Forum Kimler Online
Go Back   Ezberim > Eğitim & Öğretim > Eğitim > Edebiyat
Kayıt ol Forumları Okundu Kabul Et


Halide Edip Adıvar Kimdir?

Eğitim kategorisinde ve Edebiyat forumunda bulunan Halide Edip Adıvar Kimdir? konusunu görüntülemektesiniz.
Halide Edip Adıvar Kimdir? Halide Edip Adıvar 1884 yılında İstanbulda doğdu.O zamanların şartlarına göre oldukça iyi bir eğitim aldı. İlk ...






Yeni Konu aç Cevapla
 
Seçenekler
  #1  
Alt 24-07-2010, 12:52
 
Standart Halide Edip Adıvar Kimdir?

"Sponsorlu Bağlantılar"

 


Halide Edip Adıvar Kimdir?

Halide Edip Adıvar 1884 yılında İstanbulda doğdu.O zamanların şartlarına göre oldukça iyi bir eğitim aldı. İlk önce Amerikan Kız Kolejine gönderildi ve Fransız edebiyatı hakkında geniş bir bilgiye sahip oldu orda. 1908 yılında gazetelere kadın hakları hakkında yazı yazmaya başladı. Tabi doğal olarak da, kadınları ikinci sınıf canlılar olarak gören dönemin bazı insanalrı tarafından hoş karşılanmadı bu olay. Daha sonra 31 Mart ayaklanamsı nedeniyl Mısıra gitti. Milli Mücadelede önemli bir yere sahiptir Halide Edip, Balkan Savaşları sırasında hastanelerde çalıştı, Kurtuluş Savaşına katıldı. En akılda kalan ise Halide Edip Adıvarın İzmirin işgalini protesto sırasında yaptığı konuşmadır.



1917′de Cumhuriyet Halk Fırkası ve Atatürk ile yaşadığı anlaşmazlıktan dolayı eşi Adnan Adıvar ile birlikte yurtdışında yaşamaya başladı ta ki 1939 yılına kadar. 1940 yılında İstanbul Üniversitesiinde İngiliz Filolojisi Kürsüsü başkanı olmuştur. Daha sonra 1950 yılında tekrar siyasete dönerek Demokrat Parti listesinden bağımsız milletvekili oldu. 1954 yılında da Demokrat Partiden istifa ederek evinde yaşamaya başlamıştır. 1964 yılında da hayatı son bulmuştur.

Halide Edip Adıvarın ilk edebi eserleri olan Seviye Talip, Handan ve Son Eseri öyküleri genelde aşk konusunu işler fakat o güne kadar olan aşk öykülerinden çok farklıdır. Kadın daha dominant bir rol oynar. Önceki öykülerin aksine, bu öykülerde kadın erkeği seçer ve genelde aşkın öyküsünü erkeklerin anı defterinden ya da mektuplarından anlatır. Halide Edipin kendini yansıttığı söylenen bu romanlarda ideal Türk kadınını temsil ettiği söylenir. Batı kültürünü benimsemiş, modern, yabancı dil bilen, müzik ve sanattan anlayan bir kadın portresi oluşturulmak istenmiştir.

Adıvar 1910 yıllarında Ziya Gökalp, Yusuf Akçura ve Ahmet Ağaoğlu ile birlikte Türk Ocağında çalışmaya başladıktan sonra yazdığı Yeni Turan adlı romanında (1912) yurt sorunlarına eğilir. Bu romanda Halide Edip, ütopik bir Türkiyeden bahseder. Yazarın en çok beğenilen romanları olan Ateşten Gömlek (1922) ve Vurun Kahpeye (1923) ise Kurtuluş Savaşı sırasında Anadoluda tanık olduğu olayları, direnişleri, kahramanlıkları, ihanetleri anlatırken kendi gözlemlerinden yararlandığı için daha gerçekçidir. Bu romanlarda da idealize edilen kadın modeli vardır yine. Özellik Ateşten Gömlek romanında bu belirgindir. Ama bu romanlarda, öncekilere nazaran daha fazla milli bilinç ön plandadır, kadınlar aşklarıyla değil de genelde millet için savaşmalarıyla ön plana çıkarlar.

Adıvarın en ünlü romanı Sinekli Bakkalda (1936) ileri bir adım attığını, yeni bir aşamaya vardığını görürüz. İlk romanlarının olay örgüsü bir iki kişi arasındaki bireysel ilişkilere bağlı olarak gelişirken, II. Abdülhamid dönemindeki Türk toplumunun panoramik bir tablosunu sergileyen Sinekli Bakkalın olay örgüsü siyasal, düşsel, toplumsal sorunlarla örülmüş olarak gelişir. Romanın okuru en çok çeken yönü de fakir kenar mahallesi, zengin konakları ve saray çevresiyle II. Abdülhamid zamanının İstanbulu anlatmasıdır.

Ne var ki Halide Edipin amacı bir dönemin Türk toplumunu yansıtmak değildir yalnızca. Bu felsefi romanda çevrelerin bir işlevi de belli değerlerin temsilcisi olmaktır. Sinekli Bakkal mahallesi gelenekleri ve insancıl değerleri sürdüren halk kesimini; Genç Türklerden Hilmi ve arkadaşları devrimci aydınları; saray çevresi ise, yozlaşmış yönetici kesimi temsil eder. Roman iki kısımdan oluşmaktadıe. Birinci kısmın ana teması Abdülhamidin istibdat idaresi karşısında şiddete başvurarak devrim yapmanın geçerliliği sorunudur. Gerçi Adıvar içtenlikle ezilen halktan yanadır, ama gelenekçiliği ve savunduğu mistik dünya görüşü şiddete başvurarak devrim yapmayı onaylamasına izin vermez. Romanda II. Meşrutiyetin ilanı “asırların kurduğu müesseselerin köklerini” söken, “içtimaî ve siyasî nizam ve intizamı” altüst eden bir devrim olarak nitelenir. Doğru tutum Mevlevî tarikatından Vehbi Dedenin yaptığı gibi “herhangi bir hayat fırtınasını sükûnetle seyretmek”tir. Yazar devrimden değil evrimden yanadır. Romanın ikinci kısmında yozlaşmış saray çevresi sergilenirken ana tema olarak Rabia ile Peregrini ilişkisi gelişir ve evlilikle son bulur. Bu evliliğin simgesel anlamı Batı ile Doğunun bileşimi olarak yorumlanmıştır. Ama Peregrininin “öylebasit ve insanî ananeler” dediği geleneklere bağlı Sinekli Bakkal mahallesindeki cemaat yaşamına hayran olması, Müslümanlıkı kabul ederek Rabia ile evlenmesi ve mahalleye yerleşmesi, daha çok Doğu değerlerinin üstünlüğüne işaret sayılmaktadır. Ne var ki yazar, Rabia ile Peregrininin sevişip evlenmelerine inandırıcı bir hava verememiştir. Farkedilir ki, olaylar yazarın kafasındaki bir görüşü dile getirmek için tertiplenmekte ve Doğulu kadın ile Batılı erkek yazarın tezi gereği seviştirilip evlendirilmektedirler. Birinci kısımda olay örgüsünün doğal gelişimi, farklı dünya görüşlerine sahip kişiler arasındaki çatışmadan doğan gerilim ve dramatik sahneler, ikinci kısımda yerlerini, zorlama izlenimi veren bir ilişkiye ve saray çevresinin tanıtılmasına bırakınca romanın sanatsal düzeyi düşer.

1943′te CHP Ödülünü alan Sinekli Bakkal Türkiyede en çok baskı yapan roman olmuştur. Halide Edipin daha sonraki romanları ise öncekilerin verdiği tadı verememiştir…

Sonuç olarak; Halide Edip Adıvar, Türk edebiyat tarihinde önemli bir yere sahiptir. Çünkü öncelikle ilk kadın yazarlardandır kendisi ve olayların kadın gözüyle incelenmesini gösteren romanları bu açıdan çok önemlidir. Bir diğer önemli nokta ise romanlardaki kadınların nitelikleri, kültürlü kadın anlayışını geliştirmiştir. Bu sayede günümüzdeki kadın haklarının, kadın kültürünün oluşmasının temelleri bu romanlarla atılmış denebilir.

Çocukluk ve Öğrencilik yılları

1882 veya 1884 yılında Beşiktaş, İstanbulda doğdu. Babası Mehmet Edip Bey, annesi Fatma Berifem Hanımdır. Annesini küçük yaşta veremden kaybetti[1]. Evde özel dersler alarak ilköğrenimini tamamladı. Yedi yaşında iken yaşını büyüterek girdiği Üsküdar Amerikan Lisesinden kısa bir süre sonra padişahın “Hristiyan okullarında Müslüman öğrencilerin okuyamayacağı” emri ile alınmış ve evde özel ders görmeye başlamıştı. Kolejde İngilizce ve Fransızca öğrenmeye başlayan Halide Edipin İngilizce öğrenirken çevirdiği kitap1897de basıldı. Bu, Amerikalı çocuk kitapları yazarı Jacob Abbottun “Ana” adlı eseri idi [2]. 1899 yılında bu çeviri nedeniyle II. Abdülhamit tarafından Şefkat Nişanı ile ödüllendirildi. Aynı yıl yeniden Üsküdar Amerikan Kolejine kaydolabildi. Bu okulda aldığı eğitimin yaşamında büyük etkisi oldu. Okulda,Rıza Tevfik Beyin Fransız edebiyatı derslerine katıldı ve Doğu edebiyatıyla ilgilendi. 1901 yılında mezun oldu, okulun mezun ettiği ilk kız öğrenciler arasındaydı.

İlk Evliliği ve Çocukları

Halide Edip, kolejin son sınıfında iken matematik öğretmeni olan Salih Zeki Bey ile okuldan mezun olduğu yıl evlendi. Eşi rasathane müdürü oluğu için evleri hep rasathane içinde oldu ve bu yaşam ona sıkıcı geldi. Evliliğinin ilk yıllarında eşine Kamus-u Riyaziyat adlı eserini yazmada yardımcı oldu, ünlü İngiliz matematikçilerin yaşam öykülerini Türkçeye çevirdi. Birkaç Sherlock Holmes hikayesinin de çevirisini yaptı. Fransız yazar Emile Zolanın yapıtlarına büyük ilgi duymaya başladı. Daha sonra ilgisi Shakespearee yöneldi ve Hamlet adlı yapıtının çevirisini yaptı. 1903 yılında ilk oğlu Ayetullah, bundan on altı ay sonra da ikinci oğlu Hasan Hikmetullah Togo dünyaya geldi. 1905 yılında gerçekleşen Japon-Rus savaşında batı uygarlığının bir parçası sayılan Rusyayı Japonların yenmesinin verdiği sevinçle oğluna Japon Deniz Kuvvetleri Komutanı Amiral Togo Heihachironun ismini vermişti.

Yazım alanına girişi

Meşrutiyetin ikinci kez ilan edildiği 1908 yılı Halide Edipin hayatında bir dönüm noktası oldu. 1908′de gazetelerde kadın haklarıyla ilgili yazılar yazmaya başladı. İlk yazısı Tevfik Fikretin çıkardığı Taninde yayımlandı. Başlangıçta, -eşinin isminden ötürü- yazılarında Halide Salih imzasını kullandı. Yazıları, Osmanlı içerisindeki muhafazakâr çevrelerin tepkisini çekti. 31 Mart Ayaklanması sırasında öldürülme endişesiyle kısa süre için iki oğluyla Mısıra gitti. Oradan İngiltereye giderek kadın hakları konusundaki yazıları nedeniyle kendisini tanıyan İngiliz gazeteci Isabelle Fryın evinde konuk oldu. İngiltereye gidişi o dönemde kadın-erkek eşitliği konusunda sürüp giden tartışmalara tanık olmasına, Bertrand Russell gibi fikir adamlarıyla tanışmasına vesile oldu.

1909′da İstanbula geri döndü; siyasi içerikli yazıların yanı sıra edebi yazılar da yayımlamaya başladı. Heyyula ve Raikin Annesi adlı romanları basıldı. Bu arada Kız Öğretmen okullarında öğretmenlik ile vakıf okullarında müfettişlik görevlerinde bulundu. İleride yazacağı Sinekli Bakkal adlı ünlü romanı, bu görevler gereği İstanbulun eski ve arka mahallerini tanıması sayesinde ortaya çıkmıştı.

Eşi Salih Zeki Beyin ikinci bir kadınla evlenmek istemesi üzerine ondan 1910 yılında boşandı ve artık yazılarında Halide Salih yerine Halide Edip adını kullanmaya başladı. Aynı yıl Seviyye Talib romanını yayımladı. Bu roman, bir kadının kocasını terk ederek sevdiği erkekle yaşayışını anlatır ve feminist bir eser olarak değerlendirilir. Basıldığı dönemde bir çok eleştiriye maruz kamıştır. Halide Edip, 1911 yılında ikinci kez İngiltereye gitti, kısa bir süre kaldı. Yurda döndüğünde Balkan Savaşı başlamıştı.

Balkan Savaşı Yılları

Balkan Savaşı yıllarında kadınlar toplum yaşamında daha aktif rol almaya başlamışlardı. Halide Edip de bu yıllarda Teali-i Nisvan Cemiyetini (Kadınları Yükseltme Derneği) kurucuları arasında yer aldı ve yardım işlerinde çalıştı. Öğetmenlik mesleğinin içinde olduğundan eğitim ile ilgili bir kitap yazmaya yöneldi ve Amerikalı düşünür ve eğitimci Herman Harrell Horneun The Psychological Principle of Education (Eğitimin Psikolojik Temeli) adlı eserinden yararlanarak Talim ve Edebiyat adlı kitabı yazdı[6]. Aynı dönemde Türk Ocağı içinde Ziya Gökalp, Yusuf Akçura, Ahmet Ağaoğlu, Hamdullah Suphi gibi yazarlarla tanıştı. Bu kişilerle dostluğu sonucu Turancılık fikrini benimseyen Halide Edip, bu düşüncenin etkisiyle Yeni Turan adlı eserini yazdı. 1911′de Harap Mabetler ve Handan isimli romanları yayımlandı.

I. Dünya Savaşı Yılları

Balkan Savaşları 1913de sona ermişti. Öğretmenlikten istifa eden Halide Edip, Kız Mektepleri Umumi Müfettişliği görevine getirildi. I. Dünya Savaşı başladığında bu görevdeydi. 1916′da Cemal Paşanın daveti üzerine okul açmak üzere Lübnan ve Suriyeye gitti. Aynı yıl bir aşk romanı olan Son Eseri adlı kitabı basıldı. Arap eyaletlerinde iki kız okulu ve bir yetimhane açtı. Orada bulunduğu sırada babasına verdiği vekalet ile Bursada, aile doktorları Adnan Adıvar ile nikahları kıyıldı. Lübnanda iken Kenan Çobanları adlı 3 perdelik operanın librettosunu yayımladı, eseri Vedi Sebra besteledi[7]. Yusuf Peygamber ve kardeşlerini konu alan bu eser, o yıllarda savaş koşullarına rağmen yetimhane öğrencileri tarafından 13 defa sahneye kondu[8]. Türk ordularının Lübnan ve Suriyeyi boşaltması üzerine 4 Mart 1918de İstanbula döndü. Yazar, hayatının buraya kadar olan bölümünü Mor Salkımlı Ev adlı kitabında anlatmıştır.

Milli Mücadele Yılları ve ABD Mandası tezi

Halide Edip, İstanbula döndükten sonra Darülfünunda Batı edebiyatı okutmaya başladı. İzmirin işgalinden sonra “milli mücadele” en önemli işi haline geldi. Türk Ocaklarında çalıştı. Karakol adlı gizli örgüte girerek Anadoluya silah kaçırma işinde rol aldı. Vakit Gazetesinin sürekli yazarı, M. Zekeriya ve eşi Sabiha Hanımın çıkarttıkları Büyük Mecmuanın başyazarı oldu.

Milli Mücadele taraftarı aydınların bir kısmı işgalcilere karşı ABD ile işbirliği yapma düşüncesiydi, Halide Edip bu düşüncedeki Refik Halit, Ahmet Emin, Yunus Nadi gibi aydınlarla 14 Ocak 1919′da Wilson Prensipleri Cemiyetinin kurucuları arasında yer aldı. Halide Hanım, milli mücaelenin önderi Mustafa Kemale yazdığı bir mektupla ABD mandası tezini açıkladı ancak bu tez temmuz ayında Mustafa Kemal önderliğindeki Erzurum Kongresinde uzun uzun tartışılacak ve reddedilecektir. Yıllar sonra Mustafa Kemalin Nutuk adlı eserinde tam metnine yer vereceği mektubu yüzünden Halide Edip, “mandacı” olarak suçlanmış, hatta “hain” olarak değerlendirilmiştir.

Halide Edip Adıvar için İstanbul Mitingleri ve İdam Kararı

15 Mayıs 1919 günü İzmiri Yunanlıların işgal etmesi üzerine İstanbulda ardı ardına protesto mitingleri düzenlenmekteydi. İyi bir hatip olan Halide Edib, 19 Mayıs 1919 günü Asri Kadınlar Birliğinin düzenlediği ve kadın hatiplerin de konuşmacı olduğu ilk açıkhava mitingi olan Fatih Mitinginde kürsüye çıkan ilk konuşmacıydı, attığı nutuk ile belleklerde büyük iz bıraktı. 20 Mayısta Üsküdar mitingi, 22 Mayısta Kadıköy mitingine katıldı. Bunları Halide Edipin başkahramanı haline geldiği Sultanahmet mitingi izledi. Önceden hazırlanmadan ve yazmadan yaptığı konuşmada sarf ettiği “Milletler dostumuz, hükümetler düşmanımızdır.” cümlesi bir vecize halini aldı.

İngilizler İstanbulu 16 Mart 1920de işgal ettiler. Hakkında idam emri çıkardıkları ilk kişiler arasında Halide Edip ve eşi Dr. Adnan da vardır. 24 Mayısta padişah tarafından onaylanan kararda idama mahkum edilen ilk 6 kişi şunlardı: Mustafa Kemal, Kara Vasıf, Ali Fuat Paşa, Ahmet Rüstem, Dr. Adnan ve Halide Edip.

Anadoluda Mücadele

Haklarında idam karar çıkmadan önce Halide Edip, eşi ile birlikte İstanbuldan ayrılıp Ankaradaki milli mücadeleye katılmıştı. Çocuklarını İstanbulda yatılı okulda bırakarak 19 Mart 1920 günü Adnan Bey ile at sırtında yola çıkan Halide Hanım, Geyveye ulaştıktan sonra buluştukları Yunus Nadi Bey ile birlikte trene binip Ankaraya gitmiş ve 2 Nisan 1920 günü Ankaraya varmıştı.

Halide Edip, Ankarada Kalaba(Keçiören)daki karargahda görev aldı. Ankara yolunda iken Akhisar İstasyonunda Yunus Nadi Bey ile birlikte kararlaştırdıkları gibi Anadolu Ajansı isimli bir haber ajansının kurulması Mustafa Kemal Paşadan onay görünce ajans için çalışmaya başladı. Ajansın muahabiri, yazarı, yöneticisi, ayakişlerine bakanı olarak çalışıyordu. Haber derleyip milli mücadeleye ilişkin bilgileri telgrafı olan yerlere telgrafla iletmek, olmayan yerlerde cami avlusuna afiş olarak yapıştırılmalarını sağlamak; Avrupa basınını takip edip batılı gazetecilerle iletişim kurmak; Mustafa Kemalin yabancı gazetecilerle görüşmesini sağlamak, bu görüşmelerde tercümanlık yapmak; Yunus Nadi Beyin çıkardığı Hakimiyet-i Milliye gazetesine yardımcı olmak ve Mustafa Kemalin diğer yazıişleri ile ilgilenmek Halide Edipin yürüttüğü işlerdi.

1921de Ankara Kızılay başkanı oldu. Aynı yılın Haziran ayında Eskişehir Kızılayda hastabakıcılık yaptı. Ağustosta orduya katılma isteğini Mustafa Kemale telgrafla iletti ve cephe karargâhında görevlendirildi. Sakarya Savaşı sırasında onbaşı oldu. Yunanlıların halka verdiği zararları incelemek ve raporlamakla sorumlu Tetkik-i Mezalim Komisyonunda görevlendirildi. Vurun Kahpeye adlı romanının konusu bu dönemde oluştu. Türkün Ateşle İmtihanı(1922) adlı anı kitabı, Ateşten Gömlek(1922), Kalp Ağrısı (1924), Zeynonun Oğlu adlı romanlarında Kurtuluş Savaşının değişik yönlerini gerçekçi biçimde dile getirebilmesini savaştaki deneyimlerine borçludur.

Savaş boyunca cephe karargahında görev yapan Halide Edip, 30 Ağustos Zaferinden sonra ordu ile İzmire gitti. İzmire yürüyüş sırasında rütbesi başçavuşluğa yükseldi. Savaştaki yararlılıklarından ötürü İstiklal Madalyası ile ödüllendirildi.

Kurtuluş Savaşı Sonrası

Kurtuluş Savaşı, Türk ordusunun zaferiyle sonuçlandıktan sonra Ankaraya döndü. Eşi, Dışişler Bakanlığının İstanbul temsilciliği ile görevlendirilince birlikte İstanbula gittiler. Anılarının buraya kadar olan kısmını Türkün Ateşle İmtihanı adlı eserinde anlatmıştır.

Halide Edip, cumhuriyetin ilanından sonra Akşam, Vakit ve İkdam gazetelerinde yazdı. Bu arada Cumhuriyet Halk Fırkası ve Mustafa Kemal Atatürk ile siyasi fikir ayrılıkları yaşadı. Eşi Adnan Adıvarın Terakkiperver Cumhuriyet Fırkasının kuruluşunda yer alması sonucu iktidar çevresinden uzaklaştılar. Terakkiperver Cumhuriyet Fırkasının kapatılıp Takrir-i Sükun kanununun kabul edilmesiyle tek parti döneminin başlayınca, kocası Adnan Adıvar ile birlikte Türkiyeden ayrılarak İngiltereye gitti. 1939 yılına kadar 14 yıl boyunca yurtdışında yaşadı. Bu sürenin 4 yılı İngilterede, 10 yılı da Fransada geçti.

Halide Edip, yurtdışında yaşadığı dönemde kitap yazmayı sürdürdüğü gibi Türk kültürünü dünya kamuoyuna tanıtmak amacıyla pek çok yere konferanslar verdi. İngilterede Cambridge, Oxford; Fransada Sorbonne Üniversitelerinde konuşmacı oldu. 2 defa Amerika Birleşik Devletlerine bir defa da Hindistana davet edilerek gitti. 1928 yılında ABDye ilk gidişinde Williamstown Siyaset Enstitüsünde yuvarlak masa konferansına başkanlık yapan ilk kadın olarak büyük ilgi çekti. Artık ABDde yaşamakta olan oğullarını, Anadoluda milli mücadeleye katılmak için onlardan ayrılışından 9 yıl sonra ilk defa bu gezi sırasında tekrar görebildi. 1932 yılında Columbia Üniversitesi Bernard Kolejden gelen çağrı üzerine ikinci kez ABDye gitti ve ilk gidişindeki gibi seri konferanslarla ülkeyi dolaştı. Yale, Illinois, Michigan üniversitelerinde konferanslar verdi. Bu konferansların sonucu olarak Türkiye Batıya Bakıyor adlı eseri ortaya çıktı[10]. 1935 yılında İslam üniversitesi Jamia Miliayı kurmak için açılan kampanyaya katılmak üzere Hindistana çağırıldığında Delhi, Kalküta, Benares, Haydarabad, Aligar, Lahor ve Peşaver Üniversitelerinde dersler verdi. Konferanslarını bir kitapta topladı, ayrıca Hindistan izlenimlerini içeren bir kitap yazdı.

1936 yılında en ünlü eseri olan Sinekli Bakkalın İngilzice orijnali “The Daughter of the Clown” yayımladı. Roman aynı yıl Türkçe olarak Haber gazetesinde tefrika edildi. Bu eser 1943 yılında CHP Ödülünü aldı ve Türkiyede en çok baskı yapan roman oldu.

1939′da İstanbula döndü ve 1940 yılında İstanbul Üniversitesinde İngiliz Filolojisi kürsüsünü kurmakla görevlendirildi ve 10 yıl kürsü başkanlığını yürüttü. Shakespeare hakkında verdiği açılış dersi büyük yankı uyandırdı.

1950 yılında Demokrat Parti listesinden İzmir milletvekili olarak TBMMye girdi ve bağımsız milletvekili olarak görev aldı. 5 Ocak 1954 günü Cumhuriyet Gazetesinde Siyasi Vedaname başlıklı bir yazı yayımlayarak bu görevinden ayrıldı ve tekrar üniversitede görev aldı. 1955′te eşi Adnan Beyin kaybı ile sarsıldı.

Halide Edip Adıvar, 9 Ocak 1964 yılında İstanbulda 82 yaşındayken böbrek yetmezliği nedeniyle yaşamını yitirdi. Cenazesi, İstanbul Merkezefendi Mezarlığına defnedildi.







"Sponsorlu Bağlantılar"

 
"Sponsorlu Bağlantılar"



  #2  
Alt 27-07-2010, 20:34
 
Standart Cevap: Halide Edip Adıvar Kimdir?

tesekkğrler


Cevapla

Hızlı Cevap
Mesajınız:
Kullanıcı isminiz: Giriş yapmak için Buraya tıklayın
Rastgele Soru

Seçenekler


Seçenekler


Benzer Konular
Mor Salkımlı Ev Özeti - Halide Edip Adıvar Kitabın Özeti: Her insana var olduğunu,yaşadığını idrak ettiren farklı farklı olaylar vardır. Nasıl bir şimşek çakınca karanlık birden aydınlanıyorsa ,hafızamızda da bazı olaylar sonucunda bir...
Halide Edip Adıvar Okuduğu Okullar Halide Edip Adıvar Hangi Okullarda Okudu, Halide Edip Adıvar Okuduğu Okullar Nelerdir, Doğum Tarihi :1884 Vefat Tarihi : 9 Ocak 1964 __Türk yazar, siyasetçi, akademisyen, öğretmen. Halide...
Halide Edip Adıvar Sözleri Kadınlar sade bal değil, zehir tesiri de yaparlar. Kadınlar kendilerini sevenler için değil, onlara hükmedenler için can verirler. Her iyi kadın erkek için mukaddes bir kalkandır. Biz zavallı...
Döner Ayna-Halide Edip Adıvar-Kitap Özeti Döner Ayna-Halide Edip Adıvar-Kitap Özeti Hanife adında küçük bir kız bir katır kafilesi ile birlikte babasının yanına geliyordu.Hanife babasını hiç görmemişti.Çok merak etmektedir.Yolda...
Halide Edip Adıvar HALİDE EDİP ADIVAR http://www.edebiyatogretmeni.net/halideedip.gif 1882'de İstanbulda doğdu. 9 Ocak 1964te İstanbulda yaşamını yitirdi. 1901'de Üsküdar Amerikan Kız Kolejinde mezun oldu....

 
Forum Stats
Üyeler: 65,747
Konular : 238,998
Mesajlar: 426,232
Şuan Sitemizde: 207

En Son Üye: alpermert

Sosyal Linkler
Lütfen Facebook Sayfamızı Beğenin



Twitter Butonları





Google+ Butonu



Lütfen Google+ Sayfamızı Çevrenize Ekleyin


Sponsorlu Bağlantılar







Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 00:32.


Powered by vBulletin® Version 3.8.2
Copyright ©2000 - 2014, Jelsoft Enterprises Ltd.

DMCA.com

Sitemizde illegal paylaşım yasaktır.Sayfalarımızda bulunan içeriklerin telif haklarıyla ilgili bir şikayetiniz/sorunuz varsa bize ulaşmak için TIKLAYINIZ .
In this web site,illegal sharing is forbidden.If you have any problem/complaint about content's copyrights in our page,please click here to contact us.