Ezberim  

Anasayfa Kimler Online
Go Back   Ezberim > İslam Dini Bölümü > Dini Bilgiler
Kayıt ol Forumları Okundu Kabul Et


Cocuk yetiştirmede altın kurallar

İslam Dini Bölümü kategorisinde ve Dini Bilgiler forumunda bulunan Cocuk yetiştirmede altın kurallar konusunu görüntülemektesiniz.
[SIZE=+1]Çocuk yetiştirmede yöntem ne olmalı? Çocukların eğitimi ve yetiştirilmesinde genel eğitimin eksik olduğu kabul edilmektedir. İnsanalar herhangi bir meslek sahibi ...


Seçenekler
  #11  
Okunmamış 13-03-2008, 13:29
 
Standart --->: Cocuk yetiştirmede altın kurallar

[SIZE=+1]Çocuk yetiştirmede yöntem ne olmalı? Çocukların eğitimi ve yetiştirilmesinde genel eğitimin eksik olduğu kabul edilmektedir. İnsanalar herhangi bir meslek sahibi olmak için eğitim görürken, anne ve baba olmak için ve çocuk eğitimi, bakımı konularında hiçbir eğitimden geçmezler. Genel olarak üç tip çocuk yetiştirmede yöntemine rastlanmaktadır. Otoriter yaklaşımda, çocukta istenilen davranışın geliştirilmesi katı kurallarla sağlanır. Demokratik yaklaşımdaanne baba çocuklarından beklediği davranışın nedenlerinin çocuk tarafından anlaşılması için çeşitli açıklamalar yapar ve benimsemesini sağlamaya çalışır.
Çocuğu kendi haline bırakan ailelerde ise çocuk deneme yanılma yoluyla çevresini tanımakta ve keşfetmektedir. Kendisine fazla güvenen, kendini denetleyen, sorgulayan, araştırıcı, kendiyle barışık çocukların anne-babaları çocuğu
hem denetler, hem de ondan bazı şeyleri talep eder. Aynı zamanda çocuğa karşı şefkatli, sıcak, akılcı davranılması ve çocukla iletişime her zaman hazır, istekli ve teşvik edici olunması gerektiğini bilirler.

Çocuğundan uzak ve daha az sıcak, otoriteler tarzda davranan anne-babaların çocukları ise kendinden daha az hoşnut, içine kapanıklık ve hırçın davranışlar belirlenir. Çocuğun iradesini kırmak için zor kullanmanın gerekli olduğunu düşünürler. Bu tür davranışların yoğun olduğu ailelerde çocuklar daha öfkeli ve pasif kişilik yapısına sahip olurlar.
Anne babalar akılcı ve soruna yönelik anlayışla çocuklarını yönlendirmelidirler. Konuşarak, iletişimle teşvik ederek, davranışların arkasında yatan mantığı anlatmaya çalışmalıdırlar. Çocuğa ciddi ve tutarlı biçimde rehberlik edilmeli, aile içinde bazı sorumluluklar geç kalmadan verilmelidir.
Hızlı Cevap
  #12  
Okunmamış 13-03-2008, 13:29
 
Standart --->: Cocuk yetiştirmede altın kurallar
ANNE-BABALARA İLK ON MESAJ
01 - Doğum aralıklarının en az iki yıl olmasını sağlıyarak, 18 yaşından önce gebe kalmasını önleyerek ve toplam gebelik
sayısını dörtle sınırlayarak gerek kadınların gerekse çocukların sağlığı çok daha iyi bir hale getirilebilir.

02 - Gebelikte ve doğumda karşılaşılabilecek tehlikeleri azaltmak için bütün kadınlar, gebelikleri süresince düzenli aralıklarla
doktor kontrolüne başvurmalı ve bütün doğumlar sağlık personeli tarafından yaptırılmalıdır.

03 - İlk aylarda bebek için en iyi yiyecek ve içecek sadece anne sütüdür. Anne sütüne ek olarak, dört ile altı aylık
olduklarında bebeklerin başka besinlere de ihtiyaçları vardır.

04 - Üç yaşın altındaki çocukların beslenmelerine özen gösterilmelidir. Bu çocuklar günde beş veya altı kez beslenmeli ve
yemekleri, sebze püreleri eklenerek özel olarak zenginleştirilmelidir.

05 -İshal, bir çocuğun vücudundan çok fazla su kaybına yol açarak öldürücü olabilir. Bu nedenle ishalli bir çocuğa su ve
sulu içeceklerden (anne sütü, ayran, açık çay, çorba, meyve suları) bol miktarda verilmelidir. Eğer hastalık ağır bir
şekilde seyrediyorsa, çocuğun bir sağlık personelinin yardımına ihtiyacı vardır. İshalli bir çocuğun kolayca yetişebilmesi
için ek öğünler de verilmelidir.

06 - Aşı, çocukları gelişme bozukluğu, sakatlık ve ölüme yol açabilecek bir çok hastalıktan korur. Bir çocuğun ilk yaşında
bütün aşılarının tamamlanması gerekir. Doğurganlık çağındaki bütün kadınlar da tetazona karşı aşılanmalıdır.

07 - Çocuklardaki öksürük ve nezle iyi bir bakımla çocuğu zaman kendiliğinden geçer. Ancak öksüren bir çocuk,
normalden çok daha hızlı nefes alıp veriliyorsa, bu çocuğun ciddi olarak hasta olduğu anl----- gelir ve vakit
geçirilmeden bär saülik kuruluöuna götürülmelidir. Öksürük ve nezlesi olan bir çocuğun bol miktarda sulu şeyler
yiyip içmesi sağlanmalıdır.

08 - Bir çok hastalık, ağızdan giren mikroplarla meydana gelir. Bu tür hastalıklar, dışkılama için tuvalet kullanarak,
tuvaletten çıktıktan sonra ve yiyeceklere dokunmadan, önce elleri su ve sabunla yıkayarak, su ve yiyeceklerin
temiz olmasını sağlayarak ve güvenli bir şebeke sisteminden gelmiyorsa, içme suyunu kaynatarak önlenebilir.

09 - Hastalık bir çocuğun büyümesini, gelişmesini yavaşlatır. Hastalıktan sonra çocuğun, bu açığını kapatabilmesi
içinher gün bir öğün fazla yemeğe ihtiyacı vardır.

10 - Çocuklar doğumdan itibaren bir yaşına kadar her ay, 1-3 arasında ayda bir tartılmalıdır. İki ay boyunca kilosunda
bir artış görülmezse, aksayan bir şey var demektir.
Hızlı Cevap
  #13  
Okunmamış 13-03-2008, 13:29
 
Standart --->: Cocuk yetiştirmede altın kurallar
[SIZE=+1]Çocuğun Eğitiminde bazı püf noktaları-Çocuk ailenin gülüdür. Çocuk aile bahçesinin ayrı bir rengi, ayrı bir ahengidir. Çocuğun gülümsemesi anneye
saadet soluklatır. Neşeli, sevimli ve sıcak aile iklimlerinin zirvelerine tırmanmak çoluklu evlerde mümkündür.

-O halde "ilahi bir lütuf ve ikram" olan bu gönül zirvesine tırmanın, yerinizi alın.
-Çocuğunuz doğduğunda ona güzel bir isim koyun. İki cinse de konulan veya toplumda alay konusu
olabilecek isimlerden kaçının. Bu isim mahşerde çağrılabileceği bir isim olsun.

-Çocuğunuzun sağ kulağına ezan, sol kulağına kâmet okunsun.
-Çocuğunuza yemek adabını gösterin. Oturma usulünü öğretin. Konuşma terbiyesi verin.
Büyüklerine hürmet etmesini telkin edin. Ona verilmesi gerekli disiplini verin. Sünnet ettirin.

-Çocuklarınızı haramlardan, lüks ve israflardan koruyun. Çocuklarınızın yataklarını ayırma zamanı
geldiğinde (on yaşında) kız erkek ayrı yatırın, mümkünse odalarıda ayrı olsun.

-Çocuklarınıza kabiliyet durumlarına ve özelliklerine göre uygun meslekler seçebilmesi hususunda
yardımcı olun.

-Çocuklarınızın birer "oyun çocuğu" olduğunu unutmayın. Ve onların oyun vakitlerini iyi ayarlayın.
-En önemlisi çocuklarınıza mutlaka iyi arkadaş kazanımını sağlayın.
-Çocuklarınıza Vatan, Millet, Memleket sevgisi aşılayın.
-Çocuklarınıza karşı eşitlik ve adaletli harfiyen uygulayın, onlara güzel nümune (örnek) olun.
-Çocuklarınızı terbiye ederken annenin (yap) dediğine baba (yapma) dememeli.
Tersine babanın olumlu hareketine anne olumsuzluk hareketi sergilememelidir.

-Çocuklarınızı aile mahremiyetlerine yönelik bilgilerden mahrum etmeyin. (Yaşlarına ve çağlarına
göre sırasıyla anne üzerine düşeni baba da üzerine düşeni dikkate alarak) öğretmeli ve çocukların
meşru ölçülerdeki bazı mahrem hususlara ait bilgilerden mahrum kalmaması temin edilmeli).

-Çocuğunuza "hizmet ve iyilik etme" anlayışını, güzel sözlü ve merhametli olmayı, hayır dua elde etmeyi,
isyandan sakınmayı, sabırlı ve tahammüllü olabilmeyi, dostlarını kollamasını, zamanında öğretin ve
bu mevzularda kafasını ve kalbini aydınlatın.

-Maddi durumunuz iyi ise Allah adına "akika (doğum) kurbanı" kesin. Evlenme çağına geldiklerinde onları evlendirin.
-Çocuklarınızı bazı zorluklara alıştırın. Onlara hayatın güçlüklerine karşı mukavemet duygusu aşılayın.
-Çocuklarınızı terbiye ederken ne sert ne de yumuşak, "orta halli" olun. Dolayısıyla çocuklarınız sizi hem
sevebilsin hem sayabilsin, yani sizden çekinebilsin.
Hızlı Cevap
  #14  
Okunmamış 13-03-2008, 13:29
 
Standart --->: Cocuk yetiştirmede altın kurallar
ÇOCUK YETİŞTİRME ÜZERİNE BAZI FAYDALI BİLGİLRER
01- Çocukta kendine saygı, çocuğun kendi hayatını düzenleyebildiği ve bunu iyi yapabildiği inancını oluşturan
küçük günlük görevlerle sağlanır.

02- Engelleri aşma dürtüsüne kişisel motivasyon denir. Önümüze hedefler koymamızı sağlayan, her birimizin
içindeki küçük umut çekirdeğidir. Bu umut, bizi daha yükseklere eriştirir. Şevk kazanmış kişiyi hiç kimse
ilerlemekten alıkoyamaz ve eğer bu motivasyon insanın yüreğiden geliyorsa, o kişi yenilmez hale gelir.

03- Hayat bir çocukiçin günlük fırtınalarla baş etmeyi öğrenmekten ibarettir. Becerikli olmak;
meydan okumaları kabul etmek, bunlar üzerinde düşünmek için zaman ayırmak ve sonra erişebilir
kaynakları kullanarak sorunları çözmek demektir. Çocukta becerikliğin gelişmesi onu hayattaki fırınaları
atlatma becerisiyle donatır. Seçenekler oluşturmada özgüven sağlar ve çocuğa etrafındaki dünyanın aktif
katılımcısı olmayı öğretir.

04- Herşeyin hızlı ve öfkeli olduğu bir dünyada kendinden hoşnut bir çocuk huzurlu olacak ve kendi
maneviyatından keyif alacaktır.

05- Her çocuğun düş kurmasına, düşüncelerine, yazılarına, icatlarına, şaheserlerine ya da kavramlarına sınır
koymamasına izin verin. Bir çocuğun hayal gücü teşvik edilirse, gelişmeye ve üretmeye devam edecektir.

06- Duygular hayatınıza damga vuran yön işaretleridir. Harikulade güzel olan aşktan çetin öfkeye kadar bütün
duygular çeşitli biçimlerde var olur. Duyguyu yaşamayı ve duygu alışverişini destekleyen aileler hayatın en
derin armağanını tadar.

07- Eğer aile bir bina olsaydı, iletişim binanın her türlü kötü hava koşulunda ayakta kalmsını sağlayan temel
olurdu. Aile içinde iyi bir iletişim varsa sorunlar çözülür, fikirlere kulak verilir, duygular ifade edilir ve
samimiyyet gelişir. İyi iletişim söz konusu olduğunda, görüşler farklı olsa bile,
her zaman mesajların ardında sevgi vardır.

08- Aile dokunuş aracılığıyla sevgi alıp vermenin değerini öğrendiğimiz ilk ve en önemli yerdir.
09- Aile birçok açıdan bir bahçe gibidir. Bir ailenin üyelerine verebileceği en büyük armağan, herkesin aile
ve dünya bahçesinin bakımından sorumlu olduğu bilincidir. Herkes bu bahçenin bakımı için zaman ayırmalı,
ara sıra yabani otları ayıklamalı ve sulamak için kendi katkısını yapmalıdır.

10- Arkadaşlarımız hayatımızdaki harikulade mücevherler ve son derece güzel el işlerinden yapılma hazineler
gibidir. Aklımıza yeni fikirler getirir, kim olduğumuzu ve kim olmak istediğimizi bizimle paylaşır ve bir süre
için de olsa hayat yollarında bizimle yan yana yürürler. Aileni seçemezsin, ama arkadaşlarını seçebilirsin,
derler. Bir aile, arkadaş sahibi olmak için arkadaşlık sunmak gerektiğinden yola çıkarak fertleri arasındaki
ilişkide arkadaşlığı seçerse, bu bir armağan değerindedir.

11- Birisine saygı gösterdiğimizde, onu düşünmeye değer buluruz. Bir başkasına saygı gösterme çabasında
bulunduğunda verilen mesaj nettir: "Seni görüyorum ve sana değer veriyorum."

12- Çocuk ilk önce aile içinde başkalarıyla geçinmeyi, birlikte bir şey yapmayı paylaşmayı ve her zaman
ilgi odağı olmamayı yaşar. İşbirliği yapmayı öğrenmek çocuğunuzu gelecekte okul ilişkilerinde ve
çalışma hayatındaki başarıları için değerli bir araçla dontacaktır.

13- Yaşamak, değişmeyi ve gelişmeyi içerir. Eğer aile içinde değişimi canlılığı tanımlayan şey olarak görürsek,
çocuklarımızın zihninde değişimin beklenen bir hayat serüveni olduğu tohumunu atmış oluruz.

14- Çocuklarımıza bir fark ortaya koyabileceklerini öğretmemiz gerekiyor.
Var olmasını istediğimiz dünya çocuklarımızın zihninde oluşturulmalıdır.

15- Bir çocuk yapmaktan korktuğu şeylerle karşı karşıya gelerek ve bunları hazmederek
cesur olmayı öğrenir. İnandığı bir şeyi yapmak için bir adım ileri gitmesi gerektiğini öğrendiğinde,
korksa bile, cesaretin nasıl bir duygu olduğunu kavrıyacaktır.

16- Güven oluşturmanın tek yolu dürüst olmaktır. Başka yol yoktur. Aile düzeninin bu dürüstlük ortamında
işlemesi, aile fertlerinin birbirine güvebmesi anl----- gelir.
Bir aile dürüstlüğü değer veriyorsa, her aile ferdi, bütün olarak ailenin kendisini desteklediğine güvenerek
hayatındaki gerçekleri ifade edebilir.

17- Sabrı öğrenen çocuk hayatın engellerini aşmaya büyük yardımı dokunacak önemli bir
araca sahip olmuştur.

18- Hoşgörü farklı görüşlere, düşüncelere, yaşam biçimlerine, inanç ve davranışlara izin veren, hayata ve
başkalarına karşı bir kabul etme yaklaşımıdır. Çocukların yetişmeleri ve gelişmeleri hususunda da
bu çizgiyi göre hareket edilmelidir.

19- Aile sorunlarında eğer aile fertlerinin herbiri yardımsever bir tutum içine girerse, nasıl yardımcı olacağına
ilişkin bir tutum alırsa, herkesin yükü daha hafifler. Kerkes ortak hedeflere doğru yürüdüğü için,
yardımsever tutumlar ailede birliktelik duygusu oluşur.

20- Sorumluluk üstlenmede başarılı olan çocuklar yeteneklerine daha fazla güvenir.
Sorumlu davrandığı için olumlu tepkiyi tadan çocuk kendi hareketlerinden sorumlu
olmaya daha fazla motive olur.

21- Disiplin bir kere denendikten ve uygulandıktan sonra bireyin kendini kontrol etme
yeteneğini geliştiren bir yaşam antremanı biçimidir. Çocuk bu biçim üzere şekillendirilmelidir.

22- Affetmek hem bir tutum hem de bir eylemdir. İncindiğimiz zaman birisini affetmek her zaman kolay olmaz.
Affedici tutum birçok açıdan mükemmelliği yakalayamayan insanları anlamak ve kabul etmek anl-----
gelir bu anlam yüklü halet-i ruhiye ile olgunlaştırılmalıdır çocuklar...

23- Ölümün hayatın bir parçası olduğu fikriyle tanışan çocuklar, bu konuda kendileriyle hiç konuşulmayan
çocuklara oranla ölümden daha az korkar. Çocuğumuz ölüm üzerine durup dururken tartışmaya
hevesli değilizdir. Ne var ki aile yaşamındaki bir kayıp, bunun hangi duygulara yol açtığı ve ne anlama
geldiği hakkında konuşmak için zaman ayrılırsa, çocuklar da ölümü hayatın bir parçası olarak görür.
Çocukların ölüm hakkında kendi fikirleri oluşmuştur; bu nedenle doğruların söylenmesidurumunda
kafalarında korkunç düşüncelere daha az yer kalır. Çocuklar ölüm üzerine rahatlıkla konuşabildiklerinde,
ondan daha az korkar ve bir yakınlarını kaybettiklerinde de daha anlayışlı olurlar.

24- Anneyle çocuk arasındaki ilişki sihirli, gizemli, kalıcı, koşulsuz ve açıklanması olanaksız bir olgudur.
Çocuk çocukluktan çıkmış olsa bile, anne onun yüreğindekileri hissekadar çocuğuna bağlıdır.
Başka bir insanın hayatından sorumlu olmak, yönlendirmek ve dinlemek, çocukların sunduğu koşulsuz
sevgi ve güveni tatmak hem büyük bir ayrıcalık, hem de muazzam bir görevdir. Kendini yenilemesi
ve hayatın bitmek tükenmek bilmeyen taleplerini karşılayabilmesi için annenin yüreğinde ve yaşamında
kendine ayırdığı bir zaman olmalıdır. Kendi ihtiyaçlarına zaman ayıran anne çocuğuna da özsaygıyı öğretir.

25- Babalar çocuklara erişilmez gibi gelir. Baba güçtür; baba şefkattir. Bize kişilikli olmayı öğretir; disiplin
örneğidir. Maceraları babalar planlar; bize hedef belirler, yapabileceğimize inanır ve bir kez daha
denememiz için bizi teşvik eder. Çocuk babanın gözüyle dünyada kendisini nelerin beklediğini görür.
Babanın elini tutarken çocuk kendisiyle birlikte hayat yolunda yürüyen kişiyi hisseder.

26- Çocukların çoğunluğu herşeyi görür ve hisseder. Anne ve babanın yaptığı her şeyi içine çeken sünger
gibidirler. Anne ve baba, sevgi ve saygı temeline sahip bir ekip olarak çalışırsa, çocukların yetişmesi için
korunaklı ve güvenli bir mekan sağlar. "Hayattaçocuklarınızın ne olmasını istiyorsanız, kendi yaşamınızda
ve konuşmalarınızda onu yansıtmaya çalışın." -Lydia H. Sigourney-

27- Kardeşler hayatta birlikte yürümek, yetişkinliğe yan yana adım atmak, aynı anne ve babaya sahip olmak
ve hayat deneylerini paylaşmak gibi özel bir fırsata sahiptir. Çocuklar her zaman bir kardeşe sahip
olmanın değerini anlamaz. Anne ve babalar olarak yapabileceğimiz en iyi şey, aynı kayığın içinde
olmasalar daralarından bir sevgi nehrinin nehrinin akacağına emin olacakları şekilde çocuklarımız arasındaki
iletişimi, sevgiyi ve saygıyı teşvik etmektir. Böylece çocuk kardeşinin değerini bugün olmasa bile birgün
mutlaka anlayacaktır.

28- "Çocuklarınıza tavsiyelerde bulunmanın en iyi yönteminin ne istediklerini tesbit edip bunu yapmalarını
söylemek olduğunu keşfedin." -Harry S. Truman-
Hızlı Cevap
  #15  
Okunmamış 13-03-2008, 13:30
 
Standart --->: Cocuk yetiştirmede altın kurallar
EVLİLİK HAYATINA DEĞİŞİKLİK GETİREN BEBEKLERDİR
- Yeni kurulanbir aile ocağında iki kişi iken üç kişi olmak zaten başlı başına büyük bir değişikliktir.
- Ailede çocuk, ana-babayı birbirine sımsıkı bağlar. Karı-koca ilişkilerinin sıcak, huzurlu, anlamlı
geçmesi çocukların cıvıltısına bağlıdır. Cıvıl cıvıl, ışıl ışıl çocuklar aileyi daima diri tutar.

- Bebekler, aile ağacının "değişim meyveleri" dir.
- Karı-koca olarak bebeğinizi birbirinizden kıskanmanıza hiç gerek yoktur. Ama muhakkak ki
insan fıtratı farklı farklı boyutlardadır. Koca karısına karşı kıskanç olabileceği gibi, çocuğuna
karşı da olabilir. O halde birbirinize fikirlerinizi söyleyin. Birbirinizle danışıklı olun. Fakat
hiçbir zaman karşılıklı anlayış, hoşgörü ve toleransı elden bırakmayın.

- Günün önemli vakitlerinde birbirinize vakit ayırın. Özellikle dışarı çıktığınızda birbirinizle
birlikte olmaya çalışın. Birbiriniz için enerji birikimi temin edin.

- Birçok anne "süperanne" olmayı arzular. Ama buna ulaşma her anne için mümkün değildir.
Siz yine de "Cennet annelerin ayakları altındadır" mealindeki kutlu mesaja uygun "süperanne"
olabilmek için çırpının. Yapabildiğinizi yapın, ama yetersiz kompleksine de kapılmayın.

- "Sağlıklı anne" olmanın yolu; diyetlerini sıkı uygulamalarına bağlıdır. Yararsız, zırt-pırt öyle
herşeyi yiyip içme gibi marazlıkları terkedin. Sihhatli gelişime yönelik gıdalara ağırlık yer verin.

- Tüm aile bireylerin muhakkak surette faydalı vazifeler almaları icap eder. Mühim olan sadece
çocuk yetiştirmektir ama "aile" kavramını da iy bellemek gerek. Buna göre " çekirdek aile
devleti"nin bütün sorumluluklarını yerine getirin.

- Bebek sahibi olmak insanı çok büyük mes'uliyet ve taahhüt altına sokar. Yeni bir insan
hayatının sorumluluğu söz konusu olmuştur çünkü... Aile yaşantısına ciddi manada ayak
uydurmak büyük bir olgunluğu, geniş ufukluluğu, derin anlayışlılığı gerektirir. Bu mevzuda
başarılı olmalısınız...

- Arasıra bebeğinizi, sabahları ya da günün diğer uygun dilimlerinde anneannesine "bakıp,
ilgilenmesi" için bırakılabilir ve ondan yardım bekleyebilirsiniz. Bu vesile ile o da "büyükanne"
olmanın keyfini "torununa sahip çıkmakla" çıkarmış olacaktır. Siz de bu süreyi kendinize ait
diğer işlerinizde kullanın.

- "Büyükanne-Büyükbaba" bebeğiniz için, "şöyle yap, böyle hareket et" gibi sık sık kendilerine
göre telkinlerde bulunabilirler. Onları saygıyla karşılayın. Ve söylediklerinde bebeğinizin lehine
bir şeyler varsa uygulamada geri durmayın. Aksine onları mümkün mertebe incitmeden ve
kırmadan "nabızlarına göre" taktikler gösterecek umumi mutluluğu teneffüse sebep olun.

- Büyükanne ve büyükbabalara "torun sevgisi" evlat sevgisi"nden daha ileri gelir. Onun için siz
onların bu iştiyakını kırmayın. Ancak çocuk eğitiminde söz sahibi siz olun. Yani son sözü
onlara bırakmayın.
Hızlı Cevap
  #16  
Okunmamış 13-03-2008, 13:30
 
Standart --->: Cocuk yetiştirmede altın kurallar
BEBEK ANNE RAHMİNDE NASIL TEŞEKKÜL EDER ?
İlk 8 haftada bebeğin bütün temel organları tamamlanır. 8 haftadan sonra temel organların ve tüm
vücudun gelişmesi devam eder.


1. HAFTA: Döllenmeyi takip eden 30 saat sonra hücre bölünerek çoğalmaya başlar. Yavaş yavaş
rahime doğru inerek rahim duvarına yerleşir.
2. HAFTA: Bölünüp çoğalan hücrelerden bir kısmı plasentayı ve ona bağlı göbek kordonunu
meydana getirirler. Bir başka hücre grubu, koruyucu keseyi oluşturmak üzere faaliyete geçer.
3. HAFTA: İki bölme halinde kalp, göz ve kulak taslakları ortaya çıkar. Boyu ancak 3 mm
kadardır. "Aşerme" dedikleri bulantı ve kusma bu devrede ortaya çıkar.
4. HAFTA: Ağırlığı 0.4 grama boyu da 4mm'ye ulaşmıştır. Başı gövdeden seçilmeye başlar.
Kol ve bacaklar tomurcuklanır. Dil gelişmesi bu dönemde başlar. Kalp tam şeklini almamış
olmakla beraber atışları başlamıştır. Başı, gövdesi ile 90'lik (derece) bir açı yapacak
pozisyonda durur.
5. HAFTA: Kol bacaklar şekillenmeye kalp atışları hızlanmaya başlar. Omuzları ortaya çıkar.
Kulak kepçeleri, parmaklar tomurcuklanır. Burun, üst çene ve mide taslakları oluşmaya başlar.
6. HAFTA: İskelet, kıkırdak halinde belli olmaya başlar, sindirim, üreme, solunum organları
hızla gelişirken; el parmaklarının beşi de seçilmektedir şimdi. Burun ucu ve ayak parmakları
ancak tomurcuklanmaktadır. Beyin ve sinir imalatı sürmektedir. Boyu 2 cm'ye ulaşmıştır.
7. HAFTA: Üst ve alt çene ayırt edilmektedir. Kulak kepçesi ortaya çıkmış, işitme sistemi
tamamlanmıştır. Mide, karaçiğer ve böbrekler çalışmaya başlamıştır. El parmakları tamamen
ortaya çıkmış, ayak parmakları gelişmesine devam etmektedir. Kan dolaşımının büyük bir
bölümünü kalp devralmıştır. Boy 2.5 cm kadardır.
8. HAFTA: Böbrekler seçilmeye, göz, kulak, burun ve ağız belli olmaya başlamıştır. Parmaklar
iyice şekillenmiştir. Ağırlığı 2 grama, boyu da 3 cm'ye ulaşmıştır.
9. HAFTA: Embrio devrini tamamlayan bebek, fetus adını almıştır. Plasenta, görevi tamamen
devralmış, gelişmesini tamamlamıştır. Bebeğin cinsiyeti dışarıdan belli olmaktadır. Göz kapakları
seçilmekte, gözler yanlara bakmaktadır. Bebek, basit refleksler göstermeye başlamıştır.
başta da belirttiğimiz gibi, bebek 9. haftanın başlarında bütün organları tamamlanmış ve cinsiyeti
seçilebilir bir seviyeye ulaşmıştır. Bundan sonrası, gelişme ve olgunlaşma şeklinde devam
edecektir. Bebeğin hareketleri, anne tarafından, ancak 16. haftadan sonra hissedilir.
Hızlı Cevap
  #17  
Okunmamış 13-03-2008, 13:30
 
Standart --->: Cocuk yetiştirmede altın kurallar
BEBEKLE İLETİŞİM NASIL KURULUR ?
Bebeğinizle nasıl iletişim ve "ortak bağ" kurabilirsiniz?
-Evvela kendiniz karı-koca olarak aranızda "sevgi, saygı ve hoşgörüye dayalı" bir "iletişim" kurduğunuzda,
bebeğinizle de "özellikle" sevgide odaklaşan bir "iletişim" kurabilmeniz söz konusu olacaktır. Yani aile ortamın-
da bebeniğizle iletişim kurabilmenizin sırrı "sevgide ve ona ait duyarlılığınızda" yatmaktadır. Bu inceliği bilin.

-Bebeğinizi doyurma, bakımlı kılma, sevgisini gözlemleme gibi durumları gözönünde bulundurarak "ana-baba-
çocuk" üçlüsünün duyum, his, duygu ve duyarlık gibi hassasiyetlerini ciddi manada korumak gerekir.

-Bebekle ana rahmindeyken başlar, altı yaşına kadar devam eder "iletişim".
-Bebeğinizin ağlamaları, ona dokunmanız, onu sevmeniz, onu okşamanız, onunla ilgilenmeniz, onun gözlerine
bakmanız, onun hareketleriyle ilgilenmeniz gibi, hal ve tavırlarınız, onunla kurmanız gerekli olan "iletişim"
alanına girer.

-Bebeğiniz size tepki veriyor ve sizden etkileniyorsa, sizi gördüğünde gülümsüyorsa, ağladığında sizin kendisini
koruyacağınızı hissedebiliyorsa, bebeğinizle hakikaten "ortak bir bağ" kurmuşsunuz demektir.

-Bebeğinizin fiziksel gelişimi iyi derecede ise, yeterince sevgiden onu istifade ettiriyorsunuz demektir.
-Bebeğinizle paylaştığınız sevgiyi duymak ve alamak istiyorsanız, kendinize zaman tanıyın. İçinizde bu sevgiyi
duyabileceğinizi göreceksiniz.

-Çevresine karşı ilgisiz, size karşı tepkisiz bebeklerin yeterli sevgi ile donanmamış olduğu kanaatine varın.
Hızlı Cevap
  #18  
Okunmamış 13-03-2008, 13:30
 
Standart --->: Cocuk yetiştirmede altın kurallar
ÇOCUĞUN EĞİTİMİNDE İLK ÖĞRETMEN KİMDİR ?
Çocukların eğitimi ile ilgili olarak bugüne kadar çok şey duymuş ve okumuştum. Bilhassa seneler önce Sızıntı
dergisinde "Çocuklar alim olarak doğuyor" diye bir yazı okumuştum. Yazar, Amerikadaki ihtisası sırasında
bazı profesörlerin, yeni doğmuş çocuklarla iletişim sağlamak için konuştuklarını ve bu konuşmaları çocukların
kendilerine göre anladıklarını da ifade ettiklerini yazıyor, hatta çocukların anne karnında bile konuşulanlarla
ilgilendiklerini ifade ediyordu. Biz bir ara STV'de Kur'an'ın bazı ayetleri üzerinde konunun mütehassısı bilim
adamlarımızla sohbet programları yapıyorduk. Kur'an'da Kasas surasi'nin yedinci ayetinde geçen;
Musa'nın annesine vahyettik ki: Onu (Musa'yı) emzir, başına bir şey gelmesinden korkuyorsan
(bir sandık içinde) onu denize bırak."

Prof. İbrahim Erkal Bey bu meselenin üzerinde durmuş ve demişti ki: "Anne, bebeği emzirirken şöyle eğik tutar.
O sırada çocuk annesinin yüzünü görür ve emmeye başlar . İşte Musa Aleyhisselam'ın annesine çocuğu önce
emzir, sonra sandık içinde Nil'e bırak buyuruluyor. Çocuklar emme sırasında annesinin yüzünün fotoğrafını
çekip kafasına nakşeder ve unutmaz. Sütü emince, annesinin ve sütün kokusu da iyice içine sinip yerleşir.

Daha sonra iki çeşit süt ayrı ayrı yastığa damlatılıp getirilse, çocuk annesine ait olanı hemen tanır. Zaten biz
şimdi çocuk doğar doğmaz çıplak olarak annesinin kuçağına veriyoruz, vücutlarının temasını sağlıyoruz. İşte
Kur'an'daki bu ifadenin sırrı şudur ki, Musa Aleyhisselam Nil Nehri'nden çıkarılıp Firavun'un sarayına getirildiği
zaman, annesi gelinceye kadar hiçbir kadını emmedi. Ama annesi gelince hemen emmeye başladı. Çünkü ilk
emzirmede şeklen onu tanımış, zihnine yerleştirmiş ve kokusunu hafızasına kazımıştı...."

Emzirme sitilinin bile çocuğun karakter yapısına tesir ettiği, mesala annenin bir telaş sebebiyle emen çocuğu
aniden çekmesinin onun güven duyusundan mahrum, atılımcı ruhtan yoksun bir insan olmasına sebep olduğu
artık tespit edilen gerçeklerdendir. Bu gün en gelişmiş çocuk yetiştirme metodlarına bakacak oursak, onlara
daha 2.5 aylık iken sırf resimleri bulunan kitapları gösterip okuyormuş gibi yorumlar yapmanın, bir süre sonra
da gerçekten onlara kitap okumanın çok faydalı olacağını, kelime hazinelerinin gelişmesiyle birlikte zekalarınında
gelişeceğini, lise ve üniversite çağlarında bunun onların analiz güçlerini de fevkalade yükselteceğini anlarız.
Yani bunlar uygulanıp neticesi alınmış çalışmalardır.

Çocuklara büyük insan muamelesi yapmak da onların, üretici bir anlayışla yetişip, özgürce davranarak kendi
başlarına birşeyler ortaya koymalarını sağlıyor. Fakat bizde tam tersi oluyor. Hatta üniversitelerimizde bile bazı
öğretim üyeleri çok yanlış bir tutum içinde bulunabiliyor.
Hızlı Cevap
  #19  
Okunmamış 13-03-2008, 13:30
 
Standart --->: Cocuk yetiştirmede altın kurallar
ÇOCUĞA KARŞI ANNE BABANIN İLK GÖREVLERİ NELERDİR ?
1- Anne ve babanın evladına karşı şefkatli, evladın da anne ve babalarına itaatli ve saygılı davranması, ailede
temel prensiptir.

2- Çocuk konuşmaya başlayınca, konuştuğu dilin düzgün ve doğru olarak kullanılmasını öğretmek ,az ve öz
konuşmanın güzelliğini aşılamak, kaba ve çirkin söz söylemenin kötülüğünü anlatmak, peşinden imanın esaslarını
telkin etmek, Kur'an-ı Kerim'i yavaş yavaş öğretmek, cami ve mescitleri sevdirmek, ileri yaşlarda namaz kılmaya,
oruç tutmaya teşvik etmek, bir anne ve babanın başlıca görevlerindendir.

3- Çocuk sahibi olmak bir nimettir. Allah'ın bir lütfu ve iyiliğidir. Çocukla müjdelenen insanın, bu nimet ve iyiliğe şükretmesi gerekir.
4- Erkek olunca sevinmeye, kız olunca üzülmeye gerek yoktur. Bu islami bir anlayış değildir. Kız ve erkek
arasında ayırım yapmak, üstünlük göstermek, kız çocuklarını hor görmek, hatta diri diri toprağa gömmek,
erkekler doğduğu, kızlar da öldüğü zaman anne ve babayı tebrik etmek, cahiliyet devrine yani İslamiyet
gelmeden önceki çağlara ait bir düşüncedir.

5- Çocuğa yapılacak olan "ilk telkin", çocuğun kulaklarına okunan ezan ve kamettir. Peygamberimiz, Hz. Hasan
ve Hüseyin doğduğu zaman kulaklarına ezan okumuştur. Çocuğun sağ kulağına ezan sol kulağına kamet okunur.

6- Doğumun birinci gününde çocuğa isim verilir. Fakat yedinci gününde vermek daha güzeldir.
7- Adın şahsiyet üzerinde, arkadaş ve okul çevresinde büyük ve önemli bir etkisi vardır. Kimi adlar sosyal
çevrelere göre de değişmektedir.

8-Çocuk yedi, on ve son olarak da on iki yaşında iken sünnet edilebilir. Fakat en güzel görüş, çocuğun sıhhati
ve durumu gözönünde bulundurularak erginlik çağına girmeden önce, uygun olan bir yaş'ta sünnet ettirilmesidir.

9- Alimlerimizin çoğu, hem erkek, hem kız çocuğu için akikanın (doğum kurbanı) sünnet olduğunu kabul
etmişlerdir.

10- Kurban kesildikten sonra çocuğun saçları kesilip ağırlığınca altın veya gümüş sadaka olarak verilir. Bu bir
şükran borcunun ifadesidir.

11- Akika kurbanının etinden kurban sahibi yiyebilir. Yakınlarına ve dostlarına yedirebilir. Fakirlere sadaka
olarak ta verebilir.

12- Kurban olmaları uygun olan her hayvan akika için de uygun olur. Kurban sabahleyin yani güneşin
doğuşundan bir saat sonra kesilir. Kemiği kırılmadan pişirilir. Çocuğun sıhhat ve selameti için böylesi uygundur.

13- Akika kurbanı doğumdan ergenlik çağına kadar kesilebilir. Fakat doğumun yedinci gününde kesilmesi daha faziletlidir. Doğum günü yedi güne dahildir. Çocukluğunda, akika kurbanı kesilmeyen kimse, kendisi için kesebilir.
14- İnek sütü ile beslemede süt miktarı ne kadar olursa olsun çocuğun büyüme ve gelişme yolunda anne sütünün
yerini tutamaz. Süt çocuğunun hastalıkltan korunması ancak anne sütü ile kabildir. İnek sütü her çocuğa iyilik
getirmez. Bir çoklarında kusmalar, ishaller, ateşler görülebilir.

15- Çocuk bir yaşına basana kadar "süt çocuğu" olarak adlandırılır. Bunun bir nedeni de bir yaşına gelene kadar
anne sütü ile beslenmesi gerektiğidir.
Hızlı Cevap
  #20  
Okunmamış 13-03-2008, 13:30
 
Standart --->: Cocuk yetiştirmede altın kurallar
ÇOCUĞA KARŞI ANNE BABANIN İLK GÖREVLERİ NELERDİR ?
1- Anne ve babanın evladına karşı şefkatli, evladın da anne ve babalarına itaatli ve saygılı davranması, ailede
temel prensiptir.

2- Çocuk konuşmaya başlayınca, konuştuğu dilin düzgün ve doğru olarak kullanılmasını öğretmek ,az ve öz
konuşmanın güzelliğini aşılamak, kaba ve çirkin söz söylemenin kötülüğünü anlatmak, peşinden imanın esaslarını
telkin etmek, Kur'an-ı Kerim'i yavaş yavaş öğretmek, cami ve mescitleri sevdirmek, ileri yaşlarda namaz kılmaya,
oruç tutmaya teşvik etmek, bir anne ve babanın başlıca görevlerindendir.

3- Çocuk sahibi olmak bir nimettir. Allah'ın bir lütfu ve iyiliğidir. Çocukla müjdelenen insanın, bu nimet ve iyiliğe şükretmesi gerekir.
4- Erkek olunca sevinmeye, kız olunca üzülmeye gerek yoktur. Bu islami bir anlayış değildir. Kız ve erkek
arasında ayırım yapmak, üstünlük göstermek, kız çocuklarını hor görmek, hatta diri diri toprağa gömmek,
erkekler doğduğu, kızlar da öldüğü zaman anne ve babayı tebrik etmek, cahiliyet devrine yani İslamiyet
gelmeden önceki çağlara ait bir düşüncedir.

5- Çocuğa yapılacak olan "ilk telkin", çocuğun kulaklarına okunan ezan ve kamettir. Peygamberimiz, Hz. Hasan
ve Hüseyin doğduğu zaman kulaklarına ezan okumuştur. Çocuğun sağ kulağına ezan sol kulağına kamet okunur.

6- Doğumun birinci gününde çocuğa isim verilir. Fakat yedinci gününde vermek daha güzeldir.
7- Adın şahsiyet üzerinde, arkadaş ve okul çevresinde büyük ve önemli bir etkisi vardır. Kimi adlar sosyal
çevrelere göre de değişmektedir.

8- Çocuk yedi, on ve son olarak da on iki yaşında iken sünnet edilebilir. Fakat en güzel görüş, çocuğun sıhhati
ve durumu gözönünde bulundurularak erginlik çağına girmeden önce, uygun olan bir yaş'ta sünnet ettirilmesidir.

9- Alimlerimizin çoğu, hem erkek, hem kız çocuğu için akikanın (doğum kurbanı) sünnet olduğunu kabul
etmişlerdir.

10- Kurban kesildikten sonra çocuğun saçları kesilip ağırlığınca altın veya gümüş sadaka olarak verilir. Bu bir
şükran borcunun ifadesidir.

11- Akika kurbanının etinden kurban sahibi yiyebilir. Yakınlarına ve dostlarına yedirebilir. Fakirlere sadaka
olarak ta verebilir.

12- Kurban olmaları uygun olan her hayvan akika için de uygun olur. Kurban sabahleyin yani güneşin
doğuşundan bir saat sonra kesilir. Kemiği kırılmadan pişirilir. Çocuğun sıhhat ve selameti için böylesi uygundur.

13- Akika kurbanı doğumdan ergenlik çağına kadar kesilebilir. Fakat doğumun yedinci gününde kesilmesi daha faziletlidir. Doğum günü yedi güne dahildir. Çocukluğunda, akika kurbanı kesilmeyen kimse, kendisi için kesebilir.
14- İnek sütü ile beslemede süt miktarı ne kadar olursa olsun çocuğun büyüme ve gelişme yolunda anne sütünün
yerini tutamaz. Süt çocuğunun hastalıkltan korunması ancak anne sütü ile kabildir. İnek sütü her çocuğa iyilik
getirmez. Bir çoklarında kusmalar, ishaller, ateşler görülebilir.

15- Çocuk bir yaşına basana kadar "süt çocuğu" olarak adlandırılır. Bunun bir nedeni de bir yaşına gelene kadar
anne sütü ile beslenmesi gerektiğidir.
Hızlı Cevap
Cevapla

Hızlı Cevap
Mesajınız:
Kullanıcı isminiz: Giriş yapmak için Buraya tıklayın
Rastgele Soru

Seçenekler


Seçenekler


Benzer Konular
Çocuk yetiştirmede cezanın yeri Ödül ve ceza disiplin sağlama noktasında en çok tartışılan iki yöntem. Biz de bu hafta DBE Davranış Bilimleri Enstitüsü Çocuk ve Genç Bölümü Psikolog Şeyda Özdalga ile ceza üzerine konuştuk. 1. Ceza...
Çocuk Yetiştirmede Öneriler Çocuk Yetiştirmede Bazı Öneriler - Küçük demeyin, terbiye beşikten başlar. - Hata, kızarak değil, öğreterek düzeltilir. - Düşünceler, inandırılarak benimsetilir. - Aile içindeki...
Hayat İçin Altın Kurallar 1) Ucuz araba kullan ama, alabileceğin en güzel evi al. 2) Adam gibi üç fıkra öğren. 3) Sevinçlerini sakın erteleme. 4) Eşini çok iyi seç. Çünkü bu seçim mutluluğunun veya bedbahtlığının % 90...


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 10:08.


Powered by vBulletin® Version 3.8.2
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.

DMCA.com

Sitemizde illegal paylaşım yasaktır.Sayfalarımızda bulunan içeriklerin telif haklarıyla ilgili bir şikayetiniz/sorunuz varsa bize ulaşmak için TIKLAYINIZ .
In this web site,illegal sharing is forbidden.If you have any problem/complaint about contents copyrights in our page,please click here to contact us.