Ezberim  

Anasayfa Kimler Online
Go Back   Ezberim > İslam Dini Bölümü > Dini Bilgiler
Kayıt ol Forumları Okundu Kabul Et


Cocuk yetiştirmede altın kurallar

İslam Dini Bölümü kategorisinde ve Dini Bilgiler forumunda bulunan Cocuk yetiştirmede altın kurallar konusunu görüntülemektesiniz.
Cocuk yetiştirmede altın kurallar TAKDİM Günümüzde aileler artık az çocuk sahibi oluyor. Eskinin o kalabalık aileleri gitti, yerine anne-baba ve ...


Seçenekler
  #1  
Okunmamış 13-03-2008, 13:27
 
Standart Cocuk yetiştirmede altın kurallar

Cocuk yetiştirmede altın kurallar

TAKDİM

Günümüzde aileler artık az çocuk sahibi oluyor. Eskinin o kalabalık aileleri gitti, yerine
anne-baba ve bir veya iki çocuktan oluşan çekirdek aileler geldi.

Çekirdek ailelerin yaygınlaşmasıyla büyük anne ve babalar, torunlarıyla birlikte değiller.
Bu yüzden onların çocuk yetiştirilmesindeki tecrübeleri anne-babalara yardımcı olmuyor.

Bunların yanında çocukların apartman dairelerine sıkıştıkları, arkadaşsız büyüdükleri,
televizyon gibi kitle iletişim araçlarından etkilendikleri hesaba katılırsa çocuğun üzerine daha
bir düşen anne-babanın nasıl bir paniğe kapıldığı ve çocuk eğitimi konusunda bilgilenmenin
ne kadar önemli hale geldiği herhalde anlaşılır.

İşte Ahmet Yüter'in bu eserleri konudaki boşluğu doldurmaya aday. Çünkü Yüter Hoca
genç bir ilim adamı. Aynı zamanda bir cemiyet insanı. Camiyi akademileştirmiş bir Hoca.

Ahmet Yüter hepsinden önemlisi gönül adamı. O, kalpleri kazanan bir insan. Okuyan,
yazan bir ehl-i ilim.

Yüter Hoca kendisini âdeta çocuklara adamış. Daha önce çocuklarla ilgili kitaplarından
tanıyoruz. Şimdi daha önemli bir esere imza attı. Bu eser, çağdaş eğitim prensipleri ile islami
bakış açısının bir sentezinden meydana gelmiş. Aslında bu değişik gibi görünen bakış açıları
bilgili veehl-i insaf kalemlerde üst üste gelmesi muhakkaktır. Bu bilgiler günümüzün eğitim
metodlarına ters düşmeden islâmiyetin bakışıyla konuyu işlediği için ayrı bir önem arzediyor.
Hızlı Cevap
  #2  
Okunmamış 13-03-2008, 13:27
 
Standart --->: Cocuk yetiştirmede altın kurallar
IŞIKLI GELECEKLER İÇİN EĞİTİM...

İçinde bir ferd olarak yaşadığımız şu toplum size huzur, mutluluk, ümid ve yaşama zevki veriyor mu?
Gelecek yılları nasıl görüyor, neler tahmin ediyorsunuz?
Nesillerin, bayrak yarışında, birbirlerine bayrağı teslim edercesine sürekli ışık ve ümit dolu
yarınlara koşma gayretlerinde siz.. ey aziz insan.. kalıcı, yapıcı, üretken, verimli, etkili fikir, teklif,
görüş olarak neleri sunabiliyorsunuz?

Şu çevremizi süsleyen cıvıl cıvıl yavrularımızı kuşatacak 2000'li yıllarda, çocuklarımıza,
gençlerimize birşeyler verebiliyor muyuz?

Bu can alıcı "sualler"i sık sık kendimize sormak ve ruhlarımızı derin bir itminan'e kavuşturacak "cevaplar" vermek mecburiyetindeyiz dostlarım...
Işıklı bir istikbalde, kalkınmış, yücelmiş, gelişmiş bir Türkiye'yi özlüyorsak.. hem de
iştiyak ve hasretle özlüyorsak, muhteşem bir "çocuk yetiştirmede Seferberliği" ilân etmek
mecburiyetindeyiz.

Dünyanın en genç ülkelerinden birisi de Türkiye'dir. "Genç ülke" olmak, müthiş avantajlarla
dolu yaşamak demektir. Ama her "rahmet" in bir veya birden fazla "zahmet"le dengelendiği
şu dünyada zahmetleri ortadan kaldırıp, "rahmet"e tâlip olmak için bilgili, ahlâk ve faziletlerle donanmış, dindar, dürüst, olgun, liyakatlı bir "gençlik" kuşağı teşkil etmeliyiz diye düşünüyorum.

Bu vasıflı "gençlik" in gerçek bir ciddiyet, derinlik, kalite ve üstün bir kıymette yetiştirilmesi, olabildiğince erken yaşlardan başlayan sistemli bir "çocuk eğitimi" programının gündeme
gelmesiyle ilgilidir.

Bütün dünya milletleri, amansız bir rekabet içinde en genç, dinamik, akıllı ve olgun kadrolarla geleceklerini teminat altına almak istiyorlar. Bu hedef içinde "çocuk eğitimi", devlet ve
hükümetler seviyesinde ele alınıyor. Kapsamlı bir araştırma bu alanda bize ışık tutabilecektir.

Türkiyemizde -maalesef diyerek- çocuk eğitimi ve öğretiminin, uzun zamanlar ihmal
edildiğini, aile, çevre, okul ve medya'nın gayretleri ile biraz çocuklarımızla meşgul olduğumuzu
ama bunun kesinlikle "yetersiz" olduğunu söylemeliyiz.

"Çocuk Yetiştirilmesi" alabildiğince geniş perspektiflerden incelenmekte ve bu alanda
birçok değerli eser neşredilmiştir.

Şu anda zevkle ve saadetle okuyacağınız bu güzel bilgilerde, bu birçok değerli eserden
bir eserdir.

Takdir ve tebriklerimle şükran duygularımı sunuyorum. Daha nice böylesine güzel,
sistemli, muhtevalı eserler vermesini temenni ediyor ve Rabbim'den kendisine ve bu aziz dost
gibi gayret gösteren bütün kardeşlerime başarılar diliyorum.

Füyuzatı bol bir rühâniyet içinde, ışıklı geleceklerin sevimli kahramanlarına bilgi, ilham ve
işaretler sunan bu eserin, siz değerli okuyucumuza, âile efrâdınıza, çevrenize, eş ve dostlarınıza
da tavsiye edilerek faydalı olmasını niyaz ediyorum.

Sizlere selâm ve sevgilerimi sunuyorum. Mustafa Yazgan
Hızlı Cevap
  #3  
Okunmamış 13-03-2008, 13:28
 
Standart --->: Cocuk yetiştirmede altın kurallar
ÇOCUK YETİŞTİRMEDE ALTIN KURALLAR

ÖNSÖZ

Bu bilgileri yazmak emek ve çaba ister, heyecan ister, yürek ister. Anlayış, bilgilenmişlik, içtenlik, geniş bakış açısına sahiplik ister. Hele hele "çocuk" mevzuunda daha neler ister neler.
Bütün bu meziyetleri bir "kafa, kalp ve ruh"ta toplamak oldukça zor olsa gerek. Biraz da ilhi verginin, vehbiyyetin ve kesbiyyetin de rolü var tabiiki.
Böyle bir bigilere yazmaya kalkışmak ta öyle sanıldığı gibi tek bir kişinin halledebileceği, ele alabileceği,
ortaya koyabileceği ve yapabileceği şey değildir. Dolayısıyle diğer insanların yaptıkları çalışmalar,
ürettikleri eserler hatta konunun uzmanı ve oteriteler şahsiyetlerle irtibat kurmalar vs. gibi bir çok öz
kaynaklardan istifade etme cihetine gidilmesi zaruridir. Ama burada dikkat edilmesi gereken, "doğru bilgi",
"doğru kaynak" ve "doğru yol ve yöntem"lerden faydalanma cihetinin takip edilmesi ehemmiyet arzetmektedir. Buradaki inceliğe dikkat edilmesi lazımdır...

"Çocuk sevgisi" bana önce Sevgili Peygamberimden ve sonra da muhterem pederimden intikal etmiştir.
Ve bana bu iki mühim kaynaktan sirayet eden sevgi, Yüce Rabbimin bir lutfu ve inayeti sayesinde olmuştur.

Ancak bir türlü "Çocuk yetiştirilmesi" ile ilgili çalışmayı göze alamıyordum. işte böylesine "uğraşı" isteyen bir çalışma hamlesine girişmiş ve ciddi anlamda yol alıp bu gayret sürecimizi "şimdilik" tamamlamayı göze almış bulunmaktayım.
Çocuklarımızı kendilerine güvenme, sahip oldukları becerileri kullanma ve hayatları boyunca başarılı
kişiler olma yolunda onları cesaretlendirmemizin önemini çok başarılı bir şekilde açıklayan örnek kurallar
üretmek lüzumuna inanmak ve bu kuralları bilip yerli yerince kullanmak durumunda olduğumuzu asla
unutmamalıyız diye düşünüyorum.

Farklı farklı yapılanmalar ve oluşumlar içinde yaratılan insanlar da hayvanlar da bir takım şeyleri bilmeye,
hayatın şartlarına ve şekillerine göre nasıl ve ne halde hareket etmeleri gerektiğini öğrenmeye muhtaçtırlar. Zannedersiniz ki başka bir alemde eğitim görmüş gibi, kısa bir zaman diliminde hayat şartlarına ayak
uydurabilmeleri mümkündür. Yaşları ilerledikçe değişmeye, hemen sabitleşebilen refleks ve özelliklerine tanık olabilirsiniz. Bundan da anlaşılıyor ki, bilhassa insan eğitimsiz huzur yüklü yaşama sürecini yakalayamaz.
Yani insan eğitilmedikçe ne fertte, ne cemiyette ne de devlette huzur, sükun ve istikrarın bulunması söz konusu
bile olmaz.

O halde illa eğitim, eğitim, eğitim.
Kimi ne neyi?
Elbette ki öncelik ehemmiyetle insanı, insanı, insanı...

"Günümüzde milletler ve devletler; medeniyet ve hakimiyet yarışı içindedirler. Bu yarışta kullandıkları en etkili vasıta ise hiç şüphesiz ki eğitimdir. Çünkü yarının ilim ve bilim, fikir ve ahlak, san'at ve edebiyat adamları,
idarecileri, iş adamları hep bugünün çocuklarından çıkacaktır. Eğer bu gün , tembel, rüşvetci, sarhoş, hırsız, (soyguncu, vurguncu, huysuz, bilgisiz, bilinçsiz, bir hiç) ve hain insanlar varsa, bunlar dünkü çocukları ihmal edişimizdendir. Kısaca çocuklar, milletin geleceğinin güvencesidir. Onlara ne verirsek onun karşılığını görürüz..."

"Bir ağacın, nesil ve nev'ini devam ettirebilmesinde, çekirdek ve tohum ne ise, insan nesli ve nev'inin
devamında da çocuk aynı şeydir. Çocuklarını ihmal eden milletler inkıraza, onları yabancı ellere ve yabancı
kültürlere terkedenler de özlerini kaybetmeye mahkumdurlar."

"Şu söz ne kadar manidar geldi bana. Derin derin düşünmeye sevketti beni ve işte bu söz gibi nice sözler iç alemimdeki oluşumları başkalarıyla da paylaşma ihtiyacını hissettirdi bende ve metafizik bir gerilimle bu mütavazi çalışmayı üretebilme ve hayata geçirebilme azmini ve cehdini yükledi bana."
Siz sevgili okuyucularımı daha fazla sabırsızlaştırmadan hemen eserle başbaşa bırakırken;
Bu eserin ilk hayat tohumunu atabilme vesile olan aziz dostum İsmet Temur beyefendiye,
Bu eserimi satır satır, didik, didik inceleme, tetkik ve tahkik etme zahmetine bulunarak takdim yazılarını
bizden esirgemeyen çok sevgili büyüklerim, Doç. Dr. Sefa Saygılı, Doç. Dr.Osman Sezgin ve Mustafa Yazgan beyefendilere.

Olumsuz bir dünya da, olumlu çocuklar yetiştirebilmek dileğiyle...
Hoş olun, hoşcakalın...
Geniş ufuklu, aydınlık soluklu, ışık yüklü, umut dolu, sağlıklı, mutlu ve müreffeh, verimli ve uyumlu gelecek kuşakların yetiştirilebilmesinde bu eserin, topyekun anne ve babaların, eğitimci ve insan emekçilerin eline,
diline ve yüreğine, kafa ve kalp iklimine yararlı ve yardımcı olmasını bütün ruh-u canımla diliyorum.
Hızlı Cevap
  #4  
Okunmamış 13-03-2008, 13:28
 
Standart --->: Cocuk yetiştirmede altın kurallar
GİRİŞ

Çocuk, çevrenin eseridir. Bu çevre; başta anne-baba olmak üzere aile, akraba, arkadaş, komşu,
sokak, mahalle, okul, çarşı-pazar, iş, yazılı, sözlü ve görüntülü yayın organlarına kadar genişletilebilir.

Çünkü insanoğlu, hele de çocuklar çevrelerinde olup bitenlerden mutlaka tesir alırlar.
Sayılamayacak kadar çok olan bu faktörlerin etkisi ile çocukta bir şahsiyet oluşur.

Bu sebeple çocuğun iyi yetişmesi için yakın ve uzak çevrenin elden geldiği kadar iyi düzenlenmesi gerekir. Burada en büyük görev anne-babaya düşmektedir.
Çocuk, aldığı tesirleri taklitle işe başlar. Gördüklerini, duyduklarını, iyi-kötü ayırma yapmadan,
süzgeçten geçirmeden taklit eder. Taklit ettiği ilk insanlar da anne-baba ve evdeki diğer yakınlardır.
Bu sebeple bu devrede çocuğa bir şeyler anlatmaktan ziyade güzel örnek olmak, iyi davranışlar
göstermek gerekir.

Çocuğuna zaman ayırmayan, kendisi süslenip donanırken, komşularıyla, arkadaşlarıyla çay
partilerine takılırken, dedi-kodu ve boş şeylerle vakit öldürürken, yavrusunu ihmal eden bir annenin
"iyi bir anne" olduğu düşünülemez. Kısa yoldan köşe dönmeyi düşünen, işten, eğlenceden,
geziptozmadan evine, çoluk-çocuğuna vakit ayırmayan bir babanın da "iyi bir baba" olduğu söylenemez.

Çocuğun kendisi bilmesi, şahsiyet kazanması için "çocukluk çağı"nı anne ve babanın yakın ve
sıcak ilgisiyle geçirmesi gerekmektedir.

Her anne-babanın gönlünde hayırlı evlatlar yetiştirmek vardır. Aslında çocuklar anne ve babasına nankörlük ve ihanette bulunmazlar. Anneler ve babalar çocuklarına ne vermişlerse onu alırlar.
Yani "ne ektilerse onu biçmek" durumundadırlar.

Bağrı yanık, gönlü açık anne ve babalar çocuklarından ayrı bir zaman dilimini geçirmeyi
düşünemezler. Onların cıvıltıları, onların ses ve nağmeleri, seda ve nidaları, heyecan ve oyunları,
hal, hareket ve tav?rları sanki birer musıki yansımaları gibidir. Aksine büyük bir zevk ve heyecan,
büyük bir neşe ve haz duyulmalıdır.

Çocukların ruhsal gelişmelerini, anne şevkatiyle, baba himayesi ile, aile muhabbetiyle, okul
neşesiyle sağlamak mümkündür.

Dengesi bozuk, ruhi bunalımlara sürüklenmiş çocuklar genellikle, cani anlayışlı, vahşi yapılı,
manevi çöküntüye uğramış aile ortamlarında yetişmiıtir.

Gayemiz insanlara faydalı olmak. Hedefimiz mutlu aileler kurmak ve o yuvalardan geleceğin
aydınlık mimarları olacak çocukların yetişmesidir.

Öyleyse;
Haydin devletçe ve milletçe, her fert, her anne, her baba, ve her "mes'ul insan" kolları ve
paçaları sıvayarak böylesine kudsi bir işe başlayalım.

Bu duygu ve düşünce ufku etrafında kendi "küçük dünyaları"nda, yarının "büyük dünyaları"nı
kurabilenlere ve yine yarının "büyük dünyaları"nı kurabilenlere ve yine yarının "büyük kafaları"nı
yetiştirebilenlere ne mutlu... Dünü anlayıp, bugünü idrak edip, yarından ümitlenip "dirilişin gerçek
muştuları'nı soluklayabilenlere ne mutlu... "yarınlar bizimdir" diyebilenlere...
Hızlı Cevap
  #5  
Okunmamış 13-03-2008, 13:28
 
Standart --->: Cocuk yetiştirmede altın kurallar
İNSAN NEDİR ?

İnsan: Lügat alimlerince bu kelimenin aslının "ins" kökünden geldiği belirtilmektedir.
Kamus'ta da unutmak manasında "nisyan" kelimesinden geldiği zikredilmektedir.
İnsan: hayvanlardan ve diğer canlı mahlüklardan farklı yaratılmıştır. "Eşref-i mahlükat"tır yani.
Akıl, iman, vicdan, irade, düşünce meleke ve vasıflarına sahiptir.

İnsan Cenab-ı Hakk'ın en mükemmel vemükerrem, en mübarek ve en muazzez varlığıdır. İlahi ni'metleri çok çabucak unutma özelliği olması hasebiyle "insan" (yani unutkan) denilmiş insana"...
"İnsan bir başka tanımıyla; ruh ve beden bütününden oluşan, benlik şuuruna sahip, akıl, duygu ve arzu karışımı, konuşma ve iş yapma becerisi olan en üstün canlı varlık."
İnsanın varlık yapısı, birbirinden ayrılmayan iki temel unsurdan oluşmuştur. Birincisi "beden" dir ki, bunun aslı topraktır (Al-i İmran 3/59, Rum, 30/20, Fatır, 35/11) Allah'ın takdir ve yaratmasıyla çamur haline getirilen toprağın, çeşitli safhalardan ve işlemlerden geçirilerek belli bir kıvama ulaşması sonucunda ilk insanın bedeni ortaya çıkmıştır.
[SIZE=-1](En'am 6/2, A'raf 7/12, Secde, 32/-8, 71, Hicr 15/26, 28, 33, Sad 38/71)

İnsan ile âlem arasında da böyle bir benzerlik bağına tanık olmaktayız. Binaenaleyh "insan küçük bir âlem, âlem büyük bir insandır" denilmiştir. Ancak insan kendisinin dışındaki bütün varlıklardan farklı özelliklerle donatılarak yaratılmıştır. Çünkü Allah Ona kendi ruhundan üflemiştir. (Secde 32/72, Hicr 15/29, Sad 38/72)
İslam anlayışına göre, âlemin asıl yaratılış sebebi insandır. İnsanın kainattaki tüm varlıklar arasında
seçkin ve üstün bir yeri vardır (İsra 17/70). Allah insanın dışındaki bütün yarattıkları ona yardımcı kılmıştır.

İnsan akıl planında melekleşme sürecine girebilen, nefis planında iblisleşebilen acaib bir varlıktır aynı zamanda.
İşte böylesine farklı boyut ve buudları olan, bu kutlu, en şerefli varlık, kendi kemal ve cemal sıfatlarını ancak "aile ocağı" hayatıyla "hayat ve necat bulması" özelliği ve güzelliği de vardır.
Onun için "anne, baba, çocuk" üçlüsü "insan" denen tarifi, tanımı, mahiyeti, maddi-manevi yapısı
ve her yönü itibariyle bu yüce mahlukun okunması, bilinmesi öyle kolay olamamaktadır.

Netice itibariyle insanı şu 21. yüzyıla girdiğimiz şu günlerde daha henüz tamı t----- anlamış, çözmüş, idrak etmiş,
bilmiş değiliz ve değiller... İnsanı tam tanıyabileceğimiz o ince ve nazenin günlere şimdiden merhaba...
Hızlı Cevap
  #6  
Okunmamış 13-03-2008, 13:28
 
Standart --->: Cocuk yetiştirmede altın kurallar
ÇOCUK NEDİR?

Çocuk, gönüllerin meyvesi, ruhların sevgilisi, yurdun-yuvanın nur yüzlü meleği, anne ve babanın ise göz nuru,
gönül neşesidir.

Çocuğun en güzel tarifini, Hz. Peygamber (s.a.v.) şöyle yapıyor: "Çocuklar yeryüzünde gezen çiğerlerimizdir."
(M. Arif, 1001 Hadis; 640 no'lu H.)

Çocuk Cenab-ı Hakk'ın kullarına nazlı bir hediyesi, güzide bir emaneti ve kudsi bir vediasıdır.
Çocuk, safiyetin sembolü, iyilikler, ihsanlar ve lütufların mazharıdır.
"Dünya, bizim ebedi âleme geçişimizi sağlayan bir köprüdür. Hayat, bir çok imtihanlarla doludur. İmtihan unsurlarından birisi sayılan çocukların ise, hayatımızda ayrı bir yeri vardır. Evet, insan için tamamen farklı bir nimet
ve aynı zamanda tamamen farklı bir imtihandır çocuklar.

Çocuk kimin emanetidir?
Elbette ki çocuk, Allah'ın insana vermiş olduğu bir emanettir. Şayet ona iyi bakılır, terbiyesi iyi verilir ve faydalı bir insan olarak yetiştirilirse; imtihan kazanılmış olur. Ancak, insan, sadece nefsaniyeti adına ve kendisinden bir parça
olması mülahazasıyla ona bakar ve bundan zevk duyarken de Allah'a sunması gereken sevgiyi tamamen çocuğa sevkederse; "bir kalpte iki Sultan olmaz" düsturunca, imtihan kaybetmiş sayılır.

Bir ayet-i kerimede, dünya malı da çocuklarla birlikte imtihan vesilesi olarak zikredilmiştir.
"Mallarınız ve çocuklarınız bir fitne (imtihan)'dır. Allah onlarla sizi imtihan etmektedir. Allah ise, işte büyük ödül O'nun yanındadır.(Kim Allah sevgisini mal ve evlat sevgisinden üstün tutarsa o, Allah'ın yanında mükafata erişir."
(Teğabün suresi, 64/15).
Bu ayetin ifade ettiği hakikate göre herşeyde Allah'ın rızasını aramak ve O'na yönelmek; diğer şeyleri de tali olarak kabullenmek icab etmektedir. Yalnız böyle bir davranış, dünyayı ve evlad-ü iyali tamamen terketme demek değildir. Bilakis bütün bunlara, onların sahibi adına, tam anlamıyla sahip çıkmak bir ibadettir. Bu açıdan insan, kendisini bir emanetçi gibi görebilir. Bu itibarla da, Allah'ın kendisine emanet olarak verdiği diğer nimetlerle birlikte evlad-ü iyale de sahip çıkmalı ve kendisine verilen bu emanete hiyanet etmemelidir." (28.01.1996; Akademi sayfas? / Zaman gazetesi).

Dünyanın her yerinde çocuklar birbirine benzer. Fakat anne ve babaları, yakınları, çevrenin kültürel farklılıkları
onları birbirinden ayırır.

Çocuklar, doğdukları ve yetiştikleri çevreye göre farklı örf-adet, inanış, giyim, kuşam, iyi, kötü,
doğru, yanlış, güzel, çirkin gibi değer yargılarına sahip olurlar.

Çocuk başıboş bırakılmamalı ve yanlış telkinlere terkedilmemelidir. Aksi halde iş işten geçmiş
olabilir.

Fena terbiyeye maruz kalan bir çocuk, bu durumların tahripkâr tesirlerini ömrü boyunca hisseder.
Çocuk bugünün küçüğü, yarının büyüğüdür. Çocuk her milletin geleceğidir. Çocuk yarınların teminatıdır,
güvencesidir.

Annelerin, babaların gelecekleri iyi ve faydalı çocuk yetiştirmeleri ile teminat altına alınır.
Ağacın nesli ve nev'inin devamı çekirdeği ve tohumu ile mümkün olduğu gibi, insanın neslinin ve türünün devamı da ancak çocuk ile mümkündür.
Milletlerin zeval bulmaması, çocuklarını yabancı ellere ve yabancı kültürlerle terketmemeğe ve onların özlerini korumaya bağlıdır.
Çocuklar asla küçük görülmemelidirler. Onlar katiyyetle hafife alınmamalıdırlar. Çünkü çocuklar millet hayatı için
en mühim unsurdurlar.
Hızlı Cevap
  #7  
Okunmamış 13-03-2008, 13:28
 
Standart --->: Cocuk yetiştirmede altın kurallar
Çocuk ve çocuk yetiitirilmesi üzerine Kur'an'dan bazı ayetler "

- Ey Rabbimiz, Bizi sana boyun eğenlerden kıl, neslimizden de sana itaat eden bir ümmet çıkar, bize ibadet usullerini göster, tevbemizi kabul et; zira, tevbeleri çokça kabul eden, çok merhametli olan ancak sensin." (Bakara: 128)
"- Rabbim. Beni ve zürriyetimi namaz kılanlardan eyle. Rabbimiz Duamı kabul buyur. Rabbimiz. Hesap görülecek günde, beni annemi, babamı ve inananları bağışla." (İbrahim: 40)
"- Cennetliklerin etrafında daima taze kalan çocuklar dolaşır ki, sen onları gördüğün zaman saçılmış birer inci sanırsın." (insan: 19)
"- Ey iman edenler. Kendinizi ve çoluk çocuğunuzu yakıtı insanlar ve taşlar olan cehennem ateşinden koruyun." (Tahrim: 6)
"- Çocuklar dünya hayatının süsüdür." (Kehf: 46)
"- Aile fertlerine namazı emret ve kendin de ona devam et." (Ta-Ha: 132)
"Ey iman edenler, eşlerinizden ve çocuklarınızdan size düşman olanlar vardır. (İyi yetiştirmek suretiyle) Onlardan sakının." (Et-Teğabün: 14)
"- Hani bir vakit Lokman oğluna öğüt verecek dedi ki: Oğulcağızım, sakın Allaha'a ortak koşma.
Çünkü ortak koşmak şüphesiz ki büyük bir haksızlıktır." (Lokman Suresi: 20)

"- Yoksulluk endişesiyle çocuklarınızı öldürmeyin; onlara ve size biz rızık veririz. Şüphesiz onları öldürmek büyük
bir hata (suç ve günah) tır." (17/31)

"- İnkarcılara malları da, evlatları da Allah'a karşı hiçbir fayda sağlamıyacaktır." (Al-i İmran:116)
"- Göklerin ve yerin mülkü Allah'ındır. O dilediğini yaratır; dilediğine kız çocukları, dilediğine de erkek çocukları bahşeder. Veya onları hem erkek hem de kız çocukları olmak üzere çift verir.
Dilediğini de kısır yapar. O her şeyi bilendir. Ve her şeye gücü yetendir." (Şura: 49-50)

"- Kadınlarınız sizin (evlat yetiştiren) tarlalarınızdır. O halde tarlalarınıza dilediğiniz gibi gelip,
kendiniz için önden (iyi ameller) gönderin (Hayırlı evlatlar yetiştirin.)" (Bakara: 223).

"- Sizi ana karnında istediği gibi tasvir eden (Şekillendiren) O'dur. Kendisinden başka ilah olmayan O, Azizdir, Hakimdir." (Al-i İmran: 6).
"- Ne malları, ne de evlatları kafirleri Allah'ın azabından kurtarmaz." (Al-i İmran: 10)
"- Orada, Zekeriya dua edip: "Yarabbi bana senin tarafından temiz bir zürriyet ihsan et. Sen duayı işitirsin." dedi." (Al-i İmran: 38).
Hızlı Cevap
  #8  
Okunmamış 13-03-2008, 13:28
 
Standart --->: Cocuk yetiştirmede altın kurallar
ÇOCUK YETİŞTİRMEDE ALTIN KURALLAR

Çocuk ve çocuk yetiştirilmesi üzerine Hz. Muhammed (s.a.v.)'den bazı fikir ve cümleler "- Kimin çocuğu varsa onunla çocuklaşsın." (İbn Mahled, Ahbaru's Sığar)
"- Hepiniz çobansınız ve hepiniz güttüklerinizden sorumlusunuz." (Buhari)
"- Siz kıyamet gününde kendi isimleriniz ve babalarınızın isimleriyle çarılacaksınız. Öyleyse
(çocuklarınıza güzel isimler seçin." (Ebu Davud)

"- Çocuğunuza bırakacağınız " en güzel miras" onu, hem dünya ve hem de ahiret mutluluğuna
eriştirecek bir terbiyedir." (Tirmizi)

"Allah'tan korkun, ve çocuklarınız arasında adaleti gözetin." (Buhari)
"- Merhamet etmeyene merhamet edilmez." (Buhari)
"- Bir adamın hayır yolunda harcadığı paranın en faziletlisi, aile fertlerine harcadığı paradır."
(Müslim, Riyazüs-Salihin)

"- Çocuklarınıza ikram edin ve terbiyelerini güzel yapın." (İbn-i Mace)
"- Kişinin öldükten sonra geride bıraktığı şeylerin en hayırlısı, kendisine dua eden salih bir evlad,
sevabı kendisine ulaşan sadaka-i cariye, kendisinden sonra halkın amel ettiği ilimdir." (Ebu Davud)

"- Çocuklarınıza "ilk söz" olarak "Lailahe illallah"ı öğretin."
"- Çocuklarınıza ikramda bulunun ve onların edebini güzelleştirin." (İbn-i Mace)

"- Kim "üç kız" veya "üç kızkardeş" veya " iki kız kardeş" veya "iki kız" yetiştirir, te'diplerini
(edeplendirilmelerini) eksik etmez, onlara iyi davranır ve evlendirirse cenneti hak etmiştir."
(Ebu Davud-Tirmizi)

"- Kimin iki kızı olur da bunları öldürmez, alçaltmaz, oğlan çocuklarını bunlara tercih etmezse
Allah onu cennete koyar." (Ebu Davud)

"- Bir erkek üzerinde en çok hakkı bulunan kimse annesidir." (F.Kadir)
"- Siz iffetli olun ki, hanımlarınız da iffetli olsun. Siz anne-babanıza iyi muamele edin ki evlatlarınız
da size iyi muamele yapsınlar." (F.Kadir)

"- Cennete giden yol behemehal annenin rızasından geçmektedir." (Nesai)
"- Anne, cennet kapılarının ortasını teşkil etmektedir." (Deylemi)
Hızlı Cevap
  #9  
Okunmamış 13-03-2008, 13:29
 
Standart --->: Cocuk yetiştirmede altın kurallar
ÇOCUK VE ÇOCUK YETİŞTİRİLMESİ ÜZERİNE MEŞHURLAR NE DEDİLER?

"Ebeveynliğin, bir dizi yürekli ve basit işler gerektiğini anımsadım. Çocuklarımız için, elimizden
gelenin en iyisini zevk ve şefkatle yaptığımız anlarda, onları sevmeyi tekrar öğreniriz.
Bu arada hem çocuklarımızın, hem de biz ebeveynlerin ihtiyaçları ve becerileri değişir durur."
-Mary Lou Rozdilsky-
"Çocuk yetiştirmek her ana-baba için olağanüstü bir deneyimdir. Çocuğunuzun gözlerinin içine bakın
ve orada kendi içinizdeki çocuğu görmeye çalışın. Bunu yapmak için hiçbir zaman geç değil. Orada içinizdeki çocuk hâlâ sevgi, ilgi, şefkat ve bakım bekliyor. Onunla ilgilenip, çocuk
olmanın keyfini ve güzelliğini yeniden yaşayabilirseniz, çocuğunuzla birlikte ve bu kez "eksizksiz"
büyüdüğünü farkedeceksiniz." ...........................................-Klinik Psikolog: Emel Sağlamtunç-
"Çocukluk mantığın uykusudur."....................................... ..-Thomas Fuller-
"Yazı çiceksiz, ağacı meyvesiz, kafesi kuşsuz, evi çocuksuz, bana aman gösterme Yarabbi...
Beni, sevdiklerimi, dostlarımı hatta düşmanlarımı bile felaketten koru."...........-Victor Hugo-
"Çocuk, ebeveynin yanında bir emanettir. Temiz kalbi de her çeşit nakış ve suretten uzak saf
kıymetli bir cevherdir. O her nakışa kabil olduğu gibi, meylettirilen her şeyi almaya da kabildir.
Eğer o iyiye alıştırılır, iyilik gösterilebilirse, iyilik üzere büyür, dünya ve ahirette mes'ud olur."
-İbn-i Miskeveyh-
"Sevgisiz çocuklar kabuğuna çekilir. Çocuk temiz havaya nasıl muhtaçsa, sevgiye de aynen
muhtaçtır." .................................................. ...............................................-G. Jacguin-
"Çocuğunuzu anlayabilmeniz için, onu kendine özgü gelişim biçimi içinde, bir bütün olarak
görebilmeniz gerekir. Ana-babalık sanatı üzerine kurulan eğitsel felseveyi iyice sindirin içinize.
Çocuk yetiştirmek, güç ve karmaşık bir iştir. Ne var ki dünyanın mutluluk getiren, insana huzur
veren en tatlı uğraşılardan da biridir. Bir ananın dünyaya sunacağı en önemli armağan, mutlu ve
güvenli bir insan olarak yetiştirilmiş çocuklardır.".................................-Dr. Fitzhugh Dodson-

"Çocukta ruh ve beden eğitimi ve gelişimi beraber yürütülmelidir." ...........-İbni Sina-
"Çocuğun kalbi saf ve temizdir." .................................................. .........-İmam-i Gazali-
"Çocuğun ilk ve en tesirli muallimi annesidir." ..........................Said Nursi-
"Çocuğuna gerçek servet bırakmak isteyen ana-baba, ona iyi dinlmeyi öğretir." -Publilius Syrus-
"Çocuklarınızı daha iyi tanımakla işe başlayınız; çünkü, onları hiç tanımıyorsuuz." -J.J.Rousseau-
"Bir çocuk sevilmediğini hissettiği sürece kendini değersiz ya da yetersiz hisseder." ......-Freud-
"Beş yaşındaki çocukla benim aramdaki uzaklık bir adımdır, fakat yeni doğmuş bebekle beş
yaşındaki çocuk arasındaki uzaklık korkunçtur." .................................................-L. Tolstoy-
"Günümüzde çocuk önemle ele alınması gereken bir bireydir. Özellikle uyum ve davranış
bozukluğu gösteren ve suça itilen çocukların giderek artması, ana-baba ve eğitimcilerin
"çocuk eğitimi" konusunda daha dikkatlive bilimsel bir yaklaşım içinde olmalarını zorunlu hale getirmektedir. Günümüz anne ve babası artık geleneksel çocuk terbiyesi metodlarının yetersizliğinin bilincinde oldığu gibi, çağdaş kitle iletişim araçlarının olumsuz etkilerinden de haberdardır.
Bu durum, ana-babaları "en sağlıklı eğitim şartları" konusunda bir arayışa itmektedir."
-Prof. Dr. Haluk Yavuzer-
"Ana-baba (ebeveyn) olmanın ve yöneticiliğn okulu yoktur, derler. Bu sözde, bir gerçek payı var. Yönetmek gibi, iyi bir ana ve baba olmak da, her şeyden önce bir kişilik sorunudur."
-Prof. Dr. Atalay Yörükoğlu-
"Çocuklarınızın karınlarını ve zihinlerini doyurduğunuz kadar, ruhlarını da besleyiniz."
-Michael Marshall-
"Çocuğa küçük şeylerden zevk almasını öğreten, ona büyük bir servet bırakmış olur."
-Etienne Gilson-
"Çocukluğunu tam yapmamış insan, kolay kolay tam bir insan olamaz." .............-Hölderlin-
"Bir çoccuğun küçüklüğünde aldığı ilk intibalar bütün ömrünce devam eder." -Heinrich Schlimann-
"Çocuklar donmamış beton gibidir, üzerlerine ne düşse iz bırakır." ................-Haim Jinott-
"Çocukların, nasihattan çok iyi örneğe ihtiyaçları vardır." .............................-Joseph Joubert-
"Çocuk, dünyanın en büyük saadetidir." .................................................. ...-Dostoyevski-
"İnsan torun sahibi olduktan sonra çocuklarını anlamaya başlar." ..................-Erich Köstner-
"Çocuklar, fakirlerin servetidir." .................................................. ..............-Thomas Fuller-
"Çocuğu döversen yüzsüz, bir şey vermezsen arsız yaparsın." .....................-Türk Atasözü-
"Çocuğun bulunduğu yerde dedikodu, kovu-giybet olmaz. Çocuk düşe kalka büyür.
Çocuklar ve deliler doğruyu söylerler. Çocuklar uyuya uyuya büyür, ihtiyarlar uyuya uyuya ölür.
Çocuksuz kadın meyvasız ağaca benzer.".......................................... ........ .-Türk Atasözleri-
"Çocukları iyi yapmanın en iyi yolu onları sevindirmektir." ..........................-Oscar Wilde-
"Çocuk siz istediğiniz için bir şeyi bilmesin, anladığı için bilsin." ...................-J. J. Rousseau-
"Çocuk dolduracak bir kap değil, ısıtılacak bir ocaktır." ...............................-Danner-
"Çocukları güçlüklerle karşı karşıya getirmeli, onlara güçlükleri ölçmek, aşmak alışkanlığını
kazandırmalıyız." .................................................. ...................................-Amie Souce-
"Çocuklar işitiklerinden çok gördüklerini anlar ve daha esaslı kavrarlar." .......-Locke-
"Çocuklarınıza dilini tutmasını öğretiniz. Konuşmasını nasıl olsa öğrenecektir."-Benjamin Franklin-
"Çocuk elmayı görmeden kokulu soğanı elinden bırakır mı?".........................-Mevlana-
"Çocuklarınızı sizin izinizde olmaya zorlamayınız. Çünkü onlar sizin zamanınızdan başka bir
zaman için yaratılmışlardır." .................................................. .....................-Sokrat-
"Çocuklar hayat piyangosunun çok pahalı alınmış biletleridir. Bu bilete büyük ikramiye vurması
veya boşa çıkması sizin elinizdedir." .................................................. .......-D. Wilhem Stekel-
"Çocuğa yersiz ceza veren, ceza gerekli olduğu zaman ne yapacağını bilemez." -Joseph Joubert-
"Çicekler çocukların bile anladığı kelimedir." ..............................................-Bishop Coxe-
"Her doğan çocuk Allah'ın insanlardan hala ümidini kesmediğinin işaretidir." .-Tagore-
"Kimin çocukları naz içinde yetiştirilirse o kimseye ağlamak düşerKeder ona mkadderdir."
-Yusuf Has Hacip-
"Çocuk bir neşe kaynağıdır yuvada inan.
En tatlı nağmeler gibidir soluğu-sesi...
Çocuksuz yuva eksik, onsuz mutluluk yalan,
Tıpkı Cennet meltemlerine benzer nefesi..." ......................................-M. Abdülfettah Şahin-
"Ana-babalar çocuklarının başına gelen hatta gelebilecek herşeyden sorumludur. Ana-babalığın
emeklilik hakkı yoktur. Bu çocukların insiyatifine kalmıştır. Ana-babalık işcilerin aldığı kıdem
tazminatı, ihbar tazminatı, yıpranma primi gibi haklardan yoksundur.
Ana-babaların çocuklarına karşı koydukları yasaklar ne kadar kesin ve katı olursa bu yasakların
ihlali o kadar sık tekerrür eder." .................................................. ......-Ahmet Emin Fidan-
Hızlı Cevap
  #10  
Okunmamış 13-03-2008, 13:29
 
Standart --->: Cocuk yetiştirmede altın kurallar
Müslüman Çocuğun Edebi - GÖRGÜ KURALLARI

İslâm; doğumdan ölüme kadar hayatın ne şekilde yaşanacağını, davranışların nasıl olacağını, iç ve dış dünyamızın ne şekilde bir yapıya kavuşturulacağını tespit etmiştir. Madden ve mânen sağlıklı bir fert, sağlıklı bir aile ve sağlıklı bir toplumun yolu İslâmın emrettiği hayat tarzını yaşamak ile mümkün olabilecektir.

[SIZE=+1]Her hayrın Besmeledir !
Her hayırlı işe Bismillahirrahmanirrahim ile başlanır. Sonunda da Elhamdülillah denir.
Sevgili Peygamberimiz: "Bir işe besmele ile başlanılmaz sonunda da Elhamdülillah denmezse o işte hayır olmaz"buyurmuştur. Çünkü besmele çekerek kul ile Allah arasındaki gerçek alâka kurulmuş olur. Nerelerde besmele çekilir veya çekilmez
bir kaç misal verelim:
"Yemek yemeğe, abdest almaya ve hayırlı işe başlarken besmele çekmek sünnettir.
. Tuvalete girerken besmele çekmek mekruhtur.
. Haram olan birşeyi yapmaya başlarken besmele çekmek haramdır.
Biz müslümanlar haramlardan kaçınacağız.
. Kat'i olarak haram olan bir şeyi işlerken besmele çeken kâfir olur.
. Kapıları açıp kapatırken, mutfaktaki yemek kaplarının kapaklarını açarken, yemek yaparken,
ocak yakarken, mutfağa girerken besmele çekmek sünnettir.
. Süt, su, çay, ilaç içmeye başlarken besmele çekilir.
. Sakalı tamamen keserken besmele çekmek câiz değildir.
***
SELAM VERME ADABI:
1. İslam'ın emrettiği selamı unutma.
2. Tanıdığın veya tanımadığın Müslümanlarla karşılaştığın zaman selam vermeyi ihmal etme (Esselamü Aleyküm).
3. Selam verme şekli şöyle:
a) Binek üzerinde olan yürüyene,
b) Yürüyen oturana,
c) Az kişiler çok kişilere,
d) Küçükler büyüklere selam verirler.
4. Verilen selama onun misliyle veya ondan daha güzel bir şekilde cevap ver.
5. Konuşmadan önce selam ver. Peygamberimiz bir Hadis-i şeriflerinde şöyle buyuruyor:
"Kim selamdan önce konuşmaya başlarsa ona cevap vermeyin"
***
KONUŞMA ADABI
Şahsımıza karşı vazifelerimizden biri de dilimizi terbiye ve islah etmektir. İnsan iyi ve kötü bir çok şeyi dilinden bulur. Birçok insan dili sebebiyle en büyük musibetlere uğramışlardır. İnsanları cehenneme sürükleyip götüren de dilleridir.
01. Söylediği sözün nereye varacağını, düşünmek.
02. Dünya ve ahiret için faydası olmayan sözleri söylememek.
03. Sözleriyle kimsenin gönlünü kırmamak.
04. Musibet ve felaket getireceğinden korktuğu şeyi söylememek.
05. Konuşurken başkasının sözünü kesmemek.
06. Bir insanı över veya yererken aşırı gitmemek.
07. Büyüklerin yanında yüksek sesle konuşmamak.
08. Boşboğazlık, gevezelik etmemek.
09. Söylerken ağzını eğip büzmemek, avurt çatlatmamak, ustalık, bilgiçlik satmamak.
10. Konuşurken karşısındakini hiçe sayarak ukalalık yapmamak, onun sözlerinde ayıp ve kusur aramamak.
11. Dilini la'nete, küfüre ve kaba konuşmaya alıştırmamak.
12. Kendisine verilmiş bir sırrı başkasına söylememek. .
13. Yalan yere bir söz vermemek, yapamayacağı bir şeyi söylememek.
14. Yalan söylemekten, yeminden, gıybet etmekten, koğuculuktan sakınmak.
15. Başkalarıyla alay etmemek, kimseye kötü bir ad takmamak.
***
GÜZEL SÖZLER ADABI
Söz söylerken güzel söylemek, kabalık
yapmamak, karşısındakilerin halini gözetmek, dokunacak sözlerden ve tasavvurlardan sakınmak Müslüman'ın vazifesidir.
Kur'an-ı Kerim yedi çeşit insanın peşinden gitmeyi ve onları dinlemeyi yasak etmiştir.
1- Doğruya ve yalana çok yemin eden.
2- Fikir ve düşüncesi düşük olan.
3- Şuna buna söven, la'net eden, daima kusur ve ayıp araştıran.
4- Bir yerde konuşulan şeyleri başkalarına taşıyan.
5- Cimri ve son derece sıkı olan ve insanları iyilikten çeviren.
6- Hakkı tanımayan ve mütecaviz olan.
7- Günaha dadanan, -------- ve soysuz olan.
***
EVE GİRİŞ ÇIKIŞ ADABI
1. Kapının sağında veya solunda durmak.
2. Kapıya 3 defa vurmak, izin verilir ise, içeriye girmek, izin verilmez ise geri dönmek.
3. Eve girince ve çıkarken "Esselamü Aleyküm" diyerek selam vermek.
4. Evden çıkınca "Bismillahi tevekkeltü al-Allah la havle vela guvvete illabillah" demek.
***
YEMEK YEME ADABI
01. Sofra hazırlanırken yardımcı olmak.
02. Yemekten önce ve sonra elleri yıkamak.
03. Büyükleri sofraya oturmadan sofraya oturmamak.
04. Besmele çekip, Allah'a vermiş olduğu nimetler için şükür etmek.
05. Yemeğe önce yaşça veya mevkice büyük olan kişinin başlaması uygundur
06. Sağ eliyle yemek.
07. Lokmayı ağza göre almak ve iyice çiğnedikten sonra yutmak.
08. Lokmayı yutmadıkça ikinci lokmaya el uzatmamak.
09. Önündeki yemeği soğutmak için, yemeğin içine üflememek.
10. Başkalarını tiksindirecek, iğrendirecek harekette bulunmamak ve söylememek.
11. Ağızda yemek varken konuşmamak, gülmemek.
12. Başkasının lokmasına ve yediğine bakmamak.
13. Elini yemek kabına silkmemek ve lokmayı ağzına götürürken başını tabağa doğru uzatmamak.
14. Yemek seçmemeye özen göstermek.
15. Yemeği aynı kaptan yeyip, tabağın ortasından değil, kendi önünden yemek.
16. Lokmasını ve aldığı yemeği bitirmek.
17. Tabaklarda artık, sofrada kırıntı bırakmamak.
18. Toplu yemek yenirken herkes yeyip bitirmedikçe sofradan kalkmamak.
19. Yemek bitince "Elhamdülillah" demek.
20. Yemeği yapana teşekkür etmek.
21. Sofra kaldırırken yardımcı olmak.
22. Yemek sonrası elleri yıkamak, dişleri fırçalamak.
23. Sokaklarda yemek yememek ve içmemek.
24. Gezinerek yemek yememek.
25. Helalinden, temiz yemek ve Allah'a şükretmek.
26. Acıkmadan yemek yememek.
***
SUYU İÇME ADABI
1. Besmele çekmek.
2. Suyu bardaktan (veya tasdan) içmek.
3. Suyu oturarak içmek. 4. Bardağı sağ el ile ağıza götürmek.
5. Bardağın içine nefes vermemek.
6. Suyu üç yudumda içmek sonunda Elhamdülillah demek; su içmenin adaplarındandır.

[SIZE=+1]Peygamberimiz (s.a.v.) buyuruyor:
[SIZE=+1]"Suyu çocuğun memeyi emmesi gibi için.
[SIZE=+1]Depodan doldurur gibi içmeyin.
[SIZE=+1]Ondan ciğer hastalıkları zuhur eder."
***
TUVALET ADABI
1. Tuvalete girmeden önce Eüzü Besmele çekmek. 2. Sol ayak ile girmek.
3. İhtiyacı ayakta değil, oturarak gidermek.
4. Tuvalette konuşmamak, bir şeyler yememek, oyalanmamak.
5. Tuvaletten çıkmadan temizlik kontrolü yapmak (elleri yıkamak).
6. Sağ ayak ile çıkmak.
7. Çıkınca "Gufraneke" demek, adaptandır.
***
YATMA ADABI
1. Yatmadan önce elleri yıkamak.
2. Dişleri fırçalamak.
3. Kıyafetlerle değil, pijamalarla yatmaya özen göstermek.
4. Giysilere sağdan giymeye başlamak.
5. Besmele çekip sağ tarafa doğru dönüp yatmak.
6. Yatmadan önce dua etmek, adaptandır.
***
GÖZ KULAK GİBİ AZALARIN TERBİYESİ
Müslüman'a başkalarının kanı, ırzı, namusu, malı haramdır. Kendisinin olmayan herhangi bir şeye kötü gözle bakmamak, kendi canı, namusu, malı nasıl mukaddes ise, başkalarınınkini de aynı şekilde kabul etmeli, kendini tamamen haramdan ve kendisine ait olmayan her şeyden çekmek İslâm'ın emridir.
***
TOPLANTILARDA ADAB
Kur'an-ı Kerim ve Hazret-i Peygamber Efendimiz
(s.a.v.) bir mecliste nasıl davranılacağını bildirmiştir.
01. Bir toplantıya herkesi iğrendirecek elbise ile, fena kokularla gitmemek,
02. Mecliste daima güler yüzlü olup, ekşi suratlı ve geveze olmamak,
03. İleri geçip oturmamak, hakkı olmadıkça ileriye geçmemek,
04. Kendisinden yaşça ve bilgice yüksek olanlara hürmet etmek,
05. Anası, babası veya hocasına daha çok hürmetli olmak,
06. Oturanlara sıkıntı verecek hallerden sakınmak,
07. İki kişi arasına oturmak lazım gelirse, onların iznini istemek,
08. Sonradan gelene yer göstermek,
09. Kendisinden büyük olanların yanında ayak ayak üstüne koymamak,
10. Ev sahibinin, misafiri uğurlaması,
11. Kalabalık içinde iki kişi arasında gizli konuşulmaması,
12. Esnememek, mecbur olursa eli ile ağzını kapamak,
13. Öksürme veya geğirme ile çevreyi rahatsız etmemek, tiksindirmemek,
14. Meclis ve toplantılarda edebe riayet etmek.
Hızlı Cevap
Cevapla

Hızlı Cevap
Mesajınız:
Kullanıcı isminiz: Giriş yapmak için Buraya tıklayın
Rastgele Soru

Seçenekler


Seçenekler


Benzer Konular
Çocuk yetiştirmede cezanın yeri Ödül ve ceza disiplin sağlama noktasında en çok tartışılan iki yöntem. Biz de bu hafta DBE Davranış Bilimleri Enstitüsü Çocuk ve Genç Bölümü Psikolog Şeyda Özdalga ile ceza üzerine konuştuk. 1. Ceza...
Çocuk Yetiştirmede Öneriler Çocuk Yetiştirmede Bazı Öneriler - Küçük demeyin, terbiye beşikten başlar. - Hata, kızarak değil, öğreterek düzeltilir. - Düşünceler, inandırılarak benimsetilir. - Aile içindeki...
Hayat İçin Altın Kurallar 1) Ucuz araba kullan ama, alabileceğin en güzel evi al. 2) Adam gibi üç fıkra öğren. 3) Sevinçlerini sakın erteleme. 4) Eşini çok iyi seç. Çünkü bu seçim mutluluğunun veya bedbahtlığının % 90...


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 10:08.


Powered by vBulletin® Version 3.8.2
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.

DMCA.com

Sitemizde illegal paylaşım yasaktır.Sayfalarımızda bulunan içeriklerin telif haklarıyla ilgili bir şikayetiniz/sorunuz varsa bize ulaşmak için TIKLAYINIZ .
In this web site,illegal sharing is forbidden.If you have any problem/complaint about contents copyrights in our page,please click here to contact us.