha uzun süre yanacaktı.

İrlandalılar şalgam oyuyorlar ve içine ışık yerleştiriyorlardı. Ancak göçün ardından geleneklerinde ufak bir değişiklik yapmak zorunda kaldılar. Amerika'da bulunması en kolay şey olan balkabaklarını kullandılar.


Cevapla

Hızlı Cevap
Mesajınız:
Kullanıcı isminiz: Giriş yapmak için Buraya tıklayın
Rastgele Soru

Seçenekler


Seçenekler


Benzer Konular
Halloween (Cadılar Bayramı) nedir? Halloween (Cadılar Bayramı) nedir? Dünyanın çeşitli ülkelerinde 31 Ekim Halloween Cadılar yada ölüler bayramı olarak kutlanmaktadır. Halloween, 2000 yıl önce coğrafi olarak Büyük Britanya,...
Türk Dil Bayramı Ne Zaman Kutlanır Türk Dil Bayramı Ne Zaman Türk Dil Bayramı Kutlamaları Ne Zamandır Türk Dil Kurultayının açılış gününü ifade eden Türk dil bayramı her sene 26 Eylül tarihinde kutlanır. Türkçenin gelişmesi,...
Samhain (Cadılar Bayramı) Samhain (Cadılar Bayramı) http://www.cumhuriyet.com.tr/medya.php?mn=34618 Cadılar Bayramı'nın kökeni güneşe tapan (Pagan) toplumlara dayanıyor. Kuzey Fransa ve İngiltere'de binlerce yıl önce...
New York'ta Cadılar Bayramı New York'ta Cadılar Bayramı http://www1.cumhuriyet.com.tr/medya.php?mn=34630 ABD'nin New York kentinde 36. Geleneksel Cadılar Bayramı Geçidi düzenlendi. Manhattan'daki Spring Sokak'ta...

 
Forum Stats
Üyeler: 65,765
Konular : 239,276
Mesajlar: 426,716
Şuan Sitemizde: 145

En Son Üye: RMatthies

Sosyal Linkler
Lütfen Facebook Sayfamızı Beğenin



Twitter Butonları





Google+ Butonu



Lütfen Google+ Sayfamızı Çevrenize Ekleyin


Sponsorlu Bağlantılar







Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 09:36.


Powered by vBulletin® Version 3.8.2
Copyright ©2000 - 2014, Jelsoft Enterprises Ltd.

DMCA.com

Sitemizde illegal paylaşım yasaktır.Sayfalarımızda bulunan içeriklerin telif haklarıyla ilgili bir şikayetiniz/sorunuz varsa bize ulaşmak için TIKLAYINIZ .
In this web site,illegal sharing is forbidden.If you have any problem/complaint about content's copyrights in our page,please click here to contact us.