Forum Kimler Online
Go Back   Ezberim > Genel Sağlık > Dahiliye Hastalıkları ve Tedavileri
Kayıt ol Forumları Okundu Kabul Et


Bağırsak Düğümlenmesi İNVAJİNASYON

Genel Sağlık kategorisinde ve Dahiliye Hastalıkları ve Tedavileri forumunda bulunan Bağırsak Düğümlenmesi İNVAJİNASYON konusunu görüntülemektesiniz.
bağırsak düğümlenmesi İNVAJİNASYON Proksimaldeki barsak segmentinin distaldeki barsak içine girmesidir. Her yıl 1000 canlı doğuma karşılık 1.5-4 invajinasyon görülmektedir. Sıklıkla ...






Yeni Konu aç Cevapla
 
Seçenekler
  #1  
Alt 17-09-2009, 12:13
 
Standart Bağırsak Düğümlenmesi İNVAJİNASYON

"Sponsorlu Bağlantılar"

 


bağırsak düğümlenmesi İNVAJİNASYON

Proksimaldeki barsak segmentinin distaldeki barsak içine girmesidir. Her yıl 1000 canlı doğuma karşılık 1.5-4 invajinasyon görülmektedir. Sıklıkla 4-10 aylık bebeklerde görülür. 2 yaşın altındaki çocukların en sık intestinal obstruksiyon nedenidir. Karın ağrısı nedeniyle ameliyat edilen 1 yaş altındaki çocukların en önemli ameliyat nedeni bu hastalıktır. 5-12 ay arasındaki erkek çocuklarda daha sık görülür.

Ancak yenidoğanlarda ve daha büyük çocuklarda da görülebilmektedir.

Etiyoloji :
Hastaların %92-98inde invajinasyona neden olabilecek odak nokta (leading point) bulunamaz. Bu olgular idiopatik olarak tanımlanırlar. Respiratuvar enfeksiyonlar sonucunda gelişmiş peyer plakları hipertrofilerinin idiyopatik invajinasyonda rolü olduğu düşünülmektedir. Ayrıca beslenme, diare ve konstipasyonunda rolü olabileceği düşünülmektedir. İnvajinasyonlu hastaların %2-8inde olayı başlatan bir odak noktası vardır. Polip, Meckel divertikülü, ektopik dokular, duplikasyon, hemanjiom veya tümörler odak noktası olabilmektedirler. Özel bir odak noktasına bağlı invajinasyon üç yaşından büyük hastalarda daha sıktır. Ancak Henoch-Schonlein purpurası ve kistik fibroziste odak noktası olmadan invajinasyon olabilmektedir. Hemofiliklerde, lösemililerde, künt karın travması sonrasında ve cerrahi girişim sonrasında da invajinasyon görülebilmektedir.

Patogenez :
Vakaların %95inde invajinasyon terminal ileumdan başlayarak kolona ilerlemektedir. İntussussuptumun mezosu sıkıştığından önce venöz dönüşte zorluk, staz ve ödem meydana gelmektedir. Dokularda ödem gelişince venöz obstrüksiyon daha da artmakta, barsak damarları genişleyerek mukoza hücreler mukus ile dolmakta, lümene mukus salınmaktadır. Arteriyel dolaşım devam ederse dokularda dolgunluk artar ve doku basıncı arteyel basıncı geçtiğinde gangren oluşmaktadır.

Belirti ve bulgular :
Hastalığın seyri genellikle tipiktir. Önceden sağlıklı olan bebek ağrı ile uyanır. Ayaklarını karnına çeker ağlar. Önceleri refleks olarak kusar, birkaç dakika süren ağrı atağından sonra rahatlar. Bir süre sonra ağrı atağı tekrarlar. Hasta terler soluklaşır. Kusma safralı hale gelir. Çilek jölesi şeklinde tanımlanan kanlı mukuslu dışkılama ile klasik tablo tamamlanır. Karın muayenesinde distansiyon görülebilir. Karın yumuşak invajinasyon kitlesi hassastır. Vakaların %85-95inde kitle palpe edilir. Mezenterin çekmesi nedeniyle kitle sucuk şeklinde kıvrılmıştır.

Tanı :
Öykü tipik olduğunda kitlenin palpasyonu tanı koydurucudur. Bazen intussuseptum anüsten dışarı çıkarak rektal prolapsus görünümü verebilir. İntussuseptum kenarından parmak girmesi ile rektal prolapsustan ayrılabilir. Rektal tuşede kanlı mukuslu gaita ile bazen de tuşe mesafesine kadar ilerlemiş intussuseptum saptanabilir. Tanıda yardımcı olan, uygulaması en kolay yöntem ultrasonografidir. Ultrasonografik incelemede içiçe girmiş barsaklar yalancı böbrek görünümü verebilmektedirler. Tanıda şüpheli olunduğunda, uygulanacak sonraki yöntem kolon grafisidir. Kolon grafisinde intussuseptumun geldiği bölgede konkavitesi proksimale bakan bir dolma defekti ile somya yayı, soğan zarı veya dizilmiş madeni para görünümü olarak tarif edilen bulgu saptanabilmektedir.

Tedavi :
İnvajinasyon tedavisinde hava veya baryumla redüksiyon veya cerrahi tedavi uygulanmaktadır. Uygulanacak tedavi hastaların özelliklerine göre seçilmelidir. Erken başvuran, fizik muayenesinde periton iritasyonu bulguları olmayan, ayakta karın grafisinde belirgin hava sıvı seviyeleri görülmeyen, intussuseptumun sol kolona kadar ilerlememiş olduğu vakalarda öncelikle redüksiyon denenmelidir. Redüksiyon denemesi öncesinde hastanın sıvı-elektrolit dengesi düzeltilmiş olmalı, hastada redüksiyon sırasında komplikasyon gelişirse hemen ameliyata alabilme şartları önceden sağlanmalıdır. Redüksiyonda perforasyon olduğunda daha sınırlı bir perforasyona neden olması ve ayrıca peritoneal boşluğa kaçtığında daha az tehlikeli olamsı nedenleriyle hava kullanımı tercih edilmelidir. Hava özel bir sistem ile rektumdan 100-120 mmHg basıncı geçmeyecek şekilde uygulanarak skopi altında intussuseptumun geri gidişi ve ileuma hava geçişi gözlenmektedir.

Redüksiyon eğer baryum kullanılarak yapılacaksa, baryum en fazla bir metre yükseklikten akıtılmalı, bu sırada hastada karın içi basıncın yükselmesine neden olabilecek palpasyon gibi işlemler yapılmamalıdır. Baryum verilirken intussuseptumun redüksiyonu gözlenir.

İntussuseptum aynı noktada üç dakikadan fazla sebat ederse işleme bir müddet ara verilmeli ve perforasyondan kaçınmak için işlem üç kezden fazla tekrarlanmamalıdır. İntussuseptum redükte oluyorsa işleme devam edilir. Başarılı bir redüksiyon olduğunu söylemek için terminal ileuma hava veya baryum geçişini görmek gereklidir. Baryumla redüksiyondan sonra hasta 24 saat altında tutulmalı, gaz ve gaita çıkardığından emin olunmalıdır. Hasta geç başvurduysa, peritoneal iritasyon bulguları varsa, ayakta direkt karın grafisinde hava-sıvı seviyeleri varsa, daha önce redüksiyon denemeleri başarısız olduysa cerrahi tedavi seçilir. Bu hastalarda sıvı-elektrolit dengesi sağlandıktan sonra sağ üst transvers kesi ile ameliyat yapılmaktadır. Ameliyatta önce elle redüksiyon denenmektedir. Elle redüksiyon mümkün olmadığında veya gangrene barsak varlığında rezeksiyon yapılmaktadır. Rezeksiyondan sonra hastalardaki periton bulgularına göre uç uca ileokolik anastomoz veya miculicz tipi enterostomi uygulanmaktadır.

İnvajinasyon tedavi edilmediğinde hızla fatal seyredebilen bir hastalıktır. Hastalık erken tanındığında uygun tedavi ile mortalitesi çok düşüktür. Bu nedenle en küçük bir invajinasyon şüphesi varlığında çocuk cerrahisi bölümü ile konsültasyondan kaçınılmamalıdır.







"Sponsorlu Bağlantılar"

 
"Sponsorlu Bağlantılar"



  #2  
Alt 17-09-2009, 12:13
 
Standart Cevap: Bağırsak Düğümlenmesi İNVAJİNASYON

İNVAJİNASYON NEDİR ?

5 ay-1 yaş arasındaki bebeklerin en sık görülen barsak tıkanıklığın sebebidir.İnvajinasyon, bir barsak segmentinin,başka bir barsak segmentine teleskop gibi iç içe geçmesidir.Buna bağlı,tıkanıklık gelişir ve barsak da kaka (sindirilmiş besin)geçişi ve ilerlemesi durur.Bu iç içe geçmiş teleskopik barsak duvarlarında kısa zamanda ödem gelişir,şişer ve kan dolaşımı yavaşlar,bu da barsak duvarlarına zarar verir.Bir süre sonra barsak da delinmeler olur.

İNVAJİNASYON'UN SEBEBLERİ NEDİR ?

İnvajinasyon'un sebebi henüz tam saptanmamıştır.Bu hastalık daha önceden invajinasyon geçirmiş,kişilerin akrabalarında sıklıkla görülebilir.Ayrıca bu hastalık insidansı aşağıdaki listede artmaktadır:

1-Sıvı kaybetmiş ve kistik fibroz'lu hastalar.
2-Barsak ve batın içi tümör veya kitlesi olanlarda.
3-İshalli çocuklarda
4-Üst solunum yolu enfeksiyon geçiren çocuklarda.
5-Kemoterapi'yi henüz bitirmiş çocuklarda.
1998 Yılın da ishal'e sebep olan rotavirüs'e karşı bir aşı bulunup,çocuk doktorlarına önerildi.

Rotavirüs ve ona bağlı ishaller öldürücü olabilir.ABD ve ileri ülkeler de bu aşı ile ölümcül İshallerin önüne geçebilme ümidi vardı.

Ancak 1999 yılın da araştırmacılar,rotavirüs aşısı ve invajinasyon arasında bir bağ olabileceğini düşünüp,araştırmalar yapmışlardır ve sonuç da az da olsa olgu'ya rastlamışlar.Bu çocuklar da aşıdan 1- 2 hafta sonra invajinasyon geliştiği görülmüştür.

Bunun üzerine bu aşı piyasadan çekilmiştir.Şu an konu üzerinde çalışmalar devam etmektedir.

İNVAJİNASYON'UN GÖRÜLME SIKLIĞI

-Her 1000 çocuktan 1'inde görülür.
-Yeni doğan da çok nadirdir.
- %60'ı 2 aylık '1 yaş arasında görülür.
- %80'i 2 yaş altın da olur.
-Az da olsa daha büyük çocuklarda görülebilir.
-Erkek bebeklerde 3 kat daha sık görülür.
-Daha sık ilkbahar ve sonbahar'da görülebilir.

İNVAJİNASYON 'UN BELİRTİLERİ
-İyi ve sağlıklı bir bebek de,aniden başlayan gelip geçici ağrılar ile başlar.
-Ağrı dönemin de çok ağlarlar,dizlerini karnına doğru çekerler,çok hırçınlaşırlar.
-Ağrı periodlar arasında çok rahat olabilir,bazen de ağlamaktan yorgun düşüp uyuyabilir.
-Bu hastalar da kusma görülür,özellikle ağrılar başladıktan hemen sonra.
-Genellikle ilk kaka normal olur,ancak sonraki kakaları kanlı olur;(müküslü,jölemsi kırmızı kaka görüntüsü olur.)

Bu gibi durum da hemen bir çocuk cerrahisi uzmanı ile görüşülmesini öneririz.

İNVAJİNASYON TEŞHİSİ NASIL KONUR ?

Genellikle fizik muayenesi ve aile tarafından verilen bilgiler yol gösterir.Ayrıca normal karın röntgeni,ultrasonografi ve renkli barsak filmi ile teşhis konulur.

TEDAVİ

Çocuğun hastalığının başlama süresi ve genel durumu iyi ise:
1-Bariumlu lavman opak ile iç içe geçmiş segmentlerin açılmasını sağlamak,bunun için belli basınç ile makattan uygulanan lavmanla tıkanıklığın açılmasıdır.

CERRAHİ MÜDAHALE

2-Bunun için anestezi altın da batına girilip,teleskopik olarak iç içe giren barsak segmentleri çıkarılır,ve barsak devamlılığı sağlanır.Ayrıca batın içinde başka problem olup olmadığı araştırılır,eğer kan dolaşımı kötü olan barsak segmenti varsa çıkartılır, veya uygun ise iki uç ucuca dikilir.

Ama eğer beslenmesi, kötü barsak segmenti uzun ise batın içine çok cerahat veya barsak mühtevası (kaka) birikmişse,bu sefer iki barsak ucu karın duvarına pencereleştirilir.Yani kolostomi açılır,bu pencereler 3 ay sonra tekrar ucuca dikilir.iyileşme süresi alınan barsak segmenti ve çocuğun genel durumuna bağlıdır.


  #3  
Alt 30-10-2011, 22:27
Ziyaretci
 
Standart Cevap: Bağırsak Düğümlenmesi İNVAJİNASYON

slm 4 yaşındaki kızımız invajinasyon ameliyatı olalı 1 hafta oluyor fakat mideden gelen sıvı hala 350 cc civarında geliyor. bu durum normal mi ? değilse normali nedir ? şimdiden teşekkürler..


Cevapla

Hızlı Cevap
Mesajınız:
Kullanıcı isminiz: Giriş yapmak için Buraya tıklayın
Rastgele Soru

Seçenekler


Seçenekler


Benzer Konular
Bağırsak rahatsızlığı Bağırsak rahatsızlığı Probiyotik Derneği Başkanı Doç. Dr. Tarkan Karakan, bağırsak rahatsızlıklarının ruh sağlığını bile yakından ilgilendirdiğini belirterek, ''Panik atak, anksiyete...
Bağırsak Kanseri Bağırsak Kanseri İnce bağırsağı takip eden kalın bağırsak, kolon olarak da adlandırılmaktadır. Tıpta kolon kanseri olarak geçen bağırsak kanseri, Dünya’da ölüm nedenleri arasında üçüncü sırada yer...
Bağırsak düğümlenmesi nedenleri Bağırsak düğümlenmesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Doktor Nejdet Birgen, antibiyotiklerin yan etkilerinin yanı sıra bağırsağı hızlı çalıştıran gıdaların ve cerrahi operasyonların, amipli...
Bağırsak Tıkanması Barsak tıkanması takriben 1500 çocuktan 1 inde meydana gelir. Tıkanma barsaklarm herhangi bir yerinde olabilir. Eğer tıkanma mideye yakınsa en belirgin semptom, beslenme kesilse bile inatçı olmaya...
Bağırsak Gazı Herkesin kalın barsağında gaz üretilir. Aslında, barsak gazlarının çoğu kalın barsakta oluşur. Gaz genellikle dışkı yaparken atılır. Bununla birlikte, bazı kişilerde oluşan aşırı miktardaki gaz,...

 
Forum Stats
Üyeler: 65,705
Konular : 237,655
Mesajlar: 424,598
Şuan Sitemizde: 485

En Son Üye: mJ1aV2oE4p

Sosyal Linkler
Lütfen Facebook Sayfamızı Beğenin



Twitter Butonları





Google+ Butonu



Lütfen Google+ Sayfamızı Çevrenize Ekleyin


Sponsorlu Bağlantılar







Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 01:23.


Powered by vBulletin® Version 3.8.2
Copyright ©2000 - 2014, Jelsoft Enterprises Ltd.

DMCA.com

Sitemizde illegal paylaşım yasaktır.Sayfalarımızda bulunan içeriklerin telif haklarıyla ilgili bir şikayetiniz/sorunuz varsa bize ulaşmak için TIKLAYINIZ .
In this web site,illegal sharing is forbidden.If you have any problem/complaint about content's copyrights in our page,please click here to contact us.