Forum Kimler Online
Go Back   Ezberim > Her Telden Muhabbet > Paylaşım Muhabbet Eğlence Mizah > Burçlar & Fal Dünyası
Kayıt ol Forumları Okundu Kabul Et


Büyü Nedir Çeşitleri Nelerdir?

Paylaşım Muhabbet Eğlence Mizah kategorisinde ve Burçlar & Fal Dünyası forumunda bulunan Büyü Nedir Çeşitleri Nelerdir? konusunu görüntülemektesiniz.
Büyü Nedir Çikar saglama açisindan yapildigi için, kutsallik ya da ahlaki bir deger tasimaz. Büyü yapmakta asil amaç ; gidisata, ...






Yeni Konu aç Cevapla
Seçenekler
  #1  
Okunmamış 15-10-2008, 17:26
 
Standart Büyü Nedir Çeşitleri Nelerdir?

"Sponsorlu Bağlantılar"

 


Büyü Nedir

Çikar saglama açisindan yapildigi için, kutsallik ya da ahlaki bir deger tasimaz. Büyü yapmakta asil amaç ; gidisata, yani insanlara, olaylara hatta tabiata tesir ederek, menfaatin her dalinda, adam öldürmeden tutunda, horlamaya kadar yapilan, umulan menfaatlerdir. Büyüde, dogaüstü güçlerin varligina, bu güçlerden yarar saglanabilecegine ve de olaylarin insan iradesi ve gücüne baglanabilecegine inanilir. Büyü ayni zamanda ilkel bir din sekli olarak da yorumlanmaktadir...

Samanlarin yagmur ve kar yagdirdigi bugün bile bilinmektedir. Eski bir Türk-Mogol ve Sibirya dini olan Samanizm' de Saman'lar kendilerine "din adami" sifati yakistirilan kisilerdi. Samanlik, babadan ogula geçen bir durumdur. Iyi ruhlarla temasa geçenlere "Ak Saman" kötü ruhlarla temasa geçenlere de "Kara Saman" denirdi. Bunlar kendinden geçme (cezbe) denilen yöntemle büyü yaparlardi. Samanlarin asil görevleri halk arasinda olusa gelen ak ve karanin yani iyi ve kötü ruhlarin dengesini saglamakti. Bunu da çesitli büyüler yaparak saglarlardi. Bu kendinden geçme o kadar asiri bir hale gelir ve izleyenleri o kadar korkuturdu ki, o an Samanlarin ölüp yeniden dirildigine inanilirdi. Samanlar o ayin sirasinda bedenlerinin parça parça edilerek yendigini iddia ederlermis. Ve buna çok inandiklari için de bu duruma "saman hastaligi" ya da "mistik parçalanma" denirmis.
Kelime orijini olarak büyü, Uygur ve Göktürklerden gelmektedir. Uygurlarda "Bügü" olarak geçen büyü kelimesinin Uygur dilindeki anlami, hakim ve dogaüstü güç manasina gelmektedir.
Büyüler genellikle gece yapilir. Kimi zaman da bu, ayin hallerine göre degisir. Bazilari ayin hilal oldugu zaman, bazilari da ay küçülmeye basladigi zaman yapilir. Kimi büyüler içinse zaman önemli degildir.
Büyü zararli midir? Bunu anlayabilmek için önce büyünün ne oldugunu bilmek gerekir. Günah bilinen yollara saparak insanin istedigini yaptirmasi, arzusuna kavusmasi olarak bilinen büyüler, bir kisinin istemedigi seyleri yapmaya zorlanmasidir. Büyünün "beyaz"i ya da "kara"si olmaz, büyü büyüdür. Ak ya da kara, bu, kisilerin kendilerini biraz olsun rahatlatmak için buldugu bir yöntemdir.
Kitap inmis dinlerin hepsinde büyü, günah sayilmaktadir. Çünkü büyü yapan da yaptiran da Tanrinin iradesine, karsi gelmekte, onun plan ve programini begenmemektedir. Bu da kendini ona ortak kosmaya kalkmak oldugundan günah sayilir.

Karsiliginda çikar saglamayi ilke edinmis, karanlik ve gizemli güçlerle anlasabilen, uhunu seytana satmis kisilere "Büyücü" denmektedir. Kimileri de yalnizca kendilerini düsünerek büyü yaparlar. Onlarda bu kategorinin içine girerler. Ister rmasum amaçlarla yalniz kendin için, isterse çikar karsiligi baskalarina büyü yapmanin adi büyücülüktür. Büyü yaptiran kisi, amaç olarak düsünüldügünde yaptigi is, insanlarin "hakli" demelerine yol açabilir belki, belki de yasadiklari,


çektikleri çok agirdir ve onu bu yola itmistir. Ama hiçbir sart ve sekil onu hakli çikarmaya yetmez. Iste burada iyi ya da kötü niyetli büyücüler, bakicilar devreye girer. Bu fal baktiracak kisinin en zayif ve en korumasiz halidir. Bundan sonrasi büyücünün marifetlerine kalir ve kisi, sayet büyücü kötü niyetliyse o isteyene kadar kendini büyücünün elinden kurtaramaz. O artik onun esiri olmustur, onun maddi ve manevi olarak sömürülmesine de kimseler engel olamaz.
Bu büyücülerin yardimcilari da vardir. Büyücü seytanla anlastiginda kendisine yardim eden cinler, onun her konuda da yardimcisidir. Kötü kavramini en iyi sekilde sergileyen bir büyücü, seytanin sevdigi kisidir. O seytani memnun eder ve bu iste de kendisine gerekli olan tek sey birinci sinif bir cinin yardimciligidir. Bu da seytan tarafindan saglanir. Bu cinler büyücünün emrinde ve o ne derse onu yapmaya mecburdurlar. Aslini ararsaniz bu yaratiklar büyücüyü hiç mi hiç sevmezler. Sirf efendileri seytan böyle istedi diye ona itaat etmek zorundadirlar. Sayet durumda degisiklik olur da büyücü seytanin gözünden düserse cinlere gün dogar ve o büyücüden intikamlarini büyük bir zevk içinde alirlar. Ona iskence bile yapabilirler. Bundan dolayidir ki, büyücüler kendilerini çesitli tilsim, tütsü, koruma amaçli dualar vb. seylerle korumaya almak zorundadirlar.

Maji ne Demektir ? :

Bir büyü terimi olan maji, Yunanca'dan gelme bir kelimedir. Yunanca "Mageia" büyü demektir. Kendilerine "magus" denilen bir rahip sinifi mensuplarina eski Iran'da "Magier" yani büyücü denmekteydi. Günümüzde ise, büyücülüge ve gaipten haber vermeye "maji" denilmektedir.
Vefk'ler :
Vefk, tilsimli kare demektir. Ayni toplami ya da ayni anlami veren, birçok karelerden meydana gelmis, tek bir büyük karenin içinde, sayilar yani (Sayi Vefki), veya harflerin oldugu ( Harf Vefki) bulunur. Bunlarin çok türleri vardir. Altili bir vefk karesinin içinde 36 küçük kare mevcuttur. Buna altili (müseddes) denir. Yedili bir vefk karesinin içinde ise, 49 küçük kare vardir. Buna da yedili (müsebba) denir. Amaç dogrultusunda bu vefk karelerinin içine yazilan sayi ya da harflerin bir yerlestirme düzeni vardir. Bu, dilege göre belirlenir. Mesela dilek, iyilik ya da hayir için tutulmussa, çift olan sayilar veya bunlarin karsiligi olan harfler, büyük karenin dört bir kösesinde bulunan küçük karelere yazilir. Amaç kötülük yapmak ise, bu sayi ve harflerin kareler içindeki siralanisi da bir haç seklinde olur.
Alfabedeki her harfin sayisal bir degeri vardir. Harflerin bu sayi degeriyle rakam gibi kullanilmasina "Ebced Hesabi" denir. Ebced'de her bir harfin bir Tanri adina ve bazi tabii güçlere karsilik geldigi sayilmis, ayrica bunlara karsilik olan timsaller sayesinde giz dolu bir sistem meydana gelmistir.
Ilkel Toplumlarda Büyücüler :
Büyücüler, ilkel toplumlarda kabilelerin ya da toplulugun en yetenekli, en bilgili ve en saygideger kisileridir. Bunlar birçok hayvan, bitki cinsi ve insan anatomisini yakindan taniyan yalnizca büyücü degil hekimlik ve akil hocaligi da yapan kisilerdir. Hemen hepsi birer insan sarrafidir desek abartmis olmayiz. Uzun deneyimlerin ve yasananlarin getirmis oldugu bilgi birikimi onlari bu sinifa sokmustur. Onlar sahteligi ve sahtekarligi, yalani ve yalanciyi, iyiyi ya da kötüyü davranislardan, karakteristik özelliklerin yansittiklarindan, hatta kokularindan ayirt edebilir, suçluyu suçsuzdan bu yollarla yanilgisiz ayirabilirlerdi. Hirsizin, katilin ya da yalancinin onlarin karsisinda fazlaca bir sansi olamazdi yeter ki, onun karsisina süpheliyi getirsinler.
Sözlerdeki tini, danslardaki tinsellik hastaliklarin iyilestirilmesinde, onlarin en bas araçlari olurdu. Bunun yani sira çesitli bitki kök ve yapraklari, agaç tohumlari ve kabuklarindan da yararlanarak sifali ilaçlar yaparlar ve bunlari hastaya uygularlardi. Bu bitkiler bugün bile eczacilik ve tip alaninda kullanilmaktadir.
Onlarin halk önüne çikislari ve bu sunus sirasinda giydikleri ise, tam bir renk ve güzellik armonisi teskil eden tamamlayici bir unsur olurdu. Yüzlerini boyarlar, zaman zaman maske takarlar ve rengarenk elbiseler içinde, enerjik bir ruh hali içerisine girerek hem halki etkilerlerdi , hem de dogadan o yalin gücü alarak çesitli büyü ve sihirlerinde kullanirlardi.
Onlarin halk önüne çikislari ve bu sunus sirasinda giydikleri ise, tam bir renk ve güzellik armonisi teskil eden tamamlayici bir unsur olurdu. Yüzlerini boyarlar, zaman zaman maske takarlar ve rengarenk elbiseler içinde, enerjik bir ruh hali içerisine girerek hem halki etkilerlerdi , hem de dogadan o yalin gücü alarak çesitli büyü ve sihirlerinde kullanirlardi.


Büyü Çesitleri :

Bugün bilinen ve bes ana isim altinda toplanan, bunlardan biri içinde ikiye ayrilan büyü çesidi vardir.
Bunlar ;
1- Sempatik Büyü
a) Taklit Büyüsü (homeopatik maji)
B) Temas Büyüsü (kontajiyöz maji)
2- Ak Büyü (pozitif maji)
3- Kara Büyü (negatif maji)
4- Aktif Büyü
5- Pasif Büyü

"Taklit Büyüsü" ne hemen her toplumda rastlamak mümkündür. Bu hosa gitmeyen birinden onun zararsiz hale getirilmesi için, yapilan bir büyüdür. Bu büyüde kisinin resmi ya da çamur veya balçiktan yapilmis figürü kullanilir. Bu büyü için degisik toplumlarda, degisik yöntemler kullanilmaktadir. Örnegin ; Peru yerlileri kisinin resmini yapip onun geçecegi yol üzerinde yakarlarken, Malaya'da da kisinin tirnak, saç, kirpik, kas, tükürük gibi seyleri alinir ve ona benzeyecek bir sekilde balmumundan yapilan figürüne yapistirilarak, yedi gecede onu eriterek büyüyü gerçeklestirirler. Amerika yerlilerinde, agaçtan bir figür yapilarak bu islem gerçeklestirilir. Polinezya halklarinda ise, büyü yapilacak kisinin elbiselerinden bir parça alinarak, herhangi bir mezarin üstüne birakilir.

"Temas Büyüsü" adindan da anlasilacagi gibi, birbirleriyle temas halinde bulunan ya da yanyana is görmeyi amaçlayan, bu gibi sekillerin yaratilmasi gerçeklestirildiginde, istenilen durumlarin her zaman ayni kalacaklarina inanilan bir büyüdür.
"Aktif ve Pasif Büyü" iradenin kuvvetlendirilmesiyle psisik alanda yasama sekline sahip olmayi ve bunlar için dua, beddua ve çesitli büyü formüllerini bilmeyi gerektiren büyü sekline aktif büyü denir. Pasif büyü ise, aktif, zararli ve kötü dis etkenleri uzaklastirmayi, bunlarin zararlarindan kaçma ve bunlara karsi yapilan savunmaya denir.

"Ak Büyü" ; Yapan ve yapilan için hayir teskil eden büyüye denir. Bu büyüde amaç, insanlarin, toplumlarin iyilikleri, tabii afetlerin önlenmesi gibi durumlarin gerçeklesmesini saglamaktir. Ak büyü, dua ile , kurban ve din adamlarinin yardimlariyla yapilir. Bunu herkes kabul etmez ya da herkes yapmaz.

"Kara Büyü" ise, kötülük amaci güdülerek yapilan büyüye denir. Ak büyünün tersine kara büyü, insan sagligindan tutun da, hayvanlara, mala mülke, eve barka hatta bir takim doga olaylarindan menfaate kadar, her sey için yapilir. Bu tip büyüyü yapanlar, eski zamanlarda ateslerde yakilirlar, yapilmasina araci olanlar ya da yaptiranlar ise çok agir cezalar, iskenceler hatta ömür boyu hapislerle cezalandirilirdi. Halklarin da bu büyüyü yapanlari hos karsilamadigi ve bunlari yapanlara pek sicak bakmadiklari öteden beri bilinmektedir. Kara büyüde en yaygin olarak yapilan Dil Baglama, Uyku Baglama, Erkekligi Baglama büyüleridir. Bu büyü çesidi Babilliler tarafindan yayilmis, daha dogrusu Islamiyet'e onlar tarafindan geçmistir.


Ak büyü

Büyüsel işlemlerin tümü etnik, ahlaksal bir değerlendirmeye tabi tutulduklarından ayrımlar oluşuyor. İlk ayrım Ak ya da olumlu, iyiye yönelik, şifacı büyüdür.

Ak Büyü ile uğraşan kişi temiz ruhlu, iyi niyetli, hatta dindar biri olarak tanınır. Ak ile Kara Büyü ayrımını antik uygarlıklarda Asur ve Babilde buluyoruz. MÖ. 1800 yılında Kral Hammurabi Kara Büyüyü yasaklamış, uymayanları ölümle cezalandırmıştır.

Ak Büyünün amacı şifadır, destektir. Yorumlara göre örneğin, aşk büyüsü de bu kategoriye girer ama aslında bu bir çeşit zorlamadır. Ak Büyü ile Kara Büyü arasındaki farklılıklar sadece niyet, amaç ve formüllerle belli olmuyor; kullanılan malzemelerde farklıdır. Ak Büyüde ateş, altın, ayçiçeği, cıva, elma, elmas, fasulye, fildişi, gümüş, horoz, inci, incir, kurşun, kuşkonmaz, portakal, sarımsak, su, süt, sirke, tavuk, tuz, yumurta, zeytinyağı kullanıldığı gibi, Kara Büyüde ceset parçaları, idrar, kan, karga, kedi (kara), kurbağa, kurt kanı, timsah dişleri, toprak (mezarlıktan), tüy (kara tüy) yarasa (gözleri ve kanı) kullanılmaktadır.



Kara büyü

Ak Büyünün ve ak büyücünün karşıtı olan Kara Büyü, onu uygulayan ise Kara Büyücüdür. Amacı kötülüktür, zarar vermektir ve cinayete, ölüme kadar gidebilir. Ak Büyücünün tersine Kara Büyücü özverici değil, kibirli ve fırsatçıdır, maddiyata bağlıdır.

Allahtan nefret eder, doğanın kurallarına karşı gelir ve kendisini yüceltebilmek, güçlerini arttırabilmek için her şeyi yapabilir ve yapar.

Kara Büyü ya şeytanla bağlantılıdır ya da ölü ruhlarla (nekromansi), her ne kadar Hz. Musadan başlamak üzere bütün dinler bunu bir sapkınlık sayıp yasakladılarsa da, antik çağlardan beri ölülerin ruhlarını çağırıp sayesinde geleceği öğrenmeye çalışmak, yani, ölü falını uygulamak oldukça yaygın bir dönemdi. Özellikle Orta Çağ büyücülüğü bununla sık sık beslenmiştir. Orta Çağ tanrı bilimcilerinden Rabano Mauro şöyle yazmıştır; Ölü falına bakanlar, kötü duaları ile ölüleri diriltenler, geleceği öngörüp sorulara cevap vermelerini temin eden kişilerdir. Ölüleri çağırabilmek için ceset kanı gerekiyor, çünkü bu işlemlere yardımcı olan cinler kandan hoşlanırlar.



Kırmızı büyü


Kırmızı Büyü olumsuz amaç ve niyetleri, uygulamaları ile Kara Büyünün bir çeşidi yandaşıdır. Belki de en gerçek ve bu yüzden en tehlikeli büyüdür. Şeytanın, kötü ruhların büyüsüdür ve işlemlerinde ayinlerinde kaz kullanır, kurban keser.

Büyüsel işlemler çoğunlukla olumlu (Ak Büyü) veya olumsuz (Kara Büyü, Kırmızı Büyü) bir enerji akışına dayalı olduğu söyleniyor. Bir enerji bedensel bir organa, psiko-somatik (ruhsal-bedensel) bir işleve yöneltilebilir. Tarihte birçok el yazması büyü kitabı hazırlanmıştır. En ünlülerden biri 15. Yüzyıla ait olduğu sanılan, önceki yüzyılda gizem ustası Mc Gregor Mathers tarafından ilk kez İngilizce ye çevrilen sihirbaz Ma Abra-Melinin Kutsal Sihir Kitabıdır. (The Book of the Sacred Magic of Abra-Melin the Mage). Kitaba göre maddi dünya kötü ruhlar tarafından yaratılmıştır, ancak sihirbaz, koruyucu meleğinin yardımıyla ve büyüsel uygulamalara başvurarak, kötü güçlere karşı koyabilir hatta kötü ruhları yönetebilir.

Kırmızı Büyünün çeşitleri arasında önemlisi, merkezi Haiti olan, oradaki yerliler ve melezler tarafından uygulanan Vudu (Voodoo) dur. Kökenleri, Afrikanın totemlere dayalı inançlarına bağlıdır. Vudu Büyücülüğünde düzenlenen ayinlerde dansların, müziğini kendinden geçmelerin, kurban edilen hayvanların (kaz, horoz, kara keçi) nedeni ve amacı adları Loas olan bazı ilkel güçleri (ölü ruhları) harekete geçirmektir. Trans haline geçen vudu rahibeleri, birer medyum gibi hareket ederek bu güçlere teslim olurlar. Vuduya benzer bir uygulamaya Brezilya yerlilerinin Macumba (Makumba) törenlerinde rastlarız.

Macumba, temelde cinsel büyücülüğe bağlıdır, erotizmi boldur. Vudu ayinleri daha çok mezarlarda yer alırken, Macumba için mekan olarak açık alanlar ya da ormanlar tercih edilir.

Vudunun çok konuşulan fakat kanıtlanmayan ve fantastik olarak görünen bir tarafı ise, Zombilerdir, ya da yaşayan ölüler (Zombi: mezardan çıkma). Kara büyüsel işlemlerle, hipnoz ve telkin yolu ile diriltildiği söylenen bu hareket halinde cesetlerin ruhsuz olduğu söylenir. Bir Zombinin kumanda edilmesi, yönlendirilmesi onu o hale sokan Kara Büyücünün işidir







"Sponsorlu Bağlantılar"

 
"Sponsorlu Bağlantılar"



  #2  
Okunmamış 31-08-2010, 22:50
 
Standart Cevap: Büyü Nedir Çeşitleri Nelerdir?

Büyü (Alm. Zauberei, Hexerei, Fr. Sorcellerie, sortilege, magie, İng. Magic, sorcery), maddî yâhut mânevî menfaat (fayda) sağlamayı veya zarar vermeyi hedef alan hukûken ve dînen meşrû sayılan yollar dışında bir takım kuvvetleri yönlendirmek için yapılan çeşitli gizli, garip işler.

Modern fen ilimleri, büyüyü kendi metodları icâbı olarak reddederler. Bu hâl, o ilimlerin sahâsına girmeyen ve metodlarıyla incelenemeyen şeylerin yok olduğu mânâsına gelmez. Ancak, konuları ve hüküm verme sâhalarının dışında olduğunu gösterir. Bu bakımdan büyü, daha pek çok şey gibi, modern bilimlerin sâhası dışında kalmakta veyâ varlığı yokluğu laboratuar teknikleriyle bugün için îzah ve ispat edilememektedir.

Diğer taraftan büyünün, hemen hemen insanlık târihi kadar eski bir geçmişi vardır. İlk defâ nerede ve nasıl çıktığı bilinmemekle beraber, eski çağlarda çok tanrılı bâtıl dinlere mensup insanlar tarafından, tanrılarla aralarındaki münâsebeti düzenlemek gâyesiyle büyü ismiyle anılan bâzı faaliyetlerin yapıldığı bilinmektedir. İnsanlar, böylelikle çeşitli tanrıların lütuf ve ihsanlarını üzerlerine çektiklerine inanırlardı. Büyüye târih boyunca bâzı insanlar daha başka maksatlarla başvurmuşlardır. Bunlarda insanların zaafları, diğer insanlarla olan münâsebetlerinde sağlamak istedikleri menfaat veya zararlar gâye edinilmiştir.

Semâvî dinler (Hak dinler), büyüyü yasaklamıştır. Bu arada, İslâmiyet de, kendinden önceki bütün dinleri neshetmiş, büyüyü (sihri) de yasaklamış ve çok çirkin bir iş olarak vasıflandırarak, Müslümanların büyü yapmaktan ve yaptırmaktan kesinlikle uzak durmalarını emretmiştir.

İslâm âlimlerinin eserlerinde büyü hakkında kısaca şu bilgiler verilmektedir:

"Allah-u Teâlâ, her şeyi bir sebep altında yaratmaktadır. Bu sebeplere iş yapabilecek tesir, kuvvet vermiştir. Bu kuvvetlere tabiât kuvvetleri, fizik, kimyâ, biyoloji kânunları denir. Bir iş yapmak, bir şeyi elde etmek için bu işin sebeplerine yapışılır. Meselâ, buğday elde etmek için tarla sürülür, ekilir, biçilir. Buna «âdet-i ilâhî» yâni «Allah-u teâlânın âdeti» denir. İnsanların bütün hareketleri, işleri Allah-u teâlânın âdeti içinde meydana gelmektedir. Ancak sevdiklerine ve seçtiklerine iyilik, ikrâm olmak için âdetini bozarak sebepsiz şeyler yaratır. Bunlardan, peygamberlerden zuhur edene, mûcize, evliyâdan görülene kerâmet ve sâlih müminde bulunanına firâset denir. Âdet dışı şeyler, Müslüman olmayanlardan ve sapıklardan ortaya çıkarsa, buna da istidrâc denir. Allah-u Teâlâ, mûcize, kerâmet, firâsetten râzıdır, beğenir. İstidrâc ve sâhiplerinden râzı değildir, onları beğenmez. Müslüman olmayanlardan ve sapıklardan âdet dışı olarak zuhur eden şeyler onlar için bir ihsân değil, âhiretteki azaplarını arttırıcı bir sebeptir."

İşte herkesin bildiği bir sebep olmadan meydana gelen şeylerden bâzıları da büyü (sihir) ismiyle anılır.

Peygamber efendimize de büyü yapılmış ve büyünün tutması netîcesi hasta olmuşlardır. 40 gün sonra Allah-u Teâlâ tarafından "kul-eûzü" süreleri indirilerek bunları okuması emredilmiş ve büyü bozulmuştur. İslâm âlimleri buyurmuşlardır ki: "Sihrin tesiri katî değildir. İlâcın tesiri gibi olup, Allah-u Teâlâ isterse tesirini gösterir. Sihir yapan, istediğini elbette yapar diye inanmamalı ve böyle düşünmemelidir. Allah-u Teâlâ, takdir etmişse tesir edebilir diye düşünmelidir."

Peygamber efendimiz buyuruyorlar ki:

Müslüman sihir yapamaz. Allah saklasın, îmânı gittikten sonra sihri tesir eder.

Cebrâil bana geldi. Kalk, namaz kıl ve duâ et! Bu gece Şâbanın on beşinci gecesidir, dedi. Bu geceyi ihyâ edenleri Allah-u Teâlâ affeder. Yalnız, müşrikleri, büyücüleri, falcıları, hasisleri, alkollü içki içenleri, fâiz yiyenleri ve zinâ yapanları affetmez. (Hadis)

Kâhinlik yapan ve kâhine giden ve büyü yapan ve yaptıran ve bunlara inanan, bizden değildir. Kur'ân-ı kerîme inanmamıştır. (Hadîs-i şerîf-Hadîkat-ün-Nediyye)

Müslüman büyü yapmaz. Allah saklasın îmânı gittikten sonra, büyüsü tesir eder. (Hadîs-i şerîf-İhyâ)

Fâtiha (Elhamdü), Âyet-el-Kürsî ve dört Kul, yedişer kere okunup hastaya üflenirse, bütün âfetler, dertler için, büyü ve nazar (göz değmesi) için iyi gelir. Tuz üzerine okunup, suda eritip içirmek de tecrübe edilmiştir. Dört Kul, Kâfirûn, İhlâs ve Muavvizeteyn (Felak ve Nâs) sûreleridir. (Muhammed Osman Sâhib)

Büyü insanları hasta yapar. Sevgi veya muhabbetsizliğe sebep olur. Yâni cesede ve rûha tesir eder. Kadın ve çocuklara tesiri daha çoktur. Büyünün tesiri kesin değildir. İlâcın tesiri gibi olup, Allah-u Teâlâ isterse tesirini yaratır; istemezse, hiç tesir ettirmez. Büyücü istediğini elbette yapar, büyü muhakkak tesir eder diye inanmamalı, böyle düşünmemelidir. Böyle inanan kimsenin îmânı gider. Büyü, Allah-u Teâlâ takdir etmişse tesir edebilir, demelidir. (Abdülhakîm Arvâsî) [1]


  #3  
Okunmamış 31-08-2010, 22:54
 
Standart Cevap: Büyü Nedir Çeşitleri Nelerdir?

Büyü Belirtileri




• Ruh halinizde bir değişiklik hissetmeniz, Vesvese halleri... Mesela; bazıları evden dışarı çıkıp içeri girse elbisesinin hatta tüm bedenlerinin kirlendiği hissine kapılarak elbiselerini değiştirirler ve banyo yaparlar... Bazılarının derdi problemi de su ile; devamlı banyo yapmak isterler saatlerce banyoda kalırlar, saatlerce ellerini yıkarlar.
• Kendinizi tanıyamaz durumda olmanız,
• Gece artarak devam eden sıçrayarak uyanmalar, Uyku esnasında korkma, bağırarak uyanma,
• Korkunç rüyalar görmeye başlamanız,
• Rüyalarınızda sık sık kedi, köpek gibi hayvanları görmeniz,
• Uykuda yükseklerden atılma-düşme-uçma (sık sık olanlar)
• Uyku esnasında dişleri gıcırdatmak..
• Uyku esnasında terlemek (oda sıcaklığı yada giydiği şeylerle alakalı olmayan hallerde)
• Boğuluyormuş gibi olmak (boğazını sıkıyorlarmış hissi)
• Kalp ya da midenizde ilgili rahatsızlığınız olmadığı halde göğüs kafesinizde ağrı hissetmeniz
• Aşırı yorgunluk,
• Ensenizde ağrılar,
• Kasıklarda ağrı yada şişkinlik..
• Saçlarınızda elektriklenmeler olması,
• Gözlerdeki ağrılar,
• Gölgenizin sizi izlediği izlenimine kapılmak,
• Hastada hep bir tedirginlik, uyuşukluk, tembellik
• Takip ediliyormuş hissi
• Yalnızlıktan korkma ve tedirgin olma.. (bazıları da tam tersine yalnızlığı sever ve odalarına kapanırlar, kalabalıklardan hoşlanmazlar)
• Sabahları uyanınca ellerde kollarda (genelde sol kolda) uyuşma
• Akşam yatağına yattığında uyuyamama sağa sola dönüp durma, sabaha karşı uykuya dalma, sabahları da uyanıp kalkamama hali..
• Ayak tabanlarınızın yanma halleri başlıca belirtilerdir.

Bazı insanlarda, aşırı etkilenme ve geç müdahale sonucu sinir bozuklukları ve akli denge bozukluklarına kadar giden olaylar mevcuttur. Bu yüzden dikkatli olup, bu belirtileri önemsemek gereklidir. Büyülerde etkinin beyin iradesiyle en aza indirilmesi mümkündür.

Büyülerin etkileri insanların burçlarına göre de değişkenlik gösterebilir. Yengeç, Aslan, İkizler, Oğlak, Kova ve Yay Burçları büyü konusunda daha hassastır


  #4  
Okunmamış 31-08-2010, 22:57
 
Standart Cevap: Büyü Nedir Çeşitleri Nelerdir?

Büyü Bozmak İçin Özel Bir Uygulama

Bu duayı iki Cuma arası 105 sefer okuyan –Allahın izni ile- her türlü sıkıntılardan, büyülerden ve belalardan kurtulur; gelecek bela, sıkıntı ve kederlerden de emin olur. Allah celle celâluhû, o kişinin dünya ve âhiret sıkıntılarını giderir.
DUANIN YAPILIŞ ŞEKLİ

Bir günde tamamı okunabilirse de her günün nasibinin olması için, her güne (7 güne) bölünerek okunması daha faziletlidir. Sabah namazından sonra veya öğlen namazına 1 saat kalacak vakte kadarki zaman dilimi içerisinde okunabilir.

Her günlük 15 defa okumanın sonunda 1 defa da
AMENERRESÛLÜ duası (Bakara suresinin son iki ayeti) okunur. Böylece bu dua toplamda 7 defa okunmuş olur. Hepsi bir günde okunmak istenirse 105 defa okumanın bitiminde 7 defa da AMENERRESÛLÜ duası okunup tamamlanabilir.

Duanın gücünü artırmak için başlangıcında 2 rekat müracaat niyetli namaz, bitiminde 2 rekat şükür niyetli namaz kılınabilir.

Duanın Rabbimden isteklerimizde vesile olduğunu, hakkımızda hayırlı olanı istemek gerektiğini ve bunu verecek olanın da sadece Rabbimiz olduğunu unutmayalım.

Dualarınızda bizleri de hatırlamanız temennisi ile…

DUANIN OKUNUŞU

Estağfirullah (3 defa) (Duaya başlamadan önce tevbe edip temizlenmek içindir)

Allâhumme salli âlâ seyyidinâ Muhammedin ve alâ âli seyyidinâ Muhammed

Bismillâhirrahmânirrahîm

Elhamdulillâhi Rabbil âlemîn. Errahmânirrahîm. Mâliki yevmiddîn. İyyâke nağbudu ve iyyâke nesteîn.

Elif-Lâm-Mim

Allâhu lâ ilâhe illâ huvel hayyul kayyum. Lâ te huzühu sinetuv-ve lâ nevm. Lehu mâ fissemâvâti ve mâ fil erdı. Men zellezî yeş feu ındehû illâ bi iznih. Yağlemu mâ beyne eydîhim ve mâ halfehum. Ve lâ yuhîtûne bi şey im-min ılmihî illâ bi mâ şâ. Vesia kursiyyihus semâvâti vel erdı. Ve lâ yeûduhû hıfzuhumâ ve huvel aliyyul azîm.

Sebbehâ lillâhi mâ fis-semâvâti erdı. Ve huvel azîzul hakîm. Lehu mulkus-semâvâti vel erdı. Yuhyî ve yumît. Ve huve alâ kulli şeyin kadîr. Huvel evvelu vel âhiru vez-zâhiru vel bâtın. Ve huve bi kulli şeyin alîm. Huvellezi halakas-semâvâti vel erda fî sitteti eyyâmin summestevâ alel arşi. Yağlemu ma yelicu fil erdı ve mâ yehrucu minhâ ve mâ yenzilu mines-semâi ve mâ yağricu fîhâ. Ve huve meakum eyne mâ kuntum. Vallâhu bimâ tağmelûne besîr. Lehu mulkus-semâvâti vel erdı. Ve ilallâhi turceul umûr. Yûlicul leyle finnehâri ve tûlicun nehâre fil leyl. Ve huve alîmun bi zâtis sudûr.

Vallâhu ğafururrahîm.

Huvallâhullezi lâ ilâhe illâ hû. Âlimul ğaybi veş şehadeh. Huverrahmânurrahîm. Huvallâhullezi lâ ilâhe illâ huvel melikul kuddûsüs selâmul muminul muheyminul azîzul cebbârul mutekebbir. Subhânallâhi ammâ yuşrikûn. Huvallâhul hâlikul bâriul musavviru lehul esmâul husnâ. Yusebbihu lehu mâ fissemâvâti vel erdı. Ve huvel azîzul hakîm.

Kul huvallâhu ehad. Allâhus samed. Lem yelid ve lem yûled. Ve lem yekullehu kufuven ehad.
Kul huvallâhu ehad. Allâhus samed. Lem yelid ve lem yûled. Ve lem yekullehu kufuven ehad.
Kul huvallâhu ehad. Allâhus samed. Lem yelid ve lem yûled. Ve lem yekullehu kufuven ehad.

İhdinas sırât el-mustekîm. Sırâtellezîne en amte aleyhim. Ğayril mağdûbi aleyhim. Veleddâllîn.

Vallâhu latîful.Zul celâli vel ikrâm

Amennâ ve Saddaknâ
Elâ yağlemu men halaka ve huvel latîful habîr (Mülk/14)

Hasbunallâhu ve nığmel vekîl. Hasbunallâhu ve nığmel vekîl. Hasbunallâhu ve nığmel vekîl.


  #5  
Okunmamış 31-08-2010, 22:58
 
Standart Cevap: Büyü Nedir Çeşitleri Nelerdir?

Papaz Büyüsü

Hayız kanı ile yapılan ve pagan dönemlerden kalan en etkili büyü çeşitlerinden birisidir. Genellikle Süryani Kadîm dili ile okunan dualar kullanıldığı için papaz büyüsü adını alır. Kadının hayız günü başlangıcındaki ilk kan ile yapılır. Sıcak ve soğuk şekli vardır. Bir çok amaç için yapılır (bağlama, muhabbet, kısırlık, soğutma ve cinsel tercih değişikliği için.) Bazı ünlü bayanların genç erkekler üzerinde uygulattığı gibi bir rivayet de vardır...
İslam, büyüyü ve büyücülüğü kesin bir dille yasaklamıştır: Kur'an-ı Kerîm büyücülerin iflah olmayacağını belirtmiştir (Tâhâ, 20/69). “Bir düğüme üfüren sihir yapmış olur; sihir yapan da şirke girmiş sayılır” buyuran Rasûlullah Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) sihrin büyük günahlardan ve helak edici yedi cürümden biri olduğunu beyan etmiştir. Bir hadis-i şerifte eşlerin arasını açmak için efsuna başvurmanın, ipliğe okumanın ve büyü yapmanın şirk olduğunu söyleyen Peygamber Efendimiz, başka bir hadiste de, “Her kim falcıya, gaipten haber verene ve sihirbaza giderek onlardan bir şey sorar, söylediklerine inanır ve tasdik ederse küfre girmiş olur.” buyurmuştur. Bu hadisleri delil olarak getiren bazı alimler, sihirbazın kâfir olduğuna hükmetmişlerdir.

Evet, göz boyama ve el çabukluğuyla insanları aldatma şeklindeki bazı türleri göz önünde bulundurulunca büyü yapan herkes hakkında “küfre girmiş olur” hükmü verilemezse de büyünün her çeşidinin haram olduğunda şüphe yoktur. Allah Rasulü'nün (sallallahu aleyhi ve sellem) büyüde bir tesir-i hakiki olduğuna inanıp Cenab-ı Hakk'ın güç ve kuvvetini görmezlikten gelmeye, büyüyü ticarî bir iş edinmeye ve insanların maneviyat boşluklarını onunla doldurmaya çalışmaya küfür nazarıyla baktığı da aşikardır.

Hususiyle bazı çevreler, bu türlü metafizik mülahazaları dinin yerine koymaktadırlar. Yogayı, meditasyonu, illüzyonu ve fizik ötesiyle alakalı ruhî tecrübeleri dine karşı bir alternatif olarak takdim etmektedirler. Din sayesinde ulaşılabilen huzura, saadete ve bir kısım fevkaladeliklere, bu yollarla da ulaşılabileceğini iddia ve ilan ederek, insanları dinden soğutup yogaya, meditasyona ve hiçbir sağlam temele dayanmayan ruhî tecrübelere sevk etmekte ve dinin yerine başka metafizik mülahazaları ikame etmeye çalışmaktadırlar. Şayet, insanların nazarında farklılık arz eden ve onlara ilk bakışta harikulâde gibi görünen bazı hal ve hareketlere ulaşabilirlerse, onlarla caka yapmakta, fevkalâdeden varlıklar gibi arz-ı endam etmekte ve -açıktan açığa söylemeseler bile– kendilerini peygamber yerine koymaktadırlar. Yogizm'den mistisizme, meditasyondan bir kısım batıl tarikatlerin ayinlerine kadar çok geniş bir alanda bu türlü sapıklıkları görmek mümkündür.

Maalesef, bizim ülkemizde o türlü inhiraflara girenlerin sayısı da az değildir. “Namaz, oruç, hac çok önemli değil, bunların hepsi şeklî şeyler. Asıl mesele şudur…” diyerek füruâta dair bir hususu öne çıkaran, dinde her meselenin kendine göre bir konumu olduğunu göz ardı ederek Cenâb-ı Hakk'ın büyük gördüğünü küçük kabul eden, O'nun indinde çok küçük olan bir meseleye de aslan payı veren, dolayısıyla Allah'a karşı saygısız davranan ve ciddi bir inhiraf yaşayan bu kimseler, insanların gönlünde din ve diyanetle doldurulabilecek boşlukları o türlü bâtıl şeylerle kapatmaya çabalıyorlar. Diğer taraftan da, din ile Allah'a yaklaşabilecek, diyanetle kendi ruhî boşluklarını doldurarak tatmine ulaşabilecek ve Hak nezdinde hoşnut olunan birer kul haline gelebilecek insanları o türlü fantezilerle değişik bir aleme çekerek meşgul ediyor, Allah'tan uzaklaştırıyor ve dolayısıyla küfre giriyorlar.

Büyüyü ya da büyü kategorisine dahil edilen el çabukluğuna dayalı bazı oyunları böyle büyük bir tahripte kullanmayanlar kâfir olmayabilir; hadis şerhlerinde görüldüğü gibi belki günah-ı kebâir işlemiş olurlar. Fakat, genelde Peygamber Efendimiz büyüye ve büyücülüğe küfür nazarıyla bakmıştır. Netice itibarıyla, sihrin bazı çeşitleri insanı küfre götürüyorsa, ondan tamamen uzak durmak her zaman daha sağlam bir yoldur. Nasıl ki, gıybetin bir çeşidi zinadan daha tehlikelidir.. evet, bir ferdin gıybetini yapmak günahtır; fakat, bir topluluğun ya da o topluluğu temsil eden bir şahsın gıybetini yapmak sıradan bir gıybet gibi değildir; o zinadan daha tehlikeli ve öldürücü bir günahtır. Aynen öyle de, büyünün bazı türleri ve onların sebep olduğu bir kısım sapık inançlar vardır ki, onlarla meşgul olmak ve onlara inanmak da küfürdür. Öyle ise, ondan bütün bütün uzak durmak gerekir. Dolayısıyla, o meseleyi ifade ederken Allah Rasûlü, hikmetle hüküm vermiş ve “Sihir küfürdür” buyurmuştur.
Meseleye bu zaviyeden bakılınca görülecektir ki, kimisi büyüyü meslek edinmiş, sihir yapıyor ve küfre giriyor; kimisi de farkına varmadan -hâşâ ve kellâ- Allah'ın gücü ve kuvveti yerine farklı güçler ve kuvvetler farz ediyor, büyü yaptırmak ya da bozdurmak için kapı kapı dolaşıyor ve küfürle karşı karşıya geliyor. Sanki –hâşâ- Allah onların yapacağı sihrin önünü alamazmış gibi düşünüyor. Dolayısıyla, Cenâb-ı Hakk'a teveccüh edeceğine bir büyücüden başka bir büyücüye, ondan da bir başkasına koşuyor. Böylece, kesret-i kıble (aynı anda pek çok kapıya yönelme) fâsid dairesi içine düşüyor. Bir ona bir buna yöneliyor ve itikadı tamamen sarsıldığı için de hiç kimse onun derdine derman olamıyor.

İşin vahim bir yanı da, büyü vasıtasıyla insanların korkutulması ve üzerlerinde psikolojik baskı kurulmasıdır. Asırlar önce Firavunların müracaat ettiği ve Kabalistlerin de çokça kullandığı bu metodla adeta iradeler felç edilmekte; insanlar hem o türlü şeylerle oyalanarak hayır yollarından uzaklaştırılmakta hem de sömürülmektedirler. Mesela, "papaz büyüsü" olarak bilinen meşhur sihir çeşidi böyle bir psikolojik silah ve propaganda vasıtasıdır. En tehlikeli büyü çeşidi olarak anlatılan, sonu gelmeyen mübalağalarla çok korkunç gösterilen ve çoğu zaman ancak bir papaz tarafından çözülebileceği iddia edilen "papaz büyüsü" günümüzde de câhil insanları psikolojik baskı altına alan korku faktörlerinden biridir. Dilden dile aktarılırken bir heyulaya dönüşen ve bir yönüyle "Aman o adamlarla iyi geçinin, sakın onları kızdırmayın; papaz büyüsü yaparlarsa bir daha kolunuzu bile kaldıramazsınız" manasına da gelen söylentiler sinsi bir oyunun parçasıdır. Maalesef, sayıları az da olsa, cami gölgesinde büyüyen fakat kilise çatısı altında papazdan medet uman ve ona büyü çözdürmek için sıra bekleyen kimselerin varlığı da –şerirlerin lehine– bu oyunun tuttuğunu göstermektedir.

Milletin akîdesiyle nasıl oynandığını, dinin hüviyet-i asliyesinin bozulması için ne denli gayret edildiğini ve hurafelerin ne şekilde inanç yerine konduğunu görmek için medyumlara ve onlara rağbet edenlere bakmak da yeterli olsa gerek. Öyle insanlar var ki, Allah'a, Peygamber'e, dine ve diyanete inanmıyorlar; fakat, bir genel müdürlüğe gelip gelemeyeceklerini, bir koltuk kapıp kapamayacaklarını öğrenme ümidiyle medyumlara danışıyorlar. Ülkemiz ve milletimiz için hayatî ehemmiyeti olan bir kurumun üst seviyedeki bir temsilcisi bile daha yukarıdaki bir basamağa çıkıp çıkamayacağını öğrenme niyetiyle medyumun huzuruna (!) koşuyor. Ve zannediyorum bu insanlar, hayatlarında bir kere olsun, kâinatta en büyük hakikat olan "Lâilâhe illallah Muhammedun Rasûlullah" hakikatine kendi azameti ölçüsünde inanmamışlar. Medyuma inandıkları kadar dahi Allah'a inanmamış zavallı insanlar...

Meselenin çok acı ve pek acayip bir yanı da şudur ki; bir yerde din ve diyanet kendi çerçevesinde doğru bir şekilde anlatılınca, ona "dinî propaganda" diyorlar ve mani olmaya çalışıyorlar. Fakat, medyumundan müneccimine, büyücüsünden üfürükçüsüne kadar bir sürü hîlebâz için her türlü imkanı seferber ediyor; televizyon kanallarını onlara açıyor, gazete sayfalarını onların haberleriyle dolduruyor ve o türlü insanları birer meşhur yıldız haline getirerek herkesin onlara koşup müracaat etmesine zemin hazırlıyorlar.. ve böylece, koskocaman bir millet ateşe koşan pervaneler gibi kendini alevlerin içine atıyor.[1]


Cevapla

Hızlı Cevap
Mesajınız:
Kullanıcı isminiz: Giriş yapmak için Buraya tıklayın
Rastgele Soru

Seçenekler


Seçenekler


Benzer Konular
Vadi Nedir ? Çeşitleri Nelerdir Vadi Nedir ? Çeşitleri Nelerdir Vadi (Koyak ) Nedir ? Çeşitleri Nelerdir Kısaca Türkiye’nin Önemli Vadileri Hangileridir sorularının yanıtlarını sizlere özet ve kısa biçimde vermek istiyoruz....
Sondaj Nedir? Çeşitleri Nelerdir? Sondaj Nedir? Çeşitleri Nelerdir? Sondaj; yeryüzünde çeşitli sebeplerle delik açmaya yarayan yöntemlere verilen isimdir. Kayaları parçalamak ya da delik’de kesikler açmak gibi prensiplerle...
Kuark Nedir? Çeşitleri Nelerdir? Kuark Nedir? Çeşitleri Nelerdir? İlk olarak ismi 20.yüzyılın başlarında telaffuz edilmeye başlanan “kuark” kavramı, bilim ve fizik dünyasında çoğu şeyi değiştirmiştir. Kuark, özellikle maddenin...
Nafaka Nedir ve Çeşitleri Nelerdir? Nafaka Nedir ve Çeşitleri Nelerdir? Yetki Madde 177.- Boşanmadan sonra açılacak nafaka davalarında, nafaka alacaklısının yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir. Zamanaşımı Madde 178.- Evliliğin...
Ak büyü kara büyü nedir ve çeşitleri nelerdir Ak Büyü: Ak büyü yapanın da bundan etkilenmenin de “ hayrına” bir sonuç elde etmektir. Toplumun ve insanların iyiliklerini hedef alır…… 1- Karısına- çocuklarına- kayıtsız- gözü dışarıda olan...

 
Forum Stats
Üyeler: 65,766
Konular : 239,304
Mesajlar: 426,749
Şuan Sitemizde: 146

En Son Üye: RLogsdon

Sosyal Linkler
Lütfen Facebook Sayfamızı Beğenin



Twitter Butonları





Google+ Butonu



Lütfen Google+ Sayfamızı Çevrenize Ekleyin


Sponsorlu Bağlantılar







Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 04:09.


Powered by vBulletin® Version 3.8.2
Copyright ©2000 - 2014, Jelsoft Enterprises Ltd.

DMCA.com

Sitemizde illegal paylaşım yasaktır.Sayfalarımızda bulunan içeriklerin telif haklarıyla ilgili bir şikayetiniz/sorunuz varsa bize ulaşmak için TIKLAYINIZ .
In this web site,illegal sharing is forbidden.If you have any problem/complaint about content's copyrights in our page,please click here to contact us.