Ezberim  

Anasayfa Kimler Online
Go Back   Ezberim > İslam Dini Bölümü > Dini Bilgiler
Kayıt ol Forumları Okundu Kabul Et


İslamın Şartı Zekat

İslam Dini Bölümü kategorisinde ve Dini Bilgiler forumunda bulunan İslamın Şartı Zekat konusunu görüntülemektesiniz.
Zekat Gereken Mallar Nakit, altin, gumus, hububat, meyveler, madenler ve hayvanlardir. Mallar; acik (zahire) ve gizli (batine) olmak uzere iki ...


Seçenekler
  #1  
Okunmamış 22-03-2008, 21:45
 
Standart İslamın Şartı Zekat

Zekat Gereken Mallar

Nakit, altin, gumus, hububat, meyveler, madenler ve hayvanlardir. Mallar; acik (zahire) ve gizli (batine) olmak uzere iki kisma ayrilir. Yilin alti ayindan fazlasi kirlarda otlayarak beslenen ve ticaret icin degil de, eti, sutu, yunu vs. icin tutulan (Saime) hayvanlar, bazi toprak mahsulleri, madenleri, yer altindan cikartilan defineler ve gumruklerden gecen ticaret mallari acik (zahir) mallardir. Nakit paralar, altin, gumus ve depolarda ya da magazalarda bulunan ticaret mallari da gizli (batin) mallardandirlar. Bu mallardan her biri belirli olculerde zekata tabidirler.

Altin, gumus ve paranin zekati;

”Ey iman edenler! (Biliniz ki), hahamlardan ve rahiplerden bircogu insanlarin mallarini haksiz yollardan yerler ve (insanlari) Allah yolundan engellerler. Altin ve gumusu yigip da onlari Allah yolunda harcamayanlar yok mu, iste onlara elem verici bir azabi mujdele! (Bu paralar) cehennem atesinde kizdirilip bunlarla onlarin alinlari, yanlari ve sirtlari daglanacagi gun (onlara denilir ki): ”Iste bu kendiniz icin biriktirdiginiz servettir. Artik yigmakta oldugunuz seylerin (azabini) tadin!”(Tevbe 34-35)

85 gram altina sahip olan kisiye kirkta bir vermesi gerekir. Ali r.a.den; ”Yuz dirhemin olup uzerinden bir yil gecmisse ona bes dirhem zekat gerekir. Altin yirmi dinara ulasmadikca bir sey gerekmez. Yirmi dinarin olup uzerinden bir yil gecince ondan yarim dinar zekat vermen gerekir.” (Sahihu Suneni Ebu Davud(1391))

Bir dinar; 4.25 gramdir. Yirmi dinar; 85 gramdir. Yuz dirhem gumuse kirkta bir (%2.5) zekat gerekir.

Ibnu Omer ve Hz. Aise radiyallahu anhuma'nin anlattigina gore: Rasulullah aleyhissalatu vesselam, her yirmi dinar ve daha fazlasi icin yarim dinar (zekat) alirdi, kirk dinar icin de bir dinar (zekat) alirdi. (Sahihu Ibni Mace(1448) el Irva(813))

Amr Bin Suayb, babasindan, o da dedesinden; Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu ki; ”yirmi miskalden az olan altinda ve yuz dirhemden azinda zekat yoktur.” (Ebu Ubeyd el Emval(1113) Sahitleriyle sahihtir. El Irva(815))

Ali (radiyallahu anh) anlatiyor: ”Hz. Peygamber (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: ”Sizi (ticari olmayan) atin ve kolenin zekatindan affettim. Oyle ise gumus paralarinizin zekatini verin. Bunun her kirk dirhemine bir dirhem vereceksiniz. Ancak yuz doksan dirheme zekat dusmez. Iki yuz dirheme ulasti mi bes dirhem verilecektir.” (Tirmizi(620) Ebu Davud(1574) Nesai(5/37) Sahihu Ebu Davud(1392) Sahihu Tirmizi(506))

Enes (radiyallahu anh)'in anlattigina gore, Hz. Ebu Bekir es-Siddik (radiyallahu anh), kendisini Bahreyn'e gonderdigi zaman, ona su gelecek talimati yazili olarak vermis ve altini da Resulullah (aleyhissalatu vesselam)'in muhru ile muhurlemisti. Muhure naksedilen yazi uc satir halinde idi. Bir satirda Muhammed, bir satirda Resul, bir satirda da Allah yazili idi. Mektup soyle idi: ”Bismillahirrahmanirrahim. Bu, Resulullah (aleyhissalatu vesselam)'in muslumanlara farz kildigi ve Allah'in da Resulune emretmis oldugu zekat farizasidir. Muslumanlardan her kimden bu, usulunce taleb edilirse, derhal vermelidir. Kimden de belirtilenden fazlasi istenirse vermesin:…… (Iki yuz dirhemlik) gumuste, onda birin dortte biri (yani kirkta bir miktari) zekat vacibtir…” (Buhari(1454) Ebu Davud(1567) Nesai(5/18-23).)

Ticaret Mallarinin Zekati;

Ticaret malindan zekat alinmasinin Kitap ve sunnetten delili olmadigi gibi Beraati asliyyeye de zittir.

Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem veda haccindaki hutbesinde; ”Kanlariniz, mallariniz, irzlariniz, su gununuz, su ayiniz gibi, su beldenizdeki gibi haramdir. Dikkat edin! Teblig ettim mi?” (Buhari(1739) Muslim(1679)) buyurmustur.

Ibni Abbas r.a.dan; Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu ki; ”Musluman kisinin mali ancak gonul hosluguyla helal olur.” (Ahmed ve baskalari sahih isnad ile; El Irva(1459))

Semure Ibnu Cundub (radiyallahu anh) anlatiyor: ”Resulullah (aleyhissalatu vesselam) satmak uzere hazirladigimiz seyden sadaka vermemizi emrederdi.” (Ebu Davud(1562) cok zayiftir.) Hadisine gelince; bu rivayet sabit olmayip, bundan kastedilen de nafile sadakadir.

Ibni Cureycden; Ata bana dedi ki; ”Incide, zebercette, yakutta, kiymetli taslarda, ticaret mallarinda zekat yoktur. Eger ticaret mallari satilirsa, satildigi zaman kazancindan sadaka vardir.” (Abdurrazzak(4/84) Ibni Ebi Seybe(3/144) senedi sahihtir.) Bu rivayette ne nisap, ne havelani havl zikredilmemistir. Bu da gosterir ki bundan farz olan zekat degil, nafile olan sadaka kastedilmistir.

Ibrahim es Saigden; ”Ataya; "Cesitli turlerden pek cok ticaret mali olan, ve bunlardan bilmedigi miktarda kari olan zekat verir mi?" Diye soruldu. Dedi ki; ”Hayir. Lakin altini ve gumusu varsa bundan zekati verir, satilik mallarininkini ise ancak satilinca verir.” (Ibni Zencuye el Emval(3/946) hasen senedle.)

Ebu Hureyre (radiyallahu anh) anlatiyor: ”Rasulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: ”Musluman uzerine, ati ve kolesi icin zekat mukellefiyeti yoktur.” (Buhari, Zekat 45, 46 Muslim (982) Muvatta(1/277) Tirmizi(628) Ebu Davud(1594, 1595) Nesai(5/35))

Madenlerin ve definenin zekati;

Ebu Hureyre (radiyallahu anh) anlatiyor: Rasulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: ”Hayvan(in sebep oldugu magduriyet) hederdir, kuyu(nun sebep oldugu magduriyet) hederdir. Maden (in sebep oldugu magduriyet) hederdir. Defineye humus (beste bir nisbetinde zekat) vardir.” (Buhari, Zekat 66, Sirb 3, Diyet 28, 39; Muslim(1710); Muvatta, Zekat 9; Tirmizi(642,1377) Ebu Davud(3085) Nesai(5/45) Ibnu Mace(2673–2676))

Malik (rahimehullah) der ki: ”Bizim nazarimizda ihtilafsiz makbul olan ve ehl-i ilimden isitmis oldugumuz gorus sudur: Derler ki: ”Rikaz, cahiliye devri insanlarinin gomduklerinden, bir mal sarfini gerektirmeden, nafaka harcamadan, fazla yorgunluk olmadan, yuk altina girmeden ele gecirilen seydir. Mal taleb edilen, cok fazla calismayi gerektiren, bazan rastlanip bazan rastlanmayan sey rikaz degildir.” (Muvatta, Zekat 9)

Bunlarda(definede) nisap ve havelani havl sarti yoktur. Hemen bestebiri verilir. Madenlerin (kursun, bakir, demir, kibrit gibi) zekati hakkinda ise nas varit olmamistir. Ancak sadaka verilmek istenirse o baska. Ama altin ve gumus gibi madenler islendigi zaman yukarida aciklandigi gibidir.

Deniz urunleri:

Bunlarda zekat gerekmez. Ibnu Abbas (radiyallahu anhuma) soyle demistir: ”Anber, rikaz degildir. Bunu deniz atmistir.” (Buhari, Zekat 36, (1499) Safii, Ibni Ebi Seybe ve baskalari sahih senetle mevsul olarak, bkz.: Fethul Bari(3/362) Ebu Ubeyd Emval(884))

Borcun zekati;

Borc iki cesittir; birisi odenmesi beklenen borctur ki ona zekat gerekir. Ikincisi; odenmesi umulmayan, borc sahibinin zor durumda olmasi sebebiyle gelmesi beklenmeyen borctur. Buna zekat gerekmez. Aise r.a.dan; ”Borcun zekati yoktur.” (Ibni Ebi Seybe hasen isnad ile; el Irva(784)) Yine demistir ki; ”Borc teslim alinana kadar ona zekat yoktur.” (Ibni Ebi Seybe hasen isnad ile; el Irva(784))

Ali r.a. sahibinin tahsil edip edemeyecegi bilinmeyen borc hakkinda; ”Eger alirsa gecmis seneler de dahil olarak zekatini verir” demistir. (Ebu Ubeyd(1220) ve Beyhaki sahih senedle; el Irva(785))

Zinet esyasinin zekati:

Ummu Seleme (radiyallahu anha) soyle demistir: ”Ben altindan zinetler takiniyordum. Bir gun: ”Ey Allah'in Resulu! Bu, (Kur'àn'da yasaklanan) kenz sayilir mi?” diye sordum. Bana soyle cevap verdi:

”Zekati verilecek miktara ulasan seyin zekati verilirse kenz sayilmaz.” (Ebu Davud(1564) Sahihu Ebu Davud(1383) Sahiha(559))

Ebu Said el Hudri (Ra)den; Rasulullah Sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu ki; ”Bes ukiye (ikiyuz dirhem: 640 gr.)den, asagi olan miktarda ki (gumusten) zekat yoktur. Bes deveden az sayidaki deveden zekat yoktur. Bes vesk (875 kg)den asagi miktarda ki (hurma, uzum ve tahillardan) zekat yoktur.” (Buhari(2/133,143,147) Muslim(979) Ibni Ebi Seybe(3/117) Ahmed(3/6) Malik(248) Ebu Davud(1558) Tirmizi(627) Nesai(5/36) Ibni Mace(1794) Ibni Hibban(5/113,117,119) Ibni Huzeyme(2293-94, 2302, 2303) Ibnul Carud(340) Darekutni(2/129) Cemul Fevaid(2695) Tayalisi(2197) Abdurrezzak (7253) Safii el Umm (2/3,7/180) Darimi (1/384) Ebu Yala (979,1071) Tahavi (2/34) Beyhaki (4/106,120,124,133,7/5) Seybani Muvatta (325))

Amr Ibnu Suayb, an ebihi an ceddihi tarikinden anlatiyor: ”Rasulullah (aleyhissalatu vesselam)'a bir kadin, beraberinde bir kizi oldugu halde geldi. Kizin elinde, altindan kalin iki bilezik vardi.

”Bunlarin zekatini verdin mi?” diye (Rasulullah aleyhissalatu vesselam) kadina sordu. Kadin:

”Hayir!” diye cevap verdi. Rasulullah:

”Kiyamet gunu Allah'in, onlari sana atesten iki bilezik yapmasi seni memnun eder mi?” dedi. Bunun uzerine kadin, bilezikleri derhal cikarip Rasulullah'in onune birakti ve:

”Bunlar Allah ve Rasulune aittir!” dedi. (Ebu Davud(1563) Nesai(5/38) Tirmizi(637))

Kullanilmasi haram olan altin ve gumusten kaplar, kasiklar, altin yuzuk, kolye, bileklik gibi erkegin kullanmasi haram olan zinetlere nisaba ulastiginda ve havelani havl ile zekat gerekir. (Tebyinul Mesalik(2/73))

Mahsullerin zekati;

Allah Teala buyuruyor ki; ”Ey iman edenler! Kazandiklarinizin iyilerinden ve rizik olarak yerden size cikardiklarimizdan hayra harcayin. Size verilse, gozunuzu yummadan alamayacaginiz kotu mali, hayir diye vermeye kalkismayin. Biliniz ki Allah zengindir, ovguye layiktir.”(Bakara 267)

”Cardakli ve cardaksiz (uzum) bahceleri, urunleri cesit cesit hurmalari, ekinleri, birbirine benzer ve benzemez bicimde zeytin ve narlari yaratan O'dur. Herbiri meyve verdigi zaman meyvesinden yeyin. Devsirilip toplandigi gun de hakkini (zekat ve sadakasini) verin, fakat israf etmeyin; cunku Allah israf edenleri sevmez.”(Enam 141)

Amr Ibnu Su'ayb an ebihi an ceddihi radiyallahu anhuma anlatiyor: ”Rasulullah aleyhissalatu vesselam, (yerden cikan mahsullerden) su bes seyden zekat verilmesini tesri buyurdu: ”Bugday, arpa, hurma, uzum ve dari.” (Ibni Mace(1815) Ebu Musa ve Muaz r.a.dan sahih senedle benzeri; el Irva(3/278,no;801) Sahiha(879))

Muaz r.a., Peygamber sallallahu aleyhi ve selleme sebzeler (bakliyat) hakkinda soran bir mektup yazmisti; Buyurdu ki; ”Onlardan bir sey gerekmez.” (Sahihu Tirmizi(519) bkz.: el Irva(801))

Bu mahsullerde nisap miktari bes vesktir. (60 sa=875 kg.) Nitekim Ebu Said r.a. hadisinde gecmisti.

Cabir (radiyallahu anh) anlatiyor: ”Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: ”Nehir ve yagmur sularinin suladigi seylerden (zekat olarak) osur (onda bir) alinir. Hayvanla sulananlardan osrun yarisi (yirmide bir) zekat alinir.” (Muslim(981) Ebu Davud(1597) Nesai(5/42).)

Muaz (radiyallahu anh) anlatiyor: ”Resulullah (aleyhissalatu vesselam) bana, sema(dan inen suyun) suladigi mahsulden tam osur, aletle cikarilan suyun suladigi mahsulden yarim osur almami emretti.” (Nesai (5/42) Sahihu Ibni Mace(1472) el Irva(799))

Mahsulu tahmin:

Attab Ibnu Useyd (radiyallahu anh) anlatiyor: ”Resulullah (aleyhissalatu vesselam) bize, hurmaya tahmin bictigimiz gibi, uzume de tahmin bicmemizi ve zekatini kuru uzum olarak almamizi emretti, tipki hurmanin zekatini kuru hurma olarak aldigimiz gibi.” (Tirmizi(644) Ebu Davud(1603) Nesai(5,109) Ibnu Mace(1819))

”Hars” hazr, tahmin ve takdir demektir. Tirmizi, soyle aciklamistir: ”Hars, bu isi anlayanin agaca bakip: ”Bu uzumden su kadar mahsul, bu hurmadan su kadar hurma cikar” demesidir. Bunun zekati adamlara borc yazilir. Yahud takdirci bu mahsulun osrune bakar ve bunu sahiplerine borc olarak tesbit eder, sonra mal sahibi ile meyveyi basbasa birakir, onlar diledikleri tasarrufu yaparlar. Meyva olgunlasti mi onlardan osrunu alir.”

Suleyman Ibnu Yesar anlatiyor: ”Hz. Peygamber (aleyhissalatu vesselam), Abdullah Ibnu Revaha'yi Hayber'e yahudilerle kendi arasinda mahsulun takdiri icin gonderiyordu. Yahudiler, hanimlarinin zinetlerinden ona bazi takilar verip: ”Bu sanadir (al, karsiliginda) bize yukumuzu hafiflet, taksimde lehimize olarak biraz goz yumuver!” dediler. Abdullah (radiyallahu anh) onlara su cevabi verdi:

”Ey yahudiler toplumu! Sizler, bana Allah Teala'nin en menfur mahluklarisiniz. Bu, beni size karsi zulme sevk etmeyecektir. Bana teklif ettiginiz rusvete gelince, o haramdir ve biz bu harami yemeyiz.” Yahudiler:

”Arz ve semavati ayakta tutan iste bu (durustluk)tur!” dediler.” (Muvatta(2, 703, 704); Ebu Davud(3413, 3414))

BALIN ZEKATI

Ibnu Omer (radiyallahu anhuma) anlatiyor: ”Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: ”Balda on tuluk icin bir tuluk zekat vardir.” (Tirmizi(629) Sahihu Tirmizi(514) bkz.: Mecmauz Zevaid(3/77) Ebu Ubeyd Emval(s.480-481))

Ebu Seyyare el Mutteki anlatiyor: ”Ey Allah'in Resulu, benim bal arilarim var (zekat duser mi?)dedim.

”Evet! Osurunu ver!” buyurdu. ”Ey Allah'in Reslulu! Arilari benim icin muhafaza buyur!” dedim, o da onlari benim icin muhafaza buyurdu.” (Sahihu Ibni Mace(1476) Ebu Ubeyd Emval(1489))

Hayvanlarin zekati:

Deve ve koyunlarin zekati; Ibni Omer (Ra)den; ”Rasulullah Sallallahu aleyhi ve sellem alinmasi gereken zekat hakkinda bir mektub yazdirdi. Ancak zekat memurlarina gonderemeden vefat etti. (Onu kilici ile beraber bir yere koymustu) Ebu Bekr (Ra) halife olunca olunceye kadar onu uyguladi. Sonra Umer(Ra) da olunceye kadar onu uyguladi. O mektupta sunlar yazili idi;

”Bes devesi olan; bir koyun,

On devesi olan; iki koyun,

On bes devesi olan; uc koyun,

Yirmi devesi olan; dort koyun verecek,

Yirmi bes devesi olan; develerinin sayisi otuz bes olana kadar; iki yasinda bir deve verecektir.

Bundan fazla devesi olan; kirk bes deveye kadar; uc yasinda bir deve verecektir.

Bundan fazlasinda altmis deveye kadar; dort yasinda bir disi deve verecek,

Bundan fazlasinda yetmis bes deveye kadar; bes yasina girmis bir disi deve,

Bundan fazlasinda doksan deveye kadar; iki tane uc yasina girmis disi deve,

Bundan fazlasinda yuz yirmi deveye kadar; dort yasina girmis iki disi deve verecek,

Bundan fazlasinda ise her ellide; bir dort yasina girmis disi deve,

Her kirkta; uc yasinda bir deve verecektir.

Koyunda; Kirk koyunda; bir koyun verecektir. Sayi yuz yirmiye ulasincaya kadar bu boyledir.

Yuz yirmi birden iki yuz koyuna kadar; iki koyun,

Daha fazlasinda uc yuze kadar; uc koyun,

Daha fazlasinda; her yuz koyunda bir koyun verecektir.

Yuzden asagi olanda yuze ulasincaya kadar kusurattan zekat gerekmez.

Ayri olan birlestirilmez, bir arada olanda zekat korkusu ile ayrilamaz. Iki ortagin malindan alinan zekatta, her ikisi de esit olarak birbirine muracaat eder. Sakat, yasli ve kusurlu hayvandan zekat alinmaz. (yani bu hayvanlar zekat olarak alinmaz) (Sahihtir. Buhari(2/144-5) Ebu Davud(1567) Ahmed(1/11-12,2/14,15) Ibni Ebi Seybe(3/12) Tirmizi(621) Darimi(1/381) Hakim(1/392-94) Beyhaki(4/88) Ibni Mace(1798) Safii El Umm(2/4,7/157) Ebu Yala (254/2) Ibni Huzeyme(2267) Nesai(5/18-21,27-29) Malik(zekat 11))

Zuhri dedi ki; ”Zekat memurlari geldigi zaman koyunlari, iyi orta ve kotu diye uce ayirir, orta halli olanlardan zekat alir.” Zuhri sigirin zekatindan bahsetmedi.

”Ayri olan birlestirilmez, bir arada olan ayrilmaz” kavlinin manasi zekat korkusu ile bunun yapilmamasidir. Karyelerde ve koylerde yasayan insanlar, zekat memurunun, zekat alacaklarini ogrendikleri zaman her kirkta bir icin uc tane ornek koyun cikariyorlardi. Birbirlerine diyorlardi ki; ”Gelin aramizda ortaklik kuralim, soyle deriz; ”biz uc ortagiz, bizim toplam yuz yirmi koyunumuz var” boylece zekat memuru onlardan bir koyun aliyor, fakirlerin hakki olan iki koyun eksik kaliyordu. ”Ayri olanlar zekat korkusu ile bir araya getirilemez” kavlindeki mana ile bu fiilden nehyedildiler.”

”Bir arada olan ayrilamaz” kavline gelince bu hitap zekat memurunadir. Diyelim ki iki ortagin ****en koyunu var, onlara bir koyun zekat vermeleri gerekir, ortakliktan ayrilmazlar. ”Eger onlar ayrilsa idi her birinden birer koyun alinacakti.” Onlardan her biri bir sene gectikten sonra cagrilmalari gerekir. Allahtan korksunlar.

”Iki ortak birbirine esit olarak muracaat ederler” kavline gelince; bunun manasinda fikih alimleri ihtilaf ettiler. Imam Malik Radiyallahu anh in kavli –ki O Ebu Sevr in de kavlidir; ”Koyun veya sigirda ortak olan iki kisiden her birine zekat duser. (Mesela, zekat olarak, bir koyun dusmus ise, ortaklar aralarinda odesir.) Koyun ortagi olan iki kisinin hisselerinin toplami ancak nisap miktarina ulasiyorsa, zekat gerekmez. Yani yirmi koyun birine ait, yirmi koyun digerine ait ise, zekat dusmez. Iki ortak ****en koyunda ortak olup, her birinin kirkar koyunu varsa, veya toplam yuz yirmi koyunlari olup birinin ****en, digerinin kirk koyunu varsa, zekat memuru geldiginde, onlardan bir tane koyun zekat alir. Sonra ortaklar, zekat olan o bir koyun hakkinda adil sekilde odesirler. ****en koyun sahibi ucte ikilik kismini, kirk koyun sahibi de ucte birlik kismini odemis olur. (bkz.: Seyh Halil Serhus Sagir(1/602) Serhul Kebir(1/439) Kavaninul Fikhiyye(108))

Safii, Ahmed Bin Hanbel ve baskalarina gore; ortaklar, tek bir maldan zekat verir gibi zekat verirler, sonra ortaklar kendi aralarinda adil bir sekilde odesirler. Otuz koyunu olan ve on koyunu olan iki ortaktan, zekat memuru bir koyun alir, otuz koyunu olan ortak; dortte uc hisse, on koyunu olan ortak ise; dortte bir hisse odemis olur. Sayi bundan fazla oldugunda da buna gore taksim edilir. (bkz.: Muhezzeb(1/150 v.d.) Kessaful Kina(2/227 v.d.) Serhul Mecmu(5/408 v.d.) el Mugni(2/607))

Sigirlarin zekati; Muaz (radiyallahu anh) anlatiyor: ”Resulullah (aleyhissalatu vesselam) beni Yemen'e gonderdi ve bana:

”Her otuz sigirdan bir erkek veya disi buzagi (tebi'a=iki yasinda sigir), her kirktan bir musinne(uc yasinda sigir), almami” emretti. (Tirmizi(623) Ebu Davud(1576, 1577, 1578) Nesai(5, 25, 26). Metnin lafzi Tirmizi'ye aittir. El Irva(795) Sahihu Ebu Davud(1394) Ebu Ubeyd el Emval(992))

Calistirilan sigirlara zekat dusmedigi rivayet edilmistir. (Ebu Ubeyd el Emval(1001–1010))
Hızlı Cevap
  #2  
Okunmamış 22-03-2008, 21:46
 
Standart Zekat Verilmesi Caiz Olmayan Yerler
Zekat Verilmesi Caiz Olmayan Yerler

1- Kufur ve ilhad ehli: Daha once Muaz r.a. hadisinde ancak zengin muminlerden alinip, fakir muminlere verilmesinin emredildigi gecmisti. Bu konuda icma vardir. Ancak nafile sadaka onlara verilebilir; Insan suresi 8. ayetinde; ”Onlar, kendi canlari cekmesine ragmen yemegi yoksula, yetime ve esire yedirirler.” Buyrulmustur. Bu sure Mekki bir sure oldugu icin muminlerin ancak kafirlerden esiri olmasi sozkonusudur.

2- Hasimogullari ve Muttalibogullari: Ebu Hureyre (radiyallahu anh) anlatiyor: ”Hasan Ibnu Ali (radiyallahu anhuma) zekat hurmasindan bir tanesini alip, hemen agzina atti. Resulullah (aleyhissalatu vesselam): ”Hist, hist at onu! Bilmiyor musun, biz zekat yemiyoruz!” —veya: ”Bize zekat helal degildir! —” diye mudahale etti.” (Buhari(1491) Muslim(1069))

”Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: ”Ben bazan evime donuyor, yatagimda veya odamda yere dusmus bir hurma buluyorum. Onu yemek uzere kaldirdigim vakit, ”bu, sadaka hurmasi olmasin?” diye aklima geliyor, korkup (tekrar yere) atiyorum.” (Buhari, Lukata 6; Muslim(1070); Ebu Davud(1651,1652))

Cubeyr Bin Mutim r.a.den; ”Ben ve Osman Bin Affan r.a. Rasulullah sallallahu aleyhi ve selleme gittik ve dedik ki; ”Ey Allahin Rasulu! Muttalibogullarina verdin, bize vermedin. Biz ve onlar senin yaninda ayni menzilede degil miyiz?” Buyurdu ki;

”Muttalibogullari ile Hasim ogullari tek seydir.” Leys dedi ki; Yunus bunu su fazlalikla rivayet etti; ”Cubeyr dedi ki; ”Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Abdisemsogullarina ve Nevfelogullarina taksimde bulunmadi.” Ibni Ishak dedi ki; ”Abdisems, Hasim ve Muttalib ayni anadan; Atike Binti Murreden kardes idiler. Nevfel ise babalarindan kardes idi.” (Buhari(3140))

(Peygamberimizin azadlisi) Ebu Rafi' (radiyallahu anh) anlatiyor: ”Resulullah (aleyhissalatu vesselam), Beni Mahzum'dan bir adami zekat toplamak uzere gonderdi. Adam bana: ”Benimle sen de gel, zekattan sana da bir pay dussun” dedi. Kendisine ”Hele Resulullah'a bir sorayim” cevabini verdim ve sordum. Efendimiz: ”Bir kavmin azadlisi o kavimden sayilir, bize sadaka helal degildir” buyurdu.” (Tirmizi(657) Ebu Davud(1650) Nesai(5/107) Elbani Sahiha(1613))

Enes (radiyallahu anh)'den rivayet edilen bir hadiste denmistir ki: ”Berire (radiyallahu anha)'ye tasadduk edilen bir etten Resulullah'a ikram edilmisti. (Etin menseini ogrenen Resulullah: ”Bu ona sadakadir, bize ise hediyedir” buyurdu.” (Buhari, Zekat 62, Hibe 5; Muslim(1074); Ebu Davud(1655))

3- Zekatla mukellef olan tarafindan kendisine nafaka odenmesi gerekenler; bu yuzden kisi hanimina zekat veremez. Eger nafakasi uzerine vacip degilse, zekati onlara vermek evladir. Kadinin kocasina zekat vermesi gibi;

Zeyneb'in (r.ah.) bildirdigine gore: Resulu (a.s.): ”Ey kadinlar toplulugu, kendi ziynet esyalarinizdan da olsa sadaka veriniz” buyurdu. Bunun uzerine ben Abdullah'in (r.a.) yanina donup: Sen fakir bir kisisin Resulullah ise bize sadaka vermemizi emir buyurdu. Sen Peygamber'e git ve ondan sunu sor: Kocama ve ilgililerime infak etmem benden sadaka yerine gecer ve kafi gelir mi? Yoksa sadakalarimi sizden baskalarina mi vereyim? Dedim. Abdullah bana, Resulullah'a sen git ve bunu sor, dedi. Bunun uzerine ben gittim. Resulullah'in kapisinda Ensar'dan bir kadini (bekler) gordum. Onun meselesi de benimki gibiydi. Resulullah kendisine Allah tarafindan bir heybet verilmisti de (herhangi bir kimse yanina girmeye cesaret edemezdi). Derken yanimiza Bilal geldi, biz ona: Resulullah'a git ve ona haber ver ki; kapida iki kadin var sizden; kocalarina ve himayelerinde bulunan yetimlere sadaka verip infak etmeleri, kendilerinden sadaka yerine gecer mi? diye soruyorlar de. Fakat bizim kimler oldugumuzu ona haber verme dedik. Bilal, Resulullah'in yanina girip bu hususu ondan sordu. Resulullah Bilal'e: ”Kim onlar?” dedi. Bilal de: ”Ensar'dan bir kadin ile Zeynep” dedi. Resulullah: ”Zeynep'lerin hangisidir?” diye sordu. Bilal: ”Abdullah'in hanimidir.” dedi. Bunun uzerine Resulullah (a.s.) ona: ”Evet, bunlardan her birinin sadakasi icin iki sevap vardir: Biri akrabalik (silayi rahim) ecri, oburu de sadaka sevabi” buyurmustur. (Buhari(1466) Muslim(1000))

4- Ayette sayilan sekiz siniftan baskasina zekat caiz degildir. Yukarida aciklandi.

Ihtiyac sahibi olup namaz kilmayana tevbe edip namazlari vaktinde eda edinceye kadar zekat verilmez. (Seyhulislam Ibni Teymiye Ihtiyarat(s.103)) Fakir bir salih bulunmazsa fasik muslumana zekat verilebilir. Yine kalbi isindirilmak istenen fasik muslumana zekat verilebilir.

Kisi, sayet alacagindan umitsiz degil ve alacaklisi zorda ise ve ona; ”alacagim malimin zekatidir” derse, borclu da kabul ederse zekat yerine gecer.

Zekat nisabi hesaplanirken alacaklar dahil edilmez. Ta ki eline gecinceye kadar. (bkz.: Mecmuul Fetava(25/89) Ebu Ubeyd(1230)) Zekatin, kisinin bulundugu beldedekilere verilmesi efdaldir. (bu konuda rivayetler icin; Ebu Ubeyd Emval(s.555))

Kisi borclanarak altin veya zekata giren mal alsa, uzerinden bir yil gecmesiyle zekatini vermesi gerekir. (bkz.: Ebu Ubeyd Emval(1234-1237))

Yanlislikla zengine zekat veren: Ebu Hureyre (radiyaIlahu anh) anIatiyor: ”Rasulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: ”Bir adam: ”Bu gece mutlaka bir sadaka verecegim!'' deyip, sadakasiyla cikti. Fakat (farkina varmadan) onu bir hirsizin avucuna sikistirdi. Sabah olunca herkes:

”Bu gece bir hirsiza sadaka verilmis!” diye dedikodu yapti. Adam:

”Ya Rabbi bir hirsiza sadaka verdigim icin sana hamdediyorum'' dedi ve ilave etti: ”Ancak mutlaka bir sadaka daha verecegim!''

Yine sadakasiyla cikti. (Gece karanliginda bu sefer de) bir zaniyenin avucuna sikistirdi. Sabahleyin herkes:

”Bu gece bir zaniyeye sadaka verilmis!” diye dedikodu yapti. Adam:

”Allah'im bir hirsiz ve zaniyeye sadaka verdigim icin sana hamdolsun! yine de bir sadakada bulunacagim!'' dedi. Sadakasiyla birlikte sokaga cikti. (Karanlikta) bu sefer de bir zenginin eline sikistirdi. Sabahleyin herkes:

”Bu gece bir zengine sadaka verilmis!'' diye dedikodu yapti. Adam:

”Allah'im, bir hirsiz, bir zaniyeye ve bir zengine sadaka verdigim icin sana hamdediyorum!'' dedi. (Bilahare ruyasinda ona gelip soyle denildi):

”Senin sadakalarin kabul edildi. Soyle ki: (Ihlasla yani Allah rizasi icin vermen sebebiyle) hirsizin hirsizliktan vazgecip iffete gelmesi, zaniyenin ziinadan vazgecmesi, zenginin ibret alip Allah'in kendine verdiklerinden tasadduk etmesi umulur.” (Buhari, Zekat 14; Muslim, Zekat 78, (1022); Nesai Zekat 47, (5, 55–56))[/B]
Hızlı Cevap
  #3  
Okunmamış 22-03-2008, 21:48
 
Standart Zekatin Verilecegi Yerler
Zekatin Verilecegi Yerler

”Sadakalar (zekatlar) Allah'tan bir farz olarak ancak, yoksullara, duskunlere, (zekat toplayan) memurlara, gonulleri (Islam'a) isindirilacak olanlara, (hurriyetlerini satin almaya calisan) kolelere, borclulara, Allah yolunda calisip cihad edenlere, yolcuya mahsustur. Allah pek iyi bilendir, hikmet sahibidir.”(Tevbe 60)

Verilecek zekatin her sinifa bolunmesi gerekmez. Bu siniflardan birine verilebilir. (bkz.: Mecmuul Fetava(25/40) Siddik Hasen Han Ravzatun Nediyye(1/503)) Bu ayette belirtilen siniflar sunlardir:

1–2- Fakirler, Miskinler:

Abdullah Ibnu Amr Ibni'l-As (radiyallahu anhuma) anlatiyor: ”Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: ”Sadaka(zekat), ne zengine ne de sakatligi olmayan gucluye helal degildir.” (Tirmizi(652) Ebu Davud(1634) Nesai(5/99) Ibnu Mace(1839) Ebu Ubeyd el Emval(1727) sahihtir; el Irva(877))

Sakatligi olmayan kisi eger dilenmiyorsa ona zekat caizdir. Fakir genel bir tabir, miskin ise ozel tabirdir. Ayni her mumin muslumandir ama her musluman mumin degildir dememizdeki gibi.

Ebu Hureyre radiyallahu anh anlatiyor: ”Rasulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki:

”(Hakiki) miskin kapi kapi dolasirken verilen bir iki lokmanin veya bir iki hurmanin geri cevirdigi kimse degildir. Fakat gercek miskin ihtiyacini giderecek bir sey bulamayan ve halini anlayip kendisine tasaddukta bulunacak biri cikmayan, (buna ragmen) kalkip halktan birsey istemeyen kimsedir.” (Buhari(1479) Muslim(1039) Muvatta(2/923) Ebu Davud(1631, 1632) Nesai(5/85).)

Nevevi r.a. der ki; ”Geliri olup gecinemeyene zekat verilir. O malini satmakla mukellef degildir.” Benzerini Imam Ahmed Bin Hanbel de soylemistir. (Avayse Mevsuatul Fikh(3/109))

3- Amiller (Zekat memurlari);

Mustevrid Ibnu Seddad radiyallahu anh anlatiyor: ”Rasulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki:

”Kim bize amil (zekat memuru) olursa, kendine bir zevce edinsin. Hizmetcisi yoksa bir de hizmetci edinsin. Meskeni yoksa bir mesken edinsin.” Ebu Bekr radiyallahu anh dedi ki: ”Rasulullah aleyhissalatu vesselam'in soyle buyurduklari bana haber verildi:

”Kim bunun disinda bir sey edinirse, bu kimse haindir, hirsizdir.” (Ebu Davud(2945) Sahihu Ebu Davud(2552))

Abdullah Ibnu Amr es-Sa'di'nin anlattigina gore, ”Hilafeti sirasinda Hz. Omer radiyallahu anh'in yanina geldi. Hz. Omer kendisine:

”Bana haber verildigine gore, sen Muslumanlarin islerinden bir kismini uzerine almissin ve sana maas verilince almaktan kacinmissin (dogru mu)?” diye sordu. Ben de: ”Evet!” dedim. Bunun uzerine Hz. Omer: ”Bundan maksadin ne?” dedi. Ben de:

”Benim atlarim var, kolelerim var (halim vaktim iyidir), hayir uzereyim. Ben maasimin muslumanlara sadaka olmasini istiyorum” dedim. Hz. Omer:

”Hayir! Boyle yapma! Cunku (bir ara bende senin gibi dusunmus), senin arzu ettigin seyi arzu etmistim. Rasulullah aleyhissalatu vesselam bana ihsanda bulunuyordu. Ben de:

”Bu parayi ona benden daha cok muhtac olan birine ver!” diyordum. Hatta bir seferinde Aleyhissalatu vesselam yine bana mal vermisti. Ben yine:

”Bunu, onu benden daha cok muhtac olan kimseye ver!” demistim. Aleyhissalatu vesselam:

”Onu al, kendi malin yap, sonra tasadduk et! Bu maldan, sen talep etmeden, bekler vaziyeti almadan, gelen olursa onu al. Boyle olmayana gonlunu baglama!” buyurdular.” (Buhari(7163) Muslim(1045) Nesai(5/103).)

4- Muellefe-i Kulub;

Bunlarin kisimlari vardir. Onlardan birisi, Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellemin, o an musrik olan Safvan Bin Umeyyeye Huneyn ganimetlerinden verdigi gibi, musluman olmasi icin kendilerine zekat verilenlerdir. (Muslim(2313))

Onlardan bir digeri, kalpleri islamda saglamlassin diye verilenlerdir. (bkz.: Buhari(4351) Muslim(1064)) Onlardan birisi de; muslumanlardan zarari def edilmek istenenlerdir.

5- Mukateb Kole;

Ibni Abbas ve Hasen el Basri r.a.; ”Kolenin zekat olarak azad edilmesinde sakinca yoktur” dediler. (Fethul Bari(3/331-332) Elbani Muhtasarul Buhari(1/348) Ebu Ubeyd Emval(1966))

6- Borclular: Borclu olup, bunun karsiligindan fazla olarak nisap miktari mali olmayanlardir.

Kabisa Ibnu Muharik radiyallahu anh anlatiyor: ”Sulh icin diyet (hamale) odemeyi kabullenmistim. Bu hususta yardim istemek icin Rasulullah aleyhissalatu vesselam'i aradim ve karsilastik. (Meseleyi acinca):

”Bekle, bize sadaka mali gelecek. O zaman ondan sana da verilmesini emrederim” buyurdular. Sonra da:

”Ey Kabisa! Istemek, uc kisi disinda hic kimseye helal olmaz:

—Sulh diyeti (hamale) kabullenen kimse. Buna, gereken miktari buluncaya kadar, istemesi helaldir. Ama o miktara ulasinca, artik istemez.

—Afete ugrayip malini kaybeden kimse. Buna da maisetini temin edecek miktari elde edinceye kadar istemesi helaldir.

—Fakirlige ugrayan adam. Eger kavminden uc kisi, ”Falancaya fakirlik isabet etti” diye ittifak ederlerse, gecimine yetecek miktari elde edinceye kadar istemesi helaldir. Bunlar disinda istemek, ey Kabisa haramdir.” (Muslim(1044) Ebu Davud(1640) Nesai(5/96, 97) Ibni Huzeyme(4/72))

Borcluya ancak ihtiyaci kadar zekat verilir. Fazlasi verilmez.

7- Allah yolunda cihad edenler: Bunlar, Allah icin savasa katilmak (veya hacca ve umreye gitmek, bkz.: Sahihu Ebu Davud(1753) Temamul Minneh(s381)) istedigi halde maddi imkansizliktan dolayi silah ve nafakasini temin edemeyenlerdir.

Ibni Omer r.a.dan; ”Allah yolunda otuz dirhem vasiyet etmis olan bir kadin hakkinda; ”Bunlar hac icin verilebilir mi?” diye soruldu. Ibni Abbas r.a.; ”O da Allah yolu degil mi?” dedi. (Ebu Ubeyd Emval(1977) Fethul Bari(3/258) isnadi sahih.)

Ebu Las el-Huzai demistir ki: ”Hz. Peygamber (aleyhissalatu vesselam), (bizi hacca giderken) sadaka develerine bindirdi.” (Buhari, Zekat 49, Ahmed Ibnu Hanbel(4/221) Ibni Huzeyme(2377))

Zekat, mescid yapimi gibi hayir islerine verilemez! Ebu Ubeyd der ki; ”Olunun borclarini odemek ve kefenlenmesi icin zekat vermek, mescid yapmak ve nehir (kanal) acmak gibi harcamak ise, Sufyan ile Irak ehli ve diger alimler tarafindan caiz gorulmemistir. Zira bunlar sekiz sinifa dahil degildir.” (Ebu Ubeyd Emval(1980))

8- Yolcular: Memleketlerinde mallari olsa bile, gittikleri yerde parasiz kalanlardir.

Ata Ibnu Yesar merhum anlatiyor; (Ebu Said r.aden
”Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki:
”Sadaka su bes kisi disinda zengine helal degildir:

1- AIIah yolunda gazveye cikan,

2- Sadakayi toplamak icin calisan

3- Borclanan,

4- Sadaka malini kendi parasiyla satin alan,

5- Komsusu fakir olan kimse.
Soyle ki: Bu fakire sadaka verilir, o da bundan zengin komsusuna hediyede bulunur.” (Muvatta(1/268) Ebu Davud(1635,1636); Ibnu Mace(1841))
Hızlı Cevap
  #4  
Okunmamış 22-03-2008, 21:48
 
Standart Zekatin Vakti
Zekatin Vakti

Zekat vacip oldugu anda verilmelidir. Geciktirilmesi caiz olmaz. Ukbe Bin Haris r.a.den; ”Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem ile beraber ikindi namazini kildim. Namaz bitince hizla kalkarak hanimlarindan birinin yanina gitti ve tekrar cikti. Orada bulunanlar Onun bu kadar hizli davranmasina sasirdilar. Buyurdu ki;

”Namazdayken elimde bulunan bir miktar altini hatirladim ve onun benim elimde olarak gecelemesinden hoslanmadim. Gidip onun taksim edilmesini emrettim.” (Buhari(1121))

Zekat vermede acele etmek;

Ali (radiyallahu anhuma) anlatiyor: ”Abbas (radiyallahu anhum ), Rasulullah (aleyhissalatu vesselam)'a hayirda acele etmek maksadiyla daha senesi dolmadan, erken vakitte zekatin verilmesi hususunda sormustu. Rasulullah (aleyhissalatu vesselam) bu hususta ona musaade etti.” (Ebu Davud(1624); Tirmizi, (678, 679))
Hızlı Cevap
  #5  
Okunmamış 22-03-2008, 21:49
 
Standart Zekat Kimlere Farzdir?
Zekat Kimlere Farzdir?

Nisaba malik olan her hur muslumana farzdir. Ibni Omer r.a.dan; Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu ki; ”Muminlere kaynaktan ve yagmurdan sulanan urunlerin – veya gelir getiren seylerin – onda birini, kendi suladiklarinin ise yirmide birini sadaka vermeleri gerekir.” (Ibni Ebi Seybe ve baskalari sahih senetle; Sahiha(142)) Bu hadis bunun zimmet ehline vacip olmadigini gosterir. Gayri Muslimlerden nasil zekat alinir ki? Zekat malin temizligidir ve muminlerin temizligi icindir. O sirki temizlemez!

Nisapta sart olan nedir?:

1- Kisinin yiyecek, elbise, ev, binek, mesleki aletler gibi bunlarsiz edemedigi zaruri ihtiyaclarindan fazla olan malin nisap miktarina ulasmasi,

Ebu Said el Hudri (Ra)den; Rasulullah Sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu ki;

”Bes ukiye (ikiyuz dirhem)den, asagi olan miktarda ki (gumusten) zekat yoktur. Bes deveden az sayidaki deveden zekat yoktur. Bes vesk (vesk; Kufelilere gore ikiyuz kg.dir. Ukiye ; 128 gr.dir)ten asagi miktarda ki (hurma, uzum ve tahillardan) zekat yoktur.” (Isnadi sahihtir. Buhari (2/133,143,147) Muslim (979) Ibni Ebi Seybe (3/117) Ahmed(3/6) Malik(248) Ebu Davud(1558) Tirmizi(627) Nesai (5/36) Ibni Mace(1794) Ibni Hibban (5/113,117,119) Ibni Huzeyme(2293-94, 2302, 2303) Ibnul Carud(340) Dare Kutni(2/129) Cemul Fevaid(2695) Tayalisi(2197) Abdurrezzak (7253) Safii el Umm (2/3,7/180) Darimi (1/384) Ebu Yala (979,1071) Tahavi (2/34) Beyhaki (4/106,120,124,133,7/5) Seybani Muvatta (325))

”Bes Ukiyenin altinda sadaka yoktur” kavlinin manasi; Iki yuz dirhemden asagisindan zekat alinmaz demektir. Iki yuz dirhemi bulan mal uzerinden bir yil gecince ondan kirkta bir vacip olur ki; O da bes dirhemdir.

”Bes zevdden asagisinda sadaka yoktur” kavlindeki ”zevd” deve demektir. Bir kimsede bes deveden az sayida deve varsa ona zekat dusmez. Sayisi besi buldugu zaman, coban tarafindan otlatilir ve bir sene uzerinden gecmesi ile ona bir koyun zekat gerekir.

”Bes veskten azinda sadaka yoktur” kavlinin manasi; ekilen bugday, arpa, tohum, kuru uzum, yenilen ekinler ve kalan kucuklerden, her bir sinifin miktari bes vesk ve daha fazlaya ulasinca zekati vacip olur. Bes veskten asagi ise zekat dusmez. Vesk; altmis sa dir, miktari 320 ritil eder. O da on uc kafis, iki mukuk (iki fincan) ve iki kelic eder. Yagmurun ve akar suyun suladigi arazinin mahsulunden Osur (onda bir) gerekir.

2- Ele gectigi gunden itibaren uzerinden bir hicri yilin gecmesi; Aise r.a. hadisinde; ”Uzerinden bir sene gecmedikce malin zekati yoktur.” Buyrulmustur. (Sahihu Ibni Mace(1449) El Irva(787))

Bu iki sart, mahsullerden verilmesi gereken osur hakkinda gecerli degildir. Osur, urunun kaldirildigi gun verilir. Allah Teala buyuruyor ki; ”Cardakli ve cardaksiz (uzum) bahceleri, urunleri cesit cesit hurmalari, ekinleri, birbirine benzer ve benzemez bicimde zeytin ve narlari yaratan O'dur. Herbiri meyve verdigi zaman meyvesinden yeyin. Devsirilip toplandigi gun de hakkini (zekat ve sadakasini) verin”(Enam 141)

Nisap miktari mala sahip olan kisi, bu mal uzerinden gecen birinci sene icerisinde kar ederse, uzerinden bir sene gecmis bulunan asil mal miktarindan zekat verir. Ettigi karin zekatini ise havelani havl, yani uzerinden bir sene gectikten sonra verir. Seyh Elbani de boyle demistir. (Avayse Mevsuatul Fikh(3/21))

Cocugun veya delinin malik oldugu maldan zekat vermek, bunlara bakmakla mukellef olan velisine duser. Seyh Ahmed Sakir de bunu tercih etmistir. (Ahmed Sakir Ibni Hazmin el Muhalla adli eserine Talikinde;(5/304))
Hızlı Cevap
  #6  
Okunmamış 22-03-2008, 21:51
 
Standart Zekata Tesvik ve Vermeyenin Sakindirilmasi
Zekata Tesvik ve Vermeyenin Sakindirilmasi

”Insanlarin mallarinda artis olsun diye verdiginiz herhangi bir faiz, Allah katinda artmaz. Allah'in rizasini isteyerek verdiginiz zekata gelince, iste zekat veren o kimseler, evet onlar (sevaplarini ve mallarini) kat kat arttiranlardir.”(Rum 39)

”Allah'in, kereminden kendilerine verdiklerini (infakta) cimrilik gosterenler, sanmasinlar ki o, kendileri icin hayirlidir; tersine bu onlar icin pek fenadir. Cimrilik ettikleri sey de kiyamet gununde boyunlarina dolanacaktir. Goklerin ve yerin mirasi Allah'indir. Allah butun yaptiklarinizdan haberdardir.”(Al-i Imran 180)

”Ey iman edenler! (Biliniz ki), hahamlardan ve rahiplerden bircogu insanlarin mallarini haksiz yollardan yerler ve (insanlari) Allah yolundan engellerler. Altin ve gumusu yigip da onlari Allah yolunda harcamayanlar yok mu, iste onlara elem verici bir azabi mujdele! (Bu paralar) cehennem atesinde kizdirilip bunlarla onlarin alinlari, yanlari ve sirtlari daglanacagi gun (onlara denilir ki): "Iste bu kendiniz icin biriktirdiginiz servettir. Artik yigmakta oldugunuz seylerin (azabini) tadin!"(Tevbe 34–35)

Ebu Hureyre(Ra)den; Rasulullah Sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu ki;

”Hangi adam mali olup ta Allahin hakki (olan zekati)ni vermemisse o mal, kiyamet gununde sahibi icin dazlak basli ve iki gozu arasinda siyah bir nokta bulunan buyuk bir ejderha seklinde gelip boynuna dolanacak ve insanlar arasinda hukum verilene kadar onu isirip duracaktir. Adam diyecek ki; ”Bana neden boyle yapiyorsun?” o da diyecek ki; ”Ben senin bu gune kadar toplayip biriktirdigin hazinenim.” Elini biraktiginda adamin elinde disinin parcalari kalacaktir.” (Sahihtir. Ahmed(2/355,379,489) Buhari(2/131, 6/49) Nesai (5/39) Serhus Sunne(5/478) Beyhaki(4/81,7/2) Malik Muvatta(s.256) Safii El Umm(2/2) Cemul Fevaid(2676) Deylemi(8710))

O mal, suphesiz ki zekati verilmeyen maldir. Ama zekati eda edilmis mala gelince o temiz bir kazanctir, kenz degildir. Eger sahibi ondan infakta bulunuyorsa onu temizlemis olur. (bu anlamda Cabir r.a. hadisi icin bkz.: Sahihut Tergib(740)) Kendinden sonrakilere kalirsa da, temiz ve mubarek bir mal birakmis olur. Allahin dilemesi ile. Nitekim Nebi Sallallahu aleyhi ve sellemin soyle buyurdugu rivayet edilmistir;

” Salih insan icin, salih mal ne guzeldir.” (Hasendir. Isnadinda Musa Bin Ali vardir. O saduktur, bazen hata eder. (Takrib (2/286) Ahmed(/197) Buhari Edebul Mufred(299) Deylemi(6757) Ihya(4/101) Mecmauz Zevaid(4/64) Kunuzul Hakayik(8125) Fethul Vehhab(805) Ebu Yala(1/345) Teberani Evsat(Mecmaul Bahreyn; s.164) Ibni Hibban(1089) Hakim(2/2) Kudai(1315) Serhus Sunne(2485))

Ebu Hureyre ve Cabir (radiyallahu anhuma) anlatiyor: ”Resuulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki:
”Deve, sigir veya davar sahibi olup da, bunlardaki Allah'in hakkini eda etmeyen herkese Kiyamet gunu, bu mallar, oldugundan daha cok ve mumkun oldugunca iri ve sisman olarak geleceklerdir. Adam, onlar icin, duz ve genis bir yere oturtulacak, hayvanlar bacaklari ve tabanlariyla onun uzerinden gececekler. Gecis sirasinda boynuzlariyla tosluyacaklar ve ayaklariyla ezecekler. Iclerinde boynuzsuz veya boynuzu kirik biri bulunmayacak.

Bu sekilde sonuncusu da onun uzerinden gecince, birincisi ayni gecise tekrar baslayacak. Mahlukatin hesabi tamamlanip hukum verilinceye kadar bu haI devam edecek. Keza kenz‚ (hazine) sahip olup da ondaki (AIIah'in) hakkini odemeyen herkese, Kiyamet gunu hazinesi, dazlak basli bir yilan olarak gelecek, agzini acip pesine dusecektir. Yilan yaklastikca adam ondan kacacak. Sonunda yilan ona: ”Gizledigin hazineni aI! Ben ondan mustagniyim!”diye bagirir. Adam, neticede yilandan kacma caresinin olmadigini anlayinca, elini agzina sokar. Yilan da onu, aygirin (alafi) kemirmesi gibi kemiriverecek.” (Buhari, Zekat 3, Tefsir, Al-i Imran 14, Beraet 6, Hiyel 3; Muslim(987) Muvatta(2/444) Ebu Davud(1658,1659,1660) Nesai(5/12–14))

Ebu Zerr (Ra)den; ”Rasulullah Sallallahu aleyhi ve selleme gittigimde Kabenin golgesinde oturuyordu. O henuz beni gormemisti ve soyle diyordu; ”Kabenin Rabbine yemin olsun ki onlar zarar ediyorlar.” Yanina varip, oturup oturmamakta karasiz kaldim ve dedim ki; ” Ey Allahin Rasulu! Anam babam sana feda olsun, kimdir onlar?” buyurdu ki;

” Onlar mal cogaltanlardir. Ancak onunden, arkasindan, sagindan ve solundan soyle soyle (infak edip) verenler mustesnadir. Boyleleri ise cok azdir. Zekatlari verilmemis hicbir deve sahibi, koyun sahibi yoktur ki, kiyamet gununde hayvanlari cok diri, cusseli ve semiz olarak gelip sahiplerini boynuzlayip toslamasinlar ve ayaklari altinda ezmesinler. Her bir hayvani digeri takip eder ve bu insanlar arasinda verilecek hukum bitinceye kadar devam eder durur.” (Sahitir. Buhari(1403) Muslim (990) Ahmed (5/152, 158) Ibni Ebi Seybe(13/244) Tirmizi(617) Nesai(5/10) Ibni Huzeyme(2251) Beyhaki(4/97,10/27) Ebu Nuaym Hilye(7/364))

Zekat vermeyenlere ne yapilir?:

Ebu Hureyre (radiyallahu anh) anlatiyor: ”Resulullah (aleyhissalatu vesselam) vefat edince, ondan sonra Hz. Ebu Bekir (radiyallahu anh) halife secildi. Bunun uzerine bedevilerden bir kismi "irtidat" etti. (Ebu Bekir r.a. halife olarak onlarla savasmaya karar verince) Omer r.a., ”Resulullah (aleyhissalatu vesselam): ”Insanlar lailaheillallah deyinceye kadar onlarla savasmaya emrolundum. Bunu soylediler mi, benden mallarini ve nefislerini korurlar. (Islam'in) hakki haric artik hesaplari da Allah'a kalmistir!” demis iken, sen nasil insanlarla savasirsin?”dedi. Hz. Ebu Bekir: ”Allah'a yemin olsun, namazla zekatin arasini ayiranlarla savasacagim. Zira zekat, malin hakkidir. Vallahi, Resulullah (aleyhissalatu vesselam)'a vermekte olduklari bir oglagi vermekten vazgecseler, onu almak icin onlarla savasacagim” dedi. Hz. Omer sonradan demistir ki: ”Allah'a yemin ederim, anladim ki, Hz. Ebu Bekir'in bu gorusu, Allah'in savas meselesinde ona ilhamindan baska bir sey degildi. Iyice anladim ki, bu karar hakmis.” (Buhari(1399) Muslim(20) Muvatta(1, 269) Tirmizi(2610) Ebu Davud(1556) Nesai(5,14))
Hızlı Cevap
Cevapla

Hızlı Cevap
Mesajınız:
Kullanıcı isminiz: Giriş yapmak için Buraya tıklayın
Rastgele Soru

Seçenekler


Seçenekler


Benzer Konular
İslamın Beş Şartı Nedir İslamın Beş Şartı Nedir İslamın Beş Şartı Nedir Kısaca Açıklaması hakkında bilgi vererek, İslamın 5 şartı nelerdir bilgisini aktaracağız. İslamın beş temel şartı Kelime-i Şehadet: Dinimizin...
Pepe İslamın Şartı Beş'tir Sözleri Pepe İslamın Şartı Beş'tir Sözleri İslamın Şartı Beştir Beştir Beeeştir. Şahadet Getirmek Namaz Kılmak Oruç Tutmak Zekat Vermek Beşincisi Nee ? Hacca Gitmek İslamın Şartı Beştir
Zekat Kimlere Verilir, Zekat Verilecek Yerler Zekat Kimlere Verilir, Zekat Verilecek Yerler İslam dini koyduğu hükümlerle insanların dünya ve ahret mutluluğunu temel alır. Zekat görünüşte Müslümanların ellerindeki paranın azalmasını hedefler....
Kur'anda anlatılan zekat mezheplerde öğretilen zekat Bir sitede zekât ile ilgili bir yazı okumuştum. Doğrusu bu yazıyı Kuran ile karşılaştırdığımda, bizlerin hadis adı altında her konuya hemen inanmayıp, söylenenlere dikkatle yaklaşıp, Kuran ile...
İslamın Kadına Bakışı İslamın Kadına Bakışı Yabancı bir bayanın neden müslümanlığı tercih ettiğinin anlatıldığı video http://video.ak.facebook.com/video-ak-sf2p/v6814/165/83/103882412960576_1009.mp4


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 01:17.


Powered by vBulletin® Version 3.8.2
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.

DMCA.com

Sitemizde illegal paylaşım yasaktır.Sayfalarımızda bulunan içeriklerin telif haklarıyla ilgili bir şikayetiniz/sorunuz varsa bize ulaşmak için TIKLAYINIZ .
In this web site,illegal sharing is forbidden.If you have any problem/complaint about contents copyrights in our page,please click here to contact us.