Forum Kimler Online
Go Back   Ezberim > Genel Sağlık > Sağlık > Bitkiler Yararları
Kayıt ol Forumları Okundu Kabul Et


Kapari Nedir Hakkında Herşey

Sağlık kategorisinde ve Bitkiler Yararları forumunda bulunan Kapari Nedir Hakkında Herşey konusunu görüntülemektesiniz.
Kapari Nedir Hakkında Herşey Yurdumuzda Akdeniz ikliminin hakim olduğu Batı Anadolu illeri başta olmak üzere, Orta Anadolu'da Tokat ve civarında, ...






Yeni Konu aç Cevapla
Seçenekler
  #1  
Okunmamış 26-04-2008, 23:42
 
Standart Kapari Nedir Hakkında Herşey

"Sponsorlu Bağlantılar"

 


Kapari Nedir Hakkında Herşey

Yurdumuzda Akdeniz ikliminin hakim olduğu Batı Anadolu illeri başta olmak üzere, Orta Anadolu'da Tokat ve civarında, Doğu Karadeniz ve Güneydoğu illerinde doğal olarak yetişen Gebreotu (Gebereotu), çalımsı yapıda, dik ve yatık olarak büyüyen dikenli bir bitkidir.


Fosfor, potasyum ve kalsiyumca zengin kalkerli ve killi toprakları seven ve güneşten hoşlanan bir bitki olması nedeniyle, güneye bakan yamaçlarda kandiliğinden yetişir ve iyi gelişir. Capparaceae familyasından olan gebereotunun Capparis spinosa ve C. ovata olmak üzere iki türü mevcuttur.

Doğada kendiliğinden yetişmekte olan gebereotunun üretimi genellikle tohumla olmaktadır. Tohumlar Ağustos ve Eylül aylarında karpuzcuk şeklinde olan meyvalardan elde edilir. Karpuzcukların içindeki mercimekten küçük olgun kahverengi tohumlar, suyla yıkanıp güneşte kurutulur. Bu tohumlar, ince elekten elenmiş eşit orandaki yanmış koyun gübresi, orman toprağı ve yıkanmış dere kumundan oluşan harçla hazırlanan fidan yastığına Mart ayı sonunda ekilir.

Fidelik, topraktan 10-15 cm yükseklikte düz hazırlanacağı gibi, 15-20 cm mesafeli ve 10 cm derinlikte karıklar açılarak da hazırlanabilir. Karık şeklinde hazırlanan fidelikte tohumlar karık sırtına ekilir ve karık içine su verilir. Yabancı ot ve mantari hastalıklardan korunmak için fidelik düzenli olarak süzgeçle sulanmalı ve üzeri gerektiğinde plastik örtü ile örtülmelidir. Tohumlar normal şartlarda 25-30 günde çimlenir. Çıkıştan sonra yaz boyunca ot alımı, sulama ve ilaçlama düzenli olarak yapılmalıdır. Fideler, sürgünleri kuruduktan sonra toprak seviyesinden Kasım-Aralık ayı içinde kesilip, kalan kısmının üzeri toprakla örtülmelidir kasım-nisan aylarında fidelikten sökülen fidanlar, sonbaharda derin sürüm yapılan arazilere kasım ayından itibaren dikilebilir. Dikim mesafesi 2X2 m olmalıdır. Bu mesafelerde ve yaklaşık 20 cm derinlikte açılan çukurların dibine bir miktar yanmış hayvan gübresi konulup toprakla karıştırıldıktan sonra fidanlar dikilir ve sıkıştırılır.(her çukura 1 ile 4 fidan dikilebilir.)



Dikimden sonra fidanların üzeri toprakla kümbet şeklinde örtülüp etrafı çanak şeklinde açılarak can suyu verilmelidir. Usulüne göre dikilen fidanlar o yaz 1 m'ye yakın sürgün verebilir. Bu sürgünlerde 10-15 kadar çiçek tomurcuğu olabilir. Birinci yıldaki fidanlara yaz aylarının çok kurak geçmesi halinde su verilmelidir. Sulamada, suyun gövdeye temasından kaçınılmalıdır. Ayrıca böceklere karşı ilaçlama yapılmalıdır.

Gebereotunun "kapari" denilen çiçek tomurcukları Mayıs ayı ortalarından itibaren toplanmaya başlanır. Genellikle 10 mm'nin altındaki nohut şeklindeki tomurcuklar, toplama merkezlerinde % 20'lik tuzlu suda yada bir kat tuz bir kat kapari şeklinde katlanarak muhafaza edilir.







Yurdumuzda pek bilinmemesine rağmen gebereotu'nun kök kabuğunun idrar söktürücü ve kabızlık giderici özelliği vardır. Çiçek tomurcuklarında bol miktarda vitamin ve protein vardır. Yapılan bir çalışmada 100 g çiçek tomurcuğunda kuru madde olarak; 67 mg fosfor, 9 mg demir, 24 mg protein, 12 mg selüloz ve 2 mg lipid tesbit edilmiştir. Gıda, kozmetik, boya ve ilaç sanayiinde kullanılan kaparinin yurt dışına ihracı genellikle salamura şeklinde olmaktadır. Konserve olarak hazırlanan kapari; turşu, salata, pizza üstü, balık ve av etleri yanında garnitür olarak yenilmektedir. Sağlık açısından karaciğer fonksiyonlarını düzenlediği ve cinsel gücü artırdığı söylenmektedir. Doğadan toplanan tomurcuklar bir kavanoz içerisinde % 20'lik tuzlu suda üç ay bekletilip sonra bire bir oranında sirke içine konulup on gün sonra yenildiğinde aroması ve lezzeti çok beğenilmektedir.

Güneş seven, sıcak bölge bitkisi olarak bilinen gebereotu, yurdumuza önemli miktarda döviz getiren bir bitkidir. Yaz aylarında, atıl işgücünün değerlendirilmesi yönüyle işsizliği azaltması ve toplayıcılarına yeterli gelir sağlaması büyük bir avantajdır.

Çok yıllık derin köklü ve yayılıcı özelliği ile iyi bir erozyon kontrol bitkisidir. Bu bitki, yurdumuzun uygun bölgelerinde, erozyona tabi yerlerde, normal kültür bitkilerinin yetişmediği ya da ekonomik gelir elde edilemeyen güneye meyilli arazilerde yetiştirilerek daha çok döviz geliri sağlanıp işsizlik kısmen önlenebilir.

Gebereotu yetiştiriciliği mutlaka tohumla üretilen fidanlarla yapılmalıdır. Doğadan sökülerek yapılan yetiştiricilik başarılı olmadığı gibi doğanın dengesi de bozulmaktadır.

“Kapari” .. Bu üç heceli kelime sizde hiçbirşey çağrıştırmadı.
Ya “kedi tırnağı”, “kargakavunu”, “menginik”, “devedikeni”,”keper”, “kepere”, “gebere” otu
Saydıklarımız kaparinin ülkemizin değişik yörelerindeki adları.Öyle sanıyoruz ki bu sözcüklerden hiç olmazsa birini duymuş olmalısınız.Çünkü kapari,ülkemizde doğal olarak yetişen bir bitki türü.Belki hiç farkında olmadınız bu bitkinin yerde kümelenmiş görüntüsüne bakıp , “çalı” diye düşünüp geçtiniz yanından.

Belki bahçenizde zaman zaman kendini gösterecek olsa hemen budayıp kurtulmaya çalışıyorsunuz, toprağı sımsıkı kavrayan, dal budak salarak geniş bir yayılma gösteren köklerden kurtulmanız bir türlü mümkün olmuyor.Çabanız boşuna , çünkü; kaparinin kökleri, toprakta metrelerce derinlere inebiliyor.Yaşama bu kadar sıkı sıkıya sarılması insanoğlunun bu yakıp yıkma, yok etme eğilimini bildiğinde midir nedir?Belki de kimi zaman, verimsiz olduğu için hayvan yemi niyetine fığ, burçak, mürdürmek ekerek değerlendirdiğiniz;bir türlü satıp elinizden çıkaramadığınız kıraç arazinizde , nasıl yayıldığına akıl erdiremediğiniz yeşil bir çalı olarak çıktı karşınıza.Hani merakınızı yenemeyip kırmızı küçük karpuzları andıran yemişlerin tadına baktınızda acı mı acıydı...

Nereden bilirdinizki;Almanlar, bu kırmızıminik karpuzcukların salamurasını, sosunu 472 çeşit, evet tam 472 çeşit yemekte kullanmakta.Nereden bilebilirdiniz ki ; İspanyollar, yılda 20 milyar dolar kazandıkları tomurcukları nedeniyle kapari bitkisini “Milli Bitki”ilan ettiler ve Devlet Korumasına aldılar.

Tabii;kapari bitkisinin gerek köklerinden, gerek yapraklarından gerekse meyvelerinden ilaç sanayiinde pek çok hastalığa deva olacak ilaçların üretiminde yararlanıldığını da bilmiyor olabilirsiniz.

“Küçük girişimler, büyük tehlikenin önleyicisi olur çoğu zaman.”
Kapari “Toprak kanseri olarak da tanımlayabileceğimiz erozyonun önlenmesinde yeni bir umut”
“Orman köylümüzün kalkınmasında mucizevi bir bitki”
“Baraj havzalarımızda baş gösteren sinsi canavarla-erozyonla mücadele ederken bize zaman kazandıracak” bir bitki.Yetkililer 1 milyon kapari fidanının öncelikle Güneydoğu olmak üzere İç ve Doğu Anadolu bölgelerimizdeki orman köylümüzün kullanımına sunulucağını en geç üç yıl sonrada meyvelerini toplayacağımızı söylüyor,”Bir kere dikilmeye görsün;değil çocuklarımız, torunlarımız bile yararlanabilecek.Yılda 5 ay tomurcuklarını toplayacaklar, o kadar...Öylesine zahmetsiz”diyor.Kapari bir kere dikilmeye görsün;değil çocuklarımız, torunlarımız bile yararlanabilecek.

“Düşünün” diyorlar..”Çok değil 30 yıl sonra erozyondan kurtulmuş olacağız;orman köylümüz de kalkınacak, kalkındıkça da bilinçlenecek..Ormanlarımızı biz değil, bizden önce onlar koruyacak., sahip çıkacak....Düşünün” diyorlar...” Anlatmak gerek !Çiftçimize, ihracatçımıza;girişimci ruhu taşıyan herkese bu bitkinin meziyetlerini anlatmak gerek.Biz yazıktır ki çok geç kaldık.Avrupa bu bitkiyi çok uzun zaman önce keşfetmiş.Daha fazla zaman kaybedilmemeli.







DOLAR AÇAN TOMURCUKLAR...

Yeterince tanıtım yapılmadığı için olsa gerek , ülkemizde yaygın bir şekilde tüketimi yok kaparinin.Yalnız büyük kentlerimizin süper marketlerinde,ithal kavanozlarda karşımıza çıkıyor.Alıcısı kıyamet.

Her yıl tonlarca dış ülkelere ihracatı ülkemizde 1990 yılından beri yapılıyor.Tomurcukların kilo başına ortalama ihraç fiyatı 2-3-4 Amerikan Doları.Yılda ortalama 3000-5000 ton ihraç yapılmakta.Bir hesap edelim:Her yıl ortalama 12 milyon dolarlık döviz girdisi.Hem üreticinin cebi doluyor hem devlet kasası.Hesap ortada.Tomurcuklar bal gibi dolar açıyor.

Üstelik Pazar sıkıntısı da yok:Avrupa Birliği Ülkeleri ve ABDden her yıl katlanarak artan bir talep var.Sadece bu ülkeler de değil.İhracatçılar Birliğinden aldığımız verilere göre:Salamura ve işlenmemiş olarak başta Almanya ve ABD olmak üzere Norveç,İspanya, Avusturya, Belçika,Danimarka, Fransa, İngiltere, İsviçre, İsveç, İtalya,Holanda gibi Avrupa Birliği Ülkeleri ile Avustralya, Kanada, Bahreyn, Kuveyt, Güney Afrika Birliği, Brezilya,İsrail ve Japonya ya ihraç edilmekte.
İspanya başta olmak üzere bazı ülkeler, kapariyi hem üretiyorlar hem de ürettikleri ile yatinmeyip ham kapariyi (işlenmemiş) ithal edip işleyerek mamül olarak iç ve dış piyasaya sürüyorlar.Çünkü işlenmiş kapari ihracatı daha karlı.
Girişimcilere duyurulur.

Sökede üretime geçen bir fabrika ile kapari sosu üretiliyor.Kapari sosunu Dünyada yalnızca Türkiye ve Fas üretiyor.Üretim birkaç katına çıksa dahi Pazar hazır.Zira yurt dışından yapılan taleplerin ancak bir bölümü karşılanabilmekte.
Kaparinin en kıymetlisi, en sevimlisi, en bereketlisi Denizlinin kıraç topraklarında yetişiyor.Kaparinin minik tomurcuklusu makbul.İşte Denizlide yetişen de bu cinsi:1.kalite
Türkiyede kalite yönünden üç ana grup ürün var:
Ege malı
Güneydoğu malı
Sahil malı







"Sponsorlu Bağlantılar"

 
"Sponsorlu Bağlantılar"



  #2  
Okunmamış 26-04-2008, 23:51
 
Standart --->: KAPARİ Hakkında Herşey

KAPARİ NASIL YETİŞTİRİLİR?







Kapari doğada çoğalmasını, karıncalara, kuşlara ve toprak mikroorganizmalarına borçlu.Çünkü kapari bitkisinin tohumunda çimlenme engeli var.Bu çimlenme engelini, karıncalar ortadan kaldırıyor.Tohumun çevresinde mantarımsı zar, karınca asidince etkileniyor ve böylece çimlenme kendiliğinden oluşuyor.Karınca, kapariyi kışlık yiyecek olarak taşırken ağzından düşürünce çimlenme başlıyor.

Doğada tohumla kapari bahçesi tesisi biraz risk taşıyor.Bu nedenle uzmanlar, daha ziyade fidan dikimini öneriyorlar üreticilere.Uzmanlar fidanları sizin için yetiştiriyorlar.
Kaparinin kökleri, toprağın derinliklerine inerek ve toprak altında yatay biçimde metrelerce yayılarak dolgu toprağı örtebilme özelliğine sahip.Bu özelliği nedeniyle uzmanların önerisi, özellikle eğilimli arazilerinizde, dere boyundaki tarlalarınızda kapari yetiştiriciliği yapabileceğiz doğrultusunda.Böylelikle toprak kaybının önüne de geçebilirsiniz.Kıraç, tarıma elverişli olmayan arazileri değerlendirmek için kapari, ideal bir bitki.
Özellikle güneye bakan yamaçlarda...
Kaparinin yetiştirilmesi kolay ve diğer türlere göre oldukça masrafsız.Kapari bitkisinin tarım ve tarım dışı alanlarda yetiştirilmesi önemli bir avantaj.Bu avantajdan siz de yararlanmak istiyorsanız , işte size kapari yetiştiriciliğine ilişkin ipuçları.Kapari bitkisinin arazinin bütününde kapama bahçe olarak ve özellikle tarım dışı arazilerde yetiştirilebileceği gibi tütün, bağ, badem ağacı aralarında, tarımsal-ormancılık amaçlı kurulan kızılçam ve fıstıkçamı ormanlarında da yetiştirilebileceğini söylüyor uzmanlar ancak bitkinin çeçeklenebilmesi için ışığa ihtiyaç duyduğunu da unutmamalısınız.


)
DİKİM
Öncelikle dikim yapılacak arazide sonbaharda derin sürüm yapılmalı.




Tarım alanlarında kültür bitkisi olarak yatiştirilecek kapari fidanları, kasım-aralık-ocak-şubat yöre şartlarına göre mart ayında fidanlıklardan dikim sahasına sevk edilir.Yurdumuzda erken ilkbaharda tarlaya dikilen kaparinin tutma oranının daha yüksek olduğu görülmüştür.Dikim zamanı olarak toprağın tavda olduğu zaman tercih edilmeli.
Dikim mesafesi, kıraç ve eğilimli arazilerde 2x2 olmalı.(her çukura 1 1le 4 fidan dikilebilir)








FİDAN DİKİMİ TARİFİ (Her çukura 2 fidan)

1-ZENGİN TOPRAK HAZIRLANMASI:
a)- 1 el arabası iyi yanmış yanmış ve topaksız hayvan gübresi.
b)- 1 el arabası ince sıva kumu.
c)- 5 el arabası tarla toprağı.
Hayvan gübresi ve ince sıva kumları arazinin değişik bölgelerine öbek şeklinde dökülür.Buradaki amaç dikim işçilerinin bu malzemeye daha kolay ulaşmasını sağlamaktır.Dikim yapılırken yukardaki oranlardaki malzemeler harman yapılır ve zengin toprak olarak dikimde kullanılacaktır.

2-DİKİM:
a)- 2 x 2 metre arayla yaklaşık 40 x 40 x 40 ebatlarında çukur kazılır.(Resim 1)




(Resim 1)


b)-Kazılan çukurun dibine hazırlanan zengin topraktan 1 kürek atılır.(Resim-2)




(Resim 2)


c)-Toprak seviyesinden yaklaşık 5-10 cm aşağıda olmak kaydı ile çukurun karşılıklı iki kenarına 2 adet fidan dikkatlice dik olarak konur.(Resim 3 ve 4 )




(Resim 3)






(Resim 4)


d)-Fidanların üzeri hazırlanan zengin toprakla tamamen örtülür ve sulama için etrafı çanak şeklinde açılır.(Resim 5 ve 6)




(Resim 5)






(Resim 6)



e-) Çanak şeklinde hazırlanan havuzun içersine 1 kova can suyu dökülür.(Resim 7)





(Resim 7)


f)-Can suyu döküldükten hemen sonra suyun üzerine 2-3 avuç zengin toprak serpiştirilir.(Resim 8)




(Resim 8)


g)-Son olarak fidan dikilen çanağın tam ortasına 1 adet tahta çubuk dikilir.
Böylece fidan dikim işlemi tamamlanmış olmaktadır.(Resim 9)




(Resim 9)


  #3  
Okunmamış 26-04-2008, 23:52
 
Standart --->: KAPARİ Hakkında Herşey

B) BAKIM

Fidanların ilk yıl gelişim şöyle:



Kapari fidanları ilk yıl 1 metreye kadar sürgün veriyor.Mayıs ayından itibaren 10-15 adet çiçek tomurcuğu görülebiliyor.Kasım ayından itibaren de yapraklarını dökmeye başlıyor.
Fidanların bakımı için fazla yorulmanıza gerek yok.Ot alma, ilaçlama ve kuruyan kısımların budanması gibi bakım işleri yapılıyor, o kadar.






a) Sulama


İlk yıl fidanlara yaz aylarının çok kurak gitmesi halinde su verilmelidir.
Bitkilerin aşırı sulanmasından, sulama yapılırken suyun gövdeye temasından kaçınılmalıdır.




b) Budama
Ürün hasat edildikten sonra sonbaharda sürgünler, altında 3-5 cm pay bırakılarak budanmalı ve sahadan uzaklaştırılmalı. Böylece fidanlar, her yıl toprak yüzeyinden yeni sürgünler vererek daha canlı çıkacaktır.

Dalları kuvvetlendirmek için gözlerin sürmesinden yaklaşık 30-40 gün sonra budama yapılırsa daha iyi sonuç elde etmek mümkün.İspanyollar “yeşil budama” denilen bu yöntemi tercih ediyorlar daha çok.Dallar budamadan sonra, önce dik büyümeye başlıyor.Daha sonra eğilerek toprakla temas edip uzamaya devam ediyor.

b) Gübreleme
Bitkinin aşırı gübrelenmesinden kaçınılmalı.Ancak toprağın orta derinlikte sürülerek analiz sonucuna göre hektara 400 kg.süfer fosfat, 100-150 kg.potasyum klorür, 100 kg.amonyumsülfattan oluşan taban gübresi verilmesi, fidanın gelişimini hızlandırıyor ve verimini arttırıyor.Ancak bizim önerimiz hayvan gübresi.

d) Hastalık ve Zararları
Eldeki bilgiler İspanya ve İtalya da yapılan araştırma sonuçlarına dayanıyor.Türkiye de henüz bu konuda-kültüre alınması çok yeni olduğu için olsa gerek-yeterli araştırma yapılmamış.

Bitkinizde eğer aşağıdaki belirtiler baş göstermişse zarar görmüş kısımların kesilerek sahadan uzaklaştırılması gerekiyor.
·Bitkinin odun kısımlarında derin galeriler açılır, zamanla derinleşir.

· Yaprakların rengi solar, incelir.
· Sürgünler kısalır.
· Bitki yavaş yavaş zayıflar, verim düşer
· Daha ağır durumlarda bitki ölür.
Böyle durumlarda bitkiyi sökerek imha etmeniz gerekiyor.Yoksa bitkinize musallat olan böcek, diğer köklerinde başına dert olabilir.




C) TOMURCUKLARIN TOPLANMASI

Kültür ortamında yetiştirilen kaparilerdenikinci ve üçüncü yıldan itibaren tomurcuk elde ediliyor.Ancak bitki tam verime dördüncü yıldan itibaren ulaşıyor ve bitki başına 8-10 kg ürün alınıyor.
Doğal ortamda yetişen kapari köklerinden bir kişi günde 10.kg tomurcuk toplayabiliyor.Kültür alanında ise 20.kg
Bir bitkiden 7-14 günde bir tomurcuk toplanabiliyor.Mayıs-Ekiml ayları arasında ortalama 20 hasat dönemi gerçekleşebiliyor.En sıcak aylarda, en yüksek verim elde ediliyor.En değerli olan küçük tomurcuk (5mm.altı) miktarısa artıyor.

Bir uyarı:Toplama sıklığının çevre şartlarına ve gelişme seyrine göre belirlenmesi gerekiyor.

Tomurcuklar toplanırken bitkinin dikenli olması biraz rahatsızlık verebilir.Tomurcuğun ucundan tutularak çekilmemesi konusunda uyarıyor uzmanlar.Çünkü bu durumda tomurcuğun ucunda çöpü kalıyor ki; bu da daha sonraki işçilik maliyetini arttırıyor.
“Toplanması gereken tomurcuklar, bağlı olduğu saptan bükülerek alınmalı”diyor uzmanlar.

Tomurcukların sabah ve akşam serinliğinde toplanması gerekiyor.





D)SAKLAMA

Toplanan çiçek tomurcukları, 5mm.altı/5-7mm./7-9mm./9-11mm./11-13mm olmak üzere beş gruba ayrılıp %20 lik tuzlu suda ya da bir kat tomurcuk şeklinde katlanarak muhafaza edilir.Tomurcuklar bu şekilde salamurada bir yıl bekledikten sonra satılabilmekte.

Suyun çok temiz olması, aranan ilk şart.Dinlenen tuzlu su, üzerindeki köpük alınıp dibinde biriken tortuyu bulandırmadan başka bir kaba aktarılmalı.Kapari tomurcukları, bu şekilde hazırlanan suya yatırılmalı ve tamamen ıslanmaları sağlanmalı.
İtalyada yaygın olan sistemle toplanan tomurcuklar, plastik kaplarda veya tahta fıçılarda üzerine %15-20 deniz suyu ilave edilerek saklanıyor.Salamurada tomurcukların 7-8 gün kalması gerekiyor.Daha sonra salamuradan çıkarılan tomurcuklar, bir veya iki defa aynı işleme tabii tutluyor.20 gün süren bu işlemler sırasında tomurcuklar sık sık karıştırılıyor.

İspanyadaki uygulama daha farklı.Tomurcuklar büyüklüğüne göre iki veya iç gruba ayrıldıktan sonra plastik kaplardaki salamuraya alınır.Sıkıca kapatılan kaplar 20-30 gün güneşte bırakılır.Ürün satılıncaya kadar yaklaşık 3-5 ay salamurada kalabilir.

Kapari çiçek tomurcuğu , ham olarak tüketilmez.Çünkü tomurcuklarda %0.3 kadar gluko kaparinden kaynaklanan bir acılık vardır.Salamuradan muhafaza edilmesiyle bu acılık azalır.


Uluslarası Piyasalarda Kullanılan Kapari İsim ve Boy standartları:


CAPERS



NONPAREILLE

ø0-7 mm









SURFINES

ø7-8 mm









CAPUCINES

ø8-9 mm








CAPOTES

ø9-11 mm






FINES

ø11-13 mm












GRUESAS

ø>=13 mm


  #4  
Okunmamış 26-04-2008, 23:53
 
Standart --->: KAPARİ Hakkında Herşey

İKLİM VE TOPRAK GEREKSİNMELERİ





Kapari bitkisi yurdumuzun büyük bir bölümünde doğal olarak yetişmektedir.Deniz seviyesinden 2000 metre yüksekte bile görülmektedir.(Karaman Göktepe beldesi).Kapari bitkisi özelliği gereği yaz sıcağının ve güneşin olduğu her yerde yetişebilmektedir.Mayıs-Ağustos ayları arasında yeterli sıcağı ve güneşi bulduğu her yerde rahatlıkla yetişmektedir.Yani kış soğuğunun önemi yoktur,çünkü bitki kışın sadece toprak altında kalmaktadır.Toprak üstü kısımları ekim ayından sonra kurumakta ve nisan ayından itibaren tekrar yeşermeye başlamaktadır.
Sevmediği şey yüksek nem ve bol yağışlardır.Yani kıyı Karadeniz bölgesi kapari için uygun olmamaktadır.
Fosfor, potasyum ve kalsiyumca zengin kalkerli ve killi toprakları seven,özellikle kıraç ve güneye bakan yamaçları sever.Topraktaki tuz oranında yüksek olmaması gerekmektedir.


  #5  
Okunmamış 26-04-2008, 23:55
 
Standart --->: KAPARİ Hakkında Herşey

KAPARİ TARIMININ GETİRİSİ NASIL ?


ÖRNEK MALİYET VE KAR HESABI(1 dekar için-1000m2).


Önemli not:Aşağıdaki hesaplamalardaki fiyat ve miktarlar tamamen piyasa ortalamaları alınarak fikir vermesi açısından yayınlanmaktadır.Lütfen bu şekilde değerlendiriniz




İLK TESİS ve TAM VERİME KADAR MALİYET
__________________________________________________ _____________

FİDAN + DİKİM VE DİKİM İŞÇİLİĞİ (3 YILLIK)
(1 dekara 2 Mt arayla 1 çukur, toplam 250 çukur her çukura 2 adet kapari fidanı dikileceği varsayılmıştır.)

1 adet kapari fidanı 2,00 YTL (2006-2007 fiyatı)

2,00 x 500 adet 1.000,00 YTL
500 adet kaparinin dikim işçiliği 150,00 YTL
Bakım maliyeti (3 yıllık) 350,00 YTL
+----------------------------------------------
TOPLAM 1.500,00 YTL
__________________________________________________ _____________



SEZONLUK GETİRİ (3 yıl sonunda her sezon için)
__________________________________________________ _____________

BRÜT GELİR (1 SEZON)
1 kök kapari yılda yöre şartlarına göre değişmek kaydı ile ortalama 8 Kg civarında ürün verebilir.

Ortalama Kg fiyatı 1,50 YTL
500 kök X 8 kg 4.000 kg
x-----------------------------------------------
TOPLAM SATIŞ TUTARI 6.000 YTL

İŞÇİLİK VE BAKIM MALİYETİ (1 SEZON)
Kg'mı 0,50 YTL den toplatılacağı öngörülmüştür.

4.000 Kg X 0,50 YTL 2.000 YTL
Diğer (mazot nakliye vs.) 1.000 YTL
+------------------------------------------------
TOPLAM 3.000 YTL

NET KAR MİKTARI ( 1 SEZON İÇİN)

Brüt gelir 6.000 YTL
İşçilik ve bakım 3.000 YTL
_--------------------------------------------------
NET KAR 3.000 YTL




ÖnemliNot:Yukarıdaki örnek maliyet hesabında dönüme 500 fidan dikildiği öngörülmüştür.


Dönüme 250-750 ve 1000 adette fidan dikmek mümkündür.



BİR BAŞKA DEYİŞLE
1 DÖNÜM KIRAÇ ARAZİDEN HER YIL 60 ADET ÇEYREK ALTIN KAZANIYORSUNUZ


X 60


  #6  
Okunmamış 26-04-2008, 23:58
 
Standart --->: KAPARİ Hakkında Herşey

KAPARİNİN PİYASASI ve PAZARLANMASI












Türkiye'de kapari tarımı henüz emekleme safhasındadır,ancak uzun yıllardır doğadan toplanan kaparinin ticareti yapılmaktadır.Kaparinin yurt dışından talebi oldukça fazladır.Yıllardan beri birçok firma kapariyi toplatıp ihtacatını yapmaktadır.Son yıllarda Türkiye'de de kapari işleyen fabrikalar kurulmuştur.Bizim amacımız kapari gibi bir bitkiyi Türk çiftçisiyle buluşturmaktır.Kapari tarımını ne kadar fazla kişi yaparsa piyasa ve fiat oluşumu o kadar istikrarlı olacaktır.Şu an kaparinin fiatı istikrarlı değildir, ancak genede çok karlıdır.Biz Gameks olarak kapari tarımı yapacak kişilere her türlü yardımı yapmaktayız.Fidan ve tohum teminini bizden yapabilirsiniz.Ayrıca size Türkiye'deki güvenilir kapari alıcı bilgilerini de vermeyi taahhüt ediyoruz.Yeter ki siz dikin.Korkmayın elinizde kalmaz.Ayrıca kaparinin şöyle bir avantajı var.Salamura olduğu için bozulma riski yok.Bekletip piyasanın yükseldiği bir zamanda satabilirsiniz.İspanya'nın 20milyar $ kazanç ettiği bir bitkiyi.Türkiye sadece 12milyon dolar gibi bir miktar kazanç elde etmektedir.Ve ispanya artık kapariyi milli bitki ilan edip korumaya almış,zeytinlikleri söküp kapari dikmeye başlamıştır.



TÜRKİYE'DEN KAPARİ ALAN VEYA ALMAK İSTEYEN YABANCI FİRMA BİLGİLERİ



JESUS AGUILAR LOPEZ


PASEO ROSALES 42 6 30500


MOLINA DE SEGURA MURCIA


SPAIN


Tel : 34-968-611737


Fax : 34-968-61691


İSPANYA


ILERCARIBE S.L.


AVDA GARRIGUES 84 25001 LLEIDA


SPAIN


Tel : 34-973-211000


Fax : 34-973-211121


İSPANYA


RAFAEL GONZALEZ LAZARO


CTRA. SORIA KM. 11 FABRICA


ENCURTIDOS 26120 ALBELDA DE


IREGUA LA RIOJA


SPAIN


Tel : 34-941-443027


Fax : 34-941-443625


İSPANYA



JESUS AGUILAR LOPEZ


PASEO ROSALES 42 6 30500


MOLINA DE SEGURA MURCIA


SPAIN


Tel : 34-968-611737


Fax : 34-968-616915


İSPANYA


Euro Partenaires 33260 LA TESTE Aquitaine


Tel : + 33 5 57 52 71 50 - Fax : + 33 5 57 52 71 59 France



Canali T.C. Ltd Limassol Lemesos


Tel : + 357 5 36 72 49 - Fax : + 357 5 363048 Cyprus



Produits Rosanic 13015 MARSEILLE 15 Provence-Alpes-Côte d'Azur


Tel : + 33 4 91 84 59 18 - Fax : + 33 4 91 08 81 54 France



La Provençale Sàrl & Cie Secs 3370 Leudelange


Tel : + 352 49 89-1 - Fax : + 352 49 89-333 Luxembourg



Bornibus - Délices & Saveurs 95360 MONTMAGNY Ile-de-France


Tel : + 33 1 39 34 77 00 - Fax : + 33 1 39 34 77 48 France



DEVELEY ITALIA, SpA 39011 LANA (BZ) Trentino-Alto Adige


Tel : + 39 0473 562500 - Fax : + 39 0473 561098 Italy



France Comestible S.A. 93300 AUBERVILLIERS Ile-de-France


Tel : + 33 1 48 39 34 08 - Fax : + 33 1 48 34 34 03 France



Copram 13127 VITROLLES Provence-Alpes-Côte d'Azur


Tel : + 33 4 42 10 54 30 - Fax : + 33 4 42 79 53 28 France



HO.RE.CA, Sas 39100 BOLZANO (BZ) Trentino-Alto Adige


Tel : + 39 0471 203454 - Fax : + 39 0471 935568 Italy



Venndt A/S 2100 København Ø


Tel : + 45 39 16 34 00 - Fax : + 45 39 16 34 20 Denmark



SACPO, SpA 67050 ORTUCCHIO (AQ) Abruzzo


Tel : + 39 0863 830052 - Fax : + 39 0863 830204 Italy



KåKå AB 25229 Helsingborg


Tel : + 46 042 19 52 00 - Fax : + 46 042 14 30 16 Sweden



Bjørn R. Paasche Agentur A/S


Tel : + 47 55 13 16 19 - Fax : + 47 55 13 24 85 Norway



Vital 13127 VITROLLES Provence-Alpes-Côte d'Azur


Tel : + 33 4 42 10 54 00 - Fax : + 33 4 42 79 53 28 France



PB Gelatins France 67117 FURDENHEIM Alsace


Tel : + 33 3 88 69 18 70 - Fax : + 33 3 88 69 14 91 France



MA.PR.I.COM., SpA 16145 GENOVA (GE) Liguria


Tel : + 39 010 313512 - Fax : + 39 010 3628807 Italy



Olives et Tradition 84250 LE THOR Provence-Alpes-Côte d'Azur


Tel : + 33 4 90 33 93 70 - Fax : + 33 4 90 33 79 43 France



Polfart SA 84-209 Chwaszczyno Pomorskie


Tel : + 48 58 5528959 - Fax : + 48 58 5528001 Poland



Bk-Food Poland Sp. z o.o. 81-350 Gdynia Pomorskie


Tel : + 48 58 6662000 - Fax : + 48 39 124800 Poland



Provence Olives 13127 VITROLLES Provence-Alpes-Côte d'Azur


Tel : + 33 4 42 10 98 98 - Fax : + 33 4 42 10 98 97 France



Pems d.o.o. 1000 Ljubljana Ljubljana z okolico


Tel : + 386 1 56 83 366, 56 81 279 - Fax : + 386 1 5681279 Slovenia



Européenne de Condiments 21160 COUCHEY Bourgogne


Tel : + 33 3 80 51 52 00 - Fax : + 33 3 80 51 52 02 France



Ets Mariano 69140 RILLIEUX LA PAPE Rhône-Alpes


Tel : + 33 4 78 88 06 66 - Fax : + 33 4 78 97 17 85 France



EURO ALFA doo 10000 Zagreb ZAGREBACKA


Tel : + 385 1 3093 344, 2415 304, 2450 133 - Fax : + 385 1 3092579, 3092687, 2404652 Croatia



AGREXCO, SpA (Agricultural Export Company LTD) 20129 MILANO (MI) Lombardia


Tel : + 39 02 76110228 - Fax : + 39 02 715517 Italy



MENU', Srl (Industria Specialità Alimentari) 41036 MEDOLLA (MO) Emilia-Romagna


Tel : + 39 0535 49711 - Fax : + 39 0535 46899 Italy



Conserverie et Moutarderie Belge SA 4730 Raeren


Tel : + 32 87 85 14 38 - Fax : + 32 87 86 64 20 Belgium


Kaynak:İzmir ticaret odası


  #7  
Okunmamış 27-04-2008, 00:03
 
Standart --->: KAPARİ Hakkında Herşey

EROZYON KONTROLÜNDE KAPARİ


Kuraklığa dayanıklılığı ve toprak yüzeyini yayılarak örtmesi gibi özellikleriyle kurak/yarı kurak step sahalardaki akan gevşek yamaçlarda, erozyonla mücadelede büyük başarı elde ediliyor.Bu nedenledir ki kapari, çöl bitkisi” olarak da tanımlanıyor.
Ayrıca rüzgar erozyonuna açık alanlarda tesis edilen rüzgar perdelerinde , toprak yüzeyini örten alt tabaka bitkisi olarak güvenle dikilebilir.





Şayet eğimli veya dere boylarında arazileriniz varsa, erozyona uğraması kaçınılmazdır.Bu tür arazilerde kapari dikimi gerçekleştirdiğiniz takdirde hem siz kazanacaksınız, hem ülkemiz.Çünkü erozyon, milli bir sorun.Yalnız uzmanların bir uyarsı var:Eğer kapariyi erozyonu önlemek için dikiyorsanız biraz sıkça; yani 2x2 m.aralıklarda dikmeniz gerekiyor.Fidan çukurlar ise30x30x40 cm olmalı VE her çukura 4 adet fidan dikebilirsiniz.(1 dekara 1000 fidan)
Kapari, geç tutuşan bir bitki.Bu nedenle de orman yangınlarında, ormancıların dostu.En kurak mevsimde yaz günleri, yeşil kalması, toprak yüzeyini örterek ot vejetasyonunun gelişmesini önlemesi ve rüzgar akımlarını kesmesi nedeniyle yangına hassas bölgelerde değerlendiriliyor.Ancak ışık isteği de göz ardı edilmiyor ve yangın emniyet şeritleri ile yol kenarlarında tercih ediliyor daha çok.

Amaç:”Bir taşla iki kuş vurmak”Kapari ağaçlandırması ile hem erozyon felaketi önlenebilecek hem de kapari tomurcuklarını toplayan halka gelir kaynağı yaratılarak gelir düzeyi yükseltilip büyük bir sorun olan göçün önüne geçilebilecek.


  #8  
Okunmamış 27-04-2008, 00:13
 
Standart --->: KAPARİ Hakkında Herşey



  #9  
Okunmamış 27-04-2008, 00:16
 
Standart --->: KAPARİ Hakkında Herşey



  #10  
Okunmamış 27-04-2008, 00:22
 
Standart --->: KAPARİ Hakkında Herşey

(1)
KAPARİ HAKKINDAKİ BİLİMSEL ARAŞTIRMALAR

Geberenin (capparis ovata Desf.) farelerde karaciğer
,enzimleri ile bazı kan parametreleri üzerine etkisi
Cahit Bağcı1, Solmaz Şimşek2, Ecir Ali Çakmak3, Bekir Sami Uyanık4, Mustafa Solak2,
M.Ramazan Yiğitoğlu4, Esra Ozansoy5
1Gaziantep Üniversitesi Tıp Fakültesi Fizyoloji Anabilim Dalı, Gaziantep
2Kocatepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Biyoloji ve Genetik Anabilim Dalı, Afyon
3Gaziantep Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Biyoloji ve Genetik Anabilim Dalı, Gaziantep
4Celal Bayar Üniversitesi Tıp Fakültesi Biyokimya Anabilim Dalı, Manisa
5Pamukkale Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü, Denizli
Amaç: Bu çalışmada Akdeniz ve Ege bölgesinde yaygın olarak yetişen, çiçek tomurcukları ile meyveleri halk arasında ağrı kesici, kuvvet verici, idrar söktürücü, yara iyileştirici olarak bilinen Capparidaceae familyasından kebere (Capparis ovata Desf.) adlı bitkinin farelerde karaciğer enzimleri ile bazı kan parametreleri üzerine etkilerinin araştırılması amaçlanmıştır. Yöntem: Kebere meyvelerinden hazırlanan % 1lik infüzyon deney grubuna oral yoldan verilirken kontrol grubuna musluk suyu verilmiştir. 30 günlük uygulama sonunda heparinli tüplere alınan kan örneklerinde karaciğer enzimleri, eritrosit, lökosit, trombosit sayıları, hemoglobin ve hematokrit düzeyleri çalışılmıştır. Bulgular: 30 gün % 1lik infüzyon kullanımının karaciğer ile kan üzerine olumsuz etkisinin bulunmadığı belirlenmiştir. Sonuç: Keberenin % 1lik infüzyonunun zararlı etkisi bulunmamaktadır.
Anahtar kelimeler: Kebere, karaciğer enzimleri, kan parametreleri
Effect of caper (capparis ovata desf.) on the liver enzymes and some blood parameters in mice
Objective: Caper (Capparis ovata Desf.) grows wildly in Mediterranean and Aegean regions and its flower buds, fruits are used in folk medicine as herbal medicine for its analgesic, tonic and diuretic effects. However, its possible toxic or adverse hemostatic effect on the liver and hematopoiesis is not known. To study the effect of crude extract of caper on the level of liver enzymes and blood parameters was aimed. Methods: During the experimentation, tap water and 1% infusion of caper fruit filtered crude extract were given for 30 days to control and caper fruit extract to treatment groups, respectively. At the end of the experiment, blood samples were obtained by intracardiac puncture into heparinized tubes. The number of red and white blood cells, platelets, hemoglobin and hematocrit and ALT, AST, GGT and LDH levels were determined. Results: It was concluded that even the infusion of filtered crude extract of caper had no significant effect on the level of plasma ALT, AST, GGT, LDH and hematologic parameters. Conclusion: There is no harmful effect of 1% infusion of caper.
Key words: Caper, liver enzymes, hematopoiesis
Genel Tıp Derg 1999;9(4):123-5.
Capparidaceae familyasından bir tür olan kebere (Capparis ovata Desf.) Akdeniz ve Ege bölgesinde yaygın olarak yetişmektedir. Capparis türleri (C.ovata ve C.spinosa) iri beyaz çiçekli, dikenli, genellikle yere yatık çalı görünüşlü çok yıllık bitkilerdir (1-4). Bunların tomurcukları, meyveleri ve kök kabukları % 1-3lük infüzyon şeklinde halk arasında ağrı kesici, idrar söktürücü, kuvvet verici, yara iyileştirici, hücre yenileyici olarak kullanılmaktadır (5-7). Özellikle romatizma ağrılarına karşı etkili olduğu düşünülen keberenin uzun süreli kullanımı söz konusu olabilmektedir.
Bu çalışmada 30 gün süreyle meyvelerinden hazırlanan % 1lik infüzyon oral yoldan verilen farelerde keberenin karaciğer enzimleri ile bazı kan parametreleri üzerine etkileri incelenmiştir.
Yöntem
Keberenin Denizli'de Mayıs-Ağustos ayları arasında toplanan meyvelerinden % 1likinfüzyon hazırlandı (5). Bir cam kaptaki 1 g kurutulmuş ve havanda dövülmüş bitki materyali üzerine 100 ml kaynar distile su eklenerek kabın ağzı kapatıldı, 15 dak bekletildi. Süzülüp soğutuldu.
Ortalama ağırlıkları 25-30 g olan 3 aylık 20 adet Swiss albino fare 2 gruba ayrıldı. Deney grubunu oluşturan 10 fareye % 1lik kebere meyve infüzyonu oral yoldan verildi (İçme suyu yerine verilerek içebildikleri kadar içmeleri sağlandı). Kontrol grubundaki 10 fareye ise normal musluk suyu verildi. Bu uygulama 30 gün sürdürüldü, deney ve kontrol grubundaki hayvanlar aynı koşullarda tutuldu.
30 gün sonunda farelerden eter anestezisi altında, heparinli tüplere intrakardiyak olarak 1 ml kan alındı. Karaciğer enzimlerinden ALT, AST, GGT ve LDH düzeyleri enzimatik kolorimetrik yöntemle belirlendi. Eritrosit ve lökosit sayıları Thoma lamı, hemoglobin miktarları ise Sahli hemoglobinometresi ile belirlendi. Hematokrit değerleri mikrohematokrit yöntemle ölçüldü. Sonuçlar bilgisayarda Instat 2.0 (Graph Pad Software and San Diago) programı kullanılarak Student's t testi ile değerlendirildi.
Bulgular
30 günlük kullanımla keberenin karaciğer enzimleri üzerine etkilerine bakıldığında, ALT, AST, GGT ve LDH düzeyleri yönünden deney ve kontrol grupları arasında anlamlı farklılığın olmadığı görüldü (Tablo 1).





Tartışma
Halk arasında deve dikeni, keditırnağı, gevil, gebre, geber otu gibi değişik isimlerle anılan keberenin yurdumuzda C. spinosa L. ve C. ovata Desf. olmak üzere 2 türü bulunmaktadır. Alıcı kuruluşların türleri arasında belirgin bir tercih yapmadığı keberenin son yıllarda ihracatının, dolayısıyla ekonomik öneminin arttığı dikkati çekmektedir. Dengeli beslenmede de ilk akla gelebilecek bitkilerden biri olan keberenin çiçek tomurcukları ile meyveleri, mineral ve protein yönünden zengindir. Salamura ve turşu şeklinde işlenen tomurcuklar ile meyvelerin (Kapari) büyük bir kısmı ihraç edilmektedir (8-10).
Tıbbi amaçlarla halk arasında kullanılan keberenin köklerinde indol glukozinatlar, kök kabuklarında stachydrin, toprak üstü kısımlarında quercetin 7-0-b -D-glukopiranosid, yeşil kısımlarında gluko-kapparinler, kappaprenoller, tomurcuklarında flavon türevleri, glukozidler, pentozanlar, rutik asit, pektik asit, saponin, uçucu yağlar, quercetin türevleri, kaempferol türevleri, tohumlarında önemli oranda yağ bulunduğu belirtilmektedir (2,7,10-12).
Epikondilitis nedeniyle cilt üzerine C. spinosa L.' nin solüsyonundan ıslak kompres yapan bir kadında allerjik kontakt dermatit oluştuğunu bildiren bir olgu sunumu bulunmaktadır (13). Keberenin içermiş olduğu glukokapparin adlı protein enzimatik hidroliz ile (mirosinaz) izotiyosiyanata dönüştürülebilen bir izotiyoglukoziddir. İzotiyosiyanatları içeren bitkilerin irritan dermatide ve alerjik kontakt dermatite yol açtıkları bilinmektedir (11-13).
Bu çalışma halk arasında tıbbi amaçlarla uzun süreli kullanımı söz konusu olduğunda keberenin bazı toksik etkileri olup olmayacağını araştırmak için yapılmıştır. Kebere meyvelerinden hazırlanan % 1lik infüzyonun 30 gün süreyle farelere içme suyu halinde verilmesini takiben, hayvanların kanlarında karaciğer enzimlerine bakılmış, 2 grup arasında anlamlı farklılığın olmadığı görülmüştür. Buna göre, 30 gün gibi uzunca bir süre % 1lik kebere infüzyonu kullanımının karaciğer yönünden toksik bir etki göstermediğini söyleyebilmekteyiz. Aynı zamanda, % 1lik kebere infüzyonunun kan tablosu üzerinde önemli bir değişiklik yapmadığını belirtebiliriz. 2 grup arasında lökosit sayısı hemoglobin, hematokrit düzeyleri yönünden önemli bir farklılık olmadığı deney grubunda eritrosit ve trombosit sayılarının istatistiksel açıdan anlamlı olmayan şekilde daha yüksek olduğu anlaşılmıştır (Tablo 1 ve 2).
Literatür taramasında C. spinosa ve C. ovata ile yapılmış toksikolojik bir çalışmaya rastlanmamıştır. Sadece C. tomentosanın keçilerde yol açabileceği toksik etkilerin incelendiği bir araştırmada (14) kurutulmuş yaprak ve dal materyali, 0.25, 2.5 ve 5 g/kg dozlarında keçilere yedirilmiş iştahsızlık, lokomotor düzensizlik, parezi gibi sonuçlarla karşılaşılmıştır. İç organlar histopatolojik olarak incelendiğinde omurilik, karaciğer ve böbrekte sırasıyla perinöral vakulasyon, sentrolobüler nekroz ve dejenerasyon gözlendiği bildirilmiştir (14). Bizim çalışmamızda uygulanan tür, bitki materyali ve uygulanış şeklinin farklı olması nedeniyle doğrudan bir karşılaştırma yapamamaktayız. Ancak, deney süresince farelerde ampirik olarak bir olumsuzluk gözlemedik. Ayrıca, keberenin karaciğer bozukluğunu düzeltici etkiye sahip olduğunu belirten çalışmalar bulunmaktadır, bu çalışmalarda deneysel olarak karaciğer bozukluğu oluşturulan hayvanlara uygulanan C. spinosa materyalinin karaciğeri iyileştirici etkisi enzimolojik ve histopatolojik olarak gösterilmiştir (12-15).
Sonuç olarak, kebere meyvelerinin % 1lik infüzyonunun 30 gün kullanım sonunda farelerde karaciğer enzimleri ile bazı kan parametreleri üzerine olumsuz bir etkisinin olmadığını, ancak bitkinin % 2 ve % 3lük infüzyonlarının da toksik etkisi olup olmadığının denenmesi gerektiğini söyleyebiliriz.
(2)
Ham ve Salamura kapari(Capparis spp.)Meyvelerinin Fiziksel,Kimyasal Özellikleri ve Yağ Asitleri Bileşimi
Musa Özcan(Selçuk Üniversitesi)
(Araştırma metni için Tıklayınız)
(bu dosyayı görebilmek için Acrobat Reader programının bilgisayarınızda yüklü olması gerekmekte Download etmek için aşağıdaki logoyu tıklayabilirsiniz.)

(3)
Capparis ovata Desf. (KAPARİ)NIN FİDANLIK TEKNİĞİVE ARTVİN YÖRESİNDE PLANTASYON DENEMELERİ

Tezi Hazırlayan: Zafer ÖLMEZ Tezin Türü : Doktora
Tez Danışmanı : Prof.Dr. Zeki YAHYAOĞLU Kabul Tarihi :26.11.2001
Anabilim Dalı : Orman Mühendisliği Sayfa Sayısı :144

ÖZET
Capparis ovata Desf. (Kapari), Artvin yöresinde 200-1000 m yükseltiler arasında doğal olarak yetişmektedir. Kapari, erozyon kontrolünü sağlama, çiçek tomurcukları, sürgün ucu ve meyvelerinin çok yönlü değerlendirilmesi gibi nedenlerle, Artvin gibi kırsal alanlarda halkın gelir düzeyini yükseltmede önem taşımaktadır. Son yıllarda turşusuna karşı uluslararası ticarette artan talepler kapari yetiştiriciliğini gündeme getirmiştir.
Bu çalışmada, Capparis ovata fidanının üretilmesi ve üretildikten sonra araziye aktarılarak gelişmelerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Ancak tohumlarının çimlenme engelinin olması, fidan üretiminde zorluklarla karşılaşılmasına neden olmaktadır. Bu nedenle çalışmada sera ve açık alan koşullarında, tohumun çimlenme engelini gideren soğuk katlama, sonbahar ekimi ve bazı kimyasal yöntemler kullanılarak en iyi yöntem bulunmaya çalışılmıştır. Uygulanan yöntemler içinde en iyi çimlenme 60 gün katlamaya alındıktan sonra sera ortamında (% 65.13) ekilen tohumlarda belirlenmiştir. Uygulanan kimyasal yöntemlerden 20 dakika H2SO4 ile birlikte % 0.2 KNO3te 8 saat bekletilen tohumlarda % 49.70 oranında çimlenme sağlanmıştır.
Elde edilen fidanlar arazide farklı yörelere dikilerek fidanların gelişmesi araştırılmıştır. Arazi denemelerinde erozyon sahalarına dikilen fidanların gelişmesinde ilkbahar yağışlarının önemli olduğu, ilk yıl ölçümlerinde fidanların kurak dönemi atlatamadığı, ikinci yıl ilkbahar yağışlarının iyi olmasıyla birlikte kalan fidanların ilk yıla göre daha iyi geliştiği gözlenmiştir. Sulama yapılan deneme alanında (Yusufeli-1) ilk yıl ortalama 38.2 cm, ikinci yıl 56.1 cm sürgün boy büyümesi belirlenirken, sulama yapılmayan en iyi deneme alanında (Pamukçular-2, 3. yineleme) ise ilk yıl 6.3 cm, ikinci yıl (Pamukçular-1, 2. yineleme) 11.5 cm ortalama sürgün boy büyümesi elde edilmiştir.
Anahtar Kelimeler : Capparis ovata Desf., Fidanlık, Çimlenme, Plantasyon, Fidan Gelişimi

(4)
Güneydoğu Anadolu Bölgesinde Kebere (capparis ovata Desf.var.palaestina Zoh.)'ın Çoğaltma Olanaklarının Araştırılması

Tezi Hazırlayan: Yrd. Doç. Dr. Özlem TONÇER Tezin Türü : Doktora
Tez Danışmanı : Prof.Dr. Sezen TANSI
Kabul Tarihi :1999
Anabilim Dalı : Dicle üniversitesi Tarla Bitkileri Bölümü Sayfa Sayısı :167

ÖZET
Bu çalışma keberede (Capparis ovata Desf. var.palaestina Zoh.) farklı üretim tekniklerini saptamakamacıyla 1996-97 ve 1997-98 yıllarında DicleÜniversitesi ve Güneydoğu Tarımsal AraştırmaEnstitüsünde sera ve tarla denemeleri şeklindefiziksel ve kimyasal aşındırma uygulanan tohumlarda enuygun sürme oranı ve süresi, çeliklerde köklenme oranıve süresi incelenmiştir. Sera koşullarında en yük****ürme oranı (%75) fiziksel aşındırma uygulanmayan 400ppm GA3 dozunda 3 saat bekletme süresinde, tarlakoşullarında en yüksek sürme oranı (%55) P320A zımparainceliğinde 400 ppm GA3 dozunda 2 saat bekletme süresiyanı sıra P220Azımpara inceliğinde % 0,2 KNO3 dozunda12 saat bekletme süresinden elde edilmiştir. Serakoşullarında en düşük sürme süresinin (99 gün)tohumlarda görülen eş zamanlı çıkışlar nedeniyleuygulamalara dağılımı benzer olmuştur. Tarlakoşullarında en düşük sürme süresi (48 gün) bakımındanuygulamalar benzer değerler göstermiştir. Çelikköklendirme çalışmalarında en yüksek köklenme oranı(%25.67) Nisan ayında alınan kalın kök çeliklerindenelde edilirken, en düşük köklenme süresi (25 gün)Mayıs ayında alınan kalın kök çeliklerinden eldeedilmiştir. Araştırmada kullanılan kimyasallarınsürme oranını genellikle olumlu yönde etkilediği,sürme süresi yönünden kimyasal uygulamasının hiçbiretkisinin olmadığı saptanmıştır.

(5)
Artvin Yöresi Orman Yol Sevlerinde Dogal Olarak Bulunan Kapari
(Capparis Ovata Desf.)nin Gelisiminde Etkili Olan Faktörler
Doç. Dr. Hafiz Hulusi ACAR. Doç. Dr. Ali Ömer ÜÇLER, Ars. Gör. Zafer ÖLMEZ
KTÜ Orman Fakültesi, Orman Mühendisligi Bölümü, 61080-TRABZON

ÖZET
Orman yollari, ormancilik faaliyetlerinin gerçeklestirilebilmesi için yararlanilan en önemli alt yapi tesisleridir. Egimli alanlarin stabilizasyonunda bitkiler kökleri vasitasiyla toprak parçaciklarini bir arada tutarken, toprak üstü kisimlariyla yüzey erozyonunu azaltirlar.
Bu çalismada Artvin Çoruh Havzasi boyunca dogal olarak yayilis gösteren Capparis ovatanin yol sevlerindeki durumu incelenmistir. Bitkinin kapladigi alan ile arazinin bakisi arasinda herhangi bir iliskinin olmadigi ve daha çok güney bakilarda yayilis gösterip kuzey bakilarda ise daha az rastlandigi belirlenmistir.
Capparis ovataya dogal olarak en fazla 280 m rakimda ve yamaç yolu dolduru sevinde, en az ise % 100 egimde, 350 m yükseltide ve kazi sevi üzerinde rastlanilmistir. Sonuç olarak, Capparis ovatanin günesli bakilarla düsük rakimli sevlerde en yüksek kaplama yüzdesine sahip oldugu ortaya çikarilmistir.
(6)
KEBERE (Capparis spinosa L.) TOHUMLARININ
ÇİMLENMESİNE FARKLI SICAKLIK VE IŞIKLANDIRMANIN ETKİSİ

Durmşali SÖYLER
Tarım ve Köyişleri Bakanlığı
Ankara – TURKEY
Neşet ARSLAN
Ankara Üniversites Ziraat Fakültesi
Ankara - TURKEY

ÖZ : Doğal olarak yetişen (Capparis spinosa L.) bitkilerinin çiçek tomurcukları toplanarak ihraç edilmektedir. Bitkinin kültüre alınması konusunda çalışmalar yapılmaktadır. Bu araştırmada kebere tohumlarının çimlenmesini teşvik için ön üşütme, gibberellik asit(2000 ppm) ve potasyum nitrat(2000 ppm) la muamele, tohum delme ve bunların kombinasyonları uygulanmıştır. Tohumlar farklı sıcaklıklarda (15,20, 20-300 C) ve ortamlarda (aydınlık - karanlık) çimlendirilmiştir. Deneme tesadüf parsellerinde bölünmüş parseller deneme desenine göre dört tekerrürlü olarak kurulmuş; ana parselleri sıcaklıklar, alt parselleri aydınlatmalar teşkil etmiştir. Her bir alt parselde 100 adet (4x100=400) tohum kullanılmıştır. Çimlenme oranları % 0-28 arasında değişmiş. En iyi çimlenme 20-300 C ve karanlık-aydınlık uygulamalarında 2000 pm GA3 + delikli ve 2000 ppm GA3 + KNO3 + delikli uyulamalrnından elde edilmiştir.


(7)GÜNEYDOĞU ANADOLU BÖLGESİNDE KAPARİNİN EKONOMİK GETİRİSİ VE YETİŞTİRİLİCİĞİ

Özlem TONÇER* ve Songül AKIN**
* Dicle Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü-Diyarbakır
** Dicle Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü-Diyarbakır

ÖZET
Türkiyede tarım toplumu yapısından, sanayi toplumu aşamasına geçişte, tarımın ülke ekonomisindeki payının oransal olarak azalmasına karşın temel ekonomik göstergeler yönünde bu kesim ekonomideki yaşamsal önemini korumaktadır. Gayri safi milli Hasıla içinde tarım %14, ihracatta %11.4, pay almakta ve Ülke nüfusunu % 35. 3ünü tarımsal nüfus oluşturmaktadır.
Üzerinde bulunduğu coğrafya ve sahip olduğu ekolojik çeşitlilik dünya yüzeyinde bulunan ve tropikal iklim bitkileri dışındaki bir çok bitkinin yetiştirilmesine olanak veren Ülkemiz de tarımın ve tarımsal sanayinin gelişmesi de doğaldır.
Ülkemizde doğal olarak yetişen fakat yurt içinde pek fazla tüketilmeyen kapari kıraç topraklarda üretilebilecek yeni bir alternatif bitki olarak görülmektedir. Ülkemizde kapari tarımı son birkaç yıla kadar daha çok toplayıcılık şeklinde yapılırken, artan yurtdışı talep karşısında artık profesyonel anlamda yetiştiriciliği yapılmaya başlayan ve özellikle kaparinin yetiştirilme istekleri doğrultusunda sulama alanı dışında kalan sıcak bölgelerde yetiştirilmeye başlanmış ve “kırsal kalkınmada” yeni bir alternatif olarak görülmektedir.
Bu çalışma da Güney doğu Anadolu Bölgesinde Kapari yetiştiriciliğinin Yöre halkına sağlayacağı Ekonomik getiri ve yaratacağı istihdam olanaklarının yanı sıra baraj havzalarında ağaçlandırmanın ikamesi olarak kullanılması durumunda sağlayacağı çevresel ve ekonomik faydalar üzerinde durulmuştur.


ABSTRACT
In transition period of agricultural society to industrialized society in Turkey, in spite of proportionally decrease of the share of agriculture in country economy, this section preserves the vital ******ance in economy with respect to basic economic indications. Agriculture gets share with a ratio % 14 in Gross national outcomes and %11.4 in exporting regarding to with a ratio % 35.3 of population get along with agriculture
The developing of the agriculture and agricultural industry is also natural in our country related to the acquired geography and ecological diversity comparing with the universe and cultivating a lot of plant becomes possible exception of tropical climate plant. Caper, that is naturally grown in arid lands in our country but rarely consumed, is seen as a new alternative plant
While caper agriculture has been dealt only as harvesting within the last a few years in our country, growing caper has begun in professional mean any more in response to outland demand and especially regarding to growing desire caper has begun to grown in hot regions those are out of irrigated regions .
In this study future profits of environmental and economic benefit by producing caper in dam basin secondary to afforesting, is focused on in addition to the economic benefit and employment possibilities to local public by producing Caper in South East Anatolia region.

Giriş
Kapari, Capparaceae familyasından tropik/subtropik kökenli, 350den fazla tür içeren ve bütün kıtalarda doğal olarak yetişebilen bir cinstir. Akdeniz ve Batı Asya ülkelerinde başlıca altı türe yaygın olarak rastlanır: Capparis spinosa L., C. ovata Desf., C. leucophylla DC., C. mucronifolia Boiss., C. cartillaginea Decne, C. decidua (Fosk) Edgew. (Akgül, A., 1996). Tropik bölgelerde özellikle kurak alanlarda derin kök sistemi sayesinde rüzgar erozyonu ve toprak katmanlarının sel ve yağmur suları ile taşınmasını önlemede iyi bir örtü bitkisi olarak önem taşımaktadır (Banerjee, A.K., 1989). Ayrıca kurak ve yarı kurak bölgelerde taşlık, meyilli, kireçli, zayıf besin maddeli topraklarda, kayalıklarda, kale duvarlarında, surlarda ve beton kırıklarında bile doğal olarak yetişebilen, 30-40 yıl ömrü olan ve kimyasal bileşimi sayesinde, her türlü elverişsiz çevre şartlarına karşı koyabilen kapari bitkisi, bu özellikleri nedeniyle ülkemizdeki erozyonu önleme çalışmalarında önerilen alternatif bitkilerin başında gelmektedir. (Tansı ve Kocabaş, 1997). Yavaş yanması nedeniyle de yangın emniyet şeritlerinde ve yol kenarlarında tercih edilmektedir (Agm, 1996).
Ülkemizde Karadeniz Bölgesi haricinde nem oranı düşük birçok yerde yetişebilen kapari kırsal kalkınmada “iyi bir seçenek” olarak ön plana çıkmaya başlamıştır. Son yıllarda uluslararası pazarlarda yüksek değer bulmakta ve tüketimi gittikçe artmaktadır. Türkiye, ürettiği kaparinin tamamına yakın bir bölümünü başta İspanya, ABD ve İtalya gibi ülkelere ihraç etmesine rağmen dış talebi karşılayabilmiş değildir (Anonim, 2000).


Kapari, protein, vitamin ve mineral maddelerce oldukça zengin bir bileşime sahiptir. 100 g yenebilen kuru maddede, 67 mg kalsiyum, 65 mg fosfor, 9 mg demir, 24.01 g protein bulunmaktadır (Akgül, A., 1996). Bitkinin acımsı kök kabukları dalak hastalıklarında , çiçek tomurcukları ve meyvesi idrar söktürücü, kabızlık giderici ve kuvvet verici olarak kullanılmaktadır (Baytop, 1984). İsrailde yapılan bir çalışmada şeker hastalığı tedavisinde kullanıldığı tespit edilmiştir (Yaniv, 1989). Yine yapılan bazı araştırmalar da deri ve saç hastalıklarında etkili bir kozmetik katkısı olabileceğini doğrulamaktadır (Akgül, 1996). Kapari diğer gıdaların ve ürünlerin yapısına girerek lezzete katkıda bulunmakta ve garnitür görevi yapmaktadır. Salatalar, çorbalar, balıklar, vejetaryen gıdaları, dondurulmuş ürünler, peynirler ve aroma endüstrisi gibi birçok gıda sanayinde kullanılmaktadır.
Kapari türleri her türlü elverişsiz çevre koşullarına son derece dayanıklıdır. Yıllık ortalama sıcaklığın 13 oC, yıllık yağışın ise 200 mmnin üzerinde olduğu yerlerde kendiliğinden yetişmektedir (Akgül, 1996). Olumsuz çevre koşullarına son derece dayanıklı olan bitkiye kale duvarlarında bile rastlamak mümkündür.
Kapari yaygın olarak tohumla ve çelikle çoğaltılmaktadır. Ancak sert tohum özelliğine bağlı dormansi nedeniyle tohumlarda çimlenme güçlüğü bulunması, üretiminde zorluklara neden olmaktadır (Orphanos, P.I., 1988). Tohumlarda, fideliğe yada açıkta tarlaya ekiminden önce yapılacak zımparalama, delme, katlama, ön üşütme yada kimyasal muameleler gibi çimlenmeyi artırıcı bir takım uygulamalarla dormansinin kırılması ve sert tohum kabuğundan kaynaklanan çimlenme engelinin kaldırılması suretiyle ile başarı arttırılabilir.
Serada fideliğe ekim, tohumların ağustos yada eylül aylarında toplanmasının ardından yapılabilir. Elde edilen fideler dikime hazır hale gelinceye kadar gerekli yabancı ot temizliği ve sulama gibi bakım işlemlerine özen gösterilmelidir. Elde edilen fideler aralık ayından itibaren tarlaya dikilebilir. Geç dikimler fidanın sağlıklı gelişimi için risk taşıyabilmektedir. Dikim mesafesi arazinin durumuna göre 2x2 m veya 3x3 m olmalıdır. İlk yıl fidelerin sulanması bitki gelişimini ve yaşama şansını arttıracaktır.
Tarlaya dikimde usulüne göre hazırlanmış çukurlara dikim yapıldıktan sonra fidelerin üzeri çok ince bir toprak tabakası ile örtülmelidir. Kapari de tam verim üçüncü yada dördüncü yıldan itibaren alınmaktadır (ortalama 3-5 kg kadar). 30-40 yıl kadar ömrü olan bitkinin mayıs ayından itibaren başlayan tomurcuk hasadında, bitkinin gelişme durumuna göre, bir sezonda 8-10 kg/bitki ürün alınabilmektedir. Kapari bahçelerinde uygulanacak gübreleme ve kışa girerken yapılacak budama verimi arttıracaktır.
Kaparide çelikle çoğaltmada söz konusudur. Ancak ekonomik bir metot olmayıp, üretiminde de zorluklar bulunmaktadır. Şubat, mart veya nisan aylarında 1-8 cm uzunluğunda alınan çelikler tarlaya dikilebilir. Çelikle üretimde düşük köklenme yüzdeleri IBA, IAA ve NAA gibi büyüme düzenleyicilerin kullanılmasıyla artırılabilir. Çelikle üretimde köklendirme ortamını sürekli nemli tutmak köklenmeyi arttırıcı bir etki göstermektedir.
Aşı ile çoğaltma veya doğal olarak yetişen genç bitkilerin tarlaya şaşırtılması gibi az da olsa kullanılan çoğaltma yöntemleri mevcuttur. Ayrıca ergin bitkilerden ayırma yoluyla da çoğaltma yapılabilmektedir (Kara ve ark., 1996)
Kapari çiçek tomurcuğu ham tüketilmez, işlenmesi gerekir. Salamura muhafaza yapılarak tomurcukta % 0,3 oranında bulunan glukokaparinden kaynaklanan acılık azalır. Bu glikozitin enzim veya asitle hidrolizi sonucu, ürünün özgün aroması ortaya çıkar (Akgül, 1996).

Yurdumuzda Akdeniz ikliminin hakim olduğu Batı Anadolu, Orta Anadolu ve Güneydoğu Anadolu illeri başta olmak üzere Ülkemizde bir çok yerde doğal olarak yetişen kaparinin ticareti yaygın olarak yapılmasına karşın, profesyonel anlamda üretimi emekleme safhasındadır. Bu aşama da bile ülkemize kazandırdığı dış ticaret gelirinin 2003 yılı itibari ile 24,5 milyon dolar (Ege İhracatçılar Birliği Verileri) olduğu düşünüldüğünde bu bitkinin önemi daha da belirginleşmektedir. Kapari ihracatındaki sorunlarımızın başında dış pazarın talebini karşılayacak derecede arzı sağlayamamamız gelirken ikinci büyük sorunumuz; Kaparinin doğadaki yabani bitkilerden rasgele toplanması nedeniyle standart dışı, ürün elde edilmesidir. Unutulmamalıdır ki uluslararası ticarette düzenli ve kalite standartlarına uygun mal her zaman tercih edilen bir durumdur .
Ülkemiz ürettiği kaparinin tamamına yakın bir kısmını ihraç etmesine rağmen dış talebi karşılaya bilmiş değildir (Anonim, 2000). Son yıllarda ülkemiz tarımda yeniden yapılanma süreci içerisine girmiş ve alternatif ürünlere yönelmeye başlamış olup, bu konjüktürde kaparinin yayılma şansının yüksek olduğu görülmektedir.
Kapari güneşi seven, bir sıcak iklim bitkisi olduğu için gelecek yıllarda Güneydoğu Anadolu Bölgesinde, özellikle sulama alanı dışında kalan veya şimdiye kadar üzerinde bitkisel üretim yapılmayan yamaçlarda, üretim potansiyeline sahiptir. Bununla beraber, bitkinin yöre çiftçisine tanıtılması ve ne kadar gelir getirici bir ürün olduğunun anlatılması gerekmektedir. Ekonomik prensipler gereği, üretici belli bir masrafa karşın en yüksek geliri getiren bitkiyi üretmeyi tercih edecektir (Açıl, F., ve ark., 1995). Bu bağlamda GAP bölgesinde yaygın olarak üretimi yapılan kuru şartlarda arpa ve buğday yetiştiriciliği ile kaparinin dekara mutlak ve nispi karları karşılaştırılmıştır (Tablo 1).




Tablo 1den de anlaşılacağı gibi 2003 yılında kuru koşullarda üretim yapan buğday üreticisinin dekardan sadece 215 000 lira gibi çok cüzi bir mutlak kar elde ettiği, arpada ise dekardan 17 565 000 lira zarar ettiği görülmüştür. Oysa bölge üreticisinin kapari üretmesi durumunda dekardan 3 029 000 000 lira mutlak kar elde etmesi mümkün olabilecektir; olay, nispi kar açısından değerlendirildiğinde ise 1 TLlik masraf karşılığında 3 TLlik gelir elde edilebileceği ortaya çıkmaktadır. Durumu buğday açısından değerlendirdiğimizde üreticinin 1 TLlik masraftan sadece 1 TL kazandığı, arpada ise harcadığı 1TLnin %20si kadar zarar ettiği anlaşılmaktadır. Kaparinin 5 ay gibi uzun bir hasat dönemi bulunması nedeniyle, bölgeden sürekli verilen tarım işçisi göçünün önlenmesi, göç olgusunun yaratacağı olumsuzlukları, sosyal ve ekonomik açıdan hafifletebileceği düşünülebilir.
Türkiye Cumhuriyetinin uygulamaya koyduğu bölgesel kalkınmaya yönelik en büyük ve kapsamlı proje hiç şüphesiz ki entegre GAPtır ve bu projenin bel kemiğinde ise 22 baraj ve 19 hidroelektrik santral yer almaktadır (GAP Bölge Kalkınma Planı, 2000). Erozyon kontrolünün baraj havzalarında önemi ise çok daha fazladır zira, taşınan topraklar direkt olarak baraj gölüne veya santrallere dolacak ve yatırımı verimsizleştirecektir. Tam bu noktada kapariyi erozyonla mücadele içinde önermemiz mümkündür. Çünkü kapari ekolojik toleransı yüksek, toprak yüzeyini örtecek şekilde yayılan, bu nedenle rüzgar erozyonuna karşı da etkili ve köklerinin otuz–kırk metreye kadar inebilmesi ile de dolgu toprağı örtebilme özelliğine sahiptir. Ayrıca daha öncede belirtildiği gibi, kapari geç tutuşan bir bitki olduğu için orman yangınlarının oluşmasına engel teşkil eden bir bitkidir.
Olaya baraj havzalarında ağaçlandırmanın mı yoksa kaparilendirmenin mi ekonomik olacağı açısından baktığımızda ise Diyarbakır Çevre İl Müdürlüğünden alınan bilgiler doğrultusunda 1 dekarın ağaçlandırmak için ilk tesis masrafları ve tamamlama dikimleri ile birlikte 510 223 680 TL gerekirken, 1dekar kaparinin tesis maliyetinin ise 530 000 000 TL olduğu tespit edilmiştir. Verilen örnekten de anlaşılacağı gibi maliyetler biri birine oldukça yakındır.
Fakat burada üzerinde durulması gereken konu ikisinin de çok yıllık bitki olmasına karşın kaparinin dikiminden sonra yaklaşık olarak üç yıl içerisinde ürün vermeye başlamasıdır. Oysa dikilen bir ağacın ekonomik olarak değerlenmesi için 25-30 yıl gibi bir süreye ihtiyaç duyulurken, kapari söz konusu sürenin yaklaşık onda biri kadar bir sürede gelir getirmeye başlamakta ve ilk ürün vermeye başladığı yıl kendini amorti edebilme özelliğine sahiptir.
Yukarda belirttiğimiz nedenlerden dolayı erozyon kontrolünde yöre halkının katılımı ve desteği ile GAP bölgesindeki baraj ve su havzalarının çevresinde yapılacak erozyon kontrolü çalışmalarında kapari bitkisinden yararlanılarak, bölge halkına kısa zamanda önemli bir gelir kaynağı yaratmak mümkün olacaktır; Güneydoğu Anadoluda had safhada işsizlik söz konusu iken, kırsal kalkınma için, tıptan kozmetiğe pek çok farklı sektörde ham ve ana madde olarak kullanılması, kısa sürede ürün alınması ve pazarı hazır, işleme, saklama ve ihracat kolaylığı olan, tarımsal kalkınmaya yönelik alternatif bir ürün olarak değerlendirilmesi mümkün bir üründür.


KAYNAKLAR
Açıl, F., Bülbül, M., Kıral, T., Demirci, R., Erkuş, A., 1995. Tarım Ekonomisi, Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Eğitim Araştırma ve Geliştirme Yayınları, Yayın No.5, Ankara.
Agm, 1996. Ağaçlandırma Genel Müdürlüğü Kapari Bitkisi hakkında 2.2.1996 Tarihli raporu, Şanlıurfa.
Akgül, A., 1196. Yeniden Keşfedilen Lezzet: Kapari, Gıda, 21 (2), 119-128. Kara, Z., Ecevit, F., Karakaplan, S., 1996. Toprak Koruma Elemanı ve Yeni bir Tarımsal Ürün Olarak Kapari (Capparis spp.). Tarım İlişkileri Sempozyumu Bildir Kitabı, 919-921 s.
Anonim, 2000. Dış Ticaret Müsteşarlığı, İhracat Genel Müdürlüğü Kayıtları, Ankara.
Banerjee, A.K., 1989. Shurbs in Tropical Forest Ecosystem.Examples from India. World bank Technical Number 103.
Baytop, T., 1984. Türkiyede Bitkilerle Tedavi, İstanbul Üniversitesi, Yayın No: 3255, Eczalık Fakültesi, No.40, 520.
GAP Bölge Kalkınma Planı, 2000. T.C. Başbakanlık Güneydoğu Anadolu Projesi Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı, Çalışma Raporu 1, Diyarbakır.
Orphanos, P.I., 1983. Germination of Caper (Capparis spinosa L.) Seeds, Journal of Horticultural Science, 58 (2): 267-270.
Tansı, S., Kocabaş, F., 1997. ******ance of Caper (Capparis spinosa L.) Under Forest Ecosystem and Its Cultivation. Proceeding of the XI. World Forestry Congress, 13-22 October 1997, Vol 3, s. 259.
Yaniv, Z., Dafni, A., Freidman, J., Palevitch, D., 1987. Plants Used for the Treatment of Diabets in Israel Journal of Ethnopharmacology, Elsevier Scientific Publichers


Cevapla

Hızlı Cevap
Mesajınız:
Kullanıcı isminiz: Giriş yapmak için Buraya tıklayın
Rastgele Soru

Seçenekler


Seçenekler


Benzer Konular
Hac Hakkında Herşey Hac Hakkında Herşey Hac çeşitleri Üç türlü hac vardır: 1- İfrad hac: Bu haccı yapana müfrid hacı denir. İhrama girerken, yalnız hac yapmaya niyet eden kimsedir. Mekkede oturanlar, yalnız...
3G hakkında herşey! 3G hakkında herşey! Canlı maç yayını, görüntülü görüşme, hızlı internet bağlantısı ve çok daha fazlası artık cepte. İşte ayrıntılar.. 3G (üçüncü nesil) teknolojisi bugünden itibaren...
Blu-ray Hakkında Herşey Blu-ray hakkında bilmeniz gereken herşey CD - DVD'nin yerini Blu-ray aldı.İşte Blu-ray formatı hakkında mutlaka bilmeniz gereken detaylar. DVD'nin halefi olmak için yapılan savaş sonra erdi:...
Karınca Hakkında Herşey ßu konuyu nereye acıcağımı biLemedim uygun böLüme ta$ırsanız sefinirim.. http://www.osman.com.tr/_borders/arrow.gifKarınca'lar http://www.osman.com.tr/images/Hasere/ht_004.jpg ...
Hac Hakkında Herşey Hac çeşitleri Üç türlü hac vardır: 1- İfrad hac: Bu haccı yapana müfrid hacı denir. İhrama girerken, yalnız hac yapmaya niyet eden kimsedir. Mekkede oturanlar, yalnız müfrid hacı olur. 2-...

 
Forum Stats
Üyeler: 65,765
Konular : 239,233
Mesajlar: 426,655
Şuan Sitemizde: 242

En Son Üye: RMatthies

Sosyal Linkler
Lütfen Facebook Sayfamızı Beğenin



Twitter Butonları





Google+ Butonu



Lütfen Google+ Sayfamızı Çevrenize Ekleyin


Sponsorlu Bağlantılar







Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 15:09.


Powered by vBulletin® Version 3.8.2
Copyright ©2000 - 2014, Jelsoft Enterprises Ltd.

DMCA.com

Sitemizde illegal paylaşım yasaktır.Sayfalarımızda bulunan içeriklerin telif haklarıyla ilgili bir şikayetiniz/sorunuz varsa bize ulaşmak için TIKLAYINIZ .
In this web site,illegal sharing is forbidden.If you have any problem/complaint about content's copyrights in our page,please click here to contact us.