Forum Kimler Online
Go Back   Ezberim > Genel Sağlık > Sağlık > Bitkiler Yararları
Kayıt ol Forumları Okundu Kabul Et


Narın Faydaları Yararları

Sağlık kategorisinde ve Bitkiler Yararları forumunda bulunan Narın Faydaları Yararları konusunu görüntülemektesiniz.
Narın Faydaları Yararları İnsanlığın ilk tanıştığı meyvelerden biri olduğu düşünülen nar, ilim literatüründe Punica granatum L. (Punicacea familyası) olarak isimlendirilir. ...






Yeni Konu aç Cevapla
Seçenekler
  #1  
Okunmamış 10-02-2010, 20:48
 
Standart Narın Faydaları Yararları

"Sponsorlu Bağlantılar"

 


Narın Faydaları Yararları

İnsanlığın ilk tanıştığı meyvelerden biri olduğu düşünülen nar, ilim literatüründe Punica granatum L. (Punicacea familyası) olarak isimlendirilir. Anavatanının İran olduğu kabul edilen nar, daha çok Akdenize komşu ülkeler ile Kaliforniya kıyıları, Hindistan, Çin ve Rusyada yetişir.



“Çarşıdan aldım bir tane, eve geldim bin tane!” bilmecesiyle hafızalara kazınan nar; çiçeği, kabuğu ve kırmızı taneleriyle hususi bir meyvedir. Nar, tanelerinin dizilişi ve tanelerin üzerini örten koruyucu zarıyla da dikkatleri çeker. Genellikle taze olarak tüketilen nar, meyve suyunun yanı sıra pasta ürünlerinde, jöle ve marmelât üretiminde de kullanılır. Nar, fonksiyonları ve ihtiva ettiği kimyevî moleküller dolayısıyla son yıllarda bilim adamlarının da ilgisini çekmektedir.


Narın muhteviyatı
Narın toplam ağırlığının % 52sini yenilebilir kısım meydana getirir. Bunun da % 78ini nar suyu oluşturur. Narın yenilebilir kısmında; sitrik (% 0,33-0,56), malik, asetik, fumarik ve laktik asit bulunur. Olgun narın yenilebilir kısmında protein miktarı 100 gramda 50 mg; toplam fenolik madde miktarı 100 gramda 150 mg; askorbik asit ise, 100 gramda 10 miligram civarındadır. Taze sıkılmış nar suyunda şeker nispeti yaklaşık % 16dır. Nar suyu ve çekirdeğinde 19 element tespit edilmiştir. Bunlar arasında demir, kobalt, molibden, potasyum, kalsiyum, selenyum, sodyum ve çinko vardır.

Narın ağırlığının % 12-20sini çekirdekler oluşturur. Yaş çekirdeklerde % 1,2-2,7 nispetinde yağ bulunur. Yağ miktarı düşük olduğu için nar, sanayide yağ kaynağı olarak kullanılmaz.

Narın sağlığa tesiri
Narda bulunan yağ asitlerinin insan sağlığına olumlu tesirleri vardır. Narın özellikle kalb-damar hastalıklarını önleyici rolünden ve kandaki toplam kolesterol ile kötü kolesterol olarak bilinen LDLyi azaltıcı tesirinden bahsedilmektedir.

Nar çekirdeğinde bulunan omega-3 ve omega-2ü hücrelerde programlı hücre ölümüne (apoptosis) yol açtığı belirtilmiştir. Nar çekirdeğinde bulunan kimyevî moleküller, tümörlü hücrelerin normal dokulara yayılmasını (metastas) önlemede rol oynar. Lâboratuvar şartlarında kanserli hücrelerin ilâçlara karşı direncinin önlenmesinde, nardan saflaştırılan kateşin molekülünün olumlu tesiri olduğu gözlenmiştir. Prostoglandinler adı verilen bir grup molekül, vücutta çok önemli işlerle vazifelendirilmiştir. Bunların bir kısmı kanda pıhtı oluşmasına mâni olurken, bir kısmı da kan damarlarının çapını ayarlamada kullanılır.

Nardaki bazı hususi asit ve polifenollerin prostoglandin tesir mekanizmasında faydalı olduğu düşünülmektedir. Nar, portakal ve mor üzüm suları karşılaştırıldığında, nar suyunun insan hücrelerinde prostoglandinI2 (PGI2) sentezini arttırdığı bulunmuştur. Antioksidan tesirinin de diğer meyve sularından daha fazla olduğu bulunmuştur. Deney hayvanlarına azoksimetan verilerek oluşturulan kolon kanserinin, nar çekirdeği diyetiyle -kontrol grubuna kıyasla- gerilediği tespit edilmiştir.

Tümörün vücuda yayılma sürecinde yeni kan damarları (anjiogenezis) meydana gelir. Nar çekirdeği yağının bunu yavaşlatarak, tümörlerin vücuda yayılmasının gecikmesinde rol oynadığı bulunmuştur. Nar suyu ve çekirdeğinin hormona bağlı olmayan farklı kanser hücrelerinde seçici olarak programlı hücre ölümüne (apoptozis) sebep olduğu bulunmuştur; prostat kanserlerinde ise, programlı hücre ölümlerini hızlandırıcı (pro-apoptotik) tesiri keşfedilmiştir.

Nar çekirdeği suyunun iskemiye bağlı (damar tıkanıklığı veya başka bir sebeple kalbin yeterli miktarda oksijenlenememesi) koroner kalb hastalarındaki tesirini incelemek maksadıyla yapılan bir araştırmada, hastalara 240 mililitre nar suyu üç ay boyunca günlük olarak içirilmiştir. Kontrol hastalarına ise renkli ve aynı kaloriyi taşıyan sıvı verilmiştir. Bu süre içerisinde her iki gruba almakta oldukları diğer ilâçlar da verilmiştir. Günlük nar suyu içen hastalarda -kontrol grubuna kıyasla- iskeminin iyileşebileceğine dair belirtiler elde edilmiştir. Bu arada, bazı iddiaların aksine, üzüm suyu ile kırmızı şarabın kalb hastalarında iskemik belirtilerin iyileşmesinde herhangi bir rolü olmadığı bulunmuştur.

Dünyadaki kanser ölümlerinin yaklaşık % 90ının primer tümörlerin (kanserin ilk oluştuğu dokudaki durumu) yayılmasından kaynaklandığı tahmin edilmektedir. 1,5 miligram nar suyu ile 1,5 miligram nar çekirdeği yağı karıştırılarak elde edilen 3 miligramlık karışımın prostat ve göğüs kanserlerinde tümör hücrelerinin yayılmasını baskıladığı bulunmuştur.

Hz. Ali (ra): “Narı zarı ile beraber yiyiniz; çünkü o, mideyi temizler.”1 buyurarak nar ve zarının önemini belirtmiştir. Narın ihtiva ettiği besin elementleri ve bunların sağlığımıza faydaları bilindiğinde, Kurânın ondan birçok hikmete binaen bahsettiği anlaşılır. Kurânda üç yerde nardan bahsedilmektedir. “Gökten suyu indiren Odur. Onunla her çeşit bitkiyi çıkardık, o bitkiden bir yeşillik çıkardık, ondan da birbiri üzerine binmiş taneler: hurmanın tomurcuğundan sarkan salkımlar, üzüm bağları, zeytin ve nar (bahçeleri) çıkarıyoruz. Bunların kimi birbirine benzer, kimi benzemez. Bunlar meyvelendikleri zaman meyvelerinin olgunlaşmasına bakın! Bunlarda inanan toplumlar için ibretler vardır.” (Enam 6/99) Bu âyette dört meyvenin adı geçmektedir. Elmalılı Hamdi Yazır, âyetin açıklamasında narla ilgili olarak; “Nar gerçekten ilginç bir meyvedir. Bu önce dört şeyden oluşmuştur. Kabuğu, zarları, çekirdeği ve suyu.” der ve bunların özelliklerinden ve faydalarından bahsettikten sonra, narın bir yönden gıda, bir yönden de ilâç (hammaddesi) olduğunu belirtir.

Narla alâkalı olarak, Risale-i Nur Külliyatında, onun bütün eşya ile alâkadar olmasına ve az bir zamanda kolaylıkla meydana gelmesinin (insanlar için) imkân hâricinde olduğuna dikkat çekilerek; “Ondaki ziynet, intizam, sanat, rayiha, tat ve koku gibi lâtif şeylerden anlaşıldığına göre, öyle bir Saniin masnuudur ki, onun icadında külfet ve mübaşeret yoktur.” denmektedir.

“Narın tanelerini zâyi etmeden yiyen Cennete gider.” sözü, onun dikkatli bir şekilde yenilmesini ve israf edilmemesini telkin etmektedir. İnanan insanlara düşen vazife; bu güzel meyveyi yerken, onda tecelli eden ilim, kudret, hikmet ve sanatı düşünerek Sâni-i Hakîmi hatırlamak ve Onun nimetlerine şükretmektir.

Dipnot
1. El-Müsnedu Ahmed b. Hanbel, (Thk. Hamza Ahmed ez-Zeyn, 1-20),16:564, nr.23130, Kahire 1416/1995, Darul-Hadîs Y.; Nureddin el-Heysemî, Mecmauz-Zevâid, 5:59, (thk. Abdullah Muhammed ed-Dervîş), 1414/1994 Beyrut, Darul-Fikr Y.,



Kaynaklar
- Poyrazoğlu,E ve ark. (2002). Organic acids and phenolic compounds in pomegranates (Punica granatum L.) grown in Turkey. Journal of Food Composition and Analysis, Vol.15, 567-575.
- Michael,D et al., (2005). Effects of pomegranate juice consumption on myocardial perfusion in patients with coronary heart disease. American Journal of Cardiology, Vol.96,810-814.
- Martinez, JJ et al., (2006). Seed characterisation of five new pomegranate (Punica granatum L.)varieties. Scientia Horticulturae. Vol.110, 241-246.
- Ephraim P. Lansky, Robert A. Newman, (2007). Punica granatum (pomegranate) and its potentialfor prevention and treatment of inflammation and cancer. Journal of Ethnopharmacology, Vol.109, 177-206.
- Seyed Hossain Mirdehghan, Majid Rahemi.(2007). Seasonal changes of mineral nutrients and phenolics in pomegranate (Punica granatum L.) fruit. Scientia Horticulturae, Vol.111, 120-127.
- Anand P. Kulkarni., Somaradhya Malliharjuna. Aradhya. (2005). Chemical changes and antioxidant activity in pomegranate arils during fruit development. Food Chemistry, Vol.93, 319-324.
- Abulfadl F et al., (2006). Determination of fatty acids and total lipid content in oilseed of 25 pomegranates varieties grown in Iran. Journal of Food Composition and Analysis, Vol.19, 676-680.
- Rosenblat, M et al., (2006).Antioxidant effect of pomegranate juice consumption by diabetic on serum and macrophages. Atherosclerosis, Vol.187, 363-371.

Kemal Sümbül
Sızıntı Dergisi







"Sponsorlu Bağlantılar"

 
"Sponsorlu Bağlantılar"




Konu S£VİMLİ TOSPİK tarafından (16-10-2014 Saat 11:56 ) değiştirilmiştir.
  #2  
Okunmamış 04-03-2010, 17:49
 
Standart Nar kan dolaşımını artırıyor

Nar kan dolaşımını artırıyor

İçeriğindeki zengin bileşenlerle kansere karşı savaş açan ve koroner rahatsızlıklara karşı koruyan nar, son dönemin gözde meyvelerinden...



Narın yararlarını fark eden Kaliforniya Üniversitesi'nin yaptırdığı bir araştırma, meyvenin antioksidanlar bakımından çok zengin olduğunu ve bu açıdan yeşil çay ve kırmızı şarabın üç katı fazla etki sağladığını ortaya koydu. Yüksek miktarda antioksidan içeren nar, ayrıca B ve C vitaminlerini içeriyor, potasyum ve polifenolik bileşenler sayesinde sinir sistemini korumaya da yardımcı oluyor. Nar ve nar suyu; prostat, meme ve kolon kanserlerinin gelişimini de engelliyor.


  #3  
Okunmamış 14-05-2010, 16:52
 
Standart Cevap: Narın Faydaları Yararları

Narın Faydaları Yararları

Çarşıdan aldım bir tane, eve geldim bin tane, bu nedir? Elbette nar! Çocukluğumuzun keyifli bilmeceleri arasında yer alan nar, şifalı bitkiler literatüründe de yerini koruyan bir meyvedir.




Özellikle Anadoluda bolca yetişen nar, Ortadoğu, Hindistan ve İranda, yüzyıllardır ilaç niyetine kullanılıyor. İltihap ve romatizma tedavisinde kullanılan bu meyve, tedavi edici güce sahiptir.
Eski Mısırda nar, din adamları tarafından kutsal olarak kabul edilirmiş. Ülkemizde özellikle Ege ve Akdeniz Bölgesinde nardan elde edilen nar ekşisi, başta salatalar olmak üzere, pek çok yemekte kullanılır. Güneydoğuda ise, nar suyu çok gözdedir.

Narın faydaları:

Çarpıntıya iyi gelir
Mideyi kuvvetlendirir
İshali keser
Bağışıklık sistemini güçlendirir
C vitamini deposudur
Boğaz, akciğer ve öksürüğe iyi gelir
Kozmetik ürünlerde, nar özü yaşlanmayı geciktirici olarak kullanılır
Kansere karşı koruyucu antioksidan özelliği vardır
Potasyum açısından zengindir
Vücudun savunma sistemini güçlendirir
Nar suyu özellikle cilt ve prostat kanserine karşı etkilidir
Damar tıkanıklığını azaltır
Tansiyon düşürür
Kabuğundaki su, ciltteki yaraları ve enfeksiyonu iyileştirir.


  #4  
Okunmamış 06-10-2010, 16:02
 
Standart Cevap: Narın Faydaları Yararları

Narın Faydaları Yararları

skoçyadaki Edinburgh Üniversitesinde yapılan araştırmaya göre, her gün nar suyu içmek bel bölgesindeki yağları eritiyor. Narın diğer önemli faydaları şöyle:



Damar tıkanıklığına iyi geliyor

Nar suyunun damar tıkanıklığını önleyici özelliği var. Hayvan deneylerinde, nar suyuyla beslenme sonrasında damar plakları ve tıkanıklıklarının yüzde 44 gerilediği ortaya çıktı. İnsanlar üzerinde yapılan bir araştırma ise 2 hafta boyunca günde 50 ml nar suyunun, tansiyonu artıran enzimi yüzde 36 düşürdüğünü gösterdi.

Yeşil çay etkisi var
10 bardak yeşil çay yerine geçiyor.

Kansere karşı koruyor
Narda, kansere karşı koruyucu antioksidanlar bulunuyor. Nar suyundaki antioksidan miktarı, kırmızı şarap, yeşil çay, kızılcık ve portakal suyuna göre 3 kat daha fazla.

Merhem olarak kullanılabiliyor
Merhem olarak da kullanılıyor. Narın sadece meyvesi değil, çiçeği, çekirdekleri, suyu ve kabukları da çeşitli karışımlar halinde tıbbi olarak kullanılıyor.

Vücudu kuvvetlendiriyor
Nar vücudu ve kalbi kuvvetlendiriyor. İshali kesiyor, burun poliplerine iyi geliyor.

Mideyi kuvvetlendiriyor
Tatlı nar mideyi kuvvetlendiriyor.

Mide yanmalarını geçiriyor
Ekşi nar mide yanmalarına karşı faydalı, diğer narlardan daha fazla idrar söktürüyor.

Öksürüğe iyi geliyor
Tatlı nar boğaza ve akciğerlere faydalı, öksürüğe iyi geliyor.

Diş etine faydası var
Nar, suyu zarıyla birlikte çıkarılıp bal ile merhem kıvamına gelinceye kadar pişirilip diş etlerine sürüldüğünde diş eti tahrişine iyi geliyor.

Dolamayı tedavi ediyor
Dolama/tırnak iltihabı ve cerahatli yaraların tedavisinde nar çekirdeğinin balla birlikte karıştırılarak merhem halinde uygulanması tavsiye ediliyor.

Çiçeği yaraları iyileştiriyor
Nar çiçeği de yaralar için kullanılıyor.


  #5  
Okunmamış 07-10-2010, 21:12
 
Standart Cevap: Narın Faydaları Yararları

Her derde deva nar

Kalbi koruyan, antioksidan deposu olması nedeniyle kanserle savaşan mucize meyve narın mevsimi geldi. son yıllarda yeniden keşfedilen nar meyvesinin, nar suyunun, nar kabuğunun faydalarını araştırdı.

Uzman Diyetisyen Taylan Kümeli, narı bilinen yönlerinin yanı sıra bambaşka bir bakışla anlatıyor... İşte, nar ve narın saymakla bitmeyen yararları...

Nar (Punica granatum), Lythraceae familyasından içinde küçük çekirdekler ve meyve gövdesini oluşturan yüzlerce tanecikten oluşmuş, hafif ekşi tadında ılıman iklimlerde yetişen, özellikle Anadolu ve İranda yetiştirilen bir meyve türü. Türkiyede Ege ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerinde yetişir.

Narın bilinen yararları
1. Nar ağacı kabuğu çok eskiden beri bilhassa barsak şeritlerine (tenyalara) karşı kullanılır. Yalnız zehirlenmelere yol açabileceğinden dikkatli olunmalıdır.

2. Nar meyvesi kabuğu, ishale karşı (% 15′lik) çay halinde kullanılabilir.

3. Nar, çarpıntıya iyidir.

4. Mideyi kuvvetlendirir. Et kısmı ile sıkılıp içilirse, safra söker, pekliği giderir.

5. Nar, şifalı bitkiler literatüründe yer alır. Genellikle besleyici ve tedavi edici ilaç ve panzehir olarak ağız yoluyla çeşitli karışımlarla birlikte yenilir ve içilir, haricen de merhem olarak kullanır.


6. Narın vücudu ve kalbi kuvvetlendirme, ishali kesme, şerit düşürme, burun poliplerine faydalı olma gibi yararları bulunmaktadır. Ancak içerdiği bazı kimyevi maddeler yüzünden mide ve bağırsak hastalığı olanların, küçük çocukların ve hamilelerin fazla kullanmamaları tavsiye edilir.

7. Suyu zarıyla birlikte çıkarılıp bal ile merhem kıvamına gelinceye kadar pişirilip diş etlerine sürüldüğünde diş eti tahrişine iyi gelir.

8. Dolama / tırnak iltihabı ve cerahatli yaraların tedavisinde nar çekirdeğinin balla birlikte karıştırılarak merhem halinde tatbik edilmesi tavsiye edilir. Nar çiçeği de yaralar için kullanılır.

9. Narın en önemli özelliklerinden biri de genel damar sağlığını, özellikle de kalbi koruması. Damar tıkanıklıklarını geriletme özelliği bulunan nar, ACE denilen enzimi engelleyerek tansiyon düşürücü bir etki de yapıyor.

10. Nar birçok özellikleriyle bazı meyveleri de geride bırakıyor. Örneğin narda 10 bardak yeşil çaya ve 4 bardak kızılcık suyuna eşdeğer antioksidan madde bulunuyor.

Nar suyu damar sertliğine karşı güçlü etkisi bulunan bir içecek olarak karşımıza çıkıyor.

Nar suyunun sadece tanelerinden değil, tüm meyveden üretilmesi, bu içeceğin antioksidan etkisinin daha da artmasına neden oluyor. Zira bu önemli meyvenin kabuğu alkaloit, tanen ve glikozitler içeriyor. Bu nedenle ishal kesici ve kurt düşürücü özelliğe sahip bulunuyor.

Nar kabuğunun ekstresi ise güçlü bir virüs ve mikrop öldürücü özelliğe sahip. Ayrıca, cilt üzerinde enfeksiyon ve yara iyileştirici etki de gösteriyor.


Tatlı nar ve ekşi narın yararları
Tatlı nar midede çabuk çözüldüğü için hazmı kolaydır. Ancak, zaman zaman midede şişkinlik ve gaz meydana getirdiği için ateşli hastalığı olanlara iyi gelmeyeceği belirtilmiştir. Ayrıca, tatlı nar mideyi kuvvetlendirir, boğaza ve akciğerlere faydalıdır, öksürüğe iyi gelir.

Ekşi nar ise mide yanmalarına karşı faydalıdır, diğer narlardan daha fazla idrar söktürür, ishali ve kusmayı keser, karaciğer hararetini söndürür, kabızlığı giderir, kalp ve mide ağzındaki ağrılara iyi gelir.

Nar nasıl ayıklanır?
Narı tepelerinden kesin, sonra portakal gibi dıstan dilimleyin sonra bir poşetin içine koyarak yumrukla vurun ve tanelerin kolaylıkla döküldügünü göreceksiniz.

Nar Meyvesinin Faydaları
• Olgun nar meyvesinin sıkılmış suyunun içilmesi ya da tanelerinin yenilmesi idrar söktürücü, sindirimi kolaylaştırıcı ve güçlendirici (tonik) etkiler sağlar.
• Ekşi narın suyu balla karıştırılıp ağızdaki yaralara sürülürse yaraları iyi eder.
• Ekşi nar balla macun yapılarak yenirse midenin iltihabını temizler.
• Rahim akıntısını keser.
• Nar şırası baş ağrısına, kusmaya, susuzluğa iyi gelir.
• Tatlı narın taneleri balla karıştırılıp yenirse kulak ağrısını geçirir. Göğsü ve boğazı yumuşatır, kalp çarpıntısını önler ferahlatır.
• İshali keser ve bağırsak sistemini rahatlatır.

Nar gövdesinin ve kökünün faydaları
• Nar meyvesinin kabuklarının kurutulup toz halinde öğütülmüş hali, yaralarda kanı kesici olarak kullanılır.

• Kökü ya da kökünün kabukları suyla kaynatılıp içildiğinde içteki yaraları iyi eder.

• Nar ağacının kurutulmuş kök, gövde ve dal kabukları yakın zamanlara kadar en etkin tenya düşürücü olarak kullanılmıştır. Ancak, içerdiği alkaloitlerin insan için de birtakım zehirleri içermesi nedeniyle, bu kabuklar günümüzde kullanılmamakta, yerine, nar meyvesinden elde edilen infüzyondan yararlanılmaktadır.

İnfüzyonun hazırlanması: Soyulan narın kabuklan iyice kıyılır. Bunlardan 3-5 tatlı kaşığı alınıp üzerine 1 bardak kaynar su dökülerek 10-15 dakika süreyle demlendirilir. Bu infüzyondan, sabah ve akşamları olmak üzere günde iki kez birer bardak alınabilir.

Neden nar yemeliyiz?

Sağlık açısından özellikle kış aylarında bol bol tüketilmesi gereken bir meyve. Çünkü insan sağlığına olan faydalarını saymakla bitirmek mümkün değil. Adeta bir ilaç, hatta antibiyotik olan nar, özellikle bağışıklık sistemini güçlendirerek pek çok hastalıktan koruyor. İçerdiği bazı maddelerle kolesterol ve şekeri de dengeleyen nar, kalp sağlığını koruduğu gibi, kanser hücrelerinin de gelişmesini engelliyor.

Nar, özellikle içerdiği antioksidanlar sayesinde vücudun savunma sistemini güçlendiriyor. Yapılan araştırmalarda nar suyunun cilt kanserine ve erkeklerde prostat kanserine karşı koruyucu etkisinin görülmekte.

Kış mevsiminde portakal, mandalina ve limonun yanı sıra narı da taze şekilde veya suyunu sıkarak tüketmek son derece önemli.

Adeta bir ilaç ve doğal antibiyotik görünümünde olan nar, sofralardan kesinlikle eksik edilmemesi gereken meyveler arasında yer alıyor.


  #6  
Okunmamış 26-11-2010, 07:26
 
Standart Kabuğu da yararlı, taneleri de...

Kabuğu da yararlı, taneleri de...

Kış mevsiminin tercih edilen meyvelerinden narın yararları saymakla bitmiyor. Kaynatılmış nar kabuğunun boğaz ağrısına iyi gelmesi, bunlardan sadece biri. Narın meyve, meyve kabuğu, dal ve kök kabuklarının farklı içerikler ve farklı kullanım alanları bulunuyor.



Yeditepe Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Farmakognozi ve Fitoterapi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Erdem Yeşilada, bu nedenle narın hangi kısmının kullanıldığının önemli olduğunu söylüyor.

Prof. Yeşilada, ishalden, damar sertliğine, menopozdan boğaz enfeksiyonlarına kadar bir çok hastalıkta olumlu etkileri bulunan narın farmakolojik özellikleri ve yararları hakkında şu bilgileri veriyor:

“Meyve suyu yüksek antosiyanin türevi içeriğine bağlı olarak kuvvetli antioksidan etkili ve özellikle kalp ve dolaşım sistemi işlevleri üzerinde etkinliği dikkat çekiyor. Meyvelerinin kabukları ise gallotanen tipi polifenolik bileşikler bakımından zengindir. Yapılan bilimsel çalışmalar, bağırsak enfeksiyonlarına ve boğaz enfeksiyonlarına yol açan mikroorganizmalar üzerinde etkili olduğunu ortaya koyuyor. Bu nedenle, nar meyvesi kabukları bağırsaklarda hem ishale yol açan mikroorganizma üzerinde etkisini gösteriyor, hem de astrenjan (büzücü) etkisine bağlı olarak ishalin tedavisine yardımcı oluyor. Gargara şeklinde uygulandığında ise boğaz enfeksiyonunun tedavisinde yararlı oluyor. Nar ağacının dal ve kök kabukları ise çok daha farklı kullanıma sahiptir. Tedavide sadece tenya düşürücü olarak kullanılıyor.

ŞİMDİ NAR ZAMANI!
Meyve ve sebzelerin antioksidan etkili maddeler bakımından zengin olduğu ve tüketilmeleri ile kalp-damar hastalıkları ve kanser gelişimi riski ve bu hastalıklara bağlı ölümlerde önemli azalma sağlanabildiği artık herkes tarafından bilinen bir gerçek. İşte antioksidan içeriği bakımından dikkati çeken bir meyve de nar. Manavlarda, marketlerde tezgahlar boy boy, renk renk, nar meyveleri dolu. Taze sıkılmış veya fermente edilmiş nar suyunun antioksidan etkisinin yüksek olduğu bilimsel olarak ortaya konulmuş. Bu etkisi bakımdan kırmızı şarap ve yeşil çaydan daha kuvvetli etkili olduğu ifade ediliyor.


Özellikle son yıllarda fenolik bileşiklerinin etkinliğini ortaya koyan yayınlanmış çok sayıda bilimsel çalışmaya rastlanıyor. Esasında antioksidan etki hem nar meyvesinin kabukları, hem nar suyu ve hem de çekirdekleri için söz konusu. Nar suyunun etkisinde kırmızı rengini veren bileşenlerinin rolü büyük. Ancak meyve kabuklarının antioksidan etkisi meyve suyundan çok daha fazla bulunmuş. Zaten halk arasında da kurutulmuş nar meyvesinin kabukları ishallerde çay gibi demlenip içiliyor. Aman, "madem meyve kabuğu daha etkiliymiş", diye düşünüp meyve kabuğu yemeye kalkmayın. Etkisinin daha kuvvetli olması daha güvenli olduğu anlamına gelmez, taşıdığı bazı maddeler (çok düşük oranda alkaloid) nedeniyle fazla miktarda tüketilmemesi gerekir.

NARIN DAMAR SERTLİĞİNE ETKİSİ
Nar suyunun damar sertliği (ateroskleroz) riskini azaltıcı etkisinde en önemli faktörün LDL'nin (kötü huylu kolesterolün) oksitlenerek daha zararlı şekli VLDL'ye dönüşmesini engellemesi ile ilişkili olabileceği düşünülüyor. Yüksek tansiyonlu hastalarda (62-77 yaşlarında) 15 gün süre ile günde 50 ml (bir çay bardağı) nar suyu verilmesi ile enfarktüs riskini artıran faktörlerden biri olarak kabul edilen serum ACE değerleri üzerinde yüzde 36 düşme sağlarken, yüksek tansiyon üzerinde sadece yüzde 5 bir azalma sağlayabilmiştir. Bu çalışmada hastaların hiç birinin sigara içmediği vurgulanmış. Çünkü sigaranın zararlı oksijen radikalleri oluşturduğu biliniyor ve bu da deney sonuçları üzerinde doğrudan olumsuz etki yapacaktır.

Bir diğer klinik çalışmada, nar suyunun bir yıl süre ile kullanılması ile LDL ve HDL'nin oksidasyonun belirgin bir şekilde azaltılabildiği, 3 yıl kullanılması ile ise kanda aterosklerotik lezyon gelişimi riskinin önemli ölçüde azaltılabildiği ortaya konulmuş. Yapılan son bir çalışmada ise diyabetli hastalarda önemli bir risk oluşturduğu kabul edilen damar sertliğinin önlenmesinde nar suyunun yararlı olup olmayacağı incelenmiş. Bilindiği gibi meyve suları genel olarak şekerli içerikleri nedeniyle diyabetlilerde kan şekerinin artmasına neden olabiliyor. Nar suyunun diyabetlilerde bu bakımdan herhangi bir risk oluşturmadığı ve damar sertliği riskinin azaltılmasında önemli katkısı olduğu bildirilmiş.

KALP HASTALARINA DA İYİ GELİYOR
Bir diğer klinik çalışmada 3 ay süre ile nar suyu (günde 2 su bardağı) kullanılması ile 45 koroner kalp hastasında strese bağlı bazı etkenlerin (miyokard iskemisi gelişiminin) azaltılabildiği gözlenmiştir. Bu çalışmanın daha uzun süreli ve daha geniş hasta sayısı üzerinde tekrarlanması gerektiği vurgulanıyor. Çok yeni bir çalışmada ise, konjuge linoleik asit (yağının yüzde 83'ü) bakımından zengin olan nar çekirdeklerinin (tohumları) deney hayvanlarında kolon kanseri ve damar sertliği riskini azalttığı ve bağışıklık sistemi üzerinde olumlu yararlarının bulunduğu gösterilmiş. Diğer taraftan, çekirdeklerin zengin bir östrojenik içeriğinin (kadın hormonu) bulunduğu bildirilmekte.

Yapılan son bir çalışmada çekirdeklerinin farelerde belirgin östrojenik etkisinin bulunduğu tespit edilmiş. Bu bakımdan menopoz döneminde kadınların nar meyvesini çekirdekleri ile birlikte tüketmesinin kemik erimesi dahil bazı menopoz şikâyetleri üzerinde yararlı olabileceği ileri sürülüyor. Bu etkisi nedeniyle 'erkeklerde prostat şikâyetlerinin azaltılmasında da yararlı olabilir mi' diye düşünüyorum. Çekirdeklerde sadece östrojen bulunmuyor, erkek hormonu testosteron da bulunmuş. Bu bakımdan henüz bir çalışma yürütülmemiş.

Mutfak kültürümüzde nar ekşisinin de önemli yeri var. Ancak piyasada satılan nar ekşilerinin büyük çoğunluğunun glukoz ve sitrik asit ile hazırlandığına dair bilgiler mevcut. Bu nedenle en iyisi nar suyunu evde hazırlamak. Nar suyu veya diğer kısımlarının etkileri ile bilgiler, aslında basında sık sık yer alıyor. Benim burada vermek istediğim bilgiler ise bunların ne kadarının bilimsel olarak ortaya konulabildiği. Yoksa "fazla idrar söktürür, ishali ve kusmayı keser, karaciğer hararetini söndürür, kabızlığı giderir, kalp ve mide ağzındaki ağrılara iyi gelir...." gibi iddiaları burada sıralamak değil.

KANSERDEKİ ETKİNLİĞİ ARAŞTIRILIYOR
Narın kanser üzerindeki etkisi üzerinde yapılan çalışmalar henüz klinik aşamaya gelmemiş, deney hayvanları veya yapay ortam (in vitro) çalışmalarına dayanıyor. Nar suyunun kanser üzerinde etkisi yine taşıdığı antioksidan etkili polifenolik bileşiklere bağlı olarak ortaya çıkıyor.

Kanser üzerinde etkili olabileceği ileri sürülen kısım daha ziyade, "narın çekirdeği". Konjuge linolenik asit bakımından zengin çekirdek yağının, fareler üzerinde yapılan çalışmada kolon kanseri modeli üzerinde belirgin etkisi tespit edilmiş. Ayrıca deney hayvanlarında göğüs kanseri, prostat kanseri modelleri üzerinde de belirgin etkisi tespit edilmiş. Prostat kanseri hücreleri üzerinde yapay ortamda nar çekirdeğinden koruyucu ekstraksiyon yöntemi ile (superkritik karbondioksit ekstraksiyonu) elde edilen nar yağının soğukta sıkılarak elde edilen çekirdek yağından daha etkili olduğu gözlenmiş. Dolayısıyla narı çekirdekleri ile çiğneyerek yemek bence daha etkili olabilir."


  #7  
Okunmamış 29-12-2010, 10:41
 
Standart Mucize meyve nar

Mucize meyve nar

Kış meyvesi narın, lezzetinin dışında birçok hastalığın düşmanı olduğunu biliyor muydunuz? Prof. Dr. Erdem Yeşilada, narın bilinmeyen faydalarını anlattı.



* Kaynamış suda 10 dakika demlenen nar kabuğunun suyu ishale ve gargara şeklinde kullanıldığında boğaz ağrısına iyi gelir.

KOLESTEROLE DÜŞMAN
* Nar suyu kalp ve dolaşım sistemi üzerinde ciddi yarar sağlıyor. Nar suyunun kırmızı şarap ve yeşil
çaydan daha etkili bir antioksidan olduğu ifade ediliyor.
* Nar suyu kötü huylu kolesterole de düşman.
* Yüksek tansiyon hastalarının 15 gün boyunca günde bir çay bardağı nar suyu içmesi enfarktüs riskini azaltıyor.


  #8  
Okunmamış 09-02-2011, 11:40
 
Standart Nar Hakkında 5 Gerçek

Nar Hakkında 5 Gerçek


1- KANSERE KARŞI KORUYUCU ETKİSİ VAR

Antioksidanlar, bizi kanserden ve kronik dejeneratif hastalıklardan (yaşlılık ve kaza gibi travmalar sonrası oluşan rahatsızlıklar) koruyan en güçlü silahlardır. Hepimizin kış aylarında taze veya taze sıkılmış olarak yemeyi tercih ettiği nar ve nar çekirdeği, yüksek dozda polifenolik bileşikler, tanen ve antosiyoninler içerirler ki; bu maddeler bilinen en güçlü antioksidanlar. Bunun yanı sıra içerisinde bulunan antisiyanidin, siyanidin, ellajik asit gibi antioksidanlar sayesinde östrojen hormonu sentezlenmesini engelleyerek, göğüs kanseri hücrelerinin üremesine karşı etki gösterdiği yönünde araştırmalar bulunuyor. Ayrıca son zamanlarda nar suyunun prostat kanserinin önlenmesinde doğal bir antioksidan olduğu konusu da gündemde. Güçlü antioksidan özelliğiyle adeta sihirli bir meyve gibi nitelendirilen narın, bağışıklık sistemini güçlendirerek, pek çok hastalıktan korumaya yardımcı olduğu da biliniyor.

2- C VİTAMİNİ İÇİN ETKİLİ BİR KAYNAK

Nar, suda eriyen vitaminlerden olan C vitaminini yüksek miktarda içeriyor. 100 ml nar suyu, yetişkin bir insanın günlük C vitamini gereksiniminin yüzde 16sını karşılıyor. Ayrıca C vitamini yanında B vitaminlerini, demir, fosfor, sodyum, potasyum, çinko ve magnezyum minerallerini ve pektin denilen diyet lifini de içeriyor.

3- NAR YİYEN, KALBİNİ DE KORUR!

Narın en önemli özelliklerinden biri de kalbi koruması. Yapılan araştırmalara göre narda, serbest radikallere karşı güçlü etkisi olan çeşitli vitamin, mineral, enzim ve antioksidanlar bulunuyor ve bu zengin içerik, özellikle kardiyovasküler hastalıklarla mücadelede önemli bir etki gösteriyor. Yine içerisinde bulunan antioksidanlar ve diyet lifi sayesinde kandaki kötü kolesterol olarak nitelendirilen LDLnin düşmesine yardımcı oluyor. Kötü kolesterolün damar çeperini delip duvara yerleşmesini ve tıkanıklıklar oluşturmasını önleyerek damar sertliğine karşı koruyucu, damar elastikiyetini artırıcı özellik gösteriyor. Kan basıncında artışa sebep olan ACE adlı enzim aktivitesini azaltarak, kan basıncını düşürücü etki sağlıyor ve bu sayede hipertansiyon hastaları için fayda gösteriyor

4- NAR ÇEKİRDEĞİ GÜZELLEŞTİRİYOR

Narın çekirdeği de güzellik kaynağı. Nar çekirdeğinin antioksidan ve kolajen yapımını uyarıcı etkilerinden ötürü hem cilt kanserinden koruyucu hem de güzelleştirici etkisi bulunuyor. Bu sebeple nar çekirdeği yağından yapılan sabun ve cilt bakım ürünleri uzun zamandır birçok ülkede oldukça revaçta. Cilt sıkılaştırıcı, kırışıklık giderici ve tazeleyici, pürüzsüz görünüm verme özellikleriyle de nar, kadınların ihmal etmemesi gereken bir meyve olarak dikkat çekiyor.

5- İYİ BİR YAĞ SAVAŞÇISI

Yapılan bir araştırmaya göre nar suyunun karın çevresindeki yağları azaltmada etkili olduğu belirlenmiş. Bu araştırmaya göre, her gün içilen nar suyunun sadece 1 ay içinde karın çevresindeki yağ hücrelerinin gelişimini yavaşlattığı tespit edilmiş.

UZMAN GÖRÜŞÜ

Mevsiminde ve taze tüketmek gerek

Tüm faydalı etkileriyle nar ve taze sıkılmış nar suyu, sihirli bir antioksidan kaynağı. Dilerseniz tek tek nar tanelerini tüketin, dilerseniz taze sıkılmış bir su bardağı nar suyunu hem de mevsimindeyken beslenme düzeniniz içerisinde düzenli olarak tüketin. Unutmamak gerekir ki; kış mevsiminde portakal, mandalina ve greyfurt gibi C vitamini içerikli, antioksidan kaynağı meyvelerin yanı sıra narı da taze şekilde tüketmek son derece yararlı. Ayrıca nar düzenli tüketildiğinde, antimikrobiyal ve antiinflamatuar (ağrı ve ateşle seyreden enfeksiyonlara karşı) etki gösteriyor. Narın beyin hücrelerinde oluşan hasarı önleyici ve ishali durdurucu özellikleri de mevcut.


  #9  
Okunmamış 02-10-2011, 18:44
 
Standart Nar hakkında hatırlanması gerekenler

Nar hakkında hatırlanması gerekenler

Nar suyunun kalbe faydalı olduğu birçok araştırma ile gösterildi. İçindeki 'tanin' ve 'antosiyanidin'lerle yüksek bir antioksidan güce sahip olan nar suyunun, kan akımını olumlu yönde etkilediği ve kötü kolesterolün seviyelerini azalttığı biliniyor.



Nar suyunun çok bilinmeyen bir başka faydası da son dönemde konuşulmaya başlandı. Nar suyu, prostat kanserinin ilerlemesini yavaşlatmada yararlı gibi görünüyor. Bugüne dek yapılan çalışmalar umut vaat ediyor. Sizde yarattığı bir rahatsızlık yoksa, günde bir-iki bardak nar suyu içmenizde bir zarar yoktur. Hatta yararlı bile olabilir. Ancak nar suyu bazı ilaçlarla etkileşime girdiğinden, bu içeceği doktorunuza danışarak tüketmenizde yarar var.

Yemesi zahmetli olan, ekşiliği nedeniyle biraz da yüz ekşitirek yenen narın faydaları saymakla bitmiyor. İster tek tek tanelerini yiyerek tüketin, ister suyunu sıkarak için nar, pek çok derdin devası.

Nar (Punica granatum), Lythraceae familyasından içinde küçük çekirdekler ve meyve gövdesini oluşturan yüzlerce tanecikten oluşmuş, hafif ekşi tadında ılıman iklimlerde yetişen, özellikle Anadolu ve İran'da yetiştirilen bir meyve türü. Türkiye'de Ege ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerinde yetişir.

Haziran-Temmuz aylarında kırmızı renkli çiçekler açan, iki ile beş metre boylarında ağaççıklardır. Gövdeleri gayri muntazamdır. Yapraklar karşılıklı, kısa saplı ve kırmızı kenarlıdır. Çiçekler kısmen sapsız, tek tek ve birkaçı bir arada bulunur. Çanak yaprakları kırmızı renkli, dökülmeyen ve etlidir. Meyveleri küre şeklinde ve portakal büyüklüğünde, önceleri yeşil, olgunlukta kırmızımsı renkte, derimsi kabuklu, çok tohumlu ve etlidir.

Kullanımı

Bitkinin tohumları meyve olarak yenildiği gibi, gövde-kök ve dal kabukları ile meyve kabuğu da tıbbi olarak kullanılır. Kök ve gövde kabuğu tanen, nişasta ve alkaloitler (pelletierin) taşır. Nar meyvesi kabuğu tanen, triterpenler ve az alkaloitler ihtiva eder.

Nar ağacı kabuğu çok eskiden beri bilhassa barsak şeritlerine (tenyalara) karşı kullanılır. Yalnız zehirlenmelere yol açabileceğinden dikkatli olunmalıdır. Nar meyvesi kabuğu, ishale karşı (% 15'lik) çay halinde kullanılabilir. Ayrıca yün iplikler, sarımsı renklere boyanabilir. Nar, çarpıntıya iyidir. Mideyi kuvvetlendirir. Et kısmı ile sıkılıp içilirse, safra söker, pekliği giderir.

Florida'da, 6-9 Mart tarihleri arasında yapılan Amerikan Kardiyoloji Koleji toplantısına katılan, Columbia Üniversitesi New York Presbyterian Hastanesi kardiyologlarından Doç. Dr. Özgen Doğan, yapılan son araştırmaların, nar suyunun damar tıkanıklığını önleyici özelliğini ortaya çıkardığını belirtti.

Doğan, şu bilgileri verdi: "Hayvan deneylerinde, nar suyuyla beslenme sonrasında damar plakları ve tıkanıklıkları yüzde 44 geriledi. İnsanlar üzerinde yapılan bir araştırma ise 2 hafta boyunca günde 50 ml nar suyunun, tansiyonu artıran enzimi yüzde 36 düşürdüğünü gösterdi. Bu sayede tansiyon yüzde 5 düşürüldü."

Nar, şifalı bitkiler literatüründe yer alır. Genellikle besleyici ve tedavi edici ilaç ve panzehir olarak ağız yoluyla çeşitli karışımlarla birlikte yenilir ve içilir, haricen de merhem olarak kullanır. Onun sadece meyvesi değil, çiçeği, çekirdekleri, suyu ve kabukları da çeşitli karışımlar halinde tıbbi olarak kullanılır. Narın vücudu ve kalbi kuvvetlendirme, ishali kesme, şerit düşürme, burun poliplerine faydalı olma gibi yararları bulunmaktadır. Ancak içerdiği bazı kimyevi maddeler yüzünden mide ve bağırsak hastalığı olanların, küçük çocukların ve hamilelerin fazla kullanmamaları tavsiye edilir.

Tatlı nar midede çabuk çözüldüğü için hazmı kolaydır. Ancak zaman zaman midede şişkinlik ve gaz meydana getirdiği için ateşli hastalığı olanlara iyi gelmeyeceği belirtilmiştir. Ayrıca tatlı nar mideyi kuvvetlendirir, boğaza ve akciğerlere faydalıdır, öksürüğe iyi gelir. Ekşi nar ise mide yanmalarına karşı faydalıdır, diğer narlardan daha fazla idrar söktürür, ishali ve kusmayı keser, karaciğer hararetini söndürür, kabızlığı giderir, kalp ve mide ağzındaki ağrılara iyi gelir.

Suyu zarıyla birlikte çıkarılıp bal ile merhem kıvamına gelinceye kadar pişirilip diş etlerine sürüldüğünde diş eti tahrişine iyi gelir. Dolama / tırnak iltihabı ve cerahatli yaraların tedavisinde nar çekirdeğinin balla birlikte karıştırılarak merhem halinde tatbik edilmesi tavsiye edilir. Nar çiçeği de yaralar için kullanılır.

Narın ve nar suyunun faydalarını Alman Hastanesi'nde görev yapan Beslenme ve Diyet Uzmanı Gürsel Doğan şöyle anlatıyor:
" Sağlık açısından özellikle kış aylarında bol bol tüketilmesi gereken bir meyve. Çünkü insan sağlığına olan faydalarını saymakla bitirmek mümkün değil. Adeta bir 'ilaç', hatta antibiyotik olan nar, özellikle bağışıklık sistemini güçlendirerek pek çok hastalıktan koruyor. İçerdiği bazı maddelerle kolesterol ve şekeri de dengeleyen nar, kalp sağlığını koruduğu gibi, kanser hücrelerinin de gelişmesini engelliyor."

Nar, özellikle içerdiği antioksidanlar sayesinde vücudun savunma sistemini güçlendiriyor.

Beslenme ve Diyet Uzmanı Gürsel Doğan, yapılan araştırmalarda nar suyunun cilt kanserine ve erkeklerde prostat kanserine karşı koruyucu etkisinin görüldüğünü söyledi:

"Kış mevsiminde portakal, mandalina ve limonun yanı sıra narı da taze şekilde veya suyunu sıkarak tüketmek son derece önemli.

Narın en önemli özelliklerinden biri de genel damar sağlığını, özellikle de kalbi koruması. Damar tıkanıklıklarını geriletme özelliği bulunan nar, 'ACE' denilen enzimi engelleyerek tansiyon düşürücü bir etki de yapıyor. Nar birçok özellikleriyle bazı meyveleri de geride bırakıyor. Örneğin narda 10 bardak yeşil çaya ve 4 bardak kızılcık suyuna eşdeğer antioksidan madde bulunuyor.

Tüm bu özellikleriyle adeta bir 'ilaç' ve doğal antibiyotik görünümünde olan nar, sofralardan kesinlikle eksik edilmemesi gereken meyveler arasında yer alıyor. Nar suyu ayrıca damar sertliğine karşı güçlü etkisi bulunan bir içecek olarak karşımıza çıkıyor.

Nar suyunun sadece tanelerinden değil, tüm meyveden üretilmesi, bu içeceğin antioksidan etkisinin daha da artmasına neden oluyor. Zira bu önemli meyvenin kabuğu alkaloit, tanen ve glikozitler içeriyor.

Bu nedenle ishal kesici ve kurt düşürücü özelliğe sahip bulunuyor. Nar kabuğunun ekstresi ise güçlü bir virüs ve mikrop öldürücü özelliğe sahip. Ayrıca, cilt üzerinde enfeksiyon ve yara iyileştirici etki de gösteriyor. Bunların yanı sıra, meyve kabuğu ve tanelerin antioksidan ve anti-tümör etkileri de biliniyor".

Beslenmede yer almalı

Beslenmede mutlaka yer alması gereken nar, aynı zamanda güçlü bir antioksidan özelliği taşıyor. Yapılan araştırmalara göre narda, serbest radikallere karşı güçlü etkisi olan çeşitli vitamin, mineral, enzim ve antioksidanlar bulunuyor.

Beslenme ve Diyet Uzmanı Gürsel Doğan, "serbest radikallerle en iyi mücadele yolu bu antioksidanları tanımak ve dışarıdan doğru besinleri seçerek bunların etkinliğini en üst düzeyde tutmaktır" dedi.

Doğan, "bugün için bilinen en güçlü antioksidanlar; C ve E vitaminleri, glutatyon, lutein, N-Acetylcystein, keratonoidler, flavonoidler, koenzim Q-10, alfa lipoik asit ve selenyumdur. Nar suyu da doğal antioksidanlardan biridir" açıklamasında da bulundu.


  #10  
Okunmamış 02-10-2011, 20:44
 
Standart Cevap: Narın Faydaları Yararları

kışın nar yok dimi


Cevapla

Hızlı Cevap
Mesajınız:
Kullanıcı isminiz: Giriş yapmak için Buraya tıklayın
Rastgele Soru

Seçenekler


Seçenekler


Benzer Konular
Dut Faydaları Yararları Dut Faydaları Yararları Ağız kokusunu dut yiyerek giderin! Duttan yapılan pekmezin besin değeri yüksek bir yiyecek olduğu biliniyor. Dut; kansızlık, astım, bronşit, ülser ve benzeri mide...
Narın Cilde Faydaları Nelerdir? Narın Cilde Faydaları Nelerdir? Narın çeşitli hastalıkların tedavisinde kullanımı ile ilgili bulunan kaynaklar 1500′lü yıllara kadar gidiyor. Nar suyui Antik Mısır ve Yunan dönemlerinde romatizma,...
Narın faydaları Narın faydaları Yeditepe Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Farmakognozi ve Fitoterapi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Erdem Yeşilada, bu nedenle narın hangi kısmının kullanıldığının önemli...
Narın Bilinmeyen Yararları Narın Bilinmeyen Yararları "Nar" ın Bilinmeyen Faydaları ve Önemi “Çarşıdan aldım bir tane, eve geldim bin tane!” bilmecesiyle hafızalara kazınan nar; çiçeği, kabuğu ve kırmızı taneleriyle...
Tai Chi'nin Faydaları Yararları Tai Chi Sporunun Faydaları Müzik eşliğinde yapılan, yavaş, yumuşak ve zarif jimnastik hareketlerinden oluşan Tai Chi, strese, tansiyona, romatizmaya ve daha birçok hastalığa iyi geliyor. ...

 
Forum Stats
Üyeler: 65,762
Konular : 239,180
Mesajlar: 426,584
Şuan Sitemizde: 212

En Son Üye: sevkar

Sosyal Linkler
Lütfen Facebook Sayfamızı Beğenin



Twitter Butonları





Google+ Butonu



Lütfen Google+ Sayfamızı Çevrenize Ekleyin


Sponsorlu Bağlantılar







Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 11:15.


Powered by vBulletin® Version 3.8.2
Copyright ©2000 - 2014, Jelsoft Enterprises Ltd.

DMCA.com

Sitemizde illegal paylaşım yasaktır.Sayfalarımızda bulunan içeriklerin telif haklarıyla ilgili bir şikayetiniz/sorunuz varsa bize ulaşmak için TIKLAYINIZ .
In this web site,illegal sharing is forbidden.If you have any problem/complaint about content's copyrights in our page,please click here to contact us.