Forum Kimler Online
Go Back   Ezberim > İslam Dini Bölümü > Dini Bilgiler
Kayıt ol Forumları Okundu Kabul Et


Hüküm Ayetleri -Vakıa Suresi Tefsiri

İslam Dini Bölümü kategorisinde ve Dini Bilgiler forumunda bulunan Hüküm Ayetleri -Vakıa Suresi Tefsiri konusunu görüntülemektesiniz.
Hüküm Ayetleri -Vakıa Suresi Tefsiri KUR´ANIN ABDESTSİZ OLARAK TUTULMASININ HARAM OLUŞU.. Ayetlerin Lafzı Tahlili Bu Âyetlerle Önceki Âyetler Arasındaki Münasebet: ...






Yeni Konu aç Cevapla
 
Seçenekler
  #1  
Alt 30-11-2010, 16:29
 
Standart Hüküm Ayetleri -Vakıa Suresi Tefsiri

"Sponsorlu Bağlantılar"

 


Hüküm Ayetleri -Vakıa Suresi Tefsiri

KUR´ANIN ABDESTSİZ OLARAK TUTULMASININ HARAM OLUŞU..

Ayetlerin Lafzı Tahlili

Bu Âyetlerle Önceki Âyetler Arasındaki Münasebet:

Âyetlerin İcmali Manaları

Âyetlerin Tefsirindeki İncelikler

Âyetlerdeki Şer´ı Hükümler

Birinci Hüküm: «Siyanet Edilmiş Kitap» Tan Maksat Nedir .

İkinci Hüküm: «Ona Tam Bir Surette Temizlenmiş Olanlardan Başkası El Süremez.» Âyetinden Maksat Nedir .

Üçüncü Hüküm: Kur´anın Elle Tutulmasının Hükmü Nedir .

Mühim Bir Uyan:

Dördüncü Hüküm: Allahu Taalanın Kur´andaki Yeminlerinin Hikmeti 4nedir .

Beşinci Hüküm: Kur´anda Yapılan Yeminlerin Türleri Nelerdir .

Altıncı Hüküm: Allah (cc)´tan Başkası İle Yemin Edilir mi .

Âyetlerden Alınacak Dersler


63. DERS KUR´ANIN ABDESTSİZ OLARAK TUTULMASININ HARAM OLUŞU


75 Hayır (hakikatler kafirlerin dediği gibi değildir.) İşte yıldızlan!» düştüğü yerlere andediyorum.

76 - ki hakikatte bu, eğer bilirseniz, büyük bir anddır

77 Muhakkak o elbette çok şerefli bir Kur´an´dır.

78 Kİ siyan et edilmiş bir kitapta (yazılı)dır.

79 Ona tam bir surette temizlenmiş olanlardan başka» el süre-m«z.

80 (O) alemlerin Rabtolnden indirilmiştir.

81 Şimdi siz bu kelamı mı hor görücülersinb

82 Rızkınıza (şükür edeceğinize) siz behemehal tekzibe mi kal­kışırsınız

83 Hele (can) boğaza gelince,

84 O vakit siz görürsünüz!

85 Biz ona sizden yakınız. Fakat görmezsiniz.

86 Onu (ta boğazınıza gelince cesedinize) geri çevirsenizyot Eğer (İddianızda) sadıktarsanız...



Ayetlerin Lafzı Tahlili


(Mevögirnnücumî): Mevakl´, mevkinin çoğuludur ve birşeyin düştüğü yere denir. Nücum, necm´in çoğuludur. Necm, yıldız demektir.

(Meknûni): Saklanan, gizlenen şey.

(El mutahharün); Cenabetlik ve idrar gibi na­maza mani olacak şeylerden temizlenmiş olanlar.

(Mudhinûn): Hor görmek, yalanlamak.

(Belegatilhülgûm): Belagat, ulaşmak anlamr-na gelen bir fiildir. Hulküm, boğaz demektir.

(Medînîne); Mükafat istemektir.

(Terciûneha); Terci´, rücudan gelen bir fiildir. Dönmek demektir. Yani, ruhu vücuda döndürebilecek misiniz demektir.



Bu Âyetlerle Önceki Âyetler Arasındaki Münasebet:


Allahu taala önceki âyetlerde Alfah (cc)´ın vahdaniyetini, ölümden sonra dirilmeyi ve hesap vermeyi isbat edecek delilleri zikretmiştir, Sonra da peygamberliği isbat edecek deliller takib etmiştir. Sonra do Resullerin sonuncusu olan Muhammed bin Abdullah´a nazil olan Kur´anın doğrulu­ğunu bildirmiştir. Kur´an asırlar boyu onun peygamberliğinin isbatı için ebedi bir mucizedir. Kur´an, müşriklerin za´mettikleri gibi Muhammed (sav)´in telifi değildir. O, hakim ve alîm olan Allah (cc) tarafından indiril­miştir. İşte bu işaret ettiklerimiz bu âyetlerle önceki âyetler arasındaki bağlantının ne kadar ahenkli olduğunu göstermektedir.



Âyetlerin İcmali Manaları


Allah (cc), yıldızların yörüngeleri üzerine yemin etmektedir. Şayet bi­lirseniz bu, çok büyük bir şeydir. Çünkü yıldızlar yörüngeleri ile birlikte onları yaratan Allah (cc)´ın kudretine en açık delildirler. Allahu taala an-dederek Kur´anın sihir, kehanet, iftira değil büyük ve korunmuş bir kftap olduğunu isbat ediyor. O, Allah (cc) tarafından korunmuş, her batıldan, değişmeden ve değiştirilmeden korunacak olan ve herşeyi hakkıyla bilen hüküm ve hikmet sahibi Allah (cc)´ın indirdiği kitaptır. Bu kitabı şeytan­lar getirmedi. Şeytanlar zaten Allah (ccj´tn ilminde saklı olan ve korunan bu kitaba el süremezler. Onu ancak Allah (cc) katından temiz melekler indirmiştir. Yeryüzünde de onu melekler gibi temiz olanlar tutabilir. Çünkü o, aziz ve ceül otan Allah (cc)´in kelamıdır. Allah (cc)´ın kelamına karşı saygı İse ancak temizlikle olabilir.

Ey İnsanlar, siz bu kitabı, Kur´anı mı yalanlıyorsunuz Siz Allah (cc)´ın nimetlerine karşı şükrü böyle mi yapıyorsunuz Hakikat siz bütün nimetleri veren Allah (cc)´ın fazlını İnkar ediyorsunuz. Ruhunuz gırtlağınıza gelip dayandığında, meçhul bir yol ayrımında durduğunuzda ne yapacaksınız Tekrar dünyaya dönebilir misiniz Ölümü sizden defetmeye gücünüz yete­bilir mi Cesetten ayrılan ruhunuzu tekrar cesede döndürmeye kadir mi­siniz Eğer hesap vermeyecekseniz veya dediğiniz gibi Ölümden sonra ne hesap, ne mükafat, ne de yeniden dirilme varsa, o zaman serbestsiniz. O zaman, ruhu gırtlağına yaklaşan kimsenin ruhunu geri çevirin. Hesap ver­meye giden insanları geri çevirin. Halbuki siz ölen bir kişiye yalnız bakı­yorsunuz, hiçbir şey yapamıyorsunuz. Bizim meleklerimiz sizden o ruhlara daha yakındır. Siz o ruhun büyük bir hesaba gittiğini görmüyorsunuz. Cün-. kü siz acizzisiniz. Allah (cc)´ın huzuruna temiz gidenler İse mükafatlarını göreceklerdir. Siz de cezanızı



Âyetlerin Tefsirindeki İncelikler


Birinci incelik: Yıldızların yörüngeleri üzerine yemin edilmesi, Allah (cc)´ın kudretinin büyük, hikmetinin kamil ve sanatının bedl´ oluşuna İşa­ret etmektedir, öyle ki bunu açıklamak ne düle, ne de kalemle mümkün­dür. Yapılan birşeyin büyüklüğü onu yapanın azametine delalet eder. Gök ve göğün İhata ettiği-güneş, ay ve yıldızlar Allah (cc)´ın kudretinin bir eseridirler. Bunlar arasındaki düzen mucid, hüküm ve hikmet sahibi olan A´lah (cc)´ın varlığına ve birliğine delalet eder.

İkinci incelik: Fahreddin Razi: «Âyetteki «şerefli bir Kur´andtr» ifade­sinde derin bir İncelik vardır. Çok okunan bir kitap hem okuyana, hem dinleyene usanç verir. Hatta bir mecliste bir adam bir mevzuyu ikinci defa anlatsa ona tekrar ettiği için kızılır. Halbuki Kur´an böyle değildir. Oku­dukça, dinledikçe zevk alınır. Ne kadar tekrar edilirse edilsin usanç ver­mez.» [1]

Üçüncü İncelik: Kur´ana, «Şimdi siz bu kelamı mı hor görücülersi­niz » âyetinde görüldüğü gibi «hadis» (kelam) ismi verilmesi çok görül­mektedir. «Hadis» ise yeni olan şeye denir. Yeni konuşulan, duyulan şey insana tad verir. Kur´an ise «kadim» olmasına rağmen onda yeni söylenilen bir kelamın tadı. vardır. Her okunuşta sanki hiç okunmamış gibi zevk alı-mr. işte bu İtibarla Kur´ana «hadis» denilmesi doğrudur.

Dördüncü incelik: Yıldızlar üzerine yemin etmekle Kur´an arasında ne münasebet vardır. Ki, Kur´anın doğruluğunu isbat için yıldızlar üzerine yemin edilmiştir. Cenabı Allah yıldızları yerin ve denizlerin karanlığında insanların yolunu ve yönünü tayin etmesi için yaratmışsa, Kur´an âyetle­rini de sapıklığın ve cehaletin karanlıklarında insanların yolunu tayin et­mek için göndermiştir. Yıldızlar maddi karanlığı aydınlattığı gibi Kur´an da manevi karanlıkları aydınlatmaktadır. Buradaki yeminde maddi ve ma­nevi yol göstericiler arasında bir birleşme olmuştur.

Beşinci incelik; «Ona tam bir surette temizlenmiş olanlardan baş­kası el süremez.» âyeti haber şeklinde gelmişse de mana itibariyle birşe-yi yasaklamaktadır, ibni Kesir bu âyetin tefsirinde şöyle der: «Bazı alim­lere göre temiz olmaktan maksat, cünüp ve abdestsiz olmamaktır. Müs­lim´in Sahihinde İbni Ömer (ra)´den rivayet ettiği hadise göre Resulul-lah (sav), müşrik memleketlere giden kimsenin yanında Kur´an götürme­sini yasaklamıştır. Bu yasaklama müşriklerin ona el sürmemesi için yapılmtştır. İmam Malik (raj´in Muvatta´dakl rivayetine göre de Resuiuilah (sav) Amr bin Hazm´a yazdığı mektupta, «Kur´anı ancak temiz kimseler eline alsın.» buyurmuştur.»[2]

Altıncı incelik: «Rızkınıza (şükür edeceğinize) siz behemahat tekzibe

mi kalkışırsınız » âyetinin manası, «Siz rızkınızın şükrünü Kur´anı yalanla­yarak mı yapıyorsunuz » demektir. Yani siz, küfrü şükrün yerine koyuyor­sunuz denilmiştir. Salebi de âyetin tefsirinde, «Siz Kur´andan pay alacak yerde onu tekzıb ediyorsunuz.» demiştir. [3]



Âyetlerdeki Şer´ı Hükümler

Birinci Hüküm: «Siyanet Edilmiş Kitap» Tan Maksat Nedir


Müfessİrler âyetteki «siyanet edilmiş kitap»tan maksadın ne olduğu hususunda görüş ayrılığına düşmüşlerdir.

Bazı alimlere göre bundan maksat, «levh-i mahfuzudur. «Siyanet edil-miş»ten maksat da gözlerden saklanmış demektir. ;Ki ona ancak Cebrail ve Mikail gibi melekler muttali olabilir.

Diğer bazı alimlere göre «slyanet edilmiş kitapalan maksat, levh-i < mahfuz değil Kur´andır. Kur´an-ı kerim nasıl hafızlar tarafından ezberlene­rek hafızalarda saklanırsa, satırlara yazılarak da sayfalarda korunur. Nite­kim Ailahu taola, «O,



İkinci Hüküm: «Ona Tam Bir Surette Temizlenmiş Olanlardan Başkası El Süremez.» Âyetinden Maksat Nedir


Müfessirler, âyetteki el sürülmeyecek kitaptan maksadın Kur´an mı -yoksa levh-i mahfuz mu olduğu hususunda görüş ayrılığına düşmüşlerdir.

Bazı alimlere göre buradaki el´ sürülemeyecek kitaptan maksat Kur´­andır. Buna göre âyetin manası şöyle olur: Bu Kur´ana abdestll olmayan kişiler e! süremez.

Diğer bazı alimlere göre İse buradaki kitaptan maksat levh-i mahfuz­dur. Buna göre de âyetin manası, «Levh-I mahfuza temiz olanlardan başkası el süremez.» olur. Buradaki temiz olanlar ise meleklerdir.

Âyetteki kitabın tevfo-i mahfuz olduğunu söyleyenler görüşlerini Isbat İpin «O (Allah indinde) çok şerefli, kadri yüce, tertemiz sahifelerdedir. Kı-metii, sevgili, takva sahibi katiblerin elleriyle (yazılmıştır).» (Abese: 13-16) âyetlerini delil almışlardır. Buna göre temiz olanlar meleklerdir.[4]



Üçüncü Hüküm: Kur´anın Elle Tutulmasının Hükmü Nedir


Kur´an-ı kerim, Allah (cc)´ın mukaddes kitabıdır. Ona tazim ve ihtiram etmek farzdır. Ona tazim etmenin bir işareti de onu abdestsiz eie almamak­tır. Fukaha, Kur´anın abdestsiz eie alınamayacağında icma etmiştir. Ab­destsiz olarak tutulmasını yalnız öğretmek ve öğrenmek kasdıyla eie alan­lar için caiz görenler de vardır. Bu da zarurettir. Öyleyse abdestsiz, cünüp kimselerle ay hali gören ve lohusa kadınların Kur´anı ellerine alması ha­ramdır.



Mühim Bir Uyan:


Kur´an-ı Kerimi abdestsik. olaraK ele almak haramdır. Bu hükme kimse karşı çıkmamıştır. Ancak fukaha arasındaki görüş ayrılığı bu hükmün mevzumuz âyetlerden mi yoksa başka âyetlerden mi çıktığı hususundadır.

Fukahadan bazılarına göre Kur´anı abdestsiz ele almanın haram olu­şu mevzumuz âyetlerin işaretiyle sabittir. Çünkü Ailahu taala, Kur´anı semada ancak temiz meleklerin tutabildiğini haber vermektedir. Bizim eli­mizdeki Kltab da levh-i mahfuzda yazılmış kitabın aynısı oiduğuna göre onu tutanların da mutlaka abdestll olmaları farzdır.

Diğer bazı alimlere göre ise, Kur´anın abdestsiz olarak ele alınama­yacağı hükmü mevzumuz âyetlerle değil, Resulullah (sav)´ın sünnetiyle sabittir. Bu görüşteki fakihier, kendi görüşlerini isbat için de birçok akli ve naklî delil getirmektedirler.

1- «Ona tam bir surette temizlenmiş olanlardan başkası el süre­mez.» âyeti Mekke´de nazil olmuştur. İlim ehli bilir ki, Mekke´de nazil olan âyetler fıkhı meselelerle ilgili değil, iman ve itikadla ilgilidir.

2- Bu âyet birşeyt haber vermektedir. Haberi emir şeklinde tevil ´ etmek âyeti haber şeklinden çıkarır. Âyetin haber şeklinden çıkmasıyla

ortaya bir mecaz çıkar. Kelamda ise asıl olan hakikattir, mecaz değil.

3- «Mutahharûn» (temiz yaratılanlar) kelimesi bizim görüşümüze, yani «temiz yaratılmış meleklerse işaret eder. Eğer burada abdest alan­lar kasdedilseydi, «kendisini temizleyenler» manasındaki «mutotahharun» kelimesinin kullanılması gerekirdi. Nitekim bunu, «...Allah hem çok tövbe edenleri sever, hem çok temizlenenleri (mutatahharun) sever.» (Bakara: 222) âyeti de teyid etmektedir.[5]

Özet olarak, Resulullahın sünneti Kur´anı ele almak İçin abdestli ol-. manın farz olduğuna delalet etmektediı.

İbni Habban ve ashab-ı sünenin tesbit ve rivayet ettiklerine göre, Re-sulullah (sav). Yemen halkına yazdığı mektupta, «Kur´anı ancak abdestli kimseler eline alabilir.» buyurmuştur. Fukahanın cumhuru (Ebu Hanife, Malik ve Şafii) da böyle hükmetmişlerdir. Sahabilerin çoğu da çocukları­na Kur´anı ellerine alacakları zaman abdest almalarını emrederlerdi.



Dördüncü Hüküm: Allahu Taalanın Kur´andaki Yeminlerinin Hikmeti 4nedir


Araplar sözlerini tekid etmek için yemin ederlerdi. Kur´an ise Arapça ile nazil olmuştur. Kur´anın birçok âyetlerinde kelamın tekidi için çeşitli yeminler yapılmıştır. Yoksa bu yeminler davanın isbatı için yapılmamış­tır. Zira davanın isbatı kat´İ delillerle yapılır.

Kur´anın iki tür muhatabı vardır. Kur´ana iman etmiş mümin veya onu teR´zİb eden kafir. Mümin Allah (cc}´ın haber verdiğini yeminsiz olarak tas­dik edip inanan kimsedir. Kafirler ise delillerle inanmadıkça yapılan ka­semler yüzünden inanacak değillerdir, öyleyse Kur´andaki yeminler, sözü tekid etmek ve mevzunun ehemmiyetine dikkat çekmek içindir. Atlahu taa-la, âyetlerinde herhangi birşey üzerine yemin ettiği zaman, muhatabının zekası kendi kendine araştırmaya başlar. Acaba Allahu taala bu varlık üzerine niçin yemin etmiştir Bundan maksat nedir Niçin başka bir varlık üzerine değil de özellikle onun üzerine yemin edilmiştir İşte bu soruların cevabını bulmak için muhatap düşünmeye ve araştırmaya başlayacaktır.



Beşinci Hüküm: Kur´anda Yapılan Yeminlerin Türleri Nelerdir


Kur´onda çeşitli şekillerde yeminler varid olmuştur. Bunları üzerleri­ne yapıldıkları şeylere ve yapılış sebeblerine göre Ikl grupta inceleyebi­liriz.

1- Üzerlerine yapıldıkları şeylere göre yeminler:

a) Allah (cc)´ın zatı üzerine yapılan yeminler. Mesela, «İşte o göğün ve yerin Rabblne ondolsun ki (vaadolunduğunuz) o (şeyler) tıpkı sizin ko­nuştuğunuz gibi şüphesiz ve kat´t bir gerçektir.» (Zarİyat: 231 ve «İşte Rabbine andolsun ki onlara, topuna yapmakta oldukları şeyleri elbette so­racağız.» (Hicr: 92-93) âyetlerinde görüldüğü gfbi.

b) Çeşitli yaratıklar üzerine yapılmış yeminler. Mesela, «Andolsun incire, zeytine, Sina dağına ve şu emin şehre ki biz hakikat İnsanı en gü­zel bir biçimde yarattık.» (Tin: 1-4} ve «Andolsun güneşe ve onun aydın­lığına, ona tabi olduğu zaman aya, ona parlaklık verdiği zaman gündüze, onu örtüp büründüğü zaman geceye, göğe ve onu bina edene, yere ve onu yayıp döşeyene, herbir nefse ve onu düzenleyene, sonra tSa ona hem kötülüğü, hem (ondan) sakınmayı İlham edene ki onu tertemiz yapan kisl muhakkak umduğuna ermiş, onu alabildiğine örten kişi İse elbette ziyana uğramıştır.» (Şems:11-10) ve «Andolsun fecre, on geceye, hem çifte, hem teke, gelip geçeceği dem geceye, (ki) bunlarda akıl sahipleri için birer ye­min (değeri) vardır.» (Fecr: 1-5} âyetinde görüldüğü gibi.

c) Bizzat Kur´an üzerine yapılan yeminler. «Sad. O şanlı, şerefli Kur´­ana yemin ederim ki (hal) küfredenlerin iddia ettikleri gibi değildir). Bila­kis (onların dışı boş) bir onur, (İçi İse tam) bir tefrika içindedir.» (Sâd: 1-2} ve «(Hidayet yolunu) apaşikar gösteren (şu) kitaba andederlm ki haki-. kat biz onu (onun manalarını) anlayosınız diye Arapça bir Kur´an yaptık.» (Zuhruf: 2-3) ve «Kaf, o çok şerefli Kur´ana yemin ederim ki (Mekke kaflr-ferl peygambere İman etmediler).» (Kaf: 1) âyetlerinde görüldüğü gibi.

d) Mevzumuz âyette olduğu gibi bizzat «and» (kasem) üzerine yapılan yeminler. «(Demek ki hakikat ey kafirler sizin dediğiniz gibi değildir). An-de derim o (geceleri) geri dön(üp aydınlık neşreden)...» (Tekvin 15) ve «Kıycmet gününe andederlm. Kendisini alabildiğine krnayan nefse yemin ederim (ki siz öldükten sonra mutlaka dirileceksiniz),» (Kıyamet: 1-2) ve «Şu beldeye yemin ederim. Sen bu beldeye helal İken.» (Beled: 1-2) âyet­lerinde görüldüğü gibi.

2- Sebebîerine göre yapılan yeminler.

a) Allah (cc)´tn vahdaniyetinin İsbatı İçin yapılan yeminler. «Saflar bağlayıp duranlara, sevk ve zecredenlere, zikir okuyanlara yemin ederim ki gerçek sizin Tanrınız hakikaten birdlr.ı (Saffat: 1-4) âyetlerinde görül­düğü gibi.

b) Kur´anın hak olduğunu isbat için yapılan yeminler. «Hayır (hakikat­ler kafirlerin dedikleri gibi değildir). İşte ytfcftzlann düştüğü yerlere ande-dlyorum kt hakikaten bu, eğer bilirseniz, büyük bir anddır muhakkak o ebette çok şerefi! bir Kur*andsr.ı (Vakıa: 75-77) âyetlerinde görüldüğü gibi.

c) Resulullah (sav)´ın peygamberliğini İsbat İçin yapılan yeminler. «Ya­sin. O hikmet dolu Kur´ana yemin «derim ki sen (bab&im) hfç şüphesiz (Hak canibinden) gönderilen fpeygamberJterdensJn.» (Yasin: 1-3) âyetle­rinde olduğu gibi.

d) Resulullah (sav)´tan müşriklerin İsnad ettikleri kötü sıfatların olma­dığını göstermek İçin yapılan yeminler, «Hokka He kaleme ve (kalem erba-bmm) yarmakta olduktan şeflere andoteun W, (hdbftıtm) sen, Rabbmfn ni­meti sayesinde, felr mecnun değfisin,» (Kalem: 1-2) âyetlerindekl gibi.



Altıncı Hüküm: Allah (cc)´tan Başkası İle Yemin Edilir mi


Alimler, Alitfh .(ccpn isminden veya sıfatlarından başto birssyte ye­min etmenin Jraram olduğunda Icma etmîsîerdir. ftesöHflfah (sav), «Yemin «îmek İsteyen içişi ya Mlan $cc) İle yenün etsin veya hiç etmesin.» buyur­muştur.

Allah .(cç)"tan başka şeylerle yemin edilmesinin haram oluşu fasonlar ipindir. Allahu taala yarattığı şeylerden dilediği ile yemin etmektedir. Çün­kü feirşeyfe şerrim etmek onun ehemmiyet ve azametini gösterir. Allahu taala Kur´anın birçok âyetlerinde görüldüğü gibi yarattığı birçok şeyle ye­min etmiştir. Aüah (ccpn bu yeminleri o şeyin sağlamlık ve ehemmiyetini gösterir. Cenabı Allahın yemin ettiği şey, onu yaratanın kudretine delalet eder. Resuiulloh (sav), «Hakikat Allahu taala size babalarınız İle yemin öt­meyi yasaklamıştrr. Yemin etmek İsteyen kişi ya Allah İle yemin etsin ve­ya hiç etmesin.» buyurmuştur.



Âyetlerden Alınacak Dersler


1- Allah (ccpn yıldızların yörüngeleri üzerine yemin etmesi, yoktan varettiği nizamın yaratıcısının büyüklüğünü göstermek içindir.

2- Kur´an sihir, şiir ve kehanet değil, ancak hakîm ve alîm olan Allanın kelamıdır.

3- Aziz kitabımız Kur´anı levh-i mahfuzdan dünyamıza şeytanlar değil, temiz yaratılmış melekler getirmiştir. O halde Kur´anı eline alanların da temiz, abdestll olması şarttır.

4- Kur´an tebdil ve tağyirden, batıldan korunmuştur. Çünkü Allahu taala onun korunmasını tekeffül etmiştir.

5- Nimetlere karşı tekzib ve inkar değil, şükredilmelidir.

6- İnsanlar eğer amellerinin mükafat ve cezasını görmeyecekse o zaman kendi nefsinden belayı defetmesi lazımdır.

7- Yaşadığımız dünya dışında bir yer olması lazımdır ki insanlar orada yaptıklarının karşılığını alabilsinler.

Ayetlerdeki teşrii hikmetler

Kur´an mecid olan Allah (cc)´ın kitabı, kullarına düsturu, resullerin sonuncusu olan Hz. Muhammed´e indirdiği vahyidir. Semavi kitapların en son nazil olanı ve en şereflisidir. O, beşeriyeti doğru yola ileten, insanları mutluluğa ulaştıran ve cehaletten kurtarıp ilim ışığına çıkaran kitabtır. Öy­leyse ona saygı göstermek bu şerefli kitabın hakkıdır. Onu tatbik etmek, en yüksek mevkide tutmak, devamlı okumak bütün müslümanlara farz­dır.

Kur´an-ı. kerime saygının bir alameti de onu eline alan kimsenin te­mizlenmesidir. Çünkü o, Allah (cc)´ın kelamıdır. Öyleyse müminin Kur´an hakkında saygısızlık yapması veya onu abdestsiz olarak eline alması doğ-râ değildir.

Resulullah (satf), Amr bin Hozm´a yazdığı mektupta. «Kur´anı ancak abdestli ve temiz kimseler eline alabilir.» buyurmuştur. Resulullah (sav)´ın Kur´ana azami derecede saygı göstermesi, bizim de ona saygı gösterme­mizi icobettirmektedir. Allahu taala Kur´anın şanını yüceltmiştir. Çünkü onu ayların en efdali olan Ramazan ayında, gecelerin en efdali olan Ka­dir gecesinde inzal buyurmuştur. Kur´an-ı kerimin Resulullaha gelmesinde de Ruhul emin olan Cebrail aleyhlsselam vasıta olmuş, o seçilmiştir. Kur´­an-ı kerimin nerede ve nasıl yazıldığı, «O (Allah İndinde) çok şerefli, kadri yüce, tertemiz sahlfelerdir. Kıymetli, sevgili, takva sahibi katiplerin elleriyle yarılmıştır)». (Abese: 13-16) âyetleriyle bildirilmiştir. O zaman müminlere bu kitab-ı mübine saygı göstermeleri farz olmaz mı

Kur´anı temiz ve pak melekler getirmişlerdir. Müminlerin de o melek­lere benzemeleri için Kur´anı ellerine almadan önce temizlenmeleri, ab-dest almaları lazımdır.

«{Âyetlerimiz hakkında sapıklığa düşenler) o zikre (Kur´ana) o ken dilerine gelince küfredenlerdir ki İşte bunlar şüphesiz bize gizli kal mazlar). Halbuki o, cidden sarp bir kitaptır ki, ne Önünden, ne ardından onq hiçbir batıl (yonaşıb) gelemez. (O), bütün kainatın hamdettlğt, o yegane. hüküm ve hikmet sahibi (Allah)tan İndirilmedir.» (Fussılet: 41-42).







"Sponsorlu Bağlantılar"

 
"Sponsorlu Bağlantılar"



Cevapla

Hızlı Cevap
Mesajınız:
Kullanıcı isminiz: Giriş yapmak için Buraya tıklayın
Rastgele Soru

Seçenekler


Seçenekler


Benzer Konular
Hüküm Ayetleri -Mümtehine Suresi Tefsiri Hüküm Ayetleri -Mümtehine Suresi Tefsiri MÜSLÜMANLARLA MÜŞRİKLER ARASINDA EVLENMENİN HÜKÜMLERİ Ayetlerin Lafzî Tahlili Âyetlerin İcmali Manaları Ayetlerin Tefsirindeki İncelikler
Hüküm Ayetleri -Mücadele Suresi Tefsiri Hüküm Ayetleri -Mücadele Suresi Tefsiri ZİHAR VE KEFARETİ Âyetlerin Lafzi Tahlili Ayetlerin İcmali Manaları Âyetlerin Nü2ül Sebebleri
Hüküm Ayetleri - Fetih Suresi Tefsiri Hüküm Ayetleri - Fetih Suresi Tefsiri HABERLERİ TAHKİK ETMEK.. Ayetlerin Laf2i Tahlili Âyetlerin İcmali Manaları Âyetlerin Nüzul Sebebleri
Hüküm Ayetleri -Sad Suresi Tefsiri Hüküm Ayetleri -Sad Suresi Tefsiri ŞERİATTA HİLENİN YERİ Ayetlerin Lâfzı Tahlili Ayetlerin İcmali Manaları İsmrs Eyyub Aleyhisselamın Kıssasından Maksat Nedir .
Hüküm Ayetleri - Hac Suresi Tefsiri Hüküm Ayetleri - Hac Suresi Tefsiri DERS KURBANLA İLGİLİ HÜKÜMLER.. Ayetlerin Lafzı Tahlili Âyetlerin İcmâli Manaları Âyetlerin Nüzul Sebebleri

 
Forum Stats
Üyeler: 65,751
Konular : 239,006
Mesajlar: 426,266
Şuan Sitemizde: 181

En Son Üye: fazilet

Sosyal Linkler
Lütfen Facebook Sayfamızı Beğenin



Twitter Butonları





Google+ Butonu



Lütfen Google+ Sayfamızı Çevrenize Ekleyin


Sponsorlu Bağlantılar







Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 09:18.


Powered by vBulletin® Version 3.8.2
Copyright ©2000 - 2014, Jelsoft Enterprises Ltd.

DMCA.com

Sitemizde illegal paylaşım yasaktır.Sayfalarımızda bulunan içeriklerin telif haklarıyla ilgili bir şikayetiniz/sorunuz varsa bize ulaşmak için TIKLAYINIZ .
In this web site,illegal sharing is forbidden.If you have any problem/complaint about content's copyrights in our page,please click here to contact us.