Forum Kimler Online
Go Back   Ezberim > Resim Arşivi > Resimlerin Dili Resim Arşivi > Enteresan Fantastik
Kayıt ol Forumları Okundu Kabul Et


Sapık Bir Kavmin HeLâkı: "Pompei"

Resimlerin Dili Resim Arşivi kategorisinde ve Enteresan Fantastik forumunda bulunan Sapık Bir Kavmin HeLâkı: "Pompei" konusunu görüntülemektesiniz.
Sapık Bir Kavmin HeLâkı: "Pompei" ...Onlara uyarıcı-korkutucu geldiğinde, nefretlerinden başkasını arttırmadı. (Hem de) Yeryüzünde büyüklük taslayarak ve kötülüğü tasarlayıp düzenleyerek. ...


Yeni Konu aç Cevapla
 
Seçenekler
  #1  
Alt 25-12-2006, 15:28
 
Standart Sapık Bir Kavmin HeLâkı: "Pompei"

Sapık Bir Kavmin HeLâkı: "Pompei"

...Onlara uyarıcı-korkutucu geldiğinde, nefretlerinden başkasını arttırmadı. (Hem de) Yeryüzünde büyüklük taslayarak ve kötülüğü tasarlayıp düzenleyerek. Oysa hileli düzen, kendi sahibinden başkasını sarıp-kuşatmaz. Artık onlar öncekilerin sünnetinden başkasını mı gözlemektedirler? Sen, Allah'ın sünnetinde kesinlikle bir değişiklik bulamazsın ve sen, Allah'ın sünnetinde kesinlikle bir dönüşüm de bulamazsın. (Fatır Suresi, 42-43)



Üstte, felaket öncesinde Pompei kentindeki refah ve zenginliği gösteren bir fresk. Alttaki resimde Pompei'de yapılan kazılarda çıkarılan taslaşmış cesetler.

Evet, "Allah'ın sünnetinde (kurallarında) hiçbir değişiklik" yoktur. Allahın kurallarına aykırı giden, O'na başkaldıran herkes, aynı ilahi kanunla karşılık görür. Roma İmparatorluğu'nun dejenerasyonunun sembolü olan Pompei de, aynı Lut kavmi gibi, cinsel sapkınlıklara batmıştı. Sonu da Lut Kavmi'yle benzer oldu.
Pompei'nin helakı, Vezüv Yanardağı'nın patlamasıyla gerçekleşmişti.
Vezüv Yanardağı, İtalya'nın, özellikle de Napoli kentinin sembolüdür. Yaklaşık, 2000 yıldan beri suskun olan Vezüv "İbret Dağı" şeklinde adlandırılır. Vezüv'ün bu şekilde tanımlanması boşuna değildir. Ünlü Sodom ve Gomorra kentlerinin başına gelen felaketle, Pompei faciası birbirine çok benzemektedir.



Vezüv'ün batı yamacında Napoli, doğu yamacında ise Pompei kenti yer alır. Yaklaşık 2000 yıl önce yaşanan bir lav ve kül felaketi, bu kentin insanlarını ani bir biçimde yakalamıştı. Felaket öylesine ani olmuştu ki, her şey 2000 yıl öncesinde olduğu gibi kaldı. Sanki zaman dondurulmuştu.
Pompei'nin böyle bir felaketle yeryüzünden silinmesinde elbette ders çıkarılabilecek bir yön vardı. Tarihi kayıtlar, şehrin yok olmadan önce tam bir sefahat ve sapkınlık merkezi olduğunu gösteriyor. Şehrin en belirgin özelliği, fuhuşun çok yaygın olmasıydı.



Üstte, felaket öncesinde Pompei kentindeki refah ve zenginliği gösteren bir fresk. Alttaki resimde Pompei'de yapılan kazılarda çıkarılan taslaşmış cesetler.

Ancak Vezüv'ün lavları bir anda tüm kenti haritadan sildi. Olayın en ilginç yanı ise, kentin günlük yaşantısı içinde, Vezüv'ün korkunç patlamasına rağmen, kimsenin kaçmamış ve adeta büyülenerek felaketin farkına bile varamamış olmalarıydı. Yemek yiyen bir aile, o andaki gibi aynen taşlaşmıştı. Cinsel birleşme halinde, sayısız taşlaşmış çift bulunmuştu. Daha da önemlisi, bu çiftler arasında, aynı cinsten olanlar, küçük erkek ve kız çocuklar da vardı. Pompei kalıntılarından çıkarılan taşlaşmış insan cesetlerinin, bazılarının yüzleri hiç bozulmadan kalmıştı. Genel yüz ifadesi şaşkınlıktı.

İşte facianın en akıl almaz yönü buradadır. Nasıl olmuş da binlerce insan hiçbir şey görmeden ve duymadan, adeta ölümün gelip kendilerini yakalamasını beklemişlerdir?



Pompei kalıntıları arasından çıkarılan bir başka taşlaşmış beden

Olayın bu yönü, Pompei'nin yokoluşunun Kuran'da anlatılan helak olaylarına benzediğini gösteriyor. Çünkü Kuran'da, helak olayları anlatılırken "birden yok olma" üzerinde durulur. Örneğin Yasin Suresi'nde anlatılan "şehir halkı", tek bir anda topluca ölmüşlerdir. Surenin 29. ayetinde bu durum şöyle anlatılır:

(Onlara) Yalnızca bir tek çığlık (yetti); anında sönüverdiler. (Yasin Suresi, 29)
Kamer Suresi'nin 31. ayetinde Semud kavminin helakı anlatılırken de yine "anında yok olma" olayına dikkat çekilir:

Çünkü Biz onların üzerine bir tek çığlık gönderdik. Böylece onlar, ağıldaki çalı-çırpı olan kuru ot gibi oluverdiler. (Kamer Suresi, 31)

Pompei halkının ölümü de ayetlerde anlatıldığı şekilde, "anında yok olma" tarzında gerçekleşmiştir.
Tüm bunlara rağmen, Pompei'nin eski yerinde bugün olaylar pek fazla değişmiş değil. Napoli'nin sefahat mahalleleri, Pompei'den hiç aşağı kalmıyor. Kapri Adası, eşcinsellerin ve çıplakların kamp yaptıkları bir üs durumunda. Kapri Adası turizm reklamlarında "Eşcinseller Cenneti" olarak tanımlanıyor. Sonuçta, yine bölge halkının aynı tür bir yaşamı seçtikleri görülüyor. Yalnızca Kapri'de ve İtalya'da değil, dünyanın hemen hemen her tarafında bu tür bir ahlaki dejenerasyon yaşanmakta ve insanlar geçmiş kavimlerin başlarına gelen felaketlerden ders almamakta ısrar etmektedirler.


Pompei kalıntılarından çıkarılan taşlaşmış insan cesetlerinden birkaç örnek.









"Sponsorlu Bağlantılar"

 
"Sponsorlu Bağlantılar"



Bu mesaj için CswI kullanıcısına teşekkür eden 3 üyemiz:
balpetek2121 (25-12-2006), Liz (15-01-2011)
  #2  
Alt 25-12-2006, 15:42
 
Standart

paylaşımın için saol ben daha önce okumuştum bunu ama bilmeyenler için iyi bir paylaşım saol...

  #3  
Alt 25-12-2006, 16:20
 
Standart

Allah ebeden razı olsun kardaş kuranı kerimdeki hükümlerle amel etmezsek bizim sonumuzda depremlerle ,kahtlıkla, felaketlerle sonuçlanacaktır....vesselam

  #4  
Alt 29-11-2007, 13:37
 
Standart Pompeı ( Taş Kesilen İnsanlar )

Pompeı ( Taş Kesilen İnsanlar )

Vezuv yanardağı patladı. Akıllara 2 bin yıl önceki Pompei'nin ibretlik sonu geldi.
Kuran'da geçmiş kavimlerin haberleri ile ilgili pek çok ayet vardır.

Kuşkusuz bu haberler, üzerinde düşünülmesi gereken konulardır. Bu kavimlerin büyük bölümü, kendilerine gönderilen peygamberleri yalanlamış, hatta onlara düşmanlık göstermişlerdir.

Bu taşkınlıklarından dolayı da Allah'ın azabıyla karşılaşmışlar ve yeryüzünden silinmişlerdir. Allah Kuran'da, bu helak olaylarının sonraki insanlara da birer ibret olması gerektiğini bildirir.



Vezüv Yanardağı'nın patlaması ile tarihten silinen Pompei kentinin durumu da bu konuya örnektir. Vezüv Yanardağı, İtalya'nın, özellikle de Napoli kentinin sembolüdür. Vezüv'ün batı yamacında Napoli, doğu yamacında ise Pompei kenti yer alır. Yaklaşık 2000 yıldır sessizliğini sürdüren Vezüv Yanardağı'nda geçmişte yaşanan bir lav ve kül felaketi, bu kentin insanlarını ani bir biçimde yakalamıştı. Felaket öylesine ani olmuştu ki, herşey 2000 yıl öncesinde olduğu gibi kaldı. Sanki zaman dondurulmuştu.

"İbret Dağı" olarak adlandırılan Vezüv'ün bu şekilde tanımlanması boşuna değildir. Ünlü Sodom ve Gomorra kentlerinin başına gelen felaketle, Pompei'de yaşananlar birbirine çok benzemektedir.



Kuran'da, Allah'ın kanunlarında hiçbir değişiklik olmadığı haber verilir. Allah'ın kurallarına aykırı giden, O'na başkaldıran herkes, aynı ilahi kanunla karşılık görür. Roma İmparatorluğu'nun dejenerasyonunun sembolü olan Pompei kavmi de, aynı Lut kavmi gibi, cinsel sapkınlıklara batmıştı. Sonu da Lut kavmiyle benzer oldu. Allah bu konuyla ilgili olarak Kuran'da şöyle buyurmuştur:

"... Onlara uyarıcı-korkutucu geldiğinde, nefretlerinden başkasını arttırmadı. (Hem de) Yeryüzünde büyüklük taslayarak ve kötülüğü tasarlayıp düzenleyerek. Oysa hileli düzen, kendi sahibinden başkasını sarıp-kuşatmaz. Artık onlar öncekilerin sünnetinden başkasını mı gözlemektedirler? Sen, Allah'ın sünnetinde kesinlikle bir değişiklik bulamazsın ve sen, Allah'ın sünnetinde kesinlikle bir dönüşüm de bulamazsın." (Fatır Suresi, 42-43)



Pompei'nin böyle bir felaketle yeryüzünden silinmesinde elbette ders çıkarılabilecek bir yön vardı. Tarihi kayıtlar, şehrin yok olmadan önce tam bir sefahat ve sapkınlık merkezi olduğunu gösteriyor. Şehrin en belirgin özelliği ise, fuhuşun çok yaygın olmasıydı.

Pompei faciası öyle ani olmuştu ki, Vezüv'ün lavları bir anda tüm kenti haritadan sildi. Olayın en ilginç yanı ise, kentin günlük yaşantısı içinde, Vezüv'ün korkunç patlamasına rağmen, kimsenin kaçamaması ve adeta büyülenerek felaketin farkına bile varamamış olmasıydı. Yemek yiyen bir aile, sofradaki halleriyle aynen taşlaşmıştı. Pompei kalıntılarından çıkarılan taşlaşmış insan cesetlerinin, bazılarının yüzleri hiç bozulmadan kalmıştı. Cesetlerin yüzlerinde ise şaşkınlık ifadelerini görmek mümkündür.

İşte facianın en dikkat çekici yönü buradadır. Nasıl olmuş da binlerce insan hiçbir şey görmeden ve duymadan, adeta ölümün gelip kendilerini yakalamasını beklemişlerdir?

Olayın bu yönü, Pompei kavminin yokoluşunun Kuran'da anlatılan helak olaylarına benzediğini gösteriyor. Çünkü Kuran'da, helak olayları anlatılırken "birden yok olma" üzerinde durulur. Örneğin Yasin Suresi'nde anlatılan "şehir halkı", tek bir anda topluca ölmüşlerdir. Surenin 29. ayetinde bu durum şöyle anlatılır:

"(Onlara) Yalnızca bir tek çığlık (yetti); anında sönüverdiler." (Yasin Suresi, 29)

Pompei halkının ölümü de ayetlerde anlatıldığı şekilde, "anında yok olma" tarzında gerçekleşmiştir.

İşte bazıları Kuran'da bildirilen bu gibi helak olaylarının önemli bir bölümü, modern çağda yapılan arkeolojik araştırmalar sonucunda ortaya çıkarılmıştır. Kuran'da sözü edilen olayların delilleri olan bu bulgular, Kuran kıssalarının "ibret olma" özelliğini daha da açık bir biçimde göstermektedir.

Bu mesaj için PİNOKYO kullanıcısına teşekkür eden 2 üyemiz:
DoLuNaY ŞoVaLyEsİ (29-11-2007), mind_numbing (29-11-2007)
  #5  
Alt 29-11-2007, 13:57
 
Standart --->: Taş Kesilen İnsanlar

Sonumuz hayır olsun

  #6  
Alt 11-01-2010, 00:57
 
Standart Cevap: Pompeı ( Taş Kesilen İnsanlar )

Pompeı ( Taş Kesilen İnsanlar )
İtalya'nın güneyinde Vezüv yanardağının hemen eteğinde bundan yaklaşık iki bin yıl önce yok olan bir kentten söz edilir: Pompei. Bu kentin yok oluşunda hem bilinen hem de mitolojik olarak anlatılan bir hikâyesi vardır.
Pompei, vaktiyle Akdeniz'in önemli bir liman kentiydi. Hâkim olduğu ticaret potansiyeli ile yakın ve uzak çevresinin zenginlik merkeziydi.

Kent zamanla aşırı zenginliğin getirdiği birçok olaya sahne olur. Her sınıflı Batı toplumu gibi Pompei kentinin de zenginleri ve köleleri vardı. Şehir yıllarca Akdeniz'in zenginlik sembolü oluşunun yanında zevk düşkünü insanların da merkezi olarak şöhret yapmıştı. Böylece kent hayatında zenginliğin getirdiği sarhoşluk alır başını yürür.
Tabii ki meşru çerçevede, yani yüksek ahlaki normların tayin edici sınırları gözetilerek servet elde edilmediğinde ve yine söz konusu tayin edici sınırlar dahilinde tüketilmediğinde, servet yıkıcı etkilere sebep olur. Tabiatta hükmünü icra eden maddi yasalar gibi, bu da bir tür yasadır, biz bu yasaya "İlahi sünnet" adını veririz. Maddi ve sosyal şartlar tekemmül ettiğinde, Pompei halkı için de İlahi yasa hükmünü icra etmeye başlar. Anlatımlara göre bir gün Vezüv yanardağı bu aşırı zevk düşkünü kent halkını cezalandırmak için harekete geçer. Aslında anlatılan, aktif bir yanardağ olan Vezüv'ün patlayarak bölgedeki hayatı yok etmesinden başka bir şey değildir. Ancak insanlar -hiç kuşkusuz doğru bir biçimde- kentin hayat tarzı ile yanardağın yıkıcı/yakıcı etkileri arasında ilişki kurar. Vezüv yanardağı patlaması 10 kilometre boyunca ateşten bir hale oluşturarak lav ve taş parçalarını gökyüzüne püskürtür.

Patlamayı gören köleler ve yoksullar kaçmaya başlar. Ezilen kesimlerin tehlikeyi tam zamanında sezip kaçmaları onların hayrına olur. Efendiler ve gladyatörler ise kentin sokaklarında gezip patlamaya adeta meydan okur. Onlar için korkacak bir şey yoktur, zanlarınca "kendilerini yıkacak hiçbir güç" bulunmamaktadır. Yine anlatımlara bakılırsa, yanardağın lavları yükselirken, meydan okuyan zengin ve güçlü Pompeililer sarhoştu, yani bilinçleri açık olmadığından tehlikeyi fark edememişlerdi. Ama bir başka anlatıma göre, sarhoş olup olmamaları önemli değildi; zenginlikleri, bedensel hazlara düşkünlükleri ve kibirleri onların basiretini bağlamıştı. Her biri ölümlü (fani) olmalarına rağmen ölümü düşünmüyorlardı, hele aniden tabii bir afetin zuhur edip onları helake/yıkıma uğratacağını akıllarından bile geçirmiyorlardı.
Tabii ki işler bekledikleri gibi olmaz. Lavlar Pompei'ye ulaşmaz, ama havaya yayılan küller şehrin üzerine yığılır. Bu arada efendilerin ve gladyatörlerin meydan okuması devam eder. Hâlâ herhangi bir tehlikenin olmadığını düşünürler veya geçici bir afet olduğunu zannederler. Belki de kanaatlerince zor da olsa üstesinden gelebilecek bir afetti bu. Kentin üzerine çöken kül yavaş yavaş yaşayan herkesin ilk önce havasız kalarak boğulmasına, sonra yaklaşık 4 metrelik küllerin altında taşlaşmış olarak kalmalarına yol açar.



Görmek isteyenler bu taşlaşmış insanları hâlâ görebilme şansına sahiptirler. Pompei halkının başlarına gelen ile Hz. Musa'nın gösterdiği birbirinden büyük mucizeler karşısında Firavun ve Mısır halkının tutumu arasında ilginç bir benzerlik var. Onlar da her uyarıcı mucizeye akli bir açıklama buldular. Afetlerin ara sıra tekrar etmesi onları sıradanlaştırır. Bir tabiat olayını sırf "nasıl vuku buldu?" sualini sorarak açıklamaya kalkışmak da, ara sıra tekrar eden afetlerin hakikatte kendilerinde içkin olan "neden/niçin" sualini sormamıza mani olur. Böylelikle nasıl vuku bulduğunu bilimsel olarak açıklayabildiğimiz bir afetin bize vermek istediği mesaja kulaklarımızı tıkamış oluruz. Peş peşe süren depremler, tsunamiler, sel felaketleri, taşkınlar, küresel ısınma, kuraklık, mevsimlerin dengesinin değişmesi vs. Bunların her birinin bilimsel açıklamasını yapıyoruz. Peki, ya niçin vuku bulduklarını biliyor muyuz? Hem bilmiyoruz, hem sorma ihtiyacını bile duymuyoruz. Pompei halkı gibi.


  #7  
Alt 11-01-2010, 01:02
 
Standart Cevap: Pompeı ( Taş Kesilen İnsanlar )

Pompei

İtalya'da Vezüv yanardağı eteğinde eski bir şehir. Eskiden Roma zenginlerinin dinlenme ve eğlence şehri idi. 79 yılında bütün şehir, ...

Pompei hakkında ansiklopedik bilgi



İtalya'da Vezüv yanardağı eteğinde eski bir şehir. Eskiden
İtalya Cumhuriyeti ya da kısaca İtalya (İtalyanca:Repubblica Italiana) Avrupa'nın güneyinde, çizme biçimli bir yarımadanın ve Akdeniz'de Sicilya ve Sardinya adalarının üzerine kurulmuş bir ülkedir. Kuzeyinde Fransa, İsviçre, Avusturya ve Slovenya ile komşudur. San Marino ve Vatikan şehir-devletleri de bütünüyle İtalyan topraklarıyla çevrilidir. İtalya devleti vatandaşı olanlar ya da soyu İtalya ile bağlantılı olan kişilere İtalyan denir.

Roma zenginlerinin dinlenme ve eğlence şehri idi. 79 yılında bütün şehir, Vezüv yanardağının püskürmesi sonucu tamamen
İtalyanın başşehri. Tiren Denizinden 24 km içeride yer alır. Tarihi zenginlikleriyle meşhur olmasının yanı sıra, Katolik Kilisesinin idarî ve ruhanî merkezidir. Yüzölçümü 1508 km2 ve belediye olarak nüfûsu da üç milyon civarındadır.

lavlar altında kalmıştır. 1748 yılında bir köylünün Pompeide heykeller bulması üzerine kazılar yapılmış ve eski şehrin beşte ikisi meydana çıkarılmıştır. Bugün şehrin harabeleri, turistlerin başlıca gezi yerlerinden biridir.

İtalyadaki
İtalya Cumhuriyeti ya da kısaca İtalya (İtalyanca:Repubblica Italiana) Avrupa'nın güneyinde, çizme biçimli bir yarımadanın ve Akdeniz'de Sicilya ve Sardinya adalarının üzerine kurulmuş bir ülkedir. Kuzeyinde Fransa, İsviçre, Avusturya ve Slovenya ile komşudur. San Marino ve Vatikan şehir-devletleri de bütünüyle İtalyan topraklarıyla çevrilidir. İtalya devleti vatandaşı olanlar ya da soyu İtalya ile bağlantılı olan kişilere İtalyan denir.

Vezüv Yanardağının patlaması ile lavlar altında kalan şehir.

Napolinin 25 km kadar uzağında olan bu şehir, miladi 63 yılında şiddetli bir zelzele ile yıkılmış, şehrin onarımı bitmeden 79 yılında Vezüv Yanardağından çıkan metrelerce yükseklikteki lav ve küllerin atında kalarak kaybolmuştur.

Antik şehir M.Ö. 6. yüzyılda Osklar tarafından kuruldu. M.Ö. 89 yılında Romalılar tarafından işgal edilerek koloni haline getirildi. M.S. 1. yüzyılda Romalılar buraya gelince şehri eğlence merkezi haline getirdiler. Yapılan kazılardan anlaşıldığına göre, zenginliğin, debdebenin akıl almaz boyutlara yükseldiği bu yer, görünce insanların yüzünü kapatacağı, gözlerini yumacağı bir eğlence pazarı haline gelmişti. Düşünülemeyen, tasavvur edilemeyen ahlaksızlıkların yapıldığı belde M.S. 63 yılında bir zelzele geçirdi. Buna rağmen insanların gittikçe azgınlaşması, eğlence adı altında türlü ahlaksızlıkların devamı sonunda Vezüv Yanardağı Ağustos ayında büyük bir gürültüyle patladı. Kimsenin farkında olmadığı bir sırada havadan taşlar, kaya parçaları ve toprak yağmaya başladı. Bunu gören, o gün için 30.000 civarında olan, Pompei halkı, ne yapacağını şaşırdı. Panik arasında hiç kimsenin aklına ihtiyarları, sakatları, hastaları kurtarmak gelmiyor, herkes yalnız kendini düşünüyordu. Yer yer kalınlığı 3-4 metreye varan küller, kükürtlü buharlar insanı hareket edemez hale getiriyordu. Şarap pazarında toplananlar ise çöküntü sonunda ağırlıkların altında kalıp öldüler. İki gün süren korkunç patlamalar, taş, kül yığınlarının sonunda şehir kalınlığı yer yer sekiz metreyi bulan lav yığınının altında kaldı. Tahmini olarak 2000den fazla insan öldü.



Felaketin daha dramatik tarafı ölen insanların bulundukları durumlardı. Bulunan 2000in üzerindeki iskeletlerin durumlarından çoğunun çirkin işler yaparken evlerinin harabesi altında kaldığı veya kül yığınlarının ağzına burnuna dolarak onu boğduğu anlaşılmaktadır. Bu felaketle ilgili hatıralar, Roma komutanlarından Pliny the Elderin yeğeninin, tarihçiTacitusa yazdığı iki mektupta geniş yazılmıştır.

1711 yılında köylünün birinin, toprağını kazarken ortaya çıkardığı gerçek, insanlara, o günkü felakete uğrayanların hallerini ortaya koyması bakımından önemlidir. Pompeideki kazılara düzenli olarak 1748 yılında başlanıldı. Bundan sonra devam edilen kazılarla düzenli bir plana sahip Pompei şehrinin büyük bir kısmı ortaya çıkarıldı. 1860ta İtalyan ilim adamı Giuseppe Fiovelli taşlaşan küllerin arasında bir boşluğa tesadüf edince buraya açılan delikten sıvı alçı döktürerek içerdeki boşluğun kalıbını aldırıyordu. Böylece lavların altında kalmış olanların gerçek durumlarını aksettiren haller tesbit edilmiş oluyordu. İlim adamının ölümünden sonra da bu çalışma devam etti. Günümüzde Pompeinin büyük bir kısmı ortaya çıkarılmıştır. Bugün gezen insanlar 2000 yıl önceki şehri olduğu gibi görebiliyorlar. Lavlar altından çıkarılmış evler, sokaklar, tapınaklar ve diğer eşyalar herkesin ilgisini çektiğinden burası önemli bir turistik bölge haline gelmiştir.

  #8  
Alt 11-01-2010, 01:13
 
Standart Cevap: Pompeı ( Taş Kesilen İnsanlar )

BİZ NİCE KARYELERİ HELAK ETTİK. AZABIMIZ ONLARA GECELEYİN UYURKEN VEYA GÜNDÜZÜN İSTİRAHAT HALİNDELERKEN GELMİŞTİ. ONLARA AZABIMIZ GELDİĞİ ZAMAN; "BİZ GERÇEKTEN ZALİMLERDENMİŞİZ" DEMEKTEN BAŞKA İTİRAFLARI OLMADI!.."
( A'raf; 4-5 )





































  #9  
Alt 11-01-2010, 01:15
 
Standart Cevap: Pompeı ( Taş Kesilen İnsanlar )

Kuran-ı Kerim de pompei


Pompei, Roma'da ahlaki dejenerasyonun sembolüydü. Pompei halkı aynı Lut kavmi gibi cinsel sapkınlıklara yönelmiş, Allah'ın emrettiği ahlaka ve hayata aykırı bir yaşam tarzını tercih etmişti. Ancak onların sonu da Lut kavmi gibi oldu. Çünkü Allah'ın emirlerine başkaldıran her topluluk, bunun karşılığını mutlaka dünyada ya da ahirette alacaktır. Bu Allah'ın bir kanunudur ve Allah "...

Sen, Allah'ın sünnetinde kesinlikle bir değişiklik bulamazsın ve sen, Allah'ın sünnetinde kesinlikle bir dönüşüm de bulamazsın." (Fatır Suresi, 43) ayetiyle bu gerçeği bizlere haber verir.

Pompei'nin helakı, Vezüv Yanardağı'nın patlamasıyla gerçekleşmişti. Vezüv Yanardağı, İtalya'nın, özellikle de Napoli kentinin sembolüdür. Yaklaşık, 2000 yıldan beri suskun olan Vezüv "İbret Dağı" şeklinde adlandırılır. Ünlü Sodom ve Gomorra kentlerinin başına gelen felaketle, Pompei faciası birbirine çok benzemektedir. Vezüv'ün batı yamacında Napoli, doğu yamacında ise Pompei kenti yer alır. Yaklaşık 2000 yıl önce yaşanan bir lav ve kül felaketi, bu kentin insanlarını ani bir biçimde yakalamıştı. Felaket öylesine ani olmuştu ki, herşey 2000 yıl öncesinde olduğu gibi kaldı. Sanki zaman dondurulmuştu.

freskte, Pompei halkını biraraya getiren ziyafetlerden biri tasvir edilmiştir.

Pompei'nin böyle bir felaketle yeryüzünden silinmesinde elbette ders çıkarılabilecek hikmetler vardı. Tarihi kayıtlar, şehrin yok olmadan önce tam bir sefahat ve sapkınlık merkezi olduğunu gösterir. Şehrin en belirgin özelliği, fuhuşun çok yaygın olmasıydı. Ancak Vezüv'ün lavları bir anda tüm kenti haritadan sildi. Olayın en ilginç yanı ise, kentin günlük yaşantısı içinde, Vezüv'ün korkunç patlamasına rağmen, kimsenin kaçamamış ve adeta olduğu yerde donakalıp felaketin farkına bile varamamış olmasıydı. Yemek yiyen bir aile, o andaki gibi aynen taşlaşmıştı. Sapıklıkları esnasında taşlaşmış pek çok çift bulunmuştu. Daha da önemlisi, bu çiftler arasında, aynı cinsten olanlar, küçük erkek ve kız çocuklar da vardı. Pompei kalıntılarından çıkarılan taşlaşmış insan cesetlerinin, bazılarının yüzleri hiç bozulmadan kalmıştı. Genel yüz ifadesi şaşkınlıktı. Çünkü bu halk Allah'ın ayetlerinde bildirdiği gibi, "birdenbire" yok olmuştu. Allah bu konuda "bir şehir halkını" şöyle örnek verir:

(Onlara) Yalnızca bir tek çığlık (yetti); anında sönüverdiler. (Yasin Suresi, 29)

Pompei kalıntılarından çıkarılan taşlaşmış insan cesetlerinden bir örnek.

  #10  
Alt 06-07-2010, 01:29
su* su* Çevrimdışı
 
Standart Cevap: Sapık Bir Kavmin HeLâkı: "Pompei"

çok saolun bizi bilgilendirdiginiz için

Cevapla

Hızlı Cevap
Mesajınız:
Kullanıcı isminiz: Giriş yapmak için Buraya tıklayın
Rastgele Soru

Seçenekler


Seçenekler


Benzer Konular
"MACS Lift" adı verilen bir tür "mini yüz germe" "MACS Lift" adı verilen bir tür "mini yüz germe" Yaşlanmanın iyice belirgin hale geldiği 40-60 yaş aralığındaki kadınlar, genç görünmek için estetik cerrahların kapısını çalıyor. En sık...
Bu saatten sonra sana "dön"mü yoksa "hoşça kal" mı demeliyim. Bu saatten sonra sana "dön"mü yoksa "hoşça kal" mı demeliyim. http://img368.imageshack.us/img368/4337/05cz0.png En zor geceler oluyor. İzlediğimizi izlemiyorum, senin uyuduğun saatlerde...
"Dersler nasıl" sorusuna "iyi"den başka cevaplar..:) oğlum dersler nasıl? - baba çok üstüme geldiler ama ben alttan alıyorum - cocum, derslerin nasil, ilgilenmiyoruz, okula gelmiyoruz, hocalarini filan aramıyoruz diye derslerini boşlamyosun di mi...
Bele Sarılmak "taciz" değil, "Cinsel Saldırı" Bele sarılmak "taciz" değil, "cinsel saldırı" Yargıtay 5. Ceza Dairesi, evine gelen komşusunun beline sarılan sanığın davranışını "Vücut dokunulmazlığını ihlal eden cinsel saldırı suçu" olarak...
STV 40 yıllık "Kadınbudu" ve "Dilberdudağı"nın adını niye değiştirdi? STV 40 yıllık "Kadınbudu" ve "Dilberdudağı"nın adını niye değiştirdi? Yeşil Elma programı sunucusu:�Kadını kötü anlamda çağrıştıran yemek isimlerini farklı isimlerle yorumladık. Ahlaki olarak...

 
Forum Stats
Üyeler: 66,545
Konular : 231,583
Mesajlar: 417,114
Şuan Sitemizde: 402

En Son Üye: mund006

Sosyal Linkler
Twitter Butonları





Google+ Butonu


Sponsorlu Bağlantılar







Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 11:15.


Powered by vBulletin® Version 3.8.2
Copyright ©2000 - 2014, Jelsoft Enterprises Ltd.

DMCA.com

Sitemizde illegal paylaşım yasaktır.Sayfalarımızda bulunan içeriklerin telif haklarıyla ilgili bir şikayetiniz/sorunuz varsa bize ulaşmak için TIKLAYINIZ .
In this web site,illegal sharing is forbidden.If you have any problem/complaint about content's copyrights in our page,please click here to contact us.