Forum Kimler Online
Go Back   Ezberim > Bayanlara Özel > Kadınlar Kulübü > Ev Dekorasyonları İç Mimarlık
Kayıt ol Forumları Okundu Kabul Et


Hali ve kilimlerin dili,Motiflerin anlami

Kadınlar Kulübü kategorisinde ve Ev Dekorasyonları İç Mimarlık forumunda bulunan Hali ve kilimlerin dili,Motiflerin anlami konusunu görüntülemektesiniz.
Hali ve kilimlerin dili,Motiflerin anlami “Günümüzde birçok halı ve üretimi artık fabrika ve imalathane koşullarında gerçekleştirildiğinden motif ve renkler de ...






Yeni Konu aç Cevapla
 
Seçenekler
  #1  
Alt 17-09-2009, 13:30
 
Standart Hali ve kilimlerin dili,Motiflerin anlami

"Sponsorlu Bağlantılar"

 


Hali ve kilimlerin dili,Motiflerin anlami

“Günümüzde birçok halı ve üretimi artık fabrika ve imalathane koşullarında gerçekleştirildiğinden motif ve renkler de bu seri üretimin etkisiyle üretici ya da distribütörler tarafından sipariş üzerine belirlenmekte. Ürünün pazardaki başarısı da doğal olarak renk ve farklı kültürel yaşam alanlarında kullanılan mobilya stilleriyle olan uyumu ile doğru orantılı bir seyir gösteriyor.”



Bir süre önce gazeteler, eskiden dünyada konuşulan dillerden birini bilen yalnızca tek bir kişinin kaldığını açıkladılar. Bu kişinin ölümü durumunda bu dilin de onunla birlikte sonsuza dek yok olacağı belirtildi. Elbette bu insanlık tarihinde ne ilk ne de son yok olan dil olacaktır. Ancak böyle bir şeyin yaşanıyor olması dil bilimi adına oldukça üzüntü verici bir olay olsa gerek.

Türk dokumacıları her ne kadar henüz kendi motif ve renk dillerinin yok olma tehlikesi ile karşı karşıya olmasalar da kaçınılan bu durumun sanıldığı kadar da uzak bir gelecekte olmadığı gerçeği endişe vermeye devam ediyor.

Günümüzde birçok halı ve kilim üretimi artık fabrika ve imalathane koşullarında gerçekleştirildiğinden motif ve renkler de bu seri üretimin etkisiyle üretici ya da distribütörler tarafından sipariş üzerine belirlenmekte. Ürünün pazardaki başarısı da doğal olarak renk ve farklı kültürel yaşam alanlarında kullanılan mobilya stilleriyle olan uyumu ile doğru orantılı bir seyir gösteriyor.

Halı ve kilimlerdeki dokunmuş küçük simge ve sembollere motif, bunların tam***** ise desen adı verilmekte. Bir seccadenin üzerindeki semboller yorumlandığında örneğin evlat kaybının dayanılmaz acısının o kadar gerçek ve canlı bir şekilde yansıtıldığı ve bu desenler dokunurken yaşanılan hüznün üzerinden uzun yıllar geçmiş olmasına rağmen sözkonusu insani duygunun bu kilim ve halılara yansıyan ifadesi gözlerden kaçmaz. Bu açıdan değerlendirildiğinde halı dokumak bir tür tedavi ve terapi özelliği de gösterir. Bu noktada halı adeta ruhani bir iletişim şekline dönüşerek Allaha ulaşmada kulun doğal ve içsel bir haykırışına dönüşür.

Elbette Türk halı ve kilimlerinde saadet ve sonsuz mutluluk hayalleriyle dokunmuş halılar da yok değildir, ancak tüm bu dokumalarda her zaman kaderin cilvelerine atıfta bulunan bir anlayış hakimdir. Kilimler ister büyük isterse yanınızda taşıyabileceğiniz kadar küçük olsun, her zaman dokuyanın sanatsal becerilerinin ifade şekli olmuş ve dokuyanın aile tarihinin hikayesini dış dünyaya adeta bir roman ya da diğer bir sanat ürünü gibi yerel bir mesaj olarak aktarımını sağlamıştır.

Göçebe kadınlar içsel anlamda kendilerini bulabilmek için ne evlerini terk etmek ne de hayat tarzlarını değiştirmek zorundalardı. Bu kadınlar dokuma becerileriyle kendi yaşam sürelerinin de ötesinde bir devamlılığa sahip, muhtemelen çocuk ve torunlarına kadar kalacak bir ifade şekline sahipti. Kuşaklar boyu sürecek aile, arkadaş ve ziyaretçiler gibi yakın çevrenin yanı sıra bu duygu dokumaları örneğin batılı bir yabancının evine de konuk olacaktır. Böylelikle dokuyan eserinde akıllı desen, yaratıcı renk, motif anlayışı ve dokuma becerisiyle tüm dünyaya duygularını haykırabilen şanslı azınlıktan biri olmanın haklı gururunu yaşayacaktır. Dokumasındaki renk ve motiflerle ustaca bezenmiş mesajını her ne kadar açıkça ortaya koymasına karşın alamayanlar da en azından bu denli güzel bir el emeğine hayranlıklarını sunacaklardır.

Bir halı ya da kilim almak iki anlama gelir. Öncelikle muazzam bir renk harmonisi ve desen zenginliğiyle inanılmaz güzellikte olan bir sanat eserinin sahibi olarak evinizin dekorasyonuna katkı sağlamaktır. İkinci olarak da Anadolunun zengin tarihi ve yerel yaşamının yansıdığı dokuma geleneğinden tarihi bir yaprak almak ve bir nevi bu tarihe ortak olmak anl***** gelir. Eski göçebe yaşama özgü ürün ve parçalardan hoşlananlar için, bu dili en azından biraz da olsa öğrenmek isteyenler için aşağıda yeralan temel motif sözlüğü bu konuda yardımcı olacaktır.

Dokuyanın Medeni Hali

Saç Bağı (Bekar):

Bu işaret genç bir kızın evliliğe duyduğu özlemi simgeler. Geleneksel olarak Anadolu köylerinde yaşayan genç kızlar evlenene kadar saçlarını kesmez, uzatırlar.

Yin&Yang:

Bu motif aşk ve birliktelik kadar dokuyanın evli olduğuna işaret eder. Uzak Doğu temelli bu sembol bir kadın ve erkek arasındaki aşkı anlatır. Her iki resimde yeralan zıt renkler doğada hiçbir şeyin tamamıyla saf olmadığına işaret eder.

Elibelinde:

Eski anaerkil inançlardaki ana tanrıçayı sembolize eder. Çok eski zamanlarda tüm insanüstü güçlerin tanrılarla temsil edildiği dönemlerden kalmadır. Bu motif sadece dokuyanın bir erkek çocuk dünyaya getirdiğinde kullanılır. Ellerin belde kavuşturulması ise erkek çocuk dünyaya getiren kadının gurur ve mutluluğunu temsil eder.

Mutluluk:

Nazar/kem göz ve koç boynuzu gibi motifler dokuyanın mutluluğu ve bu mutluluktan dolayı Allaha şükrettiği anlamına gelir.



Göz (Nazar):

Bu motif kem göz anlamına gelir ki göze benzeyen bir objenin bununla savaştığına inanılır. En basit şekliyle bir üçgen kullanılır.



Koç Boynuzu:

Koç boynuzu doğurganlık, verimlilik, kahramanlık ve gücü simgeler.



İlişki:

Sandık, tarak ve doğurganlık dokuyanın eşiyle ve eşinin ailesiyle olan ilişkisini ifade eder.



Sandık:

Bu motif genelde genç bir kızın çeyiz sandığını simgeler. Bu sandığın içindeki nesneler, eşinin evinde kullanılmak için olduğundan genç kızın beklentileri ve ümitleri dokuduğu, ördüğü ve üzerine nakış işlediği parçalara yansıtılır.



Tarak:

El, Parmak ve Tarak motifi, parmakların kem gözlerden koruduğunu temsil eden beş çizgi ve beş noktayı kapsar. Tarak motifi genellikle evlilik ve doğum ile ilişkilidir. Bu motif, evlenme arzusunu ve doğumu kem gözlere karşı korumayı ifade eder.



Doğurganlık:

Karşı cinsler arasındaki ilişki ve çoğalmayı (üremeyi) anlatır.



AİLE SİMGELERİ VE KUŞLAR

Aile Simgeleri:

Aile ve klan simgeleri kabileler tarafından o günün koşullarındaki gereklilikten dolayı koyunların, kilim ve diğer mülkiyetlerin işaretlenmesi ve kime ait olduklarını belli etmesi amacıyla kullanılmıştır.

Kuşlar:

Kuş motiflerinin çok farklı anlamları vardır. Kartal, doğan ve şahin gibi kuşlar güç ve dayanıklılığı simgeler. Bu kuş motiflerine özellikle Selçuklu ve Osmanlı dönemlerindeki sanat eserlerinde sıklıkla rastlanır. Bu kuşlar ayrıca kutsal haberci ve uzun ömürlülüğü temsil eder. Zümrüdüanka(Anka kuşu) ve ejderhanın savaşı bahar yağmurunun habercisidir.



HAYVANLAR

İlk çağlardan bu yana insanoğlu vahşi ve tehlikeli hayvanları taklit ederek ya da onların kürk ve derilerinden parçaları dokuyarak bu hayvanların güç ve kudretlerinin kendilerine geçtiğine ve bu yolla korunduklarına inanmıştır. Eski inanışlarda olduğu gibi günümüzde de halen kurt pençesi, timsah dişi, ölü bir yılan ya da akrep taşımanın uğur ve güç sayıldığı bazı yerlerde hala bu gelenek devam etmektedir.

Akrep, Ejderha, Kurt izi

El motifi, verimlilik ve iyi şansı birleştirir. Aynı zamanda bu motif, Hz. Muhammedin kız kardeşinin elini sembolize ettiği için de, kutsal bir anlam taşır. El motifi çoğunlukla nazar sembolünü üzerinde taşır ve böylelikle kem gözden korunmayı sağlar.


kilim, kilim desen resimleri, kilim deseni, Kilim Desenleri, kilim desenleri resimleri, kilim motifleri,hali kilim desenleri hakkında bilgiler hali kilim desenleri nedir hali kilim desenleri ile ilgili tanımlamalar,kilim hali deseni ariyorum,motiflerle kilim..Kilim deseni modelleri..resimlerle kilimler.hali ve kilim resimleri..







"Sponsorlu Bağlantılar"

 
"Sponsorlu Bağlantılar"



  #2  
Alt 17-09-2009, 13:33
 
Standart Hali sanati nedir?

Türklerin geleneksel sanatı olan halı, sanat tarihimizde haklı olarak seçkin bir yere sahiptir. Türk halı sanatı, Türk tarihinin akışı içinde biçimlenmiştir. Halıya dokuma sanatı içinde karakterini veren düğümlü teknik, ilk kez Orta Asyada Türklerin bulunduğu bölgelerde ortaya çıkmış, gelişimini Türklerle sürdürmüş ve tüm İslam dünyasına Türkler tarafından tanıtılmıştır. Bu geleneksel sanatımızın varlığından, sağlam tekstil motifleri ve düğüm tekniği ile günümüzde de söz edebiliriz. Türk halısının bu teknik özellikleri, düzenli ve sürekli gelişmesinin en büyük dayanağı olmuştur. Düğümlü halıların çok uzun bir geçmişi vardır. Bu tekniğin bulunuşu, göçebe bir kavmin daha kalın ve ısıtıcı bir zemin bulmak arzusu gibi, pratik bir nedene dayanmaktadır.

Buluntular, düğümlü halının ilk kullanıldığı yerin Orta Asya olduğunu göstermektedir. Önemli olan,daha sonra büyük sanat değeri kazancak olan bu dokuma biçiminin, Türklerin bulunduğu bölgede ortaya çıkmış olmasıdır. Altayların eteğinde, Pazırık kurganlarının birinde bulunmuş olan halı, konunun uzmanlarını çelişik düşüncelere yöneltecek teknik ve dekoratif özelliklere sahiptir. Türk düğümü tekniği (Gördes düğümü) ile yapılmış olması, Türk halı sanatının geleneksel tekniğinin çok eski bir geçmişe dayandığını göstermektedir. Bugün için tek örnek olan bu halıyı, Hun Türklerine ait kabul etmek, hem bulunduğu yer hem de tarihlendirme bakımından -M.Ö. 3. ile 1. yüzyıl arası- uygun görülmektedir.

Bu halının bulunmasından önce bilinenen eski düğümlü örnekler ise, Doğu Türkistanda ele geçmiş olan küçük parçalardır. Bu örnekler, M.S. 3. ile 6. yüzyıl arasına tarihlenirler. Tek argaç üzerine açık düğümleme tekniği ile yapılmış olan bu halı parçaları, yalın geometrik motifleri ve parlak renkleri ile dikkati çekerler.

Bu tarihlerden sonra, buluntu açısından yine uzun bir boıluk dönemi vardır. Ancak, 8. 9. ve 10. yüzyıllarda İslam kaynaklarında söz edilen halıların gerçek düğüm tekniğinde olduğu ispat edilemez. Mısırda Eski Kahirede (Fustat) bulunan bazı parçalar, Orta Asyada bulunan halı örnekleri gibi, tek argaç üzerine düğümleme tekniği ile yapılmıştır. Yalnız, Abbasi dönemine ait kabul edilen bu parçaların Mısırda mı yapıldığı, yoksa başka yerlerden mi ithal edildiği açıklığa kavuşmamıştır. Ancak, baklava biçimi desenleri ile Orta Asya örneklerine benzemektedirler. Bu, önemli bir durumdur. Çünkü 9. yüzyıl Abbasi sanatında, özellikle de Samarra kentinde, Türklerle gelen etkiler söz konusudur. Düğüm tekniğinin de İslam sanatına, bu yolla girmiş olduğu söylenebilir. 11. yüzyıldan itibaren Horasandan inerek ırana egemen olan Selçuklular, düğümlü halı tekniğini tüm Yakındoğuya tanıtmışlardır. Ne yazık ki, Selçukluların ırandaki egemenlikleri döneminden günümüze hiçbir örnek gelmemiştir.

Elimizdeki gerçek Türk düğümlü halıların, ilk kez Anadolu Selçukluların başkenti Konyada bulunmuş olması, çok önemli bir temellendirme olanağı sağlamaktadır. Anadoluda Türk halı sanatı, 13. yüzyıldan 19. yüzyıla kadar düzenli ve sürekli bir gelişme göstermiş, her gelişmede ise yeni yeni halı tipleri ortaya çıkmıştır. Bu gelişme zincirinin ilk büyük halkası ise Anadolu Selçuklu dönemi halıları olmuştur. Bu halıların Konya Alaeddin Camiinde bulunmuş olan sekiz tanesi, bugün İstanbul Türk ve İslam Eserleri Müzesindedir. Bundan başka Beyşehir Eşrefoğlu Camiinde bulunan üç halının ikisi Konya Müzesinde, uzun zamandan beri kayıp olarak bilinen bir tanesi de ıngilterede keir Kolleksiyonundadır. Ayrıca, Mısırda (Fustat) bulunan 100e yakın parça içinde yedi tanesi, Selçuklu halısı olarak belirlenmiştir. Bunlar bugün ısveç müzelerindedir. Türk halı sanatının ilk parlak dönemini tanıtan bu 18 halı, zeminde sonsuz biçimde sıralanan çeşitli geometrik ve stilize bitkisel motifler, olgun renkler ve belirleyici özellikleri olan iri kufî yazılı kenar şeritleriyle büyük bir yaratıcı gücü yansıtırlar. Kaynaklarda hayranlıkla söz edilmeleri ve dışarıya ihraçları da üstünlüklerinin bir başka kanıtıdır.

Türk halı sanatına 14. yüzyılın başından itibaren, stilize hayvan figürlerinin süsleyici motif olarak katıldığı görülür. ılk örneklerini daha 14. yüzyıl başında Avrupalı ressamların yapıtlarında gördüğümüz bu halıların orijinallerinin de bulunması, Türk halı sanatında ikinci bir dönemin başladığını göstermektedir. Bu halılarda, hayvan figürlerinin yanı sıra, Selçuklu halılarındaki bazı geometrik motifler, özellikle kufî yazılı kenar şeritleri kullanılmaya devam edilmiştir. Bu yolla birbirine bağlanarak gelişen halı tiplerinin ilk örneği verilmiştir. Hayvan figürlü halılar, Türk halı sanatının gelişme zincirinin ikinci halkasını oluştururlar. Bu zinciri 15. yüzyıla uzatan en önemli örnekler, Doğu Berlindeki Ming Halısı, Stockholmdeki Marby Halıları ile İstanbul ve Konyadaki kuş figürlü halılardır.
15. yüzyılın ikinci yarısından itibaren, Avrupa resimlerinde görülen hayvan figürlü halıların yerini, geometrik ve soyut bitkisel motifli örnekler almaya başlar. Hayvan figürleri kaybolur, örnekler kare ya da dikdörtgen bölümler içine yerleştirilen sekizgen ve baklava biçimlerini dolgular. “ılk dönem Osmanlı halıları” adı altında topladığımız bu örnekler, ilk kez ıtalyan ressamların tablolarında görülmesine rağmen, halı literatürüne yanlış bir biçimde Alman ressam Holbeinın adıyla geçmişlerdir.

Holbein Halıları dört tipe ayrılmaktadır. Birinci tip, soyut bitkisel motiflerden oluşan baklavaların kaydırılmış eksenler üstüne alternatif olarak yerleştirilişini verir. Kenar şeridi olarak kullanılan örgülü kufî yazı da Selçuklu geleneğini sürdürmektedir. Aynı şemada olan ikinci tip ise geometrik motiflerin yerini tümüyle soyut bitkisel motiflerin almasıyla seçkinleşir. Holbein aslında bu halı tipini hiç resimlememiştir. Buna karışlık, Venedikli ressam Lorenzo Lotto tarafından resimlendiği için, son zamanlarda halı literatüründe Lotto Halıları olarak adlandırılırlar.

Bu iki tip halının, daha sonraki Uşak halıları ile olan teknik ve motif benzerliklerinden dolayı, Uşak bölgesinde yapılmış oldukları kabul edilir. Üçüncü tipteki halılarda ise, eşit büyüklükte kare ve dikdörtgenlerin üst üste sıralandığı bir bölümlemeyle karışlaşırız. Bu nedenle üçüncü tipteki örnekler hayvan figürlü halıların kompozisyon düzenine bağlanırlar. Ortada yer alan sekizgenin içinde de yıldız ya da girift geometrik biçimler bulunmaktadır. Dördüncü tip halılar ise bir önceki tipin değişik bir çeşididir. Büyük bir sekizgenin çevresinde daha küçük sekizgenlerin gruplaşmasını vermektedir. Geometrik biçimler ve özellikle kufî yazıdan geliştirilmiş kenar şeritleri, Selçuklu geleneğini yaşatmaktadır. Üçüncü ve dördüncü tip halılar, Bergama bölgesinin ürünleridir. Daha sonra ortaya çıkacak olan Bergama halılarına geçişi sağlayan bu örneklerle gelişme zincirinin üçüncü halkası da tamamlanmıştır.

Türk halı sanatının klasik dönemi olarak kabul edilen 16. ve 17. yüzyılda yeni bir biçimler dünyasının kapıları açılmıştır. Selçuklu halılarının sağlam geometrik motifleriyle oluşan ilk parlak dönemin yerini, 16. yüzyılda madalyon motifi ve çeşitli zengin bitkisel kompozisyonların yer aldığı ikinci bir parlak dönem almıştır. Bu motifler, Türk halı sanatına yepyeni bir zenginlik kazandırmıştır. Dönemin halıları iki grupta toplanmaktadır. Birincisi, Uşak Halıları adını alan çok geniş bir gruptur. Bu halılarda madalyon motifi esas olmuş, madalyon biçimlerine göre “Madalyonlu” ve “Yıldızlı” Uşak halıları olmak üzere iki tip ortaya çıkmıştır. Bu halılarda madalyonlar zemin üstünde, tüm Türk halılarına temel olan sonsuzluk ilkesine göre yer alırlar. Bu gruba giren halılar varlıklarını, çeşitlenerek 18. yüzyıl sonuna kadar sürdürmüşlerdir. Özellikle 16. yüzyıl ıtalyan, 17. yüzyıl Flaman ve Hollanda ressamlarının tablolarında görülürler.

Bu halılarda büyük bir motif zenginliği karışmıza çıkar. Özellikle sembolik bir kudret motifi olan kaplan ve panter postunun yanında, üç benek ve bulut motifleri de bu zenginliği yaratan formlardır. Ayrıca, iki yaprak arasında kalan renkli zeminin kuşa benzemesi nedeniyle “Kuşlu halı” olarak adlandırılan örnekler ve bazı çiçekli halıların tümü, Uşak halıları olarak genel bir ad altında toplanırlar. Bu örnekler de Türk halı sanatının gelişme zincirinde dördüncü halkayı oluşturur.

16. yüzyılda klasik Osmanlı halıları adı altında toplanan ikinci grubu ise, Saray Halıları oluşturur. Bu, Türk halı sanatında yeni bir tekniğin ve tümüyle natüralist çiçek motiflerinin görüldüğü bir gruptur. Öteki Türk halılarından farklı olarak, Osmanlı saray halılarında ıran düğümü (Sine düğümü) kullanılmıştır. Bunun nedeni de zengin bitkisel motiflerin, hançer biçimli kıvrık yaprakların, lale, sümbül, karanfil, bahar dalı gibi çiçeklerin bu teknikle daha kolay olarak işlenebilmesidir. Bu halıların yapıldığı ilk yer olarak, 1517den sonra Osmanlı İmparatorluğu sınırlarına katılmış olan Kahire kabul edilir. Bu halılar İstanbul sarayından gönderilen desenlere göre, Mısırda bulunan, ipeğe benzer ince bir yünle yapılmıştır. Ama 1585 tarihli bir fermanda belirtildiği gibi, Sultan IŞI. Murad 11 halı ustasını yeterli yün malzeme ile birlikte Mısırdan İstanbula getirtmiştir. Bu ustalar, İstanbulda saraya bağlı bir atölyede, ya da o dönemde ipek kumaşları ile ünlü Bursada çalışmış olmalıdırlar. Çünkü bu tarihten sonra halıların malzemesinde bir değişiklik olmuş, argaç ve arışlarda ipek kullanılmaya başlanmıştır.

Osmanlı saray halılarında sonsuza değin uzanan zemin deseni esastır. Madalyon motifi ise bu zemin üzerinde ikinci derecede önemlidir. Bu dönemde halılar, Osmanlı saray üslubunu oluşturan saray nakkaşlarının çizdikleri desenlere göre yapılmıştır. Bu örnekler, dönemin kumaş, kilim, çini, tezhip ürünlerinde görülen üslup birliğinin halı sanatındaki temsilcileridir. Bu halılar, 18. yüzyıla kadar tutarlı bir üslupla yapılmışlar, ama daha sonra inceliklerini yitirmelerine rağmen natüralist görünüşlerini koruyacak biçimde varlıklarını sürdürmüşlerdir. Temelde geleneğe bağlı olan bu halılar da Türk halı sanatının gelişme zincirine beşinci halka olarak katılmıştır. Türk halı sanatı, 18. yüzyılda başlayan gerilemeye, köklü bir geleneğe bağlanan sağlam teknik ve zengin motiflerle bir süre karış koymuş, gelişimini halk sanatının yalın ama sevimli üslubu içinde 19. yüzyılda da sürdürmüştür.

1844te Sultan Abdülmecid tarafından kurulan Herekedeki kumaş tezgahlarına, 1891de Sultan II.Abdülhamid zamanında 100 kadar halı tezgahı da eklenerek, Osmanlı saray üslubundaki halıların yeniden yapılabilmesi için bir atılımda bulunulmuştur. Bugün, Sümerbanka geçmiş olan bu tesislerde hala çok kaliteli halılar yapılmaktadır. Bunun dışında, bugün bütün Anadoluda, özellikle de Kayseri, Sivas, Konya, Kırşehir ve civarı, başta Isparta olmak üzere Batı Anadoludaki eski halı merkezlerinde (Uşak, Bergama, Kula, Gördes, Milas, Çanakkale) ve Doğu Anadoluda bu geleneksel sanatımızın yaşatılması yolunda çalışmalar yapılmaktadır.

Biraz da Türk halı sanatı içinde önemli bir yeri olan seccadelerden söz edelim. Bu önem, büyük ölçüde, seccadelerin namazlık olarak kullanılmalarından gelmektedir. Seccadelerin en erken örnekleri 15. yüzyılı kadar inmektedir. Saf seccade adı ile tanınan ve camilerdeki mihrap nişi motifinin yan yana sıralanması ile oluşan örnekler, 16. yüzyılda da yapılmıştır. Saf seccadelerin önemi, camilerde sıra (saf) halinde namaz kılmaya çok uygun olmalarından gelmektedir. Bu tipin en görkemli örnekleri, 16. yüzyıl Uşak Seccadeleridir. Bu seccadelerde mihrap nişi daha kıvrımlı hatlar kazanmış, nişin tepesine bir kandil motifi konulmuş, ayakların basacağı yerler belirtilmiştir. Gerek mihrap nişi köşelerinde gereksekenar şeritlerinde saray seccadelerinden gelen lale, sümbül, karafil gibi bitkisel motifler ve çiçek açmış bahar dalları yer almaktadır. Bu üsluptaki seccadeler 17. yüzyıl ortalarına kadar yapılmıştır. Uşak seccadelerinin bir türü de Transilvanya tipi olarak adlandırılan örneklerdir. Çoğu Transilvanya bölgesinde bulunduğu için bu adla anılırlar. Bu seccadelerin en dikkati çekici özelliği ise kenar şeritlerinde kartuş dediğimiz motifin bulunmasıdır.

Türk seccadeleri içinde en karakteristik örnekler, 17. yüzyılda ortaya çıkmıştır. Bunlar arasında en zengin grubu, Türk düğümüne adını veren Gördes Seccadeleri oluşturur. Kırmızı ve mavi renklerin egemen olduğu mihrap nişinde, kandil motifi yerine kimi zaman ibrik ya da çiçek demeti de kullanılmıştır. Kıvrımlı mihrap nişi, iki yanda sütunçelerle taşınmaktadır. Mihrap nişi dolgularında ve köşegenlerde yer alan çiçek açmış bahar dalları ile stilize çiçekler, Osmanlı saray halılarının etkisini yaşatmaktadır.
17. yüzyıldan itibaren karışmıza çıkan Kula Seccadeleri, Gördes seccadelerine benzemekle birlikte mihrap nişleri daha yalın, renk tonları ise daha açıktır. Kula seccadelerinin en önemli özelliği, kenarlarında yer alan birkaç sıralı şeritlerdir. Kula seccadelerinde mihrap nişi yalın olan örneklerin yanı sıra, niş zemininde belirli bir düzene göre işlenmiş stilize çiçeklerin yer aldığı örnekler de vardır. Kimi örneklerde ise mihrap nişinin ortasında yer alan ve ters duran bir vazo motifinden çıkan stilize çiçeklerle ince uzun mihrap nişi tümüşle doldurulmuştur.

Mihrap kemerinin kademeli olduğu Ladik Seccadelerinde, mihrap nişinin içi sütunçelerle iki ya da üç bölüme ayrılmıştır. Bir başka özellikleri de mihrap nişinin bazen altında, bazen de üstündeki sivri dilimli bölemlerden çıkan stilize lale formlarıdır. Ladik seccadelerinde, İslamın temizliği ile ilgili ibrik, tarak gibi motifler de bulunur. Parlak kırmızı ve mavi renkler, en önemli özellikleridir. Çoğu örneklerde ise, Osmanlı saray halılarında görülen lale, sümbül, karanfil motiflerinden oluşan ve “Ladik bordürü” adını alan karakteristik bir bordür deseni bulunmaktadır.

Milas Seccadeleri ise, daha çok sarı, kahverengi, turuncu ve mavi renklere sahiptir. Milas seccadeleri arasında mihrap içi, stilize bir hayat ağacı motifi ile dolgulanmış örnekler de vardır. Bir başka tür, parlak renkleri ve geometrik motifleriyle seçkinleşen Bergama Seccadeleridir. En önemli özellikleri ise, mihrap nişinde alttan ya da üstten girinti yapan bir formun bulunmasıdır. Konya yöresi seccadeleri ise çeşitli formları ile büyük bir zenginlik gösterir. Genellikle geometrik desenleri vardır. Hayvan postu üzerinde de namaz kılınabildiği için, post motifi Konya yöresi seccadelerine girmiş ve daha çok da kullanılmıştır.


  #3  
Alt 15-02-2011, 22:35
Nisa nur
 
Standart Cevap: Hali ve kilimlerin dili,Motiflerin anlami

yaaaaaaaaaaa çokkk güzel bilgiler var teşekkür ederim ... :)


  #4  
Alt 15-02-2011, 23:31
 
Standart Cevap: Hali ve kilimlerin dili,Motiflerin anlami

emeğine sağlık


  #5  
Alt 31-03-2011, 06:29
Ziyaretci
 
Standart Cevap: Hali ve kilimlerin dili,Motiflerin anlami

Ya öyle acil zamanımda yetiştiniz ki teşekkür


  #6  
Alt 12-04-2011, 17:42
Ziyaretci
 
Standart Cevap: Hali ve kilimlerin dili,Motiflerin anlami

biraz kısa olsa daha qüzel olacak=)


  #7  
Alt 14-04-2011, 21:32
Ziyaretci
 
Standart Cevap: Hali ve kilimlerin dili,Motiflerin anlami

çok güzel ödevler için bire bir


  #8  
Alt 27-09-2011, 17:40
Ziyaretci
 
Kural Cevap: Hali ve kilimlerin dili,Motiflerin anlami

Bu site çok hüzelmiş. Hele de ' şans meleğim'in yazdiklari... =d


  #9  
Alt 30-09-2011, 11:11
 
Standart Cevap: Hali ve kilimlerin dili,Motiflerin anlami

Halı dokuma Ödek Köyünün yaşam tarzında önemli bir yer tutar. İnsanlar genelde halılarını kendi yapmış oldukları halı tezgahlarında kendileri üretirler. Ancak son zamanlarda halı dokumacılğında bir gerileme olduğu açıkça görülmektedir. Bu halı ve kilimler evlerde dekor olmalarının ötesinde bir değere sahiptir köy yaşamında. Çünkü halı ve kilimler aynı zamanda birer sanat eserleridir. Bu halılar insanların beklentilerini, ruhsal durumlarını, özlemlerini, acılarını, inançlarını, anılarını kısacası bütün yaşamlarını yansıtır. Bu halılarda bütün bir kültür, bir yaşam saklıdır. Bir anlamda köy yaşamını, köyl kültürünü anlamanın bir yolu da bu halıları incelemektir. Halılardaki motiflerin derin anlamları olmasına rağmen maalesef bunların birçoğu üzerinde düşünülmez bile. Bu eksikliği bir ölçüde gidermek için bazı halı motiflerinin anlamları, mesajları aşağıda yer almaktadır.

Aşağıda yer alan halı motiflerinin kaynağı Şişko Osman Halıcılık, Turizm Sanayi ve Ticaret Ltd.'dir. Bu motiflerin bir bölümü Ödek Köyü yöresinde de yaygındır. Zaten aşağıda bu örnekleri sergileyen Ödek Köyü'nden halı resimleri de bulacaksınız. Sizlerin de bu konuda bilginiz, eklemek istediğiniz (değişik halı motifleri ve anlamları) varsa lütfen bizimle paylaşınız...

HALI VE KİLİMLERDE KULLANILAN BAŞLICA MOTİFLER

Muska ve Nazarlık



Bazı insanların bakışlarında bir güç olduğuna, bu bakışların kötülüğe, zarara, şansızlığa ve hatta ölüme bile sebep olduğuna inanılır. Nazarlıklar işte bu kem bakışların etkisini azaltan çeşitli nesnelerdir. Böylece onu taşıyanları korur. "Muska" ise sahibini tehlikeli dış faktörlerden korumak için, sihirli ve dini bir güce sahip olduğuna inanılan yazılı bir tılsımdır.

Kuş



Halılarında görülen kuş motifleri çeşitli anlamları ihtiva eder. Baykuş ve kara karga gibi kuşlar kötü şans anlamına geldiği gibi; kumru, güvercin ve bülbüllerde iyi şansı simgelemeleri için kullanılır. Kuş; mutluluk, keyif ve sevginin sembolüdür. Güç ve kuvveti simgeler. O, Anadolu'da kurulmuş çeşitli yerleşimlerin, imparatorluk sembolüdür. Kuşlar ayrıca ilahi mesajcılara ve uzun bir yaşama işaret eder. Ejderha ile dövüşmüş Anka kuşu, baharı haber verir.

Pıtrak



Pıtrak, insanların giysilerine ve hayvanların tüylerine yapışan pamuksu bir bitkidir. Onun, kem bakışları savuşturmaya gücünün yettiğine inanılır. Diğer taraftan çiçeklerle dolu anlamında gelen "Pıtrak gibi" deyimi, bu motifin bolluğun bir sembolü olarak un torbaları üzerinde kullanılmasını açıklar.


Sandık



Bu motif genelde genç bir kızın çeyiz sandığını simgeler. Bu sandığın içindeki nesneler, eşinin evinde kullanılmak için olduğundan genç kızın beklentileri ve ümitleri dokuduğu, ördüğü ve üzerine nakış işlediği parçalara yansıtılır.

Çengel ve Haç



Halılarında haçlar ve çeşitli çengel tipleri, insanları tehlikelerden koruması için sık sık kullanılır.


Ejderha






Ejderha, aslan gibi ayakları, yılan gibi kuyruğu olan ve kanatları bulunan mitolojik bir yaratıktır. Ejderha, hava ve suyun efendisidir. Ejderha ve Anka'nın uçuşunun, bereketli bahar yağmurları getirdiğine inanılır. Kocaman bir yılan olduğuna inanılan ejderha, hazinelerin ve hayat ağacı gibi sırlı nesnelerin koruyucusudur.


Kartal



Güç, kudret, muska, hükümet egemenliği ve eski dini törelerden ortaya çıkan tılsımlar gibi öğeleri temsil eden kartal figürleri, halı dokumacılığında totemleri işaret eder.

Küpe




Anadolu'da küpeler evlilik hediyesi olarak vazgeçilmezdir. Bu motifi kullanan bir kız, ailesine evlenmek isteğini dolaylı olarak belli etmeye çalışır.

Göz



Bazı insanları kötülüğe, zarara, şansızlığa ve hatta ölüme bile sebep olan güçlü bakışları olduğuna inanılır. Göz motifleri, insan gözünün kem bakışlara karşı en iyi koruyucu olduğu inancından dolayı ortaya çıkarıldı.

Bereket




Birlikte kullanılmış "elibelinde" ve "koç boynuzu" motifleri bir erkek ve bir kadını belirtir. Bereket deseni, dişiyi gösteren iki adet "elibelinde" motifi ve erkeği gösteren iki adet "koç boynuzu" motifinden oluşur. Kompozisyonun ortasındaki göz motifi, aileyi kem gözlere karşı koruması için kullanılmıştır.


Bukağı



Bukağı; aile birlikteliğinin devamına, aşıkların düşkünlüğüne ve birlikte olma umuduna işaret eder.


El, Parmak ve Tarak





El, Parmak ve Tarak motifi, parmakların kem gözlerden koruduğunu temsil eden beş çizgi ve beş noktayı kapsar. El motifi, verimlilik ve iyi şansı birleştirir. Aynı zamanda bu motif, Hz. Muhammed'in kız kardeşinin elini sembolize ettiği için de, kutsal bir anlam taşır. Tarak motifi genellikle evlilik ve doğum ile ilişkilidir. Bu motif, evlenme arzusunu ve doğumu kem gözlere karşı korumayı ifade eder.


Elibelinde





Elibelinde, anneliğin, dişiliğin ve verimliliğin sembolüdür.

Saçbağı




Saçbağı motifi, evlenmeye olan istediği temsil eder. Eğer bir kadın saçından bir tutamı dokumasında kullanırsa, bu onun ölümsüzlüğe olan arzusunu dillendirir.

Koç boynuzu




Koç boynuzu, halılarında üretkenlik, kahramanlık, güç ve erkeksiliğe alamettir. Bununla birlikte bu simge, bunu dokuyan kişinin mutlu olduğunun ve bunu açıkça belirttiğinin ifadesidir.


Su yolu





Su yolu, suyun insan hayatındaki önemini vurgular.

Akrep





Akrebin zehrinin korkusundan dolayı, insanlar kendilerini bu hayvana karşı korumak için, akrep veya akrep kuyruğuna benzer mücevherleri taşırlar. İşte akrep motifi de bu amaçla kullanılır.


Yıldız





Yıldız motifi, halılarında üretkenliği temsil eder.

Hayat ağacı




Hayat ağacı motifi, sonsuzluğun sembolüdür. Bu motif, ölümsüzlüğü araştırmanın ve ölümden sonra yaşam olduğu umudunun bir nişanıdır.

Kurt izi





İnsanlar bu motifi, kurtlardan ve canavarlardan korunmak için kullanırlar. Tarih öncesi zamanlarda, insanlar tehlikeli hayvanlardan kendilerini korumak için, bu hayvanları taklit etmenin veya onlara benzer şekiller yapmanın doğru olduğuna inanırlardı.

Aşağıdaki dokuma örnekleri de köyümüzdendir. Bu resimlerde halı, kilim, halı yastığı, çanta ve tuzluk gibi nesneler bulacaksınız. Gördüğünüz gibi el dokumalarda yukarıdaki örnekler de değişik yollardan kullanılmıştır. Bu örneklerin bazıları antika değeri taşımaktadır ki içlerinde altmış yıldan daha eski olanları vardır. Köylerde evler hala bu tip halılarla döşenmektedir. "Halı Dokuma" bağlantısını takip ederseniz günümüzde azalmış olsa da köyümüzün gelenekleri arasında olan halı dokuma ile ilgili daha fazla bilgi bulabilirsiniz.


  #10  
Alt 25-11-2011, 18:11
Ziyaretci
 
Standart Cevap: Hali ve kilimlerin dili,Motiflerin anlami

ödevime yardımcı olamadınız. Ama yinede fena değil.


Cevapla

Hızlı Cevap
Mesajınız:
Kullanıcı isminiz: Giriş yapmak için Buraya tıklayın
Rastgele Soru

Seçenekler


Seçenekler


Benzer Konular
Seslerin Anlami Trende bir kompartımanda dört kişi vardır : bir teyze, bir genç kız, bir çavuş ve bir er. Tren bir tünele girer ve heryer karanlık olur. Önce bir öpücük sesi ardından bir tokat sesi. Teyze : pis...
Güllerin Anlami.... Güllerin Anlami.... Kirmizi Gül - Ask Beyaz Gül - Masumluk Sari Gül - Sicak Sevgi Pembe - Gönlüm Sende
Konuşma Dili ,Yazı Dili Konuşma dili ,yazı dili KONUŞMA DİLİ, YAZI DİLİ Bir dilin iki cephesi vardır: Biri, insanların karşı karşıya geldikleri zaman sesli olarak görüşür-ken, yani konuşurken kullandıkları “konuşma...
Atiye Deniz -hali hali hal ice şihhat alebeddar elitlul hilvi alalallah elle ene mali şihhat aetini bosi dahilallah yeayni atini basi dahillallah hali hali hal meli meli mel hali hali hal
SİZCE xp'nin ANLAMI NE ? SİZCE xp'nin ANLAMI NE ?;;;; Mesih'in 2000'li yıllarda geri dönmesini bekleyen yalnızca Vatikan değilmiş. Microsoft da, kendi çapında bir ''Mesih operasyonu'' yürütmüş. ...

 
Forum Stats
Üyeler: 65,728
Konular : 238,288
Mesajlar: 425,361
Şuan Sitemizde: 219

En Son Üye: yalba

Sosyal Linkler
Lütfen Facebook Sayfamızı Beğenin



Twitter Butonları





Google+ Butonu



Lütfen Google+ Sayfamızı Çevrenize Ekleyin


Sponsorlu Bağlantılar







Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 13:12.


Powered by vBulletin® Version 3.8.2
Copyright ©2000 - 2014, Jelsoft Enterprises Ltd.

DMCA.com

Sitemizde illegal paylaşım yasaktır.Sayfalarımızda bulunan içeriklerin telif haklarıyla ilgili bir şikayetiniz/sorunuz varsa bize ulaşmak için TIKLAYINIZ .
In this web site,illegal sharing is forbidden.If you have any problem/complaint about content's copyrights in our page,please click here to contact us.