Forum Kimler Online
Go Back   Ezberim > İslam Dini Bölümü > Dini Bilgiler
Kayıt ol Forumları Okundu Kabul Et


Hadis-i Şerifler

İslam Dini Bölümü kategorisinde ve Dini Bilgiler forumunda bulunan Hadis-i Şerifler konusunu görüntülemektesiniz.
1731 - Ebu Umame (radiyallahu anh) anlatiyor: "Derdi ki: "Ey Allah'in Resulu! En ziyade dinlenmeye (ve kabule) mazhar olan dua ...






Yeni Konu aç Cevapla
 
Seçenekler
  #181  
Alt 21-09-2007, 14:03
 
Standart --->: Hadis-i Şerifler

"Sponsorlu Bağlantılar"

 


1731 - Ebu Umame (radiyallahu anh) anlatiyor: "Derdi ki: "Ey Allah'in Resulu! En ziyade dinlenmeye (ve kabule) mazhar olan dua hangisidir?" "Gecenin sonunda yapilan dua ile farz namazlarin ardindan yapilan dualardir!" diye cevap verdi."
Tirmizi, Daavat 80.

1732 - Hz. Enes (radiyallahu anh) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki:
"Ezanla kaamet arasinda yapilan dua reddedilmez (mutlaka kabule mazhar olur.)"
"Oyleyse, dendi, "ey Allah'in Resulu, nasil dua edelim?"
"Allah'tan, dedi, dunya ve ahiret icin afiyet isteyin!"
Ebu Davud, Salat 35, (521); Tirmizi, Salat 46, (216), Daavat 138, (3588, 3589).

1733 - Sehl Ibnu Sa'd (radiyallahu anh) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki:
"Iki sey vardir, asla reddedilmezler: Ezan esnasinda yapilan dua ile, insanlar birbirine girdikleri savas sirasinda yapilan dua."
Muvatta, Nida 7, (1, 70); Ebu Davud, Cihad 41, (2540).

1734 - Ebu Hureyre (radiyallahu anh) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki:
"Kul Rabbine en ziyade secdede iken yakin olur, oyle ise (secdede) duayi cok yapin."
Muslim, Salat 215, (482); Ebu Davud, Salat 152, (875).

1735 - Yine Ebu Hureyre (radiyallahu anh) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) anlatiyor:
"(Allah'in kabul ettigi) uc mustecab dua vardir, bunlarin icabete mazhariyetleri hususunda hic bir sekk yoktur. Mazlumun duasi, musafirin duasi, babanin evladina duasi."
Tirmizi, Birr 7, (1906); Cennet 2, (2528), Daavat 139, (3592); Ebu Davud, Salat 364, (1536); Ibnu Mace, Dua 11, (3862).

1736 - Abdullah Ibnu Amr Ibni'l-As (radiyallahu anh) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki:
"Icabete mazhar olmada gaib kimsenin gaib kimse hakkinda yaptigi duadan daha sur'atli olani yoktur."
Tirmizi, Birr 50, (1981), Ebu Davud, Salat 364, (1535); Muslim, Zikr 88, (2733); Buhari, Mezalim 9.

DUA EDENIN HEY'ETI (DIS GORUNUSU)

1737 - Ibnu Abbas (radiyallahu anhuma) hazretleri anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki:
"Duvalari ortmeyin. Kim kardesinin mektubuna, onun izni olmadan bakarsa, tipki atese bakmis gibi olur. Allah'tan avuclarimizin iciyle isteyin, sirtlariyla istemeyin; duayi tamamlayinca avucunuzu yuzlerinize surun."
Ebu Davud, Salat 358, (1489,1490,1491).

1738 - Hz. Enes (radiyallahu anh) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) dua ederken ellerini oyle kaldirdi ki, koltuk altlarinin beyazligini gordum."
Buhari, Istiska 21.

1739 - Hz. Omer (radiyallahu anh) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) ellerini dua ederken kaldirinca, onlari yuzlerine surmedikce geri birakmazlardi."
Tirmizi, Daavat 11, (3383).

1740 - Ebu Hureyre (radiyallahu anh) anlatiyor: "Adamin biri iki parmagi ile dua ediyordu. Resulullah (aleyhissalatu vesselam):
"Birle! Birle!" diye mudahale etti."
Tirmizi, Daavat 117, (3552); Nesai, Sehv 37,







"Sponsorlu Bağlantılar"

 
"Sponsorlu Bağlantılar"



  #182  
Alt 21-09-2007, 14:03
 
Standart --->: Hadis-i Şerifler

1741 - Sehl Ibnu Sa'd (radiyallahu anh) anlatiyor: "Ben Resulullah (aleyhissalatu vesselam)'i ne minberde ne de bir baska sey uzerinde dua yaparken ellerini uzattigini gormedim. Bilakis soyle gordum" dedi ve bas ve orta parmaklarini kapayip sehadet parmagini acmis vaziyette isaret etti."
Ebu Davud, Salat 230, (1105).

1742 - Hz. Selman (radiyallahu anh) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki:
"Rabbiniz hayiydir, kerimdir. Kulu dua ederek kendisine elini kaldirdigi zaman, O, ellerini bos cevirmekten istihya eder."
Tirmizi, Daavat 118, (3551); Ebu Davud, Salat 358, (1488).

1743 - Hz. Ebu Hureyre (radiyallahu anh) anlatiyor: "Resululla: (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki:
"Allah'a duayi, size icabet edeceginden emin olarak yapin. Sunu bilin ki Allah celle sanuhu (bu inancla olmayan ve) gafletle (baska mesguliyetlerle) oyalanan kalbin duasini kabul etmez."
Tirmizi, Daavat 66.(3474.)

DUANIN KEYFIYETI

1744 - Fadale Ibnu Ubeyd (radiyallahu anh) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) dua eden bir adamin, dua sirasinda Hz. Peygamber (aleyhissalatu vesselam)'e salat ve selam okumadigini gormustu. Hemen:
"Bu kimse acele etti" buyurdu. Sonra adami cagirip:
"Biriniz dua ederken, Allahu Teala'ya hamd u sena ederek baslasin, sonra Hz. Peygamber (aleyhissalatu vesselam)'e salat okusun, sonra da diledigini istesin" buyurdu."
Tirmizi, Daavat 66,(3473, 3475); Ebu Davud, Salat 358, (1481); Nesai, Sehv 48, (3, 44).

1745 - Hz. Omer (radiyallahu anh) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Dua sema ile arz arasinda durur. Bana salat okunmadikca, Allah'a yukselmez. (Beni hayvanina binen yolcunun masrabasi yerine tutmayin. Bana, duanizin basinda, ortasinda ve sonunda salat okuyun.)"
Tirmizi, Salat 352, (486).
Tirmizi, bunu Hz. Omer (radiyallahu anh)'e mevkuf olarak rivayet etmistir. Rezin ise merfu olarak rivayet etmistir.

1746 - Hz. Ibnu. Mes'ud (radiyallahu anh) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam), Hz. Ebu Bekir, Hz. Omer (radiyallahu anhuma) beraber otururlarken ben namaz kiliyordum. (Namazi bitirip) oturunca, Allah'a sena ile zikretmeye basladim ve arkasindan Resulullah (aleyhissalatu vesselam)'a salat okuyarak devam ettim. Sanra kendim. icin duada bulundum. (Bu tarzimi begenmis olacak ki) Hz. Peygainber (aleyhissalatu vesselam);
"Iste!.Istedigin veriliyor. Iste! Istedigin veriliyor'' dedi."
Tirmizi, Cum'a 64, (593).

1747 - Hz. Ubeyy Ibnu Ka'b (radiyallahu anh) anlatiyor: Resulullah (aleyhissalatu vesselam) birisine dua edecegi vakit once kendisine dua ederek baslardi."
Tirmizi, Daavat, 10, (3382).

1748 - Ebu Musabbih el-Makrai, Ebu Zuheyr en-Numeyri (radiyallahu anh)'den naklen anlatiyor: "Bir gece Resulullah (aleyhissalatu vesselam) ile beraber ciktik., Derken bir adama rastlatdik. Sual (ve Allah'tan talep) hususunda cok israrli idi. Resulullah (aleyhissalatu vesselam) onu dinlemek uzere durakladi. Ve:
"Eger (duayi) sonlandirirsa vacib oldu!" buyurdu. Kendisine:
"Ne ile sonlandirirsa ey Allah'in Resulu!" denildi.
"Amin ile" dedi, uzaklasti. Adama:
"Ey fulan! duani aminle tamamla ve de gozun aydin olsun!" dedi."
Ebu Davud, Salat 172, (938).

1749 - Hz. Enes (radiyallahu anh) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki:
"Sizden biri dua edince "Ya Rabb! Dilersen beni affet! Ya Rabb dilersen bana rahmet et!" demesin. Bilakis, azimle (kesin bir uslubla) istesin, zira Allah Teala Hazretleri'ni kimse icbar edemez. "
Buhari, Daavat 21, Tevhid 31; Muslim, Zikr 7, (2678-79); Muvatta, Kur'an 28 (1, 213); Tirmizi, Daavat 79 (3492); Ebu Davud, Salat 358, (1483); Ibnu Mace, Dua 8, (3854).

1750 - Ebu Musa (radiyallahu anh) anlatiyor: "Bir sefere (Hayber Seferi) cikmistik. Halk (yolda, bir ara) yuksek sesle tekbir getirmeye basladi. Bunun uzerine Hz. Peygamber (aleyhissalatu vesselam) (mudahele ederek):
"Nefislerinize karsi merhametli olun. Zira sizler, sagir birisine hitàb etmiyorsunuz, muhatabiniz gaib de degil. Sizler goren, isiten, (nerede olsaniz) sizinle olan bir Zat'a, Allah'a hitab ediyorsunuz. Dua ettiginiz Zat, her biririize, bineginin boynundan daha yakindir" dedi."
Buhari, Daavat 50, 67, Cihad 131, Megazi 38, Kader 7, Tevhid 9; Muslim, Zikr 44, (2704);Tirmizi, Daavat 3, 59, (3371, 3457); Ebu Davud, Salat 361. (1526,1527.1528).


  #183  
Alt 21-09-2007, 14:03
 
Standart --->: Hadis-i Şerifler

1751 - Hz. Muaz (radiyallahu anh) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam), bir kimsenin: "Ya Rabbi, senden nimetin kemalini taleb ediyorum" dedigini isitmisti. Sordu:
"Nimetin kemali nedir?"
"Bu bir duadir, onunla dua edip, onunla hayir (cok mal) umid ettim" dedi. Resulullah (aleyhissalatu vesselam)
"Sordum, zira, nimetin kemali cennete girmektir, atesten kurtulmaktir" dedi. Bir baskasinin da soyle dedigini isitti:
"Ey celal ve ikrab sahibi Rabbim!" hemen sunu soyledi:
"Duana icabet edilmistir, (ne arzu ediyorsan) durma iste" Derken ,bir baskasinin:
"Ya Rabbi senden sabir istiyorum!" dedigini isitmisti, ona da: "Allah'tan bela istedin, afiyet de iste!" dedi.
Tirmizi, Daavat 99, (3524).

1752 - Hz. Aise (radiyallahu anha) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) ozlu dualari tercih eder, digerlerini birakirdi."
Ebu Davud, Salat 358, (1482).

1753 - Hz. Ibnu Mes'ud (radiyallahu anh) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) duayi uc kere yapmaktan, istigfari uc kere yapmaktan hoslanirdi."
Ebu Davud, Salat 361, (1524).

MUTEFERRIK HADISLER

1754 - Hz. Ebu Hureyre (radiyallahu anh) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyudular ki: "Acele etmedigi muddetce herbirinizin duasina icabet olunur. Ancak soyle diyerek acele eden var: "Ben Rabbime dua ettim duami kabul etmedi."
Buhari, Daavat 22; Mislim, Zikr 92, (2735); Muvatta, Kur'an 29 (1, 213); Tirmizi, Daavat 145, (3602, 3603); Ebu Davud, Salat 358, (1484).
Muslim'in diger bir rivayeti soyledir: "Kul, gunah taleb etmedikce veya sila-i rahmin kopmasini istemedikce duasi icabet gormeye (kabul edilmeye) devam eder."
Tirmizi'nin bir diger rivayetinde soyledir: "Allah'a dua eden herkese Allah icabet eder. Bu icabet, ya dunyada pesin olur, ya da ahirete saklanir, yahut da dua ettigi miktarca gunahindan hafifletilmek suretiyle olur, yeter ki gunah taleb etmemis veya sila-i rahmin kopmasini istememis olsun, ya da acele etmemis olsun."

1755 - Hz. Cabir (radiyallahu anh) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Nefslerinizin aleyhine dua etmeyin, cocuklarinizin aleyhine de dua etmeyin, hizmetcilerinizin aleyhine de dua etmeyin. Mallarinizin aleyhine de dua etmeyin. Ola ki, Allah'in dualari kabul ettiyi saate rastgelir de, istediginiz kabul ediliverir."
Ebu Davud, Salat 362.(1532).

1756 - Hz. Enes (radiyallahu anh) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Sizden herkes, ihtiyaclarinin tamamini Rabbinden istesin, hatta kopan ayakkabi bagina varincaya kadar istesin."
Tirmizi, Daavat 149, (3607, 3608).

1757 - Ebu Hureyre hazretleri (radiyallahu anh) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Allah Teala Hazretleri kendisinden istemeyene gadap eder."
Tirmizi, Daavat 3, (3370); Ibnu Mace, Dua 1, (3827).

1758 - Ibnu Mes'ud (radiyallahu anh) hazretleri anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Allahu Teala Hazretleri'nin fazlindan isteyin. Zira Allah, kendisinden istenmesini sever. Ibadetin en efdali de (dua edip) kurtulusu beklemektir."
Tirmizi, Daavat 126 (3566).

1759 - Cabir (radiyallahu anh) anlatiyor: "Bir kadin: "Ey Allah'in Resulu, bana ve kocama dud ediver!" diye ricada bulunmustu. Resulullah (aleyhissalatu vesselam) efendimiz:
"Allah sana da, kocana da rahmet etsin!" diye dua buyurdu."
Ebu Davud, Salat 363, (1533).

1760 - Ebu'd-Derda (radiyallahu anh) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Kardesinin giyabinda dua eden hicbir mu'min yoktur ki melek de: "Bir misli de sana olsun" demesin."
Muslim, Zikr 86, 88, (2732, 2783); Ebu Davud, Salat 364, (1534).
Ebu Davud'un rivayetinde su ziyade vardir: "Melekler: "Amin, bir misli de sana olsun!" derler."


  #184  
Alt 21-09-2007, 14:04
 
Standart --->: Hadis-i Şerifler

1761 - Hz. Aise (radiyallahu anha) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Her kim, kendine zulmedene beddua ederse, ondan intikamini (dunyada) almis olur."
Tirmizi, Daavat 115, (3547).

ISM-I AZAM VEESMA-I HUSNA DUALARI

1762 - Hz. Bureyde (radiyallahu anh) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam), bir adamin soyle soyledigini isitti: "Allah'im, sehadet ettigim su hususlar sebebiyle senden talep ediyorum: Sen, kendisinden baska ilah olmayan Allah'sin, birsin, samedsin (hicbir seye ihtiyacin yok, her sey sana muhtac), dogurmadin, dogmadin, bir esin ve benzerin yoktur."
Bunun uzerine Efendimiz (aleyhissalatu vesselam) buyurdular:
"Nefsimi kudret elinde tutan Zat'a yemin olsun, bu kimse, Allah'tan Ism-i Azàmi adina talepte bulundu. Sunu bilin ki, kim Ism-i Azamla dua ederse Allah ona icabet eder, kim onunla talepde bulunursa (Allah ona diledigini mutlaka) verir. "
Tirmizi, Daavat 65, (3471); Ebu Davud, Salat 358, (1493).

1763 - Mihcen Ibnu'l-Edra' (radiyallahu anh) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) bir adamin: "Ey Allah'im, bir ve samed olan, dogurmayan ve dogurulmayan, esi ve benzeri de olmayan Allah adiy-la senden istiyorum. Gunahlarimi magfiret et, sen Gafursun, Rahimsin!" dedigini isitmisti, hemen sunu soyledi:
"O magfiret edildi. O magfiret edildi. O magfiret edildi!"
Ebu Davud, Salat 184, (985); Nesai, Sehv 57, (3, 52).

1764 - Hz. Enes (radiyallahu anh) anlatiyor: "Bir adam soyle dua etmisti: "Ey Allah'im, hamdlerim sanadir, nimetleri veren sensin, senden baska ilah yoktur, Sen semavat ve arzin celal ve ikram sahibi yaraticisisin, Hayy ve Kayyumsun (kainati ayakta tutan hayat sahibisin.) Bu isimlerini sefaatci yaparak senden istiyorum!"
(Bu duayi isiten) Resulullah (aleyhissalatu vesselam) sordu:
"Bu adam neyi vesile kilarak dua ediyor, biliyor musunuz?"
"Allah ve Resulu daha iyi bilir?"
"Nefsimi kudret elinde tutan Zat'a yemin ederim ki, o Allah'a, Ism-i Azam'i ile dua etti. O Ism-i Azam ki, onunla dua edilirse Allah icabet eder, onunla istenirse verir."
Tirmizi, Daavat 109 (3538); Ebu Davud, Salat 358, (1495); Nesai, Sehv 57, (3, 52).

1765 - Esma Bintu Yezid (radiyallahu anha) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Allah'in Ism-i Azam'i su iki ayettedir:
1- "Ilahiniz, tek olan ilahdir, ondan baska ilah yoktur. O Rahman ve Rahim'dir." (Bakara 163).
2- Al-i Imran suresinin bas kismi: Elif Lam-Mim. O Allah ki, O'ndan baska ilah yoktur, O Hayy ve Kayyumdur" (Al-i Imran 1-3).
Ebu Davud, Salat 358, (1496); Tirmizi Daavat 65, (3472).

1766 - Hz. Ebu Hureyre (radiyallahu anh) anlatiyor: "Resululah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Allah'in doksan dokuz ismi vardir. Kim bunlari ezberlerse cennete girer. Allah tektir, teki sever."
Bir rivayette: "Kim o isimleri sayarsa cenntete girer" buyurmustur. Buhari hadisi bu lafizla tahric etmistir. Muslim'de "tek" kelimesi yoktur.
Buhari, Daavat 68; Muslim, Zikr 5, (2677); Tirmizi, Daavat 87, (3502).
Tirmizi'nin rivayetinde Resulullah (aleyhissalatu vesselam) Allah'in isimlerini soyle yazdi:
"O Allah ki O'nda baska ilah yoktur. Rahman'dir. Rahim'dir. E1-Meliku'l-Kuddusu, es-Selamu, el-Mu'minu, el-Muheyminu, el-Azizu, el-Cebbaru, el-Mutekebbiru, el-Haliku, el-Bariu, el-Musavviru, el-Gaffaru, el-Kahharu, el-Vehhabu, er-Rezzaku, el-Fettahu, el-Alimu, el-Kabizu, el-Basitu, el-Hafidu, er-Rafiu, el-Muizzu, el-Muzillu, es-Semiu, el-Basiru, el-Hakemu, el-Adlu, el-Latifu, el-Habiru, el-Halimu, el-Azimu, el-Gafuru, es-Sekuru, el-Aliyyu, eI-Kebiru, el-Hafizu, el-Mukitu, el-Hasibu, el-Celilu, el-Kerimu, er-Rakibu, el-Mucibu, el-Vasiu, el-Hakimu, el-Vedudu, el-Mecidu, el-Baisu, es-Sehidu, el-Hakku, el-Vekilu, el-Kaviyyu, el-Metinu, el-Veliyyu, el-Hamidu, el-Muhsi, el-Mubdiu, el-Muidu, el-Muhyi, el-Mumitu, el-Hayyu, el-Kayyumu, el-Vacidu, el-Macidu, el-Vahidu, el-Ahadu, es-Samedu, el-Kadiru, el-Muktediru, el-Muahhiru, el-Evvelu, el-Ahiru, ez-Zahiru, el-Batinu, el-Vali, el-Mute'ali, el-Berru, et-Tevvabu, el-Muntekimu, el-Afuvvu, er-Raufu, Maliku'l-Mulki, Zu'l-Celali ve'l-Ikram, el-Muksitu, el-Camiu, el-Ganiyyu, el-Mugni, el-Mani', ed-Darru, en-Nafiu,en-Nuru, el-Hadi, el-Bediu, el-Baki, el-Varisu, er-Residu es-Saburu."
Isimleri bu sekilde, sadece Tirmizi saymistir.

ALLAH'IN GUZEL ISIMLERI NIN SERHI

1767 - El - Kuddus: Ayiplardan temiz demektir.
es-Selam: Selam sahibi‚ yani her cesit ayiptan selamette‚ her turlu afetten beri demektir.
El-Mu'min: Kullarina va'dinde sadik olan demektir. Tasdik manasina olan imandan gelir. Yahut‚ kiyamet gunu kullarina‚ azabina karsi garanti veren‚ guven veren demektir‚ bu mana eman'dan gelir.
el-Muheyyim: Sahid olan (gorup, gozeten) demektir. Emin manasina geldigi de soylenmistir. Asli‚ mueymin'dir‚ ancak hemze‚ ha'ya kalbolmustur. Keza er-Rakib ve el-Hafiz manasina geldigi de soylenmistir.
el-Azizu: Kahreden‚ galebe calan demektir. "Izzet"‚ galebe calmak manasina gelir.
el Cebbar: Mahlukati mecbur eden; emir veya yasak her ne dilerse ona zorlayan demektir. Bu kelimenin‚ butun mahlukatinin fevkinde yucedir manasina geldigi de soylenmistir.
el-Mutekebbir: Mahlukata ait sifatlardan yuce‚ uzak manasina gelir. Ayrica "Mahlukatindan buyukluk taslayarak kendisiyle azamet yarisina kalkanlara buyuklugunu gosteren ve onlara haddini bildiren manasina geldigi de soylenmistir. Keza su manaya geldigi de belirtilmistir: "Mutekebbir" Allah'in azametini ifade eden kibriya kelmesinden gelir‚ tezyifi bir mana tasiyan kibir kelimesinden gelmez.
el-Bariu: Mahlukati‚ mevcut bir misale bakmaksizin‚ yoktan‚ orneksiz olarak yaratan manasina gelir. Bu kelime‚ oncelikle hayvanlar icin kullanilir‚ diger mahluklar icin pek kullanilmaz. Hayvanlar disindaki mahlukat hakkinda nadiren kullanilir.
el-Musavvir: Mahlukati farkli suretlerde yaratan" demektir. Tasvir lugat olarak hat ve sekil cizmek manasina gelir.
el-Gaffar: Kullarin gunahlarini tekrar tekrar affeden‚ manasina gelir. Gafr kelimesi‚ aslinda setr (ortmek) ve kapatmak manalarina gelir. Allah Teala kullarinin gunahlarini affedici‚ onlar icin cezayi terketmek suretiyle (gunahlari) ortucudur.
el-Fettah: Kullari arasinda hakim demektir. Araplar, hakim iki hasmin (davali-davaci) arasindaki ihtilafi cozdugu zaman: "Hakim iki hasmin arasini fethetti" derler. Hukmetti, cozume kavusturdu manasinda, hakime fatih dendigi de olmustur. Mamafih "Kullarina rizk ve rahmet kapilarini acan", riziklarindan kapanmis olanlari acan manasina da gelir.
el-Kabiz: Kullarinin rizkini lutfu ve hikmetiyle tutan manasina gelir.
el-Basit: Kullarina rizki acip cud ve rahmetiyle genisleten demektir. Boylece Cenab-i Hakk, hem ihsan sahibi, hem de onu men edici olmaktadir.
el-Hafid: Cebbarlari ve firavunlari alcaltan demektir. Yani onlari horlar ve degersiz kilar demektir.
er-Rafi': Velilerini, dostlarini yueltir. Aziz kilardemektir. Boylece Allah, hem zelil hem de aziz kilici olmaktadir.
el-Hakem: Hakim demektir. Bu da hakikati hukmetme yetkisi kendis ne verilen, ona gonderilen demek olur.
el-Adlu: Kendinde heva meyli olmayan, hukumde dogruluktan ayrilmayan cevre yer vermeyen manasina gelir. Aslinda masdardir. Ancak adil makaminda kullanilmistir. Adil'den daha beligdir, cunku musemma, fiilin kendisiyle isimlenmistir.
el-Latifu: Arzunu sana rifkla ulastiran demektir. "Mahiyeti, idrak edilemeyecek kadar latif" manasina geldigi de soylenmistir.
el-Habiru: Olani ve olacagi bilen kimseye denir.
el-Gafuru: Bagislamada mubalaga eden, cok bagislayan demektir.
es-Sekuru: Kullarini, salih fiilleri sebebiyle mukafatlandiran ve sevap veren demektir. Allah'in kullarina sukru, onlara magfireti ve ibadetlerini kabul etmesidir.
el-Kebiru: Cela1 (buyukluk) ve saninin yuceligi sifatlarini tasiyan kimsedir.
el-Mukitu: Muktedir demektir. Ayrica, mahlukata gidalarini veren manasina geldigi de soylenmistir.
el-Hasibu: el-Kafi demektir. Muf'il manasinda faildir, tipki mu'lim manasinda elim gibi, hasib'in muhasib manasinda kullanildigi da soylenmistir.
er-Rakibu: Kendisinden hicbir sey gaib olmayan hafiz (muhafiz) demektir.
el-Mucibu: Kullarinin duasini kabul edip, icabet eden zat demektir.
el-Vasiu: Zenginligi, butun fakrlar buruyen; rahmeti herseyi kusatan demektir.
el-Vedudu: el-Vedd (sevgi) kelimesinden mef'u1 manasinda feul'dur. Allah Teala Mevdud'dur. Cok sevilir. Yani velilerinin kalbinde sevgilidir. Veya fail manasinda feuldur. Yani Allah Teala salih kullarini sever, bu da "onlardan razi olur" demektir.
el-Mecidu: Keremi genis olan demektir. Serif manasini tasidigi da soylenmistir.
el-Baisu: Mahlukati, olumden sonra kiyamet gunu yeniden diriltir demektir.
es-Sehidu: Kendisinden hicbir sey gaib olmayan kimse demektir. Sahid ve sehid ayni manada kullanilir, tipki alim ve alim kelimeleri gibi. Mana soyledir: Allah, (her yerde) hazirdir. Esyayi musahede edip her an gorur.
el-Hakku: Varligi ve vucudu gercek olan demektir.
el-Vekilu: Kullarin riziklarina kefil demektir. Hakikat sudur: Kendisine tevkil edilmis olani isinde mustakil soz sahibi olmaktir. Bu hususta su ayet hatirlanabilir: "(Dediler ki) Allah bize yeter, O ne guzel vekildir" (A1-i Imran 173).
el-Kaviyyu: el-Kadir (guclu) demektir. Ayrica: "Kudreti ve kuvveti tam, O'nu hicbir sey aciz kilamaz" manasina da gelir.
el-Metinu: Sedid ve kavi olup, hicbir fiilinde mesakkatle karsilasmayan demektir.
el-Veliyyu: Nasir (yardimci) demektir. Ayrica: "Islerin kendisiyle yurudugu mutevelli, yetimin velisi gibi" diye de aciklanmistir.
el-Hamidu: Fiiliyle hamde hak kazanan mahmud kimsedir. Bu kelime mef'ul manasinda faildir.
el-Muhsi: Ilmiyle herseyi sayan, nazarindan buyuk veya kucuk hicbir sey kacmayan kimse demektir.
el-Mubdiu: Esyayi yoktan ilk defa var eden, yaratan demektir.
el-Muidu: Mahlukati hayattan sonra tekrar olume, oldukten sonra da tekrar hayata iade eden kimse demektir.
el-Vacidu: Fakirlige dusmeyen zengin demektir. Bu kelime, gina demek olan cide kokunden gelir.
el-Vahidu: Tek basina devam eden, yaninda bir baskasi olmayan ferd'dir. Ayrica, serik ve arkadasi olmayan kimse manas da mevcuttur.
El-Ahadu: Ferd demektir. Ahad ile vahid arasindaki farka gelince, ahad, kendisiyle bir baska adedin zikredilmesini men edecek bir yapiya sahiptir. Kelime hem muzekker, hem de muennestir. "Bana kimse (ahad) gelmedi derken, gelmeyen hem erkektir, hem de kadindir." Vahid'e gelince bu sayilarin ilki olarak vazedilmistir: "Bana halktan biri (vahid) geldi" denir ama, "Bana haktan kimse (ahad) geldi" denmez. Vahid, emsal ve naziri kabul etmeyen bir mana uzere bina edilmistir. Ahad ise ifrad ve arkadaslardan yalnizlik uzere bina edilmistir. Oyle ise, vahid, zat itibariyle munferiddir, ahad ise mana itibariyle munferiddir.
es-Samedu: Ihtiyaclarini temin etmek uzere, halkin kendisine basvurdugu efendidir. Yani halkin kendisine yoneldigi kimsedir.
el-Muktediru: Kudret kokunden mufteil babindandir. Kadir'den dahaote bir gucluluk ifade eder.
el-Mukaddimu: Esyayi takdim edip, yerli yerine koyan demektir.
el-Muahhiru: Esyayiyerlerine te'hir eden demektir. Kim takdime hak kazanirsa ona takdim eder, kim de te'hire hak kazanirsa ona da te'hir eder.
el-Evvelu: Butun esyadan once var olan demektir.
el-Ahiru: Butun esyadan sonra baki kalacak olan demektir.
ez-Zahiru: Herseyin ustunde zahir olan ve onlarin ustune cikan sey demektir.
el-Batinu: Mahlukatin nazarlarindan gizlenen demektir.
el-Vali: Esyanin maliki ve onlarda tasarruf eden demektir.
el-Muteali: Mahlukatin sifatlarindan munezzeh olan, bu sifatlarin biriyle muttasif olmaktan yuce ve ali olan.
el-Berru: Katindan gelen bir iyilik ve lutufla, kullarina karsi merhametli, sefkatli demektir.
el-Muntakimu: Diledigine ceza vermede siddetli davranan demektir. Nekame kokunden mufteil babinda bir kelimedir. Nekame, hosnudsuzlugun ofke ve nefret derecesine ulasmasidir.
el-Afuvvu: Afv'dan feul babinda bir kelimedir. Bu bab mubalaga ifade eder. Oyle ise mana: "Gunahlari cokca bagislayan" dcmek olur.
er-Raufu: Katindan gelen bir re'fetle (sefkatle) kullarina merhametli ve sefkatli olan demektir. Re'fetle rahmet arasindaki farka gelince; rahmet bazan maslahat geregi istemeyerek de olabilir. Re'fet isteksiz olmaz, isteyerek olur.
Zu'l-Celal: Celal, celil'in masdaridir. Celal, celalet, nihayet derecede buyukluk, azamet demektir. Zu'l-Celal buyukluk sahibi olan manasina gelir.
el-Muksidu: Hukmunde adil, demektir. Ef'àl babinda adaletli oldu manasina olan bu kelime, sulasi aslinda zulmetti manasina gelir. Nitekim kasit; cevreden, zalim demektir.
el-Camiu: Kiyamet gunu mahlukati toplayan demektir.
el-Maniu: Dostlarini, baskalarinin eziyetinden koruyan yardimci demektir.
en-Nuru: Korlugu olanlari nuruyla gorur kilan, dalalette olanlari da hidayetiyle irsad eden demektir.
el-Varisu: Mahlukatin yok olmasindan sonra da baki kalan demektir.
er-Residu: Mahlukata maslahatlarin gosteren demektir.
es-Saburu: Asilerden intikam almada acele etmeyen, cezalandirmayi belli bir muddet te'hir eden demektir. Allah'in sifati olarak sabur'un manasi halim'in manasina yakindir. Ancak ikisi arasinda soyle bir fark vardir: Sabur sifatinda cezanin mutlaka olacagini beklemeyebilirler. Ancak halim sifatiyla Allah'in cezasina kesin nazariyla bakarlar.
Allah inkarcilarin soylediklerinden munezzeh ve mukaddestir, uludur, yucedir.

NAMAZ DUALARI

1768 - Ebu Hureyre (radiyallahu anh) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) namaz icin tahrime tekbirini alinca kiraate gecmezden once bir muddet sukut buyurmustur. Ben:
"Ey Allah'in Resulu, dedim, anam babam sana feda olsun, tekbir ile kiraat arasindaki sukut esnasinda ne okuyorsunuz?" Bana su cevabi verdi:
"Ey Allahim, beni hatalarimdan oyle temizle ki, kirden paklanan be-yaz elbise gibi olayim. Allahim beni, hatalarimdan su, kar ve dolu ile yika" diyorum."
Buhari, Ezan 89; Muslim, Mesacid 147, (598); Ebu Davud, Salat 123, (781); Nesai, Iftitah 15, (2,128,129).
Ebu Davud, Nesai (ve Buhari'nin) rivayetlerinin basinda su ziyade vardir: "Allahim, benimle hatalarimin arasini dogu ile batinin arasi gibi uzak kil,"

1769 - Ibnu Omer (radyallahu anhuma) anlatiyor: "Biz, Resulullah (aleyhissalatu vesselam) ile birlikte namaz kilarken, cemaatten biri aniden:
"Allahu ekber kebira, velhamdu lillahi kesira, subhanallahi bukraten ve asila (Allah, buyukte buyuktur, Allah'a hamdimiz coktur, sabah aksam tesbihimiz Allah'adir!" dedi. Resulullah (aleyhissalatu vesselam) efendimiz:
"Bu sozleri kim soyledi?" diye sordu. Soyleyen adam:
"Ben, ey Allah'in Resulu" dedi. Resulullah (aleyhissalatu vesellam) efendimiz:"
"O sozler hosuma gitti. Sema kapilari onlara acildi" buyurdu. Ibnu Omer (radiyallahu anhuma) der ki: "Soyledigi gunden beri o zikri okumayi hic terketmedim."
Muslim, Mesacid 150, (601); Tirmizi, Daavat 137, (3586); Nesai Iftitah 8, (2,125).
Nesai, bir rivayette su ziyadede bulunmustur: "On iki adet melegin, bu sozleri (yukseltmek uzere) kosustuklarini gordum."

1770 - Hz. Enes (radiyallahu anh) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) namaz kilarken nefes nefese bir adam geldi ve:
"Allahu ekber, Elhamdu lillahi hamden kesiran tayyiben mubareken fihi. (Allah buyuktur, cok temiz ve mubarek hamdler Allah'adir!)" dedi. Resulullah (aleyhissalatu vesselam) namazi bitirince:
"Su kelimeleri hanginiz soyledi?" diye sordu. Cemaat bir muddet sessiz kaldi, Resulullah (aleyhissalatu vesselam):
"(Kim soylediyse cekinmesin, benim desin), Zira fena bir sey soylemis degil)" dedi. Bunun uzerine adam:
"Ben, ey Allah'in Resulu!" dedi. Resulullah (aleyhissalatu vesselam) da:
"Ben on iki melek gordum. Her biri, bu kelimeleri (Allah'in huzuruna) kendisi yukseltmek icin kosusmuslardi."
Muslim, Mesacid 149, (600); Ebu Davud, Salat 121, (763): Nesai, Iftitah 19, (2,132,133).


  #185  
Alt 21-09-2007, 14:04
 
Standart --->: Hadis-i Şerifler

1771 - Hz. Cabir (radiyallahu anh) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) namaza baslarken tekbir getirir, sonra (bazan) sunu okurdu: "Inne salati ve nusuki ve mahyaye ve memati lillahi Rabbi'l-alemin. La serike lehu ve bi-zalike umirtu ve ene evvelu'l-muslimin. Allahummehdini li-ahseni'l a'mali ve ahseni'l-ahlaki. La yehdi li-ahseniha illa ente. Ve kini seyyie'l-a'mal ve seyyie'l-ahlak. La yaki seyyieha illa ente. (Namazim, ibadetim hayatim ve olumum alemlerin Seriksiz Rabbi Allah icindir. Ben bununla emrolundum. Ben bu emre teslim olanlarin ilkiyim. Ey Allah'im, beni amellerin ve ahlakin en iyisine sevket. Bunlarin en iyisine senden baska sevkeden yoktur. Beni kotu amellerden ve kotu ahlaktan koru, bunlarin kotulerinden ancak sen korursun."
Nesai, Iftitah 16, (2,129).

1772 - Muhammed Ibnu Mesleme (radiyallahu anh)anlatiyor:
"Resulullah (aleyhissalatu vesselam) nafile namaz kilmak icin kalktigi vakit (bazan) sunu okurdu:
"Allahu ekber veccehtu vechiye li'llezi fatara's-Semavati ve'1-arza hani-fen muslimen ve ma ene mine'l-musrikin... (Allah buyuktur. Yuzumu Ha-nif ve Musluman olarak semavat ve arzi yaratan Allah a yonelttim. Ben musriklerden degilim). . . ")
Devamini Hz. Cabir (radiyallahu anh)'in rivayetinde oldugu sekilde zikretti. Sonra sunu okudu:
"Allahumme ente'l-Meliku. La ilahe illa ente subhaneke ve bihamdike Allahim (kainatin gercek) Meliki sensin. Senden baska ilah yoktur. Seni hamdinle takdis ederim]. " Sonra kiraata gecti."
Nesai, Iftitah 17, (2,131).

1773 - Hz. Aise (radiyallahu anha) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) namaza (iftitah tekbiri ile) baslayinca sunu okurdu:
"Subhaneke Allahumme ve bi-hamdike ve tebarekesmuke ve teala cedduke ve la ilahe gayruke. (Allah'im seni her cesit noksan sifatlardan takdis ederim, hamdim sanadir. Senin ismin mubarek, azametin yucedir, senden baska ilah da yoktur)."
Tirmizi, Salat 179, (243); Ebu Davud, Salat 122, (776); Ibnu Mace, Ikameti's-Salat 1, (804).

RUKU VE SECDELERDE OKUNACAK DUALAR

1774 - Ibnu Abbas (radiyallahu anhuma) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Haberiniz olsun, ben ruku ue secde halinde Kur'an okumaktan men edildim. Oyleyse rukuda Rabb Teala'yi tazim edin, secdede ise dua etmeye gayret edin, (zira secdede iken yaptiginiz dua) icabet edilmeye Iayiktir."
Muslim, Salat 207 (479); Ebu Davud, Salat 152, (876); Nesai, Iftitah 98, (2,189).

1775 - Ebu Hureyre (radiyallahu anh) hazretleri anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam), secdelerinde sunlari soylerdi: "Allahummagfirli zenbi kullehu, dikkahu ve cullehu, evvelehu ve ahirehu, sirrahu ve alaniyyetehu. (Allahim! Buyuk-kucuk birinci sonuncu, gizli-acik, butun gunahlarimi magfiret buyur. "
Muslim, Salat 216, (483); Ebu Davud, Salat 152, (878).

1776 - Hz. Aise (radiyallahu anha) anlatiyor: "Resullulah (aleyhissalatu vesselam) rukusunda ve secdelerinde su duayi cokca okurdu:
"Subhanekallahumme Rabbena ve bi-hamdike, Allahummagfirli. (Allah'im, seni takdis ve tenzih ederim. Rabbimiz! Takdisimiz hamdinledir. Ey Allahim, beni magfiret et.)" Bu duayi okumakla Kur'an'a yani Kur'an'in: "Rabbini hamd ile tesbih et" (Nasr 3) ayetineuyuyordu."
Buhari, Ezan 123, 139, Megazi 50, Tefsir, Izacae nasrullahi ve'l-Feth; Muslim, Salat 217, (484); Ebu Davud, Salat 152, (877); Nesai, Iftitah 153, (2, 219).
Muslim, Ebu Davud ve Nesai'de gelen bir rivayette soyle denir: "Resullullah (aleyhissalatu vesselam) ruku ve secdesinde soyle derdi: "Subbuhun kuddusun Rabbu'l-melaiketi ver-Ruhi, (Munezzehsin, mukaddessin, meleklerin ve Ruh'un Rabbisin)".

1777 - Muvatta, Tirmizi ve Ebu Davud'un bir rivayetinde soyle denir: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam)'i yatakta kaybettim ve arastirdim, derken elim ayaginin altina rastladi. Secdede idi ve: "Allahumme inni euzu bi-rizake min sahtike ve euzu bi-muafatike min ukubetike ve euzu bike minke La uhsi senaen aleyke. Ente kema esneyte ala nefsike. (Allahim! Senin rizani sefaatci kilarak ofkenden sana siginiyorum. Affini sefaatci yaparak cezandan sana siginiyorum. Senden de sana siginiyorum. Sana layik oldugun senayi yapamam. Sen kendini sena ettigin gibisin)" diyordu."

1778 - Ibnu Mes'ud (radiyallahu anh) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Sizden biri ruku edince uc kere "Subhane rabbiyel azim (Buyuk Rabbim (her cesit kusurdan) munezzehdir" desin. Bu, en az miktardir. Secde yapinca da uc kere "Subhane Rabbiye'l a'la (Ulu Rabbim (her cesit kusurdan) munezzehdir" desin. Bu da en az miktardir."
Ebu Davud, Salat 154, (886); Tirmizi, Salat 194, (261).

1779 - Hz. Cabir (radiyallahu anh) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam), ruku yaptigi zaman: "AIIahumme Ieke reka'tu ve bike amentu ve leke eslemtu ve aleyke tevekkeltu ente Rabbiye, hasaa sem'i ve basari ve Iahmi ve demi ve izami IiIIahi Ràbbi'I-alemin. (Ey AIIahim sana ruku yapiyorum, sana inandim, sana teslim oldum, sana tevekkul ettim. Sen Rabbimsin, kulagim, gozum, etim, kanim ve kemiklerim AIemIerin Rabbi olan Allah onunde hasyette, tezeIIuIdedir."
Nesai, Iftitah 104, (2,192). Bu rivayet Muslim'de gelen uzun bir rivayetin bir parcasidir (Salatu'l-Musafirin) 201, (771).

1780 - Ibnu Ebi Evfa (radiyallahu anh) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) sirtini rukudan kaldirdigi zaman: "SemiaIlahu Iimen hamideh, Allahumme Rabbena Ieke'I-hamdu mil'es-semavati ve miI'eI-arzi ve miI'e ma si'te min sey'in ba'du. (AIIah, kendisine hamd edeni isitir. Ey AIIahim, ey Rabbimiz, semalar dolusu, arz dolusu ve bunlardan baska istedigin her sey dolusu hamdler sana olsun"
Muslim, Salat 204, (476); Ebu Davud, Salat 144, (846).


  #186  
Alt 21-09-2007, 14:04
 
Standart --->: Hadis-i Şerifler

1781 - Ibnu Abbas (radiyallahu anhuma) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) iki secde arasinda: "Allahumme'gfir li ve'rhamni, ve'cburni, ve'hdini ve'rzukni. (Allahim bana magfiret et, merhamet et, beni zengin kil, bana hidayet ver, bana rizik ver) derdi".
Ebu Davud, Salat 145, (850); Tirmizi, Salat 211, (284); Ibnu Mace, Salat 23, (898).

1782 - Hz. Ali (radiyallahu anh) anlatiyor: "Hz. Peygamber (aleyhissalatu vesselam) secde ettigi vakit soyle dua okurdu: "Allahim sana secde ettim, sana inandim, sana teslim oldum. Yuzum de, kendisini yaratip sekillendiren, ona kulak, goz takan yaratanina secde etmistir. Yaratanlarin en guzeli olan Allah ne yucedir" (Hacc 14).
Resulullah (aleyhissalatu vesselam)'in tesehhudle selam arasinda okudugu en son duasi: "Allahummagfir Ii ma kaddemtu ve ma ahhartu ve ma esrertu ve ma a'Ientu ve maesreftu ve ma ente a'Iemu bihi minni ente'I-mukaddim ve ente'I-muahhir. La ilahe illa ente. (Allahim, gecmis omrumde yaptiklarimi, gelecekte yapacaklarimi, gizli islediklerimi, aleni yaptiklarimi, israflarimi, benim bilmedigim fakat senin bildigin kusurlarimi affet. Ilerleten sen, gerileten de sensin, senden baska ilah yoktur)".
Muslim, Salatul-Musafirin 201, (771), Tirmizi, Daavat 32, (3417, 3418, 3419); Ebu Davud, Salat 121, (760); Nesai, Iftitah 17, (2,130).

1783 - Abdullah Ibnu Amr Ibni'l-As (radiyallahu anhuma) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam)'a, Hz. Ebu Bekir (radiyallahu anh) gelerek:
"Bana namazda okuyacagim bir dua ogret" dedi. Resulullah (aleyhissalatu vesselam) ona su duayi okumasini soyledi:
"Allahumme inni zalemtu nefsi zulmen kesiran ue la yagfiru z-zunube illa ente fà'gfir li magfireten min indike verhamni inneke ente'l-gàfuru'r-rahim. (Allahim ben nefsime cok zulmettim. Gunahlari ancak sen affedersin. Oyle ise beni, sanina layik bir magfiretIe bagisla, bana merhamet et. Sen affedici ve merhamet edicisin".
Buhari, Sifatu's-Salat 149, Daavat 17, Tevhid 9; Muslim, Zikr 48, (2705); Tirmizi, Daavat 98, (3521); Nesai, Sehiv 58, (3, 53).

TESEHHUDDEN SONRA OKUNACAK DUA

1784 - Ibnu Abbas (radiyallahu anhuma) hazretleri anlatiyor:
"Resulullah (aleyhissalatu vesselam) tesehhudden sonra sunu okurdu: "Allahumme inni euzu bike min azabi cehennem ve euzu bike min azabi'I-kabri ve euzu bike min fitneti'd-Deccal ve euzu bike min fitneti'I-mahya ve'I-memat. (AIIahim, ben cehennem azabindan sana siginirim. Kabir azabindan da sana siginirim. Deccal fitnesinden de sana siginirim, hayat ve olum fitnesinden de sana siginirim)".
Ebu Davud, Salat 184, (984).

SELAMDAN SONRA OKUNACAK DUA

1785 - Ibnu Abbas (radiyallahu anhuma) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam)'in geceleyin namazdan cikinca su duayi okudugunu isittim: "AlIahim! Senden, katindan verecegin oyIe bir rahmet istiyorum ki, onunla kalbime hidayet, islerime nizam, daginikligima tertip, icime kamil iman, disima amel-i salih, amellerime temizlik ve ihlas verir, rizana uygun istikameti ilham eder, ulfet edecegim dostumu lutfeder, beni her cesit kotuluklerden korursun.
Allahim, bana oyle bir iman, oyle bir yakin ver ki, artik bir daha kufur (ihtimali) kalmasin. Oyle bir rahmet ver ki, onunla, dunya ve ahirette senin nazarinda kiymetli olan bir mertebeye ulasayim.
Allahim! Hakkimizda verecegin hukumde lutfunIa kurtulus istiyorum, (kurbuna mazhàr olan) suhedaya has makamlari niyaz ediyorum, bahtiyar kullarin yasayisini diliyorum, dusmanlara karsi yardim taleb ediyorum!
Allahim! Anlayisim kit, amelim az da olsa (dunyevi ve uhrevi) ihtiyaclarimi senin kapina indiriyor (karsilanmasini senden taleb ediyorum). Ràhmetine muhtacim, halimi arzediyorum. (Ihtiyacim ve fakrim sebebiyledir ki) ey islere hukmedip yerine getiren, kalplerin ihtiyacini gorup sifayab kilan Rabbim! Denizlerin aralarini ayirdigin gibi benimle cehennem azabinin arasini da ayirmani, helake davetten, kabir azabindan korumani diliyorum.
Allahim! Kullarindan herhangi birine verdigin bir hayir veya mahlukatindan birine vaadettigin bir lutuf var da buna idrakim yetismemis, niyetim ulasamamis ve bu sebeple de istediklerimin disinda kalmis ise ey alemlerin Rabbi, onun husulu icin de sana yakariyor, bana onu da vermeni rahmetin hakkinda senden istiyorum.
Ey Allahim! Ey (Kur'an gibi, din gibi) kuvvetli ipin, (seriat gibi) dogru yolun sahibi! Kafirler icin cehennem vaadettigin kiyamet gununde, senden cehenneme karsi emniyet, arkadan baslayacak ebediyet gununde de huzur-i kibriyana ulasmis mukarrebin meleklerle, (dunyada iken cok) ruku ve secde yapanlar ve ahidlerini ifa edenlerle birlikte cennet istiyorum. Sen sinirsiz rahmet sahibisin, sen (seni dost edinenlere) hadsiz sevgi sahibisin, sen diledigini yaparsin. (Dilek sahipleri ne kadar cok, ne kadar buyuk seyler isteseler hepsini yerine getirirsin.)
Allahim! Bizi, sapitmayip, saptirmayan hidayete ermis hidayet rehberleri kil. Dostlarina sulh (vesilesi), dusmanlarina da dusman kil. Seni seveni (sana olan) sevgimiz sebebiyle seviyoruz. Sana muhalefet edene, senin ona olan adavetin sebebiyle adavet (dusmanlik) ediyoruz.
Allahim! Bu bizim duamizdir. Bunu fazlinla kabul etmek sana kalmistir. Bu, bizim gayretimizdir, dayanagimiz sensin.
Allahim! Kalbime bir nur, kabrime bir nur ver; onume bir nur, arkama bir nur ver; sagima bir nur, soluma bir nur ver; ustume bir nur, altima bir nur ver; kulagima bir nur, gozume bir nur ver; sacima bir nur, derime bir nur ver; etime bir nur, kanima bir nur ver; kemiklerime bir nur koy!
Allahim nurumu buyut, (soylediklerimin hepsine bedel olacak) bir nur ver, (soylenmiyenleri de kusatacak) bir nur daha ver!
Izzeti burunmus, onu kendine alem yapmis olan Zat munezzehtir. Buyuklugu burunmus ve bu sebeple kullarina ikrami bol yapmis olan Zat munezzehtir. Tesbih ve takdis sadece kendine layik olan Zat munezzehtir. Fazl ve nimetler sahibi Zàt munezzehtir. Azamet ve kerem sahibi Zat munezzehtir. Celal ve ikram sahibi Zat munezzehtir."
Tirmizi, Daavat 30, (3415).

1786 - Hz. Sevban (radiyallahu anh) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) selam verip (namazdan cikinca) uc kere istigfarda bulunup: "Allahumme entes-selam ve minke's-seIam tebarekte ve tealeyte ya ze'l-celali ve'I-ikram. (Allahim sen selamsin. Selàmet de sendendir. Ey celal ve ikram sahibi sen munezzehsin, sen yucesin)" derdi."
Muslim, Mesacid 135, (591); Tirmizi, Salat 224, (300); Ebu Davud, Salat 360 (1513); Nesai, Sehv 80, (3, 6icon_cool.gif.

1787 - Kà'a Ibnu Ucre (radiyallahu anh) anlatiyor: "Hz. Peygamber (aleyhissalatu vesselam) duyurdular ki: "Namazin takipcileri (muakkibat) var. Onlari her namazin pesinden soyleyenler -veya yapanlar- (cennet ve mukafaat hususunda) husrana ugramazlar. Bunlar otuz uc adet tesbih, otuz uc adet tahmid, otuzdort adet tekbir'dir".
Muslim, Mesacid 144, (596); Tirmizi Daavat 25, (3409); Nesai, 91, (3, 75).
Nesai'nin Zeyd Ibnu Sabit (radiyallahu anh)'ten yaptigi bir rivayette soyle denmektedir: "Bu emredildigi zaman Ensar'dan bir adam ruyasinda gorur ki bir kimse: "Bunu yirmi bes yapin, tehlili de ilave edin" demektedir. Sabah olunca bunu Resulullah (aleyhissalatu vesselam)'aanlatti. Efendimiz : "Soylendigi sekilde yapin!" buyurdu".

1788 - Ebu Hureyre (radiyallahu anh) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Kim sabah namazinin arkasindan yuz kere tesbihde ve yuz kere tehlilde bulunursa, deniz kopugu gibi cok bile olsa gunahlari affedilir".
Nesai, Sehv 95, (3, 79).

1789 - Ukbe Ibnu Amir (radiyallahu anh) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) her namazin arkasindan muavvizati okumami emretti."
Ebu Davud, Salat 361, (1523); Nesai, Sehv (79, (3, 6icon_cool.gif.

TEHECCUD NAMAZI ESNASINDA DUA

1790 - Hz. Ibnu Abbas (radiyallahu anhuma) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) teheccut namazi kilmak uzere geceleyin kalkinca su duayi okurdu: "AIIahim, Rabbimiz! Hamdler sanadir. Sen arz ve semavatin ve onlarda bulunanIarin kayyumu ve ayakta tutanisin, hamdler yalnizca senin icindir. Sen semavat ve arzin ve onlarda bulunanlarin nurusun, hamdler yalnizca sanadir. Sen haksin, va'din de haktir. Sana kavusmak haktir, sozun haktir. Cennet haktir, cehennem de haktir. Peygamberler hàktir, Muhammed (aleyhissalatu vesselam) de haktir. Kiyamet de haktir.
Allahim! Sana teslim oldum, sana inandim, sana tevekkul ettim. Sana yoneldim. Hasmina karsi senin (burhanin) iIe dava actim. Hakkimi aramada senin hakemligine basvurdum. Onden gonderdigim ve arkada biraktigim hatalarimi affet. Gizli isledigim, aleni yaptigim, benim bilmedigim, senin benden daha iyi bildigin hatalarimi da affet! Ilerleten sen, gerileten de sensin. Senden baska ilah yoktur".
Buhari, Teheccut 1, Daavat 10 Tevhid 8, 24, 35; Muslim, Salatu'l-Musafirin 199, (769); Muvatta, Kur'an 34, (1, 215, 216); Tirmizi, Daavat 29, (3414); Ebu Davud, Salat 121, (771); Nesai, Kiyamu'l-Leyl 9, (3, 209, 210).)


  #187  
Alt 21-09-2007, 14:04
 
Standart --->: Hadis-i Şerifler

AKSAM VE SABAH YAPILACAK DUALAR

1791 - Ibnu Mes'ud (radiyallahu anh) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) aksam olunca su duayi okurdu:
"Elhamdulillah geceye erdik. Mulk de, Allah icin geceye erdi. AIlah'tan baska ilah yoktur. Tektir, ortagi yoktur. Mulk O'nundur, hamdler 0'nàdir, O, her seye kadirdir. Rabbim! Bu gecede olacak hayri, bundan sonra olacak hayri senden taleb ediyorum. Bu gecede olacak serden ve bundan sonra olacak serlerden sana siginiyorum. Ràbbim! TembeIlikten yasliligin kotuluklerinden sana siginiyorum. Rabbim! Cehennem azabindan, kabir azabindan sana siginiyorum!"
Ibnu Mes'ud (radiyallahu anh) devamla, Resulullah (aleyhissalatu vesselam)'in sabah olunca su duayi okudugunu soyledi:
"ElhamduIiIIah sabaha erdik. Mulk de AIIah icin sabaha erdi."
Muslim, Zikr 75, (2723); Tirmizi, Daavat 13, (3387); Ebu Davud, Edeb 110, (5071).

1792 - Ebu Selam, Hz. Enes (radiyallahu anh)'ten naklediyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam)'in soyle soyledigini isittim: "Kim aksama ve sabaha erdigi zaman: "Rabb olarak Allah, din olarak Islam'a, resul olarak Muhammed (aleyhissalatu vesselam)'e razi olduk" derse onu razi etmek de Allah uzerine bir hak olmustur".
Rezin bu duaya: "Kiyamet gunu" ifadesini ilave etmistir.
Ebu Davud, Edeb 110, (5072) Ibnu Mace, Dua 14, (3870).

1793 - Abdullah Ibnu Gannam el-Beyazi (radiyallahu anh) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Kim sabaha erdigi zaman: "Allahim, benimle veya mahlukatindan herhangi biriyle hangi nimet sabaha ermisse bu sendendir. Sen birsin, ortagin yoktur, hamdler sanadir, sukur sanadir" derse, o gunku sukur borcunu odemistir. Kim de ayni seyler aksama erince soylerse o da o geceki sukur borcunu eda eder."
Ebu Davud, Edeb 110, (5073).

UYUMA VE UYANMA DUALARI

1794 - Hz. Enes (radiyallahu anh) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) yatagina girdigi zaman su duayi okurdu: "Bize yedirip iciren, ihtiyaclarimiz gorup bizi barindiran AIIah'a hamdolsun. Ihtiyacini gorecek, barinak verecek kimsesi olmayan niceleri var!"
Muslim, Zikr 64, (2715); Tirmizi, Daavat 16, (3393); Ebu Davud, Edeb 107, (5053).

1795 - Hz. Aise (radiyallahu anha) anlatiyor: "Hz. Peygamber (aleyhissalatu vesselam) yatagina girdigi zaman, ellerine ufleyip Muavvizeteyn'i ve Kul huvallahu ahad'i okur ellerini yuzune ve vucuduna surer ve bunu uc kere tekrar ederdi. Hastalandigi zaman ayni seyi kendisine yapmami emrederdi".
Buhari Fedailu'l-Kur'an 14, Tibb, 39, Daavat 12; Muslim, Selam 50, (2192); Muvatta, Ayn 15, (2, 942); Tirmizi, Daavat 21, (3399); Ebu Davud, Tibb 19, (3902).

1796 - Hz. Huzeyfe Ibnu'l-Yeman (radiyallahu anh) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) yatagina girince su duayi okurdu:
"Allahim! Senin adinla hayat bulur, senin adinla olurum". Sabah olunca da su duayi okurdu:
"Bizi oldurdukten sonra tekrar hayat veren AlIah'a hamdolsun!. Zaten donusumuz de O'nadir".
Buhari, Daavat 7, 8, 16, Tevhid 13; Tirmizi, Daavat 29, (3413); Ebu Davud, Edeb 177, (5049).

1797 - Hz. Bera (radiyallahu anha) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Yatagina girdigin zaman su duayi oku: "Allahim nefsimi sana teslim ettim, yuzumu sana cevirdim, islerimi sana emanet ettim sirtimi sana dayadim. Senin rahmetinden umitvarim, gazabindan da korkuyorum. Senin ikabina karsi, senden baska ne melce var, ne de kurtarici. Indirdigin Kitab'a, gonderdigin Peygamber (aleyhissalatu uesselam)'e imàn ettim"
"Eger bunu okudugun gece olecek olursan fitrat uzere olmus olursun. Sayet sabaha erersen hayir bulursun."
Buhare, Daavat 7, 9; Tevhid 34; Muslim, Zikr 56, (2710); Tirmizi, Daavat 76, (3391); Ebu Davud, Edeb 107, (5046, 5047, 5048).
Tirmizi'nin bir rivayetinde soyle denmistir: "Resulullah (àleyhissalatu vesselam), uyumak isteyince sag yani uzerine dayanir ve soyle dua ederdi: "Allàhim! Kullarini topladigin -veya yeniden dirilttigin- gun, beni azabindan koru".

1798 - Hz. Aise (radiyallahu anha) anlatiyor: "Hz. Peygamber (aleyhissalatu vesselam) geceleyin uyaninca su duayi okurdu: "Allahim! Seni hamdinle tenzih ederim, Senden baska ilah yoktur. Gunahim icin affini dilerim, rahmetini taleb ederim. Allahim ilmimi artir, bana hidayet verdikten sonra kalbimi saptirma. Katindan bana rahmet lutfet. Sen lutfedenlerin en comerdisin".
Ebu Davud, Edeb 108, (5061).

1799 - Hz. Ali (radiyallahu anh) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) yatacagi sirada su duayi okurdu:
"Allahim, kerim olan Zat'in adina, eksigi olmayan kelimelerin adina, alinlarindan tutmus oldugun hayvanlarin serrinden sana siginirim. Allahim sen borcu giderir gunahi kaldirirsin. Allahim senin ordun maglub edilemez, và'dine muhalefet edilemez. Servet sahibine serveti fayda etmez, servet sendendir. Allahim seni hamdinle tesbih ederim".
Ebu Davud, Ebed 107, (5052).

1800 - Bureyde (radiyallahu anh) anlatiyor: "Bir gun, Halid Ibnu Velid el-Mahzumi (radiyallahu anh):
"Ey Allah'in Resulu, bu gece hic uyuyamadim" diye Hz. Peygamber (aleyhissalatu vesselam)'e yakindi.
Resulullah (aleyhissalatu vesselam) ona su tavsiyede bulundu:
"Yatagina girdinmi su duayi oku: "Ey yedi kat semanin ve onlarin golgelediklerinin Rabbi, ey arzlarin ve onlarin tasidiklarinin Rabbi, ey seytanlarin ve onlarin azdirdiklarinin Rabbi! Butun bu mahlukatinin serrine karsi, bana himayekar oI! 0l ki hic birisi, uzerime ani cullanmasin, saldirmàsin. Senin korudugun aziz olur. Senin ovgun yucedir, senden baska ilah da yoktur, ilah olarak sadece sen varsin."
Tirmizi, Daavat 96, (3518).


  #188  
Alt 21-09-2007, 14:04
 
Standart --->: Hadis-i Şerifler

1801 - Imam Malik'ten rivayete gore, ona su haber ulasmistir: "Halid Ibnu'l-Velid (radiyallahu anh), Hz. Peygamber (aleyhissalatu vesselam)'e:
"Ben uykuda iken korkutuluyorum. (Ne yapmami tavsiye buyurursunuz?)" diye sordu. Ona su tavsiyede bulundu:
"Allah'in eksiksiz, tam olan kelimeleri ile O'nun gadabindan, ikabindan, kullarinin serrinden, seytanlarin vesveselerinden ve (beni kotuluge atan) beraberliklerinden AIlah'a siginirim! de!".
Muvatta, Si'r 9, (2, 950).

EVDEN CIKIS VE EVE GIRIS DUALARI

1802 - Ummu Seleme (radiyallahu anha) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) evinden ciktigi zaman su duayi okurdu: "Allah'in adiyla Allah'atevekkul ettim. AIIahim! zillete dusmekten, dalalete dusmekten, zulme ugramaktan, cahillikten, hakkimizda cehalete dusulmus olmasindan sana siginiriz".
Tirmizi, Daavat 35, (3423); Ebu Davud, Edeb 112, (5094); Nesai Istiaze 30, (8,268); Ibnu Mace, Dua 18, (3884).

1803 - Hz. Enes (radiyallahu anh) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Evinden cikinca kim: "Allah'in adiyla, Allah'a tevekkul ettim, guc kuvvet Allah'tandir" derse kendisine: "Isine bak, sana hidayet verildi, kifayet edildi ve korundun da" denir, ondan seytan yuz cevirir".
Tirmizi, Daavat 34, (3422); Ebu Davud, Edeb 112, (5095); Nesai, Istiaze (8,268).

1804 - Ebu Malik eI-Es'àri (radiyallahu anh) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Kisi evine girince su duayi okusun: "AIIahim! Senden hayirli girisler, hayirli cikislar istiyorum. AIIah'in adiyla girdik, AIIah'in adiyla ciktik, Rabbimiz AIIah'a tevekkul ettik". Bu duayi okuduktan sonra ailesine selam versin".
Ebu Davud, Edeb, 112, (5096).

OTURMA-KALKMA DUALARI

1805 - Ebu Hureyre (radiyallahu anh) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) hazretleri buyurdular ki: "Kim, malayani konusmalarin cok oldugu bir yere oturur da, oradan kalkmazdan once su duayi okursa bu yerde oturmaktan hasil olan gunahindan arinmis olur:
Allahim! Seni hamdinle tesbih ederim. Senden baska ilah olmadigina sehadet ederim. Senden magfiret diliyorum, Sana tevbe ediyor (af taleb ediyorum)".
Tirmizi, Daavat 39, (2329).

1806 - Ibnu Omer hazretleri (radiyallahu anhuma) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) bir cemaatte oturdugu zaman, ashabi icin su duayi okumadan nadiren kalkardi:
"Allahim! Bize korkundan oyle bir pay ayir ki, bu, sana karsi islenecek gunahlarla bizim aramizda bir engel olsun. Itaatinden oyle bir nasib ver ki, o bizi cennete ulastirsin. Yakininden oyle bir hisse lutfet ki dunyevi musibetlere tahammul kolaylassin.
Allahim! Sag oldugumuz muddetce kulaklarimizdan, gozlerimizden, kuvvetimizden istifade etmemizi nasib et. Ayni seyi bizden sonra gelecek olan neslimize de nasib et. Intikamimizi, bize zulmedenlerden almislardan kil (mazlumlardan degil). Bize tecavuz edenlere karsi bizi muzaffer kil. Bize, dini musibet verme. Dunyayi, ne asil gayemiz kil, ne de ilmimizin son hedefi. Bize merhametli olmayani bize musallat etme."
Tirmizi. Daavat 73, (3497).

SEFERDE OKUNACAK DUA

1807 - Imam Malik'e ulastigina gore Hz. Peygamber (aleyhissalatu vesselam) sefer arzusuyla ayagini bineginin ozengisine koydugu zaman su duayi okurdu:
"Bismillah! Allahim! Sen seferde arkadasim, ailemde vekilimsin. Allahim, bize arzi dur, seferi kolaylastir. Allahim, yolun mesakkatlerinden, uzuntulu donusten, mal ve ailede vukua gelecek kotu manzaralardan sana siginiyorum".
Muvatta, Isti'zan 34, (2, 977).

1808 - Ibnu Omer (radiyallahu anhuma) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam), seferden donerken, ugradigi her tumsekte uc kere tekbir getirir, arkadan da: "La ilahe iIlaIIahu vahdehu Ia serike Ieh, Iehu'I-mulku ve Iehu'I-hamdu ve huve aIa kulli sey'in kadir. (AIIah'tan baska ilah yoktur. O tekbir, ortagi yoktur, mulk O'nundur, hamd O'nadir. O herseye kadirdir) donuyoruz, tevbe ediyoruz, kulluk ediyoruz, secde ediyoruz, Rabbimize hamdediyoruz. AIIah va'dinde sadik oldu, kuluna yardim etti. (Hendek Harbi'nde) muttefik ordulari tek basina helak etti" derdi.
Buhari, Daavat 52, Omer 12, Cihad 133, 197, Megazi 29; Muslim, Hacc 428, (1344); Muvatta, Hacc 243, (1,421); Tirmizi, Hacc 104, (950); Ebu Davud, Cihad 170, (2770).

1809 - Hz. Ebu Hureyre (radiyallahu anh) anlatiyor: "Bir adam Hz. Peygamber (aleyhissalatu vesselam)'e:
"Ey Allah'in Resulu, ben sefere cikmak istiyorum bana tavsiyede bulun!" diye talepte bulundu. Efendimiz:
"Sana Allah'tan korkmani ve (yol boyu astigin) her tepeiiin basinda tekbir getirmeni tavsiye ediyorum!" buyurdu. Adam donecegi sirada su duada bulundu: "Allah'im! Ona uzakligi dur, yolculugu kolay kil."
Tirmizi Daavat 47, (3441).

1810 - Abdullah el-Hatmi (radiyallahu anh) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) birisiyle vedalasti mi soyle derdi: "Dininizi emanetinizi ve islerinizin akibetini Allah'in muhafazasina birakiyorum".
Ebu Davud, Cihad 80 (2600); Tirmizi, Daavat 45, (3439).


  #189  
Alt 21-09-2007, 14:04
 
Standart --->: Hadis-i Şerifler

Resulullah (aleyhissalatu vesselam) seferde iken gece olunca su duayi okurdu:
"Ey arz, benim de senin de Rabbimiz Allah'tir. Senin de, (sende bulunanlarin da sende yaratilmis olanlarin da, senin uzerinde yuruyenlerin de serrinden Allah'a siginirim. Arslanin, iri yilanin, yilanin, akrebin ve bu beldede ikamet eden (insilerin ve cinni)lerin, Iblis'in ve Iblis neslinin serrinden de Allah'a siginirim."
Ebu Davud, Cihad 80, (2603).

1812 - Havle Bintu Hàkim (radiyallahu anh ) anlatiyor:
"Resulullah (aleyhissalatu vesselam) efendimiz buyurmuslardir ki: "Kim bir yerde konakladigi zaman su duayi okursa, oradan ayrilincaya kadar ona hicbir sey zarar vermez: "Euzu bi-kelimatillahi't-tammat min serri ma halaka. (Allah'in eksiksiz, mukemmel kelimeleri ile, yarattiklarinin serrinden AIlah'a siginiyorum.)"
Muslim, 54, (2708); Muvatta, Isti'zan 34 (2, 978); Tirmizi, Daavat 41, (3433).

UZUNTU VE TASA HALINDE DUA

1813 - Hz. Sa'd (radiyallahu anh) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Baligin karninda iken, Zu'n-Nun'un yaptigi dua su idi: La ilahe illa ente subhaneke inni kuntu mine'z-zalimin. (Allahim! Senden baska ilah yoktur, seni her cesit kusurlardan tenzih edirim. Ben nefsime zulmedenlerdenim.)" Bununla dua edip de icabet gormeyen yoktur."
Tirmizi, Daavat 85. (3500).

1814 - Hz. Ibnu Abbas (radiyallahu anhuma) anlatiyor: "Hz. Peygamber (aleyhissalatu vesselam) uzuntu sirasinda su duayi okurdu: "Halim ve azim. olan Allah'tan baska ilah yoktur. Buyuk Ars'in Rabbi olan Allah'tan baska ilah yoktur. Kiymetli Ars'in Rabbi, arzin Rabbi, Semavat'in Rabbi olan Allah'tan baska ilah yoktur."
Buhari, Daavat 27, Tevhid 22, 23; Muslim, Zikr 83, (2730); Tirmizi, Daavat 40, (8431); Ibnu Mace, Dua 17, (3883).

1815 - el-Hudri (radiyallahu anh) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) bir gun Mescid'e girdi. Orada Ensar'dan Ebu Umame (radiyallahu anh) denen kimse ile karsilasti. Ona:
"Ey Ebu Umame, nicin seni namaz vakti disinda Mescid'de oturmus goruyorum?" diye sordu.
"Pesimi birakmayan bir sikinti ve borclar sebebiyle ey Allah'in Resulu" diye cevap verdi. Bunun uzerine Hz. Peygamber (aleyhissalatu vesselam):
"Sana bazi kelimeler ogreteyim mi? Bunlari okursan, Allah, senden sikintini giderir ve borcunu oder."
"Evet, ey Allah'in Resulu, ogret!" dedim.
"Oyleyse, dedi, aksama ciktin mi sabaha erdin mi su duayi oku: "AIlahim uzuntuden ve kederden sana siginirim. Aczden ve tembellikten sana siginirim, korkakliktan ve cimrilikten sana siginirim. Borcun galebe caImasindan ve insanlarin kahrindan sana siginirim."
(Ebu Umame) der ki: "Ben bu duayi yaptim, Allah benden gamimi giderdi, borcumu odedi."
Ebu Davud, Salat 367, (1555).

1816 - Hz. Ebu Hureyre (radiyallahu anh) anlatiyor: "Hz. Fatima (radiyallahu anha) Resulullah (aleyhissalatu vesselam)'a gelerek bir hizmetci taleb etmisti. Resulullah ona:
"Su duayi oku(man senin icin hizmetci edinmenden daha hayirli)" dedi:
"Allahim! Sen yedi semanin Rabbi, Ars-i Azam'in Rabbisin. Sen bizim Rabbimiz ve herseyin Rabbisin. Tevrat, Incil ve Furkan'i indiren, tohum ve cekirdekleri acansin. Her seyin serrinden sana siginiyorum. Her seyin alnindan yapismissin (dizginleri senin elindedir). Evvel sensin, senden once bir sey yoktur. Ahir sensin, senden sonra da bir sey kalmayacak. Sen zahirsin, senin ustunde bir sey mevcut degildir. Sen batinsin, senin disinda bir sey yoktur. Benim borcumu ode, beni fukaraliktan kurtar, zengin kil."
Tirmizi, Daavat 68, (3477); Ibnu Mace, Dua, 2 (3831).

1817 - Hz. Enes (radiyallahu anh) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam)'i bir sey uzecek olsa su duayi okurdu: "Ya Hayyu ya Kayyum, birahmetike estagisu. (Ey diri olan, ey Kayyum olan Rabbim rahmetin adina yardimini talep ediyorum)."Ve keza soyle derdi: "Elizzu bi-ya-ze'l-celali ve'l-Ikram." (Ya ze'l-celali ve'l-ikram)i devamli soyleyin!
Tirmizi Daavat 99, (3522).

1818 - Esma Bintu Umeys (radiyallahu anha) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) bana: "Sana sikinti zamaninda okuyacagin bir duayi ogreteyim mi?" diye sordu ve su duayi soyledi: "Allahu, Allahu Rabbi la usriku bihi sey'en. (Rabbim Allah'tir, Allah! Ben ona hicbir seyi ortak kosmam!)"
Ebu Davud, Salat 361, (1525), Ibnu Mace, Dua 17, (3882).

1819 - Ibnu Mes'ud (radiyallahu anh) demistir ki: "Kimin sikintisi artarsa su duayi okusun:
"Allahim ben senin kulunum, kulunun ogluyum, cariyenin ogluyum, senin avucunun icindeyim, alnim senin elinde. Hakkimdaki hukmun caridir. Kazan ne olursa hakkimda adalettir. Kendini tesmiye ettigin veya kitabinda indirdigin veya nezdinde mevcut gayb hazinesinden sectigin, sana ait her bir isim adina senden Kur'an'i kalbimin bahari, sikinti ve gamlarimin atilma vesilesi kilmani dilerim."
Bu duayi okuyan her kulun gam ve sikintisini Allah gidermis, yerine ferahlik vermistir."
Mecmau'z Zevaid'de (10, 136) mevcuttur. Hakim'in Mustedrek'inde de (1,509) kaydedilmis.

HAFIZAYI GUCLENDIRME DUALARI

1820 - Hz. Ibnu Abbas (radiyallahu anhuma) anlatiyor: "Hz. Ali Ibnu Ebi Talib (radiyallahu anh) Resulullah (aleyhissalatu vesselam)'a gelerek: "Annem ve babam sana kurban olsun, su Kur'àn gogsumde durmayip gidiyor. Kendimi onu ezberleyecek gucte goremiyorum" dedi. Resulullah (aleyhissalatu vesselam) ona su cevabi verdi: "Ey Ebul-Huseyin! (Bu meselede) Allah'in sana faydali kilacagi, ogrettigin takdirde ogrenen kimsenin de istifade edecegi, ogrendiklerini de gogsunde sabit kilacak kelimeleri ogreteyim mi?"
Hz. Ali (radiyallahu anh): "Evet, ey Allah'in Rasulu, ogret bana!" dedi. Bunun uzerine Hz. Peygamber su tavsiyede bulundu:
"Cuma gecesi (persembeyi cumaya baglayan gece) olunca, gecenin son ucte birinde kalkabilirsen kalk. Cunku o an (meleklerin de hazir bulundugu) meshud bir andir. O anda yapilan dua mustecabtir. Kardesim Yà'kub da evlatlarina soyle soyledi: "Sizin icin Rabbime istigfàr edecegim, hele cuma gecesi bir gelsin." Eger o vakitte kalkamazsan gecenin ortasinda kalk. Bunda da muvàffàk olamazsan gecenin evvelinde kalk. Dort rek'àt namaz kil. Birinci rek'atte, Fatiha ile Yà-sin suresini oku, ikinci rek'atte Fatiha ile Ha-mim, ed-Duhan suresini oku, ucuncu rek'atte Fatiha ile Eliflam-mim Tenzilu's-secde'yi oku, dorduncu rek'atte Fatiha ile Tebareke'l-Mufassal'i oku. Tesehhudden bosaldigin zaman Allah'a hamdet, Allah'a senayi da guzel yap, bana ve diger peygamberlere salat oku, guzel yap. Mu'min erkekler ve mu'min kadinlar ve senden once gelip gecen mu'min kardeslerin icin istigfar et. Sonra butun bu okudugun dualarin sonunda su duayi oku:
"Allahim, bana gunahlari, beni hayatta baki kildigin muddetce ebediyen terkettirerek merhamet eyle. Bana faydasi olmayan seylere tesebbusum sebebiyle bana aci. Seni benden razi kilacak seylere husn-i nazar etmemi bana nasib et. Ey semavat ve arzin yaraticisi olan celal, ikram ve dil uzatilamayan izzetin sahibi olan Allahim. Ey Allah! ey Rahman! celalin hakki icin, yuzun nuru hakki icin kitabini bana ogrettigin gibi hifzina da kalbimi icbar et. Seni benden razi kilacak sekilde okumami nasib et. Ey semavat ve arzin yaraticisi, celalin ve yuzun nuru hakki icin kitabinla gozlerimi nurlandirmani, onunla dilimi acmani, onunla kalbimi yarmani, gogsumu ferahlatmani, bedenimi yikamani istiyorum. Cunku, hakki bulmakta bana ancak sen yardim edersin, onu bana ancak sen nasib edersin. Herseye ulasmada guc ve kuvvet ancak buyuk ve yuce olan Allah'tandir. " Ey Ebu'l-Hasan, bu soyledigimi uc veya yedi cuma yapacaksin. Allah'in izniyle duana icabet edilecektir. Beni hak uzere gonderen Zat-i Zulcelal'e‚ yemin olsun bu duayi yapan hicbir mu'min icabetten mahrum kalmadi."
Ibnu Abbas (radiyallahu anhuma) der ki: "Allah'ayemin olsun, Ali (radiyallahu anh) bes veya yedi cuma gecti ki Resulullah (aleyhissalatu vesselam)'a ayni onceki mecliste tekrar gelerek:
"Ey Allah'in Resulu! dedi, gecmiste dort bes ayet ancak ogrenebiliyordum. Kendi kendime okuyunca onlar da (aklimda durmayip) gidiyorlardi. Bugun ise, artik 40 kadar ayet ogrenebiliyorum ve onlari kendi kendime okuyunca Kitabullah sanki gozumun onunde duruyor gibi oluyor. Eskiden hadisi dinliyordum da arkadan bir tekrar etmek istedigimde aklimdan cikip gidiyordu. Bugun hadis dinleyip sonra onu bir baskasina istedigimde ondan tek bir harfi kacirmadan anlatabiliyorum.
Resulullah (aleyhissalatu vesselam) bu soz uzerine Hz. Ali (radiyallahu anh)'ye: "Ey Ebu'l-Hasan! Kabenin Rabbine yemin olsun sen mu'minsin!" dedi."
Tirmizi, Daavat 125, (3565).


  #190  
Alt 21-09-2007, 14:05
 
Standart --->: Hadis-i Şerifler

1821 - Seddad Ibnu Evs (radiyallahu anh) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) namazda su duayi okumamizi ogretiyordu:
"Allàhim! Senden iste (dinde) sebat etmeyi, dogruluga da azmetmeyi istiyorum. Keza nimetine sukretmeyi, sana guzel ibadette bulunmayi taleb ediyor, dogruyu konusan bir dil, egriliklerden uzak bir kalb diliyorum. AIIahim, senin bildigin her cesit serden sana siginiyorum, bilmekte oldugun butun hayirlari senden istiyorum, bildigin gunahlarimdan sana istigfàr ediyorum!"

Tirmizi, Daavat 22, (3404); Nesai, Sehv 61.

GIYINME VE YEMEK DUALARI

1822 - el-Hudri (radiyallahu anh) anlatiyor: "Hz. Peygamber (aleyhissalatu vesselam) elbiseyi yeniledigi zaman su duayi okurdu:
Allahim! Hamd sanadir. -(giydigi sey ne ise) ismen soyleyerek- Bunu bana sen giydirdin. Bunun hayirli olmasini, yapilis gayesine uygun olmasini diliyor, serrinden ve yapilis gayesine uygun olmamasindan da sana siginiyorum."
Ebu Davud, Libas 1, (4020); Tirmizi, Libas 29, (1767).

1823 - Ebu Umame (radiyallahu anh) anlatiyor: "Ibnu Omer (radiyallahu anhuma) yeni bir elbise giymisti ve soyle dua etti: "Avretimi ortebilecegim ve hayatta guzellik saglayabilecegim bir elbise giydiren AIlah'a hamd olsun."
Sonra sunu soyledi: "Ben Resulullah (aleyhissalatu vesselam)'i dinledim: "Kim yeni bir elbise giyer, boyle soyler, daha sonra da eskittigi elbiseyi tasadduk ederse, sagken de oldukten sonra da Allah'in himayesi, hifzi ve ortmesi altinda olur."
Tirmizi, Daavat 119, (3555); Ibnu Mace, Libas 2, (3557).

1824 - Ebu Said (radiyallahu anh) anlatiyor: "Hz. Peygamber (aleyhissalatu vesselam) bir sey yeyip icti mi su duayi okurdu: "Bize yedirip iciren ve bizi Muslumanlardan kilan Allah'a hamdolsun."
Tirmizi, Daavat 75, (3453); Ebu Davud, Et'ime 53, (3850); Ibnu Mace, Et'ime 16, (3283).

1825 - Muaz Ibnu Enes (radiyallahu anh) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Kim bir sey yer ve: "Bana bu yiyecegi yediren ve tarafimdan hicbir guc ve kuvvet olmadan bunu bana rizik kilan Allah'a hamdolsun" derse gecmis gunahlari aff olunur" dedi."
Ebu Davud, Libas 1, (4023); Tirmizi, Da'avat 75, (3454); Ibnu Mace, Et'ime 16, (3285).
Ebu Davud'un rivayetinde su ziyade var: "Kim bir elbise giyer ve: "Bunu bana giydirip, tarafimdan bir guc ve kuvvet olmaksizin beni bununla riziklandiran Allah'a hamdolsun" derse gecmis ve gelecek gunahlari affedilir."

1826 - Muaz Ibnu Enes (radiyallahu anh) der ki: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Muhakkak ki Allah, kulun bir sey yiyip hamdetmesinden veya bir sey icip hamdetmesinden razi olur."
Muslim, Zikr 89, (2734); Tirmizi, Et'ime 18, (1817).

1827 - Hz. Enes (radiyallahu anh) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) Sa'd Ibnu Ubade'nin yaninda ekmek ve zeytinyagi yemisti. Sonunda soyle bir dua buyurdu:
"Yaninizda oruclular yemek yesin, yemeginizden ebrarlar yesin, uzerinize melekler dua etsin."
Ebu Davud, Et'ime 55, (3854).
Ebu Davud'un Hz. Cabir (radiyallahu anh)'den kaydettigi diger bir rivayette soyle denir:
"Ebu'l-Heysem bir yemek hazirladi, Resulullah (aleyhissalatu vesselam) ve Ashabin'i (radiyallahu anhum) davet etti. Hz. Peygamber yemekten kalkinca: "Kardesinizi mukafaatlandirin!" buyurdu. Ashab: "Mukafaati da ne?" diye sordular. Efendimiz: "Kisinin evine girilip yemegi yendi, icecegi icildi mi ev sahibi icin dua edilir. Iste bu onun mukafaatidir" cevabini verdi."

KAZA-YI HACET DUASI

1828 - Hz. Enes (radiyallahu anh) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) kazayi hacet icin helaya girdigi zaman su duayi okurdu:
"Allahumme inni euzu bike mine'lhubsi ve'l-habais. (Allahim, pislikten ve (cin ve seytan gibi) kotu yaratiklardan sana siginirm."
Buhari, Vudu 9, Da'avat 15; Muslim, Hayz 122, (375); Tirmizi, Taharet 4, (5); Ebu Davud Taharet 3, (4,5); Nesai, Taharet 18, (1, 20).

1829 - Hz. Aise (radiyallahu anha) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) heladan cikinca: "Gufraneke (affini taleb ediyorum) derdi."
Ebu Davud, Taharet 17, (30); Tirmizi, Taharet 5, (7); Ibnu Mace, Taharet 10, (300).
Tirmizi'nin Hz. Ali'den kaydettigi diger bir rivayette soyle denir: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Helaya girdigi zaman insanoglunun avretleri ile cinnilerin gozleri arasindaki perde, kisinin "bismillah" demesidir."

MESCIDE GIRIS CIKIS DUALARI

1830 - Fatima Bintu'l-Huseyin Ibni Ali, buyukannesi Fatimatu'l-Kubra (radiyallahu anha)'dan naklen anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) mescide girdigi zaman Muhammed (aleyhissalatu vesselam)'e salat (dua) okur, sonra da: "Rabbim! gunahimi affet, rahmet kapilarini bana ac" derdi, Cikarken de yine Muhammed (aleyhissalatu vesselam)'e salat okur, sonra da: "Rabbim! gunahimi affet, lutuf kapilarini benim icin ac" derdi".
Tirmizi, Salat 234, (314).


Cevapla

Hızlı Cevap
Mesajınız:
Kullanıcı isminiz: Giriş yapmak için Buraya tıklayın
Rastgele Soru

Seçenekler


Seçenekler


Benzer Konular
Hased İle İlgili Hadis-i Şerifler Hased İle İlgili Hadis-i Şerifler 1634 - İbnu Mes'ud (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Şu iki kişi dışında hiç kimseye gıbta etmek caiz değildir:...
Av İle İlgili Hadis-i Şerifler Av İle İlgili Hadis-i Şerifler MECUSİNİN KÖPEĞİ 6905 - Hz. Câbir radıyallahu anh anlatıyor: "Biz onların, yani mecusilerin köpek ve kuşlarının avladıklarını yemekten nehyolunduk. ...
Tıb İle İlgili Hadis-i Şerifler Tıb İle İlgili Hadis-i Şerifler 6979 - Üsâme İbnu Şerik radıyallahu anh anlatıyor: "Bedevileri gördüm. Resülullah aleyhissalâtu vesselâm'a bize şu işi yapmada bir günah var mı, şöyle davranmada...
Tevbe ile alakalı hadis-i şerifler Tevbe ile alakalı hadis-i şerifler Abdullah b. Mesûd (r.a.) şöyle anlatır: Ben, Abdullah hasta iken onu ziyaret etmek maksadıyle yanına girdim. Kendisi bize biri kendinden, biri de Allah...
resimli hadis-i şerifler http://www.herkul.org/images/golgeler/buyuk/100.jpg http://img62.imageshack.us/img62/9194/adszgo7.png KÜTÜB-İ SİTTE http://img401.imageshack.us/img401/1299/flaschenpostml5.jpg ...

 
Forum Stats
Üyeler: 65,727
Konular : 238,247
Mesajlar: 425,308
Şuan Sitemizde: 206

En Son Üye: wE8cT5rQ1a

Sosyal Linkler
Lütfen Facebook Sayfamızı Beğenin



Twitter Butonları





Google+ Butonu



Lütfen Google+ Sayfamızı Çevrenize Ekleyin


Sponsorlu Bağlantılar







Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 10:57.


Powered by vBulletin® Version 3.8.2
Copyright ©2000 - 2014, Jelsoft Enterprises Ltd.

DMCA.com

Sitemizde illegal paylaşım yasaktır.Sayfalarımızda bulunan içeriklerin telif haklarıyla ilgili bir şikayetiniz/sorunuz varsa bize ulaşmak için TIKLAYINIZ .
In this web site,illegal sharing is forbidden.If you have any problem/complaint about content's copyrights in our page,please click here to contact us.