Forum Kimler Online
Go Back   Ezberim > İslam Dini Bölümü > Dini Bilgiler
Kayıt ol Forumları Okundu Kabul Et


Kabir (Berzah) Alemi ve Kabir sualleri nelerdir?

İslam Dini Bölümü kategorisinde ve Dini Bilgiler forumunda bulunan Kabir (Berzah) Alemi ve Kabir sualleri nelerdir? konusunu görüntülemektesiniz.
Kabir (Berzah) Alemi ve Kabir sualleri nelerdir? Kabir hayatı, ölümden sonra başlayıp, kıyamet kopuncaya kadar olan süredir. Buna aynı zamanda ...






Yeni Konu aç Cevapla
Seçenekler
  #1  
Okunmamış 21-11-2010, 22:52
 
Standart Kabir (Berzah) Alemi ve Kabir sualleri nelerdir?

"Sponsorlu Bağlantılar"

 


Kabir (Berzah) Alemi ve Kabir sualleri nelerdir?

Kabir hayatı, ölümden sonra başlayıp, kıyamet kopuncaya kadar olan süredir. Buna aynı zamanda berzah alemi denir. Burada münker ve nekirin sorularına cevap verilecek. Tabi ilk gömüldüğü akşamın gecesinde sorgulama başlayacak. Biraz sonra bu soruları yazacağım. Soruları iyice bilip cevabımızı ona göre hazırlamamız ve kekelemeden söylememiz gerek. Orada kimse hangi partidensin, hangi tarikatın mensubusun, hangi cemaateüyesisin diye sormayacak. Kürtmüsün, türkmüsün yoksa hangi millettensin de demiyecek. Soruları bilip neyi soracaklarsa o doğrultuda hazırlanalım. sorulmayacak şeyler üzerinde de durmayalım.
Hz. Aişe (r.ah) validemiz anlatıyor: Rasulullah (s.a.v) buyurdu ki: "Kim Allah'a kavuşmayı severse, Allah da ona kavuşmayı sever. Kim Allah'la buluşmayı hoş görmezse Allah da onunla buluşmayı hoş görmez." Ben bunu duyunca: "Ey Allah'ın Rasülü! Bu bahsettiğiniz durum ölümü hoş görmemek midir? Halbuki bizim hiçbirimiz ölümden hoşlanmaz." diye sordum; Rasulullah (s.a.v) şöyle buyurdu: "Hayır durum o değil. Fakat mü'mine ölüm geldiğinde melekler tarafından kendisine Allah'ın rahmeti, rızası ve cenneti müjdelenir. İşte o zaman mümin Allah'a kavuşmayı sever, Allah da ona kavuşmayı sever.
Ölen kafir ise ona Allah'ın azabı ve gazabı haber verilir. O zaman kafir Allah'a kavuşmayı hoş bulmaz, Allah da ona kavuşmaktan hoşnut olmaz."(Hadir muttefekun aleyhtir)
"Kulumun kitabını (ismini ve amelini) "illiyyin"e yazın ve sonra onu bedeninin olduğu yeryüzüne götürün." buyurur. Ruh bedenle kabirde buluşur. O anda iki melek gelir. Bunlara "Münker ve Nekir" melekleri denir. Melekler ölüyü kabrin içinde oturturlar ve ona:
"Rabbin kim?" diye sorarlar. O:
"Rabbim Allah'tır." diye cevap verir. Melekler:
"Dinin nedir?" diye sorarlar. O:
"Dinim İslam'dır" diye cevap verir. Melekler:
"Size gönderilen şu kimse (Muhammed (s.a.v) kimdir, onun hakkında ne diyorsun?" diye sorarlar. O:
"O, Allah'ın peygamberidir." diye cevap verir. Melekler:
"Amelin nedir?" diye sorarlar. O:
"Allah'ın kitabını okudum, ona inandım, içindekileri tasdik ettim." diye cevap verir. Bunun üzerine, gökten bir münadi şöyle seslenir:
"Kulum doğru söyledi. Ona Cennet'ten güzel düşekler hazırlayan, rahat ettirin, kendisine Cennet elbiseleri giydirin. Onun için Cennet'e bakan bir kapı açın." denir. Hepsi yapılır, kendisine Cennetin güzel kokuları gelir. Sonra kabri gözünün görebildiği kadar genişletilir. O arada ölen kimsenin yanına güzel yüzlü birisi gelir, kendisine güzel müjdeler verir. Vefat eden kimse: "Sen kimsin? Yüzün hayır getiren bir yüz" der. O da:
"Ben senin güzel amelinim" diye cevap verir. Bunun üzerine vefat eden kimse:
"Ya Rabbi! kıyameti kopar da aileme ve malıma kavuşayım." der.
Kafir veya münafık bir kimse de dünyadan işi bitip ahi-rete yönelince kendisine siyah yüzlü ve ellerinde kalın çullar bulunan melekler gelir. Gözünün gördüğü kadar geniş bir alanı doldururlar. O arada ölüm meleği gelir, başında durup:
"Ey küfür ve isyanla kirlenmiş habis ruh! Allah'ın gazap ve azabına çık!" diye seslenir. Ruh cesetten ayrılır, zorla çıkar. Ölüm meleği ruhu eline alır. Bu arada diğer melekler çıkan ruhu ölüm meleğinin elinden kaparak getirdikleri kaim kirli çullara sararlar. Ondan, dünyadaki en kötü leşten beter bir koku çıkar. Melekler onu alıp yükselirler. Yanlarından geçtikleri melekler: "Kim bu pis kokulu" diye sorarlar. Onlar da onun dünyadaki en kötü ismini vererek: "Falan oğlu filandır" diye tanıtırlar. Dünya semasına gelirler, göğün kapısının açılmasını isterler, açılmaz" Hz. Rasulullah (s.a.v) burada şu ayeti okudular:
"Ayetlerimizi yalanlayıp da onlara karşı kibirlenen ve imana yanaşmayanlar var ya, onlara gök kapıları açılmayacak ve onlar, deve iğnenin deliğinden geçmedikçe Cennet'e giremeyeceklerdir. Biz suçluları işte böyle cezalandırırız."( A'raf, 40.) Efendimiz (s.a.v) bu ölünün halini anlatmaya şöyle devam etti:
"Yüce Allah meleklerine: "Onun kitabını yerin en alt tabakasındaki "Siccîn"e=Cehennem'liklerin isim ve amellerinin yazıldığı deftere yazın." emrini verir. Ruhu şiddetli bir şekilde atılır. Ruh bedenle kabirde buluşur. Yanına iki melek gelir, onu oturturlar. Kendisine:
"Rabbin kimdir?" diye sorarlar. O:
"Ne! Ne! Bilmiyorum!" diye cevap verir. Melekler:
"Dinin nedir?" diye sorarlar. O:
"Ne! Ne! Bilmiyorum!" diye cevap verir. Melekler:
"(Hz. Muhammed'i (a.s) kasdederek): Şu size gönderilen şahıs hakkında ne diyorsun? diye sorarlar: O:
"Ha, ha! Bilmiyorum" diye cevap verir. Bu arada semadan bir münadi şöyle seslenir:
"Hep yalanladı. Ona ateşten bir döşek serin. Kendisi için Cehennem'e açılan bir kapı açın." denir. Hepsi yapılır, Açılan kapıdan kabrine Cehennemin sıcaklığı ve zehirli alevleri ulaşır. Kabir onu öyle bir sıkar ki, kaburga kemikleri biribirine geçer. Karşısına çirkin yüzlü pis kokulu birisi gelir ve: "Bu sana va'dedilen gündür; seni üzüntüden perişan edecek akıbeti bekle." der. Adam: "Sen de kimsin, bu ne uğursuz yüz" diye sorar. O çirkin suratlı kimse: "Ben senin çirkin, kötü amelinim." diye cevap verir. Adam: "Ya Rabbi! sakın kıyameti koparma, helak olurum." der.( Ahmed, Müsned, III, 3; IV, 287; Ebu Davud, No: 4753; Hakim, Müstedrek, l, 37-40; Acurri, eş-Şeriatu, No: 879.)
"Sonra melek onun başına elindeki tokmakla bir darbe vurur. Adam öyle bir sayha atar ki, onu insan ve cinlerden başka bütün canlılar işitir."( Buhari, Cenaiz, 51; Müslim, Cennet, bab: 17.)

*Kabir ahiretin ilk durağıdır. Orada hesabı kolay olanın mahşerdeki işi de daha kolay olacaktır. Kabirde hesabı zor olanın, mahşerdeki işi ve hesabı daha zor olacaktır.
*Herkes kabirde Cennet veya Cehennem'deki gideceği yeri görecektir.
*Kabirdeki kimse, kabrin dışındaki sesleri işitir; söylenenleri anlar. Selam verenin selamını duyar ve alır. Selama karşılık verir; ancak bunu insanlar duymaz.
*Ölü, hayatta olanlardan kendisi için hayır dua ve istiğfar edenin, Kur'an okuyanın, sadaka verenin yaptıklarından fayda görür.
*Kabir, ya Cennet bahçelerinden bir bahçedir; mü'min orada hoşça vakit geçirir. Ya da Cehennem çukurlarından bir çukurdur; kafir ve münafık orada azap görür.
*Ölüm döşeğinde olan bir kimsenin yanında onun duyacağı bir sesle "la ilahe illallah" kelime-i tevhidini söylemek faydalıdır.
*Kabir suali ölü kabre konduktan sonra başlar.
*Sual meleklerine "Münker-Nekir" denmesi, yaratılış ve görüntülerinin çok değişik oluşundandır. Onlar, insanın gördüğü veya duyduğu hiçbir varlığa benzemezler. Acaib, farklı bir yaratılışları vardır. Ancak mü'minlere güzel gözükürler. Onlara selam verirler.
*Ruhun kabirdeki cesetle buluşturulması ve kabirdeki hâli ortak yaşamaları, dünyadaki ruh-ceset buluşmasına benzemez. O alemin kendine has bir hayat tarzı vardır. Mahşere kadar o hâl üzere kalınır. Kabir hayatı, kıyametin kopmasıyla biter.







"Sponsorlu Bağlantılar"

 
"Sponsorlu Bağlantılar"



  #2  
Okunmamış 21-11-2010, 22:52
 
Standart Cevap: Kabir (Berzah) Alemi ve Kabir sualleri nelerdir?

Ehl-i Sünnet'e göre, Münker ve Nekir, ölen kişiye Rabbini, dinini ve peygamberini sorarlar. Mü'min kişi bu sorulara cevap verir, ama kâfir veremez. Bu husustaki hadisler pek çoktur. Söz konusu iki melek ölünün kabrine gelir, Allah ölüyü diriltir ve melekler sorularını yöneltirler (Pezdevî, "Ehl-i Sünnet Akâidi" Çev., Şerafettin Gölcük, İstanbul 1980, 237).

Ebu Hüreyre'den; Hz. Peygamber (s.a.s.) şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir:

"Ölü defnedildiğinde, ona gök gözlü simsiyah iki melek gelir. Bunlardan birine Münker diğerine de Nekir denir. Ölüye: "Bu adam (Rasûlüllah) hakkında ne diyorsun?" diye sorarlar. O da hayatta iken söylemekte olduğu; "O, Allah'ın kulu ve Resûlüdür. Allah'tan başka Allah olmadığına, Muhammed(s.a.s.)in O'nun kulu ve elçisi olduğuna şehadet ederim"sözlerini söyler. Melekler; "Biz de bunu söylediğini biliyorduk zaten" derler. Sonra kabri yetmiş çarpı yetmiş zira' kadar genişletilir ve aydınlatılır. Sonra ona "Yat!" denir. "Aileme dönüp onlara haber versem mi?" diye sorar. Onlar da; "Akrabalarından en çok sevdiği kimseden başkası kendisini uyandırmayan, güveğinin uyuması gibi uyu!" derler. Böylece, yatlığı yerden, Cenab-ı Allah onu tekrar diriltinceye kadar uyur.

Eğer münafık ise, "İnsanların söylediklerini duyup aynısını söylerdim, bilmiyorum" der. Melekler de, "Böyle söylediğini zaten biliyorduk" derler. Sonra arza: "Onu sıkıştır" denir. Arz onu sıkıştırır da kaburga kemikleri birbirine geçer. Allah onu yattığı bu yerden tekrar diriltinceye kadar kendisine azap edilir." (Tirmizi, Cenâiz, 70)

Akâid kitaplarının hemen hemen tümünde, Münker-Nekir'den, bunların kabirde ölüye yönelttikleri sorulardan bahsedilir. Kur'ân-ı Kerîm'de bu iki meleğin adından söz edilmediği gibi kabirde ölünün sorguya çekileceğine dair açık bir ifadeye de rastlanmaz. Ancak bazı âyetlerin buna işaret ettiği, hattâ bazılarının tamamen kabir suali ile ilgili olduğu Ehl-i Sünnet alimlerince kabul edilmiştir. Ömer Nesefi'nin "Akaid"inde: "Münker ve Nekir'in suali Kitap ve Sünnetle sabittir" denmektedir.

"Allah, îman edenleri dünyada da âhirette de değişmeyen sağlam söz üzerinde sabit kılar. Zâlimleri ise saptırır. Allah dilediğini yapar" (İbrahim, 14/27) âyetinde geçen âhiret hayatından maksat kabir; "sabit söz''den maksat da "Kelime-i Şehadet''tir denmiştir. İbn Mâce, Sünen'inde şöyle demektedir:

"Allah, iman edenleri sabit bir söz ile metanetli kılar" âyeti, kabir azabı (sorgusu) hakkında indi. Ölüye kabirde; "Senin Rabbin kim?" diye sorulur. O da; "Rabbim Allah'tır, Peygamberim Muhammed (s.a.s.)'dir" diye cevap verir. İşte mü'min ölünün böyle cevabı; "Allah iman edenleri sâbit söz ile dünya hayatında ve ahirette metanetli kılar" meâlindeki âyetin ifadesidir (İbn Mace, Zühd, 32; Ayrıca bk. Buhari, Tefsîr, Sûre, 14).

Bu hadis, kütübü sittenin hepsinde rivayet edilmiştir. Bazı rivayetlerde kabirde ölüye sorulan sorular; "Rabbin kimdir, dinin nedir, peygamberin kimdir?" diye üçe çıkarılmıştır.

"Onlar sabah akşam ateşe sunulurlar. Kıyamet çattığı gün; Fir'avn'ın adamlarını azabın en ağırına sokun, denir" (el-Mü'min, 40/46) âyetinin de kabir suali ve kabir azabı ile ilgili olduğu tefsir kitaplarında belirtilmiştir (İbn Kesîr, "Tefsîrü'l-Kur'âni'l-Azîm", 40/46. âyetin tefsîri).

Münker ve Nekir'in kabirdeki sorularıyla ilgili pek çok hadis varid olmuştur. Bu ahad haberler, lafızları itibariyle tevâtür derecesine ulaşmamışlarsa da, bu konudaki hadislerin çokluğu, konuyu manevî mütevâtir derecesine yükseltir (Haşiyetü'l-Kesteli alâ Şerhi'l-Akâid, İstanbul 1973, 133, 134).

Bu hadislerin bir kısmında ölünün sorguya çekileceğinden söz edilmekte, ancak herhangi bir melekten bahsedilmemektedir:

"Ölü mezara konulur. Salih kişi kabrinde endişesiz ve korkusuz oturtulur. Sonra ona; "Hangi dinde idin?"diye sorulur. O; "Ben İslâm dininde idim" diye cevap verir. Sonra ona; "Şu adam (Rasûlüllah, s.a.s.) kimdir?" diye sorulur. O da; "Muhammed (s.a.s.), Allah'ın Rasûlüdür. O, bize Allah katından apaçık âyetler getirdi; biz de O'nu doğruladık" diye cevap verir. Daha sonra bu ölüye; "Sen Allah'ı gördün mü? diye sorulur. O da "Hiçbir kimse Allah'ı görmeye lâyık değildir" diye cevap verir. Bu soru ve cevaplardan sonra onun için ateş tarafına bir pencere açılır. Ölü ona bakarak ateş alevlerinin birbirini kırıp yenmeye çalıştığını görür. Sonra ona; "Allah'ın seni koruduğu ateşe bak" denir. Daha sonra onun için Cennet tarafına bir pencere açılır. O da bu defa Cennetin süsüne ve nimetlerine bakar. Kendisine; "İşte bu yer senin makamındır" denildikten sonra; "Sen samimi iman üzerinde idin, bu sağlam iman üzerinde öldün ve inşallah iman üzerinde dirileceksin" denir" (İbn Mace, Zühd, 32).

Görüldüğü gibi yukardaki hadiste herhangi bir melekten söz edilmemekte, mücerred olarak kabir suali zikredilmektedir. Başka bir hadiste ise ölüyü sorguya çekecek olanın bir melek olduğu belirtilmekte ancak isminden bahsedilmemektedir:

"Bu ümmet kabirlerinde imtihan edilecek. İnsan defnedilip arkadaşları ondan ayrılınca, elinde topuzla bir melek gelerek onu oturtur ve; "Bu adam (Rasûlüllah hakkında ne dersin "? diye sorar. Kişi mü'min ise; "Allah'tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed (s.a.s.)'in, Allah'ın kulu ve Rasûlü olduğuna şehadet ederim" diye cevap verir. Melek de ona; "Doğru söyledin" der..." (Ahmed İbn Hanbel, Müsned, III, 3, 40).

Daha önce geçen Ebu Hüreyre hadisinde iki sorgu meleğinden söz edilmekte ve birinin adının Münker, diğerinin de Nekir olduğu beyan edilmektedir.

Ehl-i Sünnet'e göre Münker ve Nekir'in kabirde ölüyü sorguya çekmeleri haktır. Kabrin sıkması ve azabı haktır. Bu bütün kâfirler ve asi bazı mü'minler için olan bir şeydir (İmam Azam, "Fıkh-ı Ekber", trc. H. Basrî Çantay, Ankara 1985, s. 14).
Selam ve dua ile...


Cevapla

Hızlı Cevap
Mesajınız:
Kullanıcı isminiz: Giriş yapmak için Buraya tıklayın
Rastgele Soru

Seçenekler


Seçenekler


Benzer Konular
Kalplerin Keşfi - 45. Bölüm - Kabir ve Kabir suali Kalplerin Keşfi - 45. Bölüm - Kabir ve Kabir suali PlO0xf6dsEs&feature=relmfu
Sakaryada Kabir Ziyaretinde Bir Kabir Işık Sacıyor Olay Sakaryanın Taraklı ilçesinde yaşandı. Fotoğraflar kabir ziyaretine gelen bir ailenin cep telefonuyla çekildi… SAKARYA'nın Taraklı İlçesi'nde yakınlarının mezarını ziyarete giden bir ailenin...
Kabir Hesabı Kabir Hesabı Zenginin biri ölümden ve kabirdeki yalnızlıktan çok korkuyormuş "Öldüğüm geceyi kim kabre girerek sabaha kadar benimle geçirirse servetimin yarısını ona bağışlıyorum" diye vasiyet...
Kabir Azabi http://img175.imageshack.us/img175/8770/namazim4mnxe9.gif Her insan ister ölerek topraga gömülsün, ister bogularak denizin dibinde kalsin veya yirtici bir hayvan karninda bulunsun veya...
Kabir sorusu kabir sorusu İmam-ı Gazali (Rahmetullahi Aleyh) Evliyânın büyüklerinden ve İslâm âlimlerinin en meşhûrlarından. İsmi, Muhammed bin Muhammed; künyesi, Ebû Hâmid; lakabı Hüccetü'l-İslâm ve...

 
Forum Stats
Üyeler: 65,792
Konular : 239,970
Mesajlar: 427,508
Şuan Sitemizde: 203

En Son Üye: fati11

Sosyal Linkler
Lütfen Facebook Sayfamızı Beğenin



Twitter Butonları





Google+ Butonu



Lütfen Google+ Sayfamızı Çevrenize Ekleyin


Sponsorlu Bağlantılar







Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 13:17.


Powered by vBulletin® Version 3.8.2
Copyright ©2000 - 2014, Jelsoft Enterprises Ltd.

DMCA.com

Sitemizde illegal paylaşım yasaktır.Sayfalarımızda bulunan içeriklerin telif haklarıyla ilgili bir şikayetiniz/sorunuz varsa bize ulaşmak için TIKLAYINIZ .
In this web site,illegal sharing is forbidden.If you have any problem/complaint about content's copyrights in our page,please click here to contact us.