Forum Kimler Online
Go Back   Ezberim > Genel Sağlık > Sağlık > Çocuk Hastalıkları
Kayıt ol Forumları Okundu Kabul Et


Bebeklerde Otizm Hastalığı Nedenleri

Sağlık kategorisinde ve Çocuk Hastalıkları forumunda bulunan Bebeklerde Otizm Hastalığı Nedenleri konusunu görüntülemektesiniz.
Bebeklerin oyuncaklarla alışılmışın dışında bir biçimde oynamasının otizm belirtisi olabileceği bildirildi. Amerikalı bilim adamlarının yaptığı ve "Autism" dergisinde yayımlanan araştırmada, ...






Yeni Konu aç Cevapla
 
Seçenekler
  #1  
Alt 07-11-2008, 11:59
 
Standart Bebeklerde Otizm Hastalığı Nedenleri

"Sponsorlu Bağlantılar"

 


Bebeklerin oyuncaklarla alışılmışın dışında bir biçimde oynamasının otizm belirtisi olabileceği bildirildi.







Amerikalı bilim adamlarının yaptığı ve "Autism" dergisinde yayımlanan araştırmada, bu bulgunun, otistik olma ihtimali bulunan çocukların durumunun ailelerce önceden saptanması ve tedaviye daha erken başlanmasını sağlayabileceği bildirildi.

California Üniversitesinden Sally Ozonoff ve ekibi, otistik bebeklerin oyuncakları diğer çocuklardan çok daha fazla eğip büktüğünü, evirip çevirdiğini ve şişe gibi objelere gözlerinin ucuyla veya sabit bakışlarla baktığını
saptadı.

Ozonoff, oyuncaklarla alışılmadık şekilde oynanmasının, otizm belirtileri listesine eklenebileceğini belirterek, "Otistik bir çocuk ne kadar erken tedavi edilirse, bu çocuğun geleceği üzerinde o kadar etkiniz olur" dedi.

Ozonoff ve ekibi araştırmalarını, kardeşleri otistik olduğu için otizm riski bulunduğu düşünülen 1 yaşındaki 66 bebek üzerinde yaptı.

Bu bebeklerden 9'una daha sonra otizm tanısı konuldu. Tanı konulanların 7'sinin oyuncakları çok daha uzun süreler eğip büktüğü, evirip çevirdiği ve objelere yandan baktığı görüldü.

Amerikan Pediatri Birliği, 2 yaşına gelmeden önce bütün çocukların otizm bulunup bulunmadığını anlamak için incelenmesi tavsiyesinde bulunuyor.

Otizmin nedeni bilinmiyor, ancak genetik ve çevresel faktörlerden kaynaklandığı tahmin ediliyor. Hastalık genellikle 3 yaşa kadar teşhis ediliyor.

Otizm ve Asperger sendromu gibi otizm bağlantılı hastalıklar ABD'de her 150 çocuktan birinde görülüyor.







"Sponsorlu Bağlantılar"

 
"Sponsorlu Bağlantılar"



  #2  
Alt 17-09-2009, 13:05
 
Standart Cevap: Bebeklerde Otizm Hastalığı Nedenleri

Çocukların hemen hemen tümü hayaller dünyasının vazgeçilmez kahramanlarıdır. Oyun oynayan çocukları bir süre gözlediğinizde oyun oynarken ne kadar mutlu olduklarına şahit olacaksınızdır. Bir çok insanında çocukları sevmesenin nedeni budur. İyi bir gözlemci olduğunuz zaman hayat dolu mutlu çocukların yanı sıra bunların tam tersi olan hiç bir şeye ilgi duymayan, oyun oynamayan çocuklar da görmeniz mümkündür. Bunlar çevrelerindeki insanlara yakınlaşmakta zorluk çekerler ve toplumdan uzak durmayı seçerler. Bu şekilde ilgisiz, oyun oyunamayan, konuşmayan çocuklar otistik çocuklar olarak adlandırılırlar.

Otistik olarak adlandırılan çocuklardaki bu durumla yeni çocuk sahibi insanlar mutlaka karşılaşırlar. Henüz bir kaç günlük olan bebekler çevrelerinde ki hiç bir cisimle, renkle ilgilenmezler. Onlarda dalıp giden donuk bakışları sık sık görürsünüz. Bu bir süreçtir ve bebek bir kaç haftalık olduğunda geçip çevresiyle ilgilenmeye başlayacaktır. Ancak otistik olan çocuklar bebekliklerinden başlayan bu durumu sona erdirmeyip devam ettirirler. Hiç kimseyle konuşmak, ilişkiye girmek istemezler.

Çocuğunuzun otistik olup olmadığını anlamanız hiç de zor değildir. Bebekliklerinden başlayarak oyun oynamak istemeyen, annesi ve babasıyla konuşmayan, sürekli somurtan çocuklar otistiktir. Özellikle annelerin çocuklarına gösterdiği o sıcak yakınlaşmanın hiç bir olumlu yanıtını alamazlar. Sürekli bulundukları ortamda tek kişi olmak isterler aslında başka birisi de olsa bunu pek umursamazlar. Onlar kalabalık ortamlarda dahi yalnız olduklarını hissederler. Çoğu çocuk bundan hiç hoşlanmazken onlar için bu istenilen bir olaydır. Otistik çocukların bazıları da diğerlerinden farklılık göstererek ailelerine fazlasıyla bağlanırlar ve onlardan ayrılmayı istemezler. Bu oldukça şiddetli bir bağlılık olabilir.

Bir çok aile çocuklarının otistik olduğunu düşünmez, başka bir rahatsızlığı olduğunu zannederler. Çocuğunun sağır olduğunu ya da dilsiz olduğunu düşünen aileler bu nedenle doktora başvururlar. Otistik çocuklar çok az konuşmak istediklerinden bir çok kelimeyi de bilmez ve buna ihtiyaç da duymazlar. Hatta bazen konuşmak istediklerinde bunu tam olarak yerine getiremediklerinden bir daha da konuşmak istemeyebilir ve çevrelerindeki insanlardan daha da uzaklaşırlar.

Otistik çocukların aileleri, diğer çocuklarla kendi çocuklarını biraraya getirerek oynamalarını istese de bu gerçekleşmez. Çocuk oldukça güzel bir oyun ortamında olsa da başkalarıyla oynamaz ve kendi kendine oynamayı tercih eder. Bu çocuklar tek başlarına değişik oyun tarzları gerçekleştirirler. Evin içinde anlamsız bir şekilde koştuğunu ya da konuştuğunu görmeniz olağandır. Ayrıca sizin için oldukça önemsiz olan bir cisim onun vazgeçilmezi olabilir. Gördüğü her şeyin değişmesini istemez ve olduğu gibi kalması için ısrarcı olabilir. Odasındaki bir oyuncağın yerini değiştirmenize şiddetle karşı çıkabilir. Otistik olan çocuğunuzun amaçsız ve gereksizce hareket ettiğini görebilirsiniz ve hatta bazen kendine zarar verecek düzeyde davranışlar da sergileyebildiğine şahit olursunuz. Otistik bir çocuğa sahip olan aileler kendilerini bir kapanın içindeymiş gibi hissedebilirler.

Otistik çocuklar garip, anlaşılmayan davranışlar sergiledikleri gibi bazende inanılmaz davranışlar gösterebilirler. Sizin hiç dikkatinizi çekmeyen bir konuya çocuğunuz siz anlamadan da ilgi duymuş olabilir. Örneğin birlikte çıktığınız bir alışveriş sonrası çocuğunuz gördüğü bütün mağazaların isimlerini aklında tutmuş olabilir. Sizin hatırlamakta güçlük çektiğiniz bazı konuları onun hatırladığını görmeniz de doğaldır. Ama otistik çocukların büyük bir kısmı düşük zeka seviyesine sahiptirler.

Bir çok aile çocuğunun otistik olduğunu fark eder ama bazen çocuğuyla ilgilenmekte oldukça zayıf olan aileler bunu fark etmeyebilir. Otistik çocuklara en çok erkeklerde rastlanılmaktadır ve de bir ailenin bir çocuğunda otizm olması halinde diğerinde de olma olasılığı vardır. Çocuklarda otizmle karşılaşılması oldukça az bir ihtimaldir.

Nedenleri


Otizm çocuklarda tek başına görülmeyebilir epilepsi ve zeka geriliği ile de karşılaşmak mümkündür. Otizminin biyolojik bir hastalık olabileceği yalnız gelişimle ilgili olmadığı bir çok hekim tarafından belirtilmektedir. Otizmin ailenin ilgisizliğinden olduğu verisi konulmuş fakat daha sonra bunun tersi olabileceği de gözlenmiştir. Nörobiyolojide yapılan araştırmalarda ensafalit, frajil x sendromu, fenilketonüri ve doğumsal kızamıkçık enfeksiyonu gibi rahatsızlıkları geçiren çocuklarda otizme daha çok rastlanılmaktadır. Ayrıca bunların dörtte birinde epilepsi de görülmektedir.


Tedavi

Çocuklarda otizmin olmasının nedeni tam olarak bilinmemektedir. Bu nedenle de çok gelişmiş bir tedavi yöntemi kullanılmamaktadır. Otistik çocukların tedavisinde en büyük rol ailenindir. Bu nedenle otistik bir çocuğa sahip olan aile bu konu hakkında bir çok şeyi bilmelidir. Ancak bu şekilde çocuğuna fayda sağlayabilir. Aile oldukça sabırlı olmak zorundadır. Bazı davranış bozukluğu görülen çocuklarda ilaç tedavisi uygulanır. Tedavinin en önemli bölümü çocuğa uygulanan eğitim programıdır. Bu program, çocuğu çevresine yakınlaştırıp ilişkilerinde kuvvetlendirir. Zeka seviyesi çok düşük olmayan çocukların eğitimle tedavilerinde başarılı oldukları gözlenmiştir. Fakat bunun tam tersi olan çocukların gelişme gösteremedikleri bilinmektedir. Bu tür tedavilerde oldukça uzun süre beklemek gereklidir ve bu tedavinin konu üzerinde uzman olan kişiler tarafından yapılması gerekir.




Otistik Çocuklarda Görülenler

•Kendi kendine şiddet kullanma.
•Çevresindeki hiç bir çocukla ilgilenmeme.
•Yalnız kalmak isteme ve sürekli bu şekilde olma.
•Anlaşılmayacak şekilde konuşma ve anlamsız
sözcükler kullanma.
•Duyduklarını sürekli tekrar etme.
•Gördüklerini tekrarlama.
•Kendisiyle ilgilenilmesini istememe.
•Kendi yaşındaki diğer arkadaşlarına göre konuşmada
gelişememe.
•Farklı şekillerdeki cisimlere bağlılık gösterme.
•İnsanlarla ilişki kurmaktansa etrafındaki
nesneleri tercih etme.
•İnsanlarla karşı karşıya gelmek istememe.
•Yeniliklerden höşlanmama.
•Sürekli şüpheci ve gerilimde bulunma.
•Herhangi bir uyarılmaya karşın ani tepkilerde
bulunma.
•Konuşurken sözcüklerin yerini karıştırma.
•Nedensiz ağlama ya da gülme.
•Hatırlama ve ezberleme gibi yeteneklere sahip olma.

Otizm ile Yaşamaya Başlamak

Eğer çocuğunuza henüz yeni Otizm teşhisi koyulduysa, büyük ihtimalle şu anda oldukça karmaşık duygular içindesiniz ve otistik çocuğunuzla birlikte hayatınızın geri kalan kısmını nasıl geçireceğinizi, otizm ile yaşamaya nereden başlayacağınızı bilemiyorsunuz. Zaman içinde, belki daha önce adını bile duymadığınız otizm konusunda çok şey öğreneceksiniz.

Kendinizi suçlu hissetmeyin, eşinizi suçlamayın, otizm sizin ya da eşinizin suçu değil...
Teşhis sonrası bir çok anne baba, otizme sebep olabileceğini varsaydıkları bazı nedenlerden dolayı kendilerini ya da eşlerini suçlayabilirler. Ama aslında siz yanlış hiç bir şey yapmadınız çünkü;
· Her yaşta, her kültür düzeyinde ve dünyanın her yerindeki insanların otistik bir çocuğu olabilir. · Otizm henüz, çocuk anne karnındayken teşhis edilemiyor.
· Çocuk sahibi olmayı isteyip istememenizin, çocuğunuza ilgi gösterip göstermemenizin, eşinizi sevmenizin ya da sevmemenizin çocuğunuzun otistik olması ile hiçbir ilgisi ya da etkisi yoktur.

Diğer otistik çocukların aileleri ile temas kurun
Bu sizin kendinizi yanlız ya da çaresiz hissetmemenize yardımcı olacak ve teşhis sonrası ailenizde yaşanan İlk Şokun üstesinden daha çabuk gelmenizi sağlayacaktır.

Otizmi hemen kabullenin
Bunun sizin için ne kadar zor olduğunu biliyoruz. Hiçbir anne baba, çocuğunun zihinsel engelli olmasını istemez. Fakat unutmayın ki, şu anda çocuğunuzun sizin kendisini kabullenmenize ve hemen ona yardımcı olmanıza ihtiyacı var. Bunu ertelemeniz, sorunu ortadan kaldırmayacaktır. Aksine, daha sonra otizmi kabullenmek için kaybettiğiniz zaman için üzüntü duyabilirsiniz.

Vakit kaybetmeyin...
Otistik bir çocuğa , ne kadar erken yaşta teşhis koyulur ve dolayısı ile ihtiyaçları olan özel eğitimi ne kadar çabuk almaya başlarlarsa, yaşam becerilerine kavuşma şansları o kadar fazlalaşır. Bu nedenle, hemen bugün harekete geçmeniz gerekiyor.

Otizmi tanımadan, çocuğunuzu tanıyamazsınız. Otizmin ne olduğunu, otistik bir çocuğun özelliklerini öğrenin. (Her türlü bilgi için derneğimizden yardım talep edebilirsiniz)

Otizmi gizlemeyin
Yakınlarınıza, komşularınıza, işyerinizdeki arkadaşlarınıza çocuğunuzun otistik olduğunu söylemekten çekinmeyin. Aksine, onlara çocuğunuzun içinde bulunduğu özel durumu ve onun özel ihtiyaçlarını, beklentilerini hemen anlatın. Bu tutum, çevreniz ile olan sosyal ilişkilerinizdeki gereksiz çekingenliklerden sıyrılmanızı sağlayacak ve ilişkilerinizi bu yeni yaşantınıza göre ayarlamanızda onların size yardımcı olmasını sağlayacaktır.

Eğer hayatınızdaki bu gelişmeyi açıkladığınız zaman, bazı kişilerin size olan tutumlarının olumsuz yönde değişebileceğini düşünüp çekiniyorsanız, unutmayın ki, bu kişiler zaten hiç bir zaman sizin gerçek dostunuz değillerdir. Dolayısı ile ortada kaybedeceğiniz bir şey yoktur.

Çocuğunuzu toplumdan soyutlamayın.
Toplum bireylerden oluşur. Normalde bu bireyler özürlü de olabilirler. Dolayısı ile sizin çocuğunuz bu toplumun bir ferdidir. Çocuğunuzu toplumdan uzak tutmayın. Onunla tıpkı diğer anne babalar gibi, parka gidin, oynayın, otobüse binin, dışarıda yemek yiyin. Çocuğunuzun normal bir yaşama alışması ve öğrenmesi için buna ihtiyacı var.

Eğer insanların tepkilerinden çekiniyorsanız... Sakın çekinmeyin çünkü, bu toplumda yaşayan birisinin özürlü bir kişiden rahatsız olduğunu belirtmesi ya da ima etmesi, içinde yaşadığı toplumu reddetmesi anlamına gelir ki bu durum gerçekten toplumsal bir özürdür . Unutmayın ki bu kişilerin de tarafınızdan eğitilmeye ihtiyaçları vardır. Bu sizin için toplumsal bir görevdir.
Çocuğunuza hem özel hem de normal davranın

Otistik bir çocuğun dünyayı algılama şekli, diğer çocuklardan farklı olduğu için şüphesiz sizden özel bir yaklaşım beklerler. (Bu konuda çocuğunuzun eğitmeni ya da danışmanınız size zaten yol gösterecektir).

Ancak bu arada gözardı etmemeniz gereken şey, çocuğunuza normal davranışlarınızı da göstermeyi ihmal etmemenizdir. Çocuğunuz otistik olsa da ona aferin deyip başını okşadığınızda ya da hayır deyip kızdığınızda, sizin tepkilerinizi algılayabilir. O konuşmasa da siz onunla konuşun, o oynamasa da siz onunla oynamaya çalışın. Hemen bugün olmasa bile, belki birkaç hafta, birkaç ay sonra ondan tepki alabilirsiniz. Eğer istemediğiniz bir şey yapıyorsa ona kızabilir, sevginizi göstermek istediğinizde ona güzel şeyler söyleyebilirsiniz. Kısaca ona normal davranın... O normalin ne olduğunu ancak böyle öğrenebilir.

İlaç kullanımı ve diğer tedavi yöntemleri
Otizmi tedavi eden bir ilaç henüz yoktur. Ancak çocuğun hiperaktivitesini azaltmaya yardımcı olan, algılamasını düzenleyen v.b. yan işlevler için bazı ilaçlar kullanılmaktadır.

Doktorunuz tarafından size reçete ile verilmeyen hiç bir ilacı, tavsiye üzerine ya da kulaktan dolma bilgilerle kullanmayın.

Bu ilacın kullanımı önceden bazı testlerin ve tahlillerin yapılmasını gerektiriyorsa, bunları yaptırmadan ilacı kullanmayın.

Diyet uygulamaları
Otistik çoucukların sindirim sistemlerinin gluten, kazein gibi bazı maddeleri sindiremedikleri ve bu maddeleri içeren gıdaları yediklerinde, otistik belirtilerin arttığı bilimin şu anda üzerinde yoğun olarak çalıştığı bir diğer hipotezdir .
· Bu hipoteze yönelik bir diyet uygulamaya kalkışmadan önce.
· Doktorunuza danışın
· Çocuğunuzun hangi gıdalara karşı intolare olduğunu ortaya çıkartan testleri yaptırmadan bir diyete kalkışmayın (testler konusunda derneğimize danışabilirsiniz).
· Diyeti uygulayacağınız zaman bu diyeti mutlaka yetkili bir doktorun, diyetisyenin hazırlaması gerekir. Siz kendinize göre diyet hazırlamayın.


  #3  
Alt 17-09-2009, 13:06
 
Standart Otizm İle İlgili Sık Sorulan Sorular

Otizm Nedir ?
Otizm, bireyi gördüklerini, duyduklarını ve duyumsadıklarını doğru algılamaktan alıkoyan ömür-boyu süren bir gelişim bozukluğudur. Bu sosyal ilişkilerde, iletişimde ve davranışlarda ciddi sorunlar doğurur. Otistik bireyler konuşma ve iletişimin normal formlarını ve diğer insanlarla, nesnelerle ve olaylarla doğru ilişki kurma yollarını zorlukla öğrenirler.

2.Otizmin Karakteristik Özellikleri Nelerdir ?
Otizmin özellikleri şiddet ve seviyesi kişiden kişiye değişmekle birlikte, genel olarak aşağıdakileri içerir:

Dil gelişiminde ciddi gecikmeler :
Dil yavaş gelişir, bazı durumlarda hiç ilerlemez. Eğer konuşma gelişirse; tuhaf konuşma biçimleri veya sözcüklerin normal anlamlarına uygun olmayan kullanımı görülür. Dili etkin olarak kullanabilen otistiklerde olağan dışı atamalar veya resmi ve tekdüze bir ses tonuyla konuşma görülür.

Sosyal ilişkileri anlamakta ciddi gecikmeler :
Otistik çocuk genellikle göz göze gelmekten kaçınır., kucağa alınmak istemez ve çevresindeki dünyaya kapalıdır. Bu otistik çocuğu yaşıtlarıyla işbirliği gerektiren oyunlardan alıkoyar; arkadaşlıklar kurmakta güçlükler ve diİer insanların duygularını anlamakta zorluklar doİurur.

Duyusal tepkilere kapalılık :
Otistik çocuk çoğu zaman duymaz gibi davranır ve sözcüklere ve diİer seslere duyarsız davranır. Bazı durumlarda ise, aynı çocuk elektrik süpürgesi ve köpek havlaması gibi sıradan seslere aşırı tepki verir. Çocuk, acıya, soİuk ve sıcaİa hiçbir tepki göstermez veya tam tersine aşırı bir tepki gösterir.

Zihinsel işlevsellikte dengesizlik :
Otistik birey resimde, müzikte, matematiksel hesaplamalarda ve önemli önemsiz olayları anımsama gibi konularda çok becerikli olabilir. Diİer taraftan, otistik bireylerin büyük bir çoİunluİu değişen oranlarda zeka geriliği gösterir, yalnızca %20si normal veya üstün zekaya sahiptir. Zihinsel düzey farklılığı otizmi çok karmaşık bir duruma getirir.

Etkinlik ve ilgilerde sınırlandırmalar :
Otistik birey, el çırpma, sallanma, dönme gibi tekrarlanan bedensel hareketler yapar. Bu birey, aynı zamanda aynı tekdüze işleri tekrarlar, aynı elbiseyi giyebilir ve hergün aynı programı izleyebilir. Bu rutin işlerde bir deİişiklik ortaya çıkarsa, otistik birey son derece rahatsız olur.

3.Otizm Neden Ortaya Çıkar ?
Otizm beyinsel bir rahatsızlıktır, doğuştan gelir ve beyinin bilgiyi kullanma şeklini belirler. Otizmin nedeni hala tam olarak bilinememektedir. Bazı araştırmalar, beynin konuşma ve duygulardan gelen bilginin değerlendirilmesi ile ilgili bölümünde fiziksel bir problem olduğunu iddia etmektedir. Beynin belirli kimyasal dengelerinde bir bozukluk olabilir. Bazı durumlarda genetik faktörler işin içine girmektedir. Otizm bütün bu sebeplerin bir bileşkesi olarak da ortaya çıkabilir. Psikolojik ortamdaki hiçbir etken otizmin nedeni değildir.

4.Otizm Ne Kadar Yaygındır ?
Otizm dört önemli gelişimsel bozukluktan biridir. Her bin doğumdan bir veya ikisinde görülür. Türkiyede yaklaşık 100.000 otistik insanın yaşadığı sanılmaktadır (Dünya Sağlık Örgütü Raporu).

5.Otizmden Kimler Etkilenir ?
Otizm, bütün dünyada, farklı uluslardan ve farklı sosyal gruplardan insanlar arasında yaygındır. Her beş otistikten dördü erkektir.


6.Otizmde Rastlanan En Genel Sorun Nedir ?
Otistik bireyler dil öğrenmede ve diğer insanlarla sosyal ilişkilerinde aşırı zorluklar yaşarlar.

7.Otizm Davranışları Nasıl Etkiler ?
Ciddi konuşma ve sosyalleşme problemlerine ek olarak, otistik bireyler hiperaktivite veya anne-baba, aile bireyleri ve diğer insanlarla ilişkilerinde aşırı pasiflik yaşarlar.

8.Otistik Bireylerde Davranış Bozukluğu Ne Kadar Ciddidir ?
Otizmde, davranış problemleri çok şiddetliden daha önemsiz formlara kadar geniş bir yelpazeye dağılır. Şiddetli davranış problemleri, alışılmamış, saldırgan ve bazı durumlarda kendini yaralama davranışları şeklindedir. Bu davranışlar genellikle dirençli ve değiştirilmesi zordur.

Daha yumuşak formlarında, otistik bireyler öğrenme güçlüğü çekerler. Bununla birlikte, genellikle hafif etkilenmiş bireyler bile iletişim ve toplumsallaşmada problemler yaşarlar.

9.Otizm Diğer Bozukluklarla Birlikte mi Ortaya Çıkar ?
Otizm ya kendi başına ya da zeka geriliği, öğrenme güçlüğü, epilepsi gibi diğer gelişimsel bozukluklarla birlikte ortaya çıkabilir.

Otizm, önemsiz belirtilerden ciddi sorunlara uzanan bir yetersizlik olarak düşünülebilir. Engellilik sayısı ve zeka geriliİinin derecesi, bireyin, bu yelpazenin neresinde yer aldığını belirler.

10.Otizm ve Zeka Geriliği Arasındaki Fark Nedir ?
Zeka geriliği olan bireylerde göreli olarak dengeli beceri gelişimi sağlanabilirken, otistik bireyler dengesiz beceri gelişimi gösterirler belirli konularda yetersizlik- genellikle diğer insanlarla iletişim ve ilişkilerde- ve bazı alanlarda da olağanüstü beceriklilik.
Otizmi zeka geriliğinden veya diğer bozukluklardan ayırdetmek, uygun olmayan ve etkisiz sağaltım tekniklerinin uygulanmaması açısından son derece önemlidir.

11.Otistik Bireylere Yardım Edilebilir mi?
Evet, otizm iyileştirilebilir. Çalışmalar, uygun bir eğitimle bütün otistik bireylerin gözle görülür şekilde iyileştirilebildiİini göstermiştir. Birçok otistik birey eğitimle çevresindeki bireylere daha duyarlı hale gelmiş ve etraflarındaki dünyayı daha iyi anlamaya başlamıştır.

12.Otistik Bireyler En İyi Nasıl Öğrenirler?
Otistikler, bireysel gereksinimlerine uygun olarak şekillendirilmiş eİitim programları kullanılarak, özel eİitimli terapistler tarafından eğitilerek evde ve toplumda nasıl davranılacağını öğrenebilirler. Hatta bazıları nomale yakın yaşayabilirler.

13.Otistikler Ne Tür İşler Yapabilir?
Genel olarak, otistikler tekrarlanan (rutin) işlerde daha başarılıdır.
Bazı otistikler, ressam, piyanist, boyacı, çiftçi, ofis çalışanı, bilgisayar operatörü, bulaşıkçı, montaj hattı çalışanı veya korumalı atölyelerde ve yaşam köylerinde uzman işçi olarak çalışabilirler.

14.Otistik Bireyler Ne Tür Etkinliklerden Hoşlanırlar?
Otistikler, diğer normal akranları gibi eğlenceli aktivitelerden hoşlanırlar. Genellikle, müzik, yüzme, yürüyüş, kamp kurma, bulmaca çözme, masa oyunları gibi faaliyetlerden hoşlanırlar.

15.Otistikler Yetişkin Birey Olarak Neye Gereksinim Duyarlar?
Otistik yetişkinler:
· Mesleki Eğitime
· İş Olanaklarına
· Grup Evlere
· Gözetim Altındaki Evlere
· Diğer Yaşam Seçeneklerine
· Eğlence ve sosyalleşme fırsatlarına gereksinim duyarlar.

16.Otistik Bireyler Anlamlı İş Becerilerini Nasıl Kazanabilirler?
Otistik bireyler özel olarak eğitilmiş eğitmenlerin yardımıyla başarıyla çalışabilecekleri iş becerilerini kazanabilirler.

17.Otistik Kişiler Nasıl Daha Bağımsız Yaşam Sürdürebilirler?
Grup evlerinde ve gözetim altındaki yaşam birimlerinde özel olarak tasarlanmış programlarla olabildiğince bağımsız yaşama becerilerini kazanabilirler.


  #4  
Alt 17-09-2009, 13:07
 
Standart Otizm sizin suçunuz değil

Otizm, sosyal ve iletişim becerilerinin oluşmasını etkileyen yaygın gelişimsel bir bozukluktur. Genellikle yaşamın ilk 2 yılında ortaya çıkar. Otistik çocuklar genelde öğrenme zorluğu çekerler. Otistik çocukların büyük bir kısmında farklı seviyelerde zeka geriliği görülse de, zeka seviyeleri normal otistik çocuklar da vardır, ancak genel zeka seviyeleri ne olursa olsun, otistik çocuklar çevrelerindeki dünyayı algılamakta ortak bir zorluk çekerler.

Otizmin tipik özellikleri nelerdir?

Otistik bir çocuk, başkalarına karşı ilgisizdir. Göz temasından kaçınır. Başkaları ile kendiliğinden iletişim kurmaz ve isteklerini bir yetişkinin ellerini kullanarak belirtir. Diğer çocuklarla oynamaz. Sürekli bir konu üzerinde konuşur. Sebepsiz şekilde ağlar, güler ve sebepsiz davranışlarda bulunur. Anlamsız sözleri üst üste tekrarlar. Nesneleri tutup sürekli döndürmekten hoşlanır. Değişikliklerden hoşlanmaz. Yaratıcılık gerektiren oyunları oynayamaz. Bazıları yaratıcılık gerektirmeyen bazı işleri oldukça hızlı ve iyi yapar.

Neden otistik olurlar?

Otizmin nedeni hala tam olarak bilinmemektedir. Yapılan araştırmalar, otistik bozukluğun anne ve babaların kişilik özelikleriyle, çocuk yetiştirme biçimleriyle ve ailesel özelliklerle (etnik köken ya da sosyoekonomik durum gibi) ilişkili olmadığını göstermiştir. Bazı ailelerde daha sık rastlanması nedeniyle kalıtsal (genetik) olabileceği düşünülmektedir, ancak henüz geni ya da genleri belirlenmiş değildir. Nörolojik, beyindeki yapısal ya da işlevsel bozukluklardan kaynaklanan bir yetersizlik olduğu kabul edilir.

Otizmin tedavisi var mıdır?

Otizm yaşam boyu süren bir bozukluktur ve kesin tedavisi henüz bulunmamıştır. Yine de erken tanı konması ve erken tedaviye başlanması, otistik çocuğun olumlu yönde gelişmesini ve topluma uyum sağlamasını kolaylaştırabilir.

Tedavide temel yaklaşımlar

Otistik çocukların özel eğitim hizmeti alması gerekiyor. Ayrıca her otistik çocuğun eğitim terapilerine yanıtları farkılı olsa da, konuşma terapisi, uğraş terapisi ve duyu bütünlemesi yaklaşımı gibi farklı eğitimler uygulanabilir.

Çalışmalar, uygun bir eğitimle bütün otistik çocukların gözle görülür bir şekilde iyileştirilebileceğini göstermiştir. Onlara uygun olarak belirlenmiş eğitim programları kullanılarak, özel eğitim terapistleri tarafından eğitilerek evde ve dışarıda nasıl davranacağını öğrenebilirler. Hatta teşhisi erken konabilmiş bazı otistik çocuklar, bu özel eğitim ve terapilerle normale yakın yaşayabilirler.

Otistik çocukların ailelerine neler önerilir?

• Kendinizi suçlu hissetmeyin, çünkü otizm sizin ya da eşinizin suçu değildir.

• Diğer otistik çocukların aileleriyle mutlaka temaslar kurun.

• Otizmi hemen kabullenin, çünkü çocuğunuzun sizin yardımına ihtiyacı var. Üzülerek zaman geçirmeyin.

• Otistik çocuğunuzu gizlemeyin ve rahatsızlığını sosyal çevrenize çekinmeden bildirin.

• Çocuğunuzu toplumdan soyutlamayın. Normal bir yaşam sürebilmesi için sosyalleşmeye ihtiyacı var.

• Çocuğunuza hem özel hem de normal davranın. Sabırlı olursanız sizin tepkilerinizi algılayabilecek ve karşılık verecektir.

• Çocuğunuz için vakit kaybetmeden en uygun özel eğitim programını seçin.


  #5  
Alt 03-10-2009, 08:29
 
Standart Cevap: Bebeklerde Otizm Hastalığı Nedenleri

Otistik çocukların ve ailelerin sorunlarla baş edebilme yolları


Otistik çocuğu olan aileler için en önemli soru, kendilerini nelerin beklediği ve çocuklarının ileride nasıl olacağıdır. Özellikle çok erken yaşlardaki duruma bakıp çocuğun ileride hangi noktaya geleceğini ve nasıl bir gelişim göstereceğini kestirmek zordur. Aileler çocuklarının öncelikli olarak konuşup konuşamayacağını sonra, okula gidip gidemeyecegini giderse ne tür güçlüklerle karşılaşacaklarını bilmek isterler. Çocuğun içinde bulunduğu durumun erken fark edilmesi ve eğitim aldığı sürece çocuğun izlenmesi, güçlü ve zayıf taraflarının ortaya çıkarılması aileye ve eğitimciye yol gösterir. Otizmde ilerisi için umudu artıran etkenlerden birincisi erken tanıdır. Olabildiğince erken fark edilerek çocuğun çocuk ruh sağlığı kliniğine götürülmesi ve tanının konması ya da en azından belirtilere yönelik tedavi edici girişimlerin başlatılması çocuğun ilişki kurma güçlügü ile baş edilmesini kolaylaştırır.

Erken tanı ve müdahale: çocuğun kendine ve çevresine farkındalığını, ilgilerini, öğrenmesini ve becerilerini geliştirmesini hızlandırır. Ailenin ve çocuğa tanı koyan uzmanların çocuğu gelişimsel düzeyine uygun bir müdahale programına hızla başlatmasında yarar vardır. Okul öncesi dönemde konuşması gecikmiş ya da durmuş ve ilgi alanı kısıtlı yaşına uygun becerileri göstermeyen bir çocuğun klinikte ayaktan bireysel tedavisinin yanı sıra uygun bir kreş ya da anaokuluna gönderilmesi ve özel eğitim programına alınması gerekir. Bu müdahalede bireysel tedavi erken yaşlarda çocuğun ana babasının da katılımıyla farklı yöntemlerle uygulanabilir.
  • Anne baba ve çocuk birlikte oyun terapisine alınabilirler. Video kayıt yöntemleri ile terapi yürütülebilir.
  • Çocuğun yaşı ve gereksinimi göz önüne alınarak bireysel tedavi uygulanabilir.
  • Çocuğun yaşıtları ile bir arada olmasının sağlanabilmesi için bir kreşe ya da ana okuluna gönderilmesi de tedavinin bir parçasıdır. Özellikle taklit becerisinin gelişimi ile otistik çocuk yaşıtlarıyla bir arada olmaktan yararlanır. Dil gelişimi hızlanır. Duygusal ve sosyal gelişimi desteklenmiş olur.
  • Otistik çocukların kendi haline bırakılmaması gerekir. Bu nedenle belirli bir düzen içinde eğitim ve öğretim olanaklarından yararlanması sağlanmalıdır. İlköğretim çağına geldiğinde de okula gitmelidir.

    Otistik çocuğun otistik belirtilerinin derecesi de gelişimini olumsuz etkileyebilecek bir diğer faktördür. Belirtiler çok ağır ve çocuğun yaşı büyükse tedavisi klinikte aralıklı izlenerek ve bir özel eğitim kurumuna gitmesi sağlanarak yürütülür. Çesitli sosyal ve sportif etkinliklerden de yararlanması mümkündür.
    Otistik çocuğun gelişimini etkileyen bir diğer faktör de çocuğun için de bulunduğu çevredir. Otistik çocukların da tüm çocuklar gibi bol uyarana gereksinimleri vardır. Çocuğun uyaranları kabul derecesine göre çevresi düzenlenmelidir. Çocuğa;
  • dokunmak
  • onunla konuşmak
  • çevresinde olup biteni onun anlayabileceği gibi sade bir dille ona anlatmak, yaşadıklarını, birlikte geçirdikleri anları çocuğa anlatmak,
  • masal ve hikaye okumak,
  • resimli kitaplara bakmak ve
  • günlük kullanım alanı içindeki eşyaların adını, işlevini öğretmek önemlidir.
Oyun alanı, oyuncaklar, yaşıtlarıyla birlikte olma, sosyal yaşamın bir parçası olma çocuğun gelişimini hızlandırır.

Otistik çocuklarla ilgilenirken birinci adım çocukla ilişki kurmaktır. Çocukla ilişki kurarken, eğer çocuğun tercih ettiği bir ilişki ya da oyun varsa, öncelikle onun seçilmesi ve sürdürülmesi gerekir. Çocuğun ilişki biçimi ya da oyunu tek düze olsa bile, bu oyun ya da ilişki şekli, yetişkin tarafından zaman içinde zenginleştirilebilir. Ancak otistik çocukların çoğu ilişki aramaz, kendi başına yineleyici davranışlar yaparlar. Bu durum da anne babayı ümitsizliğe düşürür ve çabuk pes etmelerine neden olabilir. Bu durumda ilişki kurmanın çeşitli yolları denenmeli ve pes etmeden uygun olan yol bulunmalıdır. Genellikle her çocuk gıdıklanma, hoplatma, kucakta yüz yüze oturarak sallanma ve şarkı söyleme gibi oyuncaksız oynanabilen oyunlardan keyif alır. Çocukla ilişki kurmaya çalışırken ve oyunlar oynanırken;
- çocukla yüz yüze ve göz göze gelmeye çalışılmalıdır
- çocukla oynayan kişinin oyunlara keyifle ve içtenlikle katılması önemlidir. Mekanik ve ödev gibi yapılan oyunlara çocuklar da içtenlikle katılmazlar. Çabuk geri çekilirler.
İlişki kurma yollarından bir diğeri de, hayali oyunların geliştirilmesidir. Otizmi olan çocukların temel belirtilerinden bir tanesi de kendiliğinden hayali oyuna başlamamaları ya da katılmamalarıdır. Bu tür oyunlar için, evcilik oyuncakları gibi hayali oyunlar oynayabileceği oyuncaklar gerekir. Günlük yaşamını anlayabileceği ve anlamlandirabileceği yeme yedirme, uyku, alişveriş ve pikniğe gitme gibi oyunların oynanması yararlıdır. Oynanan oyunlar çocuğun ilgisini çekmiyormuş gibi görünse bile oyun sürdürülmelidir. Oyuna ilgi çekebilmek için önce oyuncağın işlevi gösterilir sonra çocuğun yaşantısıyla ilgili önemli olaylar oyunlaştırılır. Bütün çocuklar için yemek yemek, yedirmek, uyumak ve uyutmak, banyo yapmak berbere gitmek, doktora gitme önemli olaylardır. Hayali oyunlar çocuğun belleğinin gelişmesini, hayal kurmasını, olayları akılda tutmasını sağlar. Yaşam olayları, günlük yapılan faaliyetler kısa hayali oyun senaryoları haline getirilip, 2-3 cümlelik oyunlar şeklinde oynanabilir. Eğer oyun çocuğun ilgisini çekmediyse 4-5 dakika sürdürülür ve belirli sonuç bölümüyle sonlandırılır. Bu oyunlar esnasında öncelikle çocuğun ilgilendiği oyun üzerinden ve onu izleyerek oynamaya dikkat edilmelidir.
Etkinlikler çocuğun gelişimsel düzeyine, dikkatini toplama süresine, bellek kapasitesine ve el becerisine uygun olmalıdır. Çocuğun gelişim düzeyinin üstündeki etkinlikler onu başarısız hissettireceğinden hevesini azaltacaktır.
  • Çocukla ilişki kurulurken ve eğitimde kullanılan dil çocuğun düzeyine uygun olmalıdır. İletişim problemi olan çocuk için kısa ve net cümleler kullanmak önemlidir.
  • Çocuğun oyun ve eğitim saatlerini tek ve uzun bir sürede yapmaktansa kısa sürelerde sık sık tekrar ekmekte yarar vardır.
  • Çocuk ile konuşurken onun göz seviyesine eğilmek ve ona bakarak konuşmak gerekir.
  • Çocuktan bir şey yapması istenirken kısa ve net cümleler kullanılmalıdır, örneğin "buraya gel" gibi ve vurgulanarak söylenmelidir.
  • Çevrede çocuğun dikkatini dağıtacak uyaranlar olmamasına özen gösterilmelidir.
  • Oyun kurulacak malzeme ile çocuğun önceden serbestçe oynayıp keşfetmesi çocuğun oyuna merakını arttırır.
  • Çocuğun dikkatini toplamasını kolaylaştırmak için abartılı mimikler, tonlamalar yapmak etkili olacaktır.

    İlişki kurma aşamasında zorluk çekilen davranışlar arasında; göz göze gelme adıyla çağrıldığında bakma, selamlaşma, anlama, taklit, istekleri yerine getirme, farkındalık davranışları sayılabilir. Göz göze gelme ve adı söylendiğinde bakma sağlandıktan sonra, ilişki kurma boyutunda çok önemli bir mesafe kaydedilmiş olur.


  #6  
Alt 16-08-2011, 08:57
BESLENEY_63
 
Standart Cevap: Bebeklerde Otizm Hastalığı Nedenleri

Otistik çocukların zeka ile bir sorunu olduğunu sanmıyorum,benim oğlumda otistik,bu kimyasalllarla çevresel faktörlerle yada doğumsal kalıtımla meydana gelen bir hastalık değil,bu beyinle alkalı sinirsel bir hastalık,ben sinir hastasıyım,benim annem,babam da sinir hastası,eşim ve eşimin babasıda çok sinirli,ben otizmin genlerle alakalı bir sinir hastalığı olduğu kanısındayım başka bişeye bağlamıyorum.Bu durum tecrübelerle sabittir ben de,hiç te düşük bi zekaya sahip değiller aksine sinirli insanlar ne kadar zeki ise otistikler o kadar zekiler,biz ailece zekiyiz ve otistik oğlum bizden daha zeki bizi kullanabilecek kadar hemde...


Cevapla

Hızlı Cevap
Mesajınız:
Kullanıcı isminiz: Giriş yapmak için Buraya tıklayın
Rastgele Soru

Seçenekler


Seçenekler


Benzer Konular
Bebeklerde Ağlama Nedenleri Bebeklerde Ağlama Nedenleri Halk arasında “bağırsak düğümlenmesi” olarak da bilinen “invajinasyon”,bir bağırsak bölümünün diğerinin içine doğru girmesi sonucu oluşan bir bağırsak tıkanıklığı...
Bebeklerde Anemi Nedenleri Bebeklerde Anemi Nedenleri inek sütü bebeklerde anemiye neden oluyor - inek sütü ile beslenen bebekler - bebeğe inek sütü ne zaman verilmeli - bebeklerde kalsiyum ihtiyacı Süleyman Demirel...
Bebeklerde boğmaca hastalığı Boğmacaya yakalanan 100 bebekten 4'ü hayatını kaybediyor. Öksürükle ortaya çıkan, hava yoluyla yayılan boğmaca, bebeklere yüzde 75 oranında anne, baba, kardeşler ve diğer kişilerden bulaşıyor. ...
Bebeklerde epilepsi sara hastalığı belirtileri nedenleri tehşis ve tedavi yöntemleri Bebeklerde epilepsi sara hastalığı Bebeklerde sadece kollar, bacaklar ve baş bölgesinde ortaya çıkan ani sıçramaların önemsenmesi gerektiğini belirten nöroloji uzmanlarına göre bu sıçramalar,...
Sarılık olan bebeklerde otizm riski Sarılık olan bebeklerde otizm riski Danimarka'da yapılan bir araştırmada, sarılığa yakalanan yenidoğan bebeklerin otizm riskinin daha fazla olduğu ortaya çıktı. Danimarka'da 1994-2004'te doğan...

 
Forum Stats
Üyeler: 65,750
Konular : 238,950
Mesajlar: 426,187
Şuan Sitemizde: 135

En Son Üye: zamazingo

Sosyal Linkler
Lütfen Facebook Sayfamızı Beğenin



Twitter Butonları





Google+ Butonu



Lütfen Google+ Sayfamızı Çevrenize Ekleyin


Sponsorlu Bağlantılar







Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 08:12.


Powered by vBulletin® Version 3.8.2
Copyright ©2000 - 2014, Jelsoft Enterprises Ltd.

DMCA.com

Sitemizde illegal paylaşım yasaktır.Sayfalarımızda bulunan içeriklerin telif haklarıyla ilgili bir şikayetiniz/sorunuz varsa bize ulaşmak için TIKLAYINIZ .
In this web site,illegal sharing is forbidden.If you have any problem/complaint about content's copyrights in our page,please click here to contact us.