Forum Kimler Online
Go Back   Ezberim > Genel Sağlık > Sağlık > Bitkiler Yararları
Kayıt ol Forumları Okundu Kabul Et


Bitki çaylarının faydaları yararları

Sağlık kategorisinde ve Bitkiler Yararları forumunda bulunan Bitki çaylarının faydaları yararları konusunu görüntülemektesiniz.
Bitki çaylarının faydaları yararları Doğanın mucizesi bitki çaylarının vücuda faydaları saymakla bitmiyor. Bitki çayları pek çok hastalıkta tamamlayıcı tedavi sağlıyor. ...






Yeni Konu aç Cevapla
 
Seçenekler
  #1  
Alt 23-08-2010, 00:47
 
Standart Bitki çaylarının faydaları yararları

"Sponsorlu Bağlantılar"

 


Bitki çaylarının faydaları yararları

Doğanın mucizesi bitki çaylarının vücuda faydaları saymakla bitmiyor. Bitki çayları pek çok hastalıkta tamamlayıcı tedavi sağlıyor. Önemli olan hangi bitkinin ne işe yaradığını ve bitki çaylarının nasıl hazırlanması gerektiği bilmek.



Tıbbi Bitkiler Uzmanı Prof. Dr. Kerim Alpınar, bitki çayı seçerken nelere dikkat etmemiz gerektiğini anlatıyor. Zayıflamak için hangi çayları içelim? Kabızlık ve ishalde hangi çayları içilir? Uykusuzluğa, cilt problemlerine, mide sorunlarına, böbrek taşlarına, boğaz ağrısına iyi gelen çaylar hangileridir?

Bitki çayı seçerken nelere dikkat etmeliyiz?

Kullanacağımız bitkinin tam olarak o olup olmadığını anlamamız gerekir. O bitkiyse eğer, uygun zamanda toplanıp toplanmadığını, temiz olup olmadığını, küf taşıyıp taşımadığını, taze olduğunu bilmemiz önemlidir.

Bir tıbbi bitki çayı, ortalama 18 aylık bir raf ömrüne sahiptir. Muhakkak taze olanlarını almalıyız. Bitkinin nasıl kurutulduğu da önemlidir. Kurutma esnasında içindeki maddeleri kaybetmemiş olması lazım. Örneğin, köklerin güneşte kurutulması gerekirken, çiçeklerinden yararlanacağımız bitkilerin gölgede ve rüzgarda kurutulmuş olması önemlidir.

Zayıflamak için hangi çayları içelim?

Fazla kilo ödemden kaynaklanıyorsa, ödemin boşaltılması gerekir. Bunun için, eğer doktor da izin vermişse, idrar söktürücülere başvurulur.

Maydanoz: Maydanozun yaprak sapları özellikle ödemin boşaltılmasında son derece etkilidir. Fazla kilo, bağırsak tembelliğinden kaynaklanıyorsa, bağırsakları yumuşak tututarak şişkinliğin önüne geçilir. Bunun için müsilaj içeren bitkilerin kullanılmasını öneriyoruz.

Kabızlıktan hangi çay karışımıyla kurtulabiliriz?

Kabızlık sorununa iyi gelen bitkilerin bir kısmı, bağırsak mukozasına etki ederek onun çalışmasına teşvik eder ve dışkılamayı kolaylaştırır. Bir kısım bitkiler ise suyla birlikte şişerek kitlenin daha geniş olmasına neden olur, bu da bir süre sonra bağırsak hareketlerini başlatarak dışkılamayı kolaylaştırır. Eğer sorun çok akut değilse, müzminleşmiş bir durum varsa, su alınca kitle artıran yiyecekleri tercih etmek gerekir.

Keten Tohumu: Keten tohumu, müsilaj taşıdığı için, hem tahrişi azaltır hem de kitle oluşturur.

Sinameki: Alacağımız bitkinin aniden etki etmesini, örneğin gece alıp da sabah dışkılama olmasını istiyorsak, sinamekiyi öneririm. Yalnız bu bitkinin dozunu iyi ayarlamak gerekir. Herkes farklı hassasiyete sahiptir ve deneyerek uygun miktarı anlamak lazım. Sinameki tahriş edicidir ve piyasadan aldığımız sinamekinin gerçekten sinameki olup olmadığını, hangi bitkiden elde edildiğini ve usulüne uygun kurutulup kurutulmadığını kontrol etmemiz gerekir.

İshale karşı içmemiz gereken çaylar hangileri?

İshal çok rahatsız etmiyorsa ve çalışma zorunluluğu yoksa, evde oturarak hastalığın geçmesini beklemek ve bol su içmek en doğrusudur. Ancak ishal asıl çocuklarda önemlidir, çünkü su kaybı çok önemli sonuçlara yol açabilir. Piyasada, içinde gerekli mineralleri içeren tozlar vardır ve bunlar su içine karıştırılarak çocuklara verilebilir.

Demli Siyah Çay: Yetişkinler için çok demli olarak içilen siyah çay, içerdiği tanenden dolayı bağırsaklarda kabızlığa neden olur.

Keten Tohumu: Eğer keten tohumunu alıp bol miktarda su içerseniz, bağırsakta kitle teşkil edecek ve dışkılama olacaktır. Fakat gerekli olandan daha az su alırsanız, tohumlar suyu bağırsakların çeperinden toplayacağı için daha kıvamlı bir dışkının oluşumu söz konusudur.

Pudra







"Sponsorlu Bağlantılar"

 
"Sponsorlu Bağlantılar"



  #2  
Alt 25-10-2010, 21:13
 
Standart Cevap: Bitki çaylarının faydaları yararları

Adaçayı, aloe vera, biberiye, fesleğen, ginseng, ıhlamur, ısırgan otu, karanfil, keten tohumu, kimyon, kişniş, kuşburnu, lavanta, melisa, mercan köşk, nane, papatya, rezene, yaban mersini, yasemin ve yeşil çay...

Doğadan Sağlık Ansiklopedisi'ni karıştırdık ve ortaya döktük. İşte A'dan Z'ye en sağlıklı bitki çaylarının faydaları!


Adaçayı yaprağı

Salvia officinalis L. bitkisinin yapraklarıdır. Özellikle Adriatik denizi çevresinde doğal olarak yetişen Adaçayı bitkisinin, günümüzde Arnavutluk, Yunanistan, İtalya, Fransa, İngiltere, ve Amerikada kültürü yapılmaktadır. Cins ismi olan Salvia, Latince salvere (eklemek) kelimesinden gelmektedir. Bu bitki eski Mısırlılar, Yunanlılar ve Romalılar döneminden beri kullanılmaktadır. Eski Mısırlılar bu drogu doğurganlık, bereket, verimlilik amacıyla kullanmakta idiler. Adaçayı yaprakları Anadoluda uzun yıllardan beri kullanılmaktadır. Adaçayı, bu geleneksel kullanılışında doğal tonik etkisi nedeniyle tercih edilmektedir.



Aloe Vera

Ülkemizde sarı sabır olarak da bilinir. Güney ve Kuzey Afrikada kültürü yapılan bir bitkidir. Gövdesi kısa ve odunsu, yaprakları 15-50 cm boyunda, üçgen biçiminde etli ve kenarları sert dişlidir. Sarımsı kırmızı renkli çiçek açar. Bitki dışarıdan cilde sürüldüğünde nemlendirici ve yara iyi edicidir. Bu nedenle kozmetik ürünlerinde sık yer alır. Ağızdan alındığında sindirime yardımcı olur.


Biberiye yaprağı

Rosmarinus officinalis L. (Labiatae) türünün kurutulmuş yapraklarıdır. Biberiye 50-100 cm yükseklikte çiçekleri soluk mavi renkli, çalı görünüşünde kışın yapraklarını dökmeyen çok yıllık bir bitkidir. Doğal olarak Akdeniz bölgesinde ve Portekizde yetişmektedir. Günümüzde Fransa, Fas, İspanya, Portekiz, Güney Afrika, Hindistan, Çin, Avustralya, İngiltere ve Amerikada kültürü yapılmaktadır. Ülkemizde Güney Anadoluda (Tarsus, Adana, İskenderun) yabani olarak yetişmektedir. Bahçelerde süs bitkisi olarak da yetiştirilir. Biberiye Avrupada eski zamanlardan beri tonik ve uyarıcı olarak kullanılmaktadır. Eski Yunanlılar döneminde, hafızayı kuvvetlendirmek ve konsantrasyonu arttırmak amacıyla, bilginlerin başlarına biberiye çelenklerini taktığı söylenmektedir. Biberiyenin antioksidan özelliği bulunmaktadır. Tek başına çok yüksek dozlarda kullanılmamalıdır, çeşitli yan etkilerinin bulunduğu belirtilmektedir

Fesleğen

Ocimum basilicum L. türünün yapraklı ve çiçekli dallarıdır. Bu tür 20-40 cm yükseklikte, beyaz veya pembe çiçekli, bir yıllık ve otsu bir bitkidir. Orijininin Hindistan, Afganistan, Pakistan olduğu düşünülmektedir. Günümüzde tüm dünyada kültürü yapılmakta olup, ülkemizde Güney Anadoluda yetiştirilmektedir. Fesleğen, çiçekli ve yapraklı dallardan oluşmaktadır. Yapraklar basit, saplı, 2-6 cm uzunlukta, oval biçiminde, kenarları seyrek dişli, özel kokulu ve baharlı lezzetlidir. Tek başına yüksek miktarlarda özellikle hamilelerde kullanılmaması gerekmektedir.



Ginseng kökü

Panax ginseng C.A. Meyer türünün kökleridir. Bu tür 100 cm kadar kazık köklü, otsu ve çok yıllık bir bitkidir. Ginseng doğal olarak Kuzey doğu Çin in ormanlarında, Korede ve Rusya federasyonunun uzak doğu bölgesinde yetişmektedir. Kültürü Çin, Japonya, Kore ve Rusyada yapılmaktadır. Çinin Changbai dağında tek bir yerde hala yabani ginseng doğal olarak yetişmektedir. Ginseng genellikle 4. yılında çiçeklenmeye başlar ve kökleri 4 ile 6 yıl arasında olgunluğa ulaşır. 10 yıldan daha yaşlı kökler ilaç elde etmekte kullanılır. Kökler çatallı ve etlidir. Beyaz ve Kırmızı olarak iki çeşit ginseng kökü bulunmaktadır. Beyaz ginseng, kökün işlenmemiş formudur. Bazı durumlarda daha da beyazlatılıp, kurutulur. Kırmızı ginseng, taze Beyaz ginseng kökü kurutulmadan önce buharda bekletilerek elde edilmektedir.

Ginsengin cins ismi olan Panax Yunanca pan (tüm) ve akos (tedavi) den gelmektedir ve tüm tedavi olarak belirlenmektedir. Gin (adam) ve seng (öz) anlamındadır. 2000 yıl önce yazılan Shen Nong Ben Lao Sing kitabında Ginsengin yararlı kullanılışından bahsedilmektedir. Uzakdoğuda yüzyıllardır kullanılan bir bitkidir. Yorgunluk ve güçsüzlük zamanlarında, iyileşme dönemlerinde çalışma ve konsantrasyon kapasitesi düşüklüklerinde, kuvvetsizlik durumlarında, zihinsel ve fiziksel kapasitenin arttırılmasına yardımcı olur.



Ihlamur çiçeği

Tilia türleri 15-40 m bir boya erişebilen ve kışın yaprağını döken, çiçekleri sarımsı beyaz renkli ve hoş kokulu ağaçlardır. 65. enlemin kuzeyine kadar Avrupa boyunca doğal olarak yetişmektedir. Avrupa ve Kuzey Amerikada kültürü yapılmaktadır. Bu ağaçlar yüz fit uzayabilirler. İki cinsin çiçekleri toplanmaktadır. Tilia cordata ve T platypus sırasıyla, küçük yapraklı ıhlamur ve büyük yapraklı ıhlamur olarak bilinmektedir. Bu cinsler tanen ve müsilaj içeriklerinden dolayı çiçeklerinden daha lezzetli çay yapılmaktadır. Ihlamur ağacı ülkemizde özellikle Kuzey Anadolu dağlarında yetişmektedir. Çiçek durumları ilkbaharda el ile toplanır ve gölgede kurutulur. Geleneksel olarak ıhlamur çiçeklerinin rahatlatıcı etkisi vardır. Çay olarak gerginlik durumlarından kaynaklanan mide-bağırsak sistemi huzursuzluklarında kullanılmaktadır.



Isırgan yaprağı

Isırganın çok yıllık bir bitkidir. Yabani olarak her iki yarıkürede, ılıman bölgelerde yetişmektedir. Ticari olarak toplanılan ısırgan çoğunlukla yabani bitki olarak, Arnavutluk, Bulgaristan, Macaristan, Almanya, eski Sovyetler Birliği ve Yugoslavya topraklarından gelmektedir. Memleketimizde aşağıdaki türlerin yaprakları kullanılmaktadır. U. dioica L. (Büyük ısırgan otu): Çok yıllık, ve otsu bir bitkidir. Yapraklar koyu yeşil renkli, saplı, dişli kenarlı ve yakıcı tüylü yaygın bir türdür. U. urens L. (Küçük ısırgan otu): Bir yıllık, ve otsu bir bitkidir. Boyu 60 cm kadar olabilir. Yapraklar açık yeşil renkli, saplı, dişli kenarlı ve yakıcı tüylüdür. Urtica, Latince bir fiil olan urereden (yakmak) gelmektedir. Bunun nedeni ısırganın yakıcı tüylerinin bulunmasıdır. Tür ismi olan dioica çift genden gelmektedir. Bunun nedeni bitkinin genellikle erkek ve dişi çiçeklerin her ikisine birden sahip olmasıdır. Taze yapraklar deri ile temas edince deride kızartı ve yanma yapar. Potasyum tuzları, organik asitler, vitamin C taşımaktadır. Anadoluda geniş bir kullanımı bulunan, ısırgan yaprakları, idrar arttırmaya yardımcı olan etkisiyle kullanılmaktadır.



Karanfil

Eugenia caryophyllata Thunb. türünün kurutulmuş çiçek koncasıdır. Bu tür 20 m yüksekliğinde kışın yapraklarını dökmeyen bir ağaçtır. Doğal olarak Molluk adalarında yetişmektedir. Günümüzde Tanzanya, Madagaskar ve Brezilya gibi tropikal iklim bölgelerinde kültürü yapılmaktadır. Karanf, 10-17 mm uzunlukta, siyahımtırak renkli, çivi biçiminde bir çiçek tomurcuğudur. Kuvvetli kokulu, yakıcı ve baharlı lezzetlidir. Baharat olarak kullanılır.



Keten tohumu

Linum usitatissium L. türünün olgun tohumlarıdır. Bu tür 30-60 cm kadar yükseklikte, mavi çiçekli ve bir yıllık bir kültür bitkisidir. Keten tohumu, 4-6 mm uzunlukta, yumurta biçiminde, yassı, parlak, kırmızımtrak esmer renkli, kokusuz ve yağlıdır. Keten tohumunun doğal orijininin Mısır olduğuna inanılmaktadır. Mısır mezarlarında, bu bitkiden dokunan kıyafetler bulunmuştur. Tüm dünyada birkaç yüzyıldır kültürü yapıldığı için coğrafi orijini kesin değildir. Keten tohumu Avrupaya, Arjantin, Fas, Türkiye, Hindistan ve diğer ülkelerden ticaret yolu ile gelmektedir. Kitabı mukaddesin Çıkış 28 i bölümünde büyük rahip Jewishin kıyafetinin ketenden yapıldığından bahsedilmektedir. Günümüzde Asyada, Avrupada ve Kuzey Amerikadaki terapotik kullanılışı, Eski Roma ilaçları ve hatta Eski Yunan ve Mısır ilaçlarında kullanıldığı şekliyledir. Pliny the Elder (ca. 23-79 C.E.) keten tohumunun kullanıldığı 30 ilaçtan bahsetmektedir. Bunların içerisinde hafif laksatif, yüzeyel olarak belirli bir bölgedeki inflamasyonu azaltmak için yara lapasının içinde bulunduğundan belirtilmektedir. Günümüz Çin farmakopesinde, halen peklik probleminde ve kaşınan kuru ciltte kullanıldığı belirtilmektedir. Almanyada keten tohumu laksatif olarak kullanılır. Amerikada tüketiciler genellikle keten tohumunu sağlıklı yiyecek ve doğal preparat olarak tercih etmektedir. Doktoruna danışmadan, herhangi bir nedenle oluşan bağırsak iltihabı durumunda tek başına kullanılmaması gerekmektedir.


  #3  
Alt 25-10-2010, 21:16
 
Standart Cevap: Bitki çaylarının faydaları yararları

Kimyon meyvesi

Carum carvi L. türünün olgun meyveleridir. Bu tür 30-100 cm kadar yükseklikte, beyaz veya pembe çiçekli, parçalı yapraklı, çok yıllık ve otsu bir bitkidir. Avrupada, Sibiryada, Himalaya Dağlarında, Kafkas Dağlarında, Moğolistan, Fasta yetişmektedir. Ülkemizde Doğu Anadolunun sulak çayırlarında yabani olarak bulunmaktadır. Kimyon, 4-6 mm uzunlukta, esmer veya parlak sarımsı esmer renkli ve tüysüz tanelerdir. Kuvvetli kokulu ve baharlı lezzetlidir. Hazımsızlık ve karın bölgesinde gaz hissedilen durumlarda kullanılmaktadır.



Kişniş

Coriandrum sativum L. (Umbelliferae) türünün kurutulmuş olgun meyveleridir. Bu tür 20-60 cm yükseklikte, tüysüz, bir yıllık ve otsu bir bitkidir. Bütün bitki özel bir kokuya sahiptir. Akdeniz bölgesinde, Orta ve Doğu Avrupada, Doğu Asyada, Kuzey ve Güney Amerikada yetişmektedir. Anadoluda ise doğal olarak yetişmektedir. Kişniş, esmer sarı renkli, küre biçiminde, 2-7 mm çapında, özel kokulu, baharlı, lezzetli meyvelerdir.


Kuşburnu

R. Canina L. Yabani gül türünden kurutulmuş olgun meyveleridir. Bu tür 1.5 – 3.5 m yükseklikte, dalları sarkık, çalı görünüşünde, dikenli bir ağaççıktır. Çiçekleri beyaz veya pembe renkli olan Kuşburnu, Avrupada ve Kuzey Afrikada doğal olarak yetişmektedir. 1-2.5 cm uzunlukta, yumurtamsı biçimli, turuncu kırmızı veya kırmızı renkli, içinde beyaz renkli, üzeri tüylü, çekirdekler (meyve) bulunan kuşburnu, sonbaharda olgunlaşır ve Anadoluda yaygındır. C vitamini içeriği ile tercih edilmektedir.

Lavanta çiçeği

Lavandula angustifolia Miller (Syn: L. spica L.) türünün kurutulmuş çiçeğidir. Çiçeklerin tamamen açılmadan önce (tomurcuk halinde) toplanması gerekir. Bu tür 100 cm kadar yükseklikte, çalı görünüşünde, yapraklar gümüşi, çiçekleri ise koyu mor renkli bir bitkidir. Alçak dağlık bölgelerde Akdeniz havzasında doğal olarak yetişmektedir. Fransa, Bulgaristan, İtalya, İspanya, Yugoslavya, Hollanda, İngiltere, Amerika ve Avustralyada kültürü yapılmaktadır. Lavanta, eski Araplar, Yunanlılar ve Romalılar tarafından antiseptik özellikleri ile kullanılmaktaydı. Cins ismi Latince lavareden (yıkamak) gelmektedir. Banyolara eklenerek vücudun temizlenmesinde ve canlandırılmasında kullanılmaktaydı. Bakterileri öldürücü özelliği ile hastaneleri ve hasta odalarını dezenfekte etmek amacıyla, Eski İran, Yunan ve Romalılar tarafından kullanılmaktaydı. Özellikle Tibette Makhzan-El- Adwiya, kitabında lavantaya beyin süpürgesi lakabı takılmıştır. Bunun nedeni o dönemde, beyinden kötülüklerin süpürüldüğünün sanılmasıydı. Stres kaynaklı mide huzursuzluklarında kullanılmaktadır. Özellikle dikkat çekici kokusunun rahatlatıcı bir etkisi bulunmaktadır.

Melisa Yaprağı (Oğul Otu)

Melissa officinalis L. türünün taze veya kurutulmuş yapraklarıdır. Bu tür 20-150 cm yükseklikte, tüylü, çok yıllık ve otsu bir bitkidir. Yaprakları, basit, saplı, dişli kenarlı; çiçekleri ise beyaz sarımsı veya kırmızımtırak renklidir. Melisa (oğul otu) Doğu Akdeniz ve Batı Asyada doğal olarak yetişmektedir. Avrupada yaygın olarak kültürü yapılmaktadır. Akdeniz bölgesinde bol olarak bulunmaktadır. Yaprak ve gövdedeki tüylerin şekillerine ve cinslerine göre, Türkiyede 3 alttür saptanmıştır. Bunlardan yalnız subsp. officinalis limon kokulu olup tedavide kullanılır. Melisa Almanyanın önemli tıbbi ürünlerinden biridir. Cins ismi olan Melisa Yunan kelimesi olan “arı”dan gelmektedir. Bunun nedeni çiçekleriyle arıları etkilemesinden ve Melisadan iyi kalitede bal yapılmasından olabilir. Melisanın şarapta bekletilerek oral ve topikal olarak eski Yunanlılar ve Romalılar tarafından ilaç olarak yaralarda, zehirli ısırıklarda, arı sokmalarında kullanıldığı belirtilmektedir. Melisa sıklıkla, diğer rahatlatıcı ve gaz giderici bitkilerle kombine edilerek kullanılmaktadır. Yatmadan önce tercih edilen bitkilerden biri olan Melisa, genel rahatlatıcı özelliği ile stres kaynaklı uykusuzluk durumlarında ve bu nedenle karşılaşılan mide-bağırsak sistemi şikayetlerinde kullanılmaktadır.


Mercanköşk

Origanum majorana L.(Syn: Majorana hortensis Moench) (Labiatae) türünün kurutulmuş çiçekli dallarıdır. Bu tür 20-80 cm yükseklikte, çalı görünüşünde, yaprakları tüylü, çiçekleri beyaz veya pembe renkli bir bitkidir. Kuru sırtlar, kayalık yerler ve orman açıklıklarında yetişir. Anadoluda nadir bulunan bir bitkidir. Yalnız Güney Anadolu (Alanya, Anamur, Mersin) da bulunmaktadır. Mercanköşkün yaprakları karşılıklı, saplı veya sapsız, 1,5-2 cm uzunlukta, küt uçlu, beyazımtırak tüylü ve kuvvetli kokuludur. Gözde tüylü ve dört köşeli… Çiçekler çok küçük, genellikle beyaz renkli. Anadoluda 20 kadar Origanum türü bulunmaktadır. Bunlardan bazıları tedavi amacıyla veya baharat olarak kullanılmaktadır.


Nane yaprağı

Mentha piperita L. türünün gölgede kurutulmuş yapraklarıdır. Bu tür bir kültür bitkisi olup M. aquatica L. (su nanesi) ile M. spicata L. (spearmint) türlerinin bir melezidir. Bu tür 30-90 cm yükseklikte, kuvvetli kokulu, hemen hemen tüysüz, gövde ve dalları genellikle kırmızımtırak, çok yıllık otsu bir bitkidir. Yapraklar dişli kenarlı, üzeri buruşuk, saplı ve koyu yeşil renklidir. Yabani olarak Avrupa ve Kuzey Amerikada kültürünün dışında dere kenarları boyunca ve nemli boş alanlarda yetişmektedir. Plutonun karısı Persephone, Orman perisi Mythicalnymphi kocasının kollarında yakalayınca Mythicalnymphi zalimce ayaklarının altında ezer. Pluto da Mythicalnymphe acıyarak onu tatlı kokulu bir bitkiye dönüştürür. Böylelikle, cins ismi olan Mentha Yunanca Mintha, mythicalnymph isminden gelmektedir. Tür ismi olan piperita Latice piper (biber) kelimesinden gelmektedir. Bunun nedeni aromatik ve acı keskin tadından dolayıdır. Nane yaprakları, Eski Yunan, Roma ve Mısırlılar döneminden beri, ilaç olarak kullanılmaktadır. Ülkemizde Kuzeybatı ve Batı Anadoluda bulunur. Tohum vermediği için kökleri ile üretilir.


Papatya Çiçeği

Matricaria chamomilla L. türünün gölgede kurutulmuş çiçek durumlarıdır. Papatya kısa boylu 20-50 cm, çok dallı, yaprakları parçalı, tüysüz, çiçekleri küçük başlar şeklinde, bir yıllık otsu bitkidir. Doğal olarak Güney ve Doğu Avrupa ile Kuzey ve Batı Asyada yetişmektedir. Ekim yapılmamış bakımsız alanlarda ve kültürünün yapıldığı yerlerde özellikle Avrupada yetiştirilmektedir. Buradan Kuzey Asya ve Hindistana kadar uzanmaktadır. Macaristan, Yugoslavya, Kuzey ve Doğu Afrikada özellikle bol miktarda yetişmektedir. Avustralya ve Amerikanın iklimine alıştırılmaktadır. Türkiyede yol kenarları ve boş tarlalarda bol miktarda yetişir. Almanyada kültüründen elde edilen en önemli tıbbi bitki papatyadır. Tıbbi yazıtlarda geçmişten beri papatyaya rastlanmaktadır. Eski Mısır, Yunan ve Roma ilaçlarında kullanılan önemli bir drogtur. İngilizce ismi Yunanca “chamos” (yer) ve “melos” (elma) kelimelerinden gelmektedir. Bunun nedeni kısa boylu bir bitki olması ve taze çiçeklerinin elma kokusu vermesinden dolayıdır. Bu bitki Hipokrat, Dioskorides, Galenin yazılı kaynaklarında bulunmaktadır. Geçen 30 yıldaki geniş bilimsel araştırmalar geleneksel kullanılışını onaylamaktadır. 19. yüzyıl boyunca Amerikanın seçilmiş doktorlarının reçetelerinde özellikle küçük çocukların hastalıklarında papatya önemli bir drog olmuştur. Rahatlatıcı etkisinin bulunduğu belirtilmektedir.


Rezene meyvesi

Foeniculum vulgare Miller türünün olgun meyvesidir. Bu tür 1-1.5 m yükseklikte, sarı çiçekli, yaprakları iplik biçiminde parçalı, çok senelik otsu bir bitkidir. Rezene doğal olarak Akdeniz bölgesinde yetişen günümüzde Bulgaristan, Romanya, Macaristan, Yunanistan, Türkiye, İtalya, Fransa, Almanya, Mısır, Hindistan ve Çinde kültürü yapılan bir bitkidir. Ülkemizde Kuzey Anadolu bölgesinde yabani olarak yetişmektedir. Rezene Almanyanın en önemli tıbbi bitkilerinden biridir. Ticarette kullanılan Rezene Bulgaristan, Macaristan, Romanya, Mısır ve Çinden gelmektedir. Almanyada ve Amerikada Rezenenin modern terapotik kullanılışı geleneksel Yunan ilaçlarından özellikle Hipokrat ve Dioscorides tarafından hazırlananlardan temel almaktadır. Hala günümüzde geleneksel Arap ilaçlarında diüretik, baharat ve hazımsızlığı azaltıcı olarak kullanılmaktadır. Orijinal Yunanca cins ismi Marathron, marainodan gelmektedir, bunun anlamı ince yetişendir. Şu an geçerli olan cins ismi Foeniculum, Romalılardan gelmektedir. Latince foenum (kuru ot) kelimesinden türemiştir.

Meyveleri hafif hazımsızlık problemlerinde, mide-bağırsak sistemine bağlı huzursuzluk durumlarında, kullanılmaktadır. Rezene meyvesi infüzyonu, özellikle bebek ve çocuklarda gaza bağlı olarak mide- bağırsak sistemindeki krampların hafifletilmesine yardımcı olur.


Yaban mersini

Karadeniz bölgesi dağlarında doğal olarak yetişen 30 cm kadar boyu olan çalımsı bir bitkidir. Yaprakları küçüktür ve kışın dökülür. Koyu kırmızı siyah renkli lezzetli meyveleri vardır. Meyve asitleri içerir. Son zamanlarda yapılan çalışmalarda antioksidan maddeler taşıdığı görülmüştür.


Yasemin

Güzel kokulu, beyaz çiçekli, tırmanıcı, çok yıllık bir bitkidir. Vatanı Himalaya dağları ve Hindistandır. Akdeniz ve çevresindeki ülkelerde kültürü yapılır. Ülkemizde Alanya civarında yetiştirilir. Hoş kokusundan dolayı yaygın kullanımı vardır. Çay olarak kullanımı sindirime yardımcı olmasındandır.


Yeşil çay

Yeşil çay siyah çayla aynı bitkiden - Camellia sinensisden - elde edilmektedir. Farklılık işleme tekniğinden kaynaklanmaktadır. Yeşil çay yaprakları siyah çaya göre çok daha az işlem görmüştür. Yeşil çay bitkisinin yaprakları, taze yeşil rengini kaybetmeden korur. Siyah çay bir parçalanmaya ve oksidasyona maruz kalırken, yeşil çay buharla ısıtılarak enzimlerinin denatüre edilmesi ile bu parçalanmaya ve etkili polifenolik (antioksidan) maddelerinin azalmasına karşın korunmuş olur. Yeşil çay yumuşak içimli ve siyah çaya göre daha az buruktur. Yeşil çayın tadı daha taze, hafif ve aromatiktir. Doğal bir antioksidan kaynağıdır. Yeşil çayın Dünya da ve Türkiyede popülaritesi her geçen gün artmaktadır. Yeşil çayın vücut üzerinde olumlu etkilerinin bulunması son yıllarda yapılan bilimsel araştırmalarla kanıtlanmaktadır. Bu olumlu etkinin Yeşil çay içerisinde bulunan ve ANTİOKSİDAN genel ismi verilen maddelerden ileri geldiği düşünülmektedir.


  #4  
Alt 26-11-2011, 16:44
 
Standart Bitki çayları doğru tüketilmeli

Bitki çayları doğru tüketilmeli

En basit tedavi uygulamalarından olan bitki çayları, doğru tüketildiği sürece hastalıklara iyi geliyor. Bu konuda merak edilen soruların cevaplarını 'Doğadan Gelen Sağlık: Bitki Çayları' kitabında bulabilirsiniz.

Günümüzde bitki çayları, hastalıkların tedavisinde ve hastalıklardan korunmak için kullanılıyor. Ancak beklenen yararı sağlayabilmesi için bitkisel çayların bilinçli olarak hazırlanması ve tüketilmesi gerekiyor. Yeditepe Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Farmakognozi ve Fitoterapi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Erdem Yeşilada; bitki çaylarının bilinçli tüketimine dikkat çekmek için deneyimlerini 'Doğadan Gelen Sağlık: Bitki Çayları' adlı kitabında topladı. İşte kitapta yer alan bazı önemli bilgiler:

ETKİLERİNE GÖRE AYRILIR
Bitkiler, fotosentez sonucu meydana gelen bileşenlerin biyolojik etki kuvvetlerine göre üç grup altında toplanır:

Kuvvetli etkisi olan bitkiler: İçinde kuvvetli biyolojik etkiye sahip bileşenler bulunan bitkilerin çay olarak kullanılması tehlikelidir. Yüksükotu gibi bitkilerin yer aldığı bu grup, aşırı dozda alındığında zehirlenmelere neden olabilir.

Orta etkili bitkiler: Uygun miktarlarda ve sıklıkta kullanıldığında zararlı olmazlar.

Zayıf etkili bitkiler: Önerilen miktarlarda kullanıldıklarında sakıncalı olmayan bitkilerdir. Papatya, tıbbi nane ve ıhlamur gibi bitkiler bu grupta yer alır.

HAZIRLANIŞLARI
Günümüzde çaylar mümkün olduğunca hızlı şekilde hazırlanarak tüketiliyor. Ancak açıkta ya da ambalajda satılıyor da olsa; daha kaliteli bir çay hazırlamak için belirli şeylere dikkat edilmelidir.

Çay hazırlanacak demlik ya da fincanların kaliteli porselen olması tercih edilmelidir. Özellikle uçucu bileşenlere sahip çayların hazırlanmasında kapaklı fincan kullanılması önerilir.

Çayın hazırlanmasındaki en temel gereksinimlerden biri de taze kaynatılmış ve yumuşak kalitedeki içme suyudur. Suyun birkaç kez kaynatılması, içindeki mineralleri değiştirdiği için çayın kalitesini olumsuz etkiler.

Bitki çaylarının hazırlanmasında uygulanan en klasik yöntem; enfüzyondur. 100 derecelik bir ısıya sahip olan suyun, çayın üzerine dökülmeden önce 80 dereceye kadar soğuması beklenmelidir. Bu, özellikle nane, melisa, adaçayı gibi uçucu bileşenlere sahip bitkiler ile hazırlanan çaylarda etkisinin azalmasının önlenmesi bakımından önemlidir. Çayın demlenme süresi de, istenen lezzetin sertliğine göre 5-15 dakika arasında değişiklik gösterir.

ÇAY BİTKİLERİNİN SAKLANMASI
Bitki kısımları, çay hazırlamak üzere ufalandığında oksijenin etkisi ile değişime uğramaya açık hale gelir. Bu nedenle sıkı kaplarda korunmalıdır. Kurutulmuş bitkiler üzerinde olumsuz etkisi olan diğer etken ise güneş ışığıdır. Bu yüzden karanlık yerlerde saklanmalıdır.

KOLAY SİNDİRİME AYVA BAKTERİYE KAKULE ÇAYI
FESLEĞEN ÇAYI
Hazırlanışı:
Kurutulmuş toprak üstü kısımları ile hazırlanan çay 5-10 dakika demlendikten sonra içilir. Etkisi: Sindirimi kolaylaştırmak, gaz şikayeti ve şişkinliği gidermek için yararlı olur. İştahı uyarır.

AYVA ÇAYI
Hazırlanışı: Akşamları yatarken 1 çay kaşığı parçalanmamış ayva tohumu, bir fincan su içerisinde 5-10 dakika kadar demlenip içilir.
Etkisi: Öksürükte yatıştırıcı (siyanogenetik glikozit) etkisi vardır. Ayrıca boğazı yumuşatmak için (müsilaj) ıhlamur gibi bitkiler ile birlikte kullanılması önerilir.

HİNDİBA ÇAYI
Hazırlanışı:
2-4 gram toprak üstü kısmı ile hazırlanan çay, 10-15 dakika demlendikten sonra içilir.
Etkisi Hafif safra söktürücüdür ve sindirimi kolaylaştırır.

KAKULE ÇAYI
Hazırlanışı:
Kapalı bir fincanda 1.5 gram toz edilmiş tohum üzerine kaynatılmış su ilave edilerek 10-15 dakika demlendikten sonra içilir.
Etkisi: Bakteri ve virüsler üzerinde etkilidir. Soğuk algınlığı, bronşit, öksürük ve yüksek ateş gibi şikayetlerin hafifletilmesinde yararlıdır. Bağışıklık sistemini destekler. Sık sık enfeksiyonlu hastalıklara yakalanan kişilerde direnç oluşmasına yardımcı olur.


  #5  
Alt 30-01-2013, 03:29
 
Standart Bitki çaylarına talep arttı

Bitki çaylarına talep arttı

Havaların soğumasının ardından gelen kar yağışı, vücut direncini artırmak ve hastalıklardan uzak durmak isteyenleri, bitki çaylarına yöneltti.

Havalar soğudu, mevsimsel hastalıklar başladı. Hastalananlar, hasta olmak istemeyen bir kesim ''doğal ilaçlar''a yöneldi. Kışın şiddetini artırmasıyla bitki ve meyve kabukları ile özlerinden elde edilen bitkisel ve meyve karışımlı çaylara talep arttı.

Soğuk havalarda, vücut direncini artırmak ve soğuk algınlığı, grip gibi hastalıklara yakalanma olasılığını düşürmek isteyenler, hem ev ve iş yerlerinde hem de gittikleri kafeteryalarda bitki çaylarını tercih ediyor.

Baharat deyince İstanbul'da akla ilk gelen mekan tarihi Mısır Çarşısı'nda bitki çaylarının envai çeşidini bulmak mümkün. Özel paketler halinde hazırlanan ve vatandaşların yoğun ilgi gösterdiği özel kış çaylarlarının içinde ''elma'', ''armut'', ''portakal'', limon'' parçaları, ''zencefil'', ''havlıcan'', ''melisa, ''biberiye'', ''hibisküs'', ''karanfil'', ''kuşburnu'', ''adaçayı'', ''ıhlamur'', ''tarçın'' ve ''altınotu'' bulunuyor.

Özel karışımlı kış çayı dışında, ıhlamur, nane-limon, zencefil, tarçın, zerdeçal, papatya, havlıcan, melisa, ekinezya, adaçayı ve kuşburu en fazla tercih edilen bitkisel çayların başında geliyor.

Bitki çayları, soğuk kış günlerinde vücut direncini artırması için önerilirken, bitkisel ve meyve karışımlı kaynamış suyun içine konularak veya yaklaşık 8-10 dakika kaynatılıp demleyerek yapılabiliyor.

''DERTALAN ÇAYI''

Öte yandan, soğuğun ve karın etkisini artırdığı bugünlerde, kafeteryalarda ve restoranlarda bitki çaylarına ve salebe olan talepte de artış gözleniyor.

Sultanahmet'teki bir çay bahçesinde ''özel'' bitkisel karışımlarıyla yapılan ve ''Dertalan'' adı verilen çay vatandaşlar tarafından tercih ediliyor. Çayın, soğuk algınlığına, gribe iyi geldiği, vücudun direncini artırdığı belirtiliyor.


  #6  
Alt 01-04-2013, 18:27
BUSE6041
 
Standart Cevap: Bitki çaylarının faydaları yararları

inşallah doğrudur


Cevapla

Hızlı Cevap
Mesajınız:
Kullanıcı isminiz: Giriş yapmak için Buraya tıklayın
Rastgele Soru

Seçenekler


Seçenekler


Benzer Konular
Bitki çaylarının zararları Bitki çaylarının zararları İçinde bulunduğumuz kış aylarında yoğun şekilde tüketilen bitki çaylarının tıpkı ilaç gibi düşünülmesi, günde 3 fincandan fazla içilmemesi öneriliyor. Selçuk...
Bitki Çaylarının Faydaları Zararları Bitki Çaylarının Faydaları Zararları Bitki kullanımın bazı hastalıkların iyleşme ve tedavisinde negatif etki yaptığını bildiren (B.U) Banu Demirözü, tedavi gören hastaların doktorlarına...
Bitki Çaylarının Faydaları Nelerdir Bitki Çaylarının Faydaları Nelerdir bitki çayları hastalıktan korur - bitki çayları hakkında Günümüzde tamamlayıcı ve alternatif tedavilere duyulan ilgi her geçen gün artıyor. Tedavi edilemeyen...
Ramazan ayında bitki çaylarının vücuda faydaları yararı Ramazan ayında bitki çaylarının vücuda faydaları yararı Hem sıcaklıkların aşırı fazla, hem de günlerin uzun olduğu bu Ramazan ayında; uzmanlar oruç tutanlara vücutlarında oluşacak susuzluk ve...
Bitki çaylarının faydaları Bitki çaylarının faydası yararı Doğanın insanlara sunduğu nimetler arasında yer alan bitki çayları, poşete girerek daha da ulaşılır hale geldi. Özellikle soğuk günlerin gözdesi olan bu çaylar;...

 
Forum Stats
Üyeler: 65,705
Konular : 237,655
Mesajlar: 424,598
Şuan Sitemizde: 1292

En Son Üye: mJ1aV2oE4p

Sosyal Linkler
Lütfen Facebook Sayfamızı Beğenin



Twitter Butonları





Google+ Butonu



Lütfen Google+ Sayfamızı Çevrenize Ekleyin


Sponsorlu Bağlantılar







Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 21:29.


Powered by vBulletin® Version 3.8.2
Copyright ©2000 - 2014, Jelsoft Enterprises Ltd.

DMCA.com

Sitemizde illegal paylaşım yasaktır.Sayfalarımızda bulunan içeriklerin telif haklarıyla ilgili bir şikayetiniz/sorunuz varsa bize ulaşmak için TIKLAYINIZ .
In this web site,illegal sharing is forbidden.If you have any problem/complaint about content's copyrights in our page,please click here to contact us.