Ezberim  

Anasayfa Kimler Online
Go Back   Ezberim > İslam Dini Bölümü > Dini Bilgiler
Kayıt ol Forumları Okundu Kabul Et


Şehitlik Mertebesi...

İslam Dini Bölümü kategorisinde ve Dini Bilgiler forumunda bulunan Şehitlik Mertebesi... konusunu görüntülemektesiniz.
Allahın fırkası ile şeytanın fırkası tarih boyunca hep bir mücadele içinde oldular. Her dönemde olduğu gibi Asr-ı Saadet döneminde de ...


Seçenekler
  #1  
Okunmamış 05-03-2008, 16:17
 
66 Şehitlik Mertebesi...

Allahın fırkası ile şeytanın fırkası tarih boyunca hep bir mücadele içinde oldular. Her dönemde olduğu gibi Asr-ı Saadet döneminde de müşrikler iman edenleri hak yoldan döndürmek için her türlü yolu denediler. Onları ölümle tehdit ettiler, yurtlarından sürdüler, mallarını yağmaladılar. Mü'minler küfür tarafından saldırıya uğrarken, Allah (c.c.) tarafından bir bir mücadele ile ilgili âyetler indirilmeye başladı. Böylelikle ehl-i küfür ile mücadele mü'minler üzerine hak oldu. Artık mü'minlerin İslâm uğruna tüm mallarını ve canlarını ortaya koymalarının zamanı gelmişti. Ve böyle de oldu; Allah yolunda görülmemiş bir ihlâsla mücadele eden müminler bunu büyük bir şeref olarak gördüler ve hiç düşünmeden canlarını ortaya koydular. Zira savaşa çıkmak demek tabiiki ya Allah yolunda gazi olmak, ya da öldürülmek demekti. Fakat bu inkâr edenlerin zannettiklerinin aksine onlar için büyük bir şevk kaynağıydı. Çünkü şehitliğin sonunda kendilerine Allah katında çok büyük bir makam vadedilmişti. Nitekim Allahın bu vaadi Kurân-ı Kerimde şöyle bildirilmiştir:

“Allah yolunda hicret edip öldürülen veya ölenlere gelince muhakkak Allah, onları güzel bir rızıkla rızıklandıracaktır. Şüphesiz Allah, rızık verenlerin en hayırlısıdır. Ancak (savaş) sizleri birbirinizle denemesi içindir. Allah yolunda öldürülenlerin ise; kesin olarak (Allah) amellerini giderip-boşa çıkarmaz.” (Hac Sûresi, 58)

Şüphesiz bu dönemde de şehitlerin konumu tamamiyle aynıdır. Çünkü sürdürülen mücadele aynı mücadeledir. Mü'minlerin Kur'âna bağlı olarak gösterdikleri dirayet, ihlâs, azim ve cesaret nasıl her dönemde aynıysa, iman etmeyenlerin kustukları kin ve nefret de her dönemde aynıdır. İçlerinde duydukları inanılmaz haset küfredenleri birbirine yaklaştırmış, müminlere karşı güçlerini ve imkanlarını birleştirmelerini sebep olmuştur. Böylelikle aynı amaç için bir araya gelen inkârcılar ve münâfıklar mü'minlere karşı savaş hazırlıklarına girişmişlerdir. Tabii ki kıyasıya yaşanan savaşların ardından müminlerden şehit düşenler olabilir. Fakat bu noktada inkâr edenlerin ve münâfıkların her zaman kapıldıkları çok büyük bir yanılgı ortaya çıkmaktadır: Mü'minleri öldürerek dünyadaki hayatlarına son veren bu kişiler, büyük bir zafer kazandıklarını zannederler. En büyük hataları da mü'minlerin ölen kardeşleri için üzüldüklerini ve bu ölümlerin onları yıldırdığını düşünmeleridir.

Halbuki durum hiç de zannettikleri gibi değildir. Çünkü şehitlik Allah katında çok üstün bir mertebedir. Resulullah Efendimiz Şehidlerin en üstünü, ön safta düşmanla karşılaştığında yüzlerini çevirmeyip öldürülenlerdir... (Ahmed, 5/287) buyurmuştur. Bütün mü'minler Allah tarafından kendilerine böyle bir mertebenin verilmesi için dua ederler. Böylesine büyük bir şerefin kardeşlerine verilmesi ise onların müthiş şevklenmelerini ve aralarında müjdeleşmelerini sağlar. Bu olay mü'minlerin Allah yolunda savaşma azimlerini kat kat artırır. Âyetlerin gerçekleştiğini görmek ise onları İslâma daha da çok bağlar. Onlar Allah yolunda öldürülen şehitlerini asla ölülerden saymazlar. Zira Kurân-ı Kerimde “Ve sakın Allah yolunda öldürülenlere “ölüler” demeyin; hayır onlar diridirler. Fakat siz bunun şuurunda değilsiniz.” (Bakara Sûresi, 154) diye bildirildiği üzere, onların diri olup Rableri katında rızıklandırıldıklarından emindirler.

Küfrün ve münafıkların akledemedikleri yönler tabii ki şehitlik karşısında mü'minlerin yalnızca şevklerinin artması değildir. Onlar kendi elleriyle şehitleri Allah katında en üst mertebeye ulaştırırlar. Dünya hayatında en çok nefret besledikleri, her türlü zulmü yapmayı içten arzu ettikleri mü'minleri öldürerek dünyadaki hayatlarına son verirler. Bu ise Allah yolunda şehit olanların dünyada kaldıkları sürece, kavuşmayı her an içten arzu ettikleri bir sondur. İşte müşrikler ve münâfıklar böylelikle kendi elleriyle öldürdükleri şehitleri kendi elleriyle en büyük nimetlere kavuşturmuşlardır. Fakat kendileri bu akılsızlıklarının şuurunda değillerdir. İşte bütün mü'minlerin sevinmesinin ve şevklenmesinin sebeplerinden biri de budur.

Kurân şehit olan müminlerin konumunu çok açık şekilde anlatır. Allah şehit olan ihlâslı müslümanları kendi katında ayrı bir eğitime tabi tutacağını, böylelikle de onların kötülüklerini örteceğini bildirir. Bu şerefli eğitimden sonraki mekanları ise kuşkusuz cennettir. Cenâb-ı Allah şehitlerin girmeyi şiddetle arzu ettikleri cennete kesin olarak gireceklerini de bildirmiştir. Onların cennete girme konusunda en ufak bir kuşkuları yoktur. Çünkü Allah kendi yolunda savaşa çıkarak şehit olanlara ve onlarla birlikte savaşan Müslümanlara önceden bu büyük müjdeyi vermiştir.

“...Allah yolunda öldürülenlerin ise; kesin olarak (Allah,) amellerini giderip-boşa çıkarmaz. Onları hidayete erdirecek ve durumlarını düzeltip-ıslah edecektir. Ve onları, kendilerine tarif edip-tanıttığı cennete sokacaktır.” (Muhammed, 4-6)

Şehitlik bir mü'min için dünya hayatında elde edilebilecek en şerefli, en saygıdeğer mertebedir. Allah bu mertebeyi herkese nasip etmez, mü'minlerden çok seçkin kullarına bağışlar. Çünkü şehitlik verilene büyük bir onur verilmiş demektir. Öyle ki Allah cennet ehlini sayarken peygamberlerin yanında şehit olan salihleri de sayar. Böylelikle onların cennetteki konumunu açıkça ortaya koyar. Bütün mü'minler gibi şehit olanlar da dünyada kaldıkları sürece Allahın rızasını kazanmaya çalışırlar. Bu amaçla tüm mallarını harcarlar, canlarını hiç düşünmeden ortaya koyarlar. Her geçen gün ahirete ve ölüme yaklaştıklarını bildiklerinden çabalarını ve salih amellerini sürekli artırırlar. Dünya hayatında küfürle böyle büyük bir mücadelenin içine giren mü'minler ya savaşta, ya seferde ya da hiç beklemedikleri bir anda küfrün saldırılarıyla şehit düşerler. Böylelikle dünya hayatındaki imtihanları da sona erer. Artık onlar için ahirette sunmak üzere ecir toplama imkanı ve salih amelde bulunma imkanı son bulmuştur. Fakat Allah bir ayetinde “Andolsun, eğer Allah yolunda öldürülür ya da ölürseniz, Allahtan olan bir bağışlanma ve rahmet, onların bütün toplamakta olduklarından daha hayırlıdır.” (Al-i İmran Sûresi, 157) diyerek onların Cennete kavuşmak için en büyük ecri topladıklarını ve en büyük nimetlere kavuştuklarını bildirir. Şehitlerin kardeşleri ise aynı mertebeye erişebilmek için ölene kadar bu ciddi çabalarını büyük bir gayretle sürdüreceklerdir.

Sonuç olarak şehitlerin Allah yolunda öldürülmeleri, diğer mü'minleri asla ve asla hak yoldan döndüremez ve onları yıldıramaz. Tam tersine Kur'ândaki tüm ayetlerin tecellilerini tek tek yaşayan müminlerin şevklerinde ve azimlerinde müthiş bir artış olur. Böylelikle küfrün dağılıp ayrılacakları zannına kapıldığı müminler birbirlerine daha da sıkı kenetlenirler. Ve Resulullahın açtığı yolda kesinlikle yılmadan ehl-i küfürle mücadele etmeye devam ederler. Zira kendilerine Allahın yazdıkları dışında hiçbir şeyin isabet etmeyeceğinden emindirler. Şüphesiz inkar edenler ne kadar güçlü olsalar da, münâfıklar ne kadar hain olsalar da ve bu iki topluluk ne kadar güçlerini toplayıp birlikte saldırsalar da yine de mü'minlere karşı bir üstünlük elde edemezler. Çünkü hiçkimse yardım etmese de Allah onlara yardım etmiştir. Şüphesiz yeryüzündeki en büyük güç ve kudret de Allaha aittir. Peygamber Efendimizin bir hadis-i şerifi her dönemde Allah yolunda savaşan mü'minlerin daima üstün geldiklerini anlatmak için yeterli olacaktır:

“Ümmetimden kıyamet kopuncaya kadar hak üzere savaşan bir grup devamlı bulunacaktır. Ne onları yardımsız bırakanlar onlara zarar verebilir, ne de muhalefet edenler” (Buhari 61/27).

Serap Akıncıoğlu
Hızlı Cevap
Cevapla

Hızlı Cevap
Mesajınız:
Kullanıcı isminiz: Giriş yapmak için Buraya tıklayın
Rastgele Soru

Seçenekler


Seçenekler


Benzer Konular
Ömer Altundaş'dan Şehitlik Yardımının Kesilmesi Talebi Ömer Altundaş'dan Şehitlik Yardımının Kesilmesi Talebi Henüz 2 yaşındayken babası şehit olan ve bu nedenle Mehmetçik Vakfı'ndan yardım alan Ömer Altundaş, iş yeri sahibi olunca paranın kesilmesi...
Şehit Şehitlik Şehitliğin Sırrı Hakkın ve Adaletin Büyüklüğü Allah (c.c.) insanın her yaptığı işe şahittir. Onun şahitliğinden kimse kurtulamaz. Tek kişinin olduğu yerde ikincisi, iki kişinin olduğu yerde üçüncüsü Odur. Ayrıca Allah (c.c.) kimsenin ahirette...
Aşkın Mertebesi ve Gerçek Anlamı Aşkın Mertebesi ve Gerçek Anlamı AŞKIN MERTEBESİ OLUR MU? AŞKIN HANGİ MERTEBESİNDESİNİZ? GERÇEK AŞKIN ANLAMI NE? AŞKIN ŞİFRESİ ÜÇ HARF BEŞ NOKTADAN MI OLUŞUYOR? İŞTE AŞKIN HÜKÜMRANLIĞI… SUNA...
Çanakkale Şehitlik, Anıt ve Mezarlıkları Çanakkale Şehitlik, Anıt ve Mezarlıkları Dünya tarihini değiştiren Çanakkale Savaşı cesaretin kahramanlığa dönüştüğü ve eşi görülmemiş bir centilmenlik savaşıdır. Her iki tarafın birbirinden...


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 02:35.


Powered by vBulletin® Version 3.8.2
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.

DMCA.com

Sitemizde illegal paylaşım yasaktır.Sayfalarımızda bulunan içeriklerin telif haklarıyla ilgili bir şikayetiniz/sorunuz varsa bize ulaşmak için TIKLAYINIZ .
In this web site,illegal sharing is forbidden.If you have any problem/complaint about contents copyrights in our page,please click here to contact us.