Ezberim  

Anasayfa Kimler Online
Go Back   Ezberim > İslam Dini Bölümü > Dini Bilgiler
Kayıt ol Forumları Okundu Kabul Et


Emr-i Bi'l-Ma'rûf ve Nehy-i Ani'l-Münker

İslam Dini Bölümü kategorisinde ve Dini Bilgiler forumunda bulunan Emr-i Bi'l-Ma'rûf ve Nehy-i Ani'l-Münker konusunu görüntülemektesiniz.
Emr-i Bi'l-Ma'rûf ve Nehy-i Ani'l-Münker Enes Bin Malik'den rivayet edildigine göre Peygamber'imiz (S.A.S.) buyuruyor ki: " Benîm üzerime bir kere ...


Seçenekler
  #1  
Okunmamış 03-03-2008, 20:55
 
Standart Emr-i Bi'l-Ma'rûf ve Nehy-i Ani'l-Münker

Emr-i Bi'l-Ma'rûf ve Nehy-i Ani'l-Münker

Enes Bin Malik'den rivayet edildigine göre Peygamber'imiz (S.A.S.) buyuruyor ki:

"Benîm üzerime bir kere selât-ü selâm getirenin nefsinden ulu, Allah (C.C) beyaz bir bulut yaratir. Allah (C.C) buluta rahmet denizinden su yüklenmesini emreder, o da yüklenir. Sonra Allah (C.C) buluta yagmasini emreder, o da yagar. Yere düsen her damladan Allah (C.C) altin, daglara düsen her damladan gümüs yaratir. Kafirin üzerine düsen her damladan da Allah (C.C) onlara iman nasip eder."


Ulu Allah (C.C.) buyuruyor ki:

"Siz insanlarin iyiligi için ortaya çikarilmis, en hayirli bir ümmetsiniz, iyiligi emreder ve kötülükten alikorsunuz. Allah'a da inanirsiniz."
(Al-i imran - 110)


Kelbi (rehimehullahu} der ki: bu âyet-i kerime bu ümmetin diger ümmetlere karsi üstünlük durumunu açiklamaktadir. Bu âyet-i celile gösterir ki, bu islâm ümmeti kayitsiz sartsiz bütün ümmetlerin en hayirlisidir.

Bu üstünlük ilk müslüman halkasi ile son müslüman halkasi arasinda, diger ümmetler karsisinda ortaktir ama halkalar arasinda ayri derece farki vardir. Nitekim sahabelerin ümmetin geri kalanindan üstün oldugu hakkinda hadîsler vardir.

Âyet-i kerimede geçen «insanlar «icin çikarilmis» ifadesi insanlarin iyilik ve yarari için bütün yüz yillarda meydana getirilmis, temayüz edip taninmis demektir.

Yine âyet-i kerimedeki «iyiligi emreder, kötülükten alakor ve Allah'a inanirsiniz» ifadesi, yeni cümledir. Bu cümle ümmetin üstünlük sebeplerini açiklamaktadir. Bu ifadeler, ayni zamanda bu ümmetin belirtilen sifatlari tasidigi müddetçe ve gösterilen yolda ilerledigi sürece ancak diger ümmetlerden üstün olacagini, buna göre iyiligi emrederek kötülükten alakoyma meziyetini yitirdikleri zaman üstünlüklerini de kaybedeceklerini açiklamaktadir.

Demek ki bu ümmetin mensuplari, iyiligi emrederek kötülükten alikoyduklari ve müslüman olsunlar diye kâfirler ite savastiklari için Allah (C.C) onlari insanlara yararlilikta en üstün kilmistir.

"Insanlarin en hayirlilari, insanlara yararli olanlar, buna karsilik insanlarin en kötuleri onlara zarari dokunanlardir."

Âyet-i kerimedeki «Allah (C.C)'a inanmiz» ifadesi. Allah (C.C)'in birligini tasdik edersiniz, bu inançta sebat edersiniz ve Hz. Muhammed (S.A.V)'in Allah (C.C)'in elçisi oldugunu kabul edersiniz demektir.

Çünkü Hz. Muhammed (S.A.V)'in elçiligini inkâr edenler. Allah (C.C)'a iman etmis sayilmaz. Zira böyleleri Peygamberimizin (S.A.S.) Allah (C.C) katindan getirdigi mucize âyetleri kendi uydurmasi zannederler.

Peygamberimizin (S.A.S.) buyuruyor ki:

"içimizden biri bir egrilik gördügü zaman onu eli ile degistirsin, eger gücü yetmiyorsa dili ile degistirsin, buna da gücü yetmiyorsa kalbi île degistirsin ki, bu imanin en zayif sekilde tezahürüdür."

Bazi âlimler bu hadis ile ilgili olarak derler ki: elle degistirmek idarecilerin, sözle degistirmek âlimlerin ve kalble degistirmek de bütün müslümanlarin görevidir.

Fakat bir kisim âlimler de egriligi degistirebilmek herkesin egriligi degistirmekle yükümlü oldugunu ileri sürerek ilk görüsteki vazife bölümüne karsi çikarlar.

Nitekim ulu Allah (C.C.) buyuruyor ki:
"Iyilik ve takvada biribîrinizi destekleyiniz, kötülük ve azginlikta degil» (Maide - 2).

«Iyilikte yardimlasmak» iyilik islemeyi tesvik etmek, ona verdiren yarali yollari açmak. kötülük ve azginlik yollarini mümkün oldugu kedar kapatmakla otur.

Peygamberimiz (S.A.S.) diger bir hadisde buyuruyor ki:

"Kim bir bid'at sahibini önterse Allah (C.C) onun kalbini güven ve iman ile doldurur. Kim bir bid'at sahibine karsi çikarsa Allah (C.C) onu en korkulu günde (Kiyamet gününde) emniyete çikarir. İyiligi emrederek kötülükten alakoyanlar. Allah (C.C)'in yeryüzündeki halifeleri, O'nun kitabinin sözcüleri ve Resul'ünün temsilcileridir."

Hüzeyfe (RA) dan rivayet edildigine göre söyle demistir:"İnsanlara öyîe bir gün gelecektir ki onlarin nazarinda bir ates lesi iyiligi emrederek kötülükten alakoyan bir müminden daha mekbul olacaktir."

Hz. Musa (A.S.) ulu Allah (C.C)\'a «mümin kardesi için dua eden, ona iyiligi emrederek kötülükten uzak durmasini söyleyen kimsenin mükâfati nedir, ya Rabb'i!» diye sordu.

Ulu Allah (C.C) Hz. Musa (A.S)\'ya söy\'e cevap verdi. «her kelimesine karsilik ona bir yıllık ibadet yazarım ve onu cehennem azabına çarptırmaktan heya ederim.»

Kutsi bîr hadisde ulu Allah (C.C.) söyle buyuruyor:

— "Ey ademoglu! Tevbe etmeyi erteleyen, bos kuruntular pesinde kosarek Âhirete amelsiz gelen kimselerden olma. Böyleleri ibadet edenler gibi konustugu halde münafiklarin yaptigi hareketleri yaparlar. Kendilerine verilen ile gözleri doymaz, yokluga karsi sabirsizdirlar. Salihleri severler, fakat onlarden degildirler, münafiklardan sözce nefret ederler, fakat onlardandirlar.
İyiligi emrederler, faket kendileri yapmazlar, kötülükten baskalarini alikoymaya çalisirlar, fakat kendileri kötülük islemekten geri durmazlar."



Hz. Ali (keremellahu vechehu) diyor ki: Peygamberimizin (S.A.S.) söyle dedigini duydum:

"Âhir zamanda öyle düsük çeneli kisa akilli imseler türeyecektir ki, söyleyecekleri yararli iyi sözler girtlaklarini asmayacak (kalblerine islemeyecektir) Okun av hayvanini delik-desîk etmesi gibi bu kimseler de dini delik-desik edeceklerdir."

Peygamber'imiz (S.A.S.) buyuruyor ki:


"Gök yüzüne çikarildigim gece dudaklari atesten makaslar ile kesilen bir takim erkekler gördüm. «Ya Cebrail, bunlar kimdir?» diye sordum.

Cebrail bana dedi ki. «bunlar ümmetinin baskalarina iyiligi emreden ve fakat kendilerini unutan hatipleridir


Nitekim ulu Allah (C.C) böyleleri hakkinda söyle buyurur:

"Insanlara iyiligi emredip kendinizi unutuyor musunuz? Oysa ki, kitabı okuyan da sizsiniz. Aklınızı başınıza toplamayacak mısınız?"
(Bakara Süresi, 44).


Yani Allah (C.C)\'in kitabını okudugunuz halde onun prensiplerine göre uygun hareket etmiyorsunuz. Bu adamlar baskalarına sadaka vermeyi emrettikleri halde kendileri vermezlerdi. Demek ki, müminlerin müminlere iyiligi emredip kötülükten alakoymaya çalışırken kendilerini unutmamalari gerekir.


Nitekim ulu Allah (C.C) şöyle buyuruyor:

"Mümin erkekler ile mümin kadinlar, birbirlerinin velileridir. İyiligi emredip kötülükten alıkorlar, namazı dosdoğru kilarlar, zekâtı verirler, Allah'a ve O'nun Resul'üne itaat ederler. İşte bunlar yok mu? Allah onları esirgeyecektir. Hiç süphesiz, Allah Aziz ve Hâkimdir."
(Tevbe - 7)


Âyet-i kerimede görüldügü gibi ulu Allah (C.C) müminleri iyiligi emrettikleri için övmektedir. Açıktır ki, iyiligi emretme ve kötülükten alıkoyma görevinden kaçınanlar, âyet-i kerimede övülen müminlerin dışında kalırlar.


Öte yandan ulu Allah (C.C), bir takım kavimleri iyiligi emredip kötülükten alıkoymaktan kaçındıklari için kınamaktadır.


Ulu Allah (C.C.) şöyle buyuruyor:

"Onlar, yaptiklari kötülükden alıkoymazlardı. Ne kadar fena bir iş yapıyorlardi!" (Maide - 79)


Ebû Derda dan rivayet edildigine göre Peygamberimiz (S.A.S.) söyle buyurmustur:

"Ya İyiligi emreder ve kötülükten alıkorsunuz veya ulu Allah (C.C) başınıza öyle zalim bir idareci musallat eder ki, ne büyüğünüze hürmet eder ve ne de küçügünüze acır,
içinizdeki iyilerin edecegi dualar kabul olunmaz. Allah (C.C)'dan yardım dîlerler, fakat yardım gelmez, günahtan affedilsin diye yalvarırlar, fakat affolunmaz. "

Hz. Ayşe'den (R. Anha) Rivayet edildigine göre Peygamber'imiz (S.A.S.) şöyle buyuruyor:

"Ulu Allah (C.C), halkının onsekiz bin kişisi, peygamberler gibi amel işleyen bir kasabayı toplu cezaya çarptırmıştır»

Sahabîler «Nasıl olur, ya Resulallah» diye sordular.

Peygamber'imiz buyurdu ki:

«Bu iyi amel işleyen kimseler Allah (C.C) için öfkelenmezler, iyiligi emredip kötülükten alıkoymaya çalişmazlardı."

Ebu Zerr'ül- Gifarî'den (R.A.) rivayet edildiğine göre Hz. Ebu Bekr es-Sıddık (R.A.) Peygamber (S.A.V)'imize: «müşrikler ile savaşmanın dışında bir cihad şekli var mıdır, ya Resulallah?» diye sordu.

Peygamber (S.A.S.)'imiz ona şöyle cevap verdi: «evet, var ya Ebu Bekr, ulu Allah (C.C)'ın şehidlerden üstün dereceli öyle mücahidleri var ki, bunlar sagdırlar, herkes gîbi yerler. içerler ve halkın arasında gezinirler, ulu Allah (C.C) onlarla gökteki meleklere karşı övünür. Ümmü Seleme Allah (C.C)'in resul'ü için nasıl süslenirse cennet de onlar için öyle süslenip hazırlanır.»

Hz. Ebu Bekr «ya Resulallah, kimdir bunlar?» diye sordu.

Peygamber'imiz (S.A.S.) şöyle buyurdu:

«bunlar iyiliği emredip kötülüğü menedenler, Allah (C.C) için sevip Allah (C.C) adına öfkelenenlerdir

Peygamber (S.A.V)'imiz sözlerine şöyle devam etti:

«Nefsimi kudret eli altında tutan Allah (C.C)\'a yemin ederim ki, bu kimselerin cennetteki köşkleri, şehidlerinkilerden daha yüksekte olacaktr. Şu köşklerin her birinde kimi yakut ve kimi yeşil zümrütten olmak üzere üçyüz kapı bulunacaktır. Her kapının önünde nur parlayacaktır.
Bu kimseler her biri, sırf eşinin gözleri içine bakan iri gözlü üçyüz bin huri ile evlenecektir. Adam bunlardan birine baksa «iyiligi emredip kötülükten alıkoymaya çaliştığın falan günü hatırlıyor musun» diyecek, öbürüne dönse «iyiligi emrederek kötülükten alıkoydugun falan
yeri hatırladın mı» diye ona iltifat edecektir


Haberde bildirildigine göre ulu Allah (C.C.) Hz. Musa'ya (A.S.) «ey Musa, srf benim için işledigin hiç bir amel var m?» diye sorar.

Hz. Musa da cevap olarak «Allah\'ım! Senin için namaz kıldım, oruç tuttum, sadaka verdim, secde ettim. Sana hamd ettim, kitabını okudum, senin adını andım» der.

Ulu Allah (C.C) buyurur ki: «ya Musa! Namaz senin kılavuzundur, oruç sana kalkandır, verdigin sadaka üzerine gölge olacaktır, secdedeki tesbih senin için cennette ağaç olacaktır. Kitabımı okuman sana köşk ve huri saglayacaktır, benim adımı anman da senin ışığın olacaktır. Sırf benim için hangi ameli işledin

Bunun üzerine Hz. Musa (A.S) «ya Rabb'i! Sırf senin için olacak bir amel bana bildir ki, onu işleyeyim» der. Ulu Allah (C.C), Hz. Musa\'ya: «ey Musa!, Benim için hiç bir dost edindin mi?, yine benim adıma hiç kimseyi düşman bildin mi?» diye buyurur.

Bunun üzerine Hz. Musa (A.S) anlar ki, Allah (C.C) katında en sevimli amel, O'nun için sevmek ve O'nun namına düşmanlarından nefret etmektir.


Ubeyde Ibni Cerrah (R.A.) der ki. «Peygamber'imize (S.A.S.) bir gün «Allah (C.C) katında en değerli şehid kimdir?» diye sordum.

Bana şöyle cevap verdi:

«Allah (C.C) katında şehidlerin en yüksek derecelisi, zalim bir valinin karşısına dikilerek iyiligi emredip kötülükten alıkoymaya çalışırken öldürülen kimsedir.
Zalim vali onu öldürtmediği takdirde ne kadar yaşarsa yaşasın artık onun defterine günah yazılmaz


Hasan El-Basrî'den (rehimehullahu) rivayet edildiğine göre Peygamber'imiz (S.A.S.) şöyle buyuruyor:

"Ümmetimin en yüksek dereceli şehidi, zalim bir devlet başkanının karşısına dikilerek iyiliği emredip kötülükten sakınmasını ona hatırlatan ve bu yüzden öldürülen kimsedir. Böyle bir şehidin cennetteki yeri. Hamza île Cafer'in arasidir."

Ulu Allah (C.C) Hz. Yusa Ibni Nuh'a (A.S.) vahyetti ki: "Senin kavminden altmış bin kötü ile birlikte kırk bin iyi kimseyi helak edeceğim."

Hz. Yusa (A.S) «ya Rabb'i! Kötüler için bir diyeceğim yok, fakat iyilerin helake uğrama sebebi, acaba nedir ki?» diye sordu.

Ulu Allah (C.C) buyurdu ki: «çünkü onlar kötülere karşı benim adıma öfke duymadılar, aralarında hiç bir şey yokmuş gibi onlar ile birlikte yiyip içtiler.»

Hz. Enes (R.A.) der ki. «Peygamber (S.A.V)´imize «tümünü işlemedikçe iyiliği emretmiyelim mi ve yine her türlüsünden nefsimizi uzak tutmayı başaramadıkça başkalarını kötülükten men etmiyelim mi» diye sorduk.

Bize «hayır, iyiliğin tümünü işlemiyorsanız bile onu başkalarına emredin ve her türlü kötülükten uzak durmayı başaramıyorsanız bile yine kötülükten menedin» diye cevap verdi.

Selef den bir zat oğullarına şöyle vasiyyet etti:

«içinizden biri iyiligi emredip kötülükten alıkoymak isterse nefsini sabırlı olmaya hazırlasın ve Allah (C.C)'ın verecegi sevaba güvensin. Çünkü Allah (C.C)'dan sevap geleceğine güvenen kimse karşılaşacağı sıkintıların acısını duymaz.»
Hızlı Cevap
Cevapla

Hızlı Cevap
Mesajınız:
Kullanıcı isminiz: Giriş yapmak için Buraya tıklayın
Rastgele Soru

Seçenekler


Seçenekler


Benzer Konular
Münker Nekir Nedir? Münker Nekir Nedir? Münker ve Nekir, islam'da kabirde insanı ilk sorguya çekecek olan meleklere verilen isim. İsimleri arapça çok değişik görünümlü anlamına gelmektedir.Bu melekler kabirdeki...
Münker Nekir Meleklerinin Soruları Hangileridir Münker Nekir Meleklerinin Soruları Hangileridir Bu meleklerin Münker ve Nekir diye isimlendirilmeleri, her ikisinin de aşinası olmadığımız garip bir sûrette olmalarındandır. Nitekim Arapça’da bir...


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 18:01.


Powered by vBulletin® Version 3.8.2
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.

DMCA.com

Sitemizde illegal paylaşım yasaktır.Sayfalarımızda bulunan içeriklerin telif haklarıyla ilgili bir şikayetiniz/sorunuz varsa bize ulaşmak için TIKLAYINIZ .
In this web site,illegal sharing is forbidden.If you have any problem/complaint about contents copyrights in our page,please click here to contact us.